<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Gizem Ergün &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/gizem-ergun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Jun 2026 08:56:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Gizem Ergün &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Dokunulmuş Ama Değmemiş Gibi: Duygusal İhmalin İzleri”</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/dokunulmus-ama-degmemis-gibi-duygusal-ihmalin-izleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dokunulmus-ama-degmemis-gibi-duygusal-ihmalin-izleri</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/dokunulmus-ama-degmemis-gibi-duygusal-ihmalin-izleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Ergün]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:56:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşk ve İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[içsel boşluk]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[özdeğer]]></category>
		<category><![CDATA[sevilmek]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/dokunulmus-ama-degmemis-gibi-duygusal-ihmalin-izleri/</guid>

					<description><![CDATA[Bir ilişkide en ağır duygulardan biri, severken sevildiğini hissetmemekle gelen yalnızlıktır. Bu yalnızlık, partnerle birlikte olunduğunda bile hissedilebilir. Kişi, sevildiğini, anlaşıldığını ve değer gördüğünü hissetmediğinde zamanla içsel bir boşluk yaşayabilir. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünse de, duygusal olarak hissedilen uzaklık, kişinin ruh sağlığını derinden etkileyebilir. Oysa sağlıklı ilişkiler, bireyin psikolojik iyi oluşunu desteklerken, duygusal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir ilişkide en ağır duygulardan biri, severken sevildiğini hissetmemekle gelen yalnızlıktır. Bu yalnızlık, partnerle birlikte olunduğunda bile hissedilebilir. Kişi, sevildiğini, anlaşıldığını ve değer gördüğünü hissetmediğinde zamanla içsel bir boşluk yaşayabilir. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünse de, duygusal olarak hissedilen uzaklık, kişinin ruh sağlığını derinden etkileyebilir. Oysa sağlıklı ilişkiler, bireyin psikolojik iyi oluşunu desteklerken, duygusal ihmal ve bağ kopukluğu yalnızlık hissini artırarak ruhsal yük oluşturabilir.</p>
<p>Sevdiğini bilmek ve hissetmek, iki farklı deneyimdir. Sevmek soyutken, sevildiğini hissetmek, psikolojide güvende olma, anlaşılma ve değer görme gibi temel ihtiyaçların somut eylemlerle karşılanmasıdır. En iyi örneği, partnerinin onu sevdiğini bilmesine rağmen içten içe bir eksiklik hissetmesidir. Sonuç olarak, kişi kendisine şu soruyu sorar: “Seviyor, biliyorum ama neden bunu hissedemiyorum?” Burada, sevildiğini hissedememenin yalnızca karşı taraftan kaynaklanmadığı, aynı zamanda insanın iç dünyasıyla da ilişkili olduğu görülür.</p>
<p>İlişkide sevildiğini hissetmemek, çoğu zaman sessizce büyür. Konuşmalar olur ama kişi gerçekten anlaşılmış hissetmez. Partner yanındadır fakat duygusal olarak uzak gelir. Zamanla kişi, ihtiyaçlarını dile getirirken kendini suçlu hissetmeye başlayabilir. “Çok hassasım” ya da “fazla şey bekliyorum” düşünceleri sıkça görülebilir. Oysa çoğu zaman ihtiyaç duyulan şey, yoğun ilgi değil, <strong>duygusal yakınlıktır</strong>.</p>
