<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>nur sena çokgezen &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/nursenacokgezen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Mar 2026 11:44:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>nur sena çokgezen &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sosyal Medya Kullanımının Psikolojik Sağlamlığa Etkisi</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medya-kullaniminin-psikolojik-saglamliga-etkisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sosyal-medya-kullaniminin-psikolojik-saglamliga-etkisi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medya-kullaniminin-psikolojik-saglamliga-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[nur sena çokgezen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 22:20:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=28583</guid>

					<description><![CDATA[Psikolojik sağlamlık, Amerikan Psikoloji Derneği&#8217;ne (APA) göre, bireyin zor hayat olaylarına karşı uyum sağlama, toparlanma ve bu deneyimlerden güç kazanarak çıkabilme kapasitesidir. Günümüzde hayatın her alanını etkisi altına alan sosyal medyanın, psikolojik sağlamlık üzerinde derin bir etkiye sahip olduğu açıkça görülmektedir. Sosyal medyanın bilinçli, etkili ve kontrollü kullanım derecesi, psikolojik sağlamlığı etkileyen temel faktörlerden biridir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="2">Psikolojik sağlamlık, Amerikan Psikoloji Derneği&#8217;ne (APA) göre, bireyin zor hayat olaylarına karşı uyum sağlama, toparlanma ve bu deneyimlerden güç kazanarak çıkabilme kapasitesidir. Günümüzde hayatın her alanını etkisi altına alan sosyal medyanın, <b data-path-to-node="2" data-index-in-node="249">psikolojik sağlamlık</b> üzerinde derin bir etkiye sahip olduğu açıkça görülmektedir.</p>
<p data-path-to-node="3">Sosyal medyanın bilinçli, etkili ve kontrollü kullanım derecesi, psikolojik sağlamlığı etkileyen temel faktörlerden biridir. Çalışmalar, sosyal medya kullanımının hem bir kişinin travmaya nasıl tepki verdiğini hem de travmadan nasıl kurtulduğunu etkileyebileceğini ortaya koymuştur. (Kocabıyık, O. O., &amp; Bacıoğlu, S. D. 2022.)</p>
<h1 data-path-to-node="4"><b data-path-to-node="4" data-index-in-node="0">Sosyal Medya Kullanımının Dezavantajları</b></h1>
<h2 data-path-to-node="5"><b data-path-to-node="5" data-index-in-node="0">Stres Düzeyine Etkisi</b></h2>
<p data-path-to-node="6">Stres, yaşamın doğal bir parçasına dönüşmüş durumdayken sosyal medya kullanım şekli stres seviyesini etkileyebilmektedir. Sosyal medya kullanımı, stresi azaltıyor gibi görünse de, aslında başka bir stres kaynağına da dönüşebilir. Örneğin, izlenen kısa videolar o anda dikkat dağıtıp kişiye kendini iyi hissettirebilir. Ancak sonrasında ekrandaki sözde “mükemmel” hayatlar, kişinin kendi yaşamıyla kıyas yapmasına ve yetersiz hissetmesine sebebiyet verebilir. Bu da sosyal medyanın, insanda <b data-path-to-node="6" data-index-in-node="490">dopamin</b> (mutluluk hormonu) düzeyini kısa süreli arttırdığına ve beyin sağlığını olumsuz etkilediğine işarettir.</p>
<p data-path-to-node="7">Tüm bu kontrolsüz sosyal medya kullanımı sonrası stres düzeyinin artması, bireyin psikolojik sağlamlığını baltalayabilmektedir. Olumsuz içeriklere maruz kalmamak adına sosyal medya dikkatli kullanılmalı, gerekirse filtre ayarı yapılmalıdır. Etkileşimde bulunulan içerikler algoritmayı etkilemektedir. Uygunsuz görünen içerikler çıktıkça etkileşim verip benzeri içeriklerin çıkmaya devam etmesine sebep olmak yerine “İlgilenmiyorum” seçeneğine basmak, algoritmanın ne görmek isteyip istemediğinizi anlayarak ileride karşınıza buna göre içerikler çıkarmasını sağlayacaktır. Aksi durumda, kontrol kaybı ile psikolojik sağlamlık da zedelenecektir.</p>
<h2 data-path-to-node="8"><b data-path-to-node="8" data-index-in-node="0">Sosyal Medyanın Bağımlılık Tarafı</b></h2>
<p data-path-to-node="9">Zaman algısı ve öz denetimini kaybederek fazla vakit harcamaya başlamak, sosyal medyanın tehlikeli bir boyuta ulaştığına işarettir. Birçok insanın hedeflerine ulaşmak için kullanması gereken vakti, sosyal medyada idealize edilen yaşamları izleyerek tükettiği de dikkat çekmektedir. Dopamin salgısı ile geçici süreliğine iyi hissettirse de, sosyal medya bağımlılığın başlıca sebebi olabilir. Yapılan araştırmalarla belirtilmiştir ki sosyal medya kullanımı bağımlılığı etkileri arasında kronik stres, depresyon ve psikolojik sağlamlık kaybı yer almaktadır. (Can, M. ve Cantez, K. E. 2018)</p>
<p data-path-to-node="10">Birey, kısa süren videolarla fazla zaman kaybetmeyeceğini düşünse de videoyu kaydırdıkça yenisinin çıkmasıyla kendisini zamanın nasıl geçtiğini anlamadan saatlerce kısa video izlemiş halde bulabilmektedir. Süre sınırlandırması olmadan kısa videolara dalmak günün verimsiz geçmesine neden olabilmektedir. Sadece can sıkıntısı geçirme amaçlı başlayıp nerede duracağını bilemeyenlerin, telefonlarına süre sınırlandırması koymak gibi küçük bir adım atmaları vakit kaybı yaşamalarını engelleyebilmektedir. Vaktini verimsiz geçiren insanların kaygıları artmakta ve psikoloji sağlamlıkları olumsuz etkilenmektedir. Uygulamaların kendi içlerinde ya da telefon ayarlarında bulunan dijital denetim, zaman yönetimi, süre sınırlandırmaları ve uygulama kilitlemeleri bu noktada kritik önem taşımaktadır. Çocuklarda ise ebeveyn denetimleri bu konuda ebeveynin işini kolaylaştırabilmektedir. Bu özelliklerin kullanımı bireyin kendi kontrolünü sağlamasına veya <b data-path-to-node="10" data-index-in-node="945">dijital diyet</b> yapmasına da destek olabilmektedir. Otokontrolünü dijital diyet ile sağlayabilen bireylerin zamanı daha verimli kullanması ile psikolojik sağlamlıkları da olumlu etkilenebilmektedir.</p>
<h2 data-path-to-node="11"><b data-path-to-node="11" data-index-in-node="0">İkincil Travma Oluşumu</b></h2>
<p data-path-to-node="12">Araştırmalara göre, sosyal medya sahip olduğu birçok avantajın yanı sıra, uygunsuz içeriklere maruz kalmaya sebep olabilir. Özellikle olumsuz görsel, işitsel veya video içerikler, insanlarda ikincil travmatik stres tepkilerini tetikleyebilir. Şiddet, trajedi veya travmatik olayların görüntülerinin sosyal medya ile gözler önüne serilmesi insanları dolaylı olarak travmatize etme potansiyeline sahiptir. (Kavak, G., Karaköse, Ş., &amp; Koçak, O. 2023)</p>
<p data-path-to-node="13">Tüketilen içeriğin bıraktığı etkinin hafife alınması yanlıştır. İçeriklerin bıraktığı etki o anda kendini belli etmese bile uzun vadede kabus, panik hali, karamsarlık, kaygı dolu düşünceler, sürekli tehdit altında hissetme gibi belirtilerle ortaya çıkabilmektedir. Kötü hissettiğinizde ara vermek, biri ile hislerinizi paylaşmak önemlidir.</p>
<h1 data-path-to-node="14"><b data-path-to-node="14" data-index-in-node="0">Sosyal Medyanın Olumlu Yönleri</b></h1>
<h2 data-path-to-node="15"><b data-path-to-node="15" data-index-in-node="0">Psikososyal Köprü Görevi</b></h2>
<p data-path-to-node="16">Başka bir pencereden bakıldığında, kontrollü kullanılan sosyal medya, yalnızlık hissi yaşayanlara yeni insanlarla iletişim kurma imkânı sunarak psikolojik sağlamlığı arttırıcı güç kaynağı haline gelir. Sosyal medya ayrıca, zor zamanlar geçiren bireylerin benzer deneyimlere sahip topluluklarla bağlantı kurmalarını sağlayarak duygusal yüklerini azaltarak sosyal destek talebinin karşılanmasına da yardımcı olmaktadır. Kontrolsüz olarak sosyal medya kullanımının dışında, kendini iyi hissetmeyen ve “kafa dağıtmaya” ihtiyacı olan bir bireyin sosyal medyada otokontrollü bir şekilde vakit geçirmesi, bireyin odağını kaygı duyduğu durumdan uzaklaştırarak stres seviyesini düşürmede etkili olabilir. Sosyal medyanın uzak mesafede bulunan sevdikleriyle iletişime geçebilme şansı vermesi, stres yönetiminde olumlu etki bırakabilir. Bireyler, kontrollü ve bilinçli bir şekilde telefon kullanımına devam ettikleri müddetçe sosyal medya kullanımı, stres düzeyi azaltıcı bir faaliyet gibi görülebilir.</p>
<h2 data-path-to-node="17"><b data-path-to-node="17" data-index-in-node="0">Anlaşıldığını Hissetmek</b></h2>
<p data-path-to-node="18">Özellikle ergenlik dönemindeki gençler, sosyal medya aracılığıyla duygularını özgürce ifade ederek psikolojik sağlamlıklarını olumlu yönde koruyabilmektedirler. İnsanların onu anladığını, yalnız olmadığını görmek ergen birey için önem arz eder. Fakat kontrolsüzlük faktörü devreye girdiğinde psikolojik sağlamlıkları üzerinde faydadan çok zarar verebileceği unutulmamalıdır. Aynı hobileri, ilgi alanlarını paylaşan diğer insanlarla etkileşime geçmek bireylerin hayatını olumlu yönde etkiler, yalnız olmadığını görmek psikolojik sağlamlığına destek olabilmektedir.</p>
<h2 data-path-to-node="19"><b data-path-to-node="19" data-index-in-node="0">Destek Görmek</b></h2>
<p data-path-to-node="20">Psikolojik sağlamlığı artırmayı amaçlayan içerikler, kişilere geçici de olsa destek sağlamaktadır. Örneğin motivasyon videoları, yoga canlı yayınları gibi içerikler bireyin gününü daha iyi geçirmesine yardımcı olabilir.</p>
<h2 data-path-to-node="21"><b data-path-to-node="21" data-index-in-node="0">Sonuç</b></h2>
<p data-path-to-node="22">Sonuç olarak, sosyal medyanın ne sıklıkla, ne kadar uzun süre ve en önemlisi ne kadar bilinçli kullanıldığı, psikolojik sağlamlığın üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu dengeyi kurmak ise bireyin kendi elindedir. Özkontrollü ilerleyen bireyler, sosyal medyanın zararlarından kendi kendini korurken yararlarından da faydalanabilmektedirler. Önemli olan elimizdeki gücü doğru şekilde kullanabilmektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medya-kullaniminin-psikolojik-saglamliga-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LGS Velisi Olmanın Psikolojisi</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/lgs-velisi-olmanin-psikolojisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=lgs-velisi-olmanin-psikolojisi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/lgs-velisi-olmanin-psikolojisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[nur sena çokgezen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 21:55:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=23035</guid>

					<description><![CDATA[Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2017-2018 eğitim öğretim yılıyla uygulanmaya başlanan Liseye Geçiş Sınavı (LGS) sistemi, sadece öğrencileri değil, velileri de psikolojik olarak derinden etkilediği inkar edilemez bir gerçek. Zorunlu bir sınav olmamasına rağmen nitelikli liselere geçişte temel ölçüt olması hem öğrenciler hem de ebeveynler için güçlüklerle dolu bir seneyi beraberinde getiriyor. Nitelikli bir lise, çoğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="1">Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2017-2018 eğitim öğretim yılıyla uygulanmaya başlanan Liseye Geçiş Sınavı (LGS) sistemi, sadece öğrencileri değil, velileri de psikolojik olarak derinden etkilediği inkar edilemez bir gerçek. Zorunlu bir sınav olmamasına rağmen nitelikli liselere geçişte temel ölçüt olması hem öğrenciler hem de ebeveynler için güçlüklerle dolu bir seneyi beraberinde getiriyor. Nitelikli bir lise, çoğu zaman iyi bir üniversiteye giden yolun ilk adımı olarak görülüyor. Sınava giren öğrencilerin, YKS düzenindeki gibi “mezuna bırakma” gibi tekrar deneme şansı bulunmadığı için öğrenci ve veliler bu tek bir hakkı iyi kullanma konusunda <b data-path-to-node="1" data-index-in-node="655">zaman baskısı</b> altında kalmış durumda. Sınav, öğrencinin tüm potansiyelini ölçmese de sürecin nasıl geçirildiği, aile içi iletişimi ve çocuğun kendine inancını şekillendiriyor.</p>
<h2 data-path-to-node="3"><b data-path-to-node="3" data-index-in-node="0">Sistemi Öğrenmek</b></h2>
<p data-path-to-node="4">Ergenlik çağındaki öğrenciler, kaygılarını ve öfkelerini çoğu zaman ebeveynlerine yansıtır. Ebeveynler ise, “Bizim zamanımızda böyle miydi sanki?” diye iç geçirirken, ne yapacaklarını bilemedikleri bir döneme adım atarlar. Derler ki: “Suya hiç girmemiş bir insan çocuğuna yüzme öğretemez.” Çocuğunu anlamak isteyen veli, öncelikle LGS sistemini iyi bilmeli, anlamalı ve desteğini sistemin getirileri çerçevesinde sağlamalıdır.</p>
<p data-path-to-node="5">Çocuğunun nelerle karşılaşacağını, hangi seçeneklere göre hareket edebileceğini bilmek; yıl içinde hem ebeveyni hem de öğrenciyi plansızlıktan ve süreç içinde kaybolmaktan kurtarır. Hedefleri birlikte belirlemek, süreci planlı ve bilinçli yürütmek, evdeki stresi azaltır ve tüm aileye bir <b data-path-to-node="5" data-index-in-node="289">yön haritası</b> sunar.</p>
<h2 data-path-to-node="7"><b data-path-to-node="7" data-index-in-node="0">Fedakarlık</b></h2>
<p data-path-to-node="8">LGS velisinin unutmaması gereken en önemli şey, bu dönemin fedakârlık gerektirdiğidir. Evin içinde ders çalışma ortamı sağlanmalı, düzen bozulmamalıdır. Çocuğun yaşı gereği evde yalnız kalmasını istemeyen ebeveynler, her gittikleri yere çocuklarını da götürdüklerinde öğrencinin çalışma disiplini dağılabilir. Evde kalan çocukların da akıllarının şu anda dışarıda olan aile üyelerinde kalabileceğini de unutmamak gerek. Bu da bize gösteriyor ki: LGS süreci, sadece öğrencinin değil velinin de kendi planına dikkat etmesi gereken bir dönem.</p>
<p data-path-to-node="9">Velinin çocuğa olumsuz duygularını yansıtmaması da çok büyük önem taşır. Birkaç ay sürecek bu fedakârlık, çocuğunun dört yıl boyunca istediği liseye gittiğini gördüğünde, velinin kendi kendine “İyi ki yapmışım.” diyeceği bir mutluluğa dönüşecek.</p>
<h2 data-path-to-node="11"><b data-path-to-node="11" data-index-in-node="0">Kaygı Bulaşıcıdır</b></h2>
<p data-path-to-node="12">Ebeveynin içindeki kaygı, beklenti, umut ve yorgunluk; ebeveyn bunun farkına varamadan çocuğu etkiler. Evdeki bir aile üyesinin grip olup diğerlerine istemeden de olsa bulaştırması durumunda olduğu gibi negatif düşünceler ve kaygılı ruh hali çocuğa geçer. Öğrencinin gerçek potansiyelini açığa çıkarmasının önünde duran en büyük engelin kaygı olduğunu kabul edelim. “Çocuğuma verdiğim emek LGS’de karşılığını bulacak mı?” sorusu doğal olsa da, bu duygular kontrolsüz biçimde yansıtıldığında öğrenciyi olumsuz etkiler. Velinin stresten elleri titrediğini gören öğrencinin tüm vücuduna kaygı yayılır. Çocuk, ebeveynin yüz ifadesinden, ses tonundan, hatta adımlarından duygusal tonunu okur. LGS bir maratonsa, sonucu sadece koşucu değil, destek ekibinin de ruh hali de belirler. Kısacası velinin <b data-path-to-node="12" data-index-in-node="793">duygusal dengesi</b>, öğrencinin başarısına yansıyabilmektedir.</p>
<h2 data-path-to-node="14"><b data-path-to-node="14" data-index-in-node="0">Kontrol Sağlamak</b></h2>
<p data-path-to-node="15">Aşırı kontrol, çocuğun sorumluluk duygusunu törpüler ve ebeveyni yorar. Aşırı kontrolsüzlük ise çocuğun yönünü kaybetmesine neden olur. Ergenlik ve çocukluk arasında sıkışmış, gel-git yaşayabilen öğrencilerin üzerinde kontrol sağlamak elbette veli için de zorlayıcı olacaktır. Anlayışlı yaklaşıp çocuğun o an gerçekten neye ihtiyacı olduğunu iyi gözlemlemek gerekir. Dengeli bir tutum sağlamak bu dönemde her zamankinden daha kritik bir önem taşır. Kahvaltıda “Sınav önemli değil.” deyip akşam yemeğinde “Bugün az soru çözmüşsün.” demek tutarsız bir durum oluşturur. Tutarsızlık çocuğu zor dönemden geçerken bir de velisinin tepkisini ölçemediği için strese sokarken tutarlılık, çocuğun kaygısını azaltır ve ebeveyn-çocuk güvenini güçlendirir.</p>
<p data-path-to-node="16">Öğrenciye, “Senin yanındayım, süreci birlikte atlatacağız ama sınava senin yerine ben girmeyeceğim.” mesajı verilmelidir. Sınava yanında girip başında durarak “Bak bu soruya dikkat et, şu sorunu optiğe işaretlemedin, o soruda çıkarılamaz diyor.” diye uyarıda bulunamayacağınız için evde çözdüğü denemelerde de deneme anında müdahalede bulunmayın. Deneme sonrasında yol gösterici olun. Denemeyi prova olarak görün, bırakın öğrenci burada da öğrensin, sınavda ne yapması gerektiğine dair kendi mental notlarını alsın. Denemede hatalarını yapsın ki bunlardan ders çıkarıp asıl sınavda aynı hatalara düşmesin.</p>
<h2 data-path-to-node="18"><b data-path-to-node="18" data-index-in-node="0">Sonuç</b></h2>
<p data-path-to-node="19">LGS hazırlık yılı, sadece öğrenciler için değil, veliler için de zorlu bir süreç. Bu süreçte veli-öğrenci arasında güvenli sınırlar oluşturulması, karşılıklı anlayışlı bir iletişim kurabilmek ve hem öğrencinin hem de velinin kendi iç duygusal dengesini sağlamak için çabalaması, iki tarafın da psikolojisini, ev içi atmosferi belirler. Dönemin getirdiği zorlukları sağlıklı atlatmak, <b data-path-to-node="19" data-index-in-node="384">aile içi iletişim</b> ve güvenin inşasındaki yeri büyüktür.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/lgs-velisi-olmanin-psikolojisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
