<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Seçil Köylü &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/secilkoylu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Mar 2026 13:55:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Seçil Köylü &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sigara Bağımlılığı ve Sağlığa Zararları</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/sigara-bagimliligi-ve-sagliga-zararlari/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sigara-bagimliligi-ve-sagliga-zararlari</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/sigara-bagimliligi-ve-sagliga-zararlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Köylü]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 21:45:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağımlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=27093</guid>

					<description><![CDATA[Sigara aynı alkol gibi, gençleri zararlı bir alışkanlığa sürükleyen bir maddedir. Sürekli sigara içen kişilerde, tıpkı alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığında olduğu gibi fizyolojik bir bağımlılık yerleşmektedir. (Kasatura, 1998). İçerisinde nikotin bulunmasından dolayı sigara, bağımlılığa neden olan bir maddedir. Dünya sağlık örgütü (WHO) sigara bağımlılığını “düzenli olarak her gün bir sigara içmek” şeklinde tanımlamıştır. Sigara [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="1">Sigara aynı alkol gibi, gençleri zararlı bir alışkanlığa sürükleyen bir maddedir. Sürekli sigara içen kişilerde, tıpkı alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığında olduğu gibi <b data-path-to-node="1" data-index-in-node="172">fizyolojik bir bağımlılık</b> yerleşmektedir. (Kasatura, 1998). İçerisinde nikotin bulunmasından dolayı sigara, bağımlılığa neden olan bir maddedir. Dünya sağlık örgütü (WHO) sigara bağımlılığını “düzenli olarak her gün bir sigara içmek” şeklinde tanımlamıştır. Sigara içimi tüm dünyada önlenebilir, bulaşıcı olmayan hastalıkların ve ölümlerin başlıca sebebi olup, önemli mortalite ve morbidite nedenleri arasında yer almaktadır (Mathers ve Loncar 2006, WHO 2017). Genellikle genç yaşlarda başlayan sigara içimi alışkanlık olarak devam eder. Sigara içen insanların yaklaşık %80’i sigaraya 18 yaşın altında başlamaktadır. Sigarayı ilk kez çocukluğunda içenler sigara tiryakiliği açısından yüksek risk taşımaktadır (Doğan ve Ulukol 2010).</p>
<h2 data-path-to-node="2"><b data-path-to-node="2" data-index-in-node="0">Sigara Bağımlıları</b></h2>
<p data-path-to-node="3">Her gün bir iki paket ya da daha fazla sigara içen kişilerde, sigara içemedikleri zaman, şiddetli olarak nikotin arayışı içindeler ve bu durum bireyde kaygı, sinirlilik hali ve öfke duyguları içinde olurlar. Bütün bağımlılıklarda olduğu gibi sigara bağımlılığında da sigarayı bırakmak çok kolay bir durum değildir, (Kasatura,1998; Sezer,1992:3-6).</p>
<h2 data-path-to-node="4"><b data-path-to-node="4" data-index-in-node="0">Sigaranın Sağlığa Verdiği Zararlar</b></h2>
<p data-path-to-node="5">Sigara içmek sağlığa zarar vererek bir çok hastalıklara da neden olmaktadır. Bu hastalıkların başında akciğer kanseri, Koah ve astım gibi solunum sistemi hastalıkları gelmektedir (Okutan ve Çalışkan 2011).</p>
<p data-path-to-node="6">Sigara içen ve bağımlılığı olan kadın ve erkeklerde cinsel işlevlerde bozulmalara neden olabileceği belirtilmiştir. Overler ve testis üzerinde toksik etki bıraktığı için infertilite sebebidir. Sigara bağımlılığı olan kişilerde ,içmeyenlere göre çok daha fazla <b data-path-to-node="6" data-index-in-node="260">infertilite gelişme riski</b>, olduğu belirtilmektedir (Öztoprak ve Günay 2013).</p>
<p data-path-to-node="7">Sigara içme ile depresyon arasında anlamlı bir bağlantı söz konusudur. Depresif belirtiler Sigara içen kişilerde daha çok görülmektedir (Gümüş 2015). Yapılan araştırmalara göre sigara bağımlısı olan kişilerde olmayanlara göre depresyon geçirme ihtimali ve yaşamdan doyum sağlayamama daha yüksek bulunmuştur (Kamışlı ve ark 2008,Atak 2011).</p>
<p data-path-to-node="8">Sigara içmenin ağız içi mukozası ve dişler üzerine de zararlı etkileri bulunmaktadır. Bu zararlı etkiler, dişlerde lekelenme, damakta enfeksiyon, diş eti hastalıkları ve çekilmesi, ağız kokusu, oral lezyonlar, ağız kanseri gibi hastalıklara neden olur(Tuncer 2008).</p>
<p data-path-to-node="9">Sigara; hem diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalığı olan kişilerde hem de sağlıklı kişilerde böbrek fonksiyonlarında olumsuz durumlara yol açabilir. Böbrek hastalığı ve hipertansiyonu olan kişilerde sigara içme ile sempatik sinir sistemi aktive olarak kan basıncını arttırır ve bu şekilde böbreklere ciddi zararlar vererek ve böbrek yetmezliği üzerinde tesirli olduğu bilinmektedir(Dönder ve ark 2014).</p>
<p data-path-to-node="10">Sigara içen kişilerde kronik öksürük ve balgam ile nefes darlığı sıkça görülen durumlardır. Aynı zamanda sigara içen kişilerde ağız kokusu, diş ve diş eti hastalıkları, diş kaybı, tat alma duyusunda bozulmalar görülmekle beraber beyin hücrelerinin ölümüne ve hatta hafıza zayıflamasına neden olduğu bilinmektedir. Sigara içen kadınlarda ise; rahim ve yumurtalık kısırlığı, erken menopoz ve rahim kanseri gibi tehlikelere neden olmakta, zaman içerisinde cilt yapısında bozulma ve kırışıklara da yol açtığı bilinmektedir (Aksoy, 2012: 26).</p>
<p data-path-to-node="11">Tütün kullanımına bağlı olarak dünyada her 6 saniyede bir kişi yaşamını yitirmektedir. 2030 yılında sigaraya bağlı ölümlerin artarak 8,4 milyona ulaşacağı öngörülmektedir (Mathers ve Loncar 2006).</p>
<h2 data-path-to-node="12"><b data-path-to-node="12" data-index-in-node="0">Ergenlik Dönemi Sigara Kullanımı</b></h2>
<p data-path-to-node="13">Çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olarak ifade edilen ergenlik denilen dönem fiziksel, bilişsel, psikolojik ve sosyal açıdan bir çok değişimin iç içe yaşandığı, kişi ve çevresi için çalkantılı ve sıkıntılı bir dönemdir (Pekcan 2012).</p>
<p data-path-to-node="14">Ergenlik döneminde; sigara, alkol ve diğer bağımlılık yapan maddelere başlanması çok sık görülen bir durumdur. Ergenlerin bu maddelere başlamasında aile, arkadaş ve sosyokültürel çevrenin önemli rolü vardır. Bu dönemde sigara kullanma nedenlerinin bulunması ve bu durumun önüne geçilmesi bağımlılık riskinin azaltılmasında önemlidir.</p>
<p data-path-to-node="15">Böyle bir durumda toplumun eğitimi, aile içi ilişkilerin desteklenerek sigara kullanımına sebep olan faktörler tespit edilerek engellenmesi çok önemlidir (Simkin 2002). Ergenlik döneminde sigaraya başlama nedenleri arasında ilk olarak merak, arkadaş etkisi ve bunları sırasıyla yalnızlık, özenti, aile sorunları, okul sorunları ve büyüdüğünü ispatlama gibi etmenler takip etmektedir (Kurupınar 2014).</p>
<p data-path-to-node="16">Yapılan çeşitli çalışmaların ortak noktasına göre tütün ürünü kullanımına başlama davranışlarının bireysel ve sosyal faktörler tarafından şekillendiğini göstermiştir. Örnek olarak Niknami ve arkadaşları (2008), sigara içmeye başlayan İranlı ergenlerde bireysel etkenler (merak, deneme, özgüven eksikliği), sosyal etkenler (akran baskısı, aile desteği) ve sigara hakkındaki inanışlar (sigaranın zararları, faydaları ve sosyal etkileri) arasında bir ilişki olduğunu bulmuşlardır.</p>
<p data-path-to-node="17">Madde kullanımında çevresel ve dışsal etkenler kadar aile içi ilişkiler ve anne baba tutumlarının da etkili olduğu bilinmektedir. Aile çocuklarının madde kullanmaya başlamasına sebep olabildiği gibi bıraktırma konusunda da etkili olabilmektedir. Literatüre bakıldığı zaman, ergenlerin sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımına zemin hazırlayan <b data-path-to-node="17" data-index-in-node="348">ailesel risk faktörleri</b> ve genetik faktörlerin yanı sıra ailenin davranış biçimleri ve aile içi ilişkiler çerçevesinde ele alınmaktadır. Anne babanın madde kullanması ve madde kullanımına göz yummasının yanısıra Anne-babanın davranış tutumlarında tutarsızlıklar, aşırı otoriteri, sert veya fazla serbest bırakan davranışlar önemli risk faktörleri arasındadır.(Akfert, Çakıcı ve Çakıcı, 2009).</p>
<p data-path-to-node="18">Ayrıca aile içinde yaşanan problemler, çatışmalar, uyuşmazlıklar, anne babanın ilgisizliği ve sorumsuzluğu, aile içi iletişimsizlik dağılmış aileye sahip olma da (Ersoy 2015: 17) ergenlerin sigara kullanma deneyiminde risk faktörlerindendir.</p>
<h2 data-path-to-node="20"><b data-path-to-node="20" data-index-in-node="0">Kaynakça</b></h2>
<p data-path-to-node="20">Akdeniz, E. (2019). Sigara bağımlılığı sağlığa etkileri ve sigara bıraktırmada kullanılan transteoretik model. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, 2(3), 11-25. Demir, İ., Atasoy, E., Süsen, Y., &amp; Köse, E. G. (2024). Üniversite Öğrencilerinin Tütün ve Tütün Ürünlerine Başlamaya Yönelik Deneyim ve Görüşlerinin İncelenmesi. Külliye, 5(1), 59-83. KÜÇÜKŞEN, K., BÖLÜKBAŞ, B., GÖKKAYA, F., YILMAZ, İ., &amp; TOROS, N. ERGENLERİN SİGARA KULLANIMINA YÖNELMESİNDE ALGILANAN ANNE-BABA TUTUMLARI VE AİLE İLETİŞİMİNİN ROLÜ3, 4 Özet. Özcan, S., Yunus Taş, H., &amp; Çetin, Y. (2013). Sigara ile mücadelede toplumsal bilinç. Hak İş Uluslararası Emek ve Toplum Dergisi, 2(4), 152-175. Özer, A. G. M. (2003). Sigara alışkanlığı. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 6(6).</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/sigara-bagimliligi-ve-sagliga-zararlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evlilikte Eşler Arasında Yaşanan Çatışmanın Çocuklar Üzerinde Etkisi</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/evlilikte-esler-arasinda-yasanan-catismanin-cocuklar-uzerinde-etkisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=evlilikte-esler-arasinda-yasanan-catismanin-cocuklar-uzerinde-etkisi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/evlilikte-esler-arasinda-yasanan-catismanin-cocuklar-uzerinde-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Köylü]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 22:58:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=21937</guid>

					<description><![CDATA[Aile; evlilikle başlayan birbirlerine kan bağı, akrabalık ve sosyal bağlarla bağlanan, rol ve statü yönüyle (Taylan, 2009:119) birbirlerini etkileyen ve aynı evde yaşayan insanlardan oluşan, bireylerin cinsel, psikolojik, sosyal kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayan, topluma uyum sağlayan birimdir (Özgüven, 2001:1). Aile toplumu oluşturan toplumun en küçük yapıtaşlarındandır. Evlilik, iki ayrı bireyin hayatlarını birleştirerek birlikte ekonomik, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="2">Aile; evlilikle başlayan birbirlerine kan bağı, akrabalık ve sosyal bağlarla bağlanan, rol ve statü yönüyle (Taylan, 2009:119) birbirlerini etkileyen ve aynı evde yaşayan insanlardan oluşan, bireylerin cinsel, psikolojik, sosyal kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayan, topluma uyum sağlayan birimdir (Özgüven, 2001:1). Aile toplumu oluşturan toplumun en küçük yapıtaşlarındandır.</p>
<p data-path-to-node="3">Evlilik, iki ayrı bireyin hayatlarını birleştirerek birlikte ekonomik, sosyal, psikolojik ve fizyolojik gereksinmelerini sağlamak amacıyla oluşturulan aile yapısıdır. Günümüz toplumlarında yaşanan teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel alanda yapılan değişimler, eşlerin eğitim durumu, sanayileşme, kentleşme ve modernleşmenin de etkisiyle aile hayatını büyük ölçüde etkilemektedir.</p>
<p data-path-to-node="4">Çatışma, Crawford ve Bodine (1996) çatışmayı bireylerin isteklerinin, ihtiyaçlarının, inançlarının ya da değerlerinin birbirlerine uyum sağlamaması olarak tanımlamaktadır. Evlilik hayatında sıklıkla yaşanan çatışmaların ortaya çıkması ve çatışmalara doğru çözümlerin bulunamaması durumunda ilişki bozulmakta, <b data-path-to-node="4" data-index-in-node="309">ilişki doyumu</b> azalmakta ve boşanmalara sebep olmaktadır (Güven ve Sevim, 2007:50).</p>
<h2 data-path-to-node="5"><b data-path-to-node="5" data-index-in-node="0">Evlilikte Eşler Arasında Çatışmaya Neden Olan Faktörler</b></h2>
<p data-path-to-node="6">Eşler arasında çatışmaya neden olan faktörler başta eşlerin birbirlerinden ya da evlilikten farklı beklentilere girmeleri olmak üzere, maddi sorunlar, iletişim sorunları, kültürel farklılıklar, rol çatışmaları, sevgi eksikliği, cinsel sorunlar, alkol ve kumar gibi kötü alışkanlıklar, güç mücadeleleri ve aldatma gibi konular (Şendil ve Kızıldağ 2005:118).</p>
<p data-path-to-node="7">Tezer (1986) Türkiye’de ve yurtdışında yapılan araştırmalardan faydalanarak evlilikte çatışma ve uyumsuzluğa neden olan faktörleri şöyle sıralamaktadır: Eşler arasındaki iletişim eksikliği, eşlerin sürekli birbirleriyle tartışması, birbirlerine karşı yeterli düzeyde tatmin olunamamış duygusal gereksinimler, eşler arasındaki cinsel doyumsuzluk, eşlerin para yönetimine ilişkin anlaşmazlıkları, eşlerin ailelerine ait sorunları, çocuklara ilişkin sorunlar, evde otorite mücadelesi, eşlerin birbirlerine karşı şüpheleri, ayrımcılık ve sadakatsizlik, alkol ve madde bağımlılığı, fiziksel saldırganlık, boş zamanları yönetememekte anlaşmazlık, siyasi görüş ve inançlarda farklılıklar, aile içinde rol karmaşası.</p>
<p data-path-to-node="8">Son yıllarda teknolojinin gelişmesi, sosyal medyanın aktif kullanımı, ekonomik sıkıntılarında baş göstermesiyle kadınlarında iş hayatına girmesi ve modernleşmenin de etkisiyle aile hayatında değişmeler yaşanmıştır. Kadının iş hayatına girmesi ile kadının hem dışarda çalışması hem de evde ev işleri ve çocuk bakımı ile ilgilenmesi bu şartlarda erkeğin de kadına yardımcı olmaması, anlayışlı davranmaması, eşler arasında problemlere neden olmaktadır. Eşler arasında yaşanan problemler zamanla birbirlerine olan saygıyı, sevgiyi ve duygusal bağı azaltarak evlilik bağlarının kopmasına zemin hazırlar.</p>
<h2 data-path-to-node="9"><b data-path-to-node="9" data-index-in-node="0">Çatışmanın Çocuklar Üzerinde Etkisi</b></h2>
<p data-path-to-node="10">Ebeveynler arasında yaşanan çatışma bir stres faktörüdür ve bu durumda ebeveynler yaşadıkları çatışmanın olumsuz etkilerinin olduğunun farkındadırlar ve bu durumdan en çok etkilenenler ise çocuklardır. Literatür incelendiğinde, eşler arasındaki çatışmaya tanık olmanın çocuklar üzerinde çeşitli etkileri olduğundan bahsedilmiştir (Grych, 1998).</p>
<p data-path-to-node="11">Evlilikte olan çatışma genellikle çocuklarda içselleştirme ve dışsallaştırma sorunlarını beraberinde getirmekte bunun sonucunda da çocukların işlevselliği olumsuz yönde etkilenmektedir (Cummings ve ark., 1994; Cummings ve Davies, 2002; Emery, 1982; Ferguson ve Horwood, 1998). Davies ve arkadaşları (2022) yıkıcı çatışma yaşanan evliliklerde çocukların <b data-path-to-node="11" data-index-in-node="353">psikolojik kırılganlık</b> durumlarının arttığını raporlamışlardır. Yapılan başka bir araştırmada 8-12 yaş arasındaki çocuklarda anne ve baba çatışmasına maruz kalma arttıkça çocukların uyumu ve baş etme stratejilerinde zayıflama olduğu belirtilmiştir (OBrien ve ark., 1997).</p>
