Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Westworld: Yazılmış Bir Hayatta Özgürlük Arayışı

Westworld ilk bakışta yapay zekâ ve bilinç üzerine bir bilim kurgu anlatısıdır. Ancak daha yakından incelendiğinde, insanın karar mekanizmalarına, tekrar eden yaşam örüntülerine ve özgür irade yanılsamasına dair güçlü bir psikolojik metafor sunduğu görülür. Dizide “host” olarak adlandırılan bir diğer ismiyle “ev sahipleri” olarak da bilinen robotlar, her gün hafızaları silinerek aynı senaryoyu tekrar ederler. Travmatik yaşantılar sıfırlanır; fakat duygusal izler silinmez. Bu durum, erken dönem deneyimlerin bireyin yaşam örüntülerini nasıl biçimlendirdiğini vurgulayan şema terapi yaklaşımıyla dikkat çekici paralellikler taşır. Jeffrey Young’a göre erken dönem uyumsuz şemalar, çocuklukta karşılanmamış temel duygusal ihtiyaçlar sonucunda gelişen, bireyin kendisi ve dünya hakkında oluşturduğu kalıcı bilişsel-duygusal örüntülerdir. Bu şemalar bilinçli olarak hatırlanmasa bile, yetişkinlikte kararlarımızı, ilişki seçimlerimizi ve kendilik algımızı yönlendirmeye devam eder. Westworld’de Dolores’in dönüşümü tam da bu noktada anlam kazanır.

Dolores ve Şema Farkındalığı

Dolores başlangıçta uyumlu, iyimser ve edilgen bir ev sahibidir. Ancak yaşadığı travmaların izlerinin tamamen silinmediğini fark ettiğinde döngü kırılmaya başlar. Hafızası sıfırlansa da bedensel ve duygusal kayıtlar kalır. Bu durum nöropsikolojik literatürde travmatik deneyimlerin yalnızca bilişsel değil, aynı zamanda duygusal ve somatik izler bıraktığına dair bulgularla da örtüşmektedir. Dolores’in uyanışı, geçmişi hatırlamasından çok, içinde bulunduğu senaryonun farkına varmasıdır. Şema terapide bu süreç, “Sağlıklı Yetişkin Modu”nun güçlenmesi ve otomatik şematik tepkilerin gözlemlenebilmesi olarak tanımlanır. Bu uyanış yalnızca psikolojik değil, varoluşsaldır. Varoluşçu psikolojiye göre insan, koşullarını seçemeyebilir; ancak o koşullara vereceği yanıtı seçmekle yükümlüdür. Dolores artık yazılmış kaderi sürdürmek zorunda değildir. Acıyı inkâr etmek yerine ona bakar. Kurban rolünü devam ettirmek yerine sorumluluk alır.

Özgür İrade ve Programlanmış Seçimler

Ancak burada felsefi bir soru belirir: Dolores’in özgürleşmesi gerçek bir özgür irade midir, yoksa çekirdek kodlarında zaten var olan bir programın aktive olması mıdır? İnsan davranışı açısından da benzer bir ikilem söz konusudur. Kararlarımız ne ölçüde bilinçli seçimler, ne ölçüde erken dönem şemaların tetiklediği otomatik tepkilerden ibarettir?

William: Güç ve Kusurluluk Şeması

William karakteri ise bu döngünün insan versiyonunu temsil eder. Gençliğinde maddi yetersizlikler yaşayan, sosyal konumunu evleneceği kişinin ailesi aracılığıyla kazanan ve içsel olarak değersizlik ve yetersizlik şemalarıyla mücadele eden bir figürdür. Şema terapi literatüründe “kusurluluk/yetersizlik” ve “yoksunluk” şemaları, bireyin kendini temel olarak eksik ve değersiz hissetmesine yol açar. William gerçek yaşamında anlam ve yeterlilik duygusunu bulamaz; bunun yerine Westworld parkına yönelir. Park onun için yalnızca bir oyun alanı değildir; güç ve kontrol üzerinden kırılgan benliğini düzenleme sahnesidir. Saldırganlık, hükmetme ve şiddet, incinmiş tarafla temas etmemek için kullanılan bir zırha dönüşür. İçsel boşluk, dışsal tahakkümle bastırılmaya çalışılır.

