<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Sena Mutlu Solmaz &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/senamutlusolmaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Oct 2025 12:55:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Sena Mutlu Solmaz &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Erich Fromm’un “Sevme Sanatı”: Aşkı Yeniden Düşünmek</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/erich-frommun-sevme-sanati-aski-yeniden-dusunmek/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=erich-frommun-sevme-sanati-aski-yeniden-dusunmek</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/erich-frommun-sevme-sanati-aski-yeniden-dusunmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sena Mutlu Solmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Oct 2025 12:55:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşk ve İlişkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=15718</guid>

					<description><![CDATA[Victor Hugo bir sözünde şöyle der: “Hayat bir çiçekse, aşk onun balıdır.”Yüzyıllardır şiirlerden romanlara, sinemadan efsanelere kadar uzanan bir ilham kaynağıdır aşk.Kimi zaman mutluluğun anahtarı olarak idealize edilir, kimi zamansa yokluğunda içimizde yankılanan bir boşluk. Peki ya aşk, bir anda çarpan büyülü bir duygu olmaktan çok, emek isteyen bir beceri, hatta bir sanat ise?Tam da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="674" data-end="959">Victor Hugo bir sözünde şöyle der: “Hayat bir çiçekse, aşk onun balıdır.”<br data-start="747" data-end="750" />Yüzyıllardır şiirlerden romanlara, sinemadan efsanelere kadar uzanan bir ilham kaynağıdır aşk.<br data-start="844" data-end="847" />Kimi zaman mutluluğun anahtarı olarak idealize edilir, kimi zamansa yokluğunda içimizde yankılanan bir boşluk.</p>
<p data-start="961" data-end="1198">Peki ya aşk, bir anda çarpan büyülü bir duygu olmaktan çok, emek isteyen bir beceri, hatta bir sanat ise?<br data-start="1066" data-end="1069" />Tam da bu noktada <strong data-start="1087" data-end="1102">Erich Fromm</strong> bize rehberlik eder: Aşk, sadece hissetmek değil, <strong data-start="1153" data-end="1197">öğrenilmesi gereken bir yaşam pratiğidir</strong>.</p>
<h2 data-start="1205" data-end="1242"><strong data-start="1208" data-end="1242">Fromm’un Gözünden Aşk ve Sevgi</strong></h2>
<p data-start="1244" data-end="1415"><strong data-start="1244" data-end="1259">Erich Fromm</strong>, psikanalist, filozof ve sosyolog kimliklerini aynı potada eriten bir düşünürdür.<br data-start="1341" data-end="1344" />Marx ve Freud’dan etkilense de, temelde hümanist bir çizgide ilerler.</p>
<p data-start="1417" data-end="1662">Onu en çok etkileyen deneyimlerden biri, gençliğinde tanıklık ettiği savaştır. Bu deneyim, insana dair temel bir farkındalık kazandırır:<br data-start="1553" data-end="1556" />İnsan, yalnızca koşulların pasif ürünü değil; onları dönüştürme potansiyeline sahip aktif bir varlıktır.</p>
<p data-start="1664" data-end="2023">Fromm’a göre bu potansiyelin en güçlü ifadesi, sevme kapasitesidir.<br data-start="1731" data-end="1734" />Ama aşk, yalnızca bir duygu değil; öğrenilmesi, geliştirilmesi gereken bir yetidir.<br data-start="1817" data-end="1820" />Bir müzisyenin ya da ressamın yıllar boyunca ustalaştığı gibi, insan da sevmeyi çalışmalı, denemeli, sabretmeli ve öğrenmelidir.<br data-start="1948" data-end="1951" />İşte bu nedenle, <strong data-start="1968" data-end="1984">sevme sanatı</strong> insana dair en derin ustalık alanıdır.</p>
