Bilim tarihi insan yaşamının kalitesini geliştirmek için yapılan keşifler ve katkılarla doludur. Ancak bu tarihsel mirasın önemli bir yan etkisi vardır: insan olma hâlini somutlaştırma ve parçalayarak açıklama eğilimi. Bu bakış açısında bireyler, uyum içinde çalışan parçaların bir birleşimi olarak görülmektedir. Bir parça hastalandığında ya da zarar gördüğünde, o parça çıkarılır ya da iyileştirilir. Böylece, kişi bir kere daha “bütünlüğünü korumuştur” ya da sağlıklıdır. Gerçek hayatta, hiçbir açıklama gerçeklikten bu kadar uzak olamaz.
İyilik Hali Çemberi Modeli ve Bütüncül İnsan Anlayışı
Alfred Adler, bireylerin zihin, beden ve tinsel yandan oluştuklarını ve bölünemez, benzersiz, yaratıcı ve amaca yönelik olduklarını savunmuştur. İyi ya da kötü ancak eşit derecede önemli bir konu da şudur; benliğin bir yönü bu bütünsel etkileşim içinde benliğin diğer yönlerini de etkilemektedir. İnsan psikolojisi parçalar hâlinde değil, ilişkisel bir sistem olarak işler.
İnsan doğasının tinsel tarafı ölçülmeye ve nesneleştirilmeye dirençlidir. Irkçılığa, baskıya ya da fiziksel yıkıma rağmen, insanın bu yanı “biçimlendirilemez”. Aynı şekilde, tinsel yan, insan olma koşulunda deneyimlenen doğrusal düşünmeden de sakınır. Burada tinsellik yalnızca dinsel inançlarla sınırlı değildir; bireyin yaşamı anlamlandırabildiği tüm yolları kapsar. Bu nedenle tinsellik, iyilik hâli açısından zihin ve beden kadar temel bir bileşendir. Araştırmalar da tinselliğin tüm bireyler için sağlıklı gelişimin elzem bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır (Myers ve ark., 2000; Myers ve Willard, 2003).
İyilik Hali Çemberi Modeli, yaşam görevlerinin belirginliğinde bir hiyerarşinin var olduğu çembersel bir yapıyı kabul etmektedir. Bu modelde, bireyin kendini düzenlemesi ile ilgili görevler, tüm yapı için destek ve istikrar sağlamak üzere bir tekerlekteki tekerlek parmaklıklarına çok benzer şekilde işlev göstermektedir. Dahası, bu görevler yaşamlarımızı düzenlerken Adler’in üç temel yaşam görevi olarak tanımladığı iş, arkadaşlık ve sevgi alanlarıyla etkileşim içinde bireyin yaşamını organize etmesine aracılık eder. Model bağlama ve duruma duyarlıdır. Aile, toplum ve küresel olaylar gibi yaşam güçleri bireysel işlevselliği etkiler; aynı zamanda her birey de bu yaşam güçleri üzerinde az ya da çok etki sahibidir.
İyilik Hali Bir Durum Değil, Süreçtir
Modelin bir diğer ayırt edici yönü, bireyin yaşamındaki alanlarını birbirinden bağımsız hedefler olarak değil, sürekli etkileşim halinde olan süreçler olarak ele almasıdır. Bu yaklaşım, iyilik halini ulaşılması gereken durağan bir durum olmaktan çıkararak sürdürülebilir denge süreci olarak konumlandırır. Dolayısıyla model, bireyin yaşamındaki herhangi bir alanda yaşanan zorlanmanın yalnızca o alanla sınırlı kalmayacağını; çemberin tümünü etkileyebileceğini kabul eder.
Bu bakış açısı, günümüzde sıkça dayatılan “tek alana odaklanarak iyileşme” söylemine karşıt bir taraftadır. Fiziksel sağlık, duygusal düzenleme, sosyal ilişkiler ya da anlam arayışı tek başına ele alındığında kısa süreli rahatlama sağlasa da bu alanların arasındaki ilişki göz ardı edildiği sürece kalıcı bir iyilik halinden söz etmek oldukça güçleşir. İyilik Hali Çemberi, bireyin bir alanda yaptığı küçük ama bilinçli bir değişikliğin, diğer alanlarda da dönüşüm başlatabileceğini savunur.
Sonuç
İyilik Hali Çemberi Modeli, insanı yalnızca “iyi” ya da “kötü” işleyen bir sistem olarak değil; sürekli değişen, etkileşen ve yeniden denge kurmaya çalışan bir bütün olarak ele alır. Bu yaklaşım, iyilik hâlini ulaşılması gereken sabit bir hedef olmaktan çıkarır ve sürdürülebilir bir süreç olarak tanımlar.
Bu perspektiften bakıldığında, iyilik hâli; olumsuz duyguların yokluğu değil, bireyin bu duygularla işlevsel ilişki kurabilme kapasitesidir. İnsanı parçalara ayırarak onarmaya çalışan yaklaşımlar, yaşamın karmaşıklığını göz ardı ederken; İyilik Hali Çemberi, bu karmaşıklığı insan olmanın doğal bir parçası olarak kabul eder.
Öneri
Son bir haftayı düşünerek kendinize şu soruları sorun:
-
Bedenimle temasım nasıldı? (uyku, yorgunluk, fiziksel ihtiyaçlar)
-
Duygularımı fark edip adlandırabildim mi?
-
En az bir kişiyle gerçek ve anlamlı bir temas kurabildim mi?
-
Günlük yaşantımda benim için anlam taşıyan bir şey var mıydı?
Bu soruların amacı çözüm üretmek değil, farkındalık kazanmaktır. Çünkü İyilik Hali Çemberi’nde değişim, büyük kararlarla değil; küçük ama bilinçli fark edişlerle başlar.
Kaynakça
-
Myers, J. E., & Willard, K. (2003). Integrating spirituality into counselor preparation: A developmental approach. Counselor Education and Supervision, 43(2), 142–155. https://doi.org/10.1002/j.1556-6978.2003.tb01838.x
-
Myers, J. E., Sweeney, T. J., & Witmer, J. M. (2000). The wheel of wellness counseling for wellness: A holistic model for treatment planning. Journal of Counseling & Development, 78(3), 251–266. https://doi.org/10.1002/j.1556-6676.2000.tb01906.x
-
Ivey, A. E., Ivey, M. B., Myers, J. E., & Sweeney, T. J. (2014). Gelişimsel psikolojik danışma ve terapi: Yaşamboyunca iyilik hâlini artırmak (F. Korkut Owen, Ed.). Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği.


