<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Sinan Törer &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/sinantorer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 31 May 2026 23:26:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Sinan Törer &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yapay Zeka Yas Sürecini İyileştirir Mi?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-yas-surecini-iyilestirir-mi-2/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yapay-zeka-yas-surecini-iyilestirir-mi-2</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-yas-surecini-iyilestirir-mi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Törer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 May 2026 23:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yas Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<category><![CDATA[YAS PSİKOLOJİSİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-yas-surecini-iyilestirir-mi-2/</guid>

					<description><![CDATA[Geçen gün BBC’de izlediğim AI Confidential with Hannah Fry programında, Justin Harrison isimli teknoloji girişimcisinin sahip olduğu yapay zeka temelli “You, Only Virtual” hizmeti ele alındı. Bu hizmet, kayıp yaşayan kişilerin arzularından biri olan, kaybedilen kişi ile son kez konuşma isteğini gerçekleştirmek için yapay zekayı kullanıyor. Justin, annesinin ölümcül bir kanser teşhisi alması nedeniyle, ölümünden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen gün BBC’de izlediğim <strong>AI Confidential with Hannah Fry</strong> programında, Justin Harrison isimli teknoloji girişimcisinin sahip olduğu yapay zeka temelli “You, Only Virtual” hizmeti ele alındı. Bu hizmet, kayıp yaşayan kişilerin arzularından biri olan, kaybedilen kişi ile son kez konuşma isteğini gerçekleştirmek için yapay zekayı kullanıyor. Justin, annesinin ölümcül bir kanser teşhisi alması nedeniyle, ölümünden önce onun sesini kaydederek telefon görüşmesi yapar gibi onunla konuşmaya devam etmenin bu süreci atlatmasında oldukça yardımcı olduğunu savunuyor. Sonrasında ise kurduğu şirket ile yapay zekaya yeni bir yön vermiş oluyor. Böylece, yapay zeka yas sürecimizi iyileştirir mi sorusu gündeme geliyor.</p>
<p>Yapay zeka teknolojisi sayesinde, sevdiğimiz insanların yaşarken seslerini kaydedip, vefatlarından sonra bu verileri kullanabiliriz. Öyle ki, sanki onları telefondan arayıp kaybettiğimiz kişi gerçekten oradaymış gibi günlük sohbetler edebiliriz. Onlara hayatımızdaki gelişmeleri anlatıp, verecekleri destekleyici cevaplarla arkalarından tuttuğumuz yasın yükünü hafifletebiliriz. Peki, gerçekten yapay zeka zorlayıcı yas süreci yaşayan kişilere iyi gelebilir mi? Gelin birlikte inceleyelim.</p>
<h3>Yasın Evreleri</h3>
<p>Öncelikle yasın evrelerini bilmek, bulunduğumuz süreci anlamlandırmaya yardımcı olacaktır. Yas sürecine dair en çok kullanılan model, Elisabeth Kübler-Ross (1969) tarafından gündeme getirilen <strong>Beş Aşamalı Yas Modeli</strong>dir. Bu modele göre, kayıp yaşayan bireyler ilk önce inkar sürecini yaşar. Burada kayba, ölüme ve yaşananlara dair bir inkar/karşıt gelme süreci yaşanır. Bu evreden gelen inkar düşüncelerini öfke duygusu takip eder. Birey, kendisine, başkalarına veya dış dünyaya, kadere, Tanrı’ya vb. karşı öfke hissedebilir. Üçüncü evre ise pazarlık sürecidir; burada birey yaşadığı kaybı geri çevirebilme umuduyla zihinsel bir pazarlığa girişir ve çoğunlukla kendini veya başkalarını suçlar. Dördüncü evre depresyon sürecidir. Birey burada kaybın gerçekliği ile yüzleşir ve yoğun bir üzüntü, geri çekilme, umutsuzluk gibi duygular içerisine girer. Bu evrenin sağlıklı bir şekilde tamamlanması ile son evre yaşanmaya başlar; kabullenme. Artık birey, kaybın yaşandığını kabullenmeye ve hayatına, içerisinde taşıdığı kayıp acısıyla devam etmeyi öğrenmeye çalışır. Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, bu evrelerin sıralı bir şekilde olmak zorunda olmaması ve her evreyi yaşamak zorunda olmayışımızdır. Bazen bireyler bir önceki evreye tekrar dönebilir veya evreleri farklı bir şekilde yaşayabilir (Kübler-Ross &amp; Kessler, 2005).</p>
<h3>Yapay Zeka Yas Evrelerini Yaşamamıza Yardımcı Olabilir Mi?</h3>
<p>Yapay zekanın psikolojiye olan etkilerinden belki de en önemlisi, sevdiğimiz insanların seslerini kaydedip, onlarla “gerçek” sohbetler edebilme imkanıdır. Kayıp süreci yaşayan birçok insan, kaybettikleri kişinin artık geri gelmeyeceğini bilişsel olarak farkında olsalar da, duygusal bağlılıkları nedeniyle kaybettikleri kişiden duygusal kopma yaşamaları oldukça zorlayıcı olabiliyor. Yasın getirdiği zorluklardan biri, kaybettiğimiz kişinin fiziksel olarak artık orada olmayacağını bilmemize rağmen, duygusal olarak hissettiğimiz yakınlık ve bağlılıktır. Yas süreci yaşayan birçok insan, kaybettikleri kişilerle son kez konuşmayı, vedalaşmayı ve onların seslerini duymayı arzuluyor. Ancak fiziksel bir kayıp olduğu için bu süreçleri yaşama imkânımız yok. Ya da bu artık değişmiş olabilir.</p>
<p>Yapay zekanın geldiği son noktalardan biri ile artık kaybettiğimiz kişilerle tekrar konuşabilir, onların seslerini duyabilir ve anlattığımız şeylere sözel tepkiler alarak içimizdeki duygusal boşluğu bir nebze de olsa doldurabiliriz. Böylece yaşadığımız kayıp acısını dindirebilir veya en azından daha baş edilebilir bir noktaya indirebiliriz. Ancak bu durum, sahip olduğumuz yakınlık ve duygusal bağlılığın devamını getireceği için, tam olarak kabullenme evresini yaşadığımız söylenemez.</p>
<p>Peki, bunun psikolojiye uzun vadede etkileri neler olabilir? Yapay zeka ile kaybettiğimiz kişilerle kaybın yaşandığı andan sonrasında konuşmaya devam etmemiz, yas sürecimizi nasıl etkiler? Bu durumda gerçekten yas sürecini yaşamış mı oluruz yoksa sadece ertelemiş mi? Bu ve daha fazla sorunun cevabını şu anda bilemiyoruz. İlerleyen teknolojiye ek olarak, bu konuda kapsamlı araştırmalar ve gözlemler yapıldığında belki bu soruların cevaplarını öğrenmiş oluruz. Ancak birçok insan için sevdiklerinin seslerini son kez duymak, kısa vadede iyileştirici bir etken olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-yas-surecini-iyilestirir-mi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka Yas Sürecini İyileştirir mi?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-yas-surecini-iyilestirir-mi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yapay-zeka-yas-surecini-iyilestirir-mi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-yas-surecini-iyilestirir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Törer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 22:30:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=31841</guid>

					<description><![CDATA[Geçen gün BBC’de izlediğim AI Confidential with Hannah Fry programında, Justin Harrison isimli teknoloji girişimcisinin sahip olduğu Yapay Zeka temelli “You, Only Virtual” hizmeti konu edinilmişti. Bu hizmete göre Justin, kayıp yaşayan kişilerin arzularından bir tanesi olan, kaybedilen kişi ile son kez konuşma isteğini hayata geçirmek için yapay zekayı kullanıyor. Kendisi, annesinin ölümcül bir kanser [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&amp;:has([data-writing-block])&gt;*]:pointer-events-auto [content-visibility:auto] supports-[content-visibility:auto]:[contain-intrinsic-size:auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-WEB:06396675-58fc-42e8-b7de-8bea0519bd2e-57" data-testid="conversation-turn-116" data-scroll-anchor="false" data-turn="assistant">
<div class="text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)">
<div class="[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn">
<div class="flex max-w-full flex-col gap-4 grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&amp;]:mt-1" dir="auto" tabindex="0" data-message-author-role="assistant" data-message-id="eedb4d6c-e70c-4f7b-b526-17c499ed4002" data-message-model-slug="gpt-5-3" data-turn-start-message="true">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden">
<div class="markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word dark markdown-new-styling">
<p data-start="61" data-end="427">Geçen gün BBC’de izlediğim AI Confidential with Hannah Fry programında, Justin Harrison isimli teknoloji girişimcisinin sahip olduğu Yapay Zeka temelli “You, Only Virtual” hizmeti konu edinilmişti. Bu hizmete göre Justin, kayıp yaşayan kişilerin arzularından bir tanesi olan, kaybedilen kişi ile son kez konuşma isteğini hayata geçirmek için yapay zekayı kullanıyor.</p>
<p data-start="429" data-end="806">Kendisi, annesinin ölümcül bir kanser teşhisi alması sebebiyle, ölümünden önce onun sesini kayıt ederek telefon görüşmesi yaparmış gibi onunla konuşmaya devam etmenin ona bu süreci atlatmasında oldukça yardımcı olduğunu savunuyor. Sonrasında ise kurduğu şirket ile yapay zekaya yeni bir yön vermiş oluyor. Böylece yapay zeka, yas sürecimizi iyileştirir mi sorusu doğmuş oluyor.</p>
<p data-start="808" data-end="1346">Yapay zeka teknolojisini kullanarak sevdiğimiz insanların yaşarken seslerini kayıt edip, vefatından sonra bu verileri kullanabiliriz. Öyle ki sanki onları telefondan arayıp kaybettiğimiz kişi gerçekten oradaymış gibi günlük sohbetler edebiliriz. Onlara hayatımızdaki gelişmeleri anlatıp, verecekleri destekleyici cevaplar ile arkalarından tuttuğumuz yasın yükünü hafifletebiliyoruz. Veya en azından bu imkânlara sahip oluyoruz. Peki, gerçekten yapay zeka zorlayıcı yas süreci yaşayan kişilere iyi gelebilir mi? Gelin birlikte inceleyelim.</p>
<h2 data-section-id="cs1cav" data-start="1348" data-end="1369"><span role="text"><strong data-start="1351" data-end="1369">Yasın Evreleri</strong></span></h2>
<p data-start="1371" data-end="1588">Öncelikle yasın evrelerini bilmemiz, bulunduğumuz süreci anlamlandırmaya yardımcı olacaktır. Yas sürecine dair en çok kullanılan model, Elisabeth Kübler-Ross (1969) tarafından gündeme gelen Beş Aşamalı Yas Modeli’dir.</p>
<p data-start="1590" data-end="1898">Buna göre kayıp yaşayan bireyler ilk önce inkar sürecini yaşar. Burada kayba, ölüme ve yaşananlara dair bir inkar / karşıt gelme süreci yaşanır. Bu evreden gelen inkar düşüncelerini öfke duygusu takip eder. Birey, kendisine, başkalarına veya dış dünyaya, kadere, Tanrı’ya vb. karşı öfke duygusu hissedebilir.</p>
<p data-start="1900" data-end="2249">Üçüncü evre ise pazarlık sürecidir. Burada birey yaşadığı kaybı geri çevirebilme umuduyla zihinsel bir pazarlığa girişir ve çoğunlukla kendini veya başkalarını suçlar. Depresyon süreci ise dördüncü evre olarak yaşanır. Birey burada kaybın gerçekliği ile yüzleşir ve yoğun bir üzüntü, geri çekilme, umutsuzluk ve farklı duygulanımlar içerisine girer.</p>
<p data-start="2251" data-end="2712">Bu evrenin sağlıklı bir şekilde tamamlanması ile son evre yaşanmaya başlar; kabullenme. Artık birey, kaybın yaşandığını kabullenmeye ve hayatına, içerisinde taşıdığı kayıp acısı ile devam etmeyi öğrenmeye çalışır. Tabii dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta ise bu evrelerin sıralı bir şekilde olmak zorunda olmayışı ve her evreyi yaşamak zorunda olmayışımızdır. Bazen bireyler bir önceki evreye tekrar dönebilir veya evreleri farklı bir şekilde yaşayabilir.</p>
<h2 data-section-id="5984k2" data-start="2714" data-end="2779"><span role="text"><strong data-start="2717" data-end="2779">Yapay Zeka Yas Evrelerini Yaşamamıza Yardımcı Olabilir mi?</strong></span></h2>
<p data-start="2781" data-end="2961">Yapay zekanın psikolojiye olan etkilerinden belki de en önemlisi sayılacak bir yenilik; sevdiğimiz insanların seslerini kayıt edip, onlar ile “gerçek” sohbetler edebilme imkânımız.</p>
<p data-start="2963" data-end="3369">Kayıp süreci yaşayan birçok insan, kaybettiği kişinin artık geri gelmeyeceğini bilişsel süreçlerinde farkında olsa dahi, duygusal olarak bağlılıkları sebebi ile kaybettikleri kişiden kopma yaşamaları oldukça zorlayıcı olabiliyor. Yasın getirdiği zorluklardan bir tanesi, kaybettiğimiz kişinin fiziksel olarak artık orada olmayacağını bildiğimiz halde, duygusal olarak hissettiğimiz yakınlık ve bağlılıktır.</p>
<p data-start="3371" data-end="3681">Yas süreci yaşayan birçok insan, kaybettikleri kişiler ile son kez konuşmayı, vedalaşmayı, onların seslerini duymayı ve hayatlarındaki gelişmeleri onlara anlatma ihtiyacını tekrar yaşamak ister. Ancak ortada fiziksel bir kayıp olduğu için bu süreçleri yaşama imkânımız yoktur. Ya da bu artık değişmiş olabilir.</p>
<p data-start="3683" data-end="4017">Yapay zekanın geldiği son noktalar ile artık kaybettiğimiz kişiler ile tekrar konuşabilir, onların seslerini duyabilir, anlattığımız şeylere sözel tepkiler alarak içimizdeki duygusal boşluğu bir nebze de olsa doldurabiliriz. Böylece yaşadığımız kayıp acısını dindirebilir veya en azından daha baş edilebilir bir noktaya indirebiliriz.</p>
<p data-start="4019" data-end="4169">Ancak bu durum, sahip olduğumuz yakınlık ve duygusal bağlılığın devamını getireceği için, tam olarak kabullenme evresini yaşadığımız söylenemeyebilir.</p>
<h2 data-section-id="bh1jro" data-start="4171" data-end="4209"><span role="text"><strong data-start="4174" data-end="4209">Psikolojik Açıdan Olası Etkiler</strong></span></h2>
<p data-start="4211" data-end="4401">Peki, bunun psikolojiye uzun vadede etkileri neler olabilir? Yapay zeka ile kaybettiğimiz kişiler ile kaybın yaşandığı andan sonrasında konuşmaya devam etmemiz, yas sürecimizi nasıl etkiler?</p>
<p data-start="4403" data-end="4481">Bu durumda gerçekten yas sürecini yaşamış mı oluruz yoksa sadece ertelemiş mi?</p>
<p data-start="4483" data-end="4799">Bu ve daha fazla soruların cevaplarını şu anda bilemiyoruz. İlerleyen teknolojiye ek olarak, buna dair kapsamlı araştırmalar ve gözlemler yapıldığı zaman belki bu soruların cevaplarını öğrenmiş oluruz. Ancak eminim birçok insan için sevdiklerinin seslerini son kez duymak kısa vadede iyileştirici bir etken olabilir.</p>
<h2 data-section-id="1is29xh" data-start="4801" data-end="4813"><span role="text"><strong data-start="4804" data-end="4813">Sonuç</strong></span></h2>
<p data-start="4815" data-end="5042">Yapay zeka, yas sürecinde bireylere kısa vadede duygusal rahatlama sağlayabilecek güçlü bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu teknolojinin uzun vadede yasın doğal akışını destekleyip desteklemediği henüz net değildir.</p>
<p data-start="5044" data-end="5215">Dolayısıyla yapay zekayı bir “yerine koyma” aracı olarak değil, sınırlı ve bilinçli kullanılan bir destek unsuru olarak değerlendirmek daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.</p>
<h2 data-section-id="jn780k" data-start="5217" data-end="5232"><span role="text"><strong data-start="5220" data-end="5232">Kaynakça</strong></span></h2>
<p data-start="5234" data-end="5456" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Kübler-Ross, E. (1969). <em data-start="5258" data-end="5278">On death and dying</em>. New York, NY: Macmillan.<br data-start="5304" data-end="5307" />Kübler-Ross, E., &amp; Kessler, D. (2005). <em data-start="5346" data-end="5431">On grief and grieving: Finding the meaning of grief through the five stages of loss</em>. New York, NY: Scribner.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="z-0 flex min-h-[46px] justify-start"></div>
</div>
</div>
</section>
<div class="pointer-events-none -mt-px h-px translate-y-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom)-14*var(--spacing))]" aria-hidden="true"></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-yas-surecini-iyilestirir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değer Odaklı Yaşamak: Kabul ve Kararlılık Terapisi Nedir?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/deger-odakli-yasamak-kabul-ve-kararlilik-terapisi-nedir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=deger-odakli-yasamak-kabul-ve-kararlilik-terapisi-nedir</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/deger-odakli-yasamak-kabul-ve-kararlilik-terapisi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Törer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 22:45:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=26898</guid>

					<description><![CDATA[Psikolojik esnekliği merkeze alan Kabul ve Kararlılık Terapisi (Acceptance and Commitment Therapy, ACT), 1990’lı yıllarda Steven C. Hayes, Kelly G. Wilson ve Kirk Strosahl tarafından geliştirilmiş üçüncü dalga bilişsel davranışçı terapi yaklaşımlarından biridir. ACT’in kuramsal temeli, davranışın bağlama göre şekillendiğini savunan Relational Frame Theory’ye (RFT) dayanmaktadır. Bu yaklaşıma göre, insan dilinin ve bilişsel süreçlerinin psikolojik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="2">Psikolojik esnekliği merkeze alan Kabul ve Kararlılık Terapisi (Acceptance and Commitment Therapy, ACT), 1990’lı yıllarda Steven C. Hayes, Kelly G. Wilson ve Kirk Strosahl tarafından geliştirilmiş üçüncü dalga bilişsel davranışçı terapi yaklaşımlarından biridir. ACT’in kuramsal temeli, davranışın bağlama göre şekillendiğini savunan Relational Frame Theory’ye (RFT) dayanmaktadır. Bu yaklaşıma göre, insan dilinin ve bilişsel süreçlerinin psikolojik acıyı nasıl ürettiğini ve sürdürdüğünü açıklamaya çalışılır.</p>
<p data-path-to-node="3">ACT’in temel amacı semptomları azaltmak değil, <b data-path-to-node="3" data-index-in-node="47">psikolojik esneklik</b> artırmaktır. Psikolojik esneklik; kişinin zorlayıcı duygu, düşünce ve bedensel deneyimlerle temas halinde kalırken, seçtiği değerler doğrultusunda davranabilme kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. Araştırmalar, psikolojik esnekliğin depresyon, anksiyete ve stres belirtileriyle negatif yönde ilişkili olduğunu; yaşam doyumu ve iyi oluş ile pozitif yönde ilişkili olduğunu göstermektedir (Kashdan &amp; Rottenberg, 2010; Hayes ve ark., 2006).</p>
<h2 data-path-to-node="5"><b data-path-to-node="5" data-index-in-node="0">Act’in Altı Bileşenleri</b></h2>
<p data-path-to-node="6">ACT modeli altı temel süreç üzerinden işler:</p>
<ol start="1" data-path-to-node="7">
<li>
<p data-path-to-node="7,0,0"><b data-path-to-node="7,0,0" data-index-in-node="0">Kabul (Acceptance):</b> İçsel deneyimlerle savaşmak yerine onlara alan açmak.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="7,1,0"><b data-path-to-node="7,1,0" data-index-in-node="0">Bilişsel Ayrışma (Cognitive Defusion):</b> Düşünceleri mutlak gerçekler olarak değil, zihinsel olaylar olarak görebilmek.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="7,2,0"><b data-path-to-node="7,2,0" data-index-in-node="0">An’da Olmak (Contact with the Present Moment):</b> <b data-path-to-node="7,2,0" data-index-in-node="47">Mindfulness</b> temelli farkındalık geliştirmek.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="7,3,0"><b data-path-to-node="7,3,0" data-index-in-node="0">Bağlamsal Benlik (Self-as-Context):</b> Deneyimlerin ötesinde gözlemleyen bir benlik perspektifi geliştirmek.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="7,4,0"><b data-path-to-node="7,4,0" data-index-in-node="0">Değerler (Values):</b> Kişinin yaşamda nasıl biri olmak istediğine dair seçilmiş yönelimler.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="7,5,0"><b data-path-to-node="7,5,0" data-index-in-node="0">Adanmış Eylem (Committed Action):</b> Değerler doğrultusunda sürdürülebilir davranış örüntüleri geliştirmek.</p>
</li>
</ol>
<p data-path-to-node="8">Bu süreçler birbiriyle etkileşim içindedir ve bireyin kaçınma döngüsünden çıkmasına yardımcı olmaktadır. Özellikle deneyimsel kaçınma, psikopatolojinin önemli bir sürdürücüsü olarak tanımlanmaktadır. Kişi kısa vadede rahatlama sağlamak için zorlayıcı duygulardan kaçındıkça, uzun vadede yaşam alanı daralmaktadır.</p>
<h2 data-path-to-node="10"><b data-path-to-node="10" data-index-in-node="0">Act Açısından Değer Kavramı</b></h2>
<p data-path-to-node="11">ACT’te değerler, ulaşılacak bir hedef değil; sürekli yön veren pusulalar olarak ele alınmaktadır. Örneğin “iyi bir ebeveyn olmak” bir değerdir; “çocuğumla haftada iki kez zaman geçirmek” ise bu değere hizmet eden bir hedeftir. Bu ayrım kritik öneme sahiptir çünkü hedeflere ulaşıldığında motivasyon düşebilir; oysa değerler yaşam boyu süren yönelimlerdir. Literatüre baktığımızda, değer netliğinin psikolojik iyi oluşla güçlü biçimde ilişkili olduğunu görmekteyiz. Değerleri doğrultusunda yaşayan bireylerin daha yüksek yaşam doyumu ve anlam algısı bildirdikleri bulunmuştur (Wilson &amp; Murrell, 2004). Ayrıca değerlerle uyumlu davranışın, depresif belirtilerde azalma ile ilişkili olduğu meta-analiz çalışmalarında rapor edilmiştir (A-Tjak ve ark., 2015).</p>
<h2 data-path-to-node="13"><b data-path-to-node="13" data-index-in-node="0">Değer Odaklı Yaşamak ve Psikolojik Sağlık</b></h2>
<p data-path-to-node="14">Modern yaşamda bireyler sıklıkla performans, başarı ve dışsal onay üzerinden kendilerini tanımlamaktadır. Ancak ACT perspektifi, anlamlı bir yaşamın dışsal sonuçlardan ziyade içsel yönelimlerle ilişkili olduğunu savunur. İnsan, koşullar ne olursa olsun seçtiği anlam doğrultusunda yaşayabilir. Değer odaklı yaşam, zorlayıcı duyguların ortadan kalkmasını değil; bu duygularla birlikte ilerlemeyi içerir. Örneğin sosyal kaygısı olan bir birey için “bağlantı kurmak” bir değer olabilir. Kaygının varlığına rağmen sosyal ortamlara adım atmak, psikolojik esnekliğin somut bir göstergesidir. Bu süreçte amaç kaygıyı silmek değil, kaygıyla birlikte anlamlı eylemde bulunmaktır.</p>
<h2 data-path-to-node="16"><b data-path-to-node="16" data-index-in-node="0">Sonuç</b></h2>
<p data-path-to-node="17">ACT ekolü, mutluluğu sürekli pozitif duygular yaşamak olarak değil; anlamlı bir yaşam sürmek olarak tanımlar. Bu yaklaşımda acı, insan olmanın kaçınılmaz bir parçasıdır. Önemli olan, acının davranış şekillerimizi daraltmasına izin vermemektir. Değerler, yönümüzü belirlerken; psikolojik esneklik bu yolda ilerlememizi sağlar. ACT’in savunduğu <b data-path-to-node="17" data-index-in-node="343">mindset</b> ise: “Daha az acı” yerine “daha anlamlı bir yaşam” hedeflenmelidir. Bilimsel literatür de göstermektedir ki, değerleriyle uyumlu yaşayan bireyler daha dayanıklı, daha esnek ve daha doyumlu bir yaşam deneyimi bildirmektedir.</p>
<p data-path-to-node="18">Sonuç olarak ACT, semptom odaklı bir iyileşme anlayışının ötesine geçerek bireyi kendi değerleriyle temas etmeye davet eder. Bu davet, modern dünyanın hız ve performans baskısı içinde, yönünü kaybeden birçok insan için güçlü bir psikolojik pusula niteliğindedir.</p>
<h2 data-path-to-node="20"><b data-path-to-node="20" data-index-in-node="0">Kaynakça</b></h2>
<p id="p-rc_3a0adb60fb4309c3-16" data-path-to-node="21">A-Tjak, J. G. L., Davis, M. L., Morina, N., Powers, M. B., Smits, J. A. J., &amp; Emmelkamp, P. M. G. (2015). A meta-analysis of the efficacy of acceptance and commitment <span class="citation-23 citation-end-23">therapy for clinically relevant mental and physical health problems. Psychotherapy and Psychosomatics, 84(1), 30–36.</span> <span class="citation-22">Hayes, S. C., Luoma, J. B., Bond, F. W., Masuda, A., &amp; Lillis, </span><span class="citation-21 citation-22 citation-end-22">J. (2006). Acceptance and commitment therapy: Model, processes and outcomes. Be</span><span class="citation-21 citation-end-21">haviour Research and Therapy, 44(1), 1–25.</span> <span class="citation-20">Kashdan, T. B., &amp; Rottenberg, </span><span class="citation-19 citation-20 citation-end-20">J. (2010). Psychological flexibility as a fundamental aspect of health. Clinical Psychology Review, </span><span class="citation-19 citation-end-19">30(7), 865–878.</span> <span class="citation-18 citation-end-18">Levin, M. E., Hildebrandt, M. J., Lillis, J., &amp; Hayes, S. C. (2012). The impact of treatment components suggested by the psychological </span>flexibility model. Behaviour Research and Therapy, 50(10), 741–748. Wilson, K. G., &amp; Murrell, A. R. (2004). Values work in acceptance and commitment therapy. In S. C. Hayes, V. M. Follette, &amp; M. M. Linehan (Eds.), Mindfulness and acceptance: Expanding the cognitive-behavioral tradition (pp. 120–151). Guilford Press. Hayes, S. C., Strosahl, K. D., &amp; Wilson, K. G. (2012). Acceptance and commitment therapy: The process and practice of mindful change (2nd ed.). Guilford Press.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/deger-odakli-yasamak-kabul-ve-kararlilik-terapisi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
