<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Hakime Zehra ŞENTÜRK &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/hakimezehrasenturk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Feb 2026 21:46:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Hakime Zehra ŞENTÜRK &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hızlandırılmış Hayatlar: 2x Paradoksu</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/hizlandirilmis-hayatlar-2x-paradoksu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hizlandirilmis-hayatlar-2x-paradoksu</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/hizlandirilmis-hayatlar-2x-paradoksu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakime Zehra ŞENTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 22:55:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sosyal Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=24763</guid>

					<description><![CDATA[Günümüz dünyasında zaman, sadece akıp giden bir süreç olmanın ötesine geçerek her saniyesi tasarruf edilmesi gereken bir sermaye biçimi olarak algılanmaktadır. Videoları 2x hızında izlemek, podcastleri hızlandırılmış perdeden dinlemek ya da bir kitabın derinliğine odaklanmak yerine doğrudan son sayfasına göz atma eğilimi göstermek artık bireysel bir tercihten ziyade modernitenin zihne kodladığı sistemik bir yetişme telaşının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="1">Günümüz dünyasında zaman, sadece akıp giden bir süreç olmanın ötesine geçerek her saniyesi tasarruf edilmesi gereken bir sermaye biçimi olarak algılanmaktadır. Videoları 2x hızında izlemek, podcastleri hızlandırılmış perdeden dinlemek ya da bir kitabın derinliğine odaklanmak yerine doğrudan son sayfasına göz atma eğilimi göstermek artık bireysel bir tercihten ziyade modernitenin zihne kodladığı sistemik bir yetişme telaşının yansıması olarak değerlendirilmektedir. Ancak saniyeleri kurtarmak adına teknolojiyi bu denli yoğun kullanırken kazanılan o saniyelerin içini dolduracak olan anlam ve derinliğin aşınma riskiyle karşı karşıya kalındığı ifade edilebilir.</p>
<p data-path-to-node="2">Bu hız sarmalını anlamlandırmak adına Alman sosyolog Hartmut Rosa’nın <b data-path-to-node="2" data-index-in-node="70">Toplumsal Hızlanma</b> kuramı önemli bir zemin sunmaktadır. Rosa’ya göre modernite, teknolojik hızlanma ile yaşam ritminin hızlanmasını eş güdümlü olarak yürütmekte; bu durum ise bireyde kronik bir zaman kıtlığı illüzyonunu tetikleyebilmektedir. Çelik ve Akkol (2020), bu çerçeveyi dijital dünya ekseninde somutlaştırırken dijitalleşmenin zaman algısını manipüle edebileceğine dikkat çekmektedir. Dijital araçların sunduğu her an her yerde olma vaadi zihni sürekli bir yetişme moduna hapsederken 2x hızında video izleme eyleminin bu yoğun baskıya karşı geliştirilen savunmacı bir tepki olduğu söylenebilir. Ancak bu yapay hızın bilginin derinlemesine işlenmesini engelleyerek zihinsel bir yüzeyselleşmeye zemin hazırladığı değerlendirilmektedir.</p>
<h2 data-path-to-node="3"><b data-path-to-node="3" data-index-in-node="0">Dijital Gürültü ve içsel Sessizlikten Kaçış</b></h2>