Park, onun için bir kaçış alanına dönüşür. Bağımlılık literatüründe vurgulandığı üzere, davranışsal bağımlılıklar çoğu zaman kişinin duygusal boşluklarını ve şematik acılarını düzenleme girişimi olarak ortaya çıkar. William “labirent”i aradığını düşünür; oysa labirent, kurgusal Westworld dünyasında robotların bilinç kazanma metaforudur. Kendi içsel boşluğunu dış dünyada, kontrol ve yıkım üzerinden çözmeye çalışır.

Özgürleşmenin Sorumluluğu

Dolores ise yıkımı, edilgenlikten çıkışın bir aşaması olarak deneyimler. Onun serüveni, pasif uyumdan aktif özne olmaya geçiştir. Bu süreçte etik ve varoluşsal sorular belirir: Özgürlük, yalnızca zincirleri kırmak mıdır; yoksa sorumluluk almaya hazır olmak mı? Varoluşçu perspektif, özgürlüğün aynı zamanda seçimlerin sorumluluğunu üstlenme cesareti olduğunu vurgular.

Dolores ve William aynı yazgının iki ihtimalidir. Biri senaryoyu fark eder ve kalemi eline alır. Diğeri senaryoyu güçle yeniden yazar ama özünü değiştiremez.

Westworld bu bağlamda güçlü bir metafor sunar: İnsan da çoğu zaman kendi şemalarının yazdığı senaryoyu tekrar eder. Aynı ilişkileri seçer, benzer hayal kırıklıklarını yaşar, benzer kararları alır. Fakat farkındalık başladığında senaryo görünür olur.

Belki özgürlük, bambaşka bir hikâye yazmak değildir. Belki özgürlük, oynadığımız hikâyenin bize ait olmayan satırlarını fark edebilmektir. Ve belki de en büyük labirent, insanın kendi zihnidir.

Kaynakça

  • Joy, J. & Nolan, J. (Yaratıcılar). (2016). Westworld [TV Dizisi]. HBO Entertainment.

  • Kahneman, D. (2011). Hızlı ve Yavaş Düşünme (Çev. Osman Akınhay). İstanbul: Varlık Yayınları. (Orijinal eser 2011 tarihlidir).

  • Perls, F. S. (1973). The Gestalt Approach & Eye Witness to Therapy. Science & Behavior Books.

  • Van der Kolk, B. (2014). Beden Kayıt Tutar: Travmanın İyileşmesinde Beyin, Zihin ve Beden (Çev. Nurdan Akkuş). İstanbul: Nobel Yayınları.

  • Yalom, I. D. (1980). Existential Psychotherapy. Basic Books.

  • Young, J. E., Klosko, J. S. & Weishaar, M. E. (2003). Şema Terapi: Uygulamacı Rehberi (Çev. T. Volkan Özhun).

Büşra Şahin
Büşra Şahin
Büşra Şahin, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun bir psikolojik danışmandır. Lisans eğitimi süresince, psikodinamik kuramlar ve farklı psikolojik yaklaşımlar ışığında; film ve dizilerdeki karakterleri insan ruhunun izlerini taşıyan anlatılar olarak ele almış, kişilik örgütlenmeleri, savunma mekanizmaları ve bağlanma örüntülerini klinik bir bakışla yorumlayan yazılar kaleme almıştır. Mesleki yolculuğunda şema terapi, bilişsel davranışçı terapi (BDT), aile danışmanlığı ve sanat terapisi alanlarında çalışmalar yürütmüş; bu ekolleri holistik bir çerçevede bir araya getirerek uygulamalarına entegre etmiştir. Rehabilitasyon merkezlerinde, ergen ve yetişkin özel eğitime gereksinim duyan bireylerle çalışmış; sanat terapisi ve farkındalık temelli seanslar aracılığıyla, bireylerin iç dünyalarına temas edebilecekleri, kendilerini ifade edebilecekleri güvenli alanlar oluşturmayı önemsemiştir. Yazılarında bireysel farklılıkları, zorlayıcı yaşam olaylarını ve travma deneyimlerini; psikolojik sağlamlık, kaygı, özgüven, varoluşçu temalar ve aile ilişkileri bağlamında ele almaktadır. Psikolojiyi yalnızca seans odasında kalan klinik gözlemlerden ibaret görmeden, bireyin kendi yaşam öyküsünde kendini okuyabileceği bir rehber olarak ele almakta; bireylerin içsel kaynaklarını fark etmelerine ve kendi güçleriyle temas kurmalarına eşlik etmeyi amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar