<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Betül Gülnaz Özen &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/yazar/betulgulnazozen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Jun 2025 09:46:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Betül Gülnaz Özen &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İlişkilerin Sessiz Katili: Anlaşılmamak</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/iliskilerin-sessiz-katili-anlasilmamak/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=iliskilerin-sessiz-katili-anlasilmamak</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/iliskilerin-sessiz-katili-anlasilmamak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Betül Gülnaz Özen]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 09:46:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşk ve İlişkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=6462</guid>

					<description><![CDATA[Partnerim beni anlamıyor, bu ilişkide isteklerime önem verilmiyor, beklentilerim karşılanmıyor, aynı dili konuşamıyoruz, hayata aynı pencereden bakamıyoruz gibi düşünceleri sık sık düşünüyor musunuz? “Ben onun için&#8230;..” diye başlayan serzenişleriniz çoğaldı mı? Görülmediğinizi duyulmadığınızı düşünüyorsunuz ve bu sizi değersiz hissettirmeye mi başladı? Hadi o zaman böyle hissetmenizin nedenlerine ve çözüm önerilerine göz atalım. İlişkiler; pembe gözlüklerle, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Partnerim beni anlamıyor, bu ilişkide isteklerime önem verilmiyor, beklentilerim karşılanmıyor, aynı dili konuşamıyoruz, hayata aynı pencereden bakamıyoruz gibi düşünceleri sık sık düşünüyor musunuz? <strong>“Ben onun için&#8230;..”</strong> diye başlayan serzenişleriniz çoğaldı mı? Görülmediğinizi duyulmadığınızı düşünüyorsunuz ve bu sizi değersiz hissettirmeye mi başladı? Hadi o zaman böyle hissetmenizin nedenlerine ve çözüm önerilerine göz atalım.</p>
<p>İlişkiler; pembe gözlüklerle, olumsuzlukları görmezden gelerek başlarken bir süre sonra öncesinde sorun etmediğiniz şeyler görülmeye ve sorun etmeye başlanır. Peki ne değişiyor da kendimizi sorunlarla boğuşurken buluyoruz? Öncelikle sevgiliyken, sözlüyken, nişanlıyken ya da evlenmeden önce böyle değildi düşünceleri sarar zihninizi. İlişki başlamadan önce karşınızda biri vardır ve çoğunlukla dış görünümü hoşunuza gittiği için birlikte olmak istiyorsunuzdur. İlişki başladığında sizin zihninizde oluşturduğunuz profil ile gerçekte olan kişinin karakterinin çatışmaya başladığını fark etmeye başlarsınız. Aslında ona yüklediğiniz anlamlar değişmeye başlar. Bu çoğu zaman sancılı bir süreçtir. Bazen farklılıkları görüp ayrılma kararı alırken çoğu zaman ben onu değiştiririm ya da zamanla değişir gibi düşüncelere kapılır kişiler. Peki gerçekten değişir mi ya da değişeceğine inanıyor musunuz yoksa yalnızca hayatıma onunla devam etmek istiyorum hissi mi ağır basıyor? Peki her şeye rağmen devam ettirmek istediğiniz bu ilişkide ne oluyor da <b>anlaşılmıyorsunuz</b><strong>? </strong></p>
<p>İlişkilerde partnerler arasında çıkan problemlerin çoğunun altında yatan sebep <b>şeffaf iletişim</b> kuramamak. <b>Şeffaf iletişim</b> kuramayan çiftler birbirini anlamıyor, dinlemiyor, partnerinin ihtiyaçları nedir bilmiyor, kendi de bunları ifade edemiyor. Tüm bunların yanı sıra kendi bu ilişkiden ne bekliyor bilemiyor, dile getiremiyor. Açık bir iletişim kuramayan çiftler beklentileri gerçekleşmediğinde hayal kırıklığı yaşamaya başlıyor. Dile getirilmeden yaşanan bu durumlar yavaş yavaş kişide <b>anlaşılmadığı</b>, önemsenmediği, ilişkide görülmediği düşüncesiyle birlikte <b>değersizlik hissi</b> oluşturabiliyor. Bunu yanı sıra partnerler <b>şeffaf ve açık bir iletişim</b> yerine birbirlerinin zihnini okumaya başladığında süreci daha da kronikleştirebiliyorlar. Peki nedir bu <b>zihin okuma</b><strong>?</strong> Bilişsel çarpıtma türlerinden biri olan <b>zihin okuma</b>, başkalarının duygu ve düşünceleri hakkında temeli olmayan varsayımları içermektedir. Kişi karşısındaki ile iletişim kurmak, süreci sağlıklı bir şekilde şeffaf ve açık olarak yürütmek yerine gerçekliği olmayan varsayımlarda bulunur. Bu da çiftler arasında sorunları çözmek, birbirini anlamaya çalışmak yerine, kendi zihninde bu süreci başlatıp bitirmelerine ve çoğunlukla süreci yanlış ve gerçek dışı yönetmelerine neden olur. Bu durum ilişkilerde krizlere yol açabiliyorken bazı durumlarda çiftlerin birbirinden uzaklaşmasına ve ilişkilerin sonlanmasına neden olabilmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak, çiftlerin <b>şeffaf ve açık iletişim</b> kurmamaları ortaya sorunlar çıkararak ilişkilerde <b>anlaşılmıyorum</b>, değer görmüyorum hissini arttırarak, ilişkileri çıkmaza sokabilmektedir. Özellikle de bu sürece bir de <b>zihin okuma</b> eklenince kişiler açık ve şeffaf iletişim yerine zihin okumalarla sorularını kendileri cevaplandırmakta ve bu da <b>anlaşılmama</b> hissini kuvvetlendirmektedir. Çiftler arasındaki en büyük ihtiyaçlardan olan değer kabul görme ve <b>anlaşılma</b> ihtiyaçlarının karşılanmaması zamanla partnerlerin sorunların karşısında iletişim kurmamaları sonucu partnerini yok sayma ya da birbirinden soğuma ve uzaklaşmayla sonuçlanabilmektedir.</p>
<p>Peki yukarıdaki sorunları yaşıyorsak ne yapmalı? Oluşabilecek sorunları nasıl engellemeli? Öncelikle kendinizi tanıyarak ve ilişkiye nasıl baktığınızı sorgulayarak bu sürece başlayabilirsiniz. İlişki benim için ne anlam ifade ediyor? İlişkiden beklentilerim neler? Bu soruları cevapladıktan sonra, ilişkimde <b>şeffaf ve açık iletişim</b> kuruyor, kurabiliyor muyum? Partnerimden beklentilerim neler? O bu beklentilerin ne kadarını karşılıyor? Onun benden beklentileri neler? Ben bu beklentilerin ne kadarını karşılıyorum? İlişkimde anlıyor ve <b>anlaşılıyor</b> muyum? Kendimi açık bir şekilde ifade edebiliyor muyum? Partnerim bana kendini açık şekilde ifade edebiliyor mu? Bu soruları cevaplayarak zihninizde ilişkiye sizin ve partnerinizin yüklediği anlamı anlayabilir, ilişkide partnerinizin neyi nasıl ve neden yaptığı konusunda <b>zihin okuma</b> yapmak yerine <b>açık ve şeffaf </b><strong>iletişimi</strong> tercih ederek “<b>anlaşılmama</b>” hissinin üstesinden gelebilirsiniz. Unutmayın ki, üstü örtülen her duygu ileride hiç olmadık bir anda daha büyük bir şekilde ortaya çıkacaktır. Duygularınızı ötelemek yerine dile getirerek, ilişkide kendinizi açık ve net bir şekilde ifade etmek hem <b>anlaşıldığınızı</b> hissettirecek hem de partnerinizin sizi anlamasını sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/iliskilerin-sessiz-katili-anlasilmamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlişkilerde Biz Olma Sanatı</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/iliskilerde-biz-olma-sanati/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=iliskilerde-biz-olma-sanati</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/iliskilerde-biz-olma-sanati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Betül Gülnaz Özen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 09:49:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşk ve İlişkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=6109</guid>

					<description><![CDATA[İkili ilişkilerin en büyük problemlerinden biri “biz” olamamak. Aynı zamanda ilişkide “ben” olamama da diğer bir sorun. Ne kadar ilginç değil mi, bir taraftan ben olamayıp diğer taraftan biz olamamak. Son yıllarda ayrılık oranlarının artmasıyla bu süreçte en büyük rol oynayan konulara baktığımızda ilişkide ben olamamak ve biz olamamanın da çok sık rastlandığını söyleyebiliriz. Peki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="273" data-end="689">İkili <strong>ilişkilerin</strong> en büyük problemlerinden biri “<strong data-start="326" data-end="333">biz</strong>” olamamak. Aynı zamanda <strong>ilişkide</strong> “<strong data-start="372" data-end="379">ben</strong>” olamama da diğer bir sorun. Ne kadar ilginç değil mi, bir taraftan <strong data-start="448" data-end="455">ben</strong> olamayıp diğer taraftan <strong data-start="480" data-end="487">biz</strong> olamamak. Son yıllarda ayrılık oranlarının artmasıyla bu süreçte en büyük rol oynayan konulara baktığımızda <strong>ilişkide</strong> <strong data-start="609" data-end="616">ben</strong> olamamak ve <strong data-start="629" data-end="636">biz</strong> olamamanın da çok sık rastlandığını söyleyebiliriz.</p>
<h3 data-start="691" data-end="929"><strong>Peki ben olmayı etkileyen unsurlar neler? </strong><strong>Bunların biz olmaya etkileri neler?</strong></h3>
<p data-start="691" data-end="929"><strong>İlişkide</strong> <strong data-start="790" data-end="797">ben</strong> ve <strong data-start="801" data-end="808">biz</strong> dengesinin kurulması gerekir mi? Gerekiyorsa bu dengeyi nasıl kuracağız? Bu yazıda tam da bunlardan bahsediyor olacağız.</p>
<p data-start="931" data-end="1647">“<strong data-start="932" data-end="939">Ben</strong>” olabilmek; toplumda kendini ifade edebilmek, kendini tanımak, neyi sevip neyi sevmediğini bilmek, sınırlarını çizebilmek, istemediğin bir durumda hayır diyebilmek, kendinle vakit geçirebilmek, kendini sevmektir. Çocukluğumuz “<strong data-start="1167" data-end="1174">ben</strong>&#8221; olabilmemizde büyük öneme sahiptir. Nasıl bir ailede büyüdük? Ebeveynlerimiz olaylara nasıl tepki verirdi? Aldığımız bir sorumluluğu yapmadığımızda nasıl bir tepki ile karşılaştık? Tüm bunlar <strong>ilişkiyi</strong> nasıl yaşayacağımız hakkında bilgi vermektedir aslında. Bir problemle karşılaştığınızda çözmeye çalışan mı yoksa problemden kaçan mı olmayı tercih ediyorsunuz? Sorumluluk almak kendisine zor gelen kişi muhtemelen <strong>ilişkinin</strong> de sorumluluğunu almakta zorlanacaktır.</p>
<p data-start="1649" data-end="2523"><strong data-start="1649" data-end="1659">İlişki</strong>de “<strong data-start="1663" data-end="1670">biz</strong>” olabilmek ise <strong data-start="1686" data-end="1693">ben</strong> olarak var olabildiğin <strong>ilişkide</strong> <strong data-start="1730" data-end="1737">biz</strong> çatısı altına girebilmek, hayatını <strong data-start="1773" data-end="1780">biz</strong> olabildik dediğin kişiyle paylaşmaktır aslında. Sağlıklı “<strong data-start="1839" data-end="1846">ben</strong>” olabilen iki kişinin “<strong data-start="1870" data-end="1877">biz</strong>” olabilmesi iki tarafın istemesi dahilinde kolaylaşırken, <strong data-start="1936" data-end="1943">ben</strong> olmayı bencilliğe çeviren partnerle imkânsız hale gelebilmektedir. <strong>İlişkide</strong> <strong data-start="2024" data-end="2031">biz</strong> olmak, <strong data-start="2039" data-end="2046">ben</strong> olmayı yitirmeden <strong data-start="2065" data-end="2072">biz</strong> olabilmektir. <strong data-start="2087" data-end="2094">Ben</strong> olmak ve bencillik çoğunlukla karıştırılmaktadır. <strong data-start="2145" data-end="2152">Ben</strong> olmak; kendini tanıyan, sınırlarını çizebilen, hayır diyebilen, kendini ifade edebilen biri olmak iken, bencillik yalnızca kendi istekleri ve çıkarları doğrultusunda hayatına yön vermektir. İki terim birbirinden oldukça farklı olmasına rağmen kavram karmaşası sıklıkla yaşanmaktadır. Sağlıklı “<strong data-start="2447" data-end="2454" data-is-only-node="">ben</strong>” olabilmek <strong>ilişkide</strong> sağlıklı “<strong data-start="2489" data-end="2496">biz</strong>” olabilmeyi sağlamaktadır.</p>
<p data-start="2525" data-end="3264">Çift olarak paylaştığınız hayatı etkileyen ya da etkileyebilecek konular hakkında ortak bir karar almaya istekli olup, bunu hayata geçirebilmek <strong data-start="2669" data-end="2676">biz</strong> olduğunuzun göstergelerindendir. Size zarar verecek bir duruma karşı bir olabilmek. Zaman zaman bu çiftlerden birinin çok da tercih etmeyeceği bir seçenek de olsa fedakârlık yapabiliyor olmak. <strong data-start="2870" data-end="2877">Biz </strong>olabilmek ve bunu sürdürebilmeyi sağlayan en önemli etken ise bu sürece karşılıklı olarak emek verip, katkı sağlayabilmektir. Çiftlerden birinin sürekli fedakârlık yaparak <strong data-start="3050" data-end="3057">biz</strong> olmayı ayakta tutmaya çalışması, bir süre sonra <strong>ilişkiyi</strong> sürdürme sorumluluğunu tek kişiye yükleyeceği için, sorunların baş gösterdiği bir <strong data-start="3201" data-end="3211">ilişki</strong> ve sonrasında kaçınılmaz ayrılığı getirebilmektedir.</p>
<p data-start="3266" data-end="3716">Sonuç olarak; sağlıklı bir <strong data-start="3293" data-end="3303">ilişki</strong>de <strong data-start="3306" data-end="3313">ben</strong> ve <strong data-start="3317" data-end="3324">biz</strong> olabilmenin önemi büyüktür. <strong>İlişkinin</strong> seyrine doğrudan etki eden durumlardır. <strong data-start="3407" data-end="3414">Ben</strong> olabilen kişi <strong data-start="3429" data-end="3439">ilişki</strong>de <strong data-start="3442" data-end="3449">biz</strong> olmayı da büyük ölçüde sağlayabilecektir. <strong data-start="3492" data-end="3499">Ben</strong> olabilen kişi kendini tanıyan, sınırlarını çizebilen, şeffaf iletişim kurabilen biri olmasıyla birlikte <strong data-start="3604" data-end="3611">biz</strong> olabilmek için de çabalayacaktır. Çünkü sağlıklı bir <strong data-start="3665" data-end="3675">ilişki</strong>de <strong data-start="3678" data-end="3685">biz</strong> olmak büyük önem taşımaktadır.</p>
<h3 data-start="3718" data-end="3777"><strong>Peki ilişkide biz olabilmek için neler yapılabilir?</strong></h3>
<p data-start="3779" data-end="4303">Öncelikle <strong data-start="3789" data-end="3799">ilişki</strong>de <strong data-start="3802" data-end="3809">ben</strong> olmayı öğrenmeliyiz. Kendini keşfettiğin bu adım, partnerinle <strong data-start="3872" data-end="3879">biz</strong> olurken nasıl davranacağını da şekillendirecektir. Şeffaf iletişim kurabilmek ve duygularını rahatça ifade edebilmek <strong data-start="3997" data-end="4004">biz</strong> olma noktasında öne çıkmaktadır. Partnerinle duygu ve düşüncelerini şeffaf bir şekilde paylaşarak seni neyin üzdüğünü, neyin o an mutlu ettiğini paylaşarak birbirinizle empati kuracak, anladığını ve anlaşıldığını düşündüğün <strong>ilişkide</strong> <strong data-start="4242" data-end="4249">biz</strong> olmaya daha da önem vermek istediğini fark edeceksin.</p>
<p data-start="4305" data-end="4537">Partneriniz bir konuda ısrar ediyor ya da o durumu tamamen reddediyorsa kendi görüşünüzü diretmek yerine, onun bu konuya neden böyle bir tepki verdiğini anlamak ve duygularını anlamlandırmak yine <strong data-start="4501" data-end="4508">biz</strong> olma duygusunu artıracaktır.</p>
<p data-start="4539" data-end="4816">Bir eşya alırken ya da bir yere giderken kendi isteğinizi diretmek yerine partnerinizle ortak bir karar vermeye çalışmak süreci çıkmaza sokmanız yerine kurduğunuz sağlıklı iletişim ve iş birliği ile ortak bir karar vermenizi sağlayacak, <strong data-start="4776" data-end="4783">biz </strong>olma bilincini güçlendirecektir.</p>
<p data-start="4818" data-end="5013">Ve son olarak, <strong data-start="4833" data-end="4840">ben</strong> olabildiğiniz gibi partnerinizin de <strong>ilişkide</strong> kendi olabilmesini desteklemek ve verilen kararları ortak yarar sağlayacak şekilde vermek “<strong data-start="4981" data-end="4988">biz</strong>” olmanızı sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/iliskilerde-biz-olma-sanati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünden Bugüne Psikolojik İyi Oluş</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/dunden-bugune-psikolojik-iyi-olus/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dunden-bugune-psikolojik-iyi-olus</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/dunden-bugune-psikolojik-iyi-olus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Betül Gülnaz Özen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2025 09:00:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pozitif Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=2292</guid>

					<description><![CDATA[Psikoloji, insanı duygu, düşünce ve davranış olarak inceler. Davranışların nedenlerini psikolojik, biyolojik ve genetik yönden değerlendirir. Bu davranışların oluşumunda hangi sosyal, duygusal, gelişimsel faktörlerin etkili olduğunu açıklamaya çalışmaktadır. İnsanlar dünyaya nasıl bakıyor? Dünyayı nasıl algılıyor? Nasıl tepki veriyor? Nasıl öğreniyor? Nasıl anlıyor? Diğer insanlarla nasıl ilişki kuruyor? İnsanın toplumda işlevi ne? Özetle insanın düşünce tarzını, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Psikoloji</b>, insanı <b>duygu</b>, <b>düşünce</b> ve <b>davranış</b> olarak inceler. <b>Davranışların nedenlerini</b> <b>psikolojik</b>, <b>biyolojik</b> ve <b>genetik</b> yönden değerlendirir. Bu davranışların oluşumunda hangi <b>sosyal</b>, <b>duygusal</b>, <b>gelişimsel faktörlerin</b> etkili olduğunu açıklamaya çalışmaktadır. İnsanlar <b>dünyaya nasıl bakıyor</b>? <b>Dünyayı nasıl algılıyor</b>? <b>Nasıl tepki veriyor</b>? <b>Nasıl öğreniyor</b>? <b>Nasıl anlıyor</b>? <b>Diğer insanlarla nasıl ilişki kuruyor</b>? İnsanın <b>toplumda işlevi ne</b>? Özetle insanın <b>düşünce tarzını</b>, <b>nasıl davrandığını</b> ve <b>neler hissettiğini</b> araştırır.</p>
<p><b>Psikoloji kaynağını</b> <b>felsefe</b> ve <b>biyolojiden</b> almaktadır. Bu terim ise Yunanca &#8220;Psyche&#8221; kelimesinden gelmektedir. <b>Psyche’nin anlamı</b> <b>ruh ve akıldır</b>. <b>Felsefe alanının</b> <b>psikolojiye katkıları</b> çok olmuştur. Felsefenin önemli isimlerinden <b>Sokrates</b> ve <b>Aristoteles’in</b> <b>psikolojinin gelişmesinde</b> büyük katkısı olmuştur. <b>Psikoloji</b>, canlıların, özellikle insanların <b>davranışlarını</b> ve bu davranışların oluşumunu tanımaya çalışan bir bilimdir. <b>İnsan davranışlarının tanınması</b>, <b>anlaşılması</b> ve <b>değiştirilmesini</b> amaçlayan disiplinlerin özünde <b>insan doğasıyla ilgili öngörüler</b> yer almaktadır.</p>
<p><b>Psikoloji insan davranışlarını</b> ve bu davranışların altında yatan <b>sebepleri belirlemeye</b> çalışır. Bu açıdan <b>psikoloji</b>, <b>psikolojik rahatsızlıklar</b> ve <b>çözüm süreciyle</b> ilgilenir. Bu durum, <b>psikolojinin</b> daha çok <b>sorunlar ya da hastalarla ilgilenen</b> bilim dalı olduğu algısı oluşturmuştur. Fakat bu algı son yıllarda eleştirilmeye başlanmıştır. İnsanların <b>yaşamlarını anlamlı kılmak</b> ve insanların <b>potansiyellerini açığa çıkarmak</b> adına çalışmalar, araştırmalar yapılmaya başlanmıştır.</p>
<p>Son yıllarda <b>Seligman</b> tarafından <b>Pozitif Psikoloji</b> kavramı öne çıkarılmıştır. Fakat temelleri eskilere dayanmaktadır. Özellikle <b>insancıl psikoloji akımının</b> öncüleri olarak bilinen <b>Rogers</b>, <b>Maslow</b> ve <b>Fromm</b> gibi yazarların çalışmaları bu alanın öncüleri olarak kabul edilebilir (Aydın, Yılmaz, Altınkurt 2013). <b>Pozitif psikolojinin amacı</b>, kişiler ve toplumların <b>psikolojik iyi oluşuna</b> ve <b>genel iyi olma haline</b> katkı sağlamak için <b>kişisel özellikleri</b> ve <b>eğilimleri anlamaya</b> çalışmaktır. <b>Pozitif psikoloji</b>, <b>olumlu psikolojik büyüme</b> ve <b>refaha ulaşmanın</b> anlamı üzerinde durmaktadır.</p>
<h4><b>Csikszentmihalyi’ye göre</b> <b>pozitif psikolojinin</b> üç temel çıkış noktası vardır: <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ol>
<li>Çok basit bir şekilde, <b>insan olmanın ne anlama geldiği</b> ile ilgili yeni bir imaja ihtiyaç vardır. Çünkü insan kendi <b>kimliği hakkında</b>, oldukça <b>şizofrenik bir bakış açısına</b> sahiptir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>İnsanlar kendilerini, <b>evrenin efendileri</b> ve <b>yaratılışın en yüce amacı</b> olarak düşünmektedirler. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>İnsanoğlu kendini, <b>hırs ve şehveti</b> tarafından kontrol edilen organizmalar olarak tanımlama eğilimindedir (Aydın, Yılmaz, Altınkurt 2013).</li>
</ol>
<p><b>Pozitif deneyimler</b>, <b>pozitif kişisel beceriler</b> ve <b>pozitif yönler</b> <b>hayat kalitesini artırır</b> ve <b>hastalıkları önler</b>. Özellikle hayatın <b>baskı kurduğu</b> ve <b>anlamsız olarak algılandığı</b> zamanlarda bu durum kişiyi etkiler (Seligman, Csikszentmihalyi 2014). <b>Pozitif Psikoloji</b> <b>iyi hissetmek</b> ve <b>kötü hissetmeye</b> odaklanır (Krentzman, 2013). <b>Pozitif psikoloji</b> ile gündeme gelen bir başka kavram ise <b>iyi oluştur</b>. <b>Psikolojik iyi oluş</b>, bireyin <b>kendi yeteneklerinin farkında olması</b>, yaşamında oluşan <b>stresin üstesinden gelebilmesi</b>, <b>iş yaşamında üretken ve faydalı olabilmesi</b> ve <b>yeteneklerinin doğrultusunda toplumuna katkı sağlayabiliyor</b> olmasıdır. <b>İyi oluş</b>tan kastedilen <b>ruh sağlığı yerinde olan insandır</b>. <b>Pozitif psikolojide</b> <b>mutluluğun psikolojisini</b> çözümlemeye çalışır, aynı zamanda da <b>psikolojik iyi oluş</b> üzerine kafa yoran yeni bir alandır.</p>
<p><b>Psikolojik iyi oluş</b> dediğimiz kavram <b>mutluluğun bir çeşididir</b> aslında. <b>Erdemlere dayalı</b>, <b>yaşamın amacı ve anlamını bulmayı</b> esas alan bir <b>mutluluk anlayışıdır</b>. <b>İyi oluş seviyesi yüksek insanlar</b>, <b>diğer insanlarla ilişkileri iyidir</b>, <b>günlük yaşamın stresiyle başa çıkabilir</b>, <b>yaşamlarında anlam ve amacı bulmuşlardır</b>. Bu bireylerin <b>öz saygıları yüksektir</b>. Kendilerini <b>olduğu gibi kabul ederler</b>. Hayatı bir <b>öğrenme ve gelişim süreci</b> olarak görmektedirler. Bu özellikler <b>geliştirilebilir</b>. Kişi kendinde <b>iyi oluşu geliştirebilir</b>. <b>Farkındalık oluşturabilir</b>.</p>
<p>Yapılan araştırmalara göre, <b>iyi oluş</b> <b>sağlığı olumlu yönde etkileyebileceği</b>, <b>öznel iyi oluş seviyeleri yüksek olan bireylerin</b> daha sağlıklı olabilecekleri ve bu bireylerin diğerlerine göre <b>daha az olumsuz fiziksel belirtilere</b> sahip oldukları gözlemlenmiştir. Aynı zamanda, <b>iyi oluşu yüksek bireylerin</b>, yaptıkları işlerden <b>daha fazla memnuniyet duydukları</b> ve <b>iyi oluşu seviyeleri düşük olan bireylere</b> göre <b>daha fazla gelir elde ettikleri</b> görülmektedir. <b>Yüksek düzeyde iyi oluş</b>, bireylere sadece <b>bireysel değil aynı zamanda toplumsal yararlar</b> da sağlamaktadır. <b>İyi oluş düzeyi yüksek olan bireylerin</b>, <b>daha özgüvenli davrandıkları</b> ve <b>toplumsal gönüllülük çalışmalarına daha fazla katılım sağladıkları</b> belirtilmektedir (Yalçın, 2014).</p>
<p>Üniversite öğrencileri üzerinde yapılan araştırmada, hem <b>arkadaşlık</b> hem de <b>romantik ilişkilerde</b> <b>kaygı ve kaçınma</b> arttıkça <b>psikolojik iyi oluş düzeyinin</b> düştüğü saptanmıştır. <b>Psikolojik iyi oluş</b>, aynı zamanda <b>bağlanma ve ilişki değişkenlerinde</b> de önemli yer tutmaktadır (Erdem, Kabasakal 2015).</p>
<h3><b>Özet</b></h3>
<p><strong>Psikoloji,</strong> insan duygu, düşünce ve davranışlarını inceler. İnsanlar dünyayı nasıl algılıyor? İnsan nasıl düşünüyor? Düşünme süreçleri nelerdir? gibi sorulara cevap arar. Psikolojinin birçok alt dalı vardır. <strong>Pozitif psikoloji ise bunlardan biridir.</strong> Pozitif psikoloji, insan nasıl mutlu olur? İyi oluş etkenleri nelerdir? gibi sorulara cevap arar. İyi oluş, erdemlere dayalı, yaşamın amacı ve anlamını bulmayı esas alan bir mutluluk anlayışıdır. İyi oluş seviyesi yüksek insanlar, diğer insanlarla iyi ilişki içindedir, günlük yaşamın stresiyle başa çıkabilir, yaşamlarında anlam ve amacı bulmuşlardır. İyi oluş sonradan geliştirilebilir. Hayat kalitesini yükseltmek isteyen kişiler iyi oluş seviyelerini artırmalıdırlar. Yapılan araştırmalarda iyi oluş seviyesi yüksek olan kişilerin, insanlarla olan ilişkilerinde iyi, hayatta özerk, mutlu ve amaçları olan kişiler olduğu göstermiştir.</p>
<p><b>Kaynakça</b></p>
<ul>
<li>Aydın, A., Yılmaz, K. ve Altınkurt, Y. (2013). Eğitim yönetiminde pozitif psikoloji. <i>International Journal of Human Sciences, 10(1)</i>, 1470-1490. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Erdem, Ş., Kabasakal, Z. (2015). Psikolojik İyi Olma Ve Yetişkin Bağlanma Boyutları. <i>Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi</i>, 2146-9199. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Krentzman, A. R. (2013). Review of the application of positive psychology to substance use, addiction, and recovery research. <i>Psychology of Addictive Behaviors, 27(1)</i>, 151-165. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Seligman, M. E. P., Csikszentmihalyi, M. (2014). Positive Psychology: An Introduction. In: <i>Flow and the Foundations of Positive Psychology</i>. Springer, Dordrecht. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Yalçın, İ. (2014). İyi Oluş ve Sosyal Destek Arasındaki İlişkiler: Türkiye’de Yapılmış Çalışmaların Meta Analizi. <i>Türk Psikiyatri Dergisi, 25</i>.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/dunden-bugune-psikolojik-iyi-olus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