<p>Bir süre sonra, kırgınlıklar konuşulsa bile çözümsüz kalır ve kişi ilişki içinde kendini giderek daha yalnız hissedebilir. Bu duygu her zaman partnerden kaynaklı değildir; güvenli bağlanma sorunları, sürekli şüpheci yaklaşım, geçmiş deneyimler ve çocukluktan itibaren başlayan görülmeyen duygular da etkili olabilir.</p>
<h3>Çocuklukta Görülmeyen Duyguların Yetişkinlikteki Sessiz İzleri</h3>
<p>Çocukluk döneminde duygular yeterince fark edilmediğinde ya da karşılık bulmadığında, bu deneyimler çoğu zaman yetişkinlik ilişkilerine taşınır. Kişi bazen sürekli ilgi ve yakınlık arayabilir, bazen de ihtiyaç duyduğu halde duygusal olarak geri çekilebilir. Çünkü çocukken öğrenilen bağ kurma biçimi, ilerleyen yıllarda ilişkilerde hissedilen güveni ve aidiyeti etkileyebilir. Bu nedenle, sevildiğini hissedememek bazı insanlar için daha yoğun ve tetikleyici bir deneyime dönüşebilir.</p>
<p>Duygusal ihmal her zaman sert davranışlarla ortaya çıkmaz. Kimi zaman çocuk fiziksel olarak büyütülür, ancak duygusal olarak yeterince görülmez, anlaşılmaz ya da hisleri önemsenmez. Özellikle sürekli bastırılan veya yok sayılan duygular, kişinin ileriki yaşamında kendini ifade etmesini ve sağlıklı bağlar kurmasını zorlaştırabilir.</p>
<h3>İç Dünyada Açılan Sessiz Boşluğun Sonuçları</h3>
<p>Duygusal olarak ulaşılmaz partnerle kurulan ilişkilerde kırılma genellikle sessiz olur. Kişi önce daha çok anlatır, sonra daha az anlatır, ardından anlatmaktan vazgeçer. Bu noktada ilişki devam etse de bağ zayıflamaya başlar. Sevildiğini hissetmemek, yalnızca ilişkiyi değil, kişinin özdeğer duygusunu da etkileyebilir. Zamanla “demek ki yeterince önemli değilim” düşüncesi gelişebilir. Oysa çoğu zaman sorun kişinin değersizliği değil, ilişkide duygusal temasın yeterince kurulamamasıdır.</p>
<p>Sevildiğini hissetmemek ile duygusal ihmal arasındaki ilişki her kırgınlıkta duygusal ihmal olduğu anlamına gelmez. Her anlaşmazlık da sevgisizliğe işaret etmez. Ancak ihtiyaçların sürekli görmezden gelinmesi, duyguların küçümsenmesi ve duygusal destek beklentisinin tekrar tekrar boşa çıkması, zamanla duygusal ihmal hissine dönüşebilir. Burada tek bir olaya değil, sürekliliğe bakmak gerekir. Siz üzgün olduğunuzda partneriniz sürekli konuyu kapatıyorsa, kırıldığınızda sizi abartmakla suçluyorsa ya da yakınlık ihtiyacınız hep erteleniyorsa, bu durum önemlidir. Özellikle tekrar eden örüntüler, sevildiğini hissetmemek duygusunu derinleştirir.</p>
<h3>Sevildiğini Hissetmeme Hâlinde Atılması Gereken Psikolojik ve Duygusal Adımlar</h3>
<p>Öncelikle kişinin bu duygunun hangi durumlarda tetiklendiğini fark etmesi ve bunun mevcut ilişki dinamiklerinden mi yoksa geçmiş deneyimlerden mi kaynaklandığını değerlendirmesi önemlidir. Bilişsel açıdan, “değersizim” gibi otomatik düşüncelerin yerine daha gerçekçi ve kanıta dayalı düşünceler geliştirilmesi önerilir. İlişkisel düzeyde ise açık iletişim kurmak, ihtiyaçları net ve suçlayıcı olmayan bir biçimde ifade etmek ve karşılıklılığı gözlemlemek önem taşır. Süreğen şekilde duygusal ihmal yaşanıyorsa, sınır koyma ve gerekirse profesyonel destek