Pazar, Aralık 7, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Okul Öncesi Dönemde Ekranın Gelişime Etkisi

Teknoloji ve internetin gittikçe gelişmekte ve hayatımızın merkezine oturduğu günümüzde, çocukların ekran ile tanışma yaşı giderek düşmektedir. Pek çok çocuk gelişim evrelerinin gerekliliklerinden önce ekran ve internetle tanışmakta, motor ve bilişsel gelişim becerilerini erken dönemde tablet vb. cihazlarla denemektedir. Peki bu süreç bizleri nereye sürükleyebilir? Ebeveynlerin sorumluluk alanları bu durumda ne derece önem arz etmekte?

Bilişsel Gelişimdeki Önem

Yapılan araştırmalar ekrana maruz kalan çocukların çalışma belleğinin, ekrana daha az maruz kalan çocuklara göre daha az işlevsel olduğunu ortaya koymuştur. Peki “Çalışma Belleği” olarak adlandırılan şey nedir? Çalışma belleği, bilişsel işlemlerimizi gerçekleştirdiğimiz süreçte bilgileri kısa süreliğine depolayan sınırlı kapasitede bir bellek türüdür. Çalışma belleği, ilerleyen zamanlarda; okula hazırlık, akademik başarı ve sosyoduygusal gelişim açısından önemli bir yerdedir. Bu sebeple bahsedilen araştırmalardaki bu bulgular sadece çalışma belleği üzerinde değil, ilerleyen çocukluk dönemindeki çoğu gelişim sürecini de etkileyen bir yerdedir.

Dil Gelişimi

0-3 yaş dil gelişimi kritik bir öneme sahiptir. 3 yaşındaki çocuklar 3–5 kelimelik cümleler kurabilir, basit hikâyeler anlatabilir, akranlarıyla ve çevresiyle geçirdiği sosyal etkileşim ile dil ve konuşma becerisini geliştirebilirler. Bu kritik dönemde ekran maruziyeti yaşanması dil gelişimini olumsuz etkilemekte olup çocuğun gelişim dönemine uygun dil ve konuşma becerisi gösterememesine sebep olmaktadır. Yapılan araştırmalar, erken çocukluk döneminde 1 saatten fazla ekran süresine (tv, tablet, telefon) maruz kalan bebek ve çocukların psikososyal gelişimlerinde problem olduğuna ve sosyalleşmeyen çocukların dil ve konuşma becerilerinin gelişememesine ya da gerilemesine neden olduğunu göstermektedir. “Erken çocukluk döneminde ekran süresi nörolojik gelişimi olumsuz yönde etkileyerek beyindeki dil, okuryazarlık ve bilişsel gelişim ile ilişkili beyaz madde yollarında olumsuz etkiler yaratmaktadır (Hutton ve ark., 2020).”

Ebeveynlerin Tutumları

Çocuklar, özellikle teknoloji konusunda zarar ve yarar kavramını ayırt edebilecek bilişsel süzgece sahip değillerdir. Bu durumda sağlıklı ve temiz içerikleri minimum düzeyde ekran süresiyle çocuğa sunmak ebeveynin görevidir. Bu görevi gerçekleştirmek en başta ebeveynin kendi ekran süresini kontrol altına almasıyla başlar. Çocuklar, sosyal olarak öğrenirler. Özellikle anne baba tutumları çocuklar için model olur. Bu nedenle ebeveynlerin de kendi ekran sürelerini kontrol altına almaları, çocuklarıyla kaliteli zaman geçirme yolunda adım atmaları gerekmektedir.

Ebeveynlerin bazı problemleri çözme becerisi olarak ekranı kullandıkları gözlemlenmiştir. Örneğin bazı ebeveynler çocuklarına yemek yedirmek için, bazılarıysa çocukların daha rahat uykuya dalması için ekranı kullanmaktadır. Yemek zamanında ekran maruziyeti yaşayan çocuklar; yemek kültürü oluşması, beyin ile mide arasında iletişim kurulması, tokluk kavramının gelişememesi gibi birçok konuda gerekli becerileri öğrenememekte; bu durum da ilerleyen yaşlarda çocuklar için zorlayıcı ve geri dönülmesi zor sorunlar bırakmaktadır.

Ekran karşısında yemek yedirilen çocuklar, kaşık çatal tutmayı da öğrenemedikleri için el-göz koordinasyonunu geliştirecek olan bu süreçten mahrum kalmakta; bu durum da aynı zamanda ince motor becerilerinin gelişimi açısından olumsuz bir durum yaratmaktadır.

Araştırmalar, çocukların ekran içeriklerini sadece izlemek yerine, ebeveynlerin onlara yol gösterip sorular sorduğunda, içerikle ilgili yorum yaptığında ve anlamı derinleştiren tartışmalara katıldığında dil gelişiminin daha iyi desteklendiğini ortaya koymaktadır.

