Cuma, Nisan 10, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Dijital Yorgunluk: Multitasking

Günümüzde ekranlardan uzak kaldığımız anlar yok denecek kadar az. Çalışırken, dinlenirken, sosyalleşirken bile sürekli bir sosyal medya aracına ihtiyaç duyarız. Sabah telefonunuza gelen bir bildirim gününüzün geri kalanını etkileyebilir. Çoğumuz bunu fark etmeden yaşıyor hatta bazen sorunun bundan kaynaklandığını dahi düşünmüyoruz. Sürekli bağlı kaldığımız bu yaşam tarzı aslında fark etmeden “dijital yorgunluk” adı verilen bir tükenmişlik biçimine yol açar. Bundan ötürü gün içerisindeki yorgunluğumuzu, mutsuzluğumuzu, olumsuz ruh hallerimizi de o gün içerisindeki durumlara bağlar sorunun ana kaynağından yani dijital yorgunluk tanımından kaçınırız.

Multitasking Nedir?

Multitasking, bir kişinin aynı anda birden fazla işi yapmaya çalışması anlamına gelir. Türkçede genellikle “çoklu görev” ya da “aynı anda birden fazla işle uğraşma” olarak geçer. Stanford Üniversitesi’ne göre (25 Ekim 2018) yapılan araştırmalarda aynı anda birden fazla medya türüyle sık sık etkileşim kuran kişiler basit hafıza görevlerinde daha kötü performans gösterdi. Günümüzde yaygınlaşan akıllı telefonlar, Anthony Wagner’ın Stanford’daki meslektaşı Clifford Nass’ın medya çoklu görev ve dikkat üzerindeki etkileri üzerine araştırmasıyla ilgilenmeye başladığı dönemde popülerlik kazanıyordu.

Stanford Üniversitesi’nde psikoloji profesörü ve Stanford Hafıza Laboratuvarı direktörü olan Wagner, ilk verilerden ikna olmasa da, Nass’ın sonraki deneylerde kullanması için bazı bilişsel testler önerdi. 11 yıldan uzun bir süre sonra Wagner, geçmiş araştırma bulguları üzerine bir inceleme yazacak kadar meraklandı ve bu incelemeyi Ulusal Bilimler Akademisi Bildirileri’nde yayınladı ve kendi çalışmalarından bazılarını da ekledi. On yıllık araştırmalar, aynı anda birden fazla medya türünü sıklıkla kullanan kişilerin basit hafıza görevlerinde önemli ölçüde daha kötü performans gösterdiğini ortaya koydu.

Neler Yapılabilir?

Okul ve iş hayatında, teknolojik cihazlara maruz kalmak kaçınılmaz hale geliyor. Hayatımızdan tamamen çıkarmasak da bu cihazlara uzun süre boyunca bakmaktan kaçınmaya özen gösterebiliriz. Bu noktada 20-20-20 kuralı kolayca hayatımıza adapte edilebilecek etkili bir yöntemdir. Her 20 dakikada bir, ekrandan uzaklaşıp 20 saniye boyunca 20 metre uzağa odaklanmak, gözlerinizi dinlendirir ve yorgunluğu azaltır. Bunun yanı sıra ekran süresini azaltın ve dijital detoks yapmayı deneyin. Sosyal medya ve eğlence amaçlı ekran sürenizi sınırlandırarak, gereksiz uygulamalardan gelen bildirimleri kapatmak, bu süreçte ilk adımımız olabilir. Dahası, dijital yorgunlukla başa çıkmada mindfulness ve nefes egzersizleri de etkili olabilir. Gün içinde birkaç dakikalık bilinçli nefes çalışmaları, zihinsel dağınıklığı azaltır ve odaklanmayı artırır. Ayrıca, teknolojiyi tamamen bırakmak yerine, onu bilinçli kullanmayı öğrenmek önemlidir. Örneğin, iş dışında ekran kullanımını sınırlamak, aile ve arkadaşlarla yüz yüze iletişime daha fazla zaman ayırmak, ruhsal dengeyi destekler.

Sonuç

Sonuç olarak, dijital çağın sunduğu hız ve kolaylıklar yaşamımızı dönüştürse de sürekli bağlantıda olmanın bedeli giderek daha görünür hâle geliyor. Ekran yoğunluğu, multitasking ve bilgi akışının yarattığı zihinsel yük; odaklanmayı zayıflatıyor, stresi artırıyor ve bireyin psikolojik iyilik hâlini tehdit ediyor. Dijital yorgunlukla başa çıkabilmek, teknolojiyi hayatımızdan çıkarmak değil, onu daha bilinçli, kontrollü ve dengeli bir şekilde kullanmayı öğrenmekle mümkün. Bu nedenle dijital hijyen alışkanlıklarının geliştirilmesi, düzenli mola verme, ekran süresini yönetme ve odaklanmayı destekleyen uygulamalar, modern yaşamın ruh sağlığını korumada temel stratejiler hâline geliyor. Uzun vadede dijital yorgunluk, yalnızca bireysel psikolojik iyilik hâlini değil, toplumsal ilişkileri de etkileyebilir. Sürekli bölünmüş dikkat, empati kurma kapasitesini zayıflatabilir ve yüz yüze iletişimde derinliği azaltabilir. Bu nedenle dijital çağda sağlıklı kalabilmek, yalnızca kişisel bir tercih değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk hâline geliyor. Teknolojiyi bilinçli kullanmak, hem bireysel hem de kolektif düzeyde daha sürdürülebilir bir yaşam biçimi yaratmanın anahtarıdır.

Kaynakça

Reinecke, L., & Oliver, M. B. (2017). The Routledge Handbook of Media Use and Well-Being. Routledge.

“A decade of data reveals that heavy multitaskers have reduced memory, Stanford psychologist says” (2018, 25 Ekim) — Stanford University’ye ait “Stanford Report” sitesi.

Yavuz, E. (2024, November 30). Dijital yorgunlukla başa çıkmanın yolları. Trendus. https://www.trendus.com/dijital-yorgunlukla-basa-cikmanin-yollari

gülperi ekinci
gülperi ekinci
Gülperi Ekinci,Munzur Üniversitesi Psikoloji bölümü öğrencisidir. Psikolojiye olan ilgisi, insan davranışlarını anlamak ve bireysel farkındalık süreçlerini desteklemek isteğiyle şekillenmiştir. Ekinci,eğitim hayatı boyunca klinik psikoloji, travma ve psikolojik danışmanlık alanlarında kendini geliştirmeyi hedeflemektedir. Psikolojiye dair güncel bilgileri paylaşmak ve alan yazısına katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir.Klinik psikoloji yüksek lisans hedefleri bulunan Ekinci aynı zamanda BDT ,şema terapi,oyun terapisi,çift terapisi ve aile danışmanlığı gibi ilgili alanlarda eğitimini alarak mesleki donanımını güçlendirmeyi planlamaktadır. Ekinci bu süreçte online eğitimler, kurslar ,atölyeler,gönüllü çalışmalarıyla deneyimlerini de zenginleştirmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar