Cuma, Nisan 3, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Akrandan Doğan Suç

Akran zorbalığı, özellikle okul ortamında çocuklar arasında ortaya çıkan özellikle kendinden daha güçsüz görülen akrana karşı sürekli ve kasıtlı şekilde fiziksel, sözel ya da psikolojik zarar içeren davranışlar olarak tanımlanmaktadır. Bu durum hem mağdur hem de zorba çocukların psikososyal gelişimini olumsuz etkileyebilmekte ve bazı durumlarda suç davranışlarına zemin hazırlayabilmektedir. Uzun süre devam eden zorbalık davranışları, bireylerin duygusal gelişimini olumsuz etkilemesi de suç davranışlarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Zorbalık Türleri

Zorbalık Türleri ; Fiziksel zorbalık (itme, vurma, cinsel), Sözel zorbalık (hakaret, alay), Sosyal zorbalık (dışlama), Siber zorbalık (internet üzerinden) olarak sınıflandırılabilir. Akran zorbalığı ve istismarının günümüzde bireyler üzerinde pek çok olumsuz etkisi var. Akran zorbalığına maruz kalan bireyler zamanla yoğun stres, kaygı, öfke, yalnızlık ve değersizlik duyguları yaşayabilmektedir. Bu durum bazı çocuk ve ergenlerde içe kapanma, depresyon ve özgüven kaybına yol açarken bazı bireylerde ise saldırganlık ve öfke kontrolünde zorluk gibi davranış problemlerinin gelişmesine neden olabilmektedir. Belirli bir yaş belirtmeksizin küçük yaşta başlayan bu akran zorbalığı gençlik döneminde de devam edebilir etmese dahi kişinin kendini yetersiz görmesi, küçük düşmesi, istismara uğraması gibi sebepler dolaylı yoldan suç olgusunu doğurabilir.

Akran Zorbalığının Uzun Vadeli Etkileri

Akran zorbalığının uzun vadeli etkileri yalnızca çocukluk ve ergenlik dönemiyle sınırlı kalmamaktadır. Bu deneyimler bireyin yetişkinlik dönemindeki sosyal ilişkilerini, özgüvenini ve psikolojik sağlığını da etkileyebilmektedir. Uzun süre zorbalığa maruz kalan bireylerde travma sonrası stres belirtileri, güvensizlik duygusu ve sosyal ilişkilerde çekingenlik gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Aynı zamanda zorbalık davranışını sürdüren bireylerde empati eksikliği, saldırgan davranışların normalleşmesi ve toplumsal kurallara uyum sağlamada güçlük gibi sorunlar görülebilmektedir. Bu nedenle akran zorbalığı yalnızca bireysel bir problem olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olarak değerlendirilmelidir.

Çocuk Suçluluğunu Etkileyen Faktörler

Çocuk suçluluğu; aile, çevre, okul ve psikolojik faktörlerden etkilenebilir. Bu durumda akran belirtisi şu kısımlardan gelebilir; maddi dışlanma ve yetersiz hissettirilmeden dolayı doğan hırsızlık, şiddet, sözlü zorbalık veya fiziksel temastan doğan saldırganlık, kendini kanıtlama çabasından gelişen madde veya alkol kullanımı gibi sorunlara yol açabilir. Aile içi şiddet, ebeveyn ilgisizliği, disiplin eksikliği ve/veya aşırı katı disiplin, denetimsiz okul ortamı, öğretmen müdahalesinin yetersiz olması, empati eksikliği ve aşılanmaması, öfke kontrol sorunları ve tedavi çabası gösterilmemesi, düşük sosyal beceriler ve kazandırılmaya çalışılmaması, sert bir erkek olmaya zorlanmak, düşük sosyo-ekonomik statüde olmak, niteliksiz eğitim de suça iten bazı sebeplerdendir. Bu faktörler zorbalık davranışının kalıcı saldırgan davranışlara dönüşmesine neden olabilir.

Güç Gösterisi Olarak Zorbalık

Zorbalık uygulayan bireyler çoğu zaman şiddeti bir güç gösterisi veya problem çözme yöntemi olarak görmekte ve uygulamaktadır. Bu davranış biçimi zamanla bireyin kişiliğinin bir parçası haline gelebilir ve birey sosyal ilişkilerinde güç elde etmek için saldırgan davranışlar sergilemeye devam edebilir. Araştırmalar, çocukluk döneminde sürekli olarak zorbalık yapan bireylerin ilerleyen yaşlarda suç davranışlarına yönelme riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu bireyler saldırganlık, vandalizm, kural ihlali ve şiddet içerikli davranışlar sergilemeye daha yatkın olabilmektedir. Eğer zorbalık davranışı erken dönemde fark edilmez ve gerekli müdahaleler yapılmazsa, bu davranış kalıcı hale gelebilir ve bireyin toplumsal uyumunu olumsuz etkileyebilir.

Gasser ve Keller (2009) Araştırma Bulguları

Gasser & Keller, (2009) araştırmasına göre;

  • Zorbaca davranış sergileyenler, diğer çocuklara karşı büyük ölçüde saldırgan iken şiddet kurbanı olmamaktadır.

  • Zorbalık kurbanları, diğer çocuklara karşı hem çok saldırgandır hem de diğer çocukların uyguladığı şiddete maruz kalmaktadır.

  • Kurbanlar, şiddet karşısında saldırganlaşmayan pasif alıcı konumuna düşmektedir.

  • Toplum yanlısı çocuklar paylaşma, yardımcı olma, teselli etme ve empati kurma gibi pozitif davranışlarda bulunmaktadır.

Okula Olan Güven ve Ebeveyn İlişkisi

Akran zorbalığının bir diğer olumsuz etkisi de okula olan güven duygusunun zedelenmesidir. Bireyler kendilerini güvende hissetmesi gereken, öğretmenlerine güvenmesi gereken durumlarda okulda gördüğü gerek fiziksel gerek ruhsal şiddetten dolayı okula olan güveni ve isteği kaybedebilir. Aynı zamanda durumu daha küçük yaşta yaşayan, anlamayan bireylerde ebeveyne anlatamama durumu yaşanabilir. Bu da o yaşlarda kurulan temel güvene güvensizliği etkileyebilir. Okul gibi ebeveynin de kendisini koruyamayacağına inanabilir. Ebeveynle ileri yıllarda bağlanma sorunları yaşayabilir.

Önleme ve Müdahale Yöntemleri

Akran zorbalığını önleme ve müdahale yöntemleri olarak, okul temelli zorbalık önleme programları ve gerekli seminerler, ücretsiz ve gerekilen yerde zorunlu tutularak psikolojik danışmanlık hizmetleri, aile eğitimi, sosyal beceri geliştirme programları uygulanabilir.

Sonuç

Sonuç olarak akran zorbalığı ve çocuk suçluluğu arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır. Hem mağdur hem de zorba olan bireylerin ileriki yaşamlarında suç davranışlarıyla karşılaşma olasılığı artabilmektedir. Bu nedenle erken müdahale ve ailelerin, öğretmenlerin ve toplumun akran zorbalığı konusunda bilinçli olması ve gerekli önleyici müdahalelerin yapılması, hem bireysel hem de toplumsal açıdan daha sağlıklı bir gelişim süreci ve suç oranlarında azalma için büyük bir önem taşımaktadır.

Esma Şahin
Esma Şahin
Esma Şahin, öğrenci ve stajyer psikolog. Yaptığı stajlar ve aldığı eğitimlerler BDT ve şema terapi sürecinde deneyimli. Adli psikoloji, psikoterapi ve bireysel terapi alanında ilgili. Gönüllü olarak yaptığı stajları, katıldığı eğitimler ve seminerlerle psikolojiyi tek bir alanda değil geniş kapsamda tanıyor ve kullanmak istiyor. Alana ve kendine dair beklentileri topluma fayda sağlamak ve bilinçlendirmek. Psikolojiyi görünür kılmak ve herkesce ulaşılabilir olduğunu göstermek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar