Pazartesi, Mart 16, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kendini Tanıma Konusunda Psikolojik Bir Rahatlama

“Gerçekte psikoloji anlamındaki bir rahatlamanın sonucunda kendini kontrol edebilir, sana yetecek olanı bilebilir ve salt duygusal veya akılsal ihtiyaçlarını planlayabiliyorsun. Bir suni enjekte modeli değildir; bu bir doğal enjekte ya da detoks modelidir.’

Pekâlâ, gelir mi her yoğunluktan sonra bir güzel son? Sanmıyorum. Neden mi? Çünkü hiçbir şekilde bir fırsat bulup rahat olamıyorsun aslında veya olanı kabullenemiyorsun! Gün boyunca işle geçirdiğin bütün vaktini şimdide “işim bitti, oh ne güzel, evime gidip bir güzel rahat dinleneyim.” Diyorsundur muhtemelen. Evli olanlar muhtemelen evde işlerin yolunda gittiğini düşünecektir. Bekâr olanlar ise birazcık eğleneceğini düşünüyor ve muhtemel ki “ne yapayım da kafamı dağıtayım” diye kara kara düşünüyordur. Yani kısaca böyle özetleyelim.

Dinlendiğini Düşünüyor Musun?

Peki evine ya da dinlenmek için gittiğin herhangi bir mekânında dinlendiğini mi düşünüyorsun? Evet, bu sefer gerçekte bedenini dinlendiriyorsundur, ama bütün bedeninin asıl sisteminin ana parçası olan beyin sistemini dinlendiremiyorsundur. Peki bunu dinlendirmek senin elinde mi? Ya da bedeni dinlendirip fakat bu ana parçayı dinlendiremiyorsan bunun adı kendini rahatlatmak veya dinlendirmek mi oluyor? Sence dinlenmek veya kendinin rahat olması ne anlama gelmektedir? Gel bir de psikolojik anlamdaki bu ‘rahatlamak’ kavramının anlamına bakalım. Rahatlamak: Vakit ayırarak, olumlu duygular bırakarak, halinden memnun kalarak, geçmişten gelen bütün olumsuzlukları geride bırakarak ve bütün bunlardan sonra derin odaklanarak dinlenmek demektir. Tabidir ki rahatlamanın gerçekteki karşılığı dinlenmektir. Dinlenmek zihni dinlendirmektir.

Sırf Salt Kendimiz için Dinleniyor Muyuz?

Evet, bizler gerçekte bütün iş yoğunluğumuzun sonunda gerçekten rahatlıyor muyuz? Gerçekte dinlenmiş oluyor muyuz? En başından başlayalım şimdi. Sadece kendimize dinlenmek için, kendimizi dinlemek, hissetmek veya kendimizi kendimizde bularak vakit ayırıyor muyuz? Sırf başta kendimiz için olumlu duygular yaratıyor muyuz? Gerçekten sırf sadece kendimizi düşünmemiz açısından halimizden memnun olduğumuzu onaylıyor muyuz? Geçmişten gelen bütün olumsuzlukları sırf sadece kendimiz için tüm bunlara gerçekten bir elveda diyerek orada, arkamızda bırakıyor muyuz? Bütün varlığımıza binaen, salt duygularımıza, düşüncelerimize gerçek kadim benlik yapımıza derinden odaklanıyor muyuz?

O halde büyük bir iddiaya girelim ki bunlardan sadece bir tanesini bile yapmaya ya vaktimiz, imkânlarımız ya da ortamımız veyahut karakterimiz uygun değildir. Kimimizin ortamı, bazılarımızın karakteri ve bir çoğumuzun ise vakti yoktur. Hatta şunu dahi düşünenler olacaktır aranızda: “Bunu yapacağıma giderim sporumu, doğa yürüyüşümü yaparım.” Bundan da öte “giderim müzik dinlerim, film izlerim ya da arkadaşlarımla dışarda bir şeyler içeriz, laflaşır, eğlenir ve oyun oynarız…” Peki bazılarınıza göre bu mu dinlenmek? Evet, bunu yaptığınızda bedeniniz dinleniyor, ama bunun ana parçası, merkezi olan beyniniz-zihniniz dinleniyor mu? Hayır, asla!

Sadece beyniniz-zihninizin dinlenmesi de söz konusu değil, kendinizi, kadim benliğinizi anlamanız bağlamında hiçbir şekilde kendinizi rahatlamış, tanımış ya da kendinize yetkin olmanız açısından asla rahatlamış olmazsınız. Çevrenizde olup bitenlere karşı tam anlamıyla kendinizi yetkin göremezsiniz, empati yeteneğinizi geliştiremezsiniz ve duygusal olanı, duygusal ve akılla uyumlu olanı da akılla çözemezsiniz. Bu tür bir denge için genelde mücadele ruhunuz eksik kalacaktır. Spor yapmak gibi bir sürü egzersizler konusunda kendinizi dinlendiğinizi sanıyorsanız bunlar sadece bir beden egzersizidir ve beyni onaylama noktasında bir eylem değildir. Kendinizi olumlama, onaylama yönünde beyninizi buna göre hazır ettiğiniz bir eylemdir. Oysa gerçekte sadece psikoloji anlamındaki bir rahatlamanın sonucunda kendinizi kontrol edebilir, size yetecek olanı bilebilir ve salt duygusal veya akılsal ihtiyaçlarınızı planlayabiliyorsunuz. Bir suni enjekte modeli değildir. Bu bir doğal enjekte ya da detoks modelidir.

Psikolojik Rahatlamanın Maddi ve Manevi İmkânlarla Alakası Var Mıdır?

Gerçekten de bizler sadece maddi imkânlarımız değil manevi imkânlarımızın da sınırlı olması bakımından kendimizi bu tür bir psikolojik rahatlamaya tabi tutamıyoruz. Çünkü sürekli birilerine bağlı yaşıyoruz. Bu da işin gerçeğidir ki buna ne kadar yönelmek istesek de bizimle iletişim halinde olmaları dâhilinde bu süreci ya sürekli erteleyerek ya da yapamayız diyerek bunu bir rutin haline getiremiyoruz! Getirsek bile kendimizi tanıma, bilme noktasında yeteri kadar bir rahatlama olmayacaktır. Ancak bir insanın gerçekten kendini tanıma noktasında ya da gerçekten bir dinlenmeye, rahatlamaya ihtiyacının olduğunu bilmesi ve bununla irade gücünü tamamlaması “tabi buna hazırım, bu benim işime yarar” deyip azimli davranması sonucunda tekrarlanabilir bir süreç yani rutin haline gelebilir. Bu, insanın kendini özümsemesi ve diğer başka insanlara karşı tutumlarını bilmesi ya da diğer başka insanları tanıyabilmesi açısından dikkate değer bir konuysa bu psikolojik rahatlama tekrarlanan bir süreç haline gelebilir.

Mücahit Özcanan
Mücahit Özcanan
Hakkâri, Yüksekova ilçesinin Beşpınar köyünde 5 Mart 1992 tarihinde dünyaya gelmiştir. İlköğrenimini kendi doğduğu köyünde tamamlayarak ortaöğretimini ise taşımalı sistemde olan bağlı köylerde bulunun Vezirli Köyü Mehmetçik Ortaokulunda tamamlamıştır. Liseyi yıllarını da Yüksekova Cumhuriyet mahallesinde bulunan Atatürk Anadolu Lisesinde tamamlamıştır. 2015’te tercih ettiği felsefe bölümünü Çankırı Karatekin Üniversitesinde 2019 yılında mezun olarak bitirmiştir. Felsefe bölümünün yanı sıra psikoloji, sosyoloji ve dini ilimler ile ilgili denemeler yazmıştır. Bu alanda kendini geliştirerek felsefe alanında bir yıllık yüksek lisans sürecini tamamlamıştır. İlimle uğraşmış ve bu konuda ilk kitabı olan "Felsefi Lisanla Varoluşa Dair"adlı eserin 1 Ocak 2021 tarihinde bastırmıştır. Bu kitaptan oldukça etki altında kalan yazar bütün insanların aslında ilgilenmek istediği en derin konularla bütün kesime hitap etmektedir. Hemen ardından ikinci kitabı olan "Ben Susamam İtiraf Ediyorum" u bastırmıştır. Bu kitap ise bir araştırma, inceleme ve aynı zamanda belki de bir ilk olan bütün diğer kitap türlerinin; romanın, hikâyenin, günlüğün, otobiyografinin, biyografinin ve sosyobilimin, denemenin, incelemenin ve psikolojinin içinde harmanlandığı özgün bir lisanla yazılmıştır. Bunun en büyük amacı veya yazarın vermek istediği en büyük mesajın kendisinin de belirtmiş olduğu "ben, belki de bir ilki gerçekleştiriyorum; çünkü ben, bütün kitap türlerinin içinde harmanlandığı bir kitabı bastırıyorum" ifadeleriyle özgün bir lisandan bahsedilmiştir. Aynı zamanda blog yazarı olan yazarımız bir şair olarak da biliniyor. 2023 yılının başında ‘Gök Kubbeden Şiirler’ adlı şiir kitabını da bastırmıştır. Poland Development University’de klinik psikolog yüksek lisans sürecini tamamlamaktadır. Başkent Psikolojik Akademisi’nde yaşam koçluğu, aile çift terapi ve NLP eğitimini de tamamlamıştır. Şimdilerde sosyolojik, psikolojik ve felsefik tarzda iki kendi kitabını tamamlamak üzere çalışmalar yürütmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar