<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Özgür Öztürk &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/ozgurozturk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Jul 2026 11:24:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Özgür Öztürk &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DOPAMİN HÜCRESİ, BEKLENTİLER,BAĞIMLILIKLAR VE AŞK ACISI</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/dopamin-hucresi-beklentilerbagimliliklar-ve-ask-acisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dopamin-hucresi-beklentilerbagimliliklar-ve-ask-acisi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/dopamin-hucresi-beklentilerbagimliliklar-ve-ask-acisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:24:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nöropsikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/dopamin-hucresi-beklentilerbagimliliklar-ve-ask-acisi/</guid>

					<description><![CDATA[Dopamin sistemi; kişinin ödül, motivasyon, öğrenme, bağımlılıklar ve haz gibi karar verme süreçlerini etkileyen mekanizmaları harekete geçirir. Bu dopaminerjik nöronlar, beynin birçok bölgesinde farklı işlevler gösterebilir. Örneğin, Substantia Nigra bölgesindeki dopamin nöronları hareketten sorumludur ve kişinin hareketi başlatmasına yardımcı olur. Dopaminerjik nöronların dejenerasyonu ise Parkinson hastalığının temel nörolojik sebeplerindendir (Kandel et al., 2021). Dopaminerjik sistemin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dopamin sistemi; kişinin ödül, motivasyon, öğrenme, bağımlılıklar ve haz gibi karar verme süreçlerini etkileyen mekanizmaları harekete geçirir. Bu <strong>dopaminerjik nöronlar</strong>, beynin birçok bölgesinde farklı işlevler gösterebilir. Örneğin, Substantia Nigra bölgesindeki dopamin nöronları hareketten sorumludur ve kişinin hareketi başlatmasına yardımcı olur. Dopaminerjik nöronların dejenerasyonu ise Parkinson hastalığının temel nörolojik sebeplerindendir (Kandel et al., 2021).</p>
<p>Dopaminerjik sistemin birçok farklı görevi olmasına karşın, bu yazıda, orta beyinde sinir yumağı şeklinde bulunan ödül sistemi, motivasyon ve haz beklentisi gibi süreçlerin başlangıç noktası olan Ventral Tegment bölgesine odaklanacağız. Bu bölge, mezolimbik dopamin sisteminin başlangıç yoludur (Purves et al., 2018; Kandel et al., 2021).</p>
<p>Bağımlılıklar, dopamin ödül sistemiyle bağlantılı bir süreçtir. Eğer bu sistemi anlayabilirsek, kötü kararlarımızın arkasındaki acı verici durumlara da anlam verebiliriz. Bu noktada Kent Berridge ve Terry Robinson tarafından geliştirilen <strong>Teşvik Duyarlılığı Teorisi</strong> (Incentive Sensitization Theory), bağımlı bireylerin düşünce dünyasını anlamak için önemlidir. Bu teoriye göre, bağımlı kişi bağımlı olduğu şeye karşı iyi duygular hissetmeyebilir ama yine de onu elde etmeyi ister (Robinson &amp; Berridge, 2008).</p>
<p>Bağımlılığı genel olarak öğrenilmiş alışkanlıklarla açıklamak yeterli değildir. Hayatta yüzlerce kez tekrarladığımız alışkanlıklarımız vardır ama bunlar bir takıntı haline gelmeyebilir. Kent Berridge ve Terry Robinson, bu durumu motivasyon sisteminin bozukluğu ile açıklar. Bağımlı kişi, rutinlerinin dışına çıkabilir ve motivasyon kaynağı olan şeyi bulabilmek için esnek davranışlar gösterebilir. Örneğin, borç para bulur veya hırsızlık yapar. Bu durum, dopamin nöron hücrelerinin çalışma prensibini açıklar; kişiye hedefe ulaşmasına yardımcı olacak süreçlere aracılık eder.</p>
<p>Aşırı duyarlı hale gelen dopamin hücreleri, kişinin bağımlı olduğu maddenin ödül ipuçlarına karşı dopamin cevabını büyütür. Bu da maddenin motivasyon değerini, yani <strong>“incentive salience”</strong> değerini yükseltir. Mezolimbik dopamin sisteminin çalışma yolu da tam olarak budur: Uyarıcılara karşı dikkat seviyeniz o kadar yükselir ki dopamin sistemi sizi istediğiniz şeye karşı esnek ve yoğun bir istekle baş başa bırakır (Robinson &amp; Berridge, 2008).</p>
<p>Bir araştırmada, bağımlılara göz izleme cihazı takılıp, uyuşturucu resimleri ve nötr resimler aynı anda gösterildiğinde, eski eroin bağımlılarının dikkatinin uyuşturucu ipuçları olan resimlere kaydığı görülmüştür. Bu da teorisyenlerimizin fikrini doğrulamaktadır. Başka bir deneyde ise uzun süre boyunca uyuşturucudan uzak kalmış bir kişiye bir uyarıcı gösterildiğinde, ventral striatum bölgesinde büyük bir dopamin yanıtı gözlemlenmiştir (Wang et al., 2022).</p>
<p>Madde bağımlılığı ve kumar bağımlılığı gibi dopamin sistemini uzun süre meşgul eden süreçlere benzerliğiyle dikkat çeken bir diğer durum ise romantik ayrılıklardır. Tabi ki bu durum, dopamin sistemlerinin motivasyonu açısından klinik seviyedeki bağımlılıklarla boy ölçüşemeyebilir ama yine de incelenmeye değer bir süreç olduğu açıktır.</p>
<p>Araştırmalar, aşkın ve bağımlılığın benzer nörobiyolojik süreçlerden geçtiğini doğrulamaktadır. Ayrılık sonrası beynin, ipuçlarını ödülle eşleştiriyor olması, mezolimbik ödül sisteminin devreye girmesi ve haz almadığı halde ödülü, yani sevgiliyi geri elde etme isteği, Kent Berridge ve Terry Robinson&#8217;un bağımlılık teorisiyle paralellik gösterdiği yerlerdendir.</p>
<p>Aşk ve madde bağımlılığının ilk evreleri pek çok benzer özellik sergiler (Liebowitz, 1983; Hatfield ve Sprecher, 1986; Meloy ve Fisher, 2005; Association, 2013). Sevdiklerine odaklanırlar (belirginlik); sevdiklerini özlerler (aşerme); sevdiklerini gördüklerinde veya düşündüklerinde bir coşku &#8220;patlaması&#8221; hissederler (öfori/sarhoşluk). İlişki ilerledikçe, seven kişi sevdiği kişiyle daha fazla etkileşim kurmaya çalışır (tolerans). Eğer sevilen kişi ilişkiyi bitirirse, aşıklar uyuşturucu yoksunluğunun yaygın belirtilerini yaşarlar; bu belirtiler arasında uyuşukluk, kaygı, uykusuzluk veya aşırı uyku, iştah kaybı veya aşırı yeme, sinirlilik ve kronik yalnızlık yer alır (Fisher ve ark., 2016).</p>
<p>Yawei Cheng ve arkadaşları tarafından yapılan bir çalışmada, denek grubuna kişinin kendisinin acı çektiği ve tanıdığı birinin acı çektiği durumlar gösterildi. Kişinin kendisinin acı çektiği durumlar gösterildiğinde, ACC ve anterior insula bölgelerinin aktifleştiği görülmüştür. Başkasının acısına empati yapıldığı durumda ise yine aynı bölgeler devreye giriyor ama TPJ gibi sosyal biliş bölgelerinin yoğun halde çalıştığı gözlemlenmiştir. Aynı kişilere, romantik duygular besledikleri partnerlerini hayal etmeleri istendiğinde, beyin tıpkı kişinin kendisi acı çekiyormuş gibi tepki vermektedir. Beynin ACC ve anterior insula gibi empati merkezleri aktif hale geliyor; bu da romantik ilişkinin kişi üzerindeki yoğun duygu durumunu açıklıyor (Cheng et al., 2010).</p>
<p>Romantik aşkı davranışsal bağımlılık olarak sınıflandırabiliriz. İlişkinin ilerleyen süreçlerinde bağımlılık azalırken, madde bağımlılığında ise işleyiş tam tersidir. Romantik aşk, beyinde sosyal bağ, empati ve daha uyumlu bölgeleri adapte ederken, madde bağımlılığı yıkıcı kompulsif adaptasyonlar geçirir. Bir diğer önemli fark ise <strong>oksitosin</strong> hormonudur; romantik bağlanma sürecinde oksitosin artar, bağımlılıkta ise oksitosin sistemi bozulur ve sosyal bağlar zayıflar (Zou, Z. et al., 2016).</p>