<p data-path-to-node="12">Rhode’sin (2008) yapmış olduğu geniş kapsamlı meta-analiz çalışmasında da çocukların ebeveynler arasındaki çatışmaya tanıklık etmelerinin bilişsel düzeyde kendini suçlama ve tehdit, duygulanım düzeyinde korku, öfke ve üzüntü; davranışsal tepkilerle bağlantılarında söz edilmiştir. Bu tür olumsuz durumlar karşısında dikkatli olmalı aksi durumda çocukların ebeveyn çatışmasına verdikleri tepkiler çatışmanın özelliklerine bağlı olarak değişebilir. Ebeveyn çatışmasının sıklığı bu konuda karşılaşılan en önemli özelliklerdendir. Bu durumda ebeveynler arasında çatışmanın sıklığı arttıkça çocuklarda güvensizlik, problem çözme becerilerinde düşüş, öfke ve duygularını kontrol edememe gibi olumsuz duygu ve davranışlar başgöstermektedir (Cummings ve Davies, 1994).</p>
<p data-path-to-node="13">Çatışmaların fazla yaşandığı ve saldırganlık davranışlarının yaygın olduğu evlerde yaşayan çocukların, yıkıcı davranışlar, kabul edilemez tavırlar, aşırı saldırganlık, itaatsizlik ve suç işleme gibi problemli durumlara daha açık olduğu ortaya çıkmıştır (Sternberg, Baradaran, Abbott, Lamb ve Guterman, 2006; Jouriles, Mc Donald, Norwood, Ware, Spiller ve Swank, 1998). Ebeveyn çatışmasının, çocuğun kendisine olan saygısını azaltma, depresyon ve anksiyete gibi içsel sorunların ortaya çıkması gibi olumsuz etkileri üzerinde durulmaktadır.</p>
<p data-path-to-node="14">Eşler arasında yaşanan anlaşmazlıklar, farklı düşünceler, tartışmalar ve gerginlikler zamanla bireylerde kin, öfke, nefret, çaresizlik gibi olumsuz duygulara ve çatışmalara neden olmaktadır. Yaşanan bu çatışmalar evliliği olumsuz etkileyerek zaman içinde büyüylererek boşanmaya kadar gitmektedir. Aynı zamanda aile üyeleri arasında sağlık sorunları, psikolojik sorunlar, <b data-path-to-node="14" data-index-in-node="371">davranış bozuklukları</b> gibi problemlere neden olmaktadır. Bu durumdan da en çok etkilenenler ise çocuklardır. Eşler arasında yaşanan fikir ayrılıkları ve çatışmalar çocuğun kişilik ve psikolojik gelişimi üzerinde çok büyük olumsuz etkisi bırakmaktadır. Bu etkiler çocuklarda; özgüven eksikliği, problemlerini çözme yetersizliği, geleceğe kaygıyla bakmalarını, duygularını ve davranışlarını kontrol etmekte zorlanan çocuklar yetişmektedir.</p>
<h2 data-path-to-node="15"><b data-path-to-node="15" data-index-in-node="0">Kaynakça</b></h2>
<p data-path-to-node="16"><b data-path-to-node="16" data-index-in-node="0">Aslan, F. M., Karkar, H., Söyler, E. B., &amp; Aydın, M. S. (2025).</b> Çocukların Ebeveyn Çatışmasından Olumsuz Etkilenmelerini Azaltmaya Yönelik Müdahale Programının Etkililiğinin İncelenmesi. Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (AİLE YILI ÖZEL SAYISI), 391-422.</p>
<p data-path-to-node="17"><b data-path-to-node="17" data-index-in-node="0">Buehler C, Gerard JM.</b> Marital conflict, ineffective parenting and children’s and adolescents’ maladjustment. J Marriage Fam 2002; 64:78-92.</p>
<p data-path-to-node="18"><b data-path-to-node="18" data-index-in-node="0">GENÇ, Y., &amp; VELİ BAKİ, S. (2017).</b> EŞLER ARASI ÇATIŞMAYA NEDEN OLAN FAKTÖRLER. Electronic Turkish Studies, 12(21).</p>
<p data-path-to-node="19"><b data-path-to-node="19" data-index-in-node="0">Öngider, N. (2013).</b> Anne-baba ile okul öncesi çocuk arasındaki ilişki. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 5(4), 420-440.</p>
<p data-path-to-node="20"><b data-path-to-node="20" data-index-in-node="0">Özgüven, İ. E. (2001).</b> “Ailede İletişim Ve Yaşam”. Ankara: Pdrem Yayınları.</p>
<p data-path-to-node="21"><b data-path-to-node="21" data-index-in-node="0">Şendil, G. (2014).</b> Ebeveyn Çatışmasının Çocuklar Üzerindeki Etkisi.</p>
<p data-path-to-node="22"><b data-path-to-node="22" data-index-in-node="0">Taylan, H.H. (2009).</b> “Türkiye’de Köy Ailesinde Aile İçi İlişkiler”, Selçuk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 22.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/evlilikte-esler-arasinda-yasanan-catismanin-cocuklar-uzerinde-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluk Çağı Travmalarının Yaşantıya Etkisi ve Psikiyatrik Hastalıklar</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-cagi-travmalarinin-yasantiya-etkisi-ve-psikiyatrik-hastaliklar/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocukluk-cagi-travmalarinin-yasantiya-etkisi-ve-psikiyatrik-hastaliklar</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-cagi-travmalarinin-yasantiya-etkisi-ve-psikiyatrik-hastaliklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Köylü]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 14:04:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=19592</guid>

					<description><![CDATA[Travma Nedir? Travma; fiziksel, duygusal ve sosyal olarak gerçekleşen, insanı olumsuz yönde etkileyen ve insanda zamanla iz bırakan yaşanmış olaylardır. Bu olaylara; doğal afetler, savaşlar, tecavüz, işkence, fiziksel ve duygusal yaralanmalar, hastalık, bir yakının kaybı ve kazalar örnek verilebilir. Çocukluk Döneminde Yaşanan Travmatik Olaylar Bütün kültürlerde en sık rastlanılan cinsel istismar ve ihmal, çocuğun büyüme [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 data-start="533" data-end="553"><strong data-start="536" data-end="553">Travma Nedir?</strong></h2>
<p data-start="555" data-end="842">Travma; fiziksel, duygusal ve sosyal olarak gerçekleşen, insanı olumsuz yönde etkileyen ve insanda zamanla iz bırakan yaşanmış olaylardır. Bu olaylara; doğal afetler, savaşlar, tecavüz, işkence, fiziksel ve duygusal yaralanmalar, hastalık, bir yakının kaybı ve kazalar örnek verilebilir.</p>
<h2 data-start="844" data-end="895"><strong data-start="847" data-end="895">Çocukluk Döneminde Yaşanan Travmatik Olaylar</strong></h2>
<p data-start="897" data-end="1013">Bütün kültürlerde en sık rastlanılan <strong data-start="934" data-end="953">cinsel istismar</strong> ve <strong data-start="957" data-end="966">ihmal</strong>, çocuğun büyüme ve gelişimini olumsuz etkiler.</p>
<p data-start="1015" data-end="1168">Kişinin benlik işlevlerinde ve ruhsal dengelerinde bozan travmanın yapısı, kişinin algılama, anlamlandırma ve duygu düzenlemesini olumsuz etkilemektedir.</p>
<p data-start="1170" data-end="1572">Erken ve sonraki dönemlerde kişilerde şiddet deneyimi içine girenler genellikle çocuk istismarı ve ihmaline maruz kalanlardan çıkar. Kişinin erken dönemde yaşadığı travmalara tepkisinin, ilerleyen dönemlerde yaşadığı travmaları da artırdığı görülür. Çocukluk döneminde yinelenen travma kişiliği şekillendirir ve olumsuz yönde etkiler. İstismarcı bir çevrede yetişen çocuk, uyum sağlamakta güçlük yaşar.</p>
<p data-start="1574" data-end="1706">Yapılan araştırmalarda, çocukluk çağı travmatik yaşantılarının yetişkinlik döneminde psikiyatrik problemleri artırdığı gözlenmiştir.</p>
<p data-start="1708" data-end="1963">Çocuk yetiştirme tutumlarında değişkenliğin olması, ebeveynlerin çocukları istismara uğramışsa; ebeveynlerde alkolizm, şizofreni, kaygı bozukluğu ve depresyon gibi psikolojik bozukluklar varsa böyle ailelerde çocuk istismar ve ihmaline daha çok rastlanır.</p>
<p data-start="1965" data-end="2210">Çocukluk döneminde yaşanan ihmalin yetişkinlikte özsaygı ve sosyal beceriler üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Özellikle çocuklukta anneleri tarafından ihmal edilmiş kişiler yetişkinlik döneminde yüksek seviyelerde psikolojik sıkıntılar yaşar.</p>
<h2 data-start="2217" data-end="2252"><strong data-start="2220" data-end="2252">Çocukluk Çağı Travma Türleri</strong></h2>
<p data-start="2254" data-end="2451">1999 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı rapora göre çocuğa yönelik kötü muamele; ihmal, fiziksel ihmal, duygusal ihmal, fiziksel istismar, duygusal istismar ve cinsel istismar şeklindedir.</p>
<h3 data-start="2453" data-end="2468"><strong data-start="2457" data-end="2466">İhmal</strong></h3>
<p data-start="2469" data-end="2759">Çocuğa bakmakla sorumlu olan bireylerin gereken sorumluluğu yerine getirmemesi ve çocuğu fiziksel ya da duygusal olarak ihmal etmesi, yani çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanmamasıdır. İhmale uğrayan çocukların en önemli sorunu okul öncesi çocuklarda konuşma geriliği olarak ortaya çıkar.</p>
<h3 data-start="2761" data-end="2779"><strong data-start="2765" data-end="2777">İstismar</strong></h3>
<p data-start="2780" data-end="2915">Çocuğa yönelik yapılan her türlü şiddet, dayak, cinsel şiddet, aşağılama, çocuğa zarar veren ve çocuğun gelişimini engelleyen durumdur.</p>
<h3 data-start="2917" data-end="2941"><strong data-start="2921" data-end="2939">Fiziksel İhmal</strong></h3>
<p data-start="2942" data-end="3191">Çocukların öz bakımının yeterli olmadığını gösteren durumlardır. Bunlar; çocuğun kirli ve uygunsuz kıyafetler giymesi, kirli bir ortamda yaşaması, sağlık bakımının yapılmaması, yeterince beslenememesi, güvenliğine dikkat edilmemesi gibi durumlardır.</p>
<h3 data-start="3193" data-end="3217"><strong data-start="3197" data-end="3215">Duygusal İhmal</strong></h3>
<p data-start="3218" data-end="3558">Ebeveynlerin çocukların duygusal istek ve ihtiyaçlarına karşılık vermemesi, çocuklara karşı mesafeli ve ilgisiz olmasıdır. Duygusal ihmale maruz kalan çocukların yaşamdan aldığı doyumun ve benlik saygısının düşük olduğu, buna bağlı olarak anksiyete bozuklukları, madde kullanım bozuklukları ve depresif semptomlar yaşadığı belirtilmektedir.</p>
<h3 data-start="3560" data-end="3587"><strong data-start="3564" data-end="3585">Fiziksel İstismar</strong></h3>
<p data-start="3588" data-end="3829">Çocuk üzerinde el ya da bir objeyle şiddet uygulama, çocuğun kaza haricinde yaralanması ve örselenmesi durumudur. En yaygın fiziksel istismar dövme, saç ve kulak çekme, çimdikleme, kaynar su ile haşlama, yakma ve hapsetme gibi durumlardır.</p>
<p data-start="3831" data-end="4091">Birçok araştırmaya göre fiziksel istismar ile ruhsal hastalıklar arasında güçlü bir ilişki vardır. Ergenlik döneminde fiziksel istismara uğramış gençlerde; <strong data-start="3987" data-end="4010">intihar düşünceleri</strong>, depresyon, antisosyal davranış ve madde kullanım bozuklukları daha sık görülür.</p>
<h3 data-start="4093" data-end="4120"><strong data-start="4097" data-end="4118">Duygusal İstismar</strong></h3>
<p data-start="4121" data-end="4552">Duygusal istismar; çocuğa yetersiz sevgi gösterme, değer vermeme, önemsiz ve tehditkâr davranma hâlleridir. Çocuğun duygusal ihtiyaçlarının anne-babası veya bakım veren kişiler tarafından küçük düşürülmesi, onurunun kırılması, utandırılması, alay edilmesi, eleştirilmesi, ceza verilmesi ve sevilmeyen duruma düşürülmesi duygusal istismarı oluşturur. Duygusal istismar çocukluk dönemindeki <strong data-start="4510" data-end="4533">bağlanma ilişkisine</strong> ciddi zarar verir.</p>
<h3 data-start="4554" data-end="4579"><strong data-start="4558" data-end="4577">Cinsel İstismar</strong></h3>
