<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Burcu Çevik &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/burcu-cevik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 10:51:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Burcu Çevik &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÇOCUĞUN DAVRANIŞI MI, KARŞILANMAMIŞ İHTİYACI MI? ÇOCUĞUNUZUN DAVRANIŞI SİZE NE SÖYLÜYOR?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/cocugun-davranisi-mi-karsilanmamis-ihtiyaci-mi-cocugunuzun-davranisi-size-ne-soyluyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocugun-davranisi-mi-karsilanmamis-ihtiyaci-mi-cocugunuzun-davranisi-size-ne-soyluyor</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/cocugun-davranisi-mi-karsilanmamis-ihtiyaci-mi-cocugunuzun-davranisi-size-ne-soyluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burcu Çevik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2026 21:15:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu Düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal ihtiyaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn tutumları]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn-çocuk ilişkisi.]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[problem davranış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=34664</guid>

					<description><![CDATA[Birçok ebeveyn, gün içinde benzer cümleler kurarak kendini bulabiliyor: “Benim çocuğum neden bu kadar öfkeli?” “Neden sürekli ağlıyor?” “Söz dinlemiyor.” “Her şeye tepki veriyor.” İlk bakışta bu davranışlar yalnızca bir problem gibi görünebilir. Oysa çocuklar çoğu zaman sorun çıkarmaya değil, bir şey anlatmaya çalışırlar. Çocukların davranışları, genellikle buz dağının yalnızca görünen kısmıdır. Çünkü çocuklar her [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok ebeveyn, gün içinde benzer cümleler kurarak kendini bulabiliyor:</p>
<p>“Benim çocuğum neden bu kadar öfkeli?”</p>
<p>“Neden sürekli ağlıyor?”</p>
<p>“Söz dinlemiyor.”</p>
<p>“Her şeye tepki veriyor.”</p>
<p>İlk bakışta bu davranışlar yalnızca bir problem gibi görünebilir. Oysa çocuklar çoğu zaman sorun çıkarmaya değil, bir şey anlatmaya çalışırlar. Çocukların davranışları, genellikle buz dağının yalnızca görünen kısmıdır.</p>
<p>Çünkü çocuklar her zaman duygularını kelimelerle ifade edemezler. Çoğu zaman davranışlarıyla iletişim kurarlar. “Problem davranış” dediğimiz şey, çoğu zaman karşılanmamış bir ihtiyacın yansımasıdır.</p>
<p>Asıl önemli olan, davranışın altında hangi duygunun ve hangi ihtiyacın yattığını anlayabilmektir.</p>
<p>Akşam işten gelen bir anne düşünelim…</p>
<p>Anne mutfakta yemek hazırlarken çocuğu sürekli yanına geliyor:</p>
<p>“Anne benimle oynar mısın?”</p>
<p>Anne: “Birazdan.” dedikçe çocuk huysuzlanmaya başlıyor. Ardından bağırıyor, oyuncaklarını yere atıyor.</p>
<p>O anda ebeveynin zihninden genellikle şu geçer: “Yine problem çıkarıyor, beni sinir etmek için bilerek yapıyor.”</p>
<p>Oysa çocuk belki de sadece şunu anlatmaya çalışıyordur: “Bugün seni çok özledim. Seninle bağ kurmaya ihtiyacım var.”</p>
<p>Çocukların bazı davranışları aslında sadece ilişki kurma çabasıdır. Çocuklar yoğun duygularını yönetmekte ve çoğu zaman hissettikleri duyguyu tanımlamakta zorlanabilirler.</p>
<p>Market sırasında annesinin istediği oyuncağa “hayır” demesiyle yere yatan bir çocuk düşünelim…</p>
<p>Çevreden gelen bakışlarla birlikte ebeveyn kendini baskı altında hissedebilir. Bu nedenle çoğu zaman çocuğun davranışının görünen kısmına odaklanılır:</p>
<p>“Şımarıyor.”</p>
<p>“İnat yapıyor.”</p>
<p>“Beni rezil ediyor.”</p>
<p>Oysa o anda çocuk, hayal kırıklığını yönetemiyor, beklemekte zorlanıyor veya duygusunu düzenleyemiyor olabilir.</p>
<p>Sabah hazırlanırken sürekli oyalanan bir çocuk yalnızca “inatçı, yavaş, sorumsuz” değildir. Günün başlamasına dair kaygı yaşıyor, ayrılıkta zorlanıyor ya da ebeveyniyle biraz daha temas kurmaya ihtiyaç duyuyor olabilir.</p>
<p>Çünkü çocuk beyni gelişimini halen sürdürmektedir. Özellikle dürtü kontrolü, dikkat, planlama ve problem çözme gibi becerilerden sorumlu olan prefrontal korteks, çocukluk ve ergenlik boyunca gelişmeye devam eder. Buna karşılık, duygusal tepkilerden sorumlu olan limbik sistem daha erken ve daha hızlı çalışır.</p>
<p>Bu nedenle çocuklar yoğun öfke, kaygı, hayal kırıklığı ya da üzüntü yaşadıklarında, duygusal beyin daha baskın hale gelirken, düşünmeyi ve davranışı kontrol etmeyi sağlayan sistemler yeterince aktif çalışamayabilir. Sonuç olarak çocuk; ağlama, bağırma, vurma, içe kapanma veya dürtüsel davranışlar gösterebilir.</p>
<p>Yani bazı davranışlar, çoğu zaman “isteyerek yapılan” davranışlardan çok, çocuğun henüz tam gelişmemiş duygu düzenleme becerilerinin bir yansımasıdır.</p>
<h3>Sessiz Çocuklarda Yardım İster</h3>
<p>Karşılanmamış ihtiyaçlar her zaman öfke veya inat olarak görünmeyebilir. Bazı çocuklar sessizleşir, odalarına kapanır ve konuşmak istemez. Hatta sürekli ekran karşısında olmak isteyebilirler.</p>
<p>Örneğin, okuldan dönen bir çocuğun “Günün nasıl geçti?” sorusuna her gün yalnızca “iyi” demesi, bazen gerçekten iyi olduğu anlamına gelmeyebilir.</p>
<p>Sessiz çocukların duyguları çoğu zaman fark edilmez. Oysa içe kapanma, bazen bir yardım çağrısı olabilir. Hatta çoğu zaman sessiz çocuk, ‘uyumlu’ ya da ‘sorunsuz’ çocuk olarak görülür. Çünkü bu çocuklar seslerini yükseltmek yerine, duygularını içe atmayı öğrenmişlerdir.</p>
<h3>Ne Yapabiliriz?</h3>
<p>Bir çocuk vuruyorsa, bağırıyorsa ya da sürekli karşı geliyorsa yalnızca davranışa odaklanmak çoğu zaman yeterli olmaz. Öncelikle kendimize şu soruyu sormamız gerekir: “Bu davranışın altında nasıl bir ihtiyaç olabilir?” Bu bakış açısı, ebeveynin çocuğa yaklaşımını değiştirecektir.</p>
<p>Çocukların en temel ihtiyaçları; güvende hissetmek, görülmek, anlaşılmak, kabul görmek, duygularını ifade edebilmek ve sağlıklı bağ kurabilmektir. Bu nedenle ebeveynler olarak çocuklarımızla daha güçlü bir bağ kurabilmek için:</p>
<ul>
<li>Onları daha çok dinlemeli,</li>
<li>Gün içinde kısa ama kaliteli temaslar oluşturmalı,</li>
<li>Duygularına alan açmalı,</li>
<li>Kendilerini anlaşılmış hissettirmeliyiz.</li>
</ul>
<p>Gün içinde yalnızca birkaç dakikalık kesintisiz bir oyun bile çocuk için: “Ben senin için önemliyim.” duygusunu hissettirecektir.</p>
<p>Örneğin, ağlayan bir çocuğa hemen “Ağlama.”, “Abartıyorsun.”, “Bunda üzülecek ne var?” demek yerine; “Şu an gerçekten zorlandığını görüyorum.”, “Bu durum seni üzmüş olabilir.” şeklinde yaklaşabilmek, çocuğun duygusunun kabul edildiğini hissetmesini sağlar.</p>
<p>Benzer şekilde, kardeşiyle tartışan bir çocuğa yalnızca “Kardeşine vuramazsın.” demek yerine; “Şu an çok kızmış görünüyorsun.”, “Kendini haksızlığa uğramış hissetmiş olabilir misin?” şeklinde yaklaşabilmek, çocuğun hem duygusunu fark etmesini hem de zamanla ifade etmeyi öğrenmesini destekler.</p>
<p>Elbette her davranışı onaylamak mümkün değildir. Çocukların sınır koyan, tutarlı ve güven veren yetişkinlere ihtiyacı vardır. Ancak sınır koyarken kurulan ilişki, davranışın değişmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir.</p>
<p>Günlük yaşamın yoğunluğu, yorgunluk, kaygılar ve tükenmişlik hissi içinde ebeveynler de zaman zaman zorlanabilirler. Bazı anlarda davranışın altında yatan ihtiyacı görmek, özellikle yoğun stres altındayken oldukça güç olabilir. Bu nedenle ebeveynler bazen davranışın altında yatan nedeni görmekten çok, davranışın oluşturduğu zorlukla baş etmeye odaklanabilirler. Bu çok anlaşılır bir durumdur.</p>
<p>Ancak bazen yalnızca kısa bir durup düşünmek ve çocuğun duygusunu anlamaya çalışmak bile ebeveyn-çocuk ilişkisinde önemli bir fark yaratabilir.</p>
<p>Çocuklar her zaman kusursuz ebeveynlere değil; kendilerini anlamaya çalışan, duygularını fark eden ve ihtiyaç duydukları anlarda yanlarında kalabilen yetişkinlere ihtiyaç duyarlar.</p>
<p>Çünkü çocuklar çoğu zaman kendilerine söylenenleri değil, zorlandıkları anlarda ebeveynlerinin yanında nasıl hissettiklerini hatırlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/cocugun-davranisi-mi-karsilanmamis-ihtiyaci-mi-cocugunuzun-davranisi-size-ne-soyluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