<p>Bu iki sürecin de asıl kopuş noktası sosyal bağlardır. Oksitosin sisteminin bozukluğundan da bunu anlayabiliriz. Oksitosini dengelemek, madde bağımlılığı için nasıl bir tedavi sunabilir? Oksitosin sistemi, bağımlılığı yöneten süreçleri dengeler. Bu yıkıcı süreçler için belli başlı adımlar atılabilir. Stres ve anksiyetenin azaltılması, sosyal etkileşimi artırma, bilişsel kontrolü artırma gibi sosyal süreçlerle nesneye yönelme davranışı kırılabilir. Araştırmadaki bu bulgular, bağımlılığı yalnızca biyolojik değil, sosyal ve davranışsal bir süreç olduğunu kanıtlar niteliktedir. Konuşma terapisi, dürtü kontrolü ve stres seviyesinin düzenlenmesi gibi yöntemler, bağımlılıkların yan etkilerini düzenleyebilir. Özellikle BDT&#8217;nin önemini bu çalışmalarda rahatlıkla gözlemleyebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/dopamin-hucresi-beklentilerbagimliliklar-ve-ask-acisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akılcı Bilinç mi? Duygular mı? Kararlarımızı Etkileyen Sistemler</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/akilci-bilinc-mi-duygular-mi-kararlarimizi-etkileyen-sistemler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=akilci-bilinc-mi-duygular-mi-kararlarimizi-etkileyen-sistemler</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/akilci-bilinc-mi-duygular-mi-kararlarimizi-etkileyen-sistemler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 21:50:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Zihin ve Davranış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=31957</guid>

					<description><![CDATA[Antik Yunan’dan beri süregelen klasik görüşte, insanın akılcı bir varlık olduğu öne sürülür. Platon’un felsefesinde duygular, aklın kontrolü altında tutulmalıdır; aksi halde insan, başıboş arzuların peşinde sürüklenir. Bir arabacı ve onun kontrol altında tutmaya çalıştığı iki at düşünelim: Arabacı aklı, atlar ise duyguları temsil eder. Arabacı, atları ne kadar kontrol altında tutmaya çalışırsa çalışsın, atların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&amp;:has([data-writing-block])&gt;*]:pointer-events-auto [content-visibility:auto] supports-[content-visibility:auto]:[contain-intrinsic-size:auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-WEB:a12657d8-c686-4934-be53-61e11a392a74-20" data-testid="conversation-turn-43" data-scroll-anchor="false" data-turn="assistant">
<div class="text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)">
<div class="[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn">
<div class="flex max-w-full flex-col gap-4 grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&amp;]:mt-1" dir="auto" tabindex="0" data-message-author-role="assistant" data-message-id="230c1ba4-8eb3-4c02-ade7-a550872c966b" data-message-model-slug="gpt-5-3" data-turn-start-message="true">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden">
<div class="markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word dark markdown-new-styling">
<p data-start="86" data-end="335">Antik Yunan’dan beri süregelen klasik görüşte, insanın akılcı bir varlık olduğu öne sürülür. <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Platon</span></span>’un felsefesinde duygular, aklın kontrolü altında tutulmalıdır; aksi halde insan, başıboş arzuların peşinde sürüklenir.</p>
<p data-start="337" data-end="721">Bir arabacı ve onun kontrol altında tutmaya çalıştığı iki at düşünelim: Arabacı aklı, atlar ise duyguları temsil eder. Arabacı, atları ne kadar kontrol altında tutmaya çalışırsa çalışsın, atların dizginlenmesi güç arzuları, arabacının işini zorlaştırır (Platon, <em data-start="599" data-end="609">Phaidros</em>). Platon’un bu metaforu, uzun yıllar boyunca zihin dünyamızı açıklayan etkili ancak eksik bir çerçeve olmuştur.</p>
<p data-start="723" data-end="1008">Uzun yıllar hüküm süren bu anlayış, modern görüntüleme tekniklerinin gelişimiyle beraber yeniden değerlendirildi. <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Antonio Damasio</span></span>’nun çalışmaları, duyguların kararlarımızdaki büyük etkisini ortaya koyarak bu klasik görüşü sorgulamamıza neden oldu (Damasio, 1994).</p>
<h2 data-section-id="8tpan1" data-start="1010" data-end="1052"><span role="text"><strong data-start="1013" data-end="1052">Duyguların Davranışlarımızdaki Rolü</strong></span></h2>
<p data-start="1054" data-end="1272">Klasik teorinin aksine, duygular yalnızca aklın denetimi altında değildir; akılla birlikte çalışır ve kimi zaman bağımsız bir karar verme mekanizması olarak da işlev görür (<span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Joseph LeDoux</span></span>, 1996).</p>
<p data-start="1274" data-end="1611">Duyguların yönlendirici rolü, otomatik ve hızlı işleyen bilişsel süreçlerde açıkça gözlemlenir. Limbik sistem, yalnızca ani duygu patlamalarında değil; geçmiş deneyimlerin duygusal izlerini depolayarak da kararlarımızı şekillendirir. Bu sistemler, saniyeler içinde seçenekleri değerlendirir ve sezgisel bir biçimde yön duygusu oluşturur.</p>
<p data-start="1613" data-end="1964">Antonio Damasio bu duygusal izlere <strong data-start="1648" data-end="1671">somatik belirteçler</strong> adını verir. Kişi benzer bir durumla karşılaştığında bu kayıtlar otomatik olarak devreye girer ve çoğu zaman bilinçli bir akıl yürütmeye gerek kalmadan hızlı bir karar yönü sağlar. Bu sayede birey, kararlarını daha kısa sürede ve genellikle daha isabetli bir şekilde verebilir (Lehrer, 2020).</p>
<h2 data-section-id="6kmrsf" data-start="1966" data-end="2011"><span role="text"><strong data-start="1969" data-end="2011">Duygularımız Neden Temel Niteliktedir?</strong></span></h2>
<p data-start="2013" data-end="2319">Duyguların bu kadar belirleyici olmasının cevabı evrimde saklıdır. Duygusal sistemler, akılcı sistemlerden çok daha erken evrimleşmiştir. Hayatta kalma refleksleri, tehdit algısı ve sosyal uyum gibi hızlı tepki gerektiren sistemler korunmuş; daha yavaş işleyen bilişsel süreçler ise daha sonra gelişmiştir.</p>
<p data-start="2321" data-end="2441">Bu nedenle duygusal sistemimiz, analiz etme ve soyut düşünme gibi süreçlere kıyasla daha eski ve daha temel bir yapıdır.</p>
<p data-start="2443" data-end="2667">Özellikle amigdala gibi yapılar, ani tehlike durumlarında tek başına bir tepki sistemi oluşturabilir. Korku ve tehdit gibi durumlarda duygularımız, hızlı değerlendirmeler yaparak organizmanın hayatta kalmasını kolaylaştırır.</p>
<p data-start="2669" data-end="2861">Modern dünyada ise bu hızlı sistemler tek başına yeterli değildir. Daha karmaşık ve geç evrimleşmiş beyin bölgeleri devreye girer. Ancak bu süreç her zaman bilinçli ve tamamen akılcı değildir.</p>
<p data-start="2863" data-end="3047">Prefrontal korteks içinde yer alan orbitofrontal korteks (OFC), ödül-değer, risk ve çaba gibi faktörleri değerlendirerek davranışın şekillenmesine katkı sağlar (Rich &amp; Rudebeck, 2018).</p>
<h2 data-section-id="gfk6mz" data-start="3049" data-end="3109"><span role="text"><strong data-start="3052" data-end="3109">Elliot Vakası: Duygular Olmadan Karar Verilebilir mi?</strong></span></h2>
<p data-start="3111" data-end="3271">Duyguların karar mekanizmasındaki rolünü en çarpıcı biçimde ortaya koyan örneklerden biri, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Antonio Damasio</span></span>’nun çalıştığı Elliot vakasıdır.</p>
<p data-start="3273" data-end="3537">Elliot, hastalığından önce mutlu bir aileye ve başarılı bir kariyere sahipti. Ancak beyninde gelişen bir tümör nedeniyle orbitofrontal bölgesinde hasar oluştu. Ameliyat sonrası zekâsı, dili ve bilişsel kapasitesi korunmasına rağmen hayatı dramatik biçimde değişti.</p>
<p data-start="3539" data-end="3798">Verilen görevleri anlayabiliyor, analiz edebiliyor ve olası sonuçları tahmin edebiliyordu. Ancak günlük hayatta en basit kararları bile veremiyordu. Hangi işi önce yapması gerektiğine karar veremiyor, dikkatini yönlendiremiyor ve yaşamını organize edemiyordu.</p>
<p data-start="3800" data-end="3905">Bu durum, yalnızca akıl yürütmenin karar vermek için yeterli olmadığını gösterir. Damasio’nun ifadesiyle:</p>
<p data-start="3907" data-end="3991">Gerçek yaşam, yalnızca seçenekleri değerlendirmeyi değil, birini seçmeyi gerektirir.</p>
<p data-start="3993" data-end="4278">Elliot’un yaşadığı sorun, ventromedial prefrontal korteks (vmPFC) bölgesindeki hasarla ilişkilidir. Bu bölge, duygusal deneyimleri geçmiş yaşantılarla ilişkilendirerek karar sürecine anlam katar. Elliot, bilgiyi işleyebiliyor; ancak bu bilgiyi duygusal değerlerle ilişkilendiremiyordu.</p>
<p data-start="4280" data-end="4362">Sonuç olarak, seçenekler arasında bir öncelik oluşturamıyor ve eyleme geçemiyordu.</p>
<h2 data-section-id="1is29xh" data-start="4364" data-end="4376"><span role="text"><strong data-start="4367" data-end="4376">Sonuç</strong></span></h2>
<p data-start="4378" data-end="4632">Elliot vakası, duyguların karar mekanizmasındaki vazgeçilmez rolünü açıkça ortaya koyar. Aynı zamanda <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">René Descartes</span></span> ve <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Platon</span></span> gibi filozofların akıl merkezli yaklaşımlarının eksik kaldığını gösterir.</p>
<p data-start="4634" data-end="4772">Bugün biliyoruz ki, insan kararları yalnızca akıl ya da yalnızca duygular tarafından verilmez. Bu iki sistem sürekli etkileşim halindedir.</p>
<p data-start="4774" data-end="4971">Modern insanın davranışlarını anlamak, bu iki sistemi birlikte ele almayı gerektirir. Çünkü çoğu zaman kararlarımızı belirleyen şey yalnızca düşündüklerimiz değil; aynı zamanda hissettiklerimizdir.</p>
<h2 data-section-id="jn780k" data-start="4973" data-end="4988"><span role="text"><strong data-start="4976" data-end="4988">Kaynakça</strong></span></h2>
<p data-start="4990" data-end="5090">Damasio, A. R. (1994). <em data-start="5013" data-end="5069">Descartes’ Error: Emotion, Reason, and the Human Brain</em>. New York: Putnam.</p>
<p data-start="5092" data-end="5163">Goleman, D. (1995). <em data-start="5112" data-end="5136">Emotional Intelligence</em>. New York: Bantam Books.</p>
<p data-start="5165" data-end="5262">Wells, A. (2009). <em data-start="5183" data-end="5233">Metacognitive Therapy for Anxiety and Depression</em>. New York: Guilford Press.</p>
<p data-start="5264" data-end="5297">Lehrer, J. (2009). <em data-start="5283" data-end="5294">Karar Anı</em>.</p>
<p data-start="5299" data-end="5397">Rich, E. L., &amp; Rudebeck, P. H. (2018). The orbitofrontal cortex and value-based decision making.</p>
<p data-start="5399" data-end="5474" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Goleman, D. (2013). <em data-start="5419" data-end="5455">Odak: Mükemmelliğin Gizli Anahtarı</em>. Varlık Yayınları.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="z-0 flex min-h-[46px] justify-start"></div>
</div>
</div>
</section>
<div class="pointer-events-none -mt-px h-px translate-y-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom)-14*var(--spacing))]" aria-hidden="true"></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/akilci-bilinc-mi-duygular-mi-kararlarimizi-etkileyen-sistemler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
