Çocukların duygusal ve sosyal gelişimlerini anlamak, yetişkinlerin alışık olduğu sözel iletişimin ötesine geçen özel bir yaklaşım gerektirir. Çünkü çocuklar çoğu zaman duygularını, korkularını, kaygılarını veya karmaşık yaşantılarını kelimelerle ifade edecek bilişsel olgunluğa sahip değildir. Oyun ise onlar için hem doğal hem de güvenli bir ifade alanıdır. Bu nedenle çocukların iç dünyasını anlamak söz konusu olduğunda, oyun yalnızca bir eğlence aracı değil; aynı zamanda duygusal düzenleme, sembolik iletişim ve kendini ifade etme biçimi hâline gelir.
Deneyimsel Oyun Terapisi (DOT), bu anlayışın üzerine inşa edilmiş; hümanist psikolojinin kabul, empati ve bütüncül insan anlayışıyla şekillenmiş bir yaklaşımdır. Byron ve Carol Norton tarafından geliştirilen bu model, çocuğun içsel deneyimlerine saygı duyan, onu hazır olduğunda ortaya çıkmaya davet eden ve kendi oyun dilinde iyileşmesini destekleyen bir çerçeve sunar. Deneyimsel Oyun Terapisi, günümüzde hem klinik uygulamalarda hem de akademik çalışmalarda çocuklarla derin bir bağ kurmayı sağlayan etkili bir yöntem olarak kabul edilmektedir.
Deneyimsel Oyun Terapisinin Temel Yaklaşımı
DOT, çocuğun oyun aracılığıyla kendini doğal biçimde ifade etmesine imkân tanır ve terapistin bu sürece eşlik etmesini esas alır. Çocuk semboller, figürler, hikâyeler ve rol oyunları kullanarak bilinçdışı çatışmalarını, kaygılarını ve ihtiyaçlarını görünür kılar. Terapist, oyuna direkt yön vermek yerine çocuğun dünyasına katılır; onun temposunu, duygularını ve oyun içindeki seçimlerini takip eder.
Bu yaklaşım, davranış odaklı müdahalelerden farklı olarak çocuğun “yaptığını” değil “deneyimlediğini” merkeze alır. Terapist; yargılamayan, koşulsuz kabul gösteren ve güvenli bir alan sağlayan bir duruşla çocuğun duygusal temas kurmasını kolaylaştırır. DOT’un felsefesine göre çocuk, oyun sırasında yaşantısal bir içsel bütünleşme yaşar; duygularını tanır, ifade eder ve düzenler. Böylece iyileşme, davranış değişikliğinden önce duygusal düzeyde gerçekleşir.
Çocuk Psikolojisinde Deneyimsel Oyun Terapisi
Travma, kaygı, okul sorunları, uyum güçlükleri, kardeş kıskançlığı, davranış problemleri ve aile içi çatışmalar gibi yaşam olayları çocuklar için çoğu zaman yönetilmesi zor duygular yaratır. Bu durumlarda sözlü terapi yöntemleri çocuklar için yeterli olmadığı gibi onları baskı altına da alabilir. Bu nedenle çocuk terapisi kapsamında Deneyimsel Oyun Terapisi özellikle etkili bir yöntem olarak öne çıkar.
Çocuk oyun sırasında hissettiği saldırganlığı figürlerle dışsallaştırabilir, korkularını maket evlerde canlandırabilir, kaygılarını resimle ifade edebilir veya kontrol hissini yeniden kazanmak için oyun içinde güç rollerine bürünebilir. Bu süreçte terapist, çocuğun yaşadığı duygusal deneyimleri fark etmesini destekler. DOT’un en önemli katkılarından biri, çocukların kendi duygusal düzenleme becerilerini deneyim yoluyla geliştirmelerini sağlamasıdır.
Alan yazını, oyun terapisinin çocukların davranışsal ve duygusal problemlerinde belirgin iyileşmeler sağladığını göstermektedir (Landreth, 2012). Deneyimsel Oyun Terapisi, yalnızca semptomları azaltmayı değil; çocuğun kendilik algısını güçlendirmeyi ve duygusal esnekliğini artırmayı amaçlar. Bu yönüyle gelişimsel açıdan koruyucu ve destekleyici bir yaklaşım sunar.
Uygulama Alanları ve Esnek Yapı
DOT, çocuğun bireysel ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen esnek bir terapi modelidir. Klinik psikoloji, özel eğitim, okul psikolojik danışmanlığı ve rehberlik merkezleri gibi birçok ortamda uygulanabilir. Travma yaşamış çocuklar, boşanma sürecindeki ailelerin çocukları, sosyal beceri güçlüğü yaşayanlar veya davranış problemleri olan çocuklar için etkili bir yöntem olduğu sıkça vurgulanmaktadır.
Terapist, çocuk için zengin bir oyun materyali alanı sunar; figürler, kuklalar, ev setleri, kum tepsisi, sanat materyalleri ve tematik oyuncaklar çocuğun kendini ifade etmesini kolaylaştırır. Çocuk oyun sırasında seçim yapar, yaratır, tekrar eder ve düzenler. Norton’ların yaklaşımına göre bu döngü, duygusal iyileşmenin kendisidir. Çocuk, oyun aracılığıyla içsel kaosunu düzenleyebilir, güçlenebilir ve yeni başa çıkma yolları geliştirebilir.
DOT’un terapötik gücü, hem yapılandırılmış hem de çocuğun spontane deneyimini destekleyen bir alan yaratmasından gelir. Bu yönü, yöntemin farklı kültürlerde ve klinik sorun alanlarında başarılı şekilde uygulanmasına olanak tanır.
Terapist–Çocuk–Ebeveyn İşbirliği
Deneyimsel Oyun Terapisi, sadece çocukla terapist arasında geçen bir ilişki değildir; ebeveynlerin sürece dâhil edilmesi terapinin önemli bir bileşenidir. Ebeveynler, çocuklarının duygusal dünyasını anlamada ve ev ortamını destekleyici hâle getirmede kritik rol oynar.
Terapist, ebeveynlere çocuğun yaşadığı duygusal süreçleri, oyun sırasında ortaya çıkan temaları ve evde nasıl destekleyici bir tutum geliştirebileceklerini öğretir. Bu işbirliği, çocuğun güven duygusunu artırdığı gibi terapi kazanımlarının günlük yaşama taşınmasını ve kalıcı olmasını da sağlar. DOT’un bütüncül yapısı, ebeveynleri sürece dahil ederek çocuğun çevresel destek sistemini de güçlendirir.
Sonuç
Deneyimsel Oyun Terapisi, çocukların iç dünyasına sessiz, doğal ve etkili bir şekilde erişmeyi sağlayan güçlü bir klinik yaklaşımdır. Oyun aracılığıyla duyguların dışavurumu, travmaların yeniden işlenmesi, ilişkisel temaların görünür olması ve duygusal düzenlemenin gelişmesi mümkün hâle gelir. DOT’un hem hümanist temelli oluşu hem de deneyimsel sürece verdiği önem, çocuğun kendi iyileştirici potansiyelini ortaya çıkarmasını sağlar.
Terapist rehberliği ve ebeveyn işbirliğiyle, çocukların psikolojik esnekliği artar ve duygusal bütünlükleri güçlenir.
Kaynakça
Akın, A., & Batık, M. (2015). Çocuk ve ergen psikolojisi bağlamında oyun terapisi. Türk Psikoloji Dergisi, 30(74), 45–61.
Landreth, G. L. (2012). Play Therapy: The Art of the Relationship. Routledge.
Norton, B., & Norton, C. (2010). Experiential Play Therapy: Theoretical Foundations and Clinical Applications. W. W. Norton.