<h2 data-start="2030" data-end="2061"><strong data-start="2033" data-end="2061">Aşkı Öğrenmek Neden Zor?</strong></h2>
<p data-start="2063" data-end="2237">Modern toplum, ilişkilere de bir pazar mantığıyla yaklaşır.<br data-start="2122" data-end="2125" />Tüketim kültürü “al, tüket, yenisi gelsin” anlayışını yalnızca nesnelere değil, duygulara ve bağlara da taşır.</p>
<p data-start="2239" data-end="2543">İnsan kendini çoğu zaman bir otomat gibi hisseder: kuralları takip eden ama derinlik kuramayan biri.<br data-start="2339" data-end="2342" />Bu zeminde aşk, şansa ya da tesadüfe bırakılamaz.<br data-start="2391" data-end="2394" />Çünkü Fromm’a göre gerçek sevgi, rastlantı değil; çalışma ve farkındalık gerektirir.<br data-start="2478" data-end="2481" />Bu, <strong data-start="2485" data-end="2506">aşkın psikolojisi</strong> açısından bir devrim niteliğindedir.</p>
<h2 data-start="2550" data-end="2574"><strong data-start="2553" data-end="2574">Sevginin Beş Yüzü</strong></h2>
<p data-start="2576" data-end="2755"><strong data-start="2576" data-end="2591">Erich Fromm</strong>, sevgiyi tek biçimli değil, çok katmanlı bir ekosistem olarak görür.<br data-start="2660" data-end="2663" />Hayatın farklı alanlarında farklı şekillerde tezahür eden beş temel sevgi biçimi tanımlar:</p>
<p data-start="2757" data-end="3094"><strong data-start="2757" data-end="2774">Birinci biçim</strong>, çocuklukta deneyimlenen anne ve baba sevgisidir.<br data-start="2824" data-end="2827" />Fromm, bu iki sevgiyi birbirinden ayırır:<br data-start="2868" data-end="2871" />Anne sevgisi, koşulsuz kabulün ve güvenin ilk modelidir.<br data-start="2927" data-end="2930" />Baba sevgisi ise ilke, yön ve sorumlulukla rehberlik eden, daha koşullu bir sevgidir.<br data-start="3015" data-end="3018" />Sağlıklı gelişim, bu iki kutbun denge içinde sentezlenmesiyle mümkün olur.</p>
<p data-start="3096" data-end="3353"><strong data-start="3096" data-end="3112">İkinci biçim</strong>, kardeş sevgisidir.<br data-start="3132" data-end="3135" />Bu, yalnızca biyolojik kardeşlikle sınırlı olmayan, evrensel bir empati ve sorumluluk sevgisidir.<br data-start="3232" data-end="3235" />“Yakınım olmayanı da kardeşim gibi gözetmek” yaklaşımıyla, Fromm bu sevgiyi tüm insani bağların temeli olarak görür.</p>
<p data-start="3355" data-end="3600"><strong data-start="3355" data-end="3367">Üçüncüsü</strong>, çoğunlukla yanlış anlaşılan öz sevgidir.<br data-start="3409" data-end="3412" />Bu, bencillik değil; kişinin kendini değerli, saygıya layık ve sorumluluk taşıyan biri olarak görebilmesidir.<br data-start="3521" data-end="3524" />Fromm’a göre, kendini sevmeyen biri başkasını da sağlıklı şekilde sevemez.</p>
<p data-start="3602" data-end="3963"><strong data-start="3602" data-end="3627">Dördüncü sevgi biçimi</strong>, romantik/cinsel sevgidir.<br data-start="3654" data-end="3657" />İki birey arasında özel ve seçici bir bağdır bu.<br data-start="3705" data-end="3708" />Fiziksel çekimin ötesinde, karşılıklı teslimiyet, bireyselliği koruyarak yakınlık kurma becerisini içerir.<br data-start="3814" data-end="3817" />Fromm burada önemli bir ayrım yapar:<br data-start="3853" data-end="3856" />Kardeş sevgisi evrenseldir, herkese yönelir; romantik sevgi ise seçicidir ve yalnızca bir kişiye özgüdür.</p>
<p data-start="3965" data-end="4191"><strong data-start="3965" data-end="3989">Beşinci ve son biçim</strong> ise Tanrı’ya ya da yüce olana duyulan sevgidir.<br data-start="4037" data-end="4040" />Bu, dinle sınırlı olmayan bir varoluşsal bağdır.<br data-start="4088" data-end="4091" />İnsanlığın daha büyük bir bütünle, anlamla veya hakikatle kurmaya çalıştığı ruhsal bir yönelimdir.</p>
<p data-start="4193" data-end="4295">Bu beş yüz, birbirini dışlamaz.<br data-start="4224" data-end="4227" />Aksine, biri güçlendikçe diğerlerini de besleyen bir yapı oluşturur.</p>
<h2 data-start="4302" data-end="4338"><strong data-start="4305" data-end="4338">Olgun Aşk ve Simbiotik Tuzağı</strong></h2>
<p data-start="4340" data-end="4547">Fromm’un en çok alıntılanan ayrımı burada devreye girer:<br data-start="4396" data-end="4399" />“Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var” — bu, olgunlaşmamış aşkı tanımlar.<br data-start="4475" data-end="4478" />Oysa “Sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum”, olgun aşkın özüdür.</p>
<p data-start="4549" data-end="4710">Olgun aşk, iki kişinin bütünlüklerini kaybetmeden birleşebildiği bir ilişkidir.<br data-start="4628" data-end="4631" />Bir limana sığınıp kalmak değil, birlikte yola çıkmak ve birlikte büyümektir.</p>
<p data-start="4712" data-end="5022">Fromm’a göre aşk, yalnızca bir duygu değil; bir karar ve bir sözdür.<br data-start="4780" data-end="4783" />Bu bağlamda, Fromm’un uyardığı en temel tuzaklardan biri <strong data-start="4840" data-end="4860">simbiotik ilişki</strong>dir.<br data-start="4864" data-end="4867" />Birinin yutucu, diğerinin yapışıcı olduğu ilişkilerde bireysellik silinir.<br data-start="4941" data-end="4944" />Gerçek sevgi ise “iki kişi bir olur ama iki kişi kalır” dengesini kurabilir.</p>
<h2 data-start="5029" data-end="5076"><strong data-start="5032" data-end="5076">Vermek: Sevgide Neden Bu Kadar Merkezde?</strong></h2>
<p data-start="5078" data-end="5243">Tüketim mantığı “almak” üzerine kurulu olsa da, Fromm’a göre sevgide esas olan vermektir.<br data-start="5167" data-end="5170" />Ama bu verme, bir eksiklikten değil, taşan bir canlılıktan kaynaklanır.</p>
<p data-start="5245" data-end="5402">İnsan, sevgide zamanını, ilgisini, bilgisini, neşesini ve şefkatini sunar.<br data-start="5319" data-end="5322" />Tıpkı Küçük Prens’teki gibi:<br data-start="5350" data-end="5353" />“Gülünü önemli kılan, ona harcadığın zamandır.”</p>
<p data-start="5404" data-end="5538">Emek verdiğimiz şeye bağlanırız. Onu büyütürüz. Ve onunla birlikte büyürüz.<br data-start="5479" data-end="5482" />Bu da <strong data-start="5488" data-end="5504">sevme sanatı</strong>nın merkezindeki üretken sevgidir.</p>
<h2 data-start="5545" data-end="5578"><strong data-start="5548" data-end="5578">Sevginin Dört Temel Unsuru</strong></h2>
<p data-start="5580" data-end="5685"><strong data-start="5580" data-end="5595">Erich Fromm</strong>, sevgiyi etkin bir emek olarak tanımlar ve bunun dört temel bileşeni olduğunu belirtir:</p>
<ul data-start="5687" data-end="5981">
<li data-start="5687" data-end="5764">
<p data-start="5689" data-end="5764"><strong data-start="5689" data-end="5705">İlgi (özen):</strong> Karşımızdakinin varlığına, gelişimine gerçekten eğilmek.</p>
</li>
<li data-start="5765" data-end="5845">
<p data-start="5767" data-end="5845"><strong data-start="5767" data-end="5782">Sorumluluk:</strong> İçten gelen bir yönelişle ihtiyaçlara yanıt verebilir olmak.</p>
</li>
<li data-start="5846" data-end="5917">
<p data-start="5848" data-end="5917"><strong data-start="5848" data-end="5858">Saygı:</strong> Kişiyi olduğu gibi görebilmek, onun özgürlüğünü tanımak.</p>
</li>
<li data-start="5918" data-end="5981">
<p data-start="5920" data-end="5981"><strong data-start="5920" data-end="5930">Bilgi:</strong> Yüzeyin ötesine geçerek özünü anlamaya çalışmak.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="5983" data-end="6093">Bu unsurlardan biri eksik olduğunda, sevgi zamanla alışkanlığa, bağımlılığa ya da idealleştirmeye dönüşebilir.</p>
