<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Zeynep Yaren Memiş &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/zeynep-yaren-memis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 May 2026 21:19:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Zeynep Yaren Memiş &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ödülün sessiz cezası</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/odulun-sessiz-cezasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=odulun-sessiz-cezasi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/odulun-sessiz-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Yaren Memiş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2026 21:00:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Davranış Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=36566</guid>

					<description><![CDATA[Ödül, genellikle olumlu bir motivasyon aracı olarak algılansa da, psikoloji alanındaki birçok yaklaşım, ödülün birey üzerinde görünenden daha karmaşık etkiler yarattığını öne sürmektedir. Davranışın sürekli olarak ödülle desteklenmesi, kişinin içsel motivasyonunu zamanla zayıflatarak olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bireyler, özgür iradeleriyle seçtikleri ve anlam yükledikleri işleri yüksek bir iç motivasyonla yaparken, dış etkenler tarafından yönlendirilen ya da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ödül, genellikle olumlu bir motivasyon aracı olarak algılansa da, psikoloji alanındaki birçok yaklaşım, ödülün birey üzerinde görünenden daha karmaşık etkiler yarattığını öne sürmektedir. Davranışın sürekli olarak ödülle desteklenmesi, kişinin içsel motivasyonunu zamanla zayıflatarak olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bireyler, özgür iradeleriyle seçtikleri ve anlam yükledikleri işleri yüksek bir iç motivasyonla yaparken, dış etkenler tarafından yönlendirilen ya da bir ödül karşılığında gerçekleştirilen davranışlar dış motivasyona bağımlı hale gelir. Bu durum, ödül ortadan kalktığında davranışın da sona ermesine neden olur. Edward Deci ve Richard Ryan’ın geliştirdiği Öz Belirleme Kuramı’na göre, bireylerin güçlü ve kalıcı bir motivasyon geliştirmeleri için kendi davranışları üzerinde özgür hissetmeleri gerekmektedir. Davranış sürekli ödülle yönlendirildiğinde, birey yaptığı davranışın kontrolünün kendi elinde olmadığını hisseder ve üzerinde baskı hisseder. Bu durum, zamanla içsel motivasyonu olumsuz yönde etkiler. Birey, işi sevdiği için yapmak yerine, karşılığında elde edeceği ödül için yapmaya başladığında davranışın sebebi değişir.</p>
<p>Ödül, yalnızca çocuk yetiştirmede kullanılan bir yöntem olarak kalmayıp, yetişkin iş hayatında da sıkça görülmektedir. Örneğin, bir çalışan başlangıçta yaptığı işi sevdiği ve üretmekten keyif aldığı için yüksek motivasyonla çalışabilir. Ancak, zamanla performansı prim ve maaş artışı gibi ödüllerle belirlenmeye başlandığında motivasyon sebebi değişebilir. Kişi artık işi sevdiği için değil, ödüle ulaşabilmek için çalışmaya başlar. Bir süre sonra sunulan ödül kaldırıldığında ya da beklenen ödül gelmediğinde motivasyon ciddi şekilde azalabilir. Çünkü davranışın merkezine işin kendisi değil, ödül yerleşmiştir. Lepper, Greene ve Nisbett’in yaptığı araştırmada da bu durum kanıtlanmıştır. Resim yapmayı seven çocuklara çizim karşılığında ödül verilmiş, ancak ödül ortadan kaldırıldığında çocukların resim yapmaya olan ilgisinin belirgin şekilde azaldığı gözlemlenmiştir. Araştırma, ödülün bireyin ilgisini ve içsel motivasyonunu zamanla azaltabileceğini ortaya koymuştur. Aileler çoğu zaman çocuklarını motive etmek amacıyla ödüle başvurur. Ancak ödül vaat edildiği anda görünmez bir baskı oluşur. Çocuk ödüle ulaşamadığında, ödülü kaybetmenin yanı sıra; başarısızlık, ailesinin beklentisini karşılayamama ve yetersizlik hissine kapılabilir. Böylece olumlu bir yöntem olarak nitelendirilen ödül, fark edilmeden psikolojik bir cezaya dönüşebilir.</p>
<p>Ödül ve ceza, birbirinin zıttı kavramlar olarak düşünülse de aslında her ikisi de bireyin davranışını kontrol etme üzerine kuruludur. Cezada korku ön plana çıkarken, ödülde kaybetme kaygısı vardır. Her iki durumda da birey davranışı özgür iradesiyle değil, dışarıdan gelen bir yönlendirmeyle gerçekleştirir. Ödül sistemi kısa vadede etkili gibi görünse de zamanla etkisini kaybedebilir. Çünkü beyin sürekli tekrar eden ödüle alışır ve başlangıçta oluşan heyecan giderek azalır. Bir süre sonra aynı ödül yeterli gelmez; her seferinde daha farklı, daha büyük ya da daha dikkat çekici ödüller sunulması beklenir. Bu sebeple ödül, sürdürülebilir bir motivasyon yöntemi olmaktan çıkarak sürekli artan beklentiler oluşturur. Ödül sisteminin en belirgin sonuçlarından biri de sorumluluk bilincinin azalmasıdır. Sürekli ödülle yönlendirilen çocuk, zamanla zaten görevi olan davranışlar için bile ödül beklentisi içinde olabilir. Örneğin, odasını toplamak veya ders çalışmak gibi sorumluluklarını yerine getirmesi gereken davranışlarda, içsel bir sorumluluk yerine “karşılığında ne alacağım?” düşüncesi kendini gösterir. Böylece davranışın amacı görev bilincinde olmaktan çıkar ve ödüle ulaşmak temel amaç haline gelir. Aynı zamanda ödül, davranışın doğal tatminini geri plana atar. Kontrol edildiğini hisseden birey, zamanla özgürlük hissini kaybederek kısıtlanmış hissedebilir. Bu durum kaygı, baskı ve yetersizlik duygularını beraberinde getirebilir. Ayrıca ödülün oluşturduğu stres, performansı artırmak yerine azaltabilir. Normal koşullarda rahatlıkla yapılabilecek bir işi ödülü kazanma kaygısıyla daha stresli bir şekilde yapabilir. Bu durum, yetişkinler için de geçerlidir. Sürekli performans baskısı altında çalışan bireyler, hata yapmaktan korkarak yaratıcı düşünmekten uzaklaşır ve zamanla tükenmişlik hissi yaşayabilir.</p>
<p>Kısacası, ödül, motive eden masum bir araç olarak görülse de bireyin davranışını yöneten görünmez bir baskıya dönüşebilir. Birey, yaptığı şeyi gerçekten istediği için mi yoksa ödülü kaybetmemek için mi yaptığının farkında olmadan davranışı gerçekleştirebilir. Tam olarak bu noktada ödül ve ceza arasındaki çizgi giderek belirsizleşir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/odulun-sessiz-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
