<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Gülçin Fenkli Öztürk &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/gulcin-fenkli-ozturk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 May 2026 21:24:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Gülçin Fenkli Öztürk &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dijital Çağda “Sessiz İhmal”: Aynı Evde Uzaklaşan Aileler</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-sessiz-ihmal-ayni-evde-uzaklasan-aileler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dijital-cagda-sessiz-ihmal-ayni-evde-uzaklasan-aileler</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-sessiz-ihmal-ayni-evde-uzaklasan-aileler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülçin Fenkli Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2026 21:35:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile ve Ebeveyn Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=36616</guid>

					<description><![CDATA[Dijitalleşen Dünyada Değişen Aile Dinamikleri Aile; sadece toplumun temel bir taşı değil, aynı zamanda ilk bağlarımızı kurduğumuz, aidiyet hissettiğimiz ve duygusal olarak beslendiğimiz en güvenli limandır. Ancak dijital çağın getirdiği büyük dönüşüm, aile üyelerinin birbirleriyle kurduğu iletişim biçimlerini ve duygusal bağları kökten değiştiriyor. Özellikle sosyal medyanın günlük hayatımızın tam merkezine yerleşmesiyle birlikte, aynı evin içinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Dijitalleşen Dünyada Değişen Aile Dinamikleri</h2>
<p>Aile; sadece toplumun temel bir taşı değil, aynı zamanda ilk bağlarımızı kurduğumuz, aidiyet hissettiğimiz ve duygusal olarak beslendiğimiz en güvenli limandır. Ancak dijital çağın getirdiği büyük dönüşüm, aile üyelerinin birbirleriyle kurduğu iletişim biçimlerini ve duygusal bağları kökten değiştiriyor. Özellikle sosyal medyanın günlük hayatımızın tam merkezine yerleşmesiyle birlikte, aynı evin içinde yaşayan bireylerin psikolojik olarak birbirinden giderek uzaklaştığı yeni bir aile modeli ile karşı karşıyayız. Artık fiziksel olarak aynı odada bulunan ama duygusal olarak birbirine hiç temas edemeyen ailelerde, görünmeyen ama çok derin izler bırakan bir “sessiz ihmal” süreci yaşanıyor.</p>
<p>2023 yılı itibarıyla küresel anlamda 4,9 milyar insanın sosyal medya kullanıcısı olduğu tahmin edilmektedir (Wong, 2023). Bu platformlar bizlere iletişim kurma, bilgiye ulaşma ve kendimizi ifade etme özgürlüğü sunarken, aile içi dinamikleri de tamamen değiştiren güçlü bir etki haline geldi. Sosyal medyanın beraberinde getirdiği sınırsız karşılaştırmalar, beğeni ve yorumlar bireylerde sürekli olarak doğrulanma ihtiyacı hissetmelerine (Akarcan, 2024) ve benlik saygılarının olumsuz etkilenmesine (Cingel vd., 2022) neden olabilmektedir. Bununla birlikte sosyal medyanın aşırı kullanımı; yetersizlik, yalnızlık, kaygı ve depresyon (Çil, 2020; Prasetya ve Chow, 2023), dijital dünyadaki gelişmeleri kaçırma korkusu (Fioravanti vd., 2021) gibi ruh sağlığını olumsuz etkileyen sonuçları da beraberinde getirmektedir.</p>
<h2>Aynı Evde Kurulan Dijital Mesafeler</h2>
<p>Teknolojinin aile yaşamına bu kadar yoğun şekilde dahil olması, sadece iletişim biçimlerimizi değil, ebeveynlik rollerini de hızla dönüştürüyor. Günümüzde birçok ailede ebeveynlerin çocuklarıyla geçirdiği &#8220;kronolojik&#8221; zaman artmış gibi görünse de ne yazık ki duygusal temas giderek azalıyor. Aynı sofrada otururken gözü sürekli telefon ekranına kayan ebeveynler, çocuklarının anlattıklarını yarım kulakla dinleyen aile bireyleri ve “Bir dakika” diyerek ertelenen sohbetler, aile içi bağları günden güne zayıflatıyor. Sosyal medya platformlarına ayrılan zaman genişledikçe, aile içi yüz yüze iletişim sıklığı düşüyor; aynı evi paylaşan bireyler birbirlerinin yüzüne bakmak yerine ekranları tercih ediyor (Gülnar ve Öztat, 2020; Gürsoy Ulusoy ve Gürsoy Atar, 2020).</p>
<p>Nitekim lise öğrencileri üzerinde gerçekleştirilen araştırmalar da sosyal medya kullanım süresi ve sıklığı arttıkça aile içi iletişim puanlarının belirgin biçimde düştüğünü ortaya koyuyor (Demir, 2016; Yaylalı ve Taş, 2026). Öğrencilerin özel sorunlarını ailelerine değil de sosyal medyadaki arkadaşlarına açma eğilimi, ev içindeki duygusal mesafenin en somut göstergelerinden biri (Demir, 2016). Özellikle ergenlik dönemindeki çocuklar için anne babanın duygusal olarak ulaşılabilir olması, güven duygusunun gelişiminde hayati bir önem taşırken, ebeveynlerin dijital dünyaya gömülmesi çocuklarda derin bir yalnızlık ve görünmeme hissi yaratabiliyor.</p>
<h2>Dijital Ebeveynlik ve Görünmeyen İhmal</h2>
