Cumartesi, Mart 28, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Aşk Acısı Çekenlerin Yaşadıkları: Unutmak mı Zor, Kabullenmek mi?

Unutmak Neden Zor?

Yaşanan birçok ilişkide insanlar ayrılmayla başa çıkmakta zorlanır. Alıştığı birinden, onunla olan anıları hatırlar. Çünkü beynimiz unutmak için değil hatırlamak üzerine programlıdır. Bu anılar güçlü kodlanır ve en küçük anı, hediye, olay ve karşılaşmada tetiklenir. Bu yüzden daha zor silinir. Özellikle ilk aşk ve travmatik ayrılıklar daha kalıcıdır. Unutamamanın sebebi beyninin o kişiyi silmek istememesi ve hatırlatan tetikleyicilerin olması (şarkı, mesaj, mekân). Bu yüzden insanların çoğu şunu söyler: ‘’Ben unutmuştum aslında ama her şey geri geldi.’’

Unutmak için Yapılacaklar:

  • Tetikleyicileri azaltmak: Beyin görmediği şeyi zamanla eksiltir. (Eski fotoğrafları silmek, ortak şarkıları dinlememek)

  • Yeni hobiler: Yeni arkadaşlıklar, yeni aktiviteler yapmak sürekli düşünceleri azaltır ve odağını farklı ortamlara yöneltir.

  • Spor, egzersiz, yoga, meditasyon: Bedenin hareket etmesini sağlamak dopamin ve seratonin arttıracağı için ‘yoksunluk hissini’ azaltacaktır.

  • Terapi: Güvendiğin biriyle konuşmak, kendini yüksek sesle duymanı sağlar. Sürecin farkına varıp ‘unutmalıyım’ diye kendini zorlamak yerine akışına bırakmak kendine farkındalık kazandırır.

Kabullenmek Neden Daha Zor Hissedilir?

Kabullenmek ise bitti ve tekrarı olmayacak demektir. Burada ego devreye giriyor. Hala bir umut olarak bakılan belirsiz olan ilişkilerde ‘’belki barışabiliriz’’, ‘’belki ben fazla büyüttüm’’, ‘’belki oda hala seviyor’’, ‘’mesaj atmalıyım’’ gibi ihtimalleri ve tesadüflere olumlu yanından bakıyor. Zihinde kabul etmek kolay olsa da kalpten kabul etmek daha zordur. Çünkü kesin olarak birini kaybetmek, belirsizlikten daha acı vericidir.

Kabullenmek için Yapılacaklar:

  • Gerçeklerle yüzleşmek: ‘’Bitti ve hayatıma devam edeceğim.’’

  • Gerçekleri analiz etmek: ‘’Gerçekten sağlıklı bir ilişki miydi? Kendimi saklamak zorunda mıydım? yoksa kendim miydim? ‘’ Çünkü beyin iyi anıları hatırlamaya meyillidir. Bu yüzden o ilişkinin artılarını ve eksileri not almak kabul etmeyi sağlar.

  • Bağlantı kurmamak: Sosyal medya, ortak mekanlar, ortak arkadaşlarla yapılan konuşmalar hala temasın olduğunu gösterir.

  • Duyguları bastırmamak: ‘’Sürekli güçlüyüm, ağlamamalıyım’’ yerine hissetmeye izin vermek, üzülmek normaldir ve süreci kolaylaştırır.

Kabullenmenin Zor Olmasının Sebepleri:

  • İnkâr evresi: Ayrılmayı kesin olarak görmemek, ‘’biz barışacağız, o geri dönecek, biz ayrılmadık, hayır bitmedi’’ gibi düşünceler.

  • Kontrol kaybı: Ayrılmayı kabul etmeden önce yapılan davranışlar: Sürekli sosyal medya hesaplarını kontrol etmek, onun ne yaptığını, nereye gittiğini, kimlerle konuştuğunu veya buluştuğunu merak etmek (karşı tarafı taciz etme noktasına kadar gelebilir.) En sonunda da insanlar kontrol edemedikleri şeyleri kabul etmekte zorlanır.

  • Bağlanma sistemi: Özellikle çocuklukta da anneden ve babadan ayrılmakta zorlanan çocuklarda daha sık görülür. Çünkü yakınında hissettiği kişilerle güçlü bağ kuran kişilerde, romantik ilişkilerinde de ayrılmak daha sıkıntılı süreçtir.

  • Ego ve umut: ‘’Ben onun için neler yaptım, benden vazgeçemez, benden başka kimseyi sevemez veya ben bu kadar sevmişken o beni terk edemez’’ gibi egosuna yenik düşen bireyler ayrılığı kabul etmez.

Beynimiz Nasıl Çalışır?

Aşk sırasında hissedilen yoğun duygular ve hisler aslında kişide bağımlılık oluşturur. Yani dopamin (ödül hormonu) ve oksitosin (bağlanma hormonu) artıyor. Ayrılık yaşandığında ise tıpkı madde bağımlılıklarında görülen ‘’ yoksunluk ‘’ bedeni sarıyor. O kişiyi düşünmek, fotoğraflara bakmak, eski mesajları okumak gibi anımsatıcılar daha da unutmayı zorlaştırır fakat kişide geçici rahatlama sağlar ve hayal kurmayı devam ettirir. Beynimizde onu düşün ve kendini iyi hisset eşitliğini kodlamayı öğrenir.

O Kişiyle Olan Hikâyeyi Bırakmak:

Asıl en zor olan kısımdır. Gelecek senaryoları, birlikte kurulan hayaller, umutlar ve beklentileri bırakmak kişiyi yorar. Aslında sadece o insanı değil, onunla hissettiği kendini, hisleri ve hikâyeyi de kaybediyorsun. Bu yüzden aşk acısı yas sürecine benzer. Bireyin inkâr etmesi, öfke göstermesi, bir şans daha istemesi, keşke böyle olsaydı düşünceleri, depresyon ve sonunda bittiğini kabul edip kendi hayatına odaklanması olarak süreç tamamlanır.

Özetle

Unutmak zor, çünkü beyin hatırlamaya programlıdır ve zaman ister ama kabullenmek daha zor, çünkü kalp ve ego gerçeği reddeder, cesaret göstermek gerekir. Bu yüzden çoğu insan unutmaya çalışır ama iyileşme aslında kabullenmeyle başlar. Çünkü kabullenme iyileşmenin başlangıcıdır, bağı koparır ve zihnini başka şeylerle doldurur. Aklına gelse bile canını yakmadığında bu ayrılıkla başa çıktığını gösterir. Kabullenmeyen biri ise yıllarca, anılarla yaşamaya devam eder, aynı döngü içinde kendini kaybeder.

Ümmü Nur Nizam
Ümmü Nur Nizam
Ben Ümmü Nur Nizam. Uluslararası Final Üniversitesi Psikoloji (İngilizce) Bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. Psikoloji eğitimimi sürdürürken, edindiğim teorik bilgileri pratikle desteklemeye ve kendimi mesleki açıdan sürekli geliştirmeye özen gösteriyorum. Aynı zamanda hem insan ilişkileriyle hem de psikoloji bilgimi entegre ederek Halkla İlişkiler alanında önlisansıma devam ediyorum. Psikolojiye ilgimi yalnızca akademik alanda değil, aynı zamanda içerik üretimi ve yazı yoluyla da ifade ediyorum. Sosyal medyada psikoloji, insan ilişkileri ve kişisel gelişim temalı içerikler üretiyor;paylaşımlarımı araştırmaya dayalı, anlaşılır bir çerçevede hazırlamaya çalışıyorum. Bunun yanında Typelish platformunda 6 ay boyunca içerik yazarı olarak psikoloji alanında yazılar yazdım. Psikoform ekibinde yer alarak psikoloji alanındaki güncel konuların bir parçası olmayı, üretken bir ekip içinde öğrenmeyi ve kendimi geliştiriyorum. Aynı zamanda BDT yaklaşımıyla Akademya’da aktif staj sürecindeyim, psikoloji alanında gözlem yapma, uygulamaya dair deneyim kazanma ve mesleki sorumluluk bilincimi güçlendirme fırsatı buluyorum. Genç Psikologlar Meclisi öncülüğünde BDT, psikanalitik terapi, Gottman çift terapisi gibi birçok çevrimiçi eğitime ve kursa katıldım. Çeşitli platformlar ve çevrimiçi öğretim sitelerinden de eğitimler almaya devam etmekteyim. Öğrenmeye açık, sorumluluk sahibi ve disiplinli bir psikolog adayı olarak; hem akademik hem de kişisel gelişimime katkı sağlayacak deneyimlerin içinde yer almayı önemsiyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar