Cumartesi, Şubat 7, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Gece Zihni: Karanlıkta Derinleşen Algımız Gerçek Mi, Yanılsama Mı?

Gündüzleri normal, sıradan ve mesafeli hissettiğimiz olaylar, gece olduğunda birden duygusal ağırlık kazanır. Sessizlik çöker, uyku yaklaşır, görsel uyaranlar azalır ve dış dünyanın sesi kısılır. O anda yaşadıklarımız daha gerçek, daha yoğun, daha derin gelir. Birçok insan gece olduğunda hislerinin keskinleştiğini ve algısının sanki başka bir bilince geçtiğini ifade eder. Peki bunun nedeni ne? Beynimiz gece farklı mı çalışıyor? Yoksa bu sadece bir illüzyon mu?

Duyusal Uyarımların Azalması ve iç Dünya ile Başa Baş Kalmak

Gündüzleri çevremiz duyusal bombardımandadır: ışık, işitsel uyaranlar, hareket, konuşmalar, bildirimler, zihinsel görevler… Bu yoğunlukta beynin dış dünyaya ayıracak bir işlem gücü vardır. Ancak gece olunca; ışık azalır, ortam sessizleşir, insanlar çekilir ve sosyal beklentiler durur.

Ve beyin dış dünyadan iç dünyaya döner. Bu, zihinsel projektörün dıştan içe çevrilmesi gibidir. Dış uyaran azaldığında, iç ses daha yüksek duyulur. Bu nedenle gece hislerimiz, anılarımız ve düşüncelerimiz daha gerçekmiş gibi görünür.

Melatonin ve Duygusal Filtrelerimizin Gevşemesi

Gece karanlığında melatonin salgılanır. Bilimsel literatürde melatonin sadece uyku hormonu olarak değil, aynı zamanda zihnin hafıza ve duygusal süreçlerini düzenleyen bir kimyasal olarak da görülür. Melatonin arttıkça dikkat dış dünyadan içe kayar. Bu durum; geçmiş anıları canlandırır, duygusal düşünceleri güçlendirir ve zihinsel imgeleri yoğunlaştırır. Gündüz rasyonel olan zihin, gece duygusal bir merceğe geçer.

Yalnızlık Yanılgısı ve “Ben Merkezli Algı”

Gece çoğunluk uyuduğunda, kişi dünyanın sessizleştiğini hisseder. Bu psikolojik olarak şunu yaratır:

“Şu an tek gerçek olan benim içimden geçenler.”

Gece yaşadığımız duygu ve düşüncelerin bize daha gerçek gelmesinin nedeni budur. Çünkü onları çürütecek bir sosyal etkileşim yoktur. Konuşacak biri yoktur. Mesaj atıp anında yanıt alınamaz. İç sesle baş başa kalınır.

Beynin Varsayımsal Düşünme Modu (Default Mode Network)

Default Mode Network (DMN), beynin serbest dolaşımda olduğu, çağrışım halinde düşündüğü bir bilinç durumudur. Bu mod genelde; yatmadan önce, uykudan hemen önce, boş boş bakarken ve karanlıkta düşünürken aktifleşir.

Bu mod, gündüz bilişsel kontrolümüzün sahip olduğu sert filtreleri devre dışı bırakır. Böylece gece gelen düşünceler; spontane, duygusal ve bağlantısal hale gelir. Bu yüzden gece kurulan cümleler farklıdır: “Bunu ona söylemeliydim.”, “Aslında bana ne kadar dokundu.”, “Ya gerçekten böyle hissediyorsa?”. Gündüz beynimiz mantıklı ve dengeli, gece beynimiz derin ve sorgulayıcıdır.

Zihinsel Gerçeklik Duygusu (Phenomenal Reality)

Gecenin sessizliğinde yaşanan düşünceler daha çok “şimdi ve buradalık” hissi taşır. Yani o anda düşündüklerin sadece düşünce değil, gerçekmiş gibi gelir. Bu fenomen psikolojide “phenomenal reality” olarak adlandırılır. Gece zihni, düşünceyi olaylaştırır; duyguyu gerçeklik boyutuna yükseltir.

Sonuç

Gece yaşadıklarımızın daha gerçek olduğuna dair his, bir yanılsama değildir; beynin bilişsel çalışma biçiminden kaynaklanan psikolojik bir gerçekliktir. Dış dünyanın azalması, melatoninin etkisi, DMN’in etkinliği ve iç sesimizin yükselmesi, algımızı derinleştirir. Bu yüzden gece zihnimiz bize farklı bir bilinç boyutu sunar – sanki karanlıkta dünyayla değil, kendimizle yüzleşiriz.

Gündüz rasyonel olan biz, gece duygusal olan biz ile yer değiştirir. Bu iki bilinç durumu aslında birbirini tamamlar. Biri dünyaya, diğeri iç dünyaya bakmak içindir. İkisi birleştiğinde, kişinin hem çevresini hem kendini anlaması mümkün olur.

İclal Pakır
İclal Pakır
İclal Pakır, İstanbul’da psikoloji lisans eğitiminin üçüncü sınıfında olup psikofarmakoloji, MMPI, bilişsel davranışçı terapi (BDT), klinik görüşme teknikleri gibi alanlarda sertifikalı eğitimler almıştır. Psikolojiye, insan davranışlarının ardındaki duygusal ve bilişsel süreçleri anlama tutkusu ile yaklaşmaktadır. Yazılarında suçun psikolojik temelleri, kişilik yapıları, içsel çatışmalar, bağlanma, duygusal yaralar ve görünmeyen nedenler gibi temalara odaklanmaktadır. Psikolojiyi herkes için anlaşılır kılarken insan davranışlarının ardındaki karmaşık nedenleri keşfetmeyi amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar