<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Jale Böbürer &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/jaleboburer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 18 Oct 2025 08:22:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Jale Böbürer &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Madalyonun Arka Yüzü: Mükemmeliyetçilik</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/madalyonun-arka-yuzu-mukemmeliyetcilik/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=madalyonun-arka-yuzu-mukemmeliyetcilik</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/madalyonun-arka-yuzu-mukemmeliyetcilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Jale Böbürer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Oct 2025 08:22:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Zihin ve Davranış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=16153</guid>

					<description><![CDATA[Mükemmeliyetçi kişi, kendine yüksek hedefler belirler ve kendini geliştirmek için daha iyisini yapmaya gayret eder. Sorumluluk duygusu yüksek olan bu kişiler tam bir görev insanlarıdır. Disiplin ve titizlik içinde görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirmek temel hedeflerindendir. Gözlem becerisi yüksek olan mükemmeliyetçi kişilik, hem kendini hem de çevresini iyi bir şekilde analiz eder. Bu davranışların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="47" data-end="659">Mükemmeliyetçi kişi, kendine yüksek hedefler belirler ve kendini geliştirmek için daha iyisini yapmaya gayret eder. Sorumluluk duygusu yüksek olan bu kişiler tam bir görev insanlarıdır. Disiplin ve titizlik içinde görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirmek temel hedeflerindendir. Gözlem becerisi yüksek olan <strong data-start="362" data-end="388">mükemmeliyetçi kişilik</strong>, hem kendini hem de çevresini iyi bir şekilde analiz eder. Bu davranışların normal sınırlarda kalması kişiye olumlu özellikler yüklediği gibi, mükemmeliyetçiliğin anormal dereceye gelerek sınırı aşması kişiyi ruhsal olarak olumsuz durumlarla karşı karşıya getirebilir.</p>
<h2 data-start="666" data-end="700"><strong data-start="669" data-end="700">Mükemmeliyetçi Yapı Kavramı</strong></h2>
<p data-start="702" data-end="1338">Freud psikanalitik yaklaşımında kişiliğin <strong data-start="744" data-end="751">ego</strong>, <strong data-start="753" data-end="765">süperego</strong> ve <strong data-start="769" data-end="775">id</strong> olarak bilinen üç öğeden oluştuğunu belirtmiştir. İd, haz ögesine göre hareket ederken ego, gerçeklik prensibine göre hareket etmektedir. Süperego ise toplumun ve anne babanın ahlaki değer yargılarını ve standartlarını simgelemektedir. Fazla katı ve fazla ahlakçı şekilde süperegoya sahip kişiler kendileri için ulaşılması zor standartlara sahip olduklarından mükemmelliğe ulaşma arzusunda olup benliği güç duruma sokmaktadırlar. Sürekli başarı ihtiyacına sahip, hata yapmaya tahammülü olmayan süperego bireylerde mükemmeliyetçi yaklaşımı ortaya çıkarmaktadır.</p>
<p data-start="1340" data-end="1636">Belirlemiş oldukları normale ulaşamadıklarında kendilerini başarısız olarak nitelendirirler ve devamlı olarak suçluluk hissiyle karşı karşıya kalırlar. Freud ayrıca psikogelişim evrelerinden anal dönemde yaşanan bir problemin de kişide mükemmeliyetçi bir yapıya sebep olabileceğini söylemiştir.</p>
<p data-start="1638" data-end="1927"><strong data-start="1638" data-end="1649">Adler’e</strong> göre mükemmeliyetçi yapı nevrotik bir görüş olmayıp insanların doğuştan sahip oldukları yetersizlik duygusuyla baş edebilmek için geliştirdikleri üstünlük çabasıyla ilgilidir. Kişinin yetersizlik duygusu, kendini mükemmel ve üstün hissetme arzusuna sahip olduklarını savunur.</p>
<p data-start="1929" data-end="2284"><strong data-start="1929" data-end="1941">Horney’e</strong> göre ise gelişimin ilk senelerinde çocuğa sağlanan çevre, onun kişilik yapısında önemli rol oynamaktadır. Mükemmeliyetçiliği sadece olumsuz nitelikte açıklayan Horney, kendilerine güveni olmayan bireylerin zihinlerinde kendilerini idealize ettiklerini ve bu idealize edilmiş benliğe ulaşma çabasının kaçınılmaz hale geldiğini vurgulamıştır.</p>
<p data-start="2286" data-end="2593"><strong data-start="2286" data-end="2310">Davranışçı yaklaşıma</strong> göre bir davranışın sıklığı olumlu pekiştireç verildiğinde artarken, olumsuz pekiştireç verildiğinde azalır. Mükemmeliyetçi yapı, hatasız performans gösterdiğinde ve çevresi tarafından ilgi gördüğünde ödüle ulaşmanın yalnızca mükemmele ulaşmayla elde edilebileceğine inanmaktadır.</p>
<p data-start="2595" data-end="2829"><strong data-start="2595" data-end="2604">Ellis</strong> ise bu inancın erken çocukluk döneminde ortaya çıktığını, bireyin ancak mükemmel olduğu takdirde değer göreceğine inandığını belirtir. Kişinin tüm gayreti kusursuz olmak ve hiç hata yapmamak üzerine olacaktır (Suna, 2023).</p>
<h2 data-start="2836" data-end="2862"><strong data-start="2839" data-end="2862">Yetersizlik Duygusu</strong></h2>
<p data-start="2864" data-end="3482">Bireylerde bulunan <strong data-start="2883" data-end="2906">yetersizlik duygusu</strong>nun güçsüzlükle bağdaştırılması olanaksızdır. Yetersizlik duygusu, güçsüzlükten ziyade bireyin bir amacının olduğu ve o amaçta ilerlemede kişiye yardımcı olan bir duygudur ama dozunu aşmadığı sürece. Dozunu aşan her duygu gibi, yetersizlik duygusu da insanda fazla oranda bulunduğunda normalden anormal bir duruma dönüşür. Fazla bulunan bu duygu kişiyi engellediği gibi yaşamını bu duyguya göre yöneltir; ondan kurtulmaya çalışan birey öfke, suçluluk, yıkıcı davranışların ortaya çıkmasıyla birlikte özgüven ve özsaygı duygularının kaybını yaşayabilir (Yıldızeli vd., 2024).</p>
<p data-start="3484" data-end="3945">Kişi kendisini diğer insanlardan daha değersiz olarak görmeye başlar. Bu duygu, kişide diğer insanların olumsuz sözlerini ve davranışlarını daha fazla önemsemesine yol açabilmektedir. Yetersizlik duygusunun temeli çocukluk yaşantılarına dayanmaktadır. Çocukluk dönemlerinde yaşanan hastalıklar, şımartma ve ihmal kişide yetersizlik duygusunu ortaya çıkarabilmektedir (Akman, 2022). Belirtiler ise genç yetişkinlik ve ileri ergenlik döneminde kendini gösterir.</p>
<p data-start="3947" data-end="4404"><strong data-start="3947" data-end="3958">Adler’e</strong> göre yetersizlik duygusu, insanın tecrübelerine yönelik delillerin üstünlük sağlamak adına göstermiş oldukları çabayı işaret etmektedir. Adleryan yaklaşımın psikoterapi sürecindeki asıl amacı, kişilerin yetersizlik duygusunun üstesinden gelmelerine yardımcı olmaktır. Adler, yetersizlik duygusuna sahip kişilerde duygularının zedelenmesinin, olgunluğa, sağduyuya ve topluma yararlı olmaya yöneltecek destekleyici bir yaklaşım ortaya koymuştur.</p>
<p data-start="4406" data-end="4674">Yetersizlik duygusuyla ilgili tespitlerden biri de bu duygunun kişiyi zorlayarak yaşamda tecrübe kazanmasını sağlamasıyla birlikte, karşılaşmış olduğu zorluklarla baş edemeyeceğini inanması, kaygı ve benlik duygusunda azalma belirtileri göstermektedir (Demir, 2024).</p>
<h2 data-start="4681" data-end="4736"><strong data-start="4684" data-end="4736">Mükemmeliyetçiliğin İçindeki Yetersizlik Duygusu</strong></h2>
<p data-start="4738" data-end="5180">Bireyin yetersizlik duygusuyla baş etmek için geliştirdiği üstünlük çabası, kusursuz bir kişi olmaya yönelik bir çabayla dönüştüğünde her durumda eksiksiz olmak ve mükemmelliği amaçlamak gibi nevrotik özelliklere yol açabilmektedir. Ancak mükemmele ulaştığında değerli olacağı düşüncesi bireylerde pekişmeye başladıkça, istedikleri performansı ortaya koymadıkları ya da en ufak başarısızlık durumunda yetersizlik duygusu ortaya çıkmaktadır.</p>
<p data-start="5182" data-end="5582">Ortaya çıkan bu duygular, bireyin benlik saygısında düşme ve hedeflediği amaçlardan uzaklaşma gibi durumlara neden olabilmektedir (Suna, 2023). Mükemmeliyetçi kişi bir olayı ya da durumu tam ve eksiksiz yapmak ister; bu durum kişiyi “ya hep ya hiç” noktasına sürükler. Ya bir şeyi tam yapmalı ya da o şeye hiç başlamamalıdır. Aynı noktada kalan bireyi bir süre sonra <strong data-start="5549" data-end="5572">yetersizlik duygusu</strong> kaplar.</p>
<p data-start="5584" data-end="6053">Mükemmeliyetçi yapıda olan bireyde görülen bir başka durum ise yaptığı şeyleri küçümsemektir; yaptığı şeyleri normal standartlarda olan herkesin yapabildiği şeyler olarak görür ve acımasızca kendini eleştirir. Başarıları bireyi tatmin etmez; bu tatminsizlik kişiyi “daha iyisini yapmalıyım” düşüncesine iter. Bir şeylere başlamaya ve adım atmaya korkan mükemmeliyetçi yapının en büyük korkularından biri hata yapmaktır. Bu korku onu <strong data-start="6017" data-end="6039">erteleme davranışı</strong>na itebilir.</p>
<p data-start="6055" data-end="6270">Örnek olarak mükemmeliyetçi yapısından dolayı ders çalışmakta zorlanan birey bu durumu yenmek için kısa ve kolay adımlarla başlamalı, günde 2-3 soru çözerek ve yarım saat ders çalışarak başlangıç adımını atabilir.</p>
<h2 data-start="6277" data-end="6292"><strong data-start="6280" data-end="6292">Kaynakça</strong></h2>
<p data-start="6294" data-end="6432">Akman, A. (2022). <em data-start="6312" data-end="6363">Yetersizlik duygusunun kariyer geleceğine etkisi.</em> Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 20(01), 121-135.</p>
<p data-start="6434" data-end="6654">Demir, V. (2024). <em data-start="6452" data-end="6577">Adleryan Temelli Sanat Terapisi Programının Bireylerin Yetersizlik Duygusu, Benlik Saygısı ve Anksiyete Düzeylerine Etkisi.</em> Anemon Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 12(3), 825-843.</p>
<p data-start="6656" data-end="6891">Suna, E. (2023). <em data-start="6673" data-end="6830">18-45 Yaş Arası Yetişkinlerde Mükemmeliyetçilik, Öz-Eleştirel Ruminasyon ve Olumsuz Otomatik Düşüncelerin Yetersizlik Duygusu ile İlişkilerinin İncelenmesi</em> (Master&#8217;s thesis, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi).</p>
<p data-start="6893" data-end="7102" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Yıldızeli, N., Ünal, N. N., &amp; Bulut, M. B. (2024). <em data-start="6944" data-end="7016">Çocukluk Yaşantıları ve Saldırganlık: Yetersizlik Hissinin Aracı Rolü.</em> Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 25(46), 97-115.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/madalyonun-arka-yuzu-mukemmeliyetcilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluk Çağında Alınan Yaraların Suç Davranışına Yol Açmada Etkisi</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-caginda-alinan-yaralarin-suc-davranisina-yol-acmada-etkisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocukluk-caginda-alinan-yaralarin-suc-davranisina-yol-acmada-etkisi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-caginda-alinan-yaralarin-suc-davranisina-yol-acmada-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Jale Böbürer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 11:50:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=6123</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluk döneminde bireyin, cinsel istismara, fiziksel ya da duygusal ihmal ve istismara maruz kalması yetişkinlik döneminde psikolojik sorunlara yol açtığı bilinmektedir (Aydın, 2021). Yapılan araştırmalarda da görüldüğü üzere çocukluk çağında travmaya maruz kalan bireylerde hem bilişsel hem de duygusal açıdan insanda eksiklik bırakan ve yetişkinlik adımlarında gelişirken duygu ve davranışlarında boşluklar oluştuğunun ve insan ilişkileri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="484" data-end="681"><strong data-start="484" data-end="506">Çocukluk döneminde</strong> bireyin, <strong data-start="516" data-end="536">cinsel istismara</strong>, fiziksel ya da duygusal ihmal ve <strong data-start="571" data-end="584">istismara</strong> maruz kalması yetişkinlik döneminde psikolojik sorunlara yol açtığı bilinmektedir (Aydın, 2021).</p>
<p data-start="683" data-end="1078">Yapılan araştırmalarda da görüldüğü üzere <strong data-start="725" data-end="754">çocukluk çağında travmaya</strong> maruz kalan bireylerde hem bilişsel hem de duygusal açıdan insanda eksiklik bırakan ve yetişkinlik adımlarında gelişirken duygu ve davranışlarında boşluklar oluştuğunun ve insan ilişkileri ve iletişiminde sorunlara yol açtığı görülmüştür. Bu durumun <strong data-start="1005" data-end="1012">suç</strong> ve şiddet faktörlerine de yol açtığı bir gerçektir (Aydın, 2021).</p>
<p data-start="1080" data-end="1552">Bireylerin <strong data-start="1091" data-end="1105">suç işleme</strong> sebeplerine baktığımızda, zorbalık, okul, arkadaş ve sosyal unsurları önemli bir yerdedir. Örnek olarak sapkın davranışlarla beraber suça eğilimli arkadaş grubunda bulunması, devamsızlık davranışını da beraber getirebilir; devamsızlıkla birlikte akademik başarıda düşüklük <strong data-start="1379" data-end="1398">suça sürükleyen</strong> faktörlerdendir. Akran zorbalığına maruz kalan ve suça eğilimli mahallelerde büyüyen çocuklarda da <strong data-start="1498" data-end="1519">suça doğru eğilim</strong>, görülebilen başka faktörlerdir.</p>
<p data-start="1554" data-end="1799">Yaşanan travmatik olaylar çocuğun başa çıkma mekanizmasını aktif edebilir. Çocuk, zorlandığını bilerek, çaresiz, umutsuz hisseder; stres ve kaygı faktörleri ortaya çıkar ve yaşamında bir tehlike oluşturan tecrübe olarak görür (Gülmez vd., 2024).</p>
<p data-start="1801" data-end="1992"><strong data-start="1801" data-end="1829">Çocukluk çağı travmaları</strong>, <strong data-start="1831" data-end="1850">Cinsel İstismar</strong>, <strong data-start="1852" data-end="1873">Fiziksel İstismar</strong>, <strong data-start="1875" data-end="1896">Duygusal İstismar</strong>, <strong data-start="1898" data-end="1916">Duygusal İhmal</strong> ve <strong data-start="1920" data-end="1938">Fiziksel İhmal</strong> olarak beş alt başlıkta incelenir (Gülmez vd., 2024).</p>
<h3 data-start="1999" data-end="2025"><strong data-start="2003" data-end="2023">Cinsel İstismar:</strong></h3>
<p data-start="2026" data-end="2473">Çocuk <strong data-start="2032" data-end="2052">cinsel istismarı</strong>, fiziksel, duygusal, ahlaki, kültürel ve birçok nitelikleri olan koca bir problemdir. <strong data-start="2139" data-end="2160">Cinsel istismarın</strong> dissosiyasyona da sebep olduğu gözlemlenmiştir. Dissosiyasyonu ruhsal travmaya karşı ilkel bir savunma olarak söylenebilir. <strong data-start="2285" data-end="2298">İstismara</strong> eşlik eden ezici ve korkutucu duygularla beraber çocuğun kaçınmasına da olanak tanır, bozuklukla beraber çocuğun bilişsel performansında da bozukluk görülür (Aktepe, 2009).</p>
<p data-start="2475" data-end="3000"><strong data-start="2475" data-end="2494">Cinsel istismar</strong>, anksiyete, depresyon, madde bağımlılığı, intihar davranışı, borderline kişilik bozukluğu gibi birçok ruh sağlığı bozukluğuna yol açabilir. Kişilerarası ilişki kurma ve sosyal ilişkileri sürdürme yeteneği de <strong data-start="2703" data-end="2718">istismardan </strong>olumsuz etkilenen niteliklerdendir. Bu kişilerin ilişki kurmaktan kaçındıkları ya da aşırı yakınlık ihtiyacı duyup fazla beklentiye girme ve kontrol edici ilişki kurdukları gözlenmektedir. Benlik saygısını da olumsuz yönde etkileyen bir durum olduğu da söylenebilir (Aktepe, 2009).</p>
<h3 data-start="3007" data-end="3035"><strong data-start="3011" data-end="3033">Fiziksel İstismar:</strong></h3>
<p data-start="3036" data-end="3329"><strong data-start="3036" data-end="3057">Fiziksel istismar</strong>, bireyin ruh sağlığını dağıtan ve travmatik bir yaşama sebep olan faktörlerdendir. Yalnız kalmayı tercih etme ve yalnız olmaktan güç almak, kendini yalnızlaştırarak toplumdan uzaklaştırma, depresyona girme gibi ciddi sonuçlara sebep olmaktadır (Güçlü ve Acemioğlu, 2020).</p>
<h3 data-start="3336" data-end="3364"><strong data-start="3340" data-end="3362">Duygusal İstismar:</strong></h3>
<p data-start="3365" data-end="3694"><strong data-start="3365" data-end="3386">Duygusal istismar</strong>, çocuğun hizmetlerine ve duygusal tamlığını ziyan eden bütün hareketler olarak tanımlanmıştır. <strong data-start="3482" data-end="3494">İstismar</strong>, çocuk ya da gençlerin duygusal olarak kötüye kullanılması, toplumsal normaller ve bilimsel ölçütlere göre psikolojik açıdan zarar verici olduğu belirlenen davranışlarda bulunmaktadır (Baskak, 2023).</p>
<h3 data-start="3701" data-end="3726"><strong data-start="3705" data-end="3724">Duygusal İhmal:</strong></h3>
<p data-start="3727" data-end="3835">Çocuğun gelişimi için gerekli olan ilgi, sevgi ve saygı duygularının çocuğa verilmemesi ve aktarılmamasıdır.</p>
<h3 data-start="3842" data-end="3867"><strong data-start="3846" data-end="3865">Fiziksel İhmal:</strong></h3>
<p data-start="3868" data-end="4014">Çocuğun ihtiyacı olan sağlık gereksinimlerinin sağlanmaması ve evden gönderilmesi, yalnız kalması ve sağlık kontrollerinden mahrum bırakılmasıdır.</p>
<p data-start="4021" data-end="4339">Bireylerin psikolojik sağlığına etkisi çok olan <strong data-start="4069" data-end="4097">çocukluk çağı travmaları</strong>, bireylerin ruhsal ve sosyal yönden gelişmelerine yönelik koca bir engel durumu yaratmakta ve bireyler üzerinde kısa zamanlı olabileceği gibi uzun zamanda etkisini sürdüren yaşamsal durumlar olarak görülmektedir (Yılmaz ve Karaaziz, 2023).</p>
<p data-start="4341" data-end="4636">Kısacası, kişinin erken <strong data-start="4365" data-end="4387">çocukluk döneminde</strong> yaşadığı ve aldığı yaralar sosyal hayatı başta olmak üzere akademik, duygu, davranış ve cinsel olarak da birçok olumsuz durumla etkilemektedir. <strong data-start="4532" data-end="4572">Çocukluk çağında yaşanılan travmalar</strong>, yetişkinlik dönemini biçimlendirmede güçlü bir öneme sahiptir.</p>
<h3 data-start="4643" data-end="4659"><strong data-start="4647" data-end="4659">Kaynakça</strong></h3>
<p data-start="4661" data-end="5560">Aktepe, E. (2009). Çocukluk çağı cinsel istismarı. <em data-start="4712" data-end="4759">Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 1(2), 95-119</em>.<br data-start="4760" data-end="4763" />Aydın, B. N. (2021). Çocukluk Çağı Travmalarının Suç ve Şiddetle İlişkisi. <em data-start="4838" data-end="4893">3. TURAZ Adli Bilimler, Adli Tıp ve Patoloji Kongresi</em>.<br data-start="4894" data-end="4897" />Baskak, İ. (2023). Çocuğa yönelik duygusal istismar. <em data-start="4950" data-end="5013">Uluslararası Sosyal Hizmet Araştırmaları Dergisi, 3(1), 61-72</em>.<br data-start="5014" data-end="5017" />Güçlü, D. M., &amp; Acemioğlu, R. (2020). ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YAŞANAN FİZİKSEL İSTİSMAR: NİTEL BİR ÇALIŞMA. <em data-start="5126" data-end="5186">Uluslararası Anadolu Sosyal Bilimler Dergisi, 4(4), 97-111</em>.<br data-start="5187" data-end="5190" />Gülmez, Ş. Z., Demirden, A., &amp; Durak, M. (2024). Çocukluk Çağı Travmaları ve Adil Dünya İnancı ile Çocuklarda Mükerrer Suça Sürüklenme Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Erzurum İl Örneği. <em data-start="5378" data-end="5424">Yalova Sosyal Bilimler Dergisi, 14(1), 61-74</em>.<br data-start="5425" data-end="5428" />Yılmaz, Ş. N., &amp; Karaaziz, M. (2023). Şiddet ve saldırgan davranışta çocukluk çağı travmalarının rolü. <em data-start="5531" data-end="5559">MEYAD Akademi, 4(1), 80-94</em>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-caginda-alinan-yaralarin-suc-davranisina-yol-acmada-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toksik İnsan: Girdap</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/toksik-insan-girdap/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=toksik-insan-girdap</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/toksik-insan-girdap/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Jale Böbürer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 22:01:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=4291</guid>

					<description><![CDATA[Toksik kişi, cesaret kırıcı, düşüncesizlik gösterme davranışını bünyesinde bulundurur. Latince ‘Toksikus’ olarak adlandırılan sözcük, bir toksin ya da zehir barındıran, canlı organizmada zarara neden olan zararlı madde olarak ifade edilebilir. Ortaya çıkan toksisite durumu, ‘Toksisite’ kelimesinin karşılığı olarak değerlendirilebilir. Narsist kişilikte de olduğu görülen toksik kişinin temelde ihmalkâr, tehlikeli ve taciz edici olmaları mümkündür. Kısaca kendi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Toksik kişi</b>, cesaret kırıcı, düşüncesizlik gösterme davranışını bünyesinde bulundurur. Latince ‘Toksikus’ olarak adlandırılan sözcük, bir toksin ya da zehir barındıran, canlı organizmada zarara neden olan zararlı madde olarak ifade edilebilir. Ortaya çıkan <b>toksisite</b> durumu, ‘Toksisite’ kelimesinin karşılığı olarak değerlendirilebilir. Narsist kişilikte de olduğu görülen <b>toksik kişinin</b> temelde ihmalkâr, tehlikeli ve taciz edici olmaları mümkündür. Kısaca kendi çıkarlarını gözeten, başkalarına karşı empatiden yoksun ve kendi değerleri hakkında büyütülmüş fikirlere sahip bireyler olarak tanımlanmaktadır (Akbulut ve Yavuz, 2022).</p>
<p><b>Toksisite</b>, insanların problem yaşamalarına ve acı çekmelerine neden olan, moral ve motivasyonlarını negatif yönde etkileyerek yaşama dair ilgilerini ve umutlarını azaltan, özgüvenini yıkan ve saygınlıklarını yok eden bir durumdur. İnsanın zarar görmesine ve yaralanmasına neden olan olumsuz yönde etki eden, onlara zararı dokunan yararsız durumlardır. Kendini sürekli tekrar eden olumsuz duygu ve davranışların etkileşimi sonucunda ortaya çıktığı için hem kişiye hem de yakınlarına ciddi ve uzun süreli zarar veren oldukça zorlu bir süreçtir (Moç vd., 2022).</p>
<h2><b>Toksik Kişi Özellikleri</b></h2>
<p><b>Toksik kişi</b>nin belirgin özellikleri şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kendinden yukarıda gördüğü insanlarla aynı ortamda bulunduğu zaman hâl ve hareketleri değişir.</li>
<li>Kendi yaptığı hataları kabul etmez ve reddeder.</li>
<li>Sadece kendi başarısı üzerinde olumlu etki edebilecek konulara yardımcı olmayı tercih eder.</li>
<li>Kendisiyle ilgisi olmayan başarılara kendisininmiş gibi sahip çıkar.</li>
<li>Karşısındaki kişiye yeteneksiz ve beceriksiz olduğunu söyler ve ona kabullendirmeye çalışır.</li>
<li>İnsanlara hata ve yanlışlarını sürekli hatırlatır ve baskı yapar.</li>
<li>Başkalarının yanında bireye karşı küçük düşürücü davranışlarda bulunurlar.</li>
<li>Kendi için önemli olan konuları önemser.</li>
<li>Şiddetli tartışmalara yol açan ani patlamalara sebep olur.</li>
<li>Kendi duygu durumuna göre ortamı şekillendirirler.</li>
<li>Kendisini her şeyin hak sahibi olarak görürler, en önemli kişi kendisidir. Kendisini överek ve takdir ederek bunu gösterir (Akça, 2021).</li>
</ul>
<h2><b>Toksik İlişki: Zehirli Etkileşim</b></h2>
<p><b>Toksik kişi</b>ler, ilişki içerisinde bulundukları bireyi zehriyle etkilemeye başlar. Hayatındaki insanın duygularını sömüren <b>toksik kişi</b>, karşıdaki kişinin ruhuyla beslenir ve ruhunu öldürmeye çalışır. Kişiden sosyal olma özelliğini, gülmek gibi pozitif duygularıyla birlikte nice duygu ve davranışını alır. Bu <b>toksik kişi</b>, bunu umursamaz; onun yerine kendi öz düşünce ve duygularını ona zorla benimsetmeye çalışır. Kendi yanlışlarını reddeder ve karşısındaki insana değersizlik duygusunu sonuna kadar hissettirir.</p>
<p>Sorun çıkarmaya hevesli olan <b>toksik kişi</b>, karşısındaki kişinin ona duygularını aktarmasına izin vermez, duygularını değersizleştirir ve duygularını yavaş yavaş yitirmesine sebep olur. Karşısındaki kişiye onun duygu ve davranışlarında sorun olduğunu hissettirir ve bunu başarılı bir şekilde yapar. Bu durum, <b>toksik ilişki</b>nin temel dinamiğini oluşturur.</p>
<h2><b>Toksisiteden Kurtulma: Yeniden Doğuş</b></h2>
<p><b>Toksik ilişki</b> içerisindeyken değersizlik duygusunun yanı sıra pek çok duyguyu tadan birey, bu durumdan uzaklaştığında ve sıyrıldığında ruhundaki yaralarla yüzleşir. Duygularını kaybettiğini, donuklaştığını ve bütün duyguları ilişki içerisindeyken yaşadığını fark eder. Duygularını ve kendi özünü kaybettiğinin farkına varan birey, duygularına kavuşmak ve bu çukurun içinden çıkmak ister.</p>
<p>Kendi özüne ve duygularına kavuşmak isteyen kişi, kendi izin vermediği sürece <b>toksik kişi</b>liğin duygu ve davranışlarına müdahale edemeyeceğinin bilincine varır. Özüne ulaşmak için küllerinden yeniden doğar ve <b>toksisite</b> etkisinden kurtularak kendini yeniden inşa eder.</p>
<p><b>Kaynakça</b></p>
<ul>
<li>Akbulut, D., &amp; Yavuz, E. (2022). Örgütlerde toksik liderlik davranışı: Betimsel içerik analizi. <i>Uluslararası Liderlik Çalışmaları Dergisi: Kuram ve Uygulama</i>, 5(2), 107-122.</li>
<li>Akça, İ. (2021). Kamuda toksik liderlik, işten ayrılma niyeti ve etik iklim algısı ilişkisi: Bir alan araştırması. <i>The Relationship Between Toxic Leadership, Intention to Leave and Ethical Climate Perception in the Public: A Field Study</i>.</li>
<li>Moç, Ö. Ü. T., Karadavut, U., Akduman, G., Torun, N., Işık, İ., Güney, Ö. P. K., &#8230; &amp; Baskı, B. Toksik davranışlar.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/toksik-insan-girdap/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narsisistik Kişilik Bozukluğu ve Bağlanma Stilleri</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/narsisistik-kisilik-bozuklugu-ve-baglanma-stilleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=narsisistik-kisilik-bozuklugu-ve-baglanma-stilleri</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/narsisistik-kisilik-bozuklugu-ve-baglanma-stilleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Jale Böbürer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2025 09:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=2344</guid>

					<description><![CDATA[Patolojik narsisizm kavramı birinci olarak 1980 yılında DSM-3’te (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) ele alınmıştır. DSM-4’ün 1994 yılında yayınlanmasıyla kişilik bozuklukları A, B ve C olmak üzere üç kümeye ayrılmış olup, narsisistik kişilik bozukluğu ‘B’ kümesi içinde değerlendirilmeye başlanmıştır. DSM-5’te ise eksen 2 bozukluğundan çıkartılarak ‘genç yetişkinlik döneminde başlayan’, farklı şartlarda ortaya çıkan, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Patolojik narsisizm</b> kavramı birinci olarak <b>1980 yılında DSM-3’te</b> (<i>Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders</i>) ele alınmıştır. <b>DSM-4’ün 1994 yılında yayınlanmasıyla</b> <b>kişilik bozuklukları</b> <b>A, B ve C</b> olmak üzere üç kümeye ayrılmış olup, <b>narsisistik kişilik bozukluğu</b> <b>‘B’ kümesi içinde</b> değerlendirilmeye başlanmıştır. <b>DSM-5’te</b> ise <b>eksen 2 bozukluğundan</b> çıkartılarak <b>‘genç yetişkinlik döneminde başlayan’</b>, <b>farklı şartlarda ortaya çıkan</b>, <b>grandiyözite</b>, <b>yoğun hayran olunma gereksinimi</b> ve <b>empati yoksunluğu</b> ile görülen yaygın bir tür olarak ele alınmıştır (Ramazanoğlu ve Cicerali, 2025).</p>
<h3><b>Narsisistik Bireylerin Özellikleri</b></h3>
<p><b>Narsisistik bireylerde</b>, <b>üstünlük duygusu</b> ile birlikte <b>çok fazla beğenilme duygusu</b> da vardır. <b>İsteklerine ulaşmak</b> için <b>kendi yeteneklerini ve başarılarını büyütür</b>, kendilerini <b>çok özel bir kişi</b> olarak görür ve <b>iletişim kuracakları bireyleri</b> buna göre seçerler. Genellikle <b>isteklerini elde etmelerine yardımcı olacak kişilerle ilişki kuran</b> kişilerdir. Çoğunlukla <b>kibirli</b> ve <b>kendini beğenmiş</b> olan bu kişiler, diğer insanların onları <b>kıskandıklarını</b> düşünürler. <b>Empati becerileri olmayan narsisistik kişiler</b>, <b>kendi istekleri ve hislerinde oldukça hassastırlar</b> ama <b>başkalarının hisleri ve ihtiyaçlarına ilgi göstermezler</b>. Bu doğrultuda <b>diğer insanların ne hissettiklerini umursamazlar</b>.</p>
<h3><b>Narsisizmin Alt Boyutları</b></h3>
<p><b>Ackerman ve arkadaşlarına (2011)</b> göre <b>narsisizm 3 alt boyuttan</b> oluşmaktadır: <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<ul>
<li><b>Liderlik ve Otorite</b>: Narsisizmin en işlevsel boyutudur. Narsisistik bireylerde sosyal yetkinlik, dışa dönüklük, özsaygı ve hedefe kararlılık gibi kavramlar, narsisistik bireylerin pozitif özellikleridir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Hak İddia Etme ve Sömürücülük Boyutu</b>: Diğer insanlara zarar vereceklerini düşünmeden, sadece kişisel amaçlar uğruna insanları kullanırlar ve bunu yaparken riskli davranışlar sergilerler. Riskli davranışlardan korkmamalarının sebebi, olası tehditleri küçümsemeleri ve kendilerine bir zarar gelmeyeceğini düşünmelerinden dolayı riskli davranışlardan çekinmemeleridir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Grandiyöz Gösterişçilik</b>: Özsaygı ve dışa dönüklük gibi pozitif özellikleri olan narsisistler, büyüklük ve aşırı duyarlılık özelliklerinin yanı sıra duygusal farkındalıkları düşük olduğu için duygusal sonuçları değil uygulamadaki getirilerini hesaba katarlar ve zarar verici negatif özellikleri de içinde bulundururlar (Saltoğlu ve Irak, 2020).</li>
</ul>
<h3><b>Narsisistik Kişilerle Bağdaştırılan Bağlanma Stilleri Nelerdir?</b></h3>
<p>Bireyin <b>çocukluk döneminde</b>, bakımını üstlenen ve onunla ilgilenen kişiyle kurduğu ilişkinin, ileride onun <b>duygu</b>, <b>düşünce</b> ve <b>davranışlarında</b> belirleyici rol oynadığı ileri sürülmektedir. <b>Bowlby’nin bağlanma yaklaşımı</b> temel alınarak <b>yetişkinlikteki ilişkilerin açıklanabileceği</b> öne sürülmüştür (Batıgün ve Büyükşahin, 2008). <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<ul>
<li><b>Kaygılı Bağlanma</b>: Erken çocukluk döneminde ebeveynlerden yeterli destek alamamakla beraber iletişim kurmada türlü zorluklarla karşılaşan kişilerde kaygılı bağlanma oluşacağından bahsedilmiştir. Kaygılı bağlanmada ayrılık korkusuyla birlikte bağımlı davranışlar da yer almaktadır. Kaygılı bağlanmış kişilerin, kendilerinden şüphe duyan, diğerlerini kendisi ile yakınlaşma konusunda isteksiz olarak algılayan, kıskanç ve duygusal durağanlık gösteremeyen kişiler olduğu belirtilmiştir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Kaçıngan Bağlanma</b>: Erken çocukluk döneminde ebeveynin ilgisizliğiyle birlikte kayıtsız olma durumu geliştirdikleri belirtilmiştir. Bu bireylerin bağlanma figürü ile temas etmekten kaçınma ile birlikte diğer bireylere de mesafeli tutumlar içerisinde oldukları vurgulanmıştır. Bağlanma figürünün ilgisiz tutumlarına maruz kalmaktan dolayı kendi kendine yetme davranışları geliştirmiş olan bu bireylerin, her işi kendileri yapmaya çalışan ve bağlılık gerektiren durumlardan kaçınan yetişkinlere dönüşebilmekte oldukları ifade edilmiştir. Kaçınma davranışının altında ise başkalarına ihtiyaç duysalar dahi yanlarında kimse olmayacağına dair erken çocukluk dönemlerinde oluşmuş olan derin inançlar yer almaktadır. Kendilerine yeten bireyler olarak gözüken kaçıngan bağlanma stiline sahip kişilerin, empati kurma yönünden çeşitli zorluklar yaşadığı ve kurdukları ilişkilerde de bunların yansımalarının olacağı belirtilmiştir (Ramazanoğlu ve Cicerali, 2025).</li>
</ul>
<h3><b>Sonuç: Narsisizmin Kökeni ve Gelişimi</b></h3>
<p>Yapılan çalışmalarda <b>narsisizm</b>, çocuklukta ebeveynler tarafından giderilmeyen ve ihmal edilen ihtiyaçların yetişkinlik döneminde karşılanmaya çalışılması olarak görülmektedir. Ebeveynlerinin şefkat, merhamet ve sıcaklıklarından mahrum olan çocukların narsistik eğilimler gösterebileceği belirtilmiştir. Kernberg’in yaptığı çalışma sonucu, narsisizmin reddedici bir anne figürü gören çocukta yaşadığı terk edilme duygusuna bağlı olarak narsisistik kişilik gelişebileceği ortaya konmuştur. Çocuklukta yaşanılan reddedilmeden kaynaklanan kızgınlık ve ihmal edilmişlik hislerine karşı, narsisizm bir savunma mekanizması olarak da karşımıza çıkabilir. <strong>Kısaca</strong> <b>sağlıklı bir gelişim</b>, <b>anne babanın çocuğun ihtiyaçlarını karşılamasına</b> <strong>bağlıdır.</strong> Çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmama durumuyla ileride birtakım psikolojik problemler yaşanabilme olasılığı vardır (Sezen, 2024).</p>
<h3><b>Öneri: Narsisistik Bireylerle İlişkilerde Nelere Dikkat Edilmeli?</b></h3>
<p>Çevrenizde narsisistik bireyler varsa, ilişkinizin sınırını belirleyin ve onu değiştiremeyeceğinizi kabullenin. Eleştiriye tahammülü olmayan narsisistik bireyler, sizden gelen eleştirileri kabul etmez ve saldırıya geçebilir, sizden yerine getirmesi zor isteklerde bulunarak manipüle edebilirler.<strong> Son olarak,</strong> <strong>düşüncelerinizi açık ve net bir şekilde ifade etmeye dikkat edin</strong> (Türkçapar, 2025).</p>
<p><b>Kaynakça</b></p>
<ul>
<li>Batıgün, A. D., &amp; Büyükşahin, A. (2008). Aleksitimi: Psikolojik Belirtiler ve Bağlanma Stilleri. <i>Klinik Psikiyatri Dergisi, 11(3)</i>. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Öztuna, Ş., &amp; Bucak, F. (2022). Kendilik/Benlik. <i>Göbeklitepe Sağlık Bilimleri Dergisi, 5(9)</i>, 92-101. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Ramazanoğlu, B., &amp; Cicerali, E. E. (2025). Kırılgan Narsisizm ile Kaçıngan Bağlanma Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. <i>İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 14(1)</i>, 397-414. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Saltoğlu, S., &amp; Irak, D. U. (2020). Kişiliğin Karanlık Üçlüsü: Narsisizm, Makyavelizm ve Psikopati. <i>Türk Psikoloji Yazıları, 23(45)</i>, 42-62. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Sezen, B. E. (2024). Algılanan Ebeveyn Tutumları, Narsisizm ve Tanrı Algısı Üzerine Bir Araştırma. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
</ul>
<p>••Türkçapar, M. H. (2025). <a href="https://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/prof-dr-turkcapar-kilik-degistirmis-narsisizm-nedir,yHlBdiFTMEafYBvS0slvCQ/rGy30De3kU6ZuodogH_dEw" target="_blank" rel="noopener">https://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/prof-dr-turkcapar-kilik-degistirmis-narsisizm-nedir,yHlBdiFTMEafYBvS0slvCQ/rGy30De3kU6ZuodogH_dEw</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/narsisistik-kisilik-bozuklugu-ve-baglanma-stilleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
