<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Selin Nur Ünal &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/selinnurunal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Jun 2026 10:03:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Selin Nur Ünal &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>FOTOĞRAF ASLINDA BİZİM İÇİN NE İFADE EDİYOR?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/fotograf-aslinda-bizim-icin-ne-ifade-ediyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=fotograf-aslinda-bizim-icin-ne-ifade-ediyor</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/fotograf-aslinda-bizim-icin-ne-ifade-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selin Nur Ünal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:03:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilişsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bilişsel]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf çekmek]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf ve kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf ve psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/fotograf-aslinda-bizim-icin-ne-ifade-ediyor/</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medya ile birlikte fotoğraf çekmek, çekilmek ve hoşumuza giden kareleri paylaşmak, gündelik hayatımızın sıradan bir parçası hâline geldi. Ancak fotoğraf çekme ve çektirme ihtiyacımız yalnızca sosyal medya ile açıklanabilecek kadar yeni bir davranış değil. Sosyal medya ortaya çıkmadan önce de insanlar fotoğraf çektiriyor, albümler oluşturuyor ve hayatlarının önemli anlarını kaydetmek istiyordu. Peki, neden? Psikoloji [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya ile birlikte fotoğraf çekmek, çekilmek ve hoşumuza giden kareleri paylaşmak, gündelik hayatımızın sıradan bir parçası hâline geldi. Ancak fotoğraf çekme ve çektirme ihtiyacımız yalnızca sosyal medya ile açıklanabilecek kadar yeni bir davranış değil. Sosyal medya ortaya çıkmadan önce de insanlar fotoğraf çektiriyor, albümler oluşturuyor ve hayatlarının önemli anlarını kaydetmek istiyordu. Peki, neden?</p>
<p>Psikoloji literatüründe bu durumu açıklayan önemli kavramlardan biri “benlik sürekliliği”dir (<strong>self-continuity</strong>). Araştırmalar, zihnimizin benlik hissini koruyabilmek için geçmiş deneyimlerimizi sürekli yeniden organize ettiğini göstermektedir. Fotoğraflar da bu süreçte dışsal bir hafıza işlevi görebilmektedir. Çalışmalar, anılarımızı yalnızca geçmişi hatırlamak için değil; <strong>kim olduğumuza dair süreklilik hissini korumak</strong>, geçmiş benliklerimizle bağ kurmak ve hayat hikâyelerimizi bütüncül şekilde anlamlandırmak için kullandığımızı göstermektedir. Bu nedenle çocukluk fotoğraflarımız, özel anlarımıza ait kareler ya da kendimizi “iyi hissettiğimiz” fotoğraflar çoğu zaman yalnızca birer görüntü olarak kalmıyor. Bazen bir dönemi, bazen kim olduğumuzu, bazen de o zamanki hâlimizi hatırlatan psikolojik izlere dönüşebiliyorlar.</p>
<p>Araştırmalar ayrıca anılarımızı farklı bakış açılarıyla hatırlayabildiğimizi göstermektedir. Bazı anılarımızı birinci şahıs perspektifiyle, yani kendi gözümüzden yaşadığımız şekilde hatırlarken; bazı anılarımızı üçüncü şahıs perspektifiyle, kendimizi dışarıdan görüyormuşuz gibi hatırlayabiliyoruz. Özellikle üçüncü şahıs perspektifiyle hatırlamanın benlik değerlendirmesiyle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Yani bazen yalnızca bir anıyı hatırlamakla kalmayıp, o anın içinde nasıl göründüğümüzü de zihnimizde canlandırabiliyoruz. Kendimizi dışarıdan değerlendirme, kendimize dair zihinsel bir imge oluşturma ve kim olduğumuzu anlamlandırma ihtiyacı hissedebiliyoruz. Belki de bu yüzden fotoğraflar, kendimizi dışarıdan görebildiğimiz en somut araçlardan biri hâline geliyor. Çünkü fotoğraflar yalnızca fiziksel görünümümüzü değil; belirli bir dönemi, hissi ya da yaşam kesitini de temsil edebiliyor.</p>
<p>Fotoğraf çekmenin yalnızca kayıt oluşturmakla sınırlı olmadığı da düşünülmektedir. Bazı araştırmalar, fotoğraf çekerken çevremize daha dikkatli baktığımızı ve deneyimimizin belirli ayrıntılarına daha fazla odaklandığımızı göstermektedir. Bu nedenle fotoğraf çekmek bazı durumlarda deneyimi yüzeyselleştirmekten çok, deneyime daha bilinçli şekilde katılmayı destekleyebilmektedir. Özellikle paylaşmak için değil, kendimiz için çektiğimiz fotoğraflar bazen o anla kurduğumuz ilişkiyi güçlendirebiliyor. Çünkü fotoğraf çekmek, dikkatimizi anın belirli ayrıntılarına yönlendirebiliyor ve deneyimi daha bilinçli yaşamamıza katkı sağlayabiliyor.</p>
<p>Bununla birlikte literatürde, yoğun şekilde fotoğraf çekmenin doğal hatırlama süreçlerini zayıflatabileceğini öne süren çalışmalar da bulunmaktadır. Bazı araştırmacılar bu durumu “hafızayı dışsallaştırma” (<strong>memory offloading</strong>) kavramıyla açıklamaktadır. Buna göre, deneyimimizin kayıt altında olduğunu bildiğimizde bilgiyi zihinsel olarak tutma konusunda daha az çaba gösterebiliyoruz. Bu durum, bazı önemli anlar kaydedilmediğinde neden eksiklik hissedebildiğimizi de kısmen açıklayabilir. Çünkü fotoğraflar yalnızca görüntü oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda daha sonra o ana yeniden ulaşabilmemizi sağlayan görsel ipuçları gibi çalışabiliyor.</p>
<p>Fotoğraf kuramcıları Roland Barthes ve Susan Sontag da fotoğrafın geçmiş deneyimlerle kurduğumuz ilişkiyi dönüştürdüğünü vurgulamaktadır. Özellikle fotoğrafın, geçmişte yaşanmış bir ana dair somut bir iz taşıdığı düşüncesi üzerinde durmuşlardır. Bu nedenle çoğu zaman yalnızca “güzel görüntülerimizi” değil; bizim için anlam taşıyan insanları, anları ve dönemleri kaydetme eğilimi gösteriyoruz.</p>
<p>Sonuç olarak, fotoğraf ihtiyacı yalnızca teknolojik ya da sosyal bir alışkanlık olarak değerlendirilmemelidir. Psikoloji literatürü, fotoğrafların hafıza, benlik algısı ve yaşam öyküsünü anlamlandırma süreçleriyle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu yüzden bazı anları kaydetme isteğimiz yalnızca görüntü oluşturma ihtiyacından kaynaklanmıyor olabilir. Bazen bir anı fotoğraflamak, onu yalnızca hatırlamak için değil; ona yeniden dönebilmek için de önemli hâle geliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/fotograf-aslinda-bizim-icin-ne-ifade-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>8 Mart’ta Psikoloji Tarihine Kadınların İzinden Bakmak</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/8-martta-psikoloji-tarihine-kadinlarin-izinden-bakmak/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=8-martta-psikoloji-tarihine-kadinlarin-izinden-bakmak</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/8-martta-psikoloji-tarihine-kadinlarin-izinden-bakmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selin Nur Ünal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 23:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Medya ve Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=27434</guid>

					<description><![CDATA[Psikoloji literatüründe öne çıkan isimler incelendiğinde, tarihsel anlatının çoğunlukla erkek araştırmacılar üzerinden şekillendiği görülmektedir. Bununla birlikte, psikolojinin kuruluş ve gelişim sürecinde kadın psikologlar da kuramsal, deneysel ve uygulamalı alanlarda önemli katkılar sunmuştur. Ancak bu katkılar, uzun yıllar boyunca sınırlı görünürlük kazanmış ya da ikincil konumda değerlendirilmiştir. Psikoloji, bilimsel bir disiplin olarak 1800&#8217;lerin ortalarından sonlarına doğru [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="2">Psikoloji literatüründe öne çıkan isimler incelendiğinde, tarihsel anlatının çoğunlukla erkek araştırmacılar üzerinden şekillendiği görülmektedir. Bununla birlikte, psikolojinin kuruluş ve gelişim sürecinde kadın psikologlar da kuramsal, deneysel ve uygulamalı alanlarda önemli katkılar sunmuştur. Ancak bu katkılar, uzun yıllar boyunca sınırlı görünürlük kazanmış ya da ikincil konumda değerlendirilmiştir.</p>
<p data-path-to-node="3">Psikoloji, bilimsel bir disiplin olarak 1800&#8217;lerin ortalarından sonlarına doğru ortaya çıkmış; kadınların bu alandaki varlığı ise en az 1890&#8217;lara kadar uzanmaktadır. Bu süreçte kadın psikologlar, alana adım atabilmek için yalnızca akademik değil, toplumsal bariyerleri de aşmak zorunda kalmıştır. Uzun süre erkek meslektaşlarıyla aynı fırsatlara sahip olmalarını engelleyen zorlayıcı uygulamalarla karşılaşmışlardır. Resmî unvanlara erişimde yaşanan kısıtlamalar ile eğitim ve araştırma olanaklarındaki eşitsizlikler, kadınların araştırma faaliyetlerini kısıtlamıştır. Bu süreçte pek çok kadın psikolog akademik ve toplumsal sınırlılıklara rağmen alanda yer edinmeye çalışmış; deneysel, klinik ve kuramsal çalışmalarıyla psikoloji disiplinin gelişimine katkı sağlamışlardır. İşte bu azimli kadınlardan bazıları:</p>
<h2 data-path-to-node="4"><b data-path-to-node="4" data-index-in-node="0">Psikolojinin Gelişimine Katkı Sağlayan Kadın Psikologlar</b></h2>
<h3 data-path-to-node="5"><b data-path-to-node="5" data-index-in-node="0">Mary Whiton Calkins (1863-1930)</b></h3>
<p data-path-to-node="6">Harvard Üniversitesi’nde psikoloji alanında doktora çalışmalarını tamamlamış ancak dönemin uygulamaları nedeniyle resmi doktora unvanı verilmemiştir. Amerikan Psikoloji Birliği’nin ilk kadın başkanı olmuştur. Wellesley College’de ilk <b data-path-to-node="6" data-index-in-node="234">psikoloji laboratuvarını</b> kurmuştur.</p>
<h3 data-path-to-node="7"><b data-path-to-node="7" data-index-in-node="0">Margaret Floy Washburn (1871-1939)</b></h3>
<p data-path-to-node="8">Psikoloji alanında doktora derecesi alan ilk kadın olarak bilinmektedir. Başlıca araştırma alanları hayvan bilişi ve temel fizyolojik süreçler olmuş, karşılaştırmalı psikoloji alanının gelişmesine katkı sağlamıştır. Vücut hareketlerinin düşünceyi etkilediğini öne süren bir motor biliş teorisi geliştirmiştir.</p>
<h3 data-path-to-node="9"><b data-path-to-node="9" data-index-in-node="0">Melanie Klein (1882-1960)</b></h3>
<p data-path-to-node="10">Çocuk psikanalizi alanında çalışmış ve nesne ilişkileri kuramının gelişimine katkı sağlamıştır. Oyun terapisinin psikanalitik çerçevede kullanılmasına yönelik yaklaşımıyla tanınmaktadır.</p>
<h3 data-path-to-node="11"><b data-path-to-node="11" data-index-in-node="0">Sabina Spielrein (1885-1942)</b></h3>
<p data-path-to-node="12">Psikanalizin öncülerinden biridir. Yıkıcı ve yaratıcı dürtüler üzerine olan çalışmalarıyla Jung ve Freud’u etkilemiştir.</p>
<h3 data-path-to-node="13"><b data-path-to-node="13" data-index-in-node="0">Karen Horney (1885-1952)</b></h3>
<p data-path-to-node="14">Freud’un kadınlar hakkındaki görüşlerine karşı çıkarak feminist psikolojinin temellerini atmıştır. Kaygı, özgüven, kadın kimliği ve ilişkiler üzerine önemli kuramsal çalışmalar yapmıştır.</p>
<h3 data-path-to-node="15"><b data-path-to-node="15" data-index-in-node="0">Leta Stetter Hollingworth (1886-1939)</b></h3>
<p data-path-to-node="16">Zekâ ve üstün zekâlı çocuklar üzerine yaptığı araştırmalarla öncü olmuştur. Kadın psikolojisi alanındaki çalışmalarıyla, kadınların erkekler kadar zeki ve yetenekli olduğunu gösteren araştırmalar yapmıştır. Hem psikolojide hem de toplumda kadınlara bakış açısında bir değişim katalizörü olmuştur.</p>
<h3 data-path-to-node="17"><b data-path-to-node="17" data-index-in-node="0">Anna Freud (1895-1982)</b></h3>
<p data-path-to-node="18">Sigmund Freud’un kızı olmakla birlikte, kendi kuramsal çalışmalarıyla tanınan bir psikanalisttir. Çocuk psikanalizi konusunda uzmanlaşmış; çocukların rüyaları, savunma mekanizmaları ve travma sonrası stres bozukluğu gibi konular üzerine çalışmalar yürütmüştür. Çocukların ruh sağlığının anlaşılmasına önemli katkılarda bulunmuş ve psikolojiye değerli bir bakış açısı sunmuştur.</p>
<h3 data-path-to-node="19"><b data-path-to-node="19" data-index-in-node="0">Bluma Zeigarnik (1901-1988)</b></h3>
<p data-path-to-node="20">Hafıza üzerine yürüttüğü bir çalışma sonucunda, kesintiye uğrayan işlerin daha iyi hatırlanmasıyla ilgili olan “Zeigarnik Etkisi”ni keşfetmiştir.</p>
<h3 data-path-to-node="21"><b data-path-to-node="21" data-index-in-node="0">Mary Ainsworth (1913-1999)</b></h3>
<p data-path-to-node="22">Güvenli bağlanmanın çocukların duygusal gelişimi üzerindeki etkilerini araştırmıştır. “Yabancı Ortam Deneyi” olarak bilinen tekniği geliştirmiştir. Bu teknik sonucunda; güvenli, kaygılı ve kaçınmacı <b data-path-to-node="22" data-index-in-node="199">bağlanma stillerini</b> tanımlamıştır. Çalışmaları, çocuk gelişimi ve klinik psikoloji alanlarında önemli bir temel oluşturmuştur.</p>
<h3 data-path-to-node="23"><b data-path-to-node="23" data-index-in-node="0">Mamie Phipps Clark (1917-1983)</b></h3>
<p data-path-to-node="24">Irk, öz saygı ve çocuk gelişimi üzerine araştırmalar yapmıştır. Eşi Kenneth Clark ile birlikte yürüttüğü “Clark bebek deneyi” ile ırksal ayrımcılığın çocukların öz saygısı üzerindeki etkilerini göstermişlerdir.</p>
<h3 data-path-to-node="25"><b data-path-to-node="25" data-index-in-node="0">Eleanor Maccoby (1917-2018)</b></h3>
<p data-path-to-node="26">Cinsiyet farklılıklarının psikolojisi alanındaki öncü çalışmalarıyla; sosyalleşme, toplumsal cinsiyet rolleri, ebeveyn-çocuk ilişkilerini ve çocuk gelişimini incelemiştir.</p>
<p data-path-to-node="27">Psikoloji tarihindeki bu öncü kadınlar, dönemlerindeki eşitsizliklere rağmen azimle çabalayarak hem psikoloji biliminde hem de kadın-erkek eşitliği alanında önemli gelişmelere katkı sağlamışlardır. Bilim dünyasındaki <b data-path-to-node="27" data-index-in-node="217">cinsiyet ayrımcılığına</b> rağmen bilimsel çalışmalar yürütmüş ve gelecek nesillere ilham vermişlerdir. Onların çabaları, kadınların bilim alanındaki rolünün önemini vurgulamış ve cinsiyet eşitliği mücadelesine katkıda bulunmuştur. Bu nedenle psikoloji tarihindeki ilk kadın psikologlar, yalnızca bilim dünyasına değil, tüm topluma önemli bir miras bırakmışlardır. Başarıları, kadınların her alanda potansiyellerini gerçekleştirebileceğini göstermiş ve bilim dünyasının kapılarının daha geniş bir biçimde açılmasına katkı sağlamıştır.</p>
<h2 data-path-to-node="28"><b data-path-to-node="28" data-index-in-node="0">Kaynakça</b></h2>
<p data-path-to-node="29">Aldridge, J., Kilgo, J., &amp; Jepkemboi, G. (2014). Four hidden matriarchs of psyc<span class="citation-33 citation-end-33">hoanalysis: The relationship of Lou von Salome, Karen Horney, Sabina Spielrein and Anna Freud to Sigmund Freud. International Journal of Psychology and Counselling, 4(6), 32–39.</span></p>
<div class="source-inline-chip-container ng-star-inserted"></div>
<p data-path-to-node="30"><span class="citation-32 citation-end-32">Best, D. L., &amp; Gibbons, J. L. (2</span>022). Women across the history of cross-cultural psychology: Research and leadership. Journal of Cross-Cultural Psychology, 53(7–8), 976–992. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1177/002202212211XXXX" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwiRlPPdj46TAxUAAAAAHQAAAAAQ4gc">https://doi.org/10.1177/002202212211XXXX</a></p>
<div class="source-inline-chip-container ng-star-inserted"></div>
<p data-path-to-node="31">Boring, E. G. (1950). A history of experimental psychology (2nd ed.). Norwalk, CT: Appleton-Century-Crofts.</p>
<p data-path-to-node="32">Lenghart, D. (2024). Pioneering women in psychology: The overlooked contribution of selected well-known and lesser-known women in the field of psychology. Socio-Economic and Humanities Studies, 19(1), 71–89. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.61357/sehs.v19i1.9" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwiRlPPdj46TAxUAAAAAHQAAAAAQ4wc">https://doi.org/10.61357/sehs.v19i1.9</a></p>
<p data-path-to-node="33">Goodwin, J. C. (2015). A history of modern psychology. Hoboken, NJ: Wiley.</p>
<p data-path-to-node="34">Hare-Mustin, R. T., &amp; Marecek, J. (1990). Making a difference: Psychology and the construction of gender. New Haven, CT: Yale University Press.</p>
<p data-path-to-node="35">Isanski, B. (2011). The history of women in psychology. Association for Psychological Science. <a class="ng-star-inserted" href="https://www.psychologicalscience.org/observer/the-history-of-women-in-psychology" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwiRlPPdj46TAxUAAAAAHQAAAAAQ5Ac">https://www.psychologicalscience.org/observer/the-history-of-women-in-psychology</a></p>
<p data-path-to-node="36">Keppel, B. (2002). Kenneth B. Clark in the patterns of American culture. The American Psychologist, 57(1), 29–37.</p>
<p data-path-to-node="37">Miles-Cohen, S. E., Brown, K. S., Shullman, S. L., &amp; Coons, H. L. (2020). American Psychological Association (APA) leadership institute for women in psychology: Herstory, impacts, and next steps. The Psychologist-Manager Journal, 23(3–4), 139–162. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1037/mgr0000174" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwiRlPPdj46TAxUAAAAAHQAAAAAQ5Qc">https://doi.org/10.1037/mgr0000174</a></p>
<p data-path-to-node="38">Nikolaeva, N. (2011). B. W. Zeigarnik and pathopsychology. Psychology in Russia: State of the Art, 4, 176–192. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.11621/pir.2011.0010" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwiRlPPdj46TAxUAAAAAHQAAAAAQ5gc">https://doi.org/10.11621/pir.2011.0010</a></p>
<p data-path-to-node="39">O’Connell, A. N., &amp; Russo, N. F. (1990). Women in psychology. New York, NY: Greenwood Press.</p>
<p data-path-to-node="40">O’Connell, A. N., &amp; Russo, N. F. (1991). Women’s heritage in psychology: Past and present. Psychology of Women Quarterly, 15(4), 495–504. <a class="ng-star-inserted" href="https://www.google.com/search?q=https://doi.org/10.1111/j.1471-6402.1991.tb00404.x" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwiRlPPdj46TAxUAAAAAHQAAAAAQ5wc">https://doi.org/10.1111/j.1471-6402.1991.tb00404.x</a></p>
<p data-path-to-node="41">Scarborough, E., &amp; Furumoto, L. (1987). Untold lives: The first generation of American women psychologists. New York, NY: Columbia University Press.</p>
<p data-path-to-node="42">Scarborough, E., &amp; Rutherford, A. (2018). Women in the American Psychological Association. In W. E. Picker &amp; A. Rutherford (Eds.), 125 years of the American Psychological Association (pp. 321–357). Washington, DC: American Psychological Association.</p>
<p data-path-to-node="43">Segal, H. (1988). Introduction to the work of Melanie Klein. London, UK: Institute of Psychoanalysis.</p>
<p data-path-to-node="44">Shiraev, E. (2011). A history of psychology: A global perspective. London, UK: SAGE Publications.</p>
<p data-path-to-node="45">Smith, W. B. (2006). Karen Horney and psychotherapy in the 21st century. Clinical Social Work Journal, 35(1), 57–66. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1007/s10615-006-0046-6" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwiRlPPdj46TAxUAAAAAHQAAAAAQ6Ac">https://doi.org/10.1007/s10615-006-0046-6</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/8-martta-psikoloji-tarihine-kadinlarin-izinden-bakmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duygularımız Hayatımızın Neresinde ve Neden Duygu Düzenlemeyi Bilmeliyiz?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/duygularimiz-hayatimizin-neresinde-ve-neden-duygu-duzenlemeyi-bilmeliyiz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=duygularimiz-hayatimizin-neresinde-ve-neden-duygu-duzenlemeyi-bilmeliyiz</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/duygularimiz-hayatimizin-neresinde-ve-neden-duygu-duzenlemeyi-bilmeliyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selin Nur Ünal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2026 23:15:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=24420</guid>

					<description><![CDATA[Antik Yunan’a kadar uzanan bir geçmişe sahip olan duyguların kökeni ve işlevine ilişkin teoriler, bu kavrama dair farklı açıklamalar sunmaktadır. Örneğin evrimsel perspektif, duyguları hayatta kalmayı kolaylaştıran adaptif tepkiler olarak ele alırken; bilişsel yaklaşımlar, bireyin çevresel olayları değerlendirmesi sonucunda ortaya çıkan ve bu değerlendirmelere bağlı olarak farklı biçimlerde deneyimlenen süreçler olarak tanımlar. Psikodinamik kuramlar ise [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="2">Antik Yunan’a kadar uzanan bir geçmişe sahip olan duyguların kökeni ve işlevine ilişkin teoriler, bu kavrama dair farklı açıklamalar sunmaktadır. Örneğin evrimsel perspektif, duyguları hayatta kalmayı kolaylaştıran <b data-path-to-node="2" data-index-in-node="215">adaptif tepkiler</b> olarak ele alırken; bilişsel yaklaşımlar, bireyin çevresel olayları değerlendirmesi sonucunda ortaya çıkan ve bu değerlendirmelere bağlı olarak farklı biçimlerde deneyimlenen süreçler olarak tanımlar. Psikodinamik kuramlar ise duyguları bastırılmış dürtüler ve erken dönem yaşantılarla ilişkilendirerek, bilinçdışı süreçlere vurgu yapar. Günümüzde çok disiplinli yaklaşımlar sayesinde duyguların hem biyolojik hem de sosyal yönlerini bütüncül biçimde ele alan modeller geliştirilmektedir. Bu makale, duygular ve duygu düzenlemenin bireysel ve toplumsal yaşamdaki önemini ele almayı amaçlamaktadır.</p>
<h2 data-path-to-node="3"><b data-path-to-node="3" data-index-in-node="0">Duygu</b></h2>
<p data-path-to-node="4">Duygu, belirli nesne, olay ya da kişilerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenimler olarak tanımlanmaktadır (Enç, 1974). Temelde, bireyin yaşamını sürdürmesine, uyum sağlamasına ve sosyal ilişkilerini düzenlemesine yardımcı olan evrimsel bir işlev taşırlar (Izard, 2010). Duygular; fizyolojik uyarılma (örneğin kalp atış hızında artış), öznel değerlendirme (örneğin “korkuyorum” hissi) ve dışavurumcu davranışlar (örneğin yüz ifadeleri ya da ses tonu) olmak üzere üç temel bileşenden oluşur (Scherer, 2005). Bu üç bileşen, bireyin hem kendisini hem de çevresini anlamlandırmasını sağlayarak sosyal uyum geliştirmesinde belirleyici bir işleve sahiptir.</p>
<h2 data-path-to-node="5"><b data-path-to-node="5" data-index-in-node="0">Duyguların İşlevleri</b></h2>
<p data-path-to-node="6">Psikoloji biliminin duyguları incelerken sorduğu temel sorulardan biri, duyguların insan yaşamındaki işlevlerinin ne olduğudur. Günlük yaşamda karşılaşılan olaylar ve durumlar karşısında nasıl bir davranış sergileneceğini belirleyen temel etkenlerden biri, bu durumlara eşlik eden duygulardır. Bu anlamda duygular, bireyin davranışlarını yönlendiren ve şekillendiren önemli bir rol üstlenir.</p>
<h2 data-path-to-node="7"><b data-path-to-node="7" data-index-in-node="0">Duygu Düzenleme</b></h2>
<p data-path-to-node="8">Duygu düzenleme, bireylerin yaşadıkları duygusal deneyimleri tanımlama, değerlendirme ve bu duyguların yoğunluğunu ya da süresini değiştirme süreçlerini içeren çok boyutlu bir psikolojik beceridir. Bu kavram, bireyin yalnızca duygusal uyarılara verdiği tepkileri bastırması ya da dışa vurmasıyla sınırlı olmayıp, aynı zamanda duyguların ortaya çıkışından önceki bilişsel değerlendirmeleri ve bu değerlendirmelere bağlı olarak kullanılan stratejileri de kapsamaktadır (Gross, 1998). İçsel ve dışsal stratejiler aracılığıyla duygu düzenleme süreçlerinin hem bilişsel hem de davranışsal düzeyde işlediği görülmektedir. Duyguların düzenlenmesi, bireyin <b data-path-to-node="8" data-index-in-node="649">psikolojik esnekliğini</b> ve çevresel uyaranlara karşı adaptasyon yeteneğini artıran işlevsel bir süreçtir. Bu süreç aracılığıyla birey, günlük yaşamda karşılaştığı stresörlerle başa çıkabilir, sosyal ilişkilerini daha sağlıklı bir şekilde sürdürebilir ve genel yaşam doyumunu artırabilir (John &amp; Gross, 2004).</p>
<p data-path-to-node="9">Araştırmalar, etkin duygu düzenleme stratejileri kullanan bireylerin daha az depresif belirti gösterdiklerini, kaygı düzeylerinin daha düşük olduğunu ve sosyal ilişkilerinde daha yüksek doyum yaşadıklarını ortaya koymaktadır (Aldao vd, 2010). Özellikle ebeveyn tutumları, bağlanma stilleri ve sosyal öğrenme süreçleri, duygu düzenleme becerilerinin şekillenmesinde önemli rol oynarken; bireyin kişilik özellikleri de bu becerilerin gelişimi üzerinde belirleyici olmaktadır.</p>
<h2 data-path-to-node="10"><b data-path-to-node="10" data-index-in-node="0">Duygu Düzenlemenin Önemi</b></h2>
<p data-path-to-node="11">Duygu düzenleme, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel psikolojik işlevlerden biridir. Günlük yaşamda karşılaşılan olumlu ya da olumsuz deneyimler karşısında bireyin verdiği duygusal tepkilerin yönetilmesi, hem ruh sağlığının sürdürülebilmesi hem de sosyal ilişkilerin dengeli biçimde yürütülmesi açısından kritik bir rol oynar (Gross, 2002). Etkin bir duygu düzenleme becerisi, stresle başa çıkmayı kolaylaştırırken bireyin davranışlarını daha bilinçli ve uyumlu biçimde kontrollü etmesine de yardımcı olur (Aldao, 2010). Bu bağlamda duygu düzenleme, bireyin iç dünyasının ötesine geçerek toplumsal uyum, kişilerarası ilişkiler ve psikolojik dayanıklılığın şekillenmesinde etkili olan temel süreçlerden biri hâline gelmektedir.</p>
<p data-path-to-node="12">Duyguların uygun biçimde düzenlenememesi, çeşitli psikopatolojik belirtilerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Özellikle bastırma (suppression) ya da kaçınma gibi işlevsiz düzenleme stratejilerinin sık kullanılması; depresyon, anksiyete, öfke kontrol bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu gibi ruhsal rahatsızlıkların gelişiminde risk faktörü olarak değerlendirilmektedir (Campbell-Sills &amp; Barlow, 2007; Berking &amp; Wupperman, 2012). Buna karşılık, bilişsel yeniden değerlendirme (reappraisal) gibi daha işlevsel stratejilerin tercih edilmesi, hem kısa vadede stres düzeyini azaltmakta hem de uzun vadede psikolojik iyi oluşu desteklemektedir (John &amp; Gross, 2004). Bu yönüyle duygu düzenleme, yalnızca bireysel bir beceri olarak değil, psikolojik işlevselliği destekleyen koruyucu bir mekanizma olarak değerlendirilebilir.</p>
<p data-path-to-node="13">Duyguların nasıl düzenlendiği, sosyal etkileşimlerin sağlıklı biçimde sürdürülmesinde ve kişilerarası ilişkilerin niteliğinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Empati kurabilme, çatışmaları yapıcı biçimde çözebilme ve sağlıklı sınırlar oluşturabilme gibi beceriler, büyük ölçüde bireyin duygu düzenleme kapasitesiyle ilişkilidir (Gross &amp; Thompson, 2007). Özellikle ergenlik ve erken yetişkinlik dönemlerinde bu becerinin gelişimi, bireyin sosyal kabul görmesi ve toplumsal rollerini sağlıklı biçimde üstlenebilmesi açısından kritik öneme sahiptir (Silk, 2003). Duyguların düzenlenmesi sosyal bağlamda ele alındığında kişilerarası ilişkileri de doğrudan etkiler.</p>
<p data-path-to-node="14">Bu bulgularla paralel olarak, <b data-path-to-node="14" data-index-in-node="30">nörobilimsel çalışmalar</b> da duygu düzenlemenin önemini desteklemektedir. Beyindeki prefrontal korteksin, duygusal uyarılara karşı verilen tepkilerin düzenlenmesinde aktif rol oynadığı; bu bölgenin işlevselliğinin daha gelişmiş olduğu bireylerde duygu düzenleme becerilerinin daha etkili biçimde kullanıldığı gösterilmiştir (Ochsner &amp; Gross, 2005). Bu bulgular, duygu düzenlemenin yalnızca öğrenme süreçleriyle sınırlı olmayan, aynı zamanda nörobiyolojik temellere dayanan bir kapasite olduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p data-path-to-node="15">Sonuç olarak, duygulara farklı kuramsal bakış açıları bulunsa da, duygular bireyin iç dünyası ile çevresi arasında anlam köprüsü kuran temel psikolojik süreçlerdir. Bu duyguların düzenlenme biçimi ise bireyin psikolojik sağlamlığını destekleyen, duygusal dengeyi koruyan ve sağlıklı sosyal ilişkilerin sürdürülmesini mümkün kılan temel bir mekanizma olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<h2 data-path-to-node="16"><b data-path-to-node="16" data-index-in-node="0">Kaynakça</b></h2>
<p data-path-to-node="17">Alagöz, H. ve Balkır, F. (2025). Duygu düzenleme ve kişiler arası iletişim. Journal of quranic studies and modern science, 6(12), <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/2734-2336" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQvAs">https://doi.org/2734-2336</a>. 10.52096/qsms.6.12.01</p>
<p data-path-to-node="18">Aldao, A., Nolen-Hoeksema, S., &amp; Schweizer, S. (2010). Emotion-regulation strategies across psychopathology: A meta-analytic review. Clinical Psychology Review, 30(2), 217–237. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1016/j.cpr.2009.11.004" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQvQs">https://doi.org/10.1016/j.cpr.2009.11.004</a></p>
<p data-path-to-node="19">Campbell-Sills, L., &amp; Barlow, D. H. (2007). Incorporating emotion regulation into conceptualizations and treatments of anxiety and mood disorders. In J. J. Gross (Ed.), Handbook of emotion regulation (pp. 542–559). Guilford Press.</p>
<p data-path-to-node="20">Çenesiz, G. Z. (2018). Ters yüz filmi kapsamında duyguların ve beynin işleyişininiİncelenmesi. Ayna Dergi, 5(2), 59-71. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.31682/ayna.435930" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQvgs">https://doi.org/10.31682/ayna.435930</a></p>
<p data-path-to-node="21">Darwin, C. (2009). The expression of the emotions in man and animals (Original work published 1872). Oxford University Press.</p>
<p data-path-to-node="22">Enç, M. (1974). Ruhbilim Terimleri Sözlüğü, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.</p>
<p data-path-to-node="23">Ellsworth, P. C., &amp; Scherer, K. R. (2003). Appraisal processes in emotion. In R. J. Davidson, K. R. Scherer, &amp; H. H. Goldsmith (Eds.), Handbook of affective sciences (pp. 572–595). Oxford University Press</p>
<p data-path-to-node="24">Freud, S. (1961). The ego and the id (J. Strachey, Trans.). W. W. Norton. (Original work published 1923)</p>
<p data-path-to-node="25">Gross, J. J. (1998). The emerging field of emotion regulation: An integrative review. Review of General Psychology, 2(3), 271–299. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1037/1089-2680.2.3.271" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQvws">https://doi.org/10.1037/1089-2680.2.3.271</a></p>
<p data-path-to-node="26">Gross, J. J. (2002). Emotion regulation: Affective, cognitive, and social consequences. Psychophysiology, 39(3), 281–291. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1017/S0048577201393198" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQwAs">https://doi.org/10.1017/S0048577201393198</a></p>
<p data-path-to-node="27">Gross, J. J., &amp; Thompson, R. A. (2007). Emotion regulation: Conceptual foundations. In J. J. Gross (Ed.), Handbook of emotion regulation (pp. 3–24). Guilford Press.</p>
<p data-path-to-node="28">Izard, C. E. (2010). The many meanings/aspects of emotion: Definitions, functions, activation, and regulation. Emotion Review, 2(4), 363–370. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1177/1754073910374661" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQwQs">https://doi.org/10.1177/1754073910374661</a></p>
<p data-path-to-node="29">John, O. P., &amp; Gross, J. J. (2004). Healthy and unhealthy emotion regulation: Personality processes, individual differences, and life span development. Journal of Personality, 72(6), 1301–1334. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1111/j.1467-6494.2004.00298.x" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQwgs">https://doi.org/10.1111/j.1467-6494.2004.00298.x</a></p>
<p data-path-to-node="30">Morris, A. S., Silk, J. S., Steinberg, L., Myers, S. S., &amp; Robinson, L. R. (2007). The role of the family context in the development of emotion regulation. Social Development, 16(2), 361–388. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1111/j.1467-9507.2007.00389.x" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQwws">https://doi.org/10.1111/j.1467-9507.2007.00389.x</a></p>
<p data-path-to-node="31">Ochsner, K. N., &amp; Gross, J. J. (2005). The cognitive control of emotion. Trends in Cognitive Sciences, 9(5), 242–249. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1016/j.tics.2005.03.010" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQxAs">https://doi.org/10.1016/j.tics.2005.03.010</a></p>
<p data-path-to-node="32">Scherer, K. R. (2005). What are emotions? And how can they be measured? Social Science Information, 44(4), 695–729. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1177/0539018405058216" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQxQs">https://doi.org/10.1177/0539018405058216</a></p>
<p data-path-to-node="33">Silk, J. S., Steinberg, L., &amp; Morris, A. S. (2003). Adolescents’ emotion regulation in daily life: Links to depressive symptoms and problem behavior. Child Development, 74(6), 1869–1880. <a class="ng-star-inserted" href="https://doi.org/10.1046/j.1467-8624.2003.00643.x" target="_blank" rel="noopener" data-hveid="0" data-ved="0CAAQ_4QMahgKEwi-sK3IvMeSAxUAAAAAHQAAAAAQxgs">https://doi.org/10.1046/j.1467-8624.2003.00643.x</a></p>
<p data-path-to-node="34">Thompson, R. A. (1994). Emotion regulation: A theme in search of definition. In N. A. Fox (Ed.), The development of emotion regulation: Biological and behavioral considerations (Vol. 59, pp. 25–52). Monographs of the Society for Research in Child Development.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/duygularimiz-hayatimizin-neresinde-ve-neden-duygu-duzenlemeyi-bilmeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
