Pazar, Nisan 12, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Ergenlik 30’lu Yaşlarımızda Bitiyor Olabilir Mi?

Kasım ayında, Cambridge Üniversitesi’nde çalışan araştırmacılar Mousley ve arkadaşlarının (2025) devrim niteliğindeki çalışması yayınlandı. Araştırmacılar, 0 ila 90 yaş arası, toplamda 4216 kişinin difüzyon MRI (dMRI) verisini incelediler. Araştırmanın sonucunda, kişinin yaşam döngüsü içerisinde dört majör yapısal dönüm noktası olduğu keşfedildi: yaklaşık olarak 9, 32, 66 ve 83 yaşlarında. Başka bir deyişle, araştırmaya göre, bir insanın yaşamı boyunca beş önemli gelişimsel dönem var: 0–9 yaş arası çocukluk, 9–32 yaş arası ergenlik, 32–66 yaş arası yetişkinlik, 66–83 yaş arası erken yaşlılık ve 83 yaş ve sonrası geç yaşlılık. Evet, yanlış okumadınız; Mousley ve arkadaşları (2025), ergenliğin, bireyin “zirve” dönemi olan yaklaşık 32 yaş civarı bittiğini öne sürüyorlar.

Neden mi? Gelin, çalışmayı biraz daha detaylı inceleyelim.

Araştırmanın veri seti, dokuz farklı dMRI veri seti birleştirilerek oluşturulmuş. dMRI verisi, klasik yapısal harita görüntüsü veren MRI’dan daha farklı olarak beyindeki beyaz madde (white matter) yapısını gösterir (Katti et al., 2011; Ordinola et al., 2025). Peki bunu nasıl gösterir? Su moleküllerinin dokulardaki hareketini inceleyerek.

Su molekülleri, canlı dokular içinde sürekli ve rastgele şekilde hareket eder fakat bu hareketler birtakım hücre yapıları tarafından sınırlandırılır ve değiştirilir. Beyaz maddedeki su moleküllerinin hareketi ise bu yüzden rastgele değil yönlüdür.

Peki, gelişimsel dönemleri araştırmak için beyaz madde (veya beyaz cevher) yoğunluğunu incelemek neden önemlidir?

Beyaz madde, insan bilişi için oldukça önemlidir. Beynin yarısını kaplar ve beynin farklı bölgeleri arasındaki iletişimi üstlenir (Filley & Fields, 2016). Gri maddeyle (veya gri cevherle) beraber çalışarak bilişsel kapasitemizi kullanmamızı sağlar. Gri madde ise beynin bilgi işleme görevini üstlenen hücre gövdelerinden oluşan dokudur. Beyaz maddenin beyindeki eksikliği birçok nörolojik rahatsızlıkla ilişkilidir (örn.: Alzheimer).

Beyaz madde ve gri madde, beyin gelişimiyle ilgili bize ne söyler?

Yaşamın ilk yıllarında öğrenilen birçok yeni bilgiyle birçok yeni sinaps (iki nöron arasındaki bağlantı noktası) oluşur. Bu döneme “synaptogenesis” ismi verilir. Birçok yeni sinapsın oluşumuyla gri maddede bir artış görülür. Fakat, beyin pragmatik bir organdır ve zaman ilerledikçe kullanılmayan sinapsları elemek ister. Bu döneme “synaptic pruning” denir ve sinapsların azalmasıyla beraber gri maddede bir düşüş yaşanır. Yaş arttıkça beynin nöronlar arasındaki iletişimi hızlandırmak istemesi de beyaz madde oluşumunun artmasına neden olur. Kısacası, beyaz maddenin miktarı ve bilişsel hızımız doğru orantılıdır. Beyindeki network’ün verimliliğini de bilginin ne kadar etkili bir şekilde iletildiği gösterir (Latora & Marchiori, 2001).

Şimdi, bu bilgiler ışığında, çalışmaya geri dönelim.

Araştırmacılar, ellerindeki karmaşık dMRI verilerini sadeleştirerek kullanabilmek için kendilerine ait bir algoritma geliştirmişler. Bu algoritma sayesinde beynin ağ bağlantısının yaşla birlikte nasıl değiştiğini gösteren bir temsil oluşturmuşlar. Sonrasında, zirve ve taban dönemleri ve buna bağlı olarak gelişimsel dönemleri tespit edebilmek için bu yapıdaki eğimlerin yönlerini incelemişler. Eğimin yön değiştirdiği noktalar “dönüm noktası” olarak belirlenmiş.

Çalışmaya göre:

Birinci Dönem: 0–9 Yaş Arası

Bebeklikten çocukluğa giden dönem. Bu dönemde beynin genel çalışma verimi ve bölgeler ve komşu bölgeler arası bağlantıların gücü artış gösteriyor. 9 yaşında gözlemlenen dönüm noktası ise katılımcılar arasında en sık gözlemlenen dönüm noktası oluyor.

İkinci Dönem: 9–32 Yaş Arası

Ergenlik dönemi. Evet, gelelim makalenin en çarpıcı bulgusuna. Bu dönemde beyin, bir yandan farklı bölgeleri arasında daha güçlü bir iletişim kurmaya başlarken, diğer yandan kendi içinde küçük uzmanlaşmış alanlar oluşturuyor. Yani beyin hem bütünüyle daha koordineli çalışmaya hem de belirli bölgelerde daha özel görevler üstlenmeye yöneliyor. Kısacası, bu dönemde beyin hem genel düzeyde daha bağlantılı hem de belirli alanlarında daha uzmanlaşmış hale geliyor.

İkinci yaşam evresi yaklaşık 32 yaşında sona eriyor. 32 yaş civarında, beynin ağ gelişimi açısından daha verimli ve daha uyumlu çalıştığı bir dönem sona eriyor. Başka bir deyişle 32 yaş, beyin ağlarının verimlilik ve bütünleşme açısından en güçlü olduğu dönüm noktasına işaret ediyor. Bu bulgu, önceden kabul ettiğimiz, geç ergenliğin prefrontal korteksin 25 yaşında gelişmesiyle sona erdiği yönündeki yaygın kabulle çelişiyor ve ergenlik dönemi için yeni bir yaş aralığı öneriyor.

Üçüncü Dönem: 32–66 Yaş Arası

Yetişkinlik. 32 ila 66 yaşları arasında beyin bölgeleri arasındaki genel iletişim yavaş yavaş azalırken, beyin daha küçük, kendi içinde daha sıkı çalışan parçalara ayrılmaya başlıyor. Bu dönemde, önceki evrelerden farklı olarak yaşla ilişkili en önemli değişimin, komşu bölgeler arasındaki bağlantıların güçlenmesi olduğu öne sürülüyor.

Dördüncü Dönem: 66–83 Yaş Arası

Erken yaşlılık. Bu yaş aralığındaki dönemde beyin ağında yaşa bağlı değişimler önceki dönemlere göre daha sınırlı hale geliyor. Bu evredeki en belirgin değişim olarak, beynin daha çok ayrı ayrı çalışan parçalara (modüllere) ayrıldığı görülüyor.

Beşinci Dönem: 83 Yaş Ve Sonrası

Geç yaşlılık. 83 ve 90 yaş aralığında (veri setindeki en büyük yaş 90), beyin ağındaki yaşa bağlı değişimler önceki dönemlere kıyasla belirgin bir şekilde zayıflıyor. Bu dönemde öne çıkan en önemli değişim, bazı beyin bölgelerinin yakın çevreleriyle kurduğu bağlantıların daha da belirgin hale gelmesidir. Bu yaşlarda beyinde her yerde bir bağlantı artışı görmekten ziyade, bazı özel bölgelerin kendi yakın çevreleriyle kurduğu ilişkilerin giderek daha belirgin hale geldiği görülüyor. Ancak bu yaş grubunda örneklem sayısı az olduğu için sonuçların gücü de düşüktür.

Sonuç

Sonuç olarak bu çalışma, beynin yapısal gelişiminin sandığımızdan çok daha uzun bir zaman dilimine yayıldığını ve ergenliğin nörolojik izlerinin 30’lu yaşların başına kadar sürebileceğini gösteriyor. Bu bulgu, insan yaşamını keskin yaş sınırlarıyla ayırmanın ne kadar zor olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ancak bu sonuç, 30 yaşındaki bireylerin hâlâ “ergen” olduğu anlamına gelmez. Daha çok beynin bağlantı ağlarının olgunlaşmasının zamana yayılmış, aşamalı bir süreç olduğu fikrini destekler. Bu çalışma, beynin yaşam boyu değişmeye ve kendini yeniden düzenlemeye devam eden bir organ olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Bir gelişim psikoloğu olarak bu çalışmanın benim için en güçlü çıktısı, gelişimin hiçbir zaman tamamen sona ermediğidir.

Referanslar

Filley, C. M., & Fields, R. D. (2016). White matter and cognition: making the connection. Journal of Neurophysiology, 116(5), 2093–2104.
Katti, G., Ara, S. A., & Shireen, A. (2011). Magnetic resonance imaging (MRI) – A review. International Journal of Dental Clinics, 3(1), 65–70.
Latora, V., & Marchiori, M. (2001). Efficient behavior of small-world networks. Physical Review Letters, 87(19), 198701.
Mousley, A., Bethlehem, R. A., Yeh, F. C., & Astle, D. E. (2025). Topological turning points across the human lifespan. Nature Communications, 16(1), 10055.
Ordinola, A., Abramian, D., Herberthson, M., Eklund, A., & Özarslan, E. (2025). Super-resolution mapping of anisotropic tissue structure with diffusion MRI and deep learning. Scientific Reports, 15(1), 6580.

Yasemin Tekin
Yasemin Tekin
Yasemin Tekin, Koç Üniversitesi Psikoloji lisansının ardından Maastricht Üniversitesi’nde Gelişimsel Psikoloji yüksek lisansını tamamlamıştır. Akademik ilgi alanları bilişsel gelişim, yürütücü işlevler ve bilişsel psikoloji üzerine yoğunlaşmaktadır. Lisans eğitimi boyunca çeşitli laboratuvarlarda araştırma asistanlığı yapmış; Humanité Psikiyatri Tıp Merkezi ve Lape Psikiyatri Hastanesi'nde çocuk, ergen ve yetişkinlerle klinik gözlemler gerçekleştirmiştir. Prof. Dr. Hakan Türkçapar’dan Bilişsel Davranışçı Terapi 1. Modül eğitimini tamamlayan Tekin, hâlen Prof. Dr. Vahdet Görmez’den Çocuk ve Ergenlerde Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimi almaya devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar