Maruz Bırakma Terapisinin Sınırları
Maruz bırakma terapisi, çocukların korkularıyla kademeli ve güvenli bir çerçevede yüzleşmelerini hedefler. Ancak uygulama aşamasında, korku nesnesini o an orada var etmek her zaman kolay olmaz. Örneğin, örümcekten korkan bir çocuk terapi seansı sırasında bir örümcekle karşılaşmayabilir ya da fırtına korkusu olan biri için klinik ortamına gök gürültüsünü getirmek imkânsızdır.
Bu terapi yöntemi çocukluk çağı kaygılarında etkili olsa da gerçek hayattaki pratik kısıtlamalar nedeniyle çoğu zaman sınırlı kalır. Bazı korkuların klinik ortamda yeniden canlandırılması güçtür; hatta birçok çocuk için korktuğu durumu sadece hayal etmek bile bazen katlanılamaz bir hâl alabilir.
Sanal Gerçeklik (VR) Terapide Yeni Bir Alan Açıyor
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yeni araçlar günlük hayatımızın bir parçası hâline geliyor. Bu noktada Sanal Gerçeklik (VR), bize yepyeni bir yol sunuyor. VR teknolojisi sayesinde, korkulan durumların adım adım üzerine gidilebildiği, sürükleyici ve kontrol edilebilir ortamlar oluşturmak artık mümkün.
Sanal gerçeklik gözlüklerinin sunduğu gerçekçi deneyimden faydalanarak; çocuk fiziksel olarak güvenli bir ortamdayken bir fırtınanın sesini kademeli olarak artırabilir, bir örümceği yaklaştırabilir veya bir köpeği daha hareketli hâle getirebiliriz. VR, geleneksel terapinin yerini almaktan ziyade, terapi odasında yapılabileceklerin sınırlarını genişletiyor.
Araştırmalar Ne Söylüyor?
Son dönemde yapılan araştırmalar, sanal gerçeklik temelli maruz bırakma yönteminin kaygı bozukluğu yaşayan çocuklarda nasıl sonuçlar verdiğini test etmeye başladı. Küçük ölçekli bir klinik vaka serisinde, spesifik fobileri olan çocuklara sanal gerçeklik aracılığıyla tek seanslık bir maruz bırakma tedavisi uygulandı. Bu seanslar sırasında çocuklar; fırtına, örümcek veya köpek gibi korku unsurlarıyla, özenle yapılandırılmış sanal ortamlar içinde yüzleştiler.
Elde edilen bulgular, çocukların sanal dünyadaki korkulara anlamlı tepkiler verdiğini gösteriyor. Bu durum, farklı alanların iş birliği yaparak fayda sağlayabileceğini kanıtlar nitelikte. Deneyler sırasında hem öznel stres seviyelerinde hem de fizyolojik uyarılmada artış gözlemlendi; bu da sanal deneyimlerin sembolik birer görüntüden ziyade duygusal açıdan gerçek olarak algılandığını gösteriyor.
Bazı çocuklarda, tekrarlanan maruz kalma durumunun fizyolojik bir alışma sağladığı görüldü ki bu, genellikle terapötik iyileşmenin bir işareti kabul edilir. Hem çocuklar hem de ebeveynler uygulamadan yüksek memnuniyet duyduklarını belirttiler. Ayrıca, takip görüşmelerinde katılımcıların çoğunda kaygı seviyelerinin düştüğü kaydedildi.
Maruz Bırakma Terapisinde Yeni Bir Ufuk
Özetle VR teknolojisi, maruz bırakma terapisinin önündeki erişilebilirlik ve uygulanabilirlik gibi köklü engelleri aşmak adına umut verici bir araç olarak karşımıza çıkıyor. Gerçek hayatta yeniden oluşturulması zor olan korku durumları, artık kontrollü ve güvenli bir biçimde terapi odasına taşınabiliyor.
Daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da VR, korkulan durumları terapi odasına gerçekten etkili olacak kadar gerçekçi bir biçimde taşıma potansiyeline sahip.
Referanslar
Ramsey, K.A., Essoe, J.KY., Boyle, N. et al. Immersive Virtual Reality Exposures for the Treatment of Childhood Anxiety. Child Psychiatry Hum Dev 56, 1117-1128 (2025).
https://doi.org/10.1007/s10578-023-01628-4
Innovae. (n.d.). The Virtual Reality Technology. Innovae.
https://www.innovae.com/en/the-virtual-reality-technology/
American Psychological Association. (n.d.). Exposure Therapy. APA.
https://www.apa.org/ptsd-guideline/patients-and-families/exposure-therapy


