<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Esra Taşkın &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/esra-taskin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Jul 2026 11:08:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Esra Taşkın &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KARNE HEDİYESİ Mİ, BAŞARI BASKISI MI?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/karne-hediyesi-mi-basari-baskisi-mi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=karne-hediyesi-mi-basari-baskisi-mi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/karne-hediyesi-mi-basari-baskisi-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esra Taşkın]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[davranış ödüllendirme]]></category>
		<category><![CDATA[karne hediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/karne-hediyesi-mi-basari-baskisi-mi/</guid>

					<description><![CDATA[Karne dönemi yaklaştığında pek çok evde benzer cümleler duyulur. &#8220;Takdir getirirsen bisiklet alacağım.&#8221; &#8220;90&#8217;ın üstüne çıkarsan telefon senin.&#8221; &#8220;Bu dönem teşekkür alırsan tatile gideriz.&#8221; İlk bakışta masum görünen bu cümleler, aslında çocukların başarıya bakışını farkında olmadan şekillendirebilir. Çünkü çocuk gelişimi ve eğitim psikolojisi alanındaki araştırmalar, ödülün yalnızca davranışı artırıp artırmadığıyla değil, hangi davranışı pekiştirdiğiyle de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karne dönemi yaklaştığında pek çok evde benzer cümleler duyulur. &#8220;Takdir getirirsen bisiklet alacağım.&#8221; &#8220;90&#8217;ın üstüne çıkarsan telefon senin.&#8221; &#8220;Bu dönem teşekkür alırsan tatile gideriz.&#8221; İlk bakışta masum görünen bu cümleler, aslında çocukların başarıya bakışını farkında olmadan şekillendirebilir. Çünkü çocuk gelişimi ve eğitim psikolojisi alanındaki araştırmalar, ödülün yalnızca davranışı artırıp artırmadığıyla değil, hangi davranışı pekiştirdiğiyle de ilgilenir.</p>
<p><strong>Ödül gerçekten işe yarıyor mu?</strong> Davranışçı öğrenme kuramına göre, bir davranışın ardından verilen ödül, o davranışın tekrar edilme olasılığını artırır. Ancak bunun etkili olabilmesi için ödülün davranıştan kısa süre sonra verilmesi gerekir. Bu nedenle eğitimde doğru zamanda verilen pekiştireçler, yeni davranışların kazandırılmasında önemli bir araçtır.</p>
<p>Fakat burada asıl soru şudur: Biz tam olarak neyi ödüllendiriyoruz? Çocuğun gösterdiği çabayı mı? Yoksa sadece ortaya çıkan notu mu?</p>
<p><strong>Sorun ödül vermek değil, sonucu ödüllendirmek</strong> İçsel motivasyon üzerine yapılan araştırmalar, çocukların öğrenmeyi sevdikleri için değil de ödül almak için çalışmaya başladıklarında öğrenmenin ikinci plana düşebildiğini göstermektedir. Beklenen ödüller zamanla çocuğun dikkatini öğrenmeden uzaklaştırıp ödüle yöneltebilir.</p>
<p>Karne hediyelerinde de benzer bir durum yaşanabilir. Çocuk artık; &#8220;Bugün ne öğrendim?&#8221; diye düşünmek yerine, &#8220;Bu not bana hangi hediyeyi kazandıracak?&#8221; diye düşünmeye başlayabilir. Böylece öğrenme, amaç olmaktan çıkar, ödüle ulaşmanın aracı hâline gelir.</p>
<p><strong>Süreç değil, sonuç önemli mesajı</strong> Karneye bağlanan ödüller çoğu zaman istemeden şu mesajı verir: &#8220;Takdir edilmeye değer olan şey emek değil, sonuçtur.&#8221; Oysa eğitim yalnızca ulaşılan puandan ibaret değildir. Bir çocuk aylarca büyük emek verebilir, düzenli çalışabilir, eksiklerini tamamlayabilir ve kaygısını yönetmeye çalışabilir. Ancak sınav günü yaşadığı yoğun heyecan nedeniyle beklediği puanı alamayabilir. Başka bir çocuk ise yeterince hazırlanmadığı hâlde sınav sırasında kopya çekerek yüksek not alabilir. Eğer aile yalnızca karneye bakıp ödül veriyorsa, çocuk şu sonucu çıkarabilir: &#8220;Nasıl yaptığım önemli değil. Yeter ki yüksek not getireyim.&#8221; İşte tam bu noktada ödül, çalışmayı değil; yalnızca sonuca ulaşmayı pekiştirmiş olur.</p>
<p>Davranışçı öğrenme kuramı bize ödülün davranışı güçlendirdiğini söyler. Ancak hangi davranışı güçlendirdiğimiz, en az ödülün kendisi kadar önemlidir.</p>
<p><strong>Peki çocuk ne öğreniyor?</strong> Çocuk bazen farkında olmadan şu inançları geliştirebilir: &#8220;Başarılıysam değerliyim.&#8221; &#8220;Düşük not alırsam sevilmem.&#8221; &#8220;Takdir görmek için mutlaka kazanmalıyım.&#8221; Bu inançlar zamanla yalnızca okul başarısını değil, benlik algısını da etkileyebilir. Oysa not, çocuğun kişiliğini, karakterini, ahlakını ya da potansiyelini ölçmez. Karne yalnızca belirli bir dönemdeki akademik performansa ilişkin sınırlı bir geri bildirimdir.</p>
<p><strong>Çocukların ihtiyacı olan şey</strong> Araştırmalar, çocukların seçim yapabildikleri, hata yapmaktan korkmadıkları ve çabalarının fark edildiği ortamlarda içsel motivasyonlarının daha güçlü geliştiğini göstermektedir. Belki de karne günü çocuğa verilebilecek en değerli hediye; &#8220;Bu dönem ne öğrendiğini birlikte konuşalım.&#8221; demektir. Eksiklerini birlikte değerlendirmek, gösterdiği emeği görmek, çabasını takdir etmek ve ona koşulsuz sevildiğini hissettirebilmektir.</p>
<p>Çünkü çocukların değeri not ortalamalarıyla değil; meraklarıyla, emekleriyle, karakterleriyle ve insan oluşlarıyla ölçülür.</p>
<p>Yeni yazılarda buluşmak üzere, PSk. Esra Taşkın.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/karne-hediyesi-mi-basari-baskisi-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayıp Değil, Öğrenilmemiş Bir Beceri: Özel Gereksinimli Çocuklarda Cinsel Gelişim</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/ayip-degil-ogrenilmemis-bir-beceri-ozel-gereksinimli-cocuklarda-cinsel-gelisim/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ayip-degil-ogrenilmemis-bir-beceri-ozel-gereksinimli-cocuklarda-cinsel-gelisim</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/ayip-degil-ogrenilmemis-bir-beceri-ozel-gereksinimli-cocuklarda-cinsel-gelisim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esra Taşkın]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:07:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinsellik Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[özel çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[özel gereksinimli bireyler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/ayip-degil-ogrenilmemis-bir-beceri-ozel-gereksinimli-cocuklarda-cinsel-gelisim/</guid>

					<description><![CDATA[Sessizlikle Büyüyen Bir Konu Özel gereksinimli bireylerin yaşamında cinsellik konusu, çoğu zaman sistematik bir şekilde değil; sessizlikler, çekinceler ve ertelenmiş konuşmalarla geçer. Ne tamamen yok sayılabilir ne de yalnızca “problemli davranış” ortaya çıktığında fark edilmesi gereken bir alan olarak düşünülebilir. Çünkü cinsel gelişim, her birey gibi özel gereksinimli bireylerin de bedensel, duygusal ve sosyal gelişiminin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Sessizlikle Büyüyen Bir Konu</strong></h3>
<p>Özel gereksinimli bireylerin yaşamında cinsellik konusu, çoğu zaman sistematik bir şekilde değil; sessizlikler, çekinceler ve ertelenmiş konuşmalarla geçer. Ne tamamen yok sayılabilir ne de yalnızca “problemli davranış” ortaya çıktığında fark edilmesi gereken bir alan olarak düşünülebilir. Çünkü cinsel gelişim, her birey gibi özel gereksinimli bireylerin de bedensel, duygusal ve sosyal gelişiminin doğal bir parçasıdır.</p>
<p>Ebeveynler genellikle cinsellikle ilgili davranışları, merak içeren soruları ve kendini keşif dokunmalarını tehlike olarak algılar ve bu tür durumlarla karşılaştıklarında “Elini bir daha orada görmeyeceğim”, “Sakın, çok ayıp” gibi söylemlerle hem çocuk için yasak olanı cazip görme kilidini açarlar hem de çocukların utanç duygusunu tetiklerler. Özel gereksinimli çocuklarda ise bu tür söylemlerin etkisi daha fazla olabilir.</p>
<h3><strong>Davranışı Problem Yapan Şey Nedir?</strong></h3>
<p>Bir davranışı “problem” yapan şey çoğu zaman davranışın kendisi değil; nerede, ne sıklıkta, hangi bağlamda ve hangi gelişimsel düzeyde ortaya çıktığıdır. Örneğin çocuğun bedenini merak etmesi gelişimsel olarak karşılaşılması muhtemel bir durumken, bunu okulda, misafirlikte, parkta vs. yapması mahremiyet becerilerinin desteklenmesi gerektiğini gösterir. Bu noktada amaç davranışı utandırarak bastırmak değil; çocuğa özel alan, beden sınırları ve uygun davranış biçimlerini öğretmektir.</p>
<h3><strong>Çocuklarda Cinsellik Yetişkin Cinselliği Gibi Düşünülmemelidir</strong></h3>
<p>Çocuklarda cinsellik, yetişkin cinselliği gibi düşünülmemelidir. Çocuğun bedeniyle ilgilenmesi, merak etmesi, dokunması ya da soru sorması çoğu zaman gelişimsel keşfin bir parçasıdır. Özel gereksinimli çocuklarda bu keşif süreci; bilişsel gelişim, sosyal öğrenme, model alma, dürtü kontrolü ve mahremiyet kavramını anlama becerileriyle yakından ilişkilidir. Özel gereksinimli çocukların cinsel davranış ve becerileri sosyal ve bilişsel süreçlerden oldukça etkilenmektedir. Bu nedenle davranışı yalnızca “ayıp” ya da “yasak” olarak etiketlemek, çocuğa neyin uygun olduğunu öğretmek yerine çoğu zaman utanç, kaygı ve gizlilik duygusunu artırabilir.</p>
<h3><strong>Ebeveyn Kaygısı Anlaşılır, Fakat Yasaklamak Yeterli Değildir</strong></h3>
<p>Ebeveynlerin bu noktada kaygı duyması anlaşılabilir. Çünkü cinsellik, toplumda çoğu zaman konuşulması zor bir alan olarak kalır. Aileler çocuklarını korumak isterken bazen konuyu tamamen kapatmayı, korkutmayı ya da yasaklamayı bir çözüm sanabilir. Ancak özel gereksinimli çocuklar için açık, somut, tekrar eden ve gelişim düzeyine uygun açıklamalar çoğu zaman çok daha işlevseldir. “Ayıp” demek yerine “Bu davranış özel alanda yapılır”, “Bedeninin bazı bölgeleri özeldir”, “Başkalarının bedenine izin almadan dokunulmaz” gibi net ve öğretici cümleler kullanılmalıdır.</p>
<h3><strong>Bu Davranışlar Ne Anlatıyor Olabilir?</strong></h3>
<p>Bu alanda yapılmış çalışmalara bakıldığında özel gereksinimli bireylerde mahremiyet ve cinsel gelişim alanında çeşitli güçlüklerden söz edilmektedir. Bunlar arasında beden temizliği ve menstrüel bakım becerilerinde zorlanma, özel alan-kamusal alan ayrımını yapamama, cinsel dürtüleri uygun biçimde ifade edememe, başkalarının sınırlarını fark etmekte güçlük yaşama ya da yoğun evlenme ve yakınlık kurma isteği gibi durumlar yer almaktadır. Bu davranışlar çoğu zaman tek başına “ahlaki bir sorun” olarak değil; eğitim, rehberlik ve destek ihtiyacının görünür hâli olarak değerlendirilmelidir.</p>
<h3><strong>Mahremiyet Eğitimi Bir Defalık Konuşma Değildir</strong></h3>
<p>Bu nedenle özel gereksinimli çocuklarla çalışırken cinsellik eğitimi yalnızca ergenlik döneminde hatırlanacak bir konu olmamalıdır. Mahremiyet, beden güvenliği, özel alan, hijyen, rıza ve sosyal sınırlar erken dönemden itibaren gelişim düzeyine uygun şekilde öğretilmelidir. Bu eğitim bir defalık bir konuşma değil; tekrar eden, somutlaştırılmış ve günlük yaşamın içine yerleştirilmiş bir öğrenme süreci olmalıdır. Görseller, sosyal öyküler, rol canlandırmalar, rutinler ve açık yönergeler bu süreçte destekleyici olabilir.</p>
<h3><strong>Cinselliği Konuşmak Teşvik Etmek Değildir</strong></h3>
<p>Özel gereksinimli bireylerin cinselliğini konuşmak, onları cinselliğe teşvik etmek değildir; onları belirsizlikten, yanlış bilgiden, istismardan ve utançtan korumanın yollarından biridir. Sessizlik çoğu zaman koruyucu görünür; fakat çocuk için neyin doğru, neyin güvenli ve neyin özel olduğunu öğretmediğimizde, onu aslında daha savunmasız bırakırız. Bu nedenle cinsellik, özel gereksinimli bireylerin hayatında ertelenmiş, utanılmış ya da yalnızca problem çıktığında konuşulan bir başlık değil; gelişimsel, insani ve eğitsel bir hak olarak ele alınmalıdır.</p>
<h3><strong>Bir Vaka Üzerinden Düşünelim</strong></h3>
<p>12 yaşında hafif düzey zihinsel engeli olan bir çocuk okulda özel bölgesine sıklıkla dokunmaktadır. Öğretmeni derste ve teneffüslerde çocuğun ilgisinin kendi ve arkadaşlarının özel bölgelerinde olduğunu ve bunun aslında bir keşif davranışı olduğunu fark eder. Aileyi çağırır ve bu davranışlardan bahseder. Aile eve gidince çocuğa bu yaptığının ayıp olduğunu ve asla bir daha okuldan böyle bir şikâyet almak istemediklerini söyler. Davranış bir müddet sönse de misafirlikte ve parkta geri dönmeye başladığı fark edilir.</p>
<p>Bu noktada aile çocuğa kısa, net ve bilgilendirici bir yol izlemelidir. Çocuk gelişimsel bir süreç olarak kendini merak etmektedir. “Ayıp”, “yasak” gibi bastırmalar yerine “Merak ediyorsun biliyorum ama bu özel”, “Okul ve park ortak alandır”, “Odan ve banyo özel alandır”, “Bunu yapmak istersen odanda veya banyoya girdiğinde yapabilirsin” gibi yönlendirmelerle süreç yürütülmelidir. Gerektiğinde bir uzmandan destek alınmalıdır.</p>
<p>Unutmayalım, çocuklarımızı yanlışlardan korumak demek onlara yalnızca yasaklar koymak demek değildir. Asıl koruyucu olan; doğru bilgiyi, doğru zamanda, gelişim düzeyine uygun ve şefkatli bir dille verebilmektir.</p>
<p>Bir sonraki yazımda buluşmak üzere.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/ayip-degil-ogrenilmemis-bir-beceri-ozel-gereksinimli-cocuklarda-cinsel-gelisim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