alma (psikoterapi gibi) önerilen yaklaşımlar arasındadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/dokunulmus-ama-degmemis-gibi-duygusal-ihmalin-izleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital İhanetin Yeni Yüzü:Siber Sadakatsizlik</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/dijital-ihanetin-yeni-yuzusiber-sadakatsizlik/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dijital-ihanetin-yeni-yuzusiber-sadakatsizlik</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/dijital-ihanetin-yeni-yuzusiber-sadakatsizlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Ergün]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 21:15:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşk ve İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[aldatma]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[siber sadakatsizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=33517</guid>

					<description><![CDATA[SİBER SADAKATSİZLİK: DİJİTAL ÇAĞDA İLİŞKİLERİN GÖRÜNMEYEN TEHDİDİ Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde insanlar arasındaki iletişim hiç olmadığı kadar kolay hale gelmiştir. Sosyal medya uygulamaları, mesajlaşma platformları ve çevrimiçi iletişim araçları sayesinde bireyler saniyeler içinde dünyanın farklı yerlerindeki insanlarla bağlantı kurabilmektedir. Ancak bu kolaylık, ilişkiler açısından bazı ciddi sorunları da beraberinde getirmiştir. Özellikle romantik ilişkilerde güven, sadakat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SİBER SADAKATSİZLİK:</strong> DİJİTAL ÇAĞDA İLİŞKİLERİN GÖRÜNMEYEN TEHDİDİ</p>
<p>Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde insanlar arasındaki iletişim hiç olmadığı kadar kolay hale gelmiştir. Sosyal medya uygulamaları, mesajlaşma platformları ve çevrimiçi iletişim araçları sayesinde bireyler saniyeler içinde dünyanın farklı yerlerindeki insanlarla bağlantı kurabilmektedir. Ancak bu kolaylık, ilişkiler açısından bazı ciddi sorunları da beraberinde getirmiştir. Özellikle romantik ilişkilerde güven, sadakat ve mahremiyet kavramları dijital dünya ile birlikte yeniden şekillenmeye başlamıştır. Günümüzde birçok ilişki, fiziksel değil dijital ortamda yaşanan ihanetler nedeniyle zarar görmekte hatta sona ermektedir. Bu durum “siber sadakatsizlik” kavramını ortaya çıkarmıştır.</p>
<p><strong>Siber sadakatsizlik</strong>, bireyin partneri dışında biriyle çevrimiçi ortamda duygusal ya da romantik bağ kurması, gizli mesajlaşmalar yapması veya dijital flört davranışları sergilemesi olarak tanımlanabilir. Fiziksel temas içermese bile ilişkide güven kaybına neden olduğu için birçok kişi tarafından aldatma olarak görülmektedir. Teknolojinin sunduğu anonimlik, kolay erişim ve gizlilik imkânı, bireylerin bu tür davranışlara daha kolay yönelmesine sebep olabilmektedir.</p>
<h3>Aldatma ve Türleri</h3>
<p>Aldatma, yalnızca fiziksel birliktelik anlamına gelmez. İnsanlar ilişkileri dışında farklı şekillerde duygusal veya zihinsel bağlar kurabilirler. Bu nedenle aldatma üç temel başlık altında incelenmektedir:</p>
<ol>
<li><strong>Fiziksel Aldatma:</strong> Fiziksel aldatma, kişinin partneri dışında biriyle fiziksel yakınlık veya cinsel birliktelik yaşamasıdır. Toplumda en yaygın bilinen aldatma türüdür.</li>
<li><strong>Duygusal Aldatma:</strong> Duygusal aldatma, kişinin partneri dışında birine duygusal yakınlık hissetmesi, sırlarını paylaşması ve romantik bağ geliştirmesidir. Fiziksel temas olmasa bile ilişkide ciddi güven sorunlarına yol açabilir.</li>
<li><strong>Zihinsel Aldatma:</strong> Zihinsel aldatma, bireyin zihninde başka biriyle ilişki kurması, hayaller kurması ve bunu sürekli düşünmesidir. Her ne kadar görünür bir davranış olmasa da ilişkiyi olumsuz etkileyebilir.</li>
</ol>
<h3>Siber Sadakatsizlik Nedir?</h3>
<p>Siber sadakatsizlik, dijital ortam üzerinden gerçekleşen sadakatsizlik davranışlarını ifade eder. Sosyal medya mesajlaşmaları, çevrimiçi oyunlar, gizli sohbetler veya flört uygulamaları bu davranışların yaşandığı alanlar arasında yer alır. Günümüzde birçok kişi, fiziksel bir temas olmadığı sürece bunu aldatma olarak görmese de duygusal etkileri oldukça güçlüdür.</p>
<p>İnternet ortamı kişilere gizlilik ve anonimlik sağlar. İnsanlar kimliklerini gizleyebilir, farklı biri gibi davranabilir veya gerçek hayatta söyleyemeyecekleri şeyleri çevrimiçi ortamda daha rahat ifade edebilirler. Bu durum dijital ilişkilerin hızlı şekilde gelişmesine neden olur. Özellikle ilişkisinde ilgi eksikliği yaşayan bireyler, sanal ortamda gördükleri ilgiyi daha çekici bulabilirler.</p>
<h3>Teknolojinin İlişkilere Olumsuz Etkileri</h3>
<ol>
<li><strong>Dijital Bağımlılık:</strong> Telefon, tablet ve bilgisayarların aşırı kullanımı çiftlerin birbirine ayırdığı zamanı azaltmaktadır. Aynı ortamda bulunan bireyler bile birbirleriyle konuşmak yerine ekranlarla vakit geçirmektedir. Bu durum zamanla duygusal uzaklaşmaya neden olabilir.</li>
<li><strong>Güvensizlik ve Gizlilik Sorunları:</strong> Sosyal medya hesaplarının kontrol edilmesi, mesajların gizlenmesi veya telefon şifrelerinin paylaşılması ilişkilerde mahremiyet sorunlarını ortaya çıkarabilir. Partnerlerin birbirlerinin dijital alanlarına müdahale etmesi güven problemlerini artırmaktadır.</li>
<li><strong>Yanlış İletişim:</strong> Yazılı mesajlaşmalarda mimik, ses tonu ve beden dili olmadığı için insanlar birbirlerini yanlış anlayabilmektedir. Basit bir mesaj bile tartışmalara yol açabilir.</li>
<li><strong>Sosyal Medyanın Baskısı:</strong> Sosyal medya bireylerin sürekli başkalarıyla kıyaslama yapmasına neden olmaktadır. İnsanlar ilişkilerini “mükemmel” göstermeye çalışırken gerçek bağlarını zayıflatabilmektedir.</li>
</ol>
<h3>Siber Sadakatsizliğin Nedenleri</h3>
<p>Siber sadakatsizlik tek bir nedene bağlı değildir. Farklı psikolojik ve sosyal etkenler bu davranışı ortaya çıkarabilir:</p>
<ol>
<li><strong>İletişim Eksikliği:</strong> Çiftler arasında yeterli iletişim olmadığında bireyler anlaşılmadığını hissedebilir. Bu durumda başka insanlarla çevrimiçi bağ kurmaya yönelebilirler.</li>
<li><strong>Duygusal Tatminsizlik:</strong> İlişkide sevgi, ilgi veya değer görmediğini düşünen kişiler dijital ortamda bu boşluğu doldurmaya çalışabilir.</li>
<li><strong>Anonimlik ve Kolay Erişim:</strong> İnternet ortamında insanlar kimliklerini gizleyebilir. Bu durum kişilere daha rahat hareket etme cesareti verebilir.</li>
<li><strong>Sorunlardan Kaçış:</strong> Bazı bireyler gerçek ilişkilerindeki problemlerle yüzleşmek yerine sanal ilişkileri bir kaçış yöntemi olarak kullanmaktadır.</li>
<li><strong>Sosyal Medya ve Onay İhtiyacı:</strong> Beğeni almak, ilgi görmek ve sürekli onaylanmak istemek kişileri çevrimiçi flörtleşmelere yöneltebilir.</li>
</ol>
<h3>Siber Sadakatsizliğin Sonuçları</h3>
<ol>
<li><strong>Güven Kaybı:</strong> İlişkilerin temelinde güven vardır. Siber sadakatsizlik ortaya çıktığında partnerler birbirlerine olan güvenlerini kaybedebilirler. Güvenin tekrar kazanılması ise oldukça zor bir süreçtir.</li>
<li><strong>Duygusal Zararlar:</strong> Aldatılan kişi öfke, değersizlik hissi, hayal kırıklığı ve depresyon yaşayabilir. Bu durum kişinin psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebilir.</li>
<li><strong>İletişim Problemleri:</strong> Gizlilik ve yalanlar arttıkça çiftler arasındaki iletişim bozulur. Açık ve dürüst konuşmaların yerini şüphe ve tartışmalar alabilir.</li>
<li><strong>İlişkinin Sonlanması:</strong> Bazı çiftler yaşanan ihanet sonrası ilişkilerini sürdürmekte zorlanır. Siber sadakatsizlik boşanma veya ayrılık ile sonuçlanabilir.</li>
<li><strong>Aile Üzerindeki Etkiler:</strong> Eğer çocuklar varsa aile içindeki huzursuzluk çocukları da etkileyebilir. Güvensiz ve tartışmalı ortam çocukların psikolojik gelişimine zarar verebilir.</li>
</ol>
<h3>Siber Sadakatsizlikle Baş Etme Yolları</h3>
<ol>
<li><strong>Açık ve Dürüst İletişim:</strong> Sorunların çözümü için çiftlerin birbirleriyle açık şekilde konuşmaları gerekir. Duyguların bastırılması yerine paylaşılması önemlidir.</li>
<li><strong>Güveni Yeniden İnşa Etmek:</strong> Güven bir anda geri kazanılamaz. Sabır, dürüstlük ve şeffaf davranışlar bu sürecin temelini oluşturur.</li>
<li><strong>Dijital Sınırlar Belirlemek:</strong> Çiftlerin sosyal medya kullanımı, mesajlaşma ve çevrimiçi ilişkiler konusunda ortak kurallar belirlemesi ilişkide denge sağlayabilir.</li>
<li><strong>Profesyonel Destek Almak:</strong> Çift terapisi veya bireysel terapi, ilişkide yaşanan güven sorunlarının çözümünde önemli bir destek sağlayabilir.</li>
</ol>
<p><strong>Geçmiş Yerine Geleceğe Odaklanmak:</strong> İlişkiyi sürdürmek isteyen çiftlerin sürekli geçmişi konuşmak yerine geleceğe yönelik sağlıklı adımlar atması gerekir.</p>
<p><strong>Dijital Dünyada Sadakati Korumak:</strong> Teknoloji hayatı kolaylaştırırken ilişkileri karmaşık hale de getirebilmektedir. Siber sadakatsizlik, fiziksel temas içermese bile ilişkilerde derin yaralar açabilen önemli bir sorundur. Güven kaybı, iletişim problemleri ve duygusal uzaklaşma bu sürecin en ciddi sonuçları arasında yer almaktadır.</p>
<p>Ancak bilinçli teknoloji kullanımı, açık iletişim ve sağlıklı sınırlar sayesinde çiftler ilişkilerini koruyabilirler. Dijital çağda sadakati sürdürebilmek için yalnızca fiziksel değil duygusal bağlılığın da korunması gerekmektedir. Çünkü güçlü ilişkilerin temelinde sevgi kadar güven, anlayış ve karşılıklı saygı da bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/dijital-ihanetin-yeni-yuzusiber-sadakatsizlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
