Beynimizde aktif olarak bulunan iki kavram vardır. Bu kavramları bilinç ve bilinçaltı oluşturur. Bilinç dediğimiz farkında olarak isteyerek verdiğimiz kararlardır. Örneğin tatile nereye gideceğini planlamak, akşam hangi yemeği pişireceğine karar vermek gibi. Bilinçaltı dediğimiz kavram ise; farkında olmadan istemimiz dışında gelişen kısımdır. Bilinçaltı hayal ile gerçeği ayırt edemez onun tek görevi mutlu olmak ya da mutlu olamadığı durumlarda korumaya çalışmaktır.
Bilinçaltı gerçek ile hayali ayırt edemediği için farkında olmadan söylediklerimizi gerçek olarak algılar ve bizi o alana yönlendirir. Öyleyse bilinçaltımıza nasıl olumlama yapabiliriz ona bakalım: sesli olarak ve inanarak aşağıdaki metni okuyabilirsiniz.
Gevşeme ve Derinleşme Süreci
‘’Mahremiyet ve rahatlık hissiyle, yumuşak ve yavaşça konuşurken kendi sesimin aklımı ve vücudumu sakinleştirmesine izin veriyorum. Vücudum her şey ağır çekimde hareket ediyormuşçasına yavaşlıyor. Söylediğim her sözde, çıkardığım her seste kendimi daha rahatlamış hissediyorum. Aklım gittikçe sakin bir dağ gölünün yüzeyi gibi berraklaşıyor. Zihnim berraklaştıkça, okudukça daha da rahatlamak için hayal gücümü kullanıyorum.
Güzel bir kumsalda, rahat bir sandalyede oturduğumu hayal ediyorum. Altın renkli kumlar etrafımda, dalgalar ise kıyıya vuruyor. Dalgaların çıkardığı hafif ve ritmik sesi duyuyorum. Vücudumda denizden esen meltemin nemini hissediyorum. Ilık güneşi cildimde hissediyorum. Güneşin altın temasını kafatasımda hissediyorum, böylece kafamdaki bütün gerginliği atabiliyorum. Bütün düşüncelerim, zihnimi yüzümdeki güneşin ılıklığına verdikçe dinginleşiyor. Yanaklarımda kulaklarımda çenemin etrafında…
İyileştirici ışık boynumu okşamakta ve boğazımı ısıtmakta. Böylece kelimeler ağzımdan hiç zorlanmadan çabukça dökülüveriyor. Sanki ışıktan oluşmuş yüzlerce küçük parmak omuzlarıma ve sırtıma masaj yapıyor. Ilık ve rahatlatıcı dalgalar kollarımdan parmaklarıma doğru dökülürken rahatlıyorum.
Yavaş bir nefes alıp verirken, bu rahatlama duygusunun göğsümü doldurduğunu fark ediyorum. (bir nefes alın ve yavaşça verin). Karın boşluğumda altın sarısı bir ışık seli var, tekrar yavaş bir nefes alıyorum (nefes alın)… huzurun ve sakinliğin bütün karın bölgemi doldurduğunu hissediyorum.
Zihnimde, kalçalarımı, basenlerimi ve kaba etimi tarıyorum ve ışık akışıyla gerginliği ve endişeyi atıyorum. Bacaklarımın farkına varıyorum şimdi… Güneş ışığı seli, bacaklarımın üzerine dökülürken parladıklarını fark ediyorum. Ayaklarım ve parmaklarım bile ılık ve rahat… ılık ve rahat şu anda.
Güzel güneşin tadını çıkarırken, kendimi hipnotize etmek için gözlerimi kapattığımı hissediyorum. Üç kere yavaş ve derin nefes alıyorum. (Üç kere derin nefes alın). Bir süre kapalı göz kapaklarımdan, turuncu ışığı görebiliyorum. Ama şimdi dikkatimi ruhuma verdikçe, ışık yerini sakinleştirici bir karanlığa bırakıyor… Ruhuma… Ruhuma… Zihnimin merkezine.
İçsel Yolculuk ve Asansör Tekniği
Yüksek, modern ve tanıdık bir binaya yaklaştığımı hayal ediyorum. Döner kapıdan geçip güzel bir lobiye geliyorum. Binanın içinde güçlü ve silahlı güvenlik görevlileri var. Binayı davetsiz misafirlerden koruyorlar. Güvenlik görevlisi başta bana ters ters bakıyor ama daha sonra binanın sahibi olduğumu anlıyor. Güvenlik görevlisi benim için çalışıyor. Görevliye başımla selam verip asansöre doğru yürüyorum.
Asansör kapılarının aynaya benzer kapılarından kendi yansımamı görüyorum. Rahat ve kendimden emin gözüküyorum. Aşağı tuşuna basıyorum ve asansör kapısı açılıyor. Ferah ve lüks asansör kabinine adım attığım anda kendimi güvende hissediyorum. Kat numaralarını gösteren panele doğru dönüyorum. Onuncu katın tuşuna basıyorum, asansör kapısı kapanırken bastığım tuş yanıyor. Asansör kabini uzun ve derin asansör boşluğunda yavaşça aşağı ilerlemeye başlıyor… Küçük bir uğultu sesi eşliğinde. Kapının üzerindeki katları gösteren ışıklara bakıyorum. Her rakamın ışığı yanıyor ve asansör o katı geçiyor. Rakamlar değiştikçe… Birer birer… kendimi, kendi içimde harika bir yere iniyormuşum gibi hissediyorum…. Yüzeyin çok altında.
Bir… Asansör aşağı inerken numaraları izliyorum… Her numarada daha derine. İki… Bu büyük yapının yüzeyinden daha da derininde… Daha aşağıda. Üç… Onuncu numaraya ulaştığımda, telkinlere açık olacağım. Dört… Gözlerim açık hipnotize olacağım… Yararlı telkinlere açık olacağım. Beş… Aşağı indiğimi hissediyorum. Hiç çaba harcamadan… Çabukça…. Altı… Hala kapının üzerinde değişen numaraları izliyorum. Birer birer. Yedi… Daha da derine gidiyorum şimdi… Huzurlu ve rahatlamış hissediyorum. Sekiz… Güvendeyim… Sakinim… aşağı gidiyorum. Aşağı… Daha aşağı… Dokuz… Gözlerim açık şekilde hipnotize olmama izin veriyorum. On… Gelmek istediğim yere vardığımda, asansör sakince duruyor.
Kapı açılınca, rahat döşenmiş bir okuma odasına geliyorum. Şöminede yanan odun çıtırdıyor ve parlıyor, sanki beni odaya davet eder gibi. Çok rahat görünen bir koltuğa yaklaşıyor ve oturuyorum.
Gündelik Yaşama Dönüş
Beşe kadar sayıp gündelik yaşamıma dönüyorum. Beşe geldiğimde, ayık ve tamamen uyanık olacağım. Bir… Uyanmaya başlıyorum. İki… Çevremdekilerin farkına varıyorum… Zevk almış, güvende ve rahat hissediyorum. Üç… Artık olumlu sonuçlarını iple çekiyorum. Dört… Kendimi harika hissediyorum. BEŞ… BEŞ… BEŞ… şimdi tamamen ayık ve uyanığım.
Tebrikler burada yazanları bıkmadan yaptıysanız hayatınızda bir şeylerin değişmesini istiyorsunuz demektir ve uygulayarak ilk adımı atmış oluyorsunuz. Mutlu olmak istiyorsanız bilinçaltınıza olumlu mesajlar göndermeyi unutmayın.


