<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Emine Sıkan &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/eminesikan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Dec 2025 10:46:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Emine Sıkan &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sosyal Medya Sessizce Hayatımızı Erteliyor!</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medya-sessizce-hayatimizi-erteliyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sosyal-medya-sessizce-hayatimizi-erteliyor</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medya-sessizce-hayatimizi-erteliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Sıkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:46:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Zihin ve Davranış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=20350</guid>

					<description><![CDATA[Artık sosyal medya, günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş durumda. Uyanır uyanmaz yaptığımız ilk şey telefonu elimize almak ve bildirimleri kontrol etmek, ara verdiğimizde dinlenmek adına telefona uzanmak gibi. Bu davranış masum bir alışkanlık gibi görünse de erteleme davranışını artırabiliyor. Yapılan araştırmalarda sosyal medya kullanımının anlık haz arayışı, zihinsel bölünme ve kaçınma davranışlarıyla doğru [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="51" data-end="565">Artık sosyal medya, günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş durumda. Uyanır uyanmaz yaptığımız ilk şey telefonu elimize almak ve bildirimleri kontrol etmek, ara verdiğimizde dinlenmek adına telefona uzanmak gibi. Bu davranış masum bir alışkanlık gibi görünse de <strong data-start="327" data-end="349">erteleme davranışı</strong>nı artırabiliyor. Yapılan araştırmalarda sosyal medya kullanımının <strong data-start="416" data-end="429">anlık haz</strong> arayışı, zihinsel bölünme ve kaçınma davranışlarıyla doğru orantılı bir ilişki içinde olduğu görülmektedir. Gelin yakından inceleyelim.</p>
<h2 data-start="572" data-end="614"><strong data-start="575" data-end="614">Anlık Haz Arayışı (Dopamin Döngüsü)</strong></h2>
<p data-start="616" data-end="950">Sosyal medya etkileşimi (mesajlar, istekler, paylaşımlar) beynimizde dopamin salınımını artırır. Bu durum hızlı bir dopamin artışına sebep olur. Fakat gerçek hayata döndüğümüzde yapmamız gereken işler (sorumluluklarımız) bize bu hızlı hazzı sunmadığı için zihnimiz tercihini sosyal medyadan yana kullanır. Bu döngü şu şekilde görülür:</p>
<ol data-start="952" data-end="1139">
<li data-start="952" data-end="978">
<p data-start="955" data-end="978">Sıkılma hissi oluşur.</p>
</li>
<li data-start="979" data-end="1022">
<p data-start="982" data-end="1022">Beynimiz sürekli dopamin kaynağı arar.</p>
</li>
<li data-start="1023" data-end="1057">
<p data-start="1026" data-end="1057">Birey sosyal medyaya yönelir.</p>
</li>
<li data-start="1058" data-end="1099">
<p data-start="1061" data-end="1099">Bu davranış alışkanlık hâline gelir.</p>
</li>
<li data-start="1100" data-end="1139">
<p data-start="1103" data-end="1139">Bu nedenle sorumlulukları erteleriz.</p>
</li>
</ol>
<h2 data-start="1146" data-end="1169"><strong data-start="1149" data-end="1169">Zihinsel Bölünme</strong></h2>
<p data-start="1171" data-end="1499">Sosyal medya, kişilerin dikkatini mümkün olduğunca uzun süre tutmak için tasarlanmıştır. Anlık bildirimler, reels’ler ve hızlı tüketilen içerikler zihni sürekli yeni uyaranlarla meşgul eder. Bu durum hayatımızdaki sorumlulukları yerine getirmeye çalışırken zihinsel bölünmeye yol açar. Bu durum genellikle şu şekillerde görülür:</p>
<ul data-start="1501" data-end="1668">
<li data-start="1501" data-end="1534">
<p data-start="1503" data-end="1534">Bir işe başlama süremiz uzar.</p>
</li>
<li data-start="1535" data-end="1574">
<p data-start="1537" data-end="1574">Odaklanma konusunda zorluk çekeriz.</p>
</li>
<li data-start="1575" data-end="1612">
<p data-start="1577" data-end="1612">Mental yorgunlukta artış görülür.</p>
</li>
<li data-start="1613" data-end="1668">
<p data-start="1615" data-end="1668">Önceliklerimiz, önemsiz bildirimler uğruna ertelenir.</p>
</li>
</ul>
<h2 data-start="1675" data-end="1699"><strong data-start="1678" data-end="1699">Kaçınma Davranışı</strong></h2>
<p data-start="1701" data-end="1938">Duygusal zorlanma olarak da tanımlanabilecek bu durum, kişinin hissettiği olumsuz duyguları bastırmak ya da yok etmek adına başvurduğu zararlı bir davranış biçimine dönüşmesidir. Sosyal medya bu noktada bireye ideal bir kaçış yolu sunar.</p>
<h2 data-start="1945" data-end="1972"><strong data-start="1948" data-end="1972">Sosyal Karşılaştırma</strong></h2>
<p data-start="1974" data-end="2120">Sosyal medya platformları aynı zamanda bir karşılaştırma alanı olarak da tanımlanabilir. Sürekli bu etkileşime maruz kalmak şu düşünceleri besler:</p>
<ul data-start="2122" data-end="2196">
<li data-start="2122" data-end="2155">
<p data-start="2124" data-end="2155">“Herkes benden daha üretken.”</p>
</li>
<li data-start="2156" data-end="2196">
<p data-start="2158" data-end="2196">“Ben neden bu kadar başarılı değilim?”</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2198" data-end="2352">Takip ettiğimiz kişilerin başarıları, kariyer adımları ve “muhteşem” yaşam paylaşımları; yetersizlik hissine kapılmamıza ve motivasyon kaybına neden olur.</p>
<h2 data-start="2359" data-end="2390"><strong data-start="2362" data-end="2390">Zaman Yönetimi Sorunları</strong></h2>
<p data-start="2392" data-end="2688">Hızlı tüketilen içerikler, sık gelen uyarıcılar ve bildirimler, kişinin akışa kapılmasına neden olur ve zamanın nasıl geçtiği fark edilmez. “Beş–on dakika bakacağım” diyerek başlanan kullanım, kolayca saatlere uzayabilir. Bu zaman kaybı, görevlerin ve işlerin ertelenmesini daha da kolaylaştırır.</p>
<h2 data-start="2695" data-end="2721"><strong data-start="2698" data-end="2721">Genel Değerlendirme</strong></h2>
<p data-start="2723" data-end="2934">Sonuca bakıldığında, sosyal medya bizi doğrudan erteleme davranışına itmez. Ancak <strong data-start="2805" data-end="2825">zihinsel bölünme</strong>, kaçınma davranışı, karşılaştırma ve <strong data-start="2863" data-end="2881">zaman yönetimi</strong> problemleri nedeniyle erteleme davranışını tetikler.</p>
<p data-start="2936" data-end="2978">Erteleme davranışı kontrol edilemediğinde:</p>
<ul data-start="2980" data-end="3110">
<li data-start="2980" data-end="3002">
<p data-start="2982" data-end="3002">Üretkenlik azalır.</p>
</li>
<li data-start="3003" data-end="3049">
<p data-start="3005" data-end="3049">Hedeflere ulaşma konusunda zorluk yaşanır.</p>
</li>
<li data-start="3050" data-end="3078">
<p data-start="3052" data-end="3078">Yetersizlik hissi artar.</p>
</li>
<li data-start="3079" data-end="3110">
<p data-start="3081" data-end="3110">Kaygı sorunları ortaya çıkar.</p>
</li>
</ul>
<h2 data-start="3117" data-end="3167"><strong data-start="3120" data-end="3167">Erteleme Davranışını Azaltmak İçin Öneriler</strong></h2>
<h3 data-start="3169" data-end="3217"><strong data-start="3173" data-end="3217">1. Bildirimleri Mümkün Olduğunca Kapatın</strong></h3>
<p data-start="3219" data-end="3531">Telefona gelen bildirimler, özellikle renkli uyarı ikonlarıyla zihnin “acil” algısını aktive eder ve dikkatin dağılmasına yol açar. Bildirimleri minimuma indirmek zihinsel karmaşayı azaltır. Sadece arama ve mesaj bildirimlerini açık bırakıp sosyal medya bildirimlerini kapatmak odaklanmayı ciddi biçimde artırır.</p>
<h3 data-start="3533" data-end="3606"><strong data-start="3537" data-end="3606">2. Telefonu Çalışma Sırasında Fiziksel Olarak Uzak Bir Yere Koyun</strong></h3>
<p data-start="3608" data-end="3778">Telefon, yanınızda olmasa bile zihinsel bir tetikleyici olarak çalışmaya devam eder. Bu nedenle çalışırken telefonu göz hizanızdan uzak bir yere koymak bu etkiyi azaltır.</p>
<h3 data-start="3780" data-end="3844"><strong data-start="3784" data-end="3844">3. Sosyal Medya Kullanımını Belirli Saatlerle Sınırlayın</strong></h3>
<p data-start="3846" data-end="4001">Sosyal medyayı belirli saatlerle sınırlamak, zihinde “şu an değil” kuralının oluşmasını sağlar ve alışkanlığın daha kolay kontrol edilmesine yardımcı olur.</p>
<h3 data-start="4003" data-end="4058"><strong data-start="4007" data-end="4058">4. Kısa Aralıklarla Çalışma Düzenini Benimseyin</strong></h3>
<p data-start="4060" data-end="4319">Pomodoro Tekniği olarak da bilinen bu yöntem, kısa çalışma blokları sayesinde dikkati daha sürdürülebilir hâle getirir. Özellikle bir türlü başlanamayan işlerde “sadece 25 dakika bakacağım” diyebilmek dikkat devamlılığını sağlar ve sosyal medyadan uzak tutar.</p>
<h3 data-start="4321" data-end="4367"><strong data-start="4325" data-end="4367">5. Görevlerinizi Küçük Parçalara Bölün</strong></h3>
<p data-start="4369" data-end="4636">Büyük işler gözümüzde büyür ve erteleme davranışını tetikleyebilir. Bu nedenle işleri küçük parçalara bölmek başlamayı kolaylaştırır. Örneğin bir sınava hazırlanırken konuları başlıklara ayırmak, okumak ve not almak şeklinde ilerlemek süreci daha yönetilebilir kılar.</p>
<h3 data-start="4638" data-end="4721"><strong data-start="4642" data-end="4721">6. Sıkıldığınız Anda Telefona Uzanma Alışkanlığının Farkına Varmaya Çalışın</strong></h3>
<p data-start="4723" data-end="4791">Erteleme davranışının büyük bir bölümü farkında olmadan gerçekleşir:</p>