<p>Dijital ebeveynlik kavramı, anne babaların sosyal medya kullanım alışkanlıklarını ve çocuklarıyla kurdukları bağı yeni baştan gözden geçirmelerini zorunlu kılıyor. Araştırmalar, ebeveynlerin çocuklarına dair yaptıkları sosyal medya paylaşımlarının arkasındaki motivasyonları ve bu sürecin çocukların dünyasındaki etkilerini farklı boyutlarıyla ele alıyor. Söz konusu motivasyonlar ise duygusal ve sosyal olmak üzere iki temel alanda toplanıyor: Duygusal boyutta çocuğun büyüme yolculuğunu dijital bir günlük gibi kaydetme ve anı biriktirme isteği öne çıkarken; sosyal boyutta uzaktaki akrabalarla bağı koparmama ve sosyal çevreden onay alma ihtiyacı belirleyici oluyor (Tanık Önal vd., 2025; Çitil Akyol ve Sumbas, 2023). Ancak çoğu zaman tamamen iyi niyetle yapılan bu paylaşımlar, çocukların mahremiyetini ihlal etme ve henüz rızaları bile yokken onlara dijital bir kimlik inşa etme gibi ciddi etik sorunları da beraberinde getiriyor.</p>
<p>Bu etik risklerin temelinde ise genellikle kontrolü kaybedilen sosyal medya bağımlılığı yatıyor. Dijital bağımlılık; aşırı ve kontrolsüz kullanım, ekrandan uzak duramama, platformsuz kalındığında yaşanan fiziksel ve psikolojik yoksunluk belirtileri ile sosyal işlevsizlik olarak tanımlanıyor (Griffiths ve Szabo, 2014; Van den Eijnden vd., 2016). Bu bağımlılık sarmalı bireysel boyutu aşarak tüm aile ilişkilerini zehirliyor. Yetersizlik, yalnızlık, kaygı ve depresyon (Çil, 2020; Prasetya ve Chow, 2023), dünyayı kaçırma korkusu (Fioravanti vd., 2021), siber zorbalık ve tekno-stres (Turel vd., 2021) bu bağımlılığın en ağır faturaları arasında yer alıyor. Ortaokul öğrencileriyle yapılan araştırmalarda, ebeveynlerin sosyal medya kullanımı ile çocukların bağımlılık düzeyleri arasında pozitif bir ilişki saptanması, anne babanın rol model etkisini açıkça gözler önüne seriyor (Kocatürk Bursa ve İlerisoy, 2025). Çocuklar özelinde ise aşırı ekran süresi; sosyal çevreden kopmaya, oyun oynama becerilerinin körelmesine ve akran ilişkilerinin zayıflamasına yol açıyor (Güleç, 2018).</p>
<p>Unutulmamalıdır ki: Çocukların fiziksel ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanıyor olması, duygusal ihtiyaçlarının da karşılandığı anlamına gelmez.</p>
<p>Tam da bu noktada ana temamız olan “sessiz ihmal” kavramı daha da netleşiyor. Çocukların görülmeye, gerçekten dinlenmeye ve samimi bir duygusal temasa ihtiyaçları var. Sürekli dijital dünyaya yönelen, kafasını ekrandan kaldırmayan bir ebeveyn figürü, zamanla çocuk için ulaşılamaz bir duvara dönüşüyor. Bu durum ise çocukların dünyasında derin bir yalnızlık, değersizlik hissi ve duygusal olarak kabuğuna çekilme gibi ciddi yaralar açabiliyor.</p>
<h2>Sonuç: Dijital Dünyada Bağ Kurabilmek</h2>
<p>Dijital çağda karşımıza çıkan sessiz ihmal, ne yazık ki çoğu zaman sinsice ve fark edilmeden ilerleyen bir süreç. Aynı evin çatısı altında yaşayıp birbirine gerçekten temas edemeyen aile bireyleri, ekranların gölgesinde yalnızlaşan çocuklar ve derinliğini kaybeden ilişkiler, günümüz aile yapısının en büyük kırılma noktalarından biri haline geliyor. Tam da bu yüzden, çocukların büyüme ve dünyayı taklit ederek öğrenme sürecinde ebeveynlerin sadece yasaklar koyan kurallar silsilesi olmaktan çıkması gerekiyor; anne babalar, sağlıklı dijital alışkanlıklar konusunda bizzat birer rol model olmalıdır.</p>
<p>Sosyal medyanın aile içi bağlara verdiği bu zararları azaltmanın yolu, aile odaklı destekleyici adımları yaygınlaştırmaktan geçiyor. Özellikle ebeveynlere yönelik hazırlanacak programlarda şu kritik başlıklar hayati bir önem taşıyor:</p>
<ul>
<li><strong>Güçlü İletişim Becerileri:</strong> Çocukla ekransız, göz teması kurarak bağ kurma yolları.</li>
<li><strong>Sağlıklı Sınırlar:</strong> Dijital dünya ile gerçek yaşam arasında dengeli sınırlar çizme.</li>
<li><strong>Dijital Farkındalık ve Kaliteli Zaman:</strong> Ekran başında değil, birlikte ve hissederek geçirilen anlar.</li>
</ul>
<p>Madalyonun diğer yüzünde ise çocukları ve ergenleri korumak var. Onların ruh sağlığını destekleyecek grup çalışmaları, sosyal aktiviteler ve dijital okuryazarlık eğitimleri bu mücadelenin en önemli kalkanları arasında yer alıyor.</p>
<p>Sonuç olarak, teknoloji artık hayatımızın kaçınılmaz bir parçası. Ancak bu dijital rüzgarda aile içindeki duygusal bağları korumak tamamen bizim elimizde. Unutmayalım ki çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey renkli ekranlar değil; anlaşıldıklarını hissetmek, gerçekten görülmek ve karşılarında her an duygusal olarak ulaşabilecekleri anne babalar bulmaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-sessiz-ihmal-ayni-evde-uzaklasan-aileler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
