<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Doğa KARAÇEPER &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/dogakaraceper/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 11:55:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Doğa KARAÇEPER &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kaygı Çağında Yaşamak: Günlük Endişeden Klinik Bir Gerçeğe</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/kaygi-caginda-yasamak-gunluk-endiseden-klinik-bir-gercege/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kaygi-caginda-yasamak-gunluk-endiseden-klinik-bir-gercege</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/kaygi-caginda-yasamak-gunluk-endiseden-klinik-bir-gercege/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doğa KARAÇEPER]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 21:30:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Klinik Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=31214</guid>

					<description><![CDATA[Kaygı Bozuklukları Kaygı ve korku her insanda bulunması gereken bir mekanizmadır, hatta belirli düzeyde kaygının yararlı olduğu da bilinmektedir. Ancak bu durum günlük aktiviteleri sınırlar ve yoğun bir kaygı haline dönüşürse sorun haline gelir. Kişi, diğer insanlara kıyasla endişe ve korkuyu daha yoğun ve sürekli yaşar. Kaygı bozukluğu, en sık rastlanılan ruhsal rahatsızlıklardan biridir ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="container">
<div id="model-response-message-contentr_8f37d7f341789605" class="markdown markdown-main-panel stronger enable-updated-hr-color" dir="ltr" aria-live="polite" aria-busy="false">
<h2 data-path-to-node="1"><b data-path-to-node="1" data-index-in-node="0">Kaygı Bozuklukları</b></h2>
<p data-path-to-node="2">Kaygı ve korku her insanda bulunması gereken bir mekanizmadır, hatta belirli düzeyde kaygının yararlı olduğu da bilinmektedir. Ancak bu durum günlük aktiviteleri sınırlar ve yoğun bir kaygı haline dönüşürse sorun haline gelir. Kişi, diğer insanlara kıyasla endişe ve korkuyu daha yoğun ve sürekli yaşar. Kaygı bozukluğu, en sık rastlanılan ruhsal rahatsızlıklardan biridir ve bireyin düşünce, davranış ve duygu düzeyinde ciddi derecede bozulmalara sebep olabilmektedir bu bozulmalar çoğu zaman kaygı nesnesinden kaçınma davranışı, aşırı uyarılmışlık ve somatik belirtiler (terleme, irkilme, titreme, kalp çarpıntısı) benzeri durumlar ile karakterizedir. Kaygı bozukluklarının gelişmesinde biyolojik, psikolojik ve çevresel etmenler rol oynamaktadır.</p>
<h2 data-path-to-node="3"><b data-path-to-node="3" data-index-in-node="0">Özgül Fobi</b></h2>
<p data-path-to-node="4">Özgül fobi, belirli bir durum veya nesneden kaynaklanan aşırı korkudur. Kişi korkusunun farkında olmasına rağmen bu durumdan kaçınmak için çaba harcar (Kring, Johnson, Davison ve Neale, 2019). Freud, fobilerin bastırılmış psikolojik durumların bir savunma mekanizması olduğunu belirtmiştir (Samra, Torriko, ve Abdijadid, 2024). Fobiler ilk olarak “fobik reaksiyon” olarak sınıflandırılmış, DSM-üç’te “basit fobi”, DSM-dört ile birlikte “özgül fobi” olarak adlandırılmıştır (Ekici, 2021). Özgül fobilerde kaygı tepkisi normal endişenin ötesine geçer ve kaçınma davranışına yol açar. Korkunun yoğunluğu, çoğu zaman gerçek tehlike ile orantısızdır (Samra, Torrico, ve Abdijadid, 2024).</p>
<h2 data-path-to-node="5"><b data-path-to-node="5" data-index-in-node="0">Sosyal Kaygı Bozukluğu</b></h2>
<p data-path-to-node="6">Sosyal kaygı bozukluğu DSM-dört’te sosyal fobi olarak yer alırken DSM-beş ile birlikte güncel adını almıştır. Bu bozuklukta birey, bazı sosyal durumlarda yoğun kaygı yaşar ve bu kaygıyla baş etmekte zorlanır (Kring, Johnson, Davison ve Neale, 2019). Sosyal kaygı bozukluğuna sahip kişiler topluluk önünde konuşma, yeni insanlarla iletişim kurma veya başkalarının önünde bir şey yapma gibi durumlarda zorlanırlar (Akkuş, 2022). Utangaçlıktan farklı olarak daha uzun süreli ve daha yoğun yaşanır (Kring, Johnson, Davison ve Neale, 2019). Bu bireyler genellikle olumsuz değerlendirileceklerini düşünür ve sosyal ortamlardan kaçınırlar. Bu durum işlevselliği olumsuz etkiler (Akkuş, 2022). Sosyal kaygı bozukluğunun gelişmesinde üç çevresel faktörün önemi yadsınamaz büyüklüktedir. Bunlar ebeveynlerin davranışları, tercih edilmeyen-istenmeyen sosyal deneyimler ve olumsuz yaşam olaylarıdır (Köse, 2017).</p>
<h2 data-path-to-node="7"><b data-path-to-node="7" data-index-in-node="0">Panik Bozukluk</b></h2>
<p data-path-to-node="8">Panik bozukluk ilk olarak bin sekiz yüz yetmiş bir yılında Da Costa tarafından “irretabl kalp” olarak adlandırılmıştır. Daha sonra Freud bu durumu “anksiyete nevrozu” olarak tanımlamıştır (Sivaslıoğlu, 2018). DSM-üç ile birlikte panik bozukluk olarak sınıflandırılmıştır. Panik atak, aniden gelişen ve bireyin yoğun bir şekilde hissettiği anksiyete krizlerine denir (Öz, 2017). Tanı konulabilmesi için tekrarlayan panik ataklar ve en az bir ay süreyle yeni atak geçirme korkusu olması gerekir (Kring, Johnson, Davison ve Neale, 2019). Panik atak; çarpıntı, terleme, nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş dönmesi ve ölüyormuş gibi hissetme gibi belirtilerle ortaya çıkar (Öz, 2017) Bu belirtiler çok hızlı oluşur ve on dakika içerisinde doruğa ulaşır. İki ile otuz dakika içerisinde atak devam eder ve genellikle yirmi-otuz dakika içerisinde yatışma gösterir (Sivaslıoğlu, 2018).</p>
<h2 data-path-to-node="9"><b data-path-to-node="9" data-index-in-node="0">Agorafobi</b></h2>
<p data-path-to-node="10">Agorafobi, kaçmanın zor olacağı durumlarda yaşanan yoğun kaygı olarak tanımlanır (Kring, Johnson, Davison ve Neale, 2019). DSM-üç ve DSM-dört’te panik bozukluğun alt türü iken DSM-beş’te ayrı bir bozukluk olarak ele alınmıştır. Agorafobisi olan bireyler evden çıkmak istemez, kalabalık ve kapalı alanlardan kaçınırlar. Bu durum bireyin sosyal yaşamını ve işlevselliğini ciddi şekilde etkiler (Barzegar ve diğerleri, 2021). Yapılan çalışmalar, agorafobinin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü göstermektedir (Kring, Johnson, Davison ve Neale, 2019).</p>
<h2 data-path-to-node="11"><b data-path-to-node="11" data-index-in-node="0">Yaygın Kaygı Bozukluğu</b></h2>
<p data-path-to-node="12">Yaygın kaygın bozukluğu’nun temelinde kontrol edilemeyen yoğun bir biçimde hissedilen endişe vardır. Hissedilen bu endişe yaşamın farklı alanlarına dağılmıştır örneğin; birey sağlık durumu, romantik ilişki durumu, kariyer-eğitim durumu ve benzeri gibi konularda yoğun bir endişe duyar ve bunlarla birlikte birey, odaklanmada güçlük çekme, kas gerginliği, uyku problemleri, kolay yorulma, kolay sinirlenme, huzursuzluk gibi problemlerin en az üçünü devamlı ve en az altı aydır yaşıyor olması gerekir (Kayacı- Emre, 2023). Bu bireyler “ya olursa” gibi düşüncelerle olumsuz senaryolar üretirler (Pehlivantürk, 2020). <b data-path-to-node="12" data-index-in-node="614">Psikolojik belirtiler</b> ve semptomların fiziksel nedenlerle karıştırılması nedeniyle tanı sürecinde yanlış tanı oranı yüksektir (Locke, Kirst, ve Shultz, 2015).</p>
<h2 data-path-to-node="13"><b data-path-to-node="13" data-index-in-node="0">Ayrılma Kaygısı Bozukluğu</b></h2>
<p data-path-to-node="14">Ayrılma kaygısı bozukluğu DSM-dört’te yalnızca çocukluk dönemine özgü kabul edilirken DSM-beş ile birlikte yetişkinlerde de tanımlanmıştır (Bögels ve arkadaşları, 2013). Belirtiler arasında ayrılma düşüncesiyle yoğun kaygı, bağlanılan kişilere zarar geleceğine dair korku, evden ayrılmayı reddetme ve fiziksel belirtiler yer alır (Namlı ve arkadaşları, 2022). Çocuklarda en az dört hafta, yetişkinlerde ise en az altı ay sürmesi gerekir. Çocukların bağlanma figürü olan bakım verenlerinden ayrılması zor iken yetişkinlerde bakım veren ile ilişkili olmaktan çıkıp nesnelere (cep telefonu, bilgisayar) ve benzeri karşı da görülen ayrılma kaygısına evrilmiştir. Günümüzde bu kaygının yalnızca kişilere değil, elektronik cihazlara da yöneldiği görülmektedir. Cep telefonundan ayrı kalındığında yaşanan huzursuzluk ve kaygı, ayrılma kaygısının farklı bir boyutu olarak değerlendirilebilir. Yetişkin ayrılma kaygısı bozukluğu tanısı olan kişilerin devamlı olarak önemli bağlanma figürlerine karşı <b data-path-to-node="14" data-index-in-node="991">yakınlık ihtiyacı</b> duydukları ve ayrılamaz duruma geldikleri bildirilmiştir (Namlı ve arkadaşları, 2022).</p>
<h2 data-path-to-node="15"><b data-path-to-node="15" data-index-in-node="0">Sonuç ve Değerlendirme</b></h2>
<p data-path-to-node="16">Kaygı, belirli bir düzeye kadar bireyin çevresine uyum sağlamasını kolaylaştıran bir duygu iken, yoğunluk ve süreklilik kazandığında psikolojik bir sorun haline gelebilir. Bu noktada bireyin düşünce yapısı, duygusal tepkileri ve davranışları olumsuz etkilenir; <b data-path-to-node="16" data-index-in-node="261">kaçınma eğilimleri</b> ve bedensel belirtiler belirginleşir. Özgül fobi, sosyal kaygı bozukluğu, panik bozukluk, agorafobi, yaygın kaygı bozukluğu ve ayrılma kaygısı gibi farklı alt türler, her ne kadar farklı biçimlerde ortaya çıksa da bireyin günlük yaşamını ve işlevselliğini benzer şekilde sınırladığı görülmüştür.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/kaygi-caginda-yasamak-gunluk-endiseden-klinik-bir-gercege/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