<p data-path-to-node="4">Anlık bir sessizlik veya boşluğun birey için katlanılmaz hale gelmesinin kökeninde, Işık ve Erdem’in (2021) vurguladığı FoMO (Gelişmeleri Kaçırma Korkusu) ve buna bağlı gelişen hedonik tüketim alışkanlıklarının yattığı ileri sürülmektedir. Sosyal medyanın sunduğu sürekli uyaran akışının beynin ödül sistemini yeniden yapılandırdığı düşünülmektedir. Zihnin yüksek dozda ve hızlı uyarana alışmasıyla birlikte bir kitabın sayfalarında ağır ilerlemenin veya sessizce yürümenin ödülsüz ve sıkıcı olarak algılanabildiği görülmektedir. Sadece anlık hazlara odaklanan bu içerik tüketiminin bireyi derin odaklanma gerektiren entelektüel ve ruhsal uğraşlardan uzaklaştırabileceği öngörülmektedir.</p>
<p data-path-to-node="5">Tarihsel olarak bir durma ve dinlenme alanı olan boş zamanın günümüzde doldurulması gereken bir tüketim boşluğu haline geldiği gözlemlenmektedir. Aslan ve Cansever (2012) tarafından yapılan araştırmalar, gençlerin boş zamanı bir dinlenme değil aktif bir etkinlik alanı olarak kodladığını ortaya koymaktadır. Sessizlikten kaçmak amacıyla her boşluğun dijital gürültüyle doldurulmasının bireyin kendi iç sesiyle karşılaşma kaygısının bir yansıması olabileceği ifade edilmektedir. Aynı anda birden fazla işi yapma çabasının ise bu kaçışı verimlilik maskesi altında meşrulaştırmaya hizmet edebileceği ancak beynin odak noktaları arasında hızla geçiş yapmasının bireyi <b data-path-to-node="5" data-index-in-node="664">bilişsel</b> olarak daha fazla yorduğu belirtilmektedir.</p>
<h2 data-path-to-node="6"><b data-path-to-node="6" data-index-in-node="0">Rezonansa Dönüş</b></h2>
<p data-path-to-node="7">Rosa’nın hız tuzağından çıkış için önerdiği rezonans kavramı, dünyayla veya bir insanla acele etmeden kurulan o derin bağ olarak tanımlanabilir. Saniyeleri kazanmak uğruna yaşamın niteliğinden ödün verilen bu 2x çağında temel değişimin hızlandır butonuna olan bağımlılığı sorgulamak olduğu söylenebilir. Çözümün teknolojiyi tamamen reddetmekten ziyade yaşamın ritmini ve anlamını yutmasına izin vermeyecek bir farkındalık geliştirilmesi olduğu öngörülmektedir. Nihayetinde yaşamın, hızlandırılmış karelerin hızından ziyade yavaş ve derin boşluklar içinde hissedilebileceği <b data-path-to-node="7" data-index-in-node="573">farkındalık</b> çerçevesinde unutulmamalıdır.</p>
<h2 data-path-to-node="9"><b data-path-to-node="9" data-index-in-node="0">Kaynakça</b></h2>
<p data-path-to-node="10">Aslan, N. ve Arslan Cansever, B. (2012). Ergenlerin boş zaman değerlendirme algısı: Nitel bir araştırma. Eğitim ve Bilim, 37(166).</p>
<p data-path-to-node="11">Çelik, E. ve Akkol, M. L. (2020). Modern toplumda dijitalleşme ve zaman algısı üzerindeki etkileri. OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 16(31), 4426-4449.</p>
<p data-path-to-node="12">Işık, K. T. ve Erdem, S. (2021). Tüketicilerin sosyal medya kullanımı, FoMO ve hedonik tüketim arasındaki ilişki. OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 17(35), 2326- 2356.</p>
<p data-path-to-node="13">Rosa, H. (2013). Social Acceleration: A New Theory of Modernity. Columbia University Press.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/hizlandirilmis-hayatlar-2x-paradoksu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Sürekli Bir Şey Dinleme İhtiyacı Duyarız? Sessizliğin Ardındaki Erteleme Psikolojisi</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/neden-surekli-bir-sey-dinleme-ihtiyaci-duyariz-sessizligin-ardindaki-erteleme-psikolojisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=neden-surekli-bir-sey-dinleme-ihtiyaci-duyariz-sessizligin-ardindaki-erteleme-psikolojisi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/neden-surekli-bir-sey-dinleme-ihtiyaci-duyariz-sessizligin-ardindaki-erteleme-psikolojisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakime Zehra ŞENTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 10:23:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Davranış Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=20068</guid>

					<description><![CDATA[Sabah gözlerini açar açmaz telefonu arayan eller, yürüyüşte hiç çıkarmadığı kulaklıklar ve bekleme anlarında hızla açılan sosyal medya akışları&#8230; Hepimiz bu döngünün içindeyiz. Hayatımızda neredeyse hiç boşluk, hiç sessizlik kalmadı sanki. Oysa sessizlik bir zamanlar durmak, nefes almak, kendini dinlemek demekti. Şimdi ise üzerimize çöken görünmez, ağır bir baskı gibi hissettiriyor. Çoğumuzun ondan kaçmasının sebebi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="322" data-end="764">Sabah gözlerini açar açmaz telefonu arayan eller, yürüyüşte hiç çıkarmadığı kulaklıklar ve bekleme anlarında hızla açılan sosyal medya akışları&#8230; Hepimiz bu döngünün içindeyiz. Hayatımızda neredeyse hiç boşluk, hiç sessizlik kalmadı sanki. Oysa sessizlik bir zamanlar durmak, nefes almak, kendini dinlemek demekti. Şimdi ise üzerimize çöken görünmez, ağır bir baskı gibi hissettiriyor. Çoğumuzun ondan kaçmasının sebebi belki de bu durumdur.</p>
<h2 data-start="766" data-end="812"><strong data-start="769" data-end="812">Sessizlikten Kaçışın Kuramsal Çerçevesi</strong></h2>
<p data-start="814" data-end="1278">Peki, sessizlikten neden bu kadar kaçıyoruz? Telafi Edici İnternet Kullanımı Kuramı (Compensatory Internet Use Theory), bu kaçışı açıklayan güçlü bir çerçeve sunar. Kardefelt-Winther (2014) tarafından öne sürülen bu kurama göre, bireyler negatif duygusal durumlarla (kaygı, can sıkıntısı, yalnızlık veya düşük benlik saygısı) başa çıkmakta zorlandıklarında, bu duygusal sıkıntıdan kaçınmak veya bunu telafi etmek amacıyla internet ve dijital uyaranlara yönelirler.</p>
<p data-start="1280" data-end="1663">Belki de uyaranlar sustuğunda, sessizlik bastırdığımız düşünceleri ve unutulmuş duyguları gün yüzüne çıkarıyor. Zihnimiz hemen &#8220;Yeterince iyi miyim? Gelecek ne olacak? Başaramazsam ne olur?&#8221; gibi kritik sorularla meşgul olmaya başlıyor. Bu sorulardan kaçmak için yaptığımız tek şey ise dikkatimizi hızla dışarıya yöneltmek oluyor: TikTok, Instagram, videolar, akışlar, bildirimler&#8230;</p>
<p data-start="1665" data-end="2070">Bu kaçış, kısa vadede bir huzur sağlıyor gibi görünse de, aslında yalnızca bir erteleme olarak düşünülebilir. Bastırdığımız her düşünce birikiyor, yoğunlaşıyor ve çok daha büyük bir rahatsızlık olarak geri dönüyor. Öz kontrolü zayıf olan bireylerin genel erteleme davranışları gösterme eğiliminde olduğu ve bu bireylerde sosyal medya bağımlılığının da geliştiği saptanmıştır (Ekşi, Turgut ve Sevim, 2019).</p>
<p data-start="2072" data-end="2682">Dijital çağın bitmek bilmeyen gürültüsü, zihnimizi sürekli olarak küçük ödüllerle besliyor: Kısa videolar, gelen anlık beğeniler, kesintisiz akış&#8230; Akıllı cihazlar sayesinde bu platform ve uygulamalar, insan bedeninin bir tamamlayıcısı gibi işlev görmektedir (Akar, 2022). Bu durum, sürekli yeni uygulamaların hayatımıza girmesiyle aynı anda birçok şeye odaklanma durumunu kalıcı hale getiriyor. Zihnimiz &#8220;hemen tatmin olma&#8221; döngüsüne alışıyor. Dikkat aralıklarımız kısaldıkça, sürekli yeni bir uyarana yönelmek bir alışkanlık haline geliyor ve içsel sessizlik birdenbire tahammül edilemez bir duruma geliyor.</p>
<p data-start="2684" data-end="3289">Bu durumun bedeli ağır olabilir. Dikkat dağınıklığı, artan kaygı, ruhsal yorgunluk ve kişinin kendini unutma hissi giderek yaygınlaşıyor. Nitekim yapılan meta-analiz çalışmaları, daha düşük bilinçli farkındalık düzeyinin daha sorunlu sosyal medya kullanımıyla güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu göstermektedir (Meynadier vd., 2024). Sorunlu sosyal medya kullanımı, bireyin önemli görevleri tamamlayamama gibi işlevlerini bozması anlamına gelir. Ayrıca, sosyal medya bağımlılığı ile yaşam doyumu ve psikolojik sağlamlık arasında negatif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir (Yılmaz vd., 2024).</p>
<h2 data-start="3291" data-end="3353"><strong data-start="3294" data-end="3353">Sessizlik: Tehdit mi, Yoksa Kaçırdığımız Bir Fırsat mı?</strong></h2>
<p data-start="3355" data-end="3721">Oysa sessizlik, sandığımız gibi bir tehdit değil, aksine büyük bir fırsat olabilir. Sessizlik, zihnin kendine döndüğü, farkındalığın şeffaflaştığı bir alan yaratır. Bu anlarda geliştirilen bilinçli farkındalık (mindfulness), duyguları, düşünceleri ve bedensel duyumları yargılayıcı ve tepkisel olmayan bir şekilde içine alan bir farkındalık biçimidir (Zümbül, 2021).</p>
<p data-start="3723" data-end="4201">İşte bu farkındalık, CIU kuramının işaret ettiği negatif duygusal durumlarla (kaygı ve kaçınma) yüzleşmeyi ve onları telafi etme dürtüsünü kırmayı sağlayarak iyileştirici bir etki sunar. Sessiz kaldığımız anlarda zihnimiz berraklaşır, kaygı azalır, düşünce ve duygular netleşir, karar verme kapasitemiz toparlanır. Bilinçli farkındalık temelli müdahaleler, depresif ve anksiyete semptomları gibi çeşitli psikolojik sorunlar üzerinde faydalı sonuçlar göstermiştir (Zümbül, 2021).</p>
<p data-start="4203" data-end="4318">Sessizlik bir çeşit “zihinsel nefes”tir; bedenimiz gibi, zihin de sürekli koşamaz, ara verme alanına ihtiyaç duyar.</p>
<p data-start="4320" data-end="4679">Bu zihinsel alanı yaratmak için dev meditasyon seanslarına ya da uzun inzivalara ihtiyacımız yok. Sessizlik, günlük hayatta kolayca erişebileceğimiz küçük adımlarla başlar. Duşa müziksiz girmek, yürüyüşte kulaklığı bırakıp etrafı dinlemek, beklerken telefona değil kendi nefesine odaklanmak veya uyumadan önce kısa bir ekransız zaman geçirmek bile yeterlidir.</p>
<p data-start="4681" data-end="4830">Bu küçük duraklamalar, zihne “sessizlik tehlikeli değil, sadece bir dinlenme” mesajını verir ve kısa sürede zihnin eski, daha sakin ritmi geri gelir.</p>
<h2 data-start="4832" data-end="4889"><strong data-start="4835" data-end="4889">Sessizlikle Buluşmak: Kendinle Tanışmanın Anahtarı</strong></h2>
<p data-start="4891" data-end="5209">Unutmayalım ki bu, sessizlikten kaçmak değil; onunla temas kurmak demektir. Sessizlik bir sığınak olarak değil; kendinle, düşüncelerinle ve duygularınla buluştuğun bir buluşma noktası olarak düşünebilirsin. Sessizlikte fark ettiğin her duygu ve düşünce, seni sakinleştirebilir ve sana daha net düşünecek alan açabilir.</p>
<p data-start="5211" data-end="5535">Bugün kaçtığın her küçük sessizlik anı, yarın çok daha büyük bir kaygı dalgası olarak geri gelebilir. Bu, ertelediğin ödenmemiş bir faturadır. Belki bugün bastırdığın sorularla yüzleşirsin; belki de soruları bırakır sadece “nefes alıyorum” dersin. Her iki durumda da bu, iyileşmenin ve farkındalığın güçlü bir yolu olabilir.</p>
<p data-start="5537" data-end="5715">Dünya gürültülü, karmaşık ve anlaşılmaz olabilir, ama bu gürültünün içinde kaybolmak zorunda değilsin. Sessizlik, iç sesini duyabileceğin ve kendini hissedebileceğin bir kapıdır.</p>
<p data-start="5717" data-end="5888">Bugün üç dakikalığına durup farkı gör. Yarın bu süreyi beşe çıkar… Zamanla sessizlik sana yabancı gelmemeye başlar; aksine, seni besleyen ve güçlendiren bir alana dönüşür.</p>
<p data-start="5890" data-end="6056">Sessizlikten kaçmayı bırak; kendine dön. Belki en çok ihtiyacın olan şey, yalnızca birkaç dakikalık bir duraktır ve o durak, hayatını değiştirebilecek kadar güçlüdür.</p>
<h2 data-start="6063" data-end="6078"><strong data-start="6066" data-end="6078">Kaynakça</strong></h2>
<p data-start="6080" data-end="6210">Akar, D. (2022). <em data-start="6097" data-end="6169">Sonsuz dikkat dağınıklığı: Gündelik yaşamda sosyal medyaya odaklanmak.</em> IMGE Kültür ve İletişim, 25(2), 545-554.</p>
<p data-start="6212" data-end="6431">Ekşi, H., Turgut, T. ve Sevim, E. (2019). <em data-start="6254" data-end="6375">Üniversite öğrencilerinde öz kontrol ve sosyal medya bağımlılığı ilişkisinde genel erteleme davranışlarının aracı rolü.</em> Addicta: The Turkish Journal on Addictions, 6, 715-743.</p>
<p data-start="6433" data-end="6625">Kardefelt-Winther, D. (2014). <em data-start="6463" data-end="6583">A conceptual and methodological critique of internet addiction research: Towards a model of compensatory internet use.</em> Computers in Human Behavior, 31, 351–354.</p>
<p data-start="6627" data-end="6815">Meynadier, J., Malouff, J. M., Loi, N. M., &amp; Schutte, N. S. (2024). <em data-start="6695" data-end="6780">Lower mindfulness is associated with problematic social media use: A meta-analysis.</em> Current Psychology, 43, 3395–3404.</p>
<p data-start="6817" data-end="7058">Yılmaz, M., Üner, M., Akal, A. D. ve Tatlısu, F. (2024). <em data-start="6874" data-end="6985">Üniversite öğrencilerinde sosyal medya bağımlılığı yaşam doyumu ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkiler.</em> Uluslararası Sosyal Bilimler Akademik Araştırmalar Dergisi, 9(16), 1-12.</p>
<p data-start="7060" data-end="7219">Zümbül, S. (2021). <em data-start="7079" data-end="7150">Bilinçli farkındalık temelli bilişsel terapi: Bir inceleme çalışması.</em> İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 13(1), 155-194.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/neden-surekli-bir-sey-dinleme-ihtiyaci-duyariz-sessizligin-ardindaki-erteleme-psikolojisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