<p data-start="4580" data-end="4895">Çocuklar üzerinde sorumluluk, güven ya da gücü olan yetişkinler veya diğer çocuklar tarafından çocuğun tatmin olmak için kullanılmasıdır. Bu durumda çocuğun rızasının olup olmadığına bakılmaz. Cinsel istismar; genital bölgeleri elleme, teşhircilik, röntgencilik, pornografi, ırza geçme gibi tüm davranışları içerir.</p>
<h2 data-start="4902" data-end="4960"><strong data-start="4905" data-end="4960">Çocukluk Çağı Travmaları ve Psikiyatrik Bozukluklar</strong></h2>
<p data-start="4962" data-end="5300">Çocukların travmanın etkilerine daha duyarlı olması nedeniyle; çocukların erken dönem travma yaşantıları yetişkin dönemde çeşitli <strong data-start="5092" data-end="5107">psikiyatrik</strong> hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Bebeklik döneminden ergenliğe kadar uzun süre istismara uğramış çocukların, kısa süreli istismara uğrayanlara göre daha derin zarar görmesi beklenir.</p>
<p data-start="5302" data-end="5512">Araştırmalara göre istismar mağduru çocuklarda; düşük özsaygı, dissosiyatif yaşantılar, yüksek anksiyete, duygu durum bozuklukları, intihar düşünceleri, akademik ve davranış sorunlarının sık olduğu görülmüştür.</p>
<p data-start="5514" data-end="5876">Çocukluk çağı travmaları ile yetişkin dönemde <strong data-start="5560" data-end="5568">TSSB</strong>, depresyon, anksiyete bozuklukları (panik bozukluğu, sosyal fobi), obsesif kompulsif bozukluk, madde kullanım bozukluğu, kişilik bozuklukları (özellikle <strong data-start="5722" data-end="5751">sınırda kişilik bozukluğu</strong>), yeme bozuklukları, somatizasyon bozukluğu, bipolar bozukluk ve psikotik bozukluklar arasında ilişki olduğu gösterilmiştir.</p>
<p data-start="5878" data-end="6040">Çocuklar geleceğimize ışık tutan, geleceğimizi yönlendirecek olan bireylerdir. Çocuklarımıza değer vererek yetiştirmek bizlerin görevi ve en büyük sorumluluğudur.</p>
<p data-start="6042" data-end="6345">Çocuğun zihinsel ve fiziksel gelişimi dikkate alınarak, çocukluk çağı travmasının gerçekleşmesinin engellenmesi; gerçekleşmesi sonrasında ise hem çocukluk çağında hem de yetişkinlikte multidisipliner bir yaklaşımla ele alınması ve ruh sağlığı çalışanları tarafından uzun süre izlenmesi büyük önem taşır.</p>
<h2 data-start="6352" data-end="6367"><strong data-start="6355" data-end="6367">Kaynakça</strong></h2>
<p data-start="6424" data-end="7511">EKİNCİ Özgür, Çocukluk Çağı Travmalarının Yaşantıya Etkisi, Depresyon ve Yaratıcılık Arasındaki İlişki. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul – 2019.<br data-start="6601" data-end="6604" />Çelik ve Ark., Çocukluk Çağı Travmaları: Bir Gözden Geçirme, Sakarya Tıp Dergisi, 2018; 8(4):695-711.<br data-start="6705" data-end="6708" />FINKELHOR David, Early and Long-Term Effects Of Child Sexual Abuse: An Update, Professional Psychology; Research and Practice, 21(5), 1990.<br data-start="6847" data-end="6850" />Kendall-Tackett K., The Health Effects Of Childhood Abuse: Four Pathways By Which Abuse Can Influence Health, Child Abuse Negl 2002;26:715-729.<br data-start="6993" data-end="6996" />Wiehen VE, MacIntosh HB., Mediators Of The Link Between Childhood Sexual Abuse And Emotional Distress: A Critical Review. Trauma Violence Abuse 2005;6:24-39.<br data-start="7153" data-end="7156" />POLAT Oğuz, Tüm Boyutlarıyla Çocuk İstismarı – 1 Tanımlar, Seçkin Hukuk, Ankara, 2019.<br data-start="7242" data-end="7245" />Savaş vd., Çocuklarda Sosyal ve Medikal Bir Problem ve İstismar, Van Tıp Dergisi, 17(3), 2010, 108-113.<br data-start="7348" data-end="7351" />Silverman AB, Reinherz HZ, Giaconia RM., The Long-Term Sequelae Of Child And Adolescent Abuse: A Longitudinal Community Study. Child Abuse Negl 1996;20:709-723.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-cagi-travmalarinin-yasantiya-etkisi-ve-psikiyatrik-hastaliklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
