<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Yağmur Durkut &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/yagmurdurkut/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Oct 2025 22:03:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Yağmur Durkut &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklarda Sınırlar: Sevgiyle Rehberlik Etmek</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-sinirlar-sevgiyle-rehberlik-etmek/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocuklarda-sinirlar-sevgiyle-rehberlik-etmek</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-sinirlar-sevgiyle-rehberlik-etmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağmur Durkut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 21:00:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=16681</guid>

					<description><![CDATA[Ebeveynlik, sevgi ve sorumluluk arasında hassas bir dengedir. Bir yandan çocukların özgürce gelişmelerini isteriz, diğer yandan onları korumak ve yönlendirmek isteriz. İşte “disiplin” tam da bu denge noktasında devreye girer. Disiplin, çoğu zaman ceza ya da otoriteyle karıştırılsa da aslında çocuğu cezalandırmak değil, ona doğruyu öğretmek anlamına gelir. Disiplinin temel amacı, çocukları korumak, hayatta mantıklı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="376" data-end="960">Ebeveynlik, <strong data-start="388" data-end="397">sevgi</strong> ve <strong data-start="401" data-end="415">sorumluluk</strong> arasında hassas bir dengedir. Bir yandan çocukların özgürce gelişmelerini isteriz, diğer yandan onları korumak ve yönlendirmek isteriz. İşte “disiplin” tam da bu denge noktasında devreye girer. Disiplin, çoğu zaman ceza ya da otoriteyle karıştırılsa da aslında çocuğu cezalandırmak değil, ona doğruyu öğretmek anlamına gelir. Disiplinin temel amacı, çocukları korumak, hayatta mantıklı seçimler yapabilmeleri için bilgilendirmek ve davranışlarının uzun vadeli sonuçlarını düşünmelerini sağlamaktır (Solter, 2017; aktaran Köçer &amp; Çınar, 2021).</p>
<p data-start="962" data-end="1332">Gerçek <strong data-start="969" data-end="981">disiplin</strong>, çocuğun kendi davranışlarını dış denetime gerek kalmadan düzenleyebilmesini sağlar. Yani çocuk, yanında ebeveyni olmadan da kurallara uyabiliyorsa, kendi davranışlarını dengeleyebiliyorsa, özdenetim becerisi kazanmış demektir. Bu beceri, ileriki yaşamda <strong data-start="1237" data-end="1259">sorumluluk bilinci</strong>, <strong data-start="1261" data-end="1287">problem çözme yeteneği</strong> ve <strong data-start="1291" data-end="1310">iç motivasyonun</strong> temelini oluşturur.</p>
<p data-start="1334" data-end="2075">Ne yazık ki birçok ebeveyn, disiplin denildiğinde aklına “ödül” ve “ceza” kavramlarını getirir. Ancak ebeveynlikte disiplinin en önemli unsurlarından biri <strong data-start="1489" data-end="1498">sevgi</strong>dir ve sevgi, çocuğun her istediğini yapmak anlamına gelmez. Gerçek sevgi; çocuğun gelişimi için net, açık ve tutarlı <strong data-start="1616" data-end="1628">sınırlar</strong> koymayı gerektirir. Çünkü sınırlar, çocuğun özgürlüğünü kısıtlamaz, aksine güvenli bir alan yaratır. Tahmin edilebilir bir yapı, çocukta “dünya güvenli bir yerdir” duygusunu güçlendirir. Sınırları olmayan çocuklar yönsüz hisseder; bu da stres ve tepkisellik yaratır. Sınırlar ise çocuğa kendini güvende hissettirir, özgüvenini ve sorumluluk bilincini besler (Yavuz, 2016; Eriş, 2019; Nelsen vd., 2019; Oskay, 2020; aktaran Köçer &amp; Çınar, 2021).</p>
<h2 data-start="2082" data-end="2141"><strong data-start="2085" data-end="2139">Disiplinin Uygulanma Biçimi ve Ödül–Ceza Yaklaşımı</strong></h2>
<p data-start="2143" data-end="2595"><strong data-start="2143" data-end="2157">Disiplinin</strong> nasıl uygulandığı da bu süreçte büyük önem taşır. Davranışsal psikolojiye göre ödül ve ceza, farklı görünümlerine rağmen aynı öğrenme modeline dayanır. “Bunu yaparsan ödül alırsın” diyen ebeveyn ile “Bunu yapmazsan ceza alırsın” diyen ebeveyn aslında benzer bir sistem kullanır (Jakešová &amp; Slezáková, 2016; Kohn, 2019; Bolat, 2020; aktaran Köçer &amp; Çınar, 2021). Her iki durumda da çocuk, davranışını dışsal bir karşılığa göre düzenler.</p>
<p data-start="2597" data-end="3002">Bu yaklaşım kısa vadede işe yarayabilir; ancak uzun vadede çocuğun içsel motivasyonunu ve isteğini zedeler. Çünkü ödül, sevgiyi bir koşula dönüştürür. Mesaj farkında olmadan “iyi olursam sevilirim” biçiminde algılanabilir (Kohn, 2019; Solter, 2020; aktaran Köçer &amp; Çınar, 2021). Pek çok ebeveyn bu niyetle davranmaz; ama önemli olan ebeveynin ne hissettiği değil, çocuğun sevgiyi nasıl deneyimlediğidir.</p>
<p data-start="3004" data-end="3412">Bu noktada ödülün görünürde olumlu olmasına rağmen, çocuk açısından <strong data-start="3072" data-end="3089">koşullu sevgi</strong> mesajı taşıdığı unutulmamalıdır. Çocuk, ebeveynin sevgisini yalnızca belirli bir davranış sergilediğinde hak ettiğini düşünmeye başlayabilir. Oysa gerçek sevgi koşulsuzdur; çocuklar, ebeveynlerinin sevgisini kazanmak için değil, onların sevgisi sayesinde büyürler (Kohn, 2019; Solter, 2020; aktaran Köçer &amp; Çınar, 2021).</p>
<h2 data-start="3419" data-end="3468"><strong data-start="3422" data-end="3466">Sınırlar Koyarken İlişkiyi Merkeze Almak</strong></h2>
<p data-start="3470" data-end="3879">Ebeveynler <strong data-start="3481" data-end="3490">sınır</strong> koyarken, çocukla ilişkiyi merkeze almalıdır. “Dişlerini fırçala” demek sadece bir komut verir; ama “Haydi birlikte dişlerimizi fırçalayalım” demek, çocuğu sürecin bir parçası yapar. Böylelikle çocuk, emir almak yerine <strong data-start="3710" data-end="3732">iş birliği kurmayı</strong> öğrenir (Gordon, 2015; aktaran Köçer &amp; Çınar, 2021). Bu yaklaşım, çocuğun <strong data-start="3807" data-end="3830">içsel motivasyonunu</strong> destekler ve ebeveyn–çocuk bağını güçlendirir.</p>
<p data-start="3881" data-end="4237">Disiplin, bir kontrol biçimi değil, <strong data-start="3917" data-end="3940">rehberlik biçimidir</strong>. Çocuğun davranışını bastırmak değil, bilincini şekillendirmeyi hedefler. <strong data-start="4015" data-end="4044">Sevgiyle çizilen sınırlar</strong>, çocuğun kendine ve başkalarına saygı duyan, sorumluluk sahibi, özdenetimli bir birey olarak yetişmesini sağlar. Gerçek disiplin, dıştan gelen baskıyla değil, içten gelen dengeyle öğrenilir.</p>
<h2 data-start="4244" data-end="4300"><strong data-start="4247" data-end="4298">Ebeveynler Sınır Koyarken Nelere Dikkat Etmeli?</strong></h2>
<p data-start="4302" data-end="4699">Her şeyden önce <strong data-start="4318" data-end="4332">tutarlılık</strong> çok önemlidir. Çocuğun hangi durumda neyle karşılaşacağını öngörebilmesi, ona güven duygusu kazandırır. Ayrıca sınırlar, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmalıdır. Örneğin, “Odanı her zaman tertemiz tut” demek yerine, “Yatmadan önce oyuncaklarını sepete koyabilir misin?” gibi net ve ulaşılabilir sınırlar belirlemek, çocuğun <strong data-start="4668" data-end="4686">başarı hissini</strong> destekler.</p>
<p data-start="4701" data-end="4996">Ebeveynin rolü, <strong data-start="4717" data-end="4734">cezalandırıcı</strong> değil <strong data-start="4741" data-end="4751">rehber</strong> olmalıdır. Çocuk bir hata yaptığında “Bunu neden yaptın?” demek yerine “Şimdi ne yapabiliriz, nasıl düzeltebiliriz?” demek, hem sorumluluk kazandırır hem de duygusal bağa zarar vermez. Çünkü disiplin, çocukla bağlantı kurarak yönlendirmektir.</p>
<p data-start="4998" data-end="5307">Unutulmamalıdır ki, her çocuğun <strong data-start="5030" data-end="5041">sevgiye</strong>, <strong data-start="5043" data-end="5064">güvenli sınırlara</strong> ve <strong data-start="5068" data-end="5083">anlaşılmaya</strong> ihtiyacı vardır. Sağlıklı sınırlar, çocukların yalnızca davranışlarını değil, kimliklerini de şekillendirir. <strong data-start="5193" data-end="5222">Sevgiyle çizilen sınırlar</strong>, çocuklara “Ben değerliyim, ben güvendeyim ve doğruyu seçebilirim” mesajını verir.</p>
<h2 data-start="5314" data-end="5331"><strong data-start="5317" data-end="5329">Kaynakça</strong></h2>
<p data-start="5333" data-end="6185">BOLAT, Ö. (2020). <em data-start="5351" data-end="5378">Beni ödülle cezalandırma.</em> İstanbul: Doğan Kitap.<br data-start="5401" data-end="5404" />ERİŞ, B. (2019). <em data-start="5421" data-end="5438">Anne beynim aç.</em> İstanbul: Alfa.<br data-start="5454" data-end="5457" />GORDON, T. (2015). <em data-start="5476" data-end="5518">Çocukta dış disiplin mi? iç disiplin mi?</em> (E. Aksay Çev.). İstanbul: Aura.<br data-start="5551" data-end="5554" />JAKEŠOVÁ, J. &amp; SLEZÁKOVÁ, S. (2016). <em data-start="5591" data-end="5656">Rewards and punishments in the education of preschool children.</em> Procedia &#8211; Social and Behavioral Sciences 217, 322–328.<br data-start="5712" data-end="5715" />Köçer, G., &amp; Çınar, F. (2021). <em data-start="5746" data-end="5795">Ödül ve ceza olmadan çocuk disiplini mümkün mü?</em> Erzincan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 14(2), 410–429.<br data-start="5868" data-end="5871" />NELSEN, J. (2019). <em data-start="5890" data-end="5908">Pozitif disiplin</em> (Çev.: R. N. Ercan). İstanbul: Pegasus Yayınları.<br data-start="5958" data-end="5961" />OSKAY, T. (2020). <em data-start="5979" data-end="6000">Pozitif ebeveynlik.</em> İstanbul: Destek Yayınları.<br data-start="6028" data-end="6031" />SOLTER, A. J. (2017). <em data-start="6053" data-end="6073">Oyun oynama sanatı</em> (Çev.: T. Özer). İstanbul: Doğan Kitap.<br data-start="6113" data-end="6116" />YAVUZ, S. (2016). <em data-start="6134" data-end="6153">Sihirli öneriler.</em> İstanbul: Pedagoji Yayınları.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-sinirlar-sevgiyle-rehberlik-etmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğum Okula Nasıl Alışacak? Ebeveynler İçin Yol Haritası</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/cocugum-okula-nasil-alisacak-ebeveynler-icin-yol-haritasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocugum-okula-nasil-alisacak-ebeveynler-icin-yol-haritasi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/cocugum-okula-nasil-alisacak-ebeveynler-icin-yol-haritasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağmur Durkut]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 09:24:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=14397</guid>

					<description><![CDATA[Okula başlamak, çocukların yaşamında önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak bazı çocuklar için bu süreç heyecan verici olduğu kadar kaygı verici de olabilir. Okula uyum sağlayamama, çocuğun hem duygusal hem de akademik gelişimini etkileyebilen bir durumdur. Okula uyum süreci çoğu aile için sanıldığından daha zor olabilir. Ağlamalar, inatlaşmalar, çaresizlik hissi bu dönemde çok sık yaşanır. Bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="310" data-end="813">Okula başlamak, çocukların yaşamında önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak bazı çocuklar için bu süreç heyecan verici olduğu kadar kaygı verici de olabilir. <strong data-start="464" data-end="478">Okula uyum</strong> sağlayamama, çocuğun hem duygusal hem de akademik gelişimini etkileyebilen bir durumdur. Okula uyum süreci çoğu aile için sanıldığından daha zor olabilir. Ağlamalar, inatlaşmalar, çaresizlik hissi bu dönemde çok sık yaşanır. Bu noktada <strong data-start="715" data-end="734">ebeveyn desteği</strong> sürece bilinçli şekilde yaklaşıldığında çocuğun uyumunu kolaylaştırmaktadır.</p>
<p data-start="815" data-end="1138">Okula başlanan ilk gün ve ilk deneyimler çocukların okula, eğitime, eğitimciye yönelik oluşturacağı algılar üzerinde etkili olmaktadır. Okula başlanmadan önce çocukların evde hazırlanması, okul ortamının onların ihtiyaçlarına uygun şekilde düzenlenmesi ve öğretmenlerin olumlu bir ilk izlenim bırakması oldukça önemlidir.</p>
<p data-start="1140" data-end="1495">Çocuğun okul yaşamına uyumunda onun bireysel özellikleri, aile tutumları ve eğitimcilerin yaklaşımları belirleyici rol oynar. Bu etkenlerin etkisi yalnızca ilk günlerle sınırlı kalmaz; tüm eğitim süreci boyunca devam eder. Ayrıca, çocuğun anaokulundan ilkokula, ilkokuldan ortaokula ya da liseye geçişi de yeni bir uyum sürecini beraberinde getirebilir.</p>
<p data-start="1497" data-end="1762">Çocukların okula uyum süreçlerine destek olmak amacıyla, okul öncesi eğitim kurumlarından liseye kadar tüm eğitim kademelerinde, yeni gelecek çocuklar için uyum etkinlikleri düzenlenmektedir. Bununla birlikte ebeveynlerin de bu sürece katılması oldukça önemlidir.</p>
<h2 data-start="1769" data-end="1807"><strong>Uyum Sorunlarının Olası Nedenleri</strong></h2>
<p data-start="1809" data-end="1917">Bir uzmanın gözünden bakıldığında, çocuğun okula uyum sürecini zorlaştıran bazı temel faktörler şunlardır:</p>
<ul data-start="1919" data-end="2438">
<li data-start="1919" data-end="1992">
<p data-start="1921" data-end="1992"><strong data-start="1921" data-end="1940">Ayrılık kaygısı</strong>: Özellikle okulun ilk yıllarında çok sık görülür.</p>
</li>
<li data-start="1993" data-end="2084">
<p data-start="1995" data-end="2084">Özgüven eksikliği: Çocuğun kendini yetersiz hissetmesi geri çekilmesine neden olabilir.</p>
</li>
<li data-start="2085" data-end="2199">
<p data-start="2087" data-end="2199">Sosyal beceri eksikliği veya zorbalık deneyimi: Arkadaşlık ilişkilerinde zorlanan çocuk okuldan uzaklaşabilir.</p>
</li>
<li data-start="2200" data-end="2318">
<p data-start="2202" data-end="2318">Özel öğrenme güçlükleri ve dikkat sorunları: Akademik zorluklar, motivasyon kaybı ve olumsuz tutum geliştirebilir.</p>
</li>
<li data-start="2319" data-end="2438">
<p data-start="2321" data-end="2438">Aile içi kaygı ve stres: Kaygılı ebeveyn tutumları ya da aile içindeki sorunlar çocuğun okul sürecine yansıyabilir.</p>
</li>
</ul>
<h2 data-start="2445" data-end="2474"><strong>Ailelere Pratik Öneriler</strong></h2>
<p data-start="2476" data-end="2589">Uzman desteğinin yanında, ebeveynlerin günlük hayatta uygulayabileceği basit adımlar sürece büyük katkı sağlar:</p>
<ol data-start="2591" data-end="3209">
<li data-start="2591" data-end="2727">
<p data-start="2594" data-end="2727"><strong data-start="2594" data-end="2620">Duygularını kabul edin</strong>: Çocuğunuzun korkularını küçümsemeyin. “Senin için zor olduğunu biliyorum” gibi cümlelerle empati kurun.</p>
</li>
<li data-start="2728" data-end="2822">
<p data-start="2731" data-end="2822"><strong data-start="2731" data-end="2750">Rutin oluşturun</strong>: Düzenli uyku, kahvaltı ve okul hazırlıkları çocuğa güven verecektir.</p>
</li>
<li data-start="2823" data-end="2957">
<p data-start="2826" data-end="2957"><strong data-start="2826" data-end="2849">Olumlu dil kullanın</strong>: Okulu bir ceza gibi değil, arkadaşlıkların ve keşiflerin olduğu güvenli bir ortam olarak tanıtmalısınız.</p>
</li>
<li data-start="2958" data-end="3093">
<p data-start="2961" data-end="3093"><strong data-start="2961" data-end="2990">Küçük adımlarla ilerleyin</strong>: Gerekirse öğretmenle iş birliği yaparak ilk günlerde daha kısa sürelerle okulda kalmasını sağlayın.</p>
</li>
<li data-start="3094" data-end="3209">
<p data-start="3097" data-end="3209"><strong data-start="3097" data-end="3111">Model olun</strong>: Çocuğun yanında okul hakkında olumlu konuşun. Ebeveynin kaygısı çocuğa doğrudan yansımaktadır.</p>
</li>
</ol>
<h2 data-start="3216" data-end="3240"><strong>Sık Sorulan Sorular</strong></h2>
<h3 data-start="3242" data-end="3365"><strong>1. Çocuğum her sabah okula gitmek istemiyor, ağlıyor ve kendini yere atıyor. Ben de işe geç kalıyorum. Ne yapmalıyım?</strong></h3>
<p data-start="3366" data-end="3822">Bu çok yorucu ve zorlayıcı bir durum. Öncelikle yalnız olmadığınızı bilmelisiniz; birçok ebeveyn aynı süreçten geçiyor. Çocuğunuzun kaygısı gerçek, ama sizin yaşadığınız çaresizlik de gerçek. Böyle anlarda kısa vadede “tamamen sorunsuz bir sabah” beklemek yerine, “biraz daha az zorlayıcı bir sabah” hedeflemek daha gerçekçi olur. Küçük adımların değerini unutmayın: bir gün daha az ağlamak, ertesi gün sınıfa bir adım daha kolay girmek bile ilerlemedir.</p>
<h3 data-start="3824" data-end="3877"><strong>2. Çocuğumun uyum sorunu ne kadar sürede geçer?</strong></h3>
<p data-start="3878" data-end="4195">Net bir süre vermek doğru değil. Bazı çocuklar 2-3 hafta içinde alışırken, bazıları için aylar sürebilir. Bu noktada önemli olan sabırlı olmak ve süreci çocuğun hızına göre ilerletmektir. Aileler çoğunlukla “çocuğum hiç alışamayacak” kaygısını yaşıyor. Oysa uygun destekle her çocuk okul ortamına uyum sağlayabilir.</p>
<h3 data-start="4197" data-end="4246"><strong>3. Okula alışması için baskı yapmalı mıyım?</strong></h3>
<p data-start="4247" data-end="4534">Aileler çoğu zaman “biraz sert olursak alışır” diye düşünebiliyor. Ancak baskı, çocuğun kaygısını artırır ve daha çok direncine yol açar. Burada zor olan kısım, sabırlı kalabilmektir. Çocuğunuzu okula götürürken “zorla” değil, “yanında olarak” ilerlemek uzun vadede çok daha etkilidir.</p>
<h3 data-start="4536" data-end="4592"><strong>4. Çocuğum çok zorlanıyor, acaba okuldan alsam mı?</strong></h3>
<p data-start="4593" data-end="4914">Bu düşünce ebeveynler için çok anlaşılır. Çünkü çocuğunuzun ağlamasını görmek, sabah krizlerini yaşamak çok yıpratıcıdır. Ancak okuldan almak kısa süreli bir rahatlama sağlasa da uzun vadede çocuğun kaygısını pekiştirir. Burada aileler için en iyisi, okul ve uzmanla iş birliği yaparak çocuğa adım adım destek olmaktır.</p>
<h3 data-start="4916" data-end="4963"><strong>5. Ne zaman profesyonel destek almalıyım?</strong></h3>
<p data-start="4964" data-end="5256">Eğer çocuğunuzun kaygısı haftalarca devam ediyor, uyku/iştah düzenini bozuyor, sosyal ilişkilerini engelliyor ve siz de artık “ben tek başıma baş edemiyorum” diyorsanız, bu destek için doğru zamandır. Uzman desteği sadece çocuk için değil, ebeveynler için de nefes alma alanı yaratmaktadır.</p>
<h2 data-start="5263" data-end="5276"><strong>Kaynakça</strong></h2>
<p data-start="5277" data-end="5355">Akyol, A. K. (2019). <em data-start="5298" data-end="5339">Okul Yaşamına ve Okul Süreçlerine Uyum.</em> E-Kitabı, 29.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/cocugum-okula-nasil-alisacak-ebeveynler-icin-yol-haritasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçük Yaşta Büyük Tehdit: PUBG ve Dijital Oyunların Çocuk Psikolojisine Etkisi</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/kucuk-yasta-buyuk-tehdit-pubg-ve-dijital-oyunlarin-cocuk-psikolojisine-etkisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kucuk-yasta-buyuk-tehdit-pubg-ve-dijital-oyunlarin-cocuk-psikolojisine-etkisi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/kucuk-yasta-buyuk-tehdit-pubg-ve-dijital-oyunlarin-cocuk-psikolojisine-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağmur Durkut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 21:03:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=10453</guid>

					<description><![CDATA[Oyun, insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır ve genellikle hareket ederek, taklit yoluyla öğrenme ve eğlenme amaçlarına hizmet etmiştir. İnsanlar oyun sayesinde hem zamanlarını değerlendirmiş hem de çeşitli beceriler kazanmıştır. Özellikle erken çocukluk döneminde oyun şüphesiz ki çok önemli bir yere sahiptir. Çocuklar oyun esnasında eğlenerek öğrenmekte, kendisini ifade etmek için birçok yol bulmakta ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="406" data-end="973">Oyun, insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır ve genellikle hareket ederek, taklit yoluyla öğrenme ve eğlenme amaçlarına hizmet etmiştir. İnsanlar oyun sayesinde hem zamanlarını değerlendirmiş hem de çeşitli beceriler kazanmıştır. Özellikle erken çocukluk döneminde oyun şüphesiz ki çok önemli bir yere sahiptir. Çocuklar oyun esnasında eğlenerek öğrenmekte, kendisini ifade etmek için birçok yol bulmakta ve gelişimsel olarak yeni deneyimler elde etmektedir (Kangal ve Özkızıklı, 2015). Bu yüzden oyun, çocukların sağlıklı büyümesi ve öğrenmesi için vazgeçilmezdir.</p>
<p data-start="975" data-end="1257">Bir çocuğun iç dünyasını anlamanın en etkili yollarından biri, oyunlarına dikkatle bakmaktır. Çünkü çocuklar oyun oynarken duygularını, düşüncelerini ve yaşam deneyimlerini en doğal hâliyle yansıtırlar. Oyuna değer vermek, çocuğun kendisine değer vermekle eşdeğerdir (Tuğrul, 2018).</p>
<p data-start="1259" data-end="1666">Teknolojinin ilerlemesi ve dış mekânların aileler tarafından güvenli bulunmaması, çocukların <strong data-start="1352" data-end="1371">dijital oyunlar</strong>a erişimini giderek kolaylaştırması ile birlikte geleneksel oyunların yerini dijital oyunlar almaya başlamıştır. Özellikle savaş temalı ve rekabet içeren oyunlar — örneğin PUBG — artık sadece ergenlerin değil, ilkokul hatta okul öncesi yaş grubundaki çocukların da dikkatini çekmeye başlamıştır.</p>
<p data-start="1668" data-end="1894">Küçük yaş grubundaki çocuklar neden özellikle şiddet ve rekabet temelli <strong data-start="1740" data-end="1759">dijital oyunlar</strong>a yöneliyor? Bu bağlanmanın arkasında hangi <strong data-start="1803" data-end="1824">çocuk psikolojisi</strong> temelli ihtiyaçlar yatıyor ve uzun vadede nasıl sonuçlar doğurabilir?</p>
<p data-start="1896" data-end="2165">Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre <strong data-start="1936" data-end="1955">dijital oyunlar</strong>, fiziksel aktivite eksikliği, sağlıksız beslenme, görme ve işitme ile ilgili hastalıklar ile iskelet sorunları, uyku bozuklukları ve depresyon gibi büyük sorunlara da neden olabilmektedir (Uzunoğlu, A., 2021).</p>
<p data-start="2167" data-end="2669">Çocuklar çevrelerinden gözlemleyerek öğrenir; özellikle dijital içerikler bu süreçte oldukça etkilidir. Şiddet temalı <strong data-start="2285" data-end="2304">dijital oyunlar</strong>, çocuklarda saldırgan davranışların sıradan ve kabul edilebilir olduğu algısını güçlendirerek, bu tutumların günlük yaşantıya yansımasına yol açabilmektedir. Ayrıca oyunlardaki kahramanları rol model alan çocuklar, gerçek ile kurgu arasındaki farkı ayırt edemeyebilirler. Bu durum, gerçek dışı beklentiler ve riskli davranışlar geliştirmelerine yol açabilmektedir.</p>
<h3 data-start="2676" data-end="2755"><strong data-start="2676" data-end="2755">PUBG ve Benzeri Oyunların Küçük Yaş Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkileri</strong></h3>
<ul data-start="2757" data-end="4509">
<li data-start="2757" data-end="2914">
<p data-start="2759" data-end="2914"><strong data-start="2759" data-end="2792">Saldırganlık ve Duyarsızlaşma</strong>: Sürekli şiddet içeren senaryolara maruz kalmak, çocuğun saldırgan davranışları içselleştirmesine neden olabilmektedir.</p>
</li>
<li data-start="2915" data-end="3244">
<p data-start="2917" data-end="3244"><strong data-start="2917" data-end="2962">Dikkat Dağınıklığı ve Odaklanma Sorunları</strong>: Şiddet içeren dijital oyunlar, sürekli değişen görsel ve işitsel uyaranlarla çocukların dikkat sistemini olumsuz etkileyebilir. Bu durum da sınıf ortamında dikkatini toparlamakta zorlanan, sözel yönergelere yanıt vermeyen çocukların sayısında artışla kendini gösterebilmektedir.</p>
</li>
<li data-start="3245" data-end="3431">
<p data-start="3247" data-end="3431"><strong data-start="3247" data-end="3273">Bağımlılık Belirtileri</strong>: Oyundan uzak kalınca huzursuzluk, oyun saati geldiğinde aşırı heyecan, ekran süresi kısıtlandığında öfke nöbetleri gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir.</p>
</li>
<li data-start="3432" data-end="3619">
<p data-start="3434" data-end="3619"><strong data-start="3434" data-end="3467">Dürtüsellik ve Öfke Nöbetleri</strong>: Ekran süresi kısıtlandığında ya da oyun engellendiğinde çocuğun sinirlenmesi, eşyaya zarar vermesi (örneğin cam kırmak) gibi tepkiler gelişmektedir.</p>
</li>
<li data-start="3620" data-end="3797">
<p data-start="3622" data-end="3797"><strong data-start="3622" data-end="3658">Küfür ve Saldırgan Dil Kullanımı</strong>: Oyun içindeki konuşmalar, çocuğun kelime dağarcığını etkiler. Küfürlü, aşağılayıcı veya saldırgan ifadeler kalıcı hale gelebilmektedir.</p>
</li>
<li data-start="3798" data-end="4259">
<p data-start="3800" data-end="4259"><strong data-start="3800" data-end="3831">Gerçeklik Algısında Bozulma</strong>: Erken çocukluk döneminde gerçeklik kavramı tam olarak gelişmediğinden, çocuklar dijital oyun içeriklerini gerçek yaşam olaylarıyla karıştırabilmekte ve oyun içi deneyimleri gerçek olarak değerlendirebilmektedir. Bu da kaygı bozuklukları ya da travmatik rüyalar gibi sonuçlar doğurabilir. 5-6 yaş grubu çocuğu, oyundaki senaryoları gerçek gibi algılayarak rüyalarında oyunu görebilir ve oyundaki karakterle özdeşleşebilirler.</p>
</li>
<li data-start="4260" data-end="4509">
<p data-start="4262" data-end="4509"><strong data-start="4262" data-end="4285">Sosyal Geri Çekilme</strong>: <strong data-start="4287" data-end="4306">Dijital oyunlar</strong>a bağımlılık geliştiren çocuklar, akranlarıyla yüz yüze etkileşim kurmaktan uzaklaşabilir; bu durum sosyal becerilerin gelişimini engelleyerek yalnızlaşmaya ve sosyal geri çekilmeye neden olabilmektedir.</p>
</li>
</ul>
<h3 data-start="4516" data-end="4564"><strong data-start="4516" data-end="4564">Neden Bu Oyunlar Küçük Çocukları Cezbediyor?</strong></h3>
<ul data-start="4566" data-end="5339">
<li data-start="4566" data-end="4838">
<p data-start="4568" data-end="4838"><strong data-start="4568" data-end="4587">Merak ve Gözlem</strong>: Çocuklar, bilişsel ve sosyal gelişimleri doğrultusunda çevrelerini gözlemleyerek ve model alarak öğrenirler. Özellikle akranlarının ya da büyüklerinin <strong data-start="4740" data-end="4759">dijital oyunlar</strong> oynadığını gören bir çocuk, merak duygusuyla bu deneyimi keşfetmeye yönelir.</p>
</li>
<li data-start="4839" data-end="5181">
<p data-start="4841" data-end="5181"><strong data-start="4841" data-end="4870">Başarı ve Kontrol Duygusu</strong>: Oyundaki skorlar, ödüller ve “kazandın” mesajları çocuğa başarı hissi verir. Gerçek yaşamda yeterlilik ya da kontrol duygusu geliştirmekte zorlanan çocuklar, <strong data-start="5030" data-end="5049">dijital oyunlar</strong>da başarı ve hâkimiyet duygusunu daha kolay deneyimleyebilirler. Bu durum, oyunlara yönelimi artıran cazip bir unsur hâline gelir.</p>
</li>
<li data-start="5182" data-end="5339">
<p data-start="5184" data-end="5339"><strong data-start="5184" data-end="5216">Duygusal Boşlukları Doldurma</strong>: Duygusal ihtiyaçları yeterince karşılanmayan ya da yalnız kalan çocuklar, dijital dünyada kendilerine ait bir alan bulur.</p>
</li>
</ul>
<h3 data-start="5346" data-end="5359"><strong data-start="5346" data-end="5359">KAYNAKÇA:</strong></h3>
<p data-start="5361" data-end="5699">Kangal, B. S., ve Özkızıklı, S. (2015). Teknoloji ve eğitimi. (Editör, Pınar Bayhan) <em data-start="5446" data-end="5488">Okul Öncesi Eğitiminde Teknolojinin Rolü</em>. Hedef CS Basın Yayını.<br data-start="5512" data-end="5515" />Tuğrul, B. (2018). <em data-start="5534" data-end="5548">Oyunun gücü.</em> (Editör, Ayşe Belgin Aksoy) <em data-start="5577" data-end="5592">Çocuk ve Oyun</em>. Hedef CS Basın Yayın.<br data-start="5615" data-end="5618" />Uzunoğlu, A. (2021). <em data-start="5639" data-end="5668">Dijital oyun ve bağımlılık.</em> Yeni Medya, 2021(11), 116-131.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/kucuk-yasta-buyuk-tehdit-pubg-ve-dijital-oyunlarin-cocuk-psikolojisine-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Davranış Bozuklukları: Hangi Davranışlar Normal, Hangileri Alarm Sinyali?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-davranis-bozukluklari-hangi-davranislar-normal-hangileri-alarm-sinyali/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocuklarda-davranis-bozukluklari-hangi-davranislar-normal-hangileri-alarm-sinyali</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-davranis-bozukluklari-hangi-davranislar-normal-hangileri-alarm-sinyali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağmur Durkut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 07:27:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=7962</guid>

					<description><![CDATA[Her davranış, çocuğun bir ihtiyacını, duygusunu ya da isteğini ifade etme biçimidir. Çocuğunuz sık sık kuralları çiğniyor, öfkesini kontrol edemiyor ya da sizi sürekli zorluyorsa yalnız olmayabilirsiniz. Ancak bazı davranışlar, sadece “yaramazlık” olarak değil daha derin bir soruna işaret ediyor olabilir.  Davranış Bozukluğu Nedir? Davranış bozukluklarını, çocuğun sosyal kurallara ve otorite figürlerine sürekli şekilde karşı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Her davranış, çocuğun bir ihtiyacını, duygusunu ya da isteğini ifade etme biçimidir. Çocuğunuz sık sık kuralları çiğniyor, öfkesini kontrol edemiyor ya da sizi sürekli zorluyorsa yalnız olmayabilirsiniz. Ancak bazı davranışlar, sadece “yaramazlık” olarak değil daha derin bir soruna işaret ediyor olabilir. </span></p>
<p><b>Davranış Bozukluğu Nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Davranış bozukluklarını, çocuğun sosyal kurallara ve otorite figürlerine sürekli şekilde karşı gelmesi, agresif tutumlar sergilemesi ya da çevreye zarar verici davranışlar göstermesiyle tanımlanmaktadır. Davranış sorunları gösteren çocuklar, hem akranları tarafından dışlanma riski taşırlar hem de bu akranlardan kazanabilecekleri önemli sosyal becerilerden mahrum kalabilirler (Erbaş, 2002). Bir davranışın problem olarak değerlendirilmesi için, çocuğun gelişim özellikleriyle birlikte bu davranışların ne kadar sık ve ne derecede şiddetli görüldüğü dikkatle analiz edilmelidir (Arı, Bayhan ve Artan, 1995). Çevresel baskılara bağlı olarak geçici biçimde ortaya çıkan ve zamanla kendiliğinden kaybolan davranışlar ise, süreklilik göstermedikleri için problem olarak kabul edilmemelidir (Arı, Bayhan ve Artan, 1995).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En sık rastlanan davranış bozukluğu türleri:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Karşıt Olma-Karşı Gelme Bozukluğu </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Davranım Bozukluğu</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu</span></p>
<p><b>Hangi Davranışlar Normal, Hangileri Değil?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her yaşın kendi içinde doğal zorlukları vardır. Bu yüzden davranışları değerlendirirken çocuğun yaşına uygun gelişimi dikkate alınmalıdır. Her çocuk zaman zaman itiraz edebilir ya da kuralları zorlayabilir. Ancak bu davranışlar uzun süre devam ediyorsa (haftalarca ya da aylarca), evde/okulda/arkadaş ilişkilerinde sorunlara neden oluyorsa, çocuğun günlük yaşantısını zorlaştırıyorsa davranış bozukluğu olabileceğini düşünebilir ve bir uzmandan destek alabiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Sürekli inatlaşma, kurallara karşı gelme</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Dürtüsel hareket etme (düşünmeden yapmak)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Aşırı öfke nöbetleri, bağırmak, vurmak</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Eşyaları kırmak ya da zarar vermek</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Yalan söyleme alışkanlığı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Başkalarına zarar verme (çelme takmak, vurmak vb.)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Evden ya da okuldan kaçma eğilimi</span></p>
<p><b>Neden Olur?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Davranış bozukluklarının oluşmasında tek bir sebep yoktur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Duygularını ifade edemeyen çocuklar, davranışlarıyla anlatır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> “Anlamıyorlar” diye bağıran çocuk aslında “Beni dinleyin” demek istiyor olabilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Aile içi iletişim sorunları</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sürekli bağırılan, tehdit edilen ya da görmezden gelinen çocuklar kendilerini korumak için saldırganlaşabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Sınır koyulmayan ya da çok sert sınırlar konulan ev ortamları</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne zaman ne yapması gerektiğini bilmeyen, aile içerisinde tutarlı sınırlar konulmayan çocuklar hem kendini güvende hissetmez hem de davranışlarıyla sık sık sınırları test eder.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Model alma</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklar gördüklerini taklit eder. Evde şiddet, öfke, sabırsızlık varsa çocuk bunu öğrenebilir ve hayata geçirebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* İhmal, travma ya da duygusal eksiklikler</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendini yeterince güvende hissetmeyen ve görülmeyen çocuklar,  yaşadıkları huzursuzluk ve sıkıntıları davranışları aracılığıyla dışa vurabilirler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* İlgisiz veya aşırı otoriter ebeveyn tutumları</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Aile içi şiddet, boşanma, ilgisizlik</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Düşük sosyoekonomik koşullar</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi eş zamanlı görülen başka tanılar da eşlik edebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Akran zorbalığına maruz kalmak</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Çocuğun mizacı ve biyolojik yatkınlıkları</span></p>
<p><b>Ne Yapabilirsiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erken müdahale, davranış bozukluklarının ilerlemesini önlemek açısından son derece etkili olmakla birlikte büyük bir önem de taşımaktadır. İşte önerilen bazı bilimsel temelli adımlar:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span><span style="font-weight: 400;"> Tutarlı ve net kurallar koyun. Her evde temel kurallar vardır ve bu kurallar aile fertleri ile birlikte belirlenmeli ve her zaman uygulanmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span><span style="font-weight: 400;"> Olumlu davranışları fark edin ve pekiştirin. Çocuğunuzun olumlu bir davranışını hemen fark edip onu desteklemek, olumsuz davranışların sık sık gündeme gelmesinden çok daha etkili sonuç verir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span><span style="font-weight: 400;"> Olumsuz davranışı etiketlemeyin, anlamaya çalışın. “Sen çok yaramazsın çok yaramazlık yapıyorsun” yerine, “Bu davranışı neden yaptığını merak ediyorum” demek daha yapıcı olabilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span><span style="font-weight: 400;"> Destek alın. Davranış bozukluğu olan çocuklara yönelik bilişsel davranışçı terapi, sosyal beceri eğitimi ve ebeveyn danışmanlığı olumlu etki göstermektedir.</span></p>
<p><b>Sonuç Olarak…</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklardaki davranış bozuklukları çoğu zaman ihmal edilir ya da sadece yaramazlık olarak adlandırılarak cezalarla çözülmeye çalışılır. Oysa bu davranışların ardında çoğunlukla çocuğun ifade edemediği duygusal ihtiyaçlar ve çözümlenmemiş aile içi dinamikler yatmaktadır. Erken fark etmek, anlamaya çalışmak ve sosyal hayatı etkilemeye başladığında destek almak, çocuğunuzun sağlıklı bir birey olarak gelişmesinde etkili olacaktır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Kaynakça:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arı, M., Bayhan, P. ve Artan, İ. (1995). Farklı Ana-Baba Tutumlarının 4–11 Yaş Grubu Çocuklarında Görülen Problem Durumlarına Etkisinin Araştırılması, 10. </span><i><span style="font-weight: 400;">YA-PA Okulöncesi Eğitimi ve Yaygınlaştırılması Semineri, s. 23-38.</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derman, M. T., &amp; Başal, H. A. (2013). Okulöncesi Çocuklarında Gözlenen Davranış Problemleri İle Ailelerinin Anne-Baba Tutumları Arasındaki İlişki. </span><i><span style="font-weight: 400;">Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2(1), 115-144.</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erbaş, D. (2002). Problem Davranışların Azaltılmasında Olumlu Davranışsal Destek Planı Hazırlama”, </span><i><span style="font-weight: 400;">A.Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 3(2), 41-50.</span></i></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-davranis-bozukluklari-hangi-davranislar-normal-hangileri-alarm-sinyali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nda Beynin Nöroplastisite Yeteneği: Hareketle Dikkati Artırın!</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugunda-beynin-noroplastisite-yetenegi-hareketle-dikkati-artirin/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugunda-beynin-noroplastisite-yetenegi-hareketle-dikkati-artirin</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugunda-beynin-noroplastisite-yetenegi-hareketle-dikkati-artirin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağmur Durkut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2025 09:33:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=2842</guid>

					<description><![CDATA[Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), dikkat, davranış ve dürtüleri düzenleme yeteneklerinde azalma ile kendini gösteren nörogelişimsel bir bozukluktur. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan bireyler genellikle hem derslerine hem de genel işlere odaklanmakta zorlanır, verilen yönergeleri takip etmekte güçlük çeker ve günlerini organize etmekte sıkıntılar yaşarlar. Hiperaktivite, onların sürekli hareket halinde olmalarına sebep olurken uzun [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)</b>, dikkat, davranış ve dürtüleri düzenleme yeteneklerinde azalma ile kendini gösteren nörogelişimsel bir bozukluktur. <b>Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu</b> olan bireyler genellikle hem derslerine hem de genel işlere odaklanmakta zorlanır, verilen yönergeleri takip etmekte güçlük çeker ve günlerini organize etmekte sıkıntılar yaşarlar. Hiperaktivite, onların sürekli hareket halinde olmalarına sebep olurken uzun süre sabit bir şekilde oturmakta ve sessiz kalmakta zorlanmalarına yol açabilir. Dürtüsellik ise sabırsızlık, düşünmeden hareket etme ve karar alma gibi durumlarla kendini gösterebilir. Tüm bu belirtiler, akademik başarıyı, sosyal ilişkileri ve genel yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Ancak beynin değişme ve kendini yeniden şekillendirme yeteneği olan <b>nöroplastisite</b> sayesinde <b>DEHB’li bireyler</b> uygun yaklaşımla bilişsel ve davranışsal becerilerini geliştirebilirler. Son araştırmalarda <b>fiziksel egzersiz</b>; beynin <b>nöroplastisite yeteneğini</b> desteklediğini göstermektedir. Ayrıca <b>Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ile ilişkili semptomlarda</b> azalmalara olan katkısından ve yürütücü işlevler üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı tamamlayıcı veya alternatif bir çözüm yolu olarak görülmeye başlanmıştır (Kilic ve ark., 2020; Jeyanthi ve ark., 2019).</p>
<h3><b>Peki Nöroplastisite Nasıl Çalışır?</b></h3>
<p>Beynimiz, her yeni bilgi öğrendiğimizde veya yeni bir beceri geliştirdiğimizde sinaptik bağlantılar oluşturur ve mevcut olanları güçlendirir. Örneğin: <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<ul>
<li>Bir çocuğun yeni bir dil öğrenmesi veya enstrüman çalmayı denemesi, beyninde yeni bağlantılar oluşturur. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Düzenli egzersiz yapmak</b>, beyindeki dikkat ve öğrenme süreçlerini destekleyen sinir yollarını güçlendirir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Olumsuz deneyimler veya hareketsizlik gibi faktörler ise bazı bağlantıların zayıflamasına neden olabilir.</li>
</ul>
<p><b>Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu</b> olan çocuklarda dikkat, dürtü kontrolü ve yürütücü işlevler gibi alanlarda zorluk yaşanabilmektedir. Ancak, <b>egzersizler</b>, <b>bilişsel aktiviteler</b> ve yapılandırılmış öğrenme deneyimleri sayesinde <b>nöroplastisite desteklenerek</b> beyin fonksiyonları iyileştirilebilir.</p>
<p><b>Nöroplastisite</b>, <b>DEHB’li çocuklar</b> için büyük bir fırsat sunar çünkü beyin sürekli olarak değişebilir, gelişebilir ve yeni bağlantılar kurabilir. <b>DEHB’li bireylerde</b> özellikle dikkat, dürtü kontrolü ve yürütücü işlevlerden sorumlu beyin bölgeleri (prefrontal korteks gibi) farklı çalışabilmektedir. Ancak, doğru uyaranlar ve <b>düzenli egzersiz</b> gibi aktivitelerle bu beyin bölgelerindeki bağlantılar güçlendirilebilir ve işlevsellik artırılabilir. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<ul>
<li><b>Fiziksel egzersiz, nöroplastisiteyi tetikler:</b><br />
<b>DEHB’li çocuklarda düzenli fiziksel aktivite</b>, beyindeki sinir yollarını güçlendirerek dikkat, odaklanma ve hafıza gibi becerileri geliştirir. Örneğin, spor yapan çocukların prefrontal kortekslerindeki sinaptik bağlantıların güçlendiği ve <b>dikkat becerilerinin arttığı</b> gözlemlenmiştir (Hillman, Erickson &amp; Kramer, 2014). <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Yeni alışkanlıklar oluşturmak mümkündür:</b><br />
<b>DEHB’li çocukların</b> belli rutinlere uyum sağlaması ve öz-düzenleme becerileri geliştirmesi zor olabilir. Ancak <b>nöroplastisite sayesinde</b>, düzenli yapılan <b>egzersizler</b>, <b>bilişsel aktiviteler</b> ve öğrenme deneyimleri sayesinde daha sağlıklı alışkanlıklar edinmeleri desteklenebilir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Beynin esnekliği, öğrenme sürecini kolaylaştırır:</b><br />
<b>Düzenli egzersiz yapan</b> ve bilişsel olarak aktif kalan çocuklar, problem çözme, plan yapma ve <b>dikkat yönetimi</b> gibi becerileri geliştirebilirler. Bu süreç, <b>nöroplastisite sayesinde</b> mümkündür çünkü beyin, sürekli yeni bağlantılar oluşturarak gelişir.</li>
</ul>
<h3><b>Peki bu fiziksel egzersizler neler olabilir?</b></h3>
<ol>
<li><b>Yoga ve Meditasyon:</b> Nefes çalışmaları ve odaklanma teknikleri, dürtüselliği azaltarak <b>DEHB’li bireylerin stres yönetimini</b> kolaylaştırır. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Nefes Egzersizleri:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span>
<ul>
<li><b>Diyafram Nefesi</b>, <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>4-7-8 Nefesi</b> (4 saniye boyunca burundan nefes al, 7 saniye nefesi tut ve 8 saniyede yavaşça ver. Bu yöntem, kaygıyı azaltır ve <b>zihinsel odaklanmayı artırır</b>), <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Kutu Nefesi</b> (4 saniye nefes al, 4 saniye tut, 4 saniyede nefesi ver ve tekrar 4 saniye bekle. Özellikle <b>dikkat ve dürtü kontrolü</b> konusunda faydalıdır).</li>
</ul>
</li>
<li><b>Aerobik Hareketler:</b> Tempolu yürüyüş, koşu, bisiklet sürme, kürek, ip atlama, yüzme, dans gibi egzersizler. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Denge Yürüyüş Egzersizleri:</b> Çizgide veya denge tahtasında yürüyüş, tek ayak üzerinde durma gibi egzersizler. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Duruş Kontrol Egzersizleri:</b> Vücudun ağırlık merkezini dayanma yüzeyi üzerinde hareket ettirerek veya koruyarak, yerçekimine karşı dengeyi korumak için yapılan egzersizler. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Direnç Antrenmanları:</b> Vücut ağırlığıyla yapılan egzersizler ve hafif ağırlık kaldırma, kas gelişimini desteklerken <b>öz-düzenleme becerilerini</b> de geliştirir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Takım Sporları:</b> Futbol, basketbol, voleybol, tenis gibi oyunlar, <b>sosyal beceri gelişimini</b> destekler ve kurallara uyma alışkanlığı kazandırır.</li>
</ol>
<p><b>Kaynakça</b></p>
<ul>
<li>Hillman, C. H., Erickson, K. I., &amp; Kramer, A. F. (2014). <i>Be smart, exercise your heart: exercise effects on brain and cognition</i>. Nature Reviews Neuroscience, 9(1), 58-65. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Jeyanthi, S., Arumugam, N., Parasher, R. K. (2019). <i>Effect of physical exercises on attention, motor skill and physical fitness in children with attention deficit hyperactivity disorder: A systematic review</i>. ADHD Attention Deficit and Hyperactivity Disorders, 11, 125-137. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Kilic, S. P., Kiliç, N., Sevinç, S., &amp; Demirel, C. (2020). <i>A qualitative study of the experiences of complementary and alternative medicine of patients with IBSC</i>. Holistic Nursing Practice, 34(5), 291-300. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>MİRZE, F., &amp; SARI, C. (2023). <i>Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Bireyler İçin Fiziksel Aktivite</i>. SAĞLIK ve SPOR ALANINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR, 103. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Özocak, O., Başçıl, S. G., &amp; Gölgeli, A. (2019). <i>Egzersiz ve nöroplastisite</i>. Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 9(1), 31-38.</li>
<li>Tekin, A. (2020). <i>Çocuk ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Tedavisinde Fiziksel Egzersizin İşlevi</i>. Modern Leisure Studies, 2(1), 24-32.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugunda-beynin-noroplastisite-yetenegi-hareketle-dikkati-artirin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