<h2 data-start="6100" data-end="6140"><strong data-start="6103" data-end="6140">Peki, Sevme Yetisi Nasıl Gelişir?</strong></h2>
<p data-start="6142" data-end="6227">Fromm, hızlı çözümler sunmaz.<br data-start="6171" data-end="6174" />“Mutlu aşk için 10 adım” diye bir reçeteye inanmaz.</p>
<p data-start="6229" data-end="6382">Tıpkı bir sanatçı gibi, insanın da sevme becerisi zamanla gelişir:<br data-start="6295" data-end="6298" />Disiplin, yoğunlaşma, sabır ve en yüksek dikkat bu gelişimin olmazsa olmazlarıdır.</p>
<p data-start="6384" data-end="6610">Günlük hayattaki küçük eylemler — dinlemek, ertelememek, dürüst ama şefkatli olmak, sınır koymayı bilmek — zamanla sevme kaslarımızı güçlendirir.<br data-start="6529" data-end="6532" />Bu, <strong data-start="6536" data-end="6557">aşkın psikolojisi</strong> açısından sevginin bir karakter haline dönüşmesidir.</p>
<h2 data-start="6617" data-end="6647"><strong data-start="6620" data-end="6647">Fromm Bize Ne Söylüyor?</strong></h2>
<p data-start="6649" data-end="6758">Hızla akan, yüzeyde kalan, “trend”lere kapılan bir çağda yaşıyoruz.<br data-start="6716" data-end="6719" />Ama Fromm’un söyledikleri hâlâ canlı:</p>
<p data-start="6760" data-end="6952">Gerçek sevgi, kullan-at kültüründe değil; emek, sorumluluk ve saygı içinde yeşerir.<br data-start="6843" data-end="6846" />Bu nedenle “aşk var mı yok mu?” sorusundan önce, şu soruyu sormalıyız:<br data-start="6916" data-end="6919" />“Ben sevmeyi nasıl ele alıyorum?”</p>
<h2 data-start="6959" data-end="6990"><strong data-start="6962" data-end="6990">Kapanış: İçten Bir Davet</strong></h2>
<p data-start="6992" data-end="7099">Meister Eckhart bir sözünde şöyle der:<br data-start="7030" data-end="7033" />“Kendinizi severseniz, başkalarını da kendiniz gibi seversiniz.”</p>
<p data-start="7101" data-end="7227">Bu söz, <strong data-start="7109" data-end="7124">Erich Fromm</strong>’un sevgi anlayışıyla örtüşür.<br data-start="7154" data-end="7157" />Öz sevgisi eksik olanın, olgun ve özgür bir sevgi kurması da zordur.</p>
<p data-start="7229" data-end="7366">Fromm’un çağrısı, sadece bireye değil, topluma yöneliktir:<br data-start="7287" data-end="7290" />Sevgi, olağanüstü bireylerin ayrıcalığı değil; insan olmanın çekirdeğidir.</p>
<p data-start="7368" data-end="7500">Bir an durmak, sonra küçük ama ısrarlı adımlarla sevmeye çalışmak —<br data-start="7435" data-end="7438" />İşte <strong data-start="7443" data-end="7459">Sevme Sanatı</strong>’nın bize bıraktığı en güçlü miras budur.</p>
<h2 data-start="7507" data-end="7522"><strong data-start="7510" data-end="7522">Kaynakça</strong></h2>
<p data-start="7524" data-end="7944">Eckhart, M. (1981). <em data-start="7544" data-end="7604">The Essential Sermons, Commentaries, Treatises and Defense</em> (E. Colledge &amp; B. McGinn, Ed.). New York: Paulist Press. (Bu metinden bireysel çeviri yapılmıştır.)<br data-start="7704" data-end="7707" />Fromm, E. (2012). <em data-start="7725" data-end="7739">Sevme sanatı</em> (A. Tekşen, Çev.). İstanbul: Say Yayınları. (Orijinali 1956’da yayımlanmıştır.)<br data-start="7819" data-end="7822" />Saint-Exupéry, A. de. (2015). <em data-start="7852" data-end="7865">Küçük Prens</em> (S. Kıray, Çev.). İstanbul: Can Yayınları. (Orijinali 1943’te yayımlanmıştır.)</p>
<p data-start="7951" data-end="8055">
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/erich-frommun-sevme-sanati-aski-yeniden-dusunmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
