Pazar, Şubat 22, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İlişki Olgusunda Neden Sorumluluktan Kaçınılır?

Bu alanda taraflara ait olmayan, olsa bile sahiplenilmeyen, huzur kaçırma endişesiyle üzerinde durulmayan ve irdelenmeyen meseleler yer alır.
İlişki sürecinde partnerlere sorumluluk duygusu yüklenince genelde kendilerini geri çektikleri ve sorumluluktan kaçmak için ilişkiyi sonlandırmaya kadar gittikleri gözlenir.
Peki bu sonucun sebebi nedir?
Sorumluluktan kaçma eylemi aslında başarısızlıktan kaçma isteğinin dışavurum halidir. Birey ilişkide sorumluluk aldığı anda neyi isteyip istemediğini sorgulamaya başlar. Bu sorgu mantığın öncelenip duyguların önüne geçmesiyle birlikte işin içinden çıkılamaz bir hal alır. Çoğunlukla mantık ve duygudurum çatışır. Toplumun ona biçtiği rolü üstlenmesi, aldığı sorumlulukla, sosyokültürel ve sosyoekonomik durumu derken bir anda soru işaretleri arasında kaybolmaya başlarlar. Nefes alamayacak derecede bir sıkışmışlıkla günlük hayatta iş yapamayacak duruma kadar gelebilirler.

Toplumsal Roller ve Erkeklik Baskısı

Son zamanlarda özellikle erkeklerin yoğun psikolojik baskı hissettikleri ve bu baskı nedeniyle kendi duygularını bile analiz hislerini tanımlayamadıkları, duygularının üstüne korku ve kaygıdan oluşmuş bir sis bulutu çöktüğü gibi cümleleri söylediklerini duyarız. Aslında çokta haksız sayılmazlar. Topluma göre bir erkeğin ‘gerçek erkek’ sayılması için ailesini geçindirmesi ve ihtiyaçlarını gidermesi gerekir. Toplumun erkeğe yüklediği tek taraflı bu rolmodel ihtiyaca cevap veremediği durumda erkeğin bunalmasına ve kendini duygusal dünyaya kapatmasına neden olur. Çünkü toplumun sosyal dokusundan ve toplum felsefesinden kaynaklanan bu tek taraflı rol reel ekonomik yaşamda kolaylıkla başa çıkılamayacak sorunlar barındırır. Bu durumda erkeğin bu sorunlardan karşılaşmamak için ilişkiden kaçmasını hak vererek anlamak gerekir.

Ekonomik Baskı ve Duygusal Sorumluluk

Başta ekonominin gel-gitli hal alması bireyde [cinsiyet farketmeksizin] korku duygusu yaratır ve maddi sorumluluğu sağlayamayacağını düşündüğü için partnerin manevi sorumluluğunu da almak istemez. Özellikle Erkek güçlü ve bağımsız olmalı sözleriyle büyüyen erkekler bu sorunlarını partneriyle paylaşmaktan çekinirler. ‘Erkekler ağlamaz’ anlayışıyla büyüyen erkekler başa çıkamadıkları problemleri paylaşamadıkları için ‘olması gereken bu’ deyip ya ilişkiye baştan hiç girmezler ya da var olan bir ilişkiyi sonlandırma yolunu seçerler. Halbuki toplumda kendilerine biçilen rolleri reel şartlarda sorgulayıp gerekirse yıkmaları ve karşılaştığı olumsuzlukları partneriyle paylaşmaları çok daha akılcı olacaktır. Bu şekilde ilişki olması gerektiği gibi rayına oturacaktır. Erkek veya kadın fark etmez. Kaldıramadığınız sorumlulukları paylaşmak o ilişkiyi güçlendirir ve güven duygusunun oluşumunu sağlar.

Kendini Bu Şekilde Kapana Sıkışmış Hisseden Birine Karşı Bir Partner Olarak Nasıl Davranmalıyız?

Aslında bu süreç çözümlenemeyecek bir süreç değildir. Partnerin çözümlemeye ne kadar istekli olduğuna ve ilişkiye ne kadar değer verdiğine bakılmalı. İlişkiyi önemsiyor ve değer veriyorsa karşılıklı açıkça konuşulmalı. Sakince iki taraflı beklentilerden bahsedilmeli talepler dürüst bir şekilde karşı tarafa söylenmeli. İki tarafta dürüstlük ve samimiyet içinde ortak hayat planı çizmeli.

İlişki Problemlerini Çözümlemekteki Ortak Alan: Koşulsuz Sevgi

Bu partnerleri düzeltme veya değiştirme niyeti olmadan kim isek o olmamız için yarattığımız bir güvenli alandır. İlişkideki bu hassas konuyu ele almadan önce partnerinizle güvenli alan oluşturup oluşturamadığınıza bakmanız gerekir.
Bunu yaparken acele edilmemeli. Çünkü verilen karar daha kararlı ve oturaklı bir çizgide olması gerektiği için her iki taraf birbirlerine söyledikleri, talep ettikleri veya beklenen fedakarlıkları yeterli zaman içinde konuşup düşünüp ona göre hareket etmeli.

İlişkide Güvenli Alan Nasıl Oluşturulur?

  1. Sevgi
    Sevgi partnerle aranızdaki güven ortamının ilk adımıdır. Sorunların çözümünü sevgi ile desteklemek gerekir.

  2. Takdir
    İnsanlar hayatlarının bazı dönemlerinde sorunlarla boğuşurken takdir görmek isterler. Günümüz dünyasında takdir durumu kimine göre boş özgüven pompalaması gibi görünse de aslında psikolojik dayanıklılık için hayatımızda gerekli olan motivasyon kaynağıdır. Takdir edilmeyi kabul etmekte önemlidir.

  3. Yüzleşme
    Bazen karşı tarafı kırmamak için ve kendi hatamızı da öğrenmek istemediğimizden hassas konulardan kaçınırız. Yaşadığımız ilişkinin kalitesini arttırmak istiyorsak yüzleşmeden kaçmamamız gerekir. Yüzleşmeden kaçtığımız her an tartışmanın şiddetinin artmasına neden oluruz.

  4. Sorunları Paylaşmak
    Sorunlar paylaşarak hafifler. Toplumun katı rol modellerinin şekillendirdiği kuralların sorunları çözümsüz hale getirmesine izin vermemeliyiz. İlişkimizin sağlıklı yürümesi için karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde her türlü kuralın tekrar yazılabileceğini unutmamalıyız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar