Çarşamba, Nisan 8, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Çift Süreç Teorisi

Çift süreç teorisi; gerçekleşen bir olayı iki farklı şekilde veya iki farklı sürecin sonucu olarak inceler. Çoğunlukla bu süreçlerden biri açık diğeri ise gizli bir süreci ifade etmektedir. Örneğin yeni bir araba satın almaya karar verdiniz, araba alırken muhtemelen arabanın maliyeti, performansı, yakıt tüketimi vb. özelliklerini dikkate alırsınız, bu açık süreci ifade eder. Fakat bunun yanında siz farkına varmasanız da arabanın rengi, görünüşü, satın aldığınız yer gibi özellikler de karar verme sürecinizi etkileyecektir, bu da gizli süreci ifade eder. Örnekte de görüldüğü gibi çift süreç teorisi; karar verme sürecinin yaşantılar üzerindeki etkilerini ortaya koymak amacıyla birden fazla olguyu anlama ve analiz etme üzerine kurulu bir düşünce sistemi olarak karşımıza çıkar. (Şeker, 2014)

Bilişsel İşleme Süreçleri: Sistem 1 ve Sistem 2

Çift Süreç Teorisi Sistem 1 ve Sistem 2 olmak üzere iki farklı bilişsel işleme sürecinden oluşmaktadır. Sistem 1 insan zihnindeki sezgisel ve otomatik ayarları ifade eder. Hissedilen duyguya bağlı olarak refleks ve sezgileri ortaya çıkartırlar. Oluşan bu refleks ve sezgiler bilinçsiz bir şekilde davranışlarımızı yönlendirir. Hızlı, çabasız, verimli ve çoğu zaman iyi bir rehberdirler. Sistem 2 ise kontrollü, yavaş bir düşünme işlemini ifade etmektedir. Sistem 1’in aksine Sistem 2 bilinçli bir şekilde gerçekleştirdiğimiz düşünce süreçlerini kapsamaktadır (Çetin, 2024).

Sistem 1’İn Özellikleri ve İşleyişi

Sistem 1; nesne uzaklıkları, yeni tanışılan biri ile ilgili ilk izlenimler, herhangi bir veriye dayanmadan bir girişiminin başarılı olamayacağı gibi bireyin zihnine istemsizce gelen çoğunlukla açıklanamayan ve doğruluğu kanıtlanamayan sezgilerden oluşur. Bunun yanında Sistem 1 ve 2 arasında mükemmel derecede bir işbirliği bulunmaktadır. Bu durum bir olaya ilişkin zihinsel çabayı en aza indirirken performansı en üst seviyeye çıkarmaktadır. Bu verimliliğin temel sebebi Sistem 1’in çok iyi çalışmasından gelmektedir. Sistem 1 alışılagelmiş olaylara karşı modellemeler yapmakta ve büyük oranda doğru tahminlerde bulunmaktadır. Bununla birlikte zorlu yaşantılar sırasında hızlı bir şekilde tepki vermemize yardımcı olur. Ancak Sistem 1 çoğu insanda sistematik hatalara da yol açmaktadır. Bu durum davranışsal bilimlerde başlı başına bir araştırma konusu olarak ele alınmaktadır. Ayrıca Sistem 1’in tamamen otomatik ve bilinçsiz bir yapıda olması bireyin zihninde meydana gelen bilişsel yanlılıkları önlemeyi zorlaştırmaktadır (Duman ve Polat, 2020).

Sistem 1’in işleyişine aşağıdaki davranışlar örnek verilebilir:

  • Bir cismin başka bir cisimden daha uzakta ya da yakında olduğunu saptamak

  • Ani biçimde gelen bir sese istemsizce yönelmek

  • 2×2 sorusuna cevap vermek

  • Trafiğin olmadığı bir yolda araç kullanmak

  • “Sakla samanı …” cümlesini tamamlamak

  • Büyük puntolarla yazılmış tabelaları okumak gibi.

Hızlı Düşünme ve Algı Deneyi

Şimdi Sistem 1’in hızlı düşünme özelliğini anlamak için aşağıdaki resme dikkatlice bakmanızı istiyorum.

(Şekil 1. Hızlı Düşünme – Duman ve Polat, 2020)

Şekle ilk baktığınızda ne görüyorsunuz? Siyah saçlı, sinirli, bağırmak üzere olan bir kadın değil mi? Oysa resimdeki kadın opera söyleyen bir opera sanatçısı da olabilir. Kahneman (2011) zihnimizde oluşan imgenin, beynimize herhangi bir komut vermeden kendiliğinden ve istemsiz bir şekilde geldiğini ifade eder.

Çağrışım ve Tetikleme Etkisi

Sistem 1 ‘in işleyiş biçimlerinden bir diğeri ise çağrışım ve tetikleme etkisidir.

MUZLAR KUSMAK

Bu iki kelimeye baktığınızda istemsizce nedensel bir bağ kurduğunuzu fark ettiniz mi? Bu çağrışım; kelimelerin anıları, anıların duyguları duyguların ise ilgili davranışı tetiklemesinden kaynaklanmaktadır.

_ ORBA

Yukarıdaki kelimeyi nasıl tanımlarsınız? Eğer kısa bir süre önce “yemek” kelimesini gördüyseniz muhtemelen “çorba” şeklinde; çarşı kelimesini gördüyseniz muhtemelen “torba” şeklinde tamamladınız (Duman ve Polat, 2020).

Yukarı örneklerde görüldüğü üzere Sistem 1 bilişsel süreçlerde hızlı, verimli ve otomatik bir yapıdayken Sistem 2 problem çözmeye dayalı, bilinçli ve içgüdülerimizi denetleyen bir yapıdadır. Bu iki sistem arasındaki benzersiz işbirliği bilişsel yükümüzü hafifleterek enerjiden tasarruf sağlasa da daha önce de belirtildiği üzere Sistem 1 ‘in otomatik yapısından dolayı bilişsel yanlılıklara neden olmaktadır. Sistem 1’in yardımıyla gerçekleştirdiğimiz her bilişsel süreç verdiğimiz kararların düşündüğümüz kadar bize ait olmadığını göstermektedir.

Kaynakça

Çetin, M. B. (2024). Çift süreç teorisi ve adil dünya inancının travma üzerindeki etkisi [Yüksek lisans tezi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi]. Ulusal Tez Merkezi.

Polat, Y. ve Duman, H. (2020). Bilişsel yansıma ve davranışsal anomaliler. KMÜ Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 22(38), 10-41.

Şeker, Ş. E. (2014). Çift süreç teorisi (Dual process theory). YBS Ansiklopedisi, 1(1).

Ayşe Müberra Yağcı
Ayşe Müberra Yağcı
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi PDR 4. sınıf öğrencisi olan Ayşe Müberra Yağcı, çözüm odaklı terapi, BDT ve ACT kuramlarıyla ilgilenmektedir. Pozitif psikoloji ve mindfulness temelli çalışmalara yönelen Yağcı, aynı zamanda meditasyon eğitmenidir. Grup terapisi uygulamaları ve alan kongrelerinde aktif olarak yer almıştır. Instagram’da (@aysemuberrayagci) psikolojiye dair içerikler üretmekte; yazılarında sade, anlaşılır ve farkındalık odaklı bir dil benimsemektedir. Bireylerin içsel yolculuklarına eşlik etmeyi amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar