<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Melis Serdar &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/melis-serdar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 May 2026 14:39:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Melis Serdar &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ergenlik Üzerine</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/ergenlik-uzerine/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ergenlik-uzerine</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/ergenlik-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melis Serdar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 22:05:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ebeveyn ve Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[Ergen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=35641</guid>

					<description><![CDATA[Ergenlik dönemi, bireyin fiziksel büyüme, bilişsel gelişim, sosyal gelişmeler ve duygusal değişimlerin yoğun bir şekilde yaşandığı bir süreçtir. Ergenler, günlük hayattaki ideal örneklerle, daha önceki dönemlerde sahip oldukları beceriler ve roller arasında nasıl bir bağlantı kurmaları gerektiği konusunda düşünürler (Erickson, 1968). Erickson’a (1968) göre, ergenlik döneminde kimlik arayışı içinde olmak ve kimlik krizinden geçmek normaldir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenlik dönemi, bireyin fiziksel büyüme, bilişsel gelişim, sosyal gelişmeler ve duygusal değişimlerin yoğun bir şekilde yaşandığı bir süreçtir. Ergenler, günlük hayattaki ideal örneklerle, daha önceki dönemlerde sahip oldukları beceriler ve roller arasında nasıl bir bağlantı kurmaları gerektiği konusunda düşünürler (Erickson, 1968). Erickson’a (1968) göre, ergenlik döneminde kimlik arayışı içinde olmak ve kimlik krizinden geçmek normaldir. Bu kriz, daha önce ailede veya okulda öğrenilen değerlerin ve inançların sorgulanmasını ve farklı tarzların ve inanç sistemlerinin keşfedilmesini içerir. Ergenler, bu dönemde daha çok arkadaş grubu tarafından onaylanmak, bireyselleşmek ve kendi düşüncelerinin kabul edildiği bir ortamda bulunmak istediklerinden, aile ile olan ilişkilerde çatışmalar yaşanabilir.</p>
<p>Çatışma, günlük yaşamda herkesin karşılaşabileceği durumlardan biridir. Her bireyin çatışmaya yönelik yaklaşımı farklılık gösterebilir. Bu tutumların temeli, ilk olarak ailede, daha sonra okul ortamında ve çevremizdeki insanlarla etkileşimimizle şekillenmektedir. Çocukluk yıllarında ebeveynler yol gösterici ve rehber konumundayken, ergenlik döneminde ilişkilerin ve iletişimin tutumuyla danışman rolüne geçmektedirler. Çocukluk döneminde ebeveyn ile çocuk arasında yaşanan çatışmaların sıklığı az iken, ergenlik döneminin başlarında artmakta ve daha sonra tekrar azalmaktadır (Montemayor, 1983). Ergenlik yıllarında ergen bireylerin ebeveynleri ile yaşadığı çatışmaların sıklığı, ebeveynin tutumları, sosyo-ekonomik faktörler ve toplumsal çevre gibi etkenlerden etkilenmektedir. Her ebeveyn, çocuklarıyla zengin bir ilişki içinde olmak ister. Ancak ergenler, bu dönemde zihinlerini ve ilgi alanlarını geliştirirken ebeveynlerin söylediklerine olan ilgilerini kaybetmekte ve bireyselleşmeyi, arkadaşları tarafından onaylanmayı ve kendi düşüncelerini ifade edebilecekleri bir ortamda bulunmayı arzulamaktadırlar. Ebeveynler, rehberlik etmek ve desteklemek istediklerinde, çocuklarını kontrol etmek yerine ilişkide kalmayı tercih ettiklerinde, ebeveyn ve çocuk arasındaki bağ güçlenir.</p>
<p>Yapılan araştırmalar, ergen bireylerin aileleriyle yaşadığı çatışmaların akademik başarı, duygusal gereksinimlerin yeterince karşılanmaması, arkadaşlıklar, teknoloji kullanımı ve sınırlar gibi konular etrafında döndüğünü ortaya koymaktadır (Güre, Uçanak ve Sayıl, 2002). Çocukların belirli kategorik kabul edilemez davranışları ve tutumları olabilir. Ancak ergen bireylerin bu davranışlar hakkında konuşma isteği genellikle düşüktür. Burada önemli olan, bu istenmeyen davranışları kontrol etmek veya çatışmayı ortadan kaldırmak değil; çatışmanın nasıl yönetildiğidir. Yapıcı çatışma çözme stilleri, psikolojik uyum (van Doorn ve ark., 2008) ve daha az düzeyde problemli davranışlarla (Rubenstein ve Feldman, 1993) ilişkilendirilirken; yıkıcı çatışma çözme stilleri ise psikolojik uyum sorunları (Adams ve Laursen, 2007) ve ergen suçluluğu ile bağlantılı bulunmuştur (Jaffee ve D’Zurilla, 2003). Yapıcı çatışma çözme becerileri, hem ergen bireyin hem de ebeveynin kendini ve duygularını ifade etme becerisini, empati kurma ve problem çözme yeteneklerini geliştirerek sağlıklı bir iletişim ortamı yaratır ve ebeveynin çocuğunu desteklemesine olanak tanır.</p>
<p>Ayrıca, bu çatışma sürecinde ebeveynin rahatsız olduğu ergenin davranış veya tutumunun neden bu kadar tetiklediğini fark etmesi, kendi geçmişini görüp geliştirmesine yardımcı olur. Ebeveyn, kendi değer yargılarını ve gündemini empoze etmeye çalıştığında, baskıcı ve eleştirel bir tutum sergileyebilir. Bu durum, ergen bireyin kendini ifade etme, özgüven geliştirme ve duygularını açma konularında zayıflamasına yol açar ve iletişim bağlarını olumsuz etkiler.</p>
<p>Kısacası, çatışma sürecinde ebeveynin amacı, kontrol etmek veya yönlendirmek yerine ilişkiyi sürdürmektir. Belirli sınırların ve kuralların olduğu, ancak aynı zamanda karşılıklı anlayışın da korunduğu bir aile ortamı, çatışmaların daha sağlıklı yönetilmesine katkı sağlar. Ayrıca, ebeveynin kendi geçmişini görmesi ve neleri fark etmesi gerektiği konusunda da bir ışık tutar. Ebeveynlerin tutumları ve geçmiş deneyimleri, çatışma sürecini şekillendiren önemli unsurlardır. Bu farkındalık, hem ebeveyn hem de ergen için daha sağlıklı iletişim, ilişki kurma ve ergen bireyin sorumluluklarını yerine getirmesine katkıda bulunur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/ergenlik-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