Sanal uygulamalar ve ekran kullanımının fazla olduğu etkinlikler yerine, ebeveynlerin çocuklarıyla iletişim odaklı etkileşimde (etkileşimli kitap okuma, hikâyeler hakkında sorular sorma, resimler üzerinde yorum yapma vb.) bulunmaları, çocukların dil gelişimine yardımcı olur. Bu tür etkileşimli etkinlikler, çocukların yalnızca ekranlardan edindikleri bilgiyi değil aynı zamanda sosyal etkileşim becerilerini de geliştirmelerine fırsat tanır.

Özetle, ebeveynlerin çocukların dil ve bilişsel gelişimi üzerindeki etkisi oldukça önemlidir. Özellikle küçük yaşlarda, ebeveynlerin çocuklarıyla etkileşimde bulunması ve onların dil ve iletişim yeteneklerini geliştirecek bir ortam sağlaması büyük bir zorunluluk haline gelmektedir. Dijital dünyada çocukların maruz kaldığı tehditler dikkate alındığında, dijital ebeveynlik konusundaki farkındalığın artırılması ve ebeveynlerin bu alanda eğitilmesi gereklidir.

Ebeveynler Neler Yapabilir?

• Öncelikle kendi ekran sürenizi kontrol altında tutup izlediğiniz içeriklere dikkat ederek çocuğunuza örnek olmalısınız. Söz ve davranışlarınızın tutarlı olması çocuk için son derece önemlidir.

• 3 yaşa kadar herhangi bir şekilde ekran kullanımını önermeyiz. Çocuğunuz ekran ile mümkün olduğunca geç tanışmalıdır. Özellikle çocuklara uygun gibi görünen, çok kısa sürede değişen renkler ve görseller çocuklar için zararlıdır. 3 yaş sonrası için ekran süresi 30 dakika ile sınırlandırılmalıdır. Bu sınırlandırmadaki hassasiyet sürede olduğu kadar izlenen içerikler için de önemlidir.

• Ekran süresi ya da içeriği çocukların karar verebileceği durumlar değildir. Bu konuda ebeveyn, çocukların isteklerine göre değil bir yetişkin olarak mantık ve sağlık çerçevesine göre hareket etmelidir.

• Ekran süreleri ve içerikler konusunda net sınırlar çizilmelidir. Bu konuda taviz verilmemeli ve çocuklara pazarlık doğrultusunda sözler verilmemelidir. Çocuklar sanılanın aksine sınır ve kural severler. Sınır ve kurallarını tanımaya çalışan çocuklar ebeveynlerini bu konularda deneyebilirler. Ancak bu durumlarda çocuklar sınırlarının nereye kadar olduğunu anlamak için ebeveynleri zorlayıcı davranışlar sergilemektedirler. Bu durumlarda ebeveynler tutumları konusunda net olmalı, çocuklara durum hakkında açıklama yaparak “bazı konular çocukların karar veremeyeceği konulardır, böyle zamanlarda anne-baba karar verir, bu durum da bunlardan bir tanesi” şeklinde bir başlangıç ile çocuklara açıklama yapılabilir.

• Çocuklarla karşılıklı ilişki kurulabilecek işitsel-görsel uyaranlara (dikkat ve hafıza oyunları, renkli ve sesli eşleştirme oyunları, interaktif hikâye kitapları vb.) ağırlık verilmesi ve dijital olmayan oyunların çocukların bilişsel gelişimine katkısı önemlidir.

• Çocukların erişimi olan platformlara gerekli sınırlandırmalar getirilmeli; mümkün olduğunca çocuk profili açılmalı ve bu profil içerisindekiler de düzenli olarak kontrol edilmelidir.

• Ekranda geçirilen süreyi olabildiğince eğitici ve ebeveyn-çocuk etkileşiminin olduğu içeriklerle doldurmak önemlidir.

Hurisena Kılıçkaya
Hurisena Kılıçkaya
2001 yılında Ordu’da doğdum. İlköğretim ve ortaöğretimimi Ordu’da tamamladım. Üniversite eğitimim için Bursa’ya gittim ve Bursa Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünden onur derecesiyle mezun oldum. Üniversite hayatım boyunca aktifliğimi korudum, psikoloji topluluğu yönetim kurulunda görev aldım. Sinirbilime büyük bir ilgim olmasının yanı sıra; spor, seyahat etmek gibi aktiviteleri yapmaktan keyif alıyorum. Psikoloji alanında kendimi geliştirmek için çeşitli eğitimler almakta, yetişkinlere bireysel terapi vermekte ve okumalar yapmaktayım. Psychology Times Türkiye aracılığıyla yazılarımı paylaşmak ve keyifli bir okuma süreci sunmayı hedefliyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar