Çarşamba, Mart 25, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Mükemmeliyetçiliğin Gölgesinde Bir Savunma Mekanizması: Erteleme Davranışı

Modern dünyada erteleme (prokrastinasyon), genellikle bir zaman yönetimi hatası veya tembellik olarak yaftalanır. Oysa karşımızdaki tablo çok daha karmaşıktır: Erteleme, genellikle zorlayıcı duygularla başa çıkmak için geliştirilmiş bir duygusal regülasyon başarısızlığıdır. Peki, neden zihnimiz bizi en çok önemsediğimiz hedeflerden uzaklaştırır?

Bir Hayatta Kalma Stratejisi Olarak Erteleme

Erteleme davranışı, bireyin sorumluluk alanlarının hemen her noktasında tezahür edebilir. Literatür, üniversite öğrencilerinin %95 gibi çarpıcı bir oranının bu döngüde olduğunu gösterirken; profesyonel iş yaşamında bu durum, kriz anlarında ve belirsiz süreçlerde de bir felç olma hali olarak karşımıza çıkar. Buradaki paradoks şudur: Kişi, görevin kendisinden değil, o görevin içinde barındırdığı yetersizlik hissiyle yüzleşmekten kaçınır. 20’li yaşlarda zirve yapan bu eğilim, öz-düzenleme becerileri geliştikçe azalsa da, kariyer basamaklarındaki her yeni meydan okuma bu mekanizmayı tekrar tetikleyebilir.

Kusursuzluk İllüzyonu: Mükemmeliyetçilik ve Korku

Mükemmeliyetçilik, dışarıdan bir başarı tutkusu gibi görünse de, özünde yıkıcı bir standartlar hapishanesidir. Birey, kendisine ulaşılması imkansız çıtalar belirlediğinde, hata yapma ihtimali bir felaket olarak algılanır. Eğer bir işi en iyi şekilde yapamayacağınıza inanıyorsanız, o işe başlamamak benliğinizi korumanın en kestirme yoludur. Başaramadım demenin yaratacağı ağır tahribat yerine, zamanım yetmedi bahanesine sığınmak, egoyu ayakta tutan sahte bir kalkandır. Özellikle otoriter aile figürleri veya yüksek eleştiriyle büyüyen bireylerde, bu performans-kaçınma yönelimi bir karakter örgüsü haline gelir.

Stratejik Geciktirme Mümkün mü?

Her erteleme eylemi patolojik değildir. Farkı yaratan, bireyin bu süreçteki kontrol algısıdır. İki tür ertelemeden bahsedilebilir:

  • Pasif Erteleme: Kaygı odaklıdır. Kişi niyet etse de harekete geçemez. Sonuç; stres, uykusuzluk ve kronik tükenmişliktir.

  • Aktif Erteleme: Stratejik bir karardır. Kişi, son teslim tarihinin yarattığı yüksek adrenalin ve baskı altında daha efektif çalıştığını bilir bu nedenle kendi isteğiyle erteler. Bu bir tercih olduğu için zihinsel esenliği tehdit etmez, aksine performansı optimize eder.

Döngüyü Kırmak: Bilişsel ve Davranışsal Müdahaleler

Mükemmeliyetçiliğin yarattığı o görünmez duvarı aşmak için daha çok çalışmak yetmez; yöntemi değiştirmek gerekir. Çünkü sorun çoğu zaman motivasyon eksikliği değil, zihinsel ve davranışsal süreçlerin kişinin aleyhine işlemesidir. Bu noktada müdahaleleri iki temel alanda ele almak gerekir: düşünce ve davranış.

Bilişsel Yeniden Yapılandırma

Ertelemenin merkezinde çoğu zaman katı ve gerçekçi olmayan inançlar bulunur. “Hata yapmamalıyım”, “Mükemmel olmalı”, “Başlamadan önce tamamen hazır olmalıyım” gibi düşünceler sorgulanmadan kabul edildiğinde, kişi fark etmeden başlamamayı seçer. Bu nedenle ilk adım, bu katı inançları daha esnek ve işlevsel alternatiflerle değiştirmektir. “Hata yapmamalıyım” şeklindeki katı inançları, “Hatalar, sürecin doğal birer veri kaynağıdır” esnekliğiyle değiştirmek, felç edici kaygıyı yönetilebilir bir seviyeye çeker. Düşünce esnedikçe, davranış için alan açılır.

Davranışa Geçişi Kolaylaştırmak

Zihinsel dönüşüm önemli olsa da tek başına yeterli değildir. Yeni düşünceyi destekleyecek somut davranış adımlarına ihtiyaç vardır. İşte bu noktada mikro-eylemler devreye girer.