<ul data-start="4793" data-end="4880">
<li data-start="4793" data-end="4810">
<p data-start="4795" data-end="4810">Sıkıntı hissi</p>
</li>
<li data-start="4811" data-end="4837">
<p data-start="4813" data-end="4837">Sosyal medya kullanımı</p>
</li>
<li data-start="4838" data-end="4861">
<p data-start="4840" data-end="4861">Hızlı dopamin alımı</p>
</li>
<li data-start="4862" data-end="4880">
<p data-start="4864" data-end="4880">Zaman problemi</p>
</li>
</ul>
<p data-start="4882" data-end="5017">Bu döngüyü fark etmek için kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:<br data-start="4944" data-end="4947" />“Bu işe gerçekten ara vermek mi istiyorum yoksa sadece kaçıyor muyum?”</p>
<h3 data-start="5019" data-end="5086"><strong data-start="5023" data-end="5086">7. Sosyal Medya Kullanımını Takip Eden Uygulamalar Kullanın</strong></h3>
<p data-start="5088" data-end="5236">Amaç kendinizi gözlemlemektir. Kullanım süresi görünür hâle geldiğinde davranış kontrolü artar. Birçok kişi harcadığı süreyi gördüğünde şaşırabilir.</p>
<h3 data-start="5238" data-end="5313"><strong data-start="5242" data-end="5313">8. ‘Şimdi mi, Sonra mı?’ Sorusunu Sormayı Alışkanlık Hâline Getirin</strong></h3>
<p data-start="5315" data-end="5485">Bu soru, anlık haz arayışı ile uzun vadeli hedefler arasındaki farkı netleştirir. Zihin kısa vadeli hazza yöneldiği için bu sorgulama bilinçli bir seçim yapmanızı sağlar.</p>
<p data-start="5487" data-end="5649"><strong data-start="5487" data-end="5498">İç ses:</strong><br data-start="5498" data-end="5501" />“Şimdi sosyal medyaya bakarsam kısa süreli bir haz yaşayacağım; fakat çalışırsam uzun vadeli hedefime yaklaşacağım. Hangisi benim için daha önemli?”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medya-sessizce-hayatimizi-erteliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kayıpların Peşinde: Kumarın Ekonomik ve Ruhsal Bedeli</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/kayiplarin-pesinde-kumarin-ekonomik-ve-ruhsal-bedeli/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kayiplarin-pesinde-kumarin-ekonomik-ve-ruhsal-bedeli</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/kayiplarin-pesinde-kumarin-ekonomik-ve-ruhsal-bedeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Sıkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 21:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Zihin ve Davranış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=18497</guid>

					<description><![CDATA[Hayatımız bazen stresli ve yorucu olur. Böyle zamanlarda kaçacak bir yol ya da kafamızı dağıtacak bir şeyler ararız. Bu kişiden kişiye farklılık gösterdiği gibi kimimiz film izler, kimimiz kendini spora adar ya da yeni hobi arayışına gireriz. Lakin bazıları için ‘kumar’ bir kaçış yolu olarak seçilir. Kumar bağımlılığı, günümüzün en tehlikeli bağımlılıklarından biridir. Özellikle pandemiden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="518" data-end="819">Hayatımız bazen stresli ve yorucu olur. Böyle zamanlarda kaçacak bir yol ya da kafamızı dağıtacak bir şeyler ararız. Bu kişiden kişiye farklılık gösterdiği gibi kimimiz film izler, kimimiz kendini spora adar ya da yeni hobi arayışına gireriz. Lakin bazıları için ‘kumar’ bir kaçış yolu olarak seçilir.</p>
<p data-start="821" data-end="992">Kumar bağımlılığı, günümüzün en tehlikeli bağımlılıklarından biridir. Özellikle pandemiden sonra daha da artan çevrimiçi platformlarla daha da ulaşılabilir hale gelmiştir.</p>
<h2 data-start="994" data-end="1030"><strong data-start="997" data-end="1030">Peki Kumar Bağımlılığı Nedir?</strong></h2>
<p data-start="1032" data-end="1301">Kumar bağımlılığının temelinde, ödül ve haz sisteminin bozulması yatar. Nöropsikolojik araştırmalar, kumar oynarken beynin dopamin salgısını artırdığını göstermektedir. Bu durum, tıpkı madde bağımlılığında olduğu gibi bir “ödül döngüsü” yaratır (Potenza &amp; Grant, 2006).</p>
<p data-start="1303" data-end="1604">Kişi, kaybetmesine rağmen bir sonraki oyunda kazanma umuduyla tekrar denemeye yönelir. Bu döngü, “neredeyse kazanma” (near-miss) etkisiyle daha da güçlenir. Yani birey kazanamasa bile kazanmaya çok yaklaştığını düşündüğünde beyin yine dopamin salgılar ve bu durum bağımlılığı pekiştirir (Clark, 2015).</p>
<p data-start="1606" data-end="1827">Bu durumda kumar bağımlılığı direkt olarak etkilediği için oynayan kişiye ‘kardeşim yapma bunu kendine, oynama işte’ demek bir çözüm yolu değildir. Çünkü burada konu özdenetim eksikliği değil, nöropsikolojik bir döngüdür.</p>
<h2 data-start="1829" data-end="1851"><strong data-start="1832" data-end="1851">Nasıl Başlıyor?</strong></h2>
<p data-start="1853" data-end="1890">Çok basit: <em data-start="1864" data-end="1890">Belki bu defa kazanırım.</em></p>
<p data-start="1892" data-end="2101">Bu düşünce yukarıda da anlatıldığı gibi zihnin ödül mekanizmasını harekete geçirir. Minik kazanımlar büyük hayaller yaratır. Daha önce kaybedilen paraları geri alabilme düşüncesi bu bağımlılığı perçinleştirir.</p>
<p data-start="2103" data-end="2112">Git gide:</p>
<ul data-start="2114" data-end="2254">
<li data-start="2114" data-end="2180">
<p data-start="2116" data-end="2180">Daha önce kaybettiği parayı kazanmak için oynamaya devam eder.</p>
</li>
<li data-start="2181" data-end="2217">
<p data-start="2183" data-end="2217">Oynamaya devam ettikçe kaybeder.</p>
</li>
<li data-start="2218" data-end="2254">
<p data-start="2220" data-end="2254">Kaybettikçe oynama isteği çoğalır.</p>
</li>
</ul>
<h2 data-start="2256" data-end="2292"><strong data-start="2259" data-end="2292">Kumar Bağımlılığı Belirtileri</strong></h2>
<p data-start="2294" data-end="2427">Kumar bozukluğu tanısı alabilmek için, bir bireyin 12 aylık bir süre içinde aşağıdaki kriterlerden en az dördünü karşılaması gerekir:</p>
<ul data-start="2429" data-end="3322">
<li data-start="2429" data-end="2677">
<p data-start="2431" data-end="2677"><strong data-start="2431" data-end="2453">Kumar bağımlılığı:</strong> Kişi, geçmiş kumar deneyimlerini sürekli düşünmek, gelecekteki kumar girişimlerini planlamak veya kumar oynayarak para kazanmanın yollarını stratejize etmek gibi kumar bağımlılığıyla giderek artan bir şekilde meşgul olur.</p>
</li>
<li data-start="2678" data-end="2834">
<p data-start="2680" data-end="2834"><strong data-start="2680" data-end="2737">Giderek artan miktarda parayla kumar oynama ihtiyacı:</strong> İstenen coşkuyu elde etmek için daha büyük miktarlarda parayla kumar oynama ihtiyacı hisseder.</p>
</li>
<li data-start="2835" data-end="2958">
<p data-start="2837" data-end="2958"><strong data-start="2837" data-end="2913">Kumarı bırakma veya kontrol altına alma girişimlerinin başarısız olması:</strong> Defalarca bırakmaya çalışır ama başaramaz.</p>
</li>
<li data-start="2959" data-end="3052">
<p data-start="2961" data-end="3052"><strong data-start="2961" data-end="3014">Bırakmaya çalışırken huzursuzluk veya sinirlilik:</strong> Yoksunluk belirtileri ortaya çıkar.</p>
</li>
<li data-start="3053" data-end="3180">
<p data-start="3055" data-end="3180"><strong data-start="3055" data-end="3121">Sorunlardan veya olumsuz ruh halinden kaçış yolu olarak kumar:</strong> Kişi duygusal sıkıntılardan kaçmak için kumarı kullanır.</p>
</li>
<li data-start="3181" data-end="3322">
<p data-start="3183" data-end="3322"><strong data-start="3183" data-end="3214">Kayıpların peşinden koşmak:</strong> Kişi kaybettiği parayı geri almak için oynamaya devam eder. Bu durum mali yıkımı derinleştirir (APA, 2022).</p>
</li>
</ul>
<h2 data-start="3324" data-end="3371"><strong data-start="3327" data-end="3371">Kumar Bağımlılığının Psikolojik Etkileri</strong></h2>
<ol data-start="3373" data-end="3578">
<li data-start="3373" data-end="3421">
<p data-start="3376" data-end="3421"><strong data-start="3376" data-end="3390">İzolasyon:</strong> Birey çevresinden uzaklaşır.</p>
</li>
<li data-start="3422" data-end="3480">
<p data-start="3425" data-end="3480"><strong data-start="3425" data-end="3443">Özgüven kaybı:</strong> Sürekli kayıplar özgüveni zedeler.</p>
</li>
<li data-start="3481" data-end="3578">
<p data-start="3484" data-end="3578"><strong data-start="3484" data-end="3511">Anksiyete ve depresyon:</strong> Borçlanma, kaybetme korkusu ve çaresizlik duygusu nedeniyle artar.</p>
</li>
</ol>
<h2 data-start="3580" data-end="3641"><strong data-start="3583" data-end="3641">Kumar Bağımlılığını Engellemek İçin Neler Yapılabilir?</strong></h2>
<p data-start="3643" data-end="3727">İlk olarak bakmamız gereken şey şudur: <strong data-start="3682" data-end="3727">Kumar hayatında hangi boşluğu dolduruyor?</strong></p>
<ol data-start="3729" data-end="4278">
<li data-start="3729" data-end="3831">
<p data-start="3732" data-end="3831"><strong data-start="3732" data-end="3763">Tetikleyicileri fark etmek:</strong> Hangi duyguyla oynama isteği geliyor? Not tutmak çok kıymetlidir.</p>
</li>
<li data-start="3832" data-end="3963">
<p data-start="3835" data-end="3963"><strong data-start="3835" data-end="3866">Ekonomik tarafı kısıtlamak:</strong> Nakit harcamayı artırmak, kredi kartı limitlerini düşürmek ve harcama takibi yapmak önemlidir.</p>
</li>
<li data-start="3964" data-end="4079">
<p data-start="3967" data-end="4079"><strong data-start="3967" data-end="3989">Psikolojik destek:</strong> İzolasyonu kırmak ve bağımlılığı anlatmak sürecin en iyileştirici adımlarından biridir.</p>
</li>
<li data-start="4080" data-end="4200">
<p data-start="4083" data-end="4200"><strong data-start="4083" data-end="4114">Zor duygularla başa çıkmak:</strong> Spor, nefes egzersizleri, sosyal aktiviteler ve hobi edinmek duygusal yükü azaltır.</p>
</li>
<li data-start="4201" data-end="4278">
<p data-start="4204" data-end="4278"><strong data-start="4204" data-end="4230">Kendini ödüllendirmek:</strong> Bazen bir gün bile oynamamak büyük bir adımdır.</p>
</li>
</ol>
<h2 data-start="4280" data-end="4310"><strong data-start="4283" data-end="4310">Unutma! Bu Bir Yolculuk</strong></h2>
<p data-start="4312" data-end="4558">Kumar bağımlılığı bir “irade eksikliği” değil, bir savaştır ve çok sabır ister. Kendine öfkelenmek yerine şefkat göstermek çok kıymetlidir. İyileşmek her zaman mümkündür. Sen de bu mücadeleyi kazanabilirsin. Ve unutma, bu süreçte yalnız değilsin.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/kayiplarin-pesinde-kumarin-ekonomik-ve-ruhsal-bedeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okula Yeni Başlayan Çocukları İçin Ebeveynlere Tavsiyeler</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/okula-yeni-baslayan-cocuklari-icin-ebeveynlere-tavsiyeler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=okula-yeni-baslayan-cocuklari-icin-ebeveynlere-tavsiyeler</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/okula-yeni-baslayan-cocuklari-icin-ebeveynlere-tavsiyeler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Sıkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 21:12:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile ve Ebeveyn Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=13618</guid>

					<description><![CDATA[Yaz bitti ve eylül ayının gelmesiyle birlikte okul zilleri çalmaya başladı. Evde verilen eğitimin artık okula taşınmasıyla birlikte çocuklar için yeni bir dönem başlamış oldu. Bu durum hem veliler hem öğrenciler için heyecan yaratırken kimi zaman endişe verici olabiliyor. Okul, aileden sonra çocuğun eğitimine katkı sağlayan bir ortamdır. Çocuk burada bireysel olarak davranmayı, sorumluluk almayı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="390" data-end="664">Yaz bitti ve eylül ayının gelmesiyle birlikte okul zilleri çalmaya başladı. Evde verilen eğitimin artık okula taşınmasıyla birlikte çocuklar için yeni bir dönem başlamış oldu. Bu durum hem veliler hem öğrenciler için heyecan yaratırken kimi zaman endişe verici olabiliyor.</p>
<p data-start="666" data-end="1080">Okul, aileden sonra çocuğun eğitimine katkı sağlayan bir ortamdır. Çocuk burada bireysel olarak davranmayı, sorumluluk almayı, sosyal ortamlarda kendini görmeye başlar. İhtiyaçlarını karşılama ve problem çözme yeteneğinin de gelişmesi beklenmektedir. Bu süreçte yaşayacakları <strong data-start="942" data-end="956">adaptasyon</strong> süreci her çocukta farklı şekilde seyreder. Kimi daha hızlı adapte olurken kimi çocukta bu sürecin uzadığını görebiliriz.</p>
<h2 data-start="1082" data-end="1132"><strong data-start="1085" data-end="1132">Çocuklarda Adaptasyon Sorunu Nasıl Görülür?</strong></h2>
<p data-start="1134" data-end="1442">Okula yeni başlayan çocuklarda ağlama krizleri, öfke sorunları, içe kapanıklık oldukça sık gözlenmektedir. Tırnak yeme, yemek ve uyku sorunları da bu süreci etkilemektedir. Çocuk fizyolojik bir sorunu olmamasına rağmen karın ağrısı ya da mide bulantısı gibi şikayetlerde bulunup okula gitmek istemeyebilir.</p>
<p data-start="1444" data-end="1754">Bu sorunların altında yatan en büyük neden ayrılma kaygısıdır. Çocuk yaşadığı bu kaygı ile baş etmekte zorlandığı için <strong data-start="1563" data-end="1574">ebeveyn</strong>lerinden uzaklaşmak istemez. Bireysel şekilde davranmayı reddeder. Çocuğu psikolojik olarak bu sürece hazırlamak genel duygu durumu ve okul başarısı açısından oldukça değerlidir.</p>
<h2 data-start="1756" data-end="1781"><strong data-start="1759" data-end="1781">Neler Yapılabilir?</strong></h2>
<p data-start="1783" data-end="1947">Bu <strong data-start="1786" data-end="1800">adaptasyon</strong> sürecini her çocuk için farklı olabilir. <strong data-start="1842" data-end="1856">Ebeveynler</strong> olarak ilk günlerin zor geçeceğini baştan kabul etmeniz gerekir. Gelin birlikte bakalım.</p>
<h3 data-start="1949" data-end="1993"><strong data-start="1953" data-end="1993">1. Açık Bir İletişim Dili Benimseyin</strong></h3>
<p data-start="1995" data-end="2257">Çocuk ile kurulan açık iletişim okula başladıktan sonra da devam etmektedir. Okuldan dönen çocuğa gününün nasıl geçtiğini sormak ile başlayabiliriz. Onu üzen ya da mutlu eden anlarını dinlemek, neler öğrendiğini merak etmek bu iletişimin bir parçası olmalıdır.</p>
<p data-start="2259" data-end="2557">Bunu yaparken çocuğu sabırla dinlemeli, kendisini anlatmasına izin vermeliyiz. Çocuğa koşullu şekilde davranmaktan kaçınmalıyız. ‘Ağlarsan, üzülürsen seni almaya gelmem’ gibi cümlelerden kurmamaya özen göstermeliyiz. Başta da belirttiğim gibi açık bir iletişimi anlayışla yoğurmamız gerekecektir.</p>
<h3 data-start="2559" data-end="2600"><strong data-start="2563" data-end="2600">2. Bir Rutine Bağlı Kalmak Önemli</strong></h3>
<p data-start="2602" data-end="2831">Okul döneminde çocuk belli bir rutine bağlı devam edeceğinden bu durumu evde de oluşturmak ve sürdürmek önemlidir. Okula başlamadan çocuğu alıştırmak için yapılan rutinler çocuğun okula <strong data-start="2788" data-end="2802">adaptasyon</strong> sürecini hızlandıracaktır.</p>
<p data-start="2833" data-end="3011">Örneğin belli bir zaman diliminde çocuğa kitap okumak, okula göre öğle yemek saatini düzenlemek ve ekran kullanımı kısıtlamak bu sürecin daha kolay atlatılmasını sağlayacaktır.</p>
<h3 data-start="3013" data-end="3068"><strong data-start="3017" data-end="3068">3. Uyku ve Beslenme Düzenine Dikkat Etmek Gerek</strong></h3>
<p data-start="3070" data-end="3402">Okula adaptasyon sürecinde bozulan ilk rutinlerden biri uyku düzenidir. Çocuğun yaşadığı kaygı ve stres onu uykusuzluğa sürükleyebilir. Gece uyumamak sabahta kalkmamak için direnebilir. Bu yüzden <strong data-start="3266" data-end="3277">ebeveyn</strong>lerin istikrarlı olması şarttır. Unutmamak gerekir ki bir rutini yakalamak için öncelikle onu devam ettirmek gerekmektedir.</p>
<p data-start="3404" data-end="3638">Beslenme düzeni için de aynı durum söz konusudur. Hafta sonu olsa bile kahvaltıları okul saatine yakın bir şekilde hazırlamak etkili olabilir. Çocuğun beslenme düzeni hem bedensel sağlığı hem de akademik başarısı üzerinde etkilidir.</p>
<h3 data-start="3640" data-end="3682"><strong data-start="3644" data-end="3682">4. Sürece Çocuklarınızı Dahil Edin</strong></h3>
<p data-start="3684" data-end="3935">Çocuklar için <strong data-start="3698" data-end="3709">ebeveyn</strong> desteği çok önemlidir. Böyle durumlarda çocuk anne babasına her şeyden daha çok ihtiyaç duyar. Bu süreci aile ile yürütmek faydalı olacaktır. Okul için gerekli olacak kırtasiye ve giyim alışverişini birlikte yapabilirsiniz.</p>
<h3 data-start="3937" data-end="3967"><strong data-start="3941" data-end="3967">5. Vedaları Kısa Tutun</strong></h3>
<p data-start="3969" data-end="4074">İlk zamanlar çocuğun ailesinden ayrılması zor olacaktır. Bu yüzden vedaları kısa tutmaya özen gösterin.</p>
<h3 data-start="4076" data-end="4117"><strong data-start="4080" data-end="4117">6. Öğretmen İle İş Birliği Önemli</strong></h3>
<p data-start="4119" data-end="4335">Çocuğun sınıf öğretmeni ile iş birliği yapmanız önemlidir. Siz çocuğu sadece evde gözlemlerken, öğretmen o çocuğu anda görmektedir. Bu yüzden sınıf öğretmeni ile sık sık iletişim halinde olmanız sağlıklı olacaktır.</p>
<h2 data-start="4337" data-end="4423"><strong data-start="4340" data-end="4423">Okula Adaptasyon Sürecinde Hangi Semptomlar Psikolojik Destek Gerektirmektedir?</strong></h2>
<p data-start="4425" data-end="4729">Çocuğun okula <strong data-start="4439" data-end="4453">adaptasyon</strong> süreci boyunca yaşadığı kaygı, okula gitme isteksizliği normalden fazla şekilde uzarsa bir problemden bahsedebiliriz. Bu sürecin uzamasının yanında öfke sorunları, gece korkuları, altını ıslatma gibi normal olmayan davranışlar için <strong data-start="4686" data-end="4707">psikolojik destek</strong> almak gerekecektir.</p>
<h2 data-start="4731" data-end="4746"><strong data-start="4734" data-end="4746">Kaynakça</strong></h2>
<p data-start="4748" data-end="4955">BAYSAL, E. A., OCAK, G., &amp; Çalışkan, B. (2021). Okula, Çevreye ve Akranlarına Uyum Sorunu Yaşayan Öğrencinin Ortama. Dergipark:<br data-start="4875" data-end="4878" /><a class="decorated-link" href="https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1566396" target="_new" rel="noopener" data-start="4878" data-end="4935">https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1566396</a> adresinden alındı</p>
<p data-start="4957" data-end="5098">Yılmaz Genç, M., Aktaş Arnas, Y., &amp; Özen Uyar, R. (2017, Kasım). Okul Öncesi Dönemde Çocuk, Ebeveyn ve Öğretmen Gözünden Okula Uyum Süreci.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/okula-yeni-baslayan-cocuklari-icin-ebeveynlere-tavsiyeler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zehirli Anne Babaların Çocuk Üzerindeki Etkileri</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/zehirli-anne-babalarin-cocuk-uzerindeki-etkileri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=zehirli-anne-babalarin-cocuk-uzerindeki-etkileri</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/zehirli-anne-babalarin-cocuk-uzerindeki-etkileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Sıkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 08:34:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=11686</guid>

					<description><![CDATA[TDK’ya göre aile, evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik anlamına gelmektedir. Sosyolojik açıdan bakarsak aile; sosyal bir kurum, cinselliğin kontrol altına alınması, neslin devamı, çocukların yetiştirilmesi, önceden tanımlanmış olan statü ve kültürün öğretilmesi ve duygusal yönden güven ortamı sağlamak gibi pek çok işlevi yerine [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="440" data-end="615"><strong data-start="440" data-end="460">TDK’ya göre aile</strong>, evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik anlamına gelmektedir.</p>
<p data-start="617" data-end="901">Sosyolojik açıdan bakarsak aile; sosyal bir kurum, cinselliğin kontrol altına alınması, neslin devamı, çocukların yetiştirilmesi, önceden tanımlanmış olan statü ve kültürün öğretilmesi ve duygusal yönden güven ortamı sağlamak gibi pek çok işlevi yerine getirir (Ege &amp; Tuncay, 2019).</p>
<p data-start="903" data-end="1326">Toplumda ailenin oldukça önemli bir yeri vardır. Çocuğun büyümesinde ve kişilik yapısının oluşmasında ebeveynlerin inanılmaz bir katkısı vardır. Peki her anne, baba kutsal mıdır? Ne yazık ki hayır. Elbette burada mükemmeli aramıyoruz. Ebeveynlik oldukça zor olmakla birlikte burada dikkat çekeceğimiz konu, onların görevleri değil, <strong data-start="1235" data-end="1313">zehirli anne ve babanın ellerinde yetişen çocukların yaşadıkları zorluklar</strong> olacaktır.</p>
<h2 data-start="1333" data-end="1379"><strong data-start="1336" data-end="1379">Kimlere Toksik (Zehirli) Ebeveyn Deriz?</strong></h2>
<p data-start="1381" data-end="1511">Toksik (zehirli) ebeveyn, psikoloji bilimi tarafından tanımlanmış bir kavram değildir. Peki biz kimlere zehirli ebeveyn diyoruz?</p>
<p data-start="1513" data-end="1694">Çocuklarını bilerek ya da bilmeyerek istismar eden, onlarda korku ya da suçluluk duyguları oluşturan, kısacası hayatlarını kötü yönde etkileyen ebeveynler olarak tanımlayabiliriz.</p>
<p data-start="1696" data-end="1908">Yukarıda da dediğim gibi mükemmeli aramıyoruz. Hepimiz bu dünyaya bir kere geliyoruz, anne babalarımız buna dahil. Bazen anne babalarımız da bizi üzebilir. Fakat bu durum onların zehirli olduğu anlamına gelmez.</p>
<p data-start="1910" data-end="2080">Zehirli ebeveynler, çocuklarının üzerinde bıraktıkları etkiden ziyade kendilerini düşünürler ve bu durum ara sıra değil, sıklıkla görülür. Gelin örneklerle inceleyelim:</p>
<h3 data-start="2087" data-end="2120"><strong data-start="2091" data-end="2118">1. Ben Merkezci Ebeveyn</strong></h3>
<p data-start="2121" data-end="2281">Bizim toplumumuzda zorba ebeveyn genelde babadır, anne daha pasif bir rol üstlenir. Bu role sahip bir ebeveynin söylediği, yaptığı her şey doğru kabul edilir.</p>
<p data-start="2283" data-end="2422">Anne psikolojik ya da fiziksel istismarla susturulduğu için ses çıkaramaz. Böyle bir ortamda çocuklar büyüyene kadar hiçbir sorun yoktur.</p>
<p data-start="2424" data-end="2646">Ne zaman ki çocuklar büyür, babalarının kararlarını sorgulamaya başlar; o zaman evde tartışmalar başlar. Çocuk kendi fikrini beyan ettiği için nankörlük ya da vefasızlık ile suçlanır. Hatta iş fiziksel şiddete varabilir.</p>
<h3 data-start="2653" data-end="2681"><strong data-start="2657" data-end="2679">2. Bağımlı Ebeveyn</strong></h3>
<p data-start="2682" data-end="2833">Yetersiz ebeveyn de diyebiliriz. Ebeveynin yaşadığı psikolojik rahatsızlıklar ya da madde bağımlılığı çocuğun üstünde büyük bir olumsuz etki bırakır.</p>
<p data-start="2835" data-end="3065">Anne babanın kendi meşguliyetlerinden ötürü çocuğa vermesi gereken maddi ya da manevi desteği sağlayamaması sonucu çocuk, ebeveynine ebeveynlik yapmaya başlar. Kısacası çocuk, ebeveynleri yüzünden bir anda büyümek zorunda kalır.</p>
<h3 data-start="3072" data-end="3108"><strong data-start="3076" data-end="3106">3. Aşırı Kontrolcü Ebeveyn</strong></h3>
<p data-start="3109" data-end="3280">Böyle ebeveynlere göre çocuğun kendi kimliği yoktur. Çocuk anne babasının gözünde bir birey olarak var olamaz. Kontrolcü ebeveynler her şeyi çocukları yerine düşünürler.</p>
<p data-start="3282" data-end="3474">Onlar için çocuk, adeta kendi uzuvları gibidir. Ebeveynler çocuğu ilgilendiren her konuya kendi karar verir. Böyle ebeveynlerle büyüyen çocuklar bireyselleşemez ve bağımlılık geliştirebilir.</p>
<h3 data-start="3481" data-end="3511"><strong data-start="3485" data-end="3509">4. Eleştirel Ebeveyn</strong></h3>
<p data-start="3512" data-end="3652">Toplumda en çok görülen zehirli ebeveyn türü budur. Çocuklarını sözlü olarak taciz ederler, onlara karşı küfür kullanırlar ve aşağılarlar.</p>
<p data-start="3654" data-end="3780">Bir hata gördüklerinde bunu direkt çocuğun karakterine bağlarlar. Örnek: <em data-start="3727" data-end="3778">“Sen zaten hep beceriksizdin, senden adam olmaz.”</em></p>
<p data-start="3782" data-end="3925">Dolaylı olarak kötüleyen ebeveynler de bu gruptadır. Kinayeli, iğneleyici şekilde konuşurlar. Kıyaslama da eleştirel ebeveynde çokça görülür.</p>
<h3 data-start="3932" data-end="3978"><strong data-start="3936" data-end="3976">5. Fiziksel Şiddet Uygulayan Ebeveyn</strong></h3>
<p data-start="3979" data-end="4145">Çocuklarına şiddet uygulayan, onları fiziksel olarak istismar eden anne babalardır. Çocuğun yaptığı hataları tekrar etmemesi için şiddet uyguladıklarını savunurlar.</p>
<p data-start="4147" data-end="4238">Ancak “çocuğun iyiliği için” denilerek yapılan şiddet, aslında kalıcı <strong data-start="4217" data-end="4227">travma</strong> bırakır.</p>
<h2 data-start="4245" data-end="4287"><strong data-start="4248" data-end="4287">Çocuk Üzerindeki Etkileri Nelerdir?</strong></h2>
<p data-start="4289" data-end="4441">Bir çocuk için anne baba adeta “tanrı rolündedir”; onlar ne diyorlarsa haklıdırlar. Çocuğun dünyaya bakış açısı önce ebeveynleri üzerinden şekillenir.</p>
<p data-start="4443" data-end="4576">Bu yüzden çocuk, anne ve babasının güvenilmez olduğunu kabul etmektense tüm sorunu üstlenir ve bunu bir bedel ödeme olarak düşünür.</p>
<ul data-start="4578" data-end="4885">
<li data-start="4578" data-end="4683">
<p data-start="4580" data-end="4683">Zehirli ebeveynlere maruz kalan çocuklar kendilerini yetersiz, değersiz ve sevilmeye layık bulmazlar.</p>
</li>
<li data-start="4684" data-end="4744">
<p data-start="4686" data-end="4744">Çocuklukta yaşanan problemler yetişkin hayatına taşınır.</p>
</li>
<li data-start="4745" data-end="4798">
<p data-start="4747" data-end="4798">Sosyal ve iş ilişkilerinde haklarını arayamazlar.</p>
</li>
<li data-start="4799" data-end="4885">
<p data-start="4801" data-end="4885">Duygusal ilişkilerinde kendilerine zarar verecek kişileri hayatlarına alabilirler.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="4887" data-end="5040">Özellikle kız çocuklarında bu durum çok yaygındır. Evdeki kaos ortamından kaçmak için erken yaşta evlenirler. Ancak bu her zaman iyi sonuçlar doğurmaz.</p>
<p data-start="5042" data-end="5216">Zehirli ebeveynlerin çocukları sınır çizmekte zorlanır, öfke problemleri yaşayabilirler. Kısacası çocuk, yetişkin hayatında ebeveynlerinin açtığı yaraları sarmakla uğraşır.</p>
<h2 data-start="5223" data-end="5262"><strong data-start="5226" data-end="5262">Çözüm ve Farkındalık Geliştirmek</strong></h2>
<p data-start="5264" data-end="5463">Böyle zor bir ortamda büyümek kolay değildir. Hapisteymiş gibi hissedilebilir. Çocuklar ve yetişkinler bu zorluğu atlatabilmek için bazen bağımlılıklara yönelebilir. Ancak bu geleceği mahvedebilir.</p>
<p data-start="5465" data-end="5483">Unutulmamalı ki:</p>
<ul data-start="5484" data-end="5621">
<li data-start="5484" data-end="5546">
<p data-start="5486" data-end="5546">Ebeveynleri değiştirmeye çalışmak çoğu zaman sonuç vermez.</p>
</li>
<li data-start="5547" data-end="5621">
<p data-start="5549" data-end="5621">Kendinden vazgeçmek, sürekli onay aramak <strong data-start="5590" data-end="5601">özgüven</strong> kaybına yol açar.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="5623" data-end="5654">Bu nedenle yapılması gereken:</p>
<ul data-start="5655" data-end="5804">
<li data-start="5655" data-end="5686">
<p data-start="5657" data-end="5686"><strong data-start="5657" data-end="5683">Sınır koymayı öğrenmek</strong>,</p>
</li>
<li data-start="5687" data-end="5730">
<p data-start="5689" data-end="5730">Doğru kişilere yaşanan sorunu anlatmak,</p>
</li>
<li data-start="5731" data-end="5759">
<p data-start="5733" data-end="5759">Psikolojik destek almak,</p>
</li>
<li data-start="5760" data-end="5804">
<p data-start="5762" data-end="5804">Maddi ve manevi bağımsızlık kazanmaktır.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="5806" data-end="5940">Çocukken ne yaşanacağına ebeveynler karar vermiş olabilir ama artık yetişkin bir birey olarak kendi geleceğini belirlemek mümkündür.</p>
<h2 data-start="5947" data-end="5962"><strong data-start="5950" data-end="5962">Kaynakça</strong></h2>
<ul data-start="5964" data-end="6239">
<li data-start="5964" data-end="6134">
<p data-start="5966" data-end="6134">Ege, G., &amp; Tuncay, T. (2019). <em data-start="5996" data-end="6132">Çocukları Kurum Bakımında Olan Ebeveynler: Yaşam Deneyimleri, Hizmet Beklentileri ve Gelecek Planları Üzerine Niteliksel Bir İnceleme.</em></p>
</li>
<li data-start="6135" data-end="6239">
<p data-start="6137" data-end="6239">Forward, S. (2011). <em data-start="6157" data-end="6237">Zor Bir Ailede Büyümek: Geçmişi Onarmanın ve Hayatını Geri Kazanmanın Yolları.</em></p>
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/zehirli-anne-babalarin-cocuk-uzerindeki-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEVGİ AÇLIĞI VE YALNIZLIK HİSSİYLE GEÇEN BİR ÖMÜR: DUYGUSAL YOKSUNLUK ŞEMASI</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/sevgi-acligi-ve-yalnizlik-hissiyle-gecen-bir-omur-duygusal-yoksunluk-semasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sevgi-acligi-ve-yalnizlik-hissiyle-gecen-bir-omur-duygusal-yoksunluk-semasi</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/sevgi-acligi-ve-yalnizlik-hissiyle-gecen-bir-omur-duygusal-yoksunluk-semasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Sıkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 09:15:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=9660</guid>

					<description><![CDATA[Bazı insanlar kalabalığın içindeyken bile yalnız olduklarını düşünürler. Etrafında sevdikleri olsa da her zaman bir eksiklik ve boşluk hissiyle mücadele ederler. Anlaşılmadıklarını ya da önemsenmediklerini düşünmekten kendilerini alamazlar. Anlatmak isteseler bile karşılarındaki insanın onları anlayabileceğine dair inançları yoktur. Yani duygusal olarak yalnız hissederler. Bu hisler hiçbir zaman durduk yere, rastgele ortaya çıkmaz. Her şeyden önce [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="480" data-end="915">Bazı insanlar kalabalığın içindeyken bile yalnız olduklarını düşünürler. Etrafında sevdikleri olsa da her zaman bir eksiklik ve boşluk hissiyle mücadele ederler. Anlaşılmadıklarını ya da önemsenmediklerini düşünmekten kendilerini alamazlar. Anlatmak isteseler bile karşılarındaki insanın onları anlayabileceğine dair inançları yoktur. Yani duygusal olarak yalnız hissederler. Bu hisler hiçbir zaman durduk yere, rastgele ortaya çıkmaz.</p>
<p data-start="917" data-end="1363">Her şeyden önce <strong data-start="933" data-end="953">yalnız hissetmek</strong> ile yalnız olmak arasındaki farkı görmek gerekir. Yalnız olmak kişinin kendisine vakit ayırması, önceliğini kendine vermesidir ve oldukça önemlidir. Hatta ihtiyaç denebilir. <strong data-start="1128" data-end="1147">Yalnızlık hissi</strong> ise kendini çıkmazda görmek, yani bir zorunluluk durumunu ifade eder. Bizim bu makalede değineceğimiz taraf yalnız hissetmek olacak. Yalnız hissetmek, <strong data-start="1299" data-end="1314">Şema Terapi</strong>’de <strong data-start="1318" data-end="1340">duygusal yoksunluk</strong> adı altında incelenir.</p>
<h3 data-start="1370" data-end="1418"><strong data-start="1370" data-end="1418">Şema Terapi Hakkında Küçük Bir Bilgilendirme</strong></h3>
<p data-start="1420" data-end="2003">Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi’den doğmuş, Young tarafından geliştirilmiştir. Bu terapi çeşidinde çocukluk çağı sorunları ele alınır. Çocuklukta karşılanmayan gereksinimler, ihmal edilmiş ihtiyaçlar bozulmuş örüntüleri oluşturur. Erken dönem yaşam deneyimleri, yaşamın sonraki yıllarında bireyin kişilerarası ilişkileri ve psikolojik belirtileri üzerinde etkisi olan önemli faktörlerden biridir. (Jeffrey E. Young, 2003) Hedef ise çoğunlukla problemli davranış örüntülerinin kökenlerini anlamaya çalışmaktır. Sorunlu duyguları ele almak, <strong data-start="1967" data-end="1982">Şema Terapi</strong>’nin odak noktasıdır.</p>
<h3 data-start="2010" data-end="2046"><strong data-start="2010" data-end="2046">Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir?</strong></h3>
<p data-start="2048" data-end="2498">Yukarıda da değindiğim gibi yalnız hissetmek, <strong data-start="2094" data-end="2123">duygusal yoksunluk şeması</strong> adı altında incelenir. Bu şemada birey en temel duygusal ihtiyaçlarının (anlayış, ilgi, şefkat) yeteri kadar karşılanmayacağına dair derin bir inanca sahiptir. Çocukluğunda bakım, empati ve korunma eksikliği yaşar. Bu şemaya sahip olan bireyler içten içe kimsenin onları sevemeyeceğine, anlayamayacağına inanırlar. Bu şema nasıl bir iç ses ile görülür, birkaç örnek verelim:</p>
<ul data-start="2500" data-end="2837">
<li data-start="2500" data-end="2567">
<p data-start="2502" data-end="2567">Duygularımı o kadar derin hissediyorum ki karşılık bulamıyorum.</p>
</li>
<li data-start="2568" data-end="2603">
<p data-start="2570" data-end="2603">Kimse beni gerçekten anlamıyor.</p>
</li>
<li data-start="2604" data-end="2665">
<p data-start="2606" data-end="2665">Yaşadığım ilişkilerde her zaman bir şeyler eksik kalıyor.</p>
</li>
<li data-start="2666" data-end="2725">
<p data-start="2668" data-end="2725">Gördüğümden daha fazla sevgiye ve ilgiye ihtiyacım var.</p>
</li>
<li data-start="2726" data-end="2782">
<p data-start="2728" data-end="2782">Benden daha sıcak insanlara ilgimi hemen kaybederim.</p>
</li>
<li data-start="2783" data-end="2837">
<p data-start="2785" data-end="2837">Birinin beni sevmesine izin vermekte zorlanıyorum.</p>
</li>
</ul>
<h3 data-start="2844" data-end="2913"><strong data-start="2844" data-end="2913">Duygusal Yoksunluk Şeması’nın Oluşumunda Ebeveyn Etkisi Nasıldır?</strong></h3>
<p data-start="2915" data-end="3070">Bu şemanın kökeninde duygusal olarak ulaşılmaz bakım veren(ler) yatar. Ebeveyn fiziki olarak oradadır ama duygusal olarak çocuk ile sağlam bir bağ kuramaz.</p>
<p data-start="3072" data-end="3100"><strong data-start="3072" data-end="3100">Örnek ebeveyn tutumları:</strong></p>
<ul data-start="3102" data-end="3278">
<li data-start="3102" data-end="3143">
<p data-start="3104" data-end="3143">Her daim meşgul ve yorgun ebeveynler.</p>
</li>
<li data-start="3144" data-end="3184">
<p data-start="3146" data-end="3184">Kıyaslayıcı ve eleştirel ebeveynler.</p>
</li>
<li data-start="3185" data-end="3243">
<p data-start="3187" data-end="3243">Duyguları ciddiye almayan ya da küçümseyen ebeveynler.</p>
</li>
<li data-start="3244" data-end="3278">
<p data-start="3246" data-end="3278">Tutarsız ebeveyn davranışları.</p>
</li>
</ul>
<h3 data-start="3285" data-end="3314"><strong data-start="3285" data-end="3314">Olumsuz Yaşam Deneyimleri</strong></h3>
<ol data-start="3316" data-end="3800">
<li data-start="3316" data-end="3526">
<p data-start="3319" data-end="3526"><strong data-start="3319" data-end="3343">Çocukluk travmaları:</strong> Duygusal, cinsel ya da fiziksel istismar gibi travmatik deneyimler çocuğun mental olarak zarar görmesine sebep olur ve bunun sonucunda <strong data-start="3479" data-end="3508">duygusal yoksunluk şeması</strong> geliştirebilir.</p>
</li>
<li data-start="3527" data-end="3634">
<p data-start="3530" data-end="3634"><strong data-start="3530" data-end="3562">Ebeveyn kaybı ya da ayrılık:</strong> Ebeveynlerin boşanması ya da kaybı <strong data-start="3598" data-end="3619">yalnızlık hissini</strong> artırabilir.</p>
</li>
<li data-start="3635" data-end="3800">
<p data-start="3638" data-end="3800"><strong data-start="3638" data-end="3677">Aile içinde yaşanan anlaşmazlıklar:</strong> Evde yaşanan tartışmalar, sürekli gerginlik ve huzursuzluk hali çocuğun kendini güvensiz hissetmesine sebebiyet verebilir.</p>
</li>
</ol>
<p data-start="3802" data-end="3925">Bu şekilde davranan bakımveren(ler) ile büyüyen çocuk, ileriki hayatında küçüklükten kalan eksik parçaları bulmaya çalışır.</p>
<h3 data-start="3932" data-end="3982"><strong data-start="3932" data-end="3982">Duygusal Yoksunluğun Yetişkinliğe Yansıma Hali</strong></h3>
<p data-start="3984" data-end="4535"><strong data-start="3984" data-end="4013">Duygusal yoksunluk şeması</strong>, bireyin sürekli kendisini yalnız ve boşlukta hissetmesine yol açar. Bu durum ilişkilerde boşluk hissi ve tatminsizliğe neden olur. Bu şemaya sahip bireyler genellikle aşırı hassas, sürekli onay ararlar ve diğerlerine duygusal anlamda bağımlı olurlar. Hissettikleri boşluk hissinden dolayı başkalarının ihtiyaçlarına koşmaktan, onlara yardım etmekten çekinmezler ama sıra kendi ihtiyaçlarına gelince çekimser kalabilirler. Bu durum bireyin ilişkiler, iş, sosyal yaşam ve psikolojisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratabilir.</p>
<ul data-start="4537" data-end="4845">
<li data-start="4537" data-end="4597">
<p data-start="4539" data-end="4597">Duygusal ilişkilerde partnerinin ilgisini yetersiz bulma</p>
</li>
<li data-start="4598" data-end="4627">
<p data-start="4600" data-end="4627">Yardım istemekte zorlanma</p>
</li>
<li data-start="4628" data-end="4682">
<p data-start="4630" data-end="4682">Aşırı fedakârlık, her zaman karşılıksız verme hali</p>
</li>
<li data-start="4683" data-end="4694">
<p data-start="4685" data-end="4694">Çatışma</p>
</li>
<li data-start="4695" data-end="4719">
<p data-start="4697" data-end="4719">Kaçınma davranışları</p>
</li>
<li data-start="4720" data-end="4747">
<p data-start="4722" data-end="4747">İş performansında düşüş</p>
</li>
<li data-start="4748" data-end="4768">
<p data-start="4750" data-end="4768">Motivasyon kaybı</p>
</li>
<li data-start="4769" data-end="4789">
<p data-start="4771" data-end="4789">Sosyal izolasyon</p>
</li>
<li data-start="4790" data-end="4807">
<p data-start="4792" data-end="4807">Düşük özsaygı</p>
</li>
<li data-start="4808" data-end="4821">
<p data-start="4810" data-end="4821">Depresyon</p>
</li>
<li data-start="4822" data-end="4845">
<p data-start="4824" data-end="4845">Anksiyete bozukluğu</p>
</li>
</ul>
<p data-start="4847" data-end="4933">Genelde iç sesleri şöyledir: <em data-start="4876" data-end="4933">“Ne yaparsam yapayım, içimdeki boşluğu dolduramıyorum.”</em></p>
<h3 data-start="4940" data-end="4983"><strong data-start="4940" data-end="4983">Duygusal Yoksunluk ile Baş Etme Yolları</strong></h3>
<ul data-start="4985" data-end="5706">
<li data-start="4985" data-end="5371">
<p data-start="4987" data-end="5371">Bu şema kader değildir, bireyin iyileşmesi mümkündür. Öncelikle şemanın farkında olmak ve bunu kabul etmek gerekir. Sevgiye giden yol öncelikle kendini fark etmek ve anlamaktan geçer. Şemanın varlığını kabul etmek, kendisine şefkat göstermesi bu iyileşme sürecinin en önemli parçasıdır. Sonrasında kurulacak sağlıklı ve güvenli ilişkiler bu iyileşme sürecinin devam etmesini sağlar.</p>
</li>
<li data-start="5372" data-end="5478">
<p data-start="5374" data-end="5478">Bireyin kendine ayıracağı zaman ve özbakım hiç şüphesiz duygusal sağlığını iyileştirmesinde etkilidir.</p>
</li>
<li data-start="5479" data-end="5601">
<p data-start="5481" data-end="5601">Bu konuyla ilgili kitapları okumak, bireyin kendini tanımasına ve ilerleyeceği yol haritasını çizmesine yardımcı olur.</p>
</li>
<li data-start="5602" data-end="5706">
<p data-start="5604" data-end="5706"><strong data-start="5604" data-end="5619">Şema Terapi</strong>, bireyin psikolog eşliğinde şemalarını fark etmesi, tanıması için oldukça etkilidir.</p>
</li>
</ul>
<h3 data-start="5713" data-end="5725"><strong data-start="5713" data-end="5725">Kaynakça</strong></h3>
<p data-start="5727" data-end="5800">Jeffrey E. Young, J. S. (2003). <em data-start="5759" data-end="5800">Schema Therapy: A Practitioner’s Guide.</em></p>
<p data-start="5802" data-end="5985">Joan M. Farrell, I. A. (2014). <em data-start="5833" data-end="5985">The Schema Therapy Clinician’s Guide: A Complete Resource for Building and Delivering Individual, Group and Integrated Schema Mode Treatment Programs.</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/sevgi-acligi-ve-yalnizlik-hissiyle-gecen-bir-omur-duygusal-yoksunluk-semasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ALIŞVERİŞ BAĞIMLILIĞI (ONYOMANİ) HAKKINDA</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/alisveris-bagimliligi-onyomani-hakkinda/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=alisveris-bagimliligi-onyomani-hakkinda</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/alisveris-bagimliligi-onyomani-hakkinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Sıkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 21:14:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Zihin ve Davranış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=7822</guid>

					<description><![CDATA[Alışveriş yapmak çoğu zaman eğlenceli olsa da kompulsif alışveriş ciddi sorun teşkil eden bir bağımlılık çeşididir. Anlık hissedilen istek ve haz sonucu tekrarlaması oldukça yüksek bir davranış biçimi olduğu için çoğu zaman kişiyi zor durumlara sokabilir.  Bu durum Emil Kraepelin tarafından Onyomani olarak tanımlanmıştır. Yunanca olan ‘Onios’ satılan, ‘Mania’ kelimesi ise çılgınlık demektir.  Bağımlılık genel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Alışveriş yapmak çoğu zaman eğlenceli olsa da kompulsif alışveriş ciddi sorun teşkil eden bir bağımlılık çeşididir. Anlık hissedilen istek ve haz sonucu tekrarlaması oldukça yüksek bir davranış biçimi olduğu için çoğu zaman kişiyi zor durumlara sokabilir.  Bu durum Emil Kraepelin tarafından Onyomani olarak tanımlanmıştır. Yunanca olan ‘Onios’ satılan, ‘Mania’ kelimesi ise çılgınlık demektir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bağımlılık genel olarak madde adı altında işlense de kişiyi olumsuz bir sonuca getiren ve yapılmaya devam edilen davranışlar da bağımlılık adı altında incelenmektedir. Bu bağımlılığa sahip olan kişiler genellikle anksiyete, sıkıntı ve gerginlik gibi hisleri hafifletmek adına aşırı ve düzenli bir şekilde alışveriş yaparlar. Öyle ki alışveriş yaptıktan sonraki hissedilen hoşnutluk ne yazık ki geçicidir. </span><b>Burada dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de kişinin satın aldığı ürün yerine, onu satın almanın verdiği hazzı ön planda tutmasıdır.</b></p>
<p><b>Onyomani Nedenleri Nelerdir?</b></p>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Duygular ile Baş Etmede Yaşanan Zorluk: </b><span style="font-weight: 400;">duygusal zorlanma da diyebileceğimiz bu durum, kişinin hissettiği olumsuz duyguları bastırmak ya da yok etmek adına başvurduğu zararlı bir alışveriş davranışına çevirmesidir. Bu sağlıksız bir başa çıkma mekanizması olmak ile kişi yaptığı alışverişten anlık bir haz alsa da yine sonrasında hissettiği suçluluk gibi zor duygular yaşamasıdır. </span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Özsaygı: </b><span style="font-weight: 400;">Kendi benliklerini tanıma konusunda zorluk çeken bireyler satın aldıkları ürünler ile sosyal çevrelerinde yer edineceklerini düşünürler. </span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Özdenetim konusunda yaşanan eksiklik:</b><span style="font-weight: 400;"> Kişinin önceliklerini belirleyememesi, ihtiyaç ve istekler konusunda yaşadığı zorluklar olarak tanımlanabilir. </span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Sosyal dışlanma:</b><span style="font-weight: 400;"> Sosyal dışlanma korkusu yaşayan kişiler aldıkları popüler ya da son teknoloji ürünler ile kendini o topluma ait hissetmek isteyebilirler. </span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Kişinin kendisine özel aldığı haz: </b><span style="font-weight: 400;">Alışveriş bağımlılığına sahip kişiler bunu gizli bir zevk olarak tanımlamakla birlikte bazen yakınlarıyla bunu paylaşabilir ama alışveriş konusunda aynı fikre sahip olmayan insanlardan bunu saklamaya meyilli olurlar. Bu durum genellikle hissettikleri utanç duygusuna bağlıdır. </span></li>
</ul>
<p><b>Onyomani Tetikleyicileri</b></p>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Online alışveriş: </b><span style="font-weight: 400;">Pandemi ve sonrasında daha da çok artan çevrimiçi alışverişin yaygın hale gelmesi ve günün her saati ürün satın alma imkânı sunduğu için bu bağımlılığı tetikleyen unsurlardan biri olarak görülebilir.</span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Sosyal medya: </b><span style="font-weight: 400;">Sosyal medyanın etkisiyle kişi ihtiyaçlarından ziyade popüler ürünlerin alma eğilimine sahip olabilmektedir. Kişi popüler ürünleri alırken kimi zaman yararlı olacağını düşünür kimi zamanda bu ürünü sosyal statü göstergesi olarak da görebilmektedir.</span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Avantaj ve satış stratejileri:</b><span style="font-weight: 400;"> Kişi almayı düşündüğü ürünleri ararken karşılaştığı indirimler ya da pazarlama tekniklerine rastlar. Bu durumda kişi fırsat yakaladığını düşünür ve ürünü ihtiyacı olmasa da alma eğilimine girebilir.</span></li>
</ul>
<p><b></b></p>
<p><b>Onyomani Belirtileri</b></p>
<ul>
<li aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">İhtiyaç listesi hazırlamadan alışverişe çıkmak</span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Günün önemli bir kısmını alışveriş için harcamak</span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ödeyebileceğinden daha çok ürün ya da hizmet satın almak ve bunun sonucunda borca girmek</span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Alışverişi önceliği haline getirip sorumluluklarını bir kenara bırakmak</span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Alışveriş yapmadığında hissedilen rahatsızlık hissi</span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Alışverişi azaltma eylemlerinin sonuçsuz kalması</span></li>
</ul>
<p><b>Onyomani en çok kimleri etkiliyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Onyonmani’ ye sahip olan kişiler aynı zamanda başka psikolojik rahatsızlıklar ile de mücadele edebilirler. Gelin, birlikte bakalım.</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kaygı Bozuklukları</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yeme bozuklukları</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Dürtü kontrol sorunu yaşayan kişiler (saç yolma, kompulsif kumar oynama),</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sınırda kişilik bozukluğu</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Obsesif kompulsif bozukluk</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Madde bağımlılığı</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Onyomani’ ye bağlı etkiler nelerdir?</span></p>
<ol>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Zaman yönetimi problemleri:</b><span style="font-weight: 400;"> Onyomani’ ye sahip kişiler, alıverişe oldukça fazla zaman aldığı için günlük yaşamında aksaklıklar yaşayabilir. Sağlıklı bir insanın işlevsel olabilmesi için alması gereken uyku süresi, beslenme ve egzersiz gibi unsurlar ihmal edilebilir. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Duygusal sorunlar:</b><span style="font-weight: 400;"> Onyomani kişinin sosyal ve ekonomik sorunlarla karşılaşmasına sebep olabilir. Onyomani’nin getirdiği problemler, yetersiz özdenetim ve düşük özsaygı kişinin kendine olan bakış açısında olumsuz bir durum yaratabilir.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Sosyal ilişkiler sıkıntı:</b><span style="font-weight: 400;"> Onyomani kişinin sorumluluklarını yerine getirmesinde bir sorun açabilir. Bu durum sosyal ilişkilerini sekteye uğratabilir. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Finansal problemler:</b><span style="font-weight: 400;"> Onyomani’ ye sahip kişiler yaptıkları aşırı harcamalar yüzünden ödeyemeyecekleri borcun altına girebilir. Bu durum büyük bir maddi zarara yol açar. Alışverişe çok fazla zaman ayırdıkları için işverenleri ile sorunlar yaşayabilirler.</span></li>
</ol>
<p><b>Onyomani İçin Öneriler</b></p>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Alışveriş için harekete geçtiğinizde ne düşündüğünüzü ne hissettiğiniz anlamaya çalışın. Kendinize soracağınız bu sorular tetikleyici etkenleri ortaya çıkarma konusunda size yardımcı olacaktır. İşte size birkaç soru önerisi:</b></li>
</ul>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">En çok hangi zaman kompulsif alışveriş yapma ihtiyacı hissediyorsunuz?</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bu durum bir insan ile mi ya da bir mağaza ile mi ilişkili?</span></li>
</ul>
<p><b></b></p>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Yeni hobiler edinmek: </b><span style="font-weight: 400;">Alışveriş yapma isteği çoğu zaman boş zamanlarımızda bir dürtü eşliğinde gelebilir. Bu eylemi size daha faydalı olacak başka bir şeyle değiştirmek ya da alışkanlık kazanmak yeni bir heyecan yaşamanızı sağlayabilir. Size anlamlı gelecek bir hobi olması oldukça önemlidir. </span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Abonelik iptali: </b><span style="font-weight: 400;">İnternetin faydasını saymak ile bitirememekle birlikte ne yazık ki Onyomani’ye neden olabilecek etkenlerden biridir. Mağaza aboneliklerinizi iptal etmeyi, alışveriş uygulamalarını cihazınızdan silmeyi deneyin.  </span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Nakit ile alışveriş yapmak:</b><span style="font-weight: 400;"> Yapılan araştırmalara göre kredi kartları ile alışveriş yapmak para gidişatımızı kontrol etme konusunda sorun yaşamamıza neden olabilir. Yanınıza alacağınız nakit para ile daha rahat para takibi yapabiliriz.</span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Kredi kartlarınızı olabildiğince azaltın:</b><span style="font-weight: 400;"> Kredi kartlarınızı tamamen kullanılamaz hale getirmeyi deneyin. Acil durumlarda kullanmak için ayırdığınız kartları kastetmiyorum elbette.:) Unutmayın ki ödeme ne kadar hızlı gerçekleşirse kompulsif alışveriş yapmanın pekişme ihtimali de oldukça yüksektir. </span></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>Terapi almak: </b><span style="font-weight: 400;">Onyomani tedavisi mümkün olan bir davranış bağımlılığıdır. Bilişsel Davranışçı Terapi ile yürütülen seanslarda davranış odaklı yöntem ve teknikler kullanılarak kişinin tetikleyicileri bulmasına ve farkındalık sağlamasına çalışılabilir. </span></li>
</ul>
<p><b></b></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/alisveris-bagimliligi-onyomani-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayır Diyebilmenin Güzelliği: Sınır Çizmek</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/hayir-diyebilmenin-guzelligi-sinir-cizmek/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hayir-diyebilmenin-guzelligi-sinir-cizmek</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/hayir-diyebilmenin-guzelligi-sinir-cizmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Sıkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 May 2025 08:25:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Zihin ve Davranış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=5986</guid>

					<description><![CDATA[Kimseyi kırmamak adına başkalarının ısrarlarına evet demek zorunda kaldığınız oluyor mu? Sizi ilgilendiren bir kararı almadan önce diğer insanların onayını alma ihtiyacı hissediyor musunuz? Çevrenizdeki insanların sizden faydalandığını düşündüğünüz oluyor mu hiç? Eğer bu soruların hepsine cevabınız evet ise sınır çizme problemi yaşıyor olabilirsiniz. Bu yazıda ele alacağım konu ile sınır çizmeyi ve hayır demenin güzelliğine dikkat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kimseyi kırmamak adına başkalarının ısrarlarına evet demek zorunda kaldığınız oluyor mu? Sizi ilgilendiren bir kararı almadan önce diğer insanların onayını alma ihtiyacı hissediyor musunuz? Çevrenizdeki insanların sizden faydalandığını düşündüğünüz oluyor mu hiç? Eğer bu soruların hepsine cevabınız evet ise <b>sınır çizme</b> problemi yaşıyor olabilirsiniz. Bu yazıda ele alacağım konu ile <b>sınır</b> <strong>çizmeyi</strong> ve <b>hayır </b><strong>demenin</strong> güzelliğine dikkat çekmeyi umuyorum.</p>
<p><b>Sınır koyma</b>, bireyin öncelikli olarak kendi beklenti ve ihtiyaçlarını belirleyerek sosyal ilişkilerinde hangi durumların ya da davranışların kabul edilip hangilerinin kabul görmeyeceğini belirlemesi demektir. Sınırlarımızın limitleri bakış açımıza, yetişme tarzımıza ve kişilik yapımıza bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Her insan kendi hayatının kontrolünü elinde tutmak ister. Bu yüzden <b>sınır koyma</b>, <b>benlik algısı</b> ile doğru orantılıdır.</p>
<p>İlk tecrübelerimizi ailemizle ediniriz. Hayata dair pek çok temsil ve kavramı burada öğreniriz. Bakım veren(ler) ve çocuk arasında kurulan sağlıklı ve güvenli ilişkiler, çocuğun doğru kendi <b>benlik algısını</b> oluşturmasına olanak sağlar.</p>
<p><b>Benlik algısı</b>, bizim etrafımızda algılanma biçimimizdir. <b>Benlik algısı</b> ise bizim bu benlik bilincini kendimize has şekilde değerlendirmemizdir. Sağlıklı bir <b>benlik algısı</b> geliştirmek için;</p>
<ul>
<li>Sosyal ilişkiler iş birliği ilişkiler kurmamız,</li>
<li>Bireysel olarak kendimize yetmemiz,</li>
<li>Kendimizi ifade etme şeklimiz,</li>
<li>Kendimizin farkında olmamız gerekir.</li>
</ul>
<p>Bu seçeneklerin herhangi birinde oluşacak ihmal sınır çizememeye ya da hayır diyememize yol açar. <b>Sınır koyma</b><strong>zsak</strong> yaşayabileceğimiz pek çok fiziksel ve psikolojik rahatsızlık olabilir. Örnek verecek olursak;</p>
<ul>
<li>Strese bağlı saç dökülmesi,</li>
<li>Cilt problemleri,</li>
<li>Mide rahatsızlıkları,</li>
<li>Kekemelik,</li>
<li>Baş ve boyun ağrıları,</li>
<li>Öfke problemleri,</li>
<li>Panik bozukluk,</li>
<li>Majör depresyon vb.</li>
</ul>
<p>Bu örneklere bakacak olursak sınırlar oluşturmamız ve onları korumamız fiziksel ve psikolojik sağlımız açısından oldukça önemlidir.</p>
<h2><b>Hayır Demek Neden Bizi Zorluyor?</b><b></b></h2>
<p><b>Hayır deme</b>miz gereken zamanlarda kaygılı hissederiz. <b>Hayır deme</b>menin temelinde birçok duygu yatar. Bunlar genellikle dışlanma, reddedilme ve kaybetme korkularıdır. Hem onay almak hem de karşımızdaki insanla olan ilişkilerimizi riske atmamak adına çizemediğimiz her <b>sınır koyma</b> kendimizden ödün vermemizle sonuçlanacaktır. Burada fark etmemiz gereken en önemli nokta, <b>sınır koyma</b>nın amacı diğerlerini cezalandırmak için değil; kendi iyilik halimizi korumaktır. Herkes ile iyi geçinmek zorunda değiliz.</p>
<p>Bazen <b>hayır deme</b> korkumuzun altında önemli fırsatları kaçırabileceğimiz kaygısı yatıyor olabilir. Özellikle iş hayatında kaygı ve stres altındaysak bize yapılan her teklife evet derken bulabiliriz kendimizi. Fırsatları kaçırma korkusu hayatımızı esir altına alabilir, bunu da unutmayalım.</p>
<p><b>Sınır koyma</b>yı başaramamızın en büyük nedenlerinden biri de sınırlarımızın nerede başlayıp nerede bittiğini bilmiyor olmamızdır. Bu durumda yapılabilecek en önemli şey, kendimizi tanımamız, gözlemlememiz ve bizi rahatsız eden davranışları fark etmemiz olacaktır.</p>
<h2><b>Hangi Durumlarda Sınır Koyulabilir?</b><b></b></h2>
<ul>
<li><b>Fiziksel sınırlar</b>: Yemek, barınma ve giyinme gibi ihtiyaçları içine alan sınırlardır.</li>
<li><b>Ekonomik sınırlar</b>: Sahip olduklarınıza ve bütçenize kendinizin karar verdiği bir sınır biçimidir.</li>
<li><b>Cinsel sınırlar</b>: Mahremiyet ve rıza olmadan gösterilen her davranış, cinsel şiddet anlamına gelir.</li>
<li><b>Zaman sınırları</b>: Önceliklerinizi kendiniz belirleyemiyorsanız, <b>sınır koyma</b> problemi yaşıyor olabilirsiniz.</li>
<li><b>Duygusal sınırlar</b>: Duygularınız ile alakalı sizi rahatsız eden sorular soruluyor ve sorgulandığınızı düşünüyorsanız duygusal sınır ihlali yaşıyor olabilirsiniz.</li>
<li><b>Entelektüel sınırlar</b>: Din, dil, ırk ayrımını içeren sınır biçimidir.</li>
</ul>
<h2><b>Sınır Koyabilmek İçin İpuçları</b><b></b></h2>
<ul>
<li><b>Reddetmeye hazırlık</b><br />
<b>Sınır koyma</b>nın, çizdiğiniz kişinin sizi sorgulamaya ve eleştirmeye çalışacağını bilmemiz gerekir. Size yapılan ısrarları tahmin etmeye ve bu konuda hazırlıklı olmaya çalışın. Bu konuşmayı daha öncesinde zihninizde canlandırmak işe yarayabilir.</li>
<li><b>Rasyonel olmak</b><br />
Gerçekçi ve sakin bir tutum içinde olmak, karşımızdaki insanın daha küçük tepkiler vermesine yardımcı olacaktır. Kimileri söylediğiniz <b>hayır deme</b> karşısında üzülebilir ya da manipülatif tutum içerisine girebilir. Böyle durumlar çizdiğiniz sınırların onu üzmeye yönelik değil sağlıklı bir iyilik halinde olmanız için gerekli olduğunu anlatabilirsiniz.</li>
<li><b>Doğru bir iletişim dili</b><br />
Saygı çerçevesinde gelişen her iletişim hem bizi hem de karşımızdaki insanı korur. Yalan söylemeden kendinizi anlatmaya çalışmanız bu sağlıklı bir iletişim dilini benimsemenizde önemli bir rol oynayacaktır.</li>
<li><b>Geçmiş deneyimler ile yüzleşmek</b><br />
Bazı insanların <b>sınır koyma</b> güçlükleri travmatik anılardan dolayı olabilir. Hatıralar ile yüzleşmek sizi etkileme biçimine ve kendinizi daha iyi tanımanıza yardımcı olabilir.</li>
<li><b>Öz Saygı</b><br />
Özsaygı <b>sınır koyma</b>da çok önemli etkendir. Kendinizi değerli hissetmeniz diğerlerinin de size duyacağı saygı ile doğru orantılıdır.</li>
<li><b>Aşırı empati sorunu</b><br />
Empati, başkalarını anlamamız için oldukça önemlidir fakat aşırı empati kendi sınırlarınızın ihlaline neden olabilir. Kişilerin beklenti ve ihtiyaçlarına saygı gösterirken kendi sınırlarınızı korumayı da ihmal etmemeniz gerekir.</li>
<li><b>Uygulamada tutarlılık</b><br />
Çizdiğiniz her <b>sınır koyma</b>, onu koruyabilirseniz bir önem taşır. ‘Bu seferlik böyle olsun’ dediğiniz her durum kendi <b>benlik algınız</b> açısından sağlıklı olmayacaktır. Aslında sınırlara sahip çıkma isteğiniz var, fakat iradede sorun yaşıyorsunuz demektir.</li>
<li><b>Psikolojik destek</b><br />
<b>Sınır koyma</b> konusunda sorun yaşayan ve bu durumu daha derinlemesine anlamak isteyen kişiler için psikoterapi son derece faydalı olacaktır. Uzman bir psikolog kendinizi tanımanıza ve sınırlarınızı çizmenize yardımcı olacaktır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/hayir-diyebilmenin-guzelligi-sinir-cizmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nedir Bu Overthinking?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/nedir-bu-overthinking/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=nedir-bu-overthinking</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/nedir-bu-overthinking/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Sıkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 11:41:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[⁠Zihin ve Davranış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=4162</guid>

					<description><![CDATA[Overthinking, aşırı düşünme anlamına gelmekle beraber herhangi bir konuyu haddinden fazla analiz etmektir. Düşünceler (genelde olumsuz) zihin içinde sürekli bir döngü haline gelip günlük yaşamımızı olumsuz etkiler. Bu durumu ara sıra hepimiz yaşasak da bazı bireyler için bu sorun daha yaygın görülmektedir. Bu, kronik bir hal almaya başlarsa işlevselliği de ciddi şekilde etkiler. Bireyin her [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Overthinking</b>, <b>aşırı düşünme</b> anlamına gelmekle beraber herhangi bir konuyu haddinden fazla analiz etmektir. Düşünceler (genelde olumsuz) zihin içinde sürekli bir döngü haline gelip günlük yaşamımızı olumsuz etkiler. Bu durumu ara sıra hepimiz yaşasak da bazı bireyler için bu sorun daha yaygın görülmektedir. Bu, kronik bir hal almaya başlarsa işlevselliği de ciddi şekilde etkiler. Bireyin her şeyi <b>aşırı düşünme</b> hali günlük yaşamında <b>kaygı</b>yı artırmasına neden olabilir. <b>Kaygı</b> günlük hayatımızda her zaman var olmuş her zaman da var olacak olan bir durumdur. Bu yüzden <b>kaygı</b> ile başa çıkabilmek için etkili baş etme stratejilerine ihtiyacımız olacaktır. <b>Overthinking</b>, başlı başına bir hastalık olarak adlandırılamaz fakat <b>kaygı</b> bozuklukları, Obsesif Kompulsif Bozukluk ya da depresyon için semptom olarak kabul edilebilir.</p>
<p><b>Overthinking</b> geçmiş ya da geleceğe yönelik olabilir. Anıları ya da gelecekte olması ihtimal durumları tekrar tekrar, ayrıntısıyla, genelde verimsiz şekilde düşünmek ve buna çok fazla zaman ayırmak, anı yaşamamızı engeller.</p>
<p><b>Overthinking</b> karar verirken de bizi meşgul etmektedir. Durumu sürekli analiz edip kendimiz için en iyi seçeneği bulmak ve bu karardan pişman olmamak için girdiğimiz çaba daha çok düşünürsek daha iyi sonuçlar alacağımıza inanmamızdandır. Etkili olan şey çok düşünmek değil verimli düşünmektir.</p>
<h2><strong>Overthinking Nedenleri</strong></h2>
<p><b>Overthinking</b> aslında kişinin kendini koruma ve savunma mekanizması olarak çoğunlukla hayatımızdaki birçok değişkenlikler sebebiyle görülmektedir. <b>Aşırı düşünme</b>nin dozu arttıkça konsantrasyon ve karar verme mekanizmasını da etkiler. Bu yüzden kontrol etme dürtüsüyle sürekli ve verimsiz düşünürüz. Nedenlerine gelecek olursak; <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<ul>
<li><b>Kaygı</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Stres <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Travma geçmişi <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Özgüven yetersizliği <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Mükemmeliyetçilik <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Hata yapmaktan korkmaktır.</li>
</ul>
<p><b>Overthinking</b> Belirtileri</p>
<p><b>Zihinsel Belirtiler</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<ul>
<li>Sürekli <b>kaygı</b> ve endişe halinde olmak <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Felaketleştirme senaryoları kurmak <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Odaklanma ve konsantrasyon problemleri <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Karar verme güçlüğü <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Karamsarlık</li>
</ul>
<p><b>Fiziksel Belirtiler</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<ul>
<li>İştah sorunları <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Uykuya dalma ve sürdürme güçlüğü <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Yorgunluk hali <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Kaslarda gerginlik <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Baş ağrıları <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Mide bulantıları</li>
</ul>
<p><b>Duygusal Belirtiler</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<ul>
<li>Huzursuzluk hali <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Kaygı</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Endişe <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Korku <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Suçluluk hali <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Üzüntü <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Stres <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Öfke</li>
</ul>
<h2><strong>Overthinking ve Obsesyon Arasındaki Farklar</strong></h2>
<p><b>Overthinking</b> genel perspektifte düşüncelerin devamlı zihni meşgul etmesi ve sürekli aynı durumları düşünmekle karakterize bir durumdur. Gelecek <b>kaygı</b>larını büyütmek, geçmişteki pişmanlıkları sürekli hatırlamak ve bu durumları analiz etmektir.</p>
<p>Obsesyon ise istenmeyen, rahatsızlık veren düşüncelerle kendini belli etmektedir. Bu düşünceler ise çoğu zaman gerçeklikten uzaktır. Bu obsesyonlar bazen öyle bir hal alır ki kişi bu düşünceleri zihninden uzaklaştırmak için anlamı olmayan davranışlar içinde kendini bulur. Bu hastalığa ise Obsesif Kompulsif Bozukluk adı verilir.</p>
<p>Toparlayacak olursak <b>aşırı düşünme</b> genel bir durumu belirtirken, obsesyon daha çok Obsesif Kompulsif Bozukluk gibi psikiyatrik bir hastalık ile ilişkilidir. Gelin örnekleri inceleyelim.</p>
<p><b>Obsesyon</b>: Evden çıkarken prizden ütüyü çıkardığınızı bilmenize rağmen geri dönüp devamlı kontrol etmek zorunda olduğunuzu hissedersiniz. Bu durum günlük rutinimizi ve yaşam kalitemizi ciddi şekilde etkiler.</p>
<p><b>Overthinking</b>: Hazırlandığınız bir iş mülakatınız hakkında sürekli felaketleştirme senaryoları kurmak ve kendini başarısızlık içinde düşünmek. Bu düşünce sizi bu duruma hazırlamaktan ziyade endişe verir.</p>
<h2><strong>Overthinking ile Nasıl Baş Edilir?</strong></h2>
<p>Halk arasında <b>aşırı düşünme</b> hastalığı ya da düşünme bağımlılığı olarak geçse de yalnız başına bir tanı kriteri değildir fakat Anksiyete Bozukluğu’nda görülen bir semptom olabilir. Bu nedenle tek başına <b>aşırı düşünme</b>ye yönelik bir medikal tedavi yoktur. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<ul>
<li><b>Farkındalık</b>: Düşünce kalıplarınızı anlamaya çalışın. Hangi düşünceler zihninizde daha çok tekrarlanıyor bunu belirleyin. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Gerçekçi bir bakış açısı</b>: Aklınızdan geçen felaketleştirme senaryolarını gerçekçi bir bakış açısıyla tekrar değerlendirin. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Etkili sorun çözme stratejileri</b>: Olumsuz düşünceler ile uğraşmak yerine somut bir adım atmaya çalışın. Bu olumsuz düşünceleri hayata geçirmek, <b>aşırı düşünme</b>yi engeller. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Karamsar iç ses</b>: Aklınızda sürekli tekrarlanan bu olumsuz düşünceleri kendinizi eleştirmeden ve yargılamadan değerlendirin. Kendinize karşı şefkatli olmayı deneyin. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Meditasyon</b>: Doğru ve derin nefes egzersizleri uygulayarak yapılan zihin boşaltma egzersizlerini deneyin. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Aktivite</b>: Egzersiz, fiziksel olarak bize iyi gelmekle birlikte <b>kaygı</b>, depresyon gibi zihinsel sorunlardan da bizi korur. Kendinize uygun bir spor belirleyin ya da doğa yürüyüşü yapın. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Bilişsel Davranışçı Terapi</b>: <b>Overthinking</b>’e karşı en etkili terapi çeşitlerinden biridir. Bu terapi çeşidinde birey psikolog ya da terapist eşliğinde olumsuz düşüncelerinin altındaki temel inançları fark eder ve yerine daha sağlıklı, etkili düşünceleri zihninde barındırmaya başlar.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/nedir-bu-overthinking/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