Pomodoro Tekniği

Pomodoro Tekniği, özellikle dikkat süresini korumakta zorlanan ve görevleri sürdürülebilir hale getirmekte güçlük yaşayan kişiler için oldukça işlevsel bir yapı sunar. Bu teknik, çalışma süresini belirli aralıklara bölmeye dayanır: 25 dakika odaklı çalışma ve ardından 5 dakikalık kısa bir mola. Bu döngü genellikle dört kez tekrarlandıktan sonra daha uzun bir mola verilir. Bilişsel davranışçı açıdan bakıldığında bu yöntem, görevi sonsuz ve bitmeyecek bir yük olmaktan çıkarıp sınırlı ve yönetilebilir bir forma dönüştürür. Bu da beynin tehdit algısını azaltır ve kaçınma davranışını zayıflatır. Aynı zamanda her tamamlanan 25 dakikalık süre, küçük bir başarı deneyimi yaratarak davranışı pekiştirir ve kişinin “yapabiliyorum” algısını güçlendirir.

Eisenhower Matrisi

Ancak erteleme her zaman sadece başlamayla ilgili değildir; çoğu zaman nereden başlanacağını bilememekle ilgilidir. Yapılacaklar arasında kaybolan ve karar vermekte zorlanan kişiler için Eisenhower Matrisi oldukça etkili bir araçtır. Bu yaklaşımda görevler:

  1. Acil ve önemli → hemen yapılır

  2. Önemli ama acil değil → planlanır

  3. Acil ama önemsiz → mümkünse devredilir

  4. Ne acil ne önemli → listeden çıkarılır

Bu sistem, zihinsel karmaşayı azaltarak karar verme sürecini sadeleştirir. Çünkü ertelemenin önemli bir kısmı aslında karar yorgunluğu nedeniyle ortaya çıkar. Netlik arttıkça, davranışa geçmek kolaylaşır.

İlk Hamle İlkesi

Tüm bu yapıların içinde en kritik nokta ise başlamaktır. Zihnimiz genellikle tamamlanmamış işlere odaklanır (Zeigarnik Etkisi). Bu nedenle sadece 5 dakikalık bir başlangıç yapmak bile beklenenden çok daha güçlü bir etki yaratır. Bu teknik; başlama direncini düşürür, kaçınmayı kırar, çoğu zaman davranışın devam etmesini sağlar. Başlamak, çoğu zaman devam etmenin en güçlü tetikleyicisidir.

Ertesi Gün Sendromundan Çıkış

Tüm bu süreçlerin ortak noktası şudur: mükemmeliyetçilikten üretkenliğe geçiş. Kendi yüksek standartlarımızı insanileştirdiğimizde ve başlama eylemini bir başarı ölçütü haline getirdiğimizde, o meşhur “ertesi gün sendromu” yerini sürdürülebilir bir üretime bırakır. Unutmayın; en büyük projeler bile, korkuya rağmen atılan o ilk, küçük ve mükemmel olmayan adımla başlar.

Kaynakça

 Kandemir, M. (2014). A Model Explaining Academic Procrastination Behavior. Pegem Journal of Education & Instruction/Pegem Egitim ve Ögretim, 4(3). Özer, A., & Altun, E. (2011). Üniversite öğrencilerinin akademik erteleme nedenleri. Mehmet Akif Ersoy University Journal Of Education Faculty, 1(21), 45-72. Ekşi, H., & Dilmaç, B. (2010). Üniversite öğrencilerinin genel erteleme, karar vermeyi erteleme ve akademik erteleme düzeylerinin sürekli kaygı açısından incelenmesi. Journal of Uludag University Faculty of Education, 23(2), 433-450. Çelikkaleli, Ö., & Akbay, S. E. (2013). Üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranişi, genel yetkinlik inanci ve sorumluluklarinin incelenmesi. Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi, 14(2), 237-254.

Deniz Emektar
Deniz Emektar
Deniz Emektar, klinik psikoloji odağında akademik bilgi birikimi ile saha uygulamalarını bütüncül bir yaklaşımla birleştiren bir psikologdur. Çalışmalarında Bilişsel Davranışçı Terapi başta olmak üzere kanıta dayalı modern terapi yaklaşımlarını esas almakta; bireysel duygu, düşünce ve davranış örüntüleri, psikolojik dayanıklılık ve toplumsal ruh sağlığı ekseninde analizler üretmektedir. Sivil toplum projelerinde eğitmen ve saha uygulayıcısı olarak aktif görev almakta; mesleki üretiminde bilimsel bilgiyi etik ilkelere bağlı, anlaşılır ve nitelikli bir dille aktarmayı önemsemektedir. Yazılarında psikolojik farkındalığı derinleştirmeyi, okurda düşünsel dönüşüm ve içgörü oluşturmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar