Günlük yaşamda sıkça duyduğumuz “sinirlerim bozuldu”, “gerilimden elim ayağım uyuştu” gibi ifadeler aslında, biyolojik bir gerçeğe işaret ediyor olabilir mi? Bu cümlelerin sadece mecazi olmadığını gösteren bilimsel bulgular, son yıllarda artan bir şekilde dikkatimizi sinir sistemi ile hormonlar arasındaki hassas ilişkiye çekiyor.
Sinir sistemi sağlığı yalnızca mekanik ya da yapısal nedenlerle değil, hormonal dengenin bozulmasıyla da etkilenebilir. Bu yazıda, hormonların sinir sistemini nasıl etkilediğini ve özellikle periferik nöropati gibi durumlarla nasıl ilişkilendiğini hem psikolojik hem biyolojik yönleriyle ele alacağız.
Nöropati Nedir?
Nöropati, sinirlerin hasar görmesiyle oluşan bir durumdur. Genellikle ellerde ve ayaklarda hissizlik, karıncalanma, yanma ya da ağrı gibi belirtilerle kendini gösterir. En yaygın nedenlerinden biri diyabettir. Ancak günümüzde araştırmalar, sadece metabolik hastalıkların değil, hormonal dengesizliklerin de nöropatinin oluşumunda önemli rol oynadığını göstermektedir.
Hormonlar ve Sinir Sistemi: İlişki Ne Kadar Derin?
Vücudumuzda onlarca hormon vardır ve bunların büyük bir kısmı sinir sistemiyle yakın ilişki içindedir. Özellikle şu hormonlar nöropatik süreçlerle yakından ilişkilidir:
-
Kortizol (Stres Hormonu)
Kronik stres durumlarında kortizol sürekli yüksek kalır. Bu da hem merkezi sinir sistemini hem de periferik sinirleri etkileyerek sinir iletimini bozabilir. Uzun süreli stres yaşayan bireylerde ellerde titreme, ayaklarda karıncalanma gibi semptomlar, bu hormonun etkisine işaret ediyor olabilir.
Örnek: 42 yaşındaki bir öğretmen, sınav haftalarında ellerinde yanma hissiyle nörolojiye başvuruyor. Organik bir neden saptanamıyor. Psikolojik değerlendirme sonucunda kronik stresin bu duyumsamaları tetiklediği görülüyor. -
Tiroid Hormonları (T3 – T4)
Hipotiroidi (tiroidin az çalışması) durumunda metabolizma yavaşlar ve bu, sinirlerin beslenmesini olumsuz etkileyebilir. Araştırmalar, hipotiroidisi olan bireylerde periferik nöropatiye daha sık rastlandığını göstermektedir.
Özellikle kadınlarda sık görülen tiroid hastalıkları, halsizlik ve kilo alımı dışında “elin uyuşması”, “ayakta karıncalanma” gibi şikayetlerle de kendini gösterebilir. -
Östrojen ve Progesteron
Menopoz dönemindeki hormonal değişimlerle birlikte karıncalanma, uyuşma gibi belirtiler artabilir. Östrojenin sinir hücreleri üzerindeki koruyucu etkisinin azalması bu durumu açıklayabilir. Aynı zamanda bu dönemde artan anksiyete, belirtileri daha da yoğunlaştırabilir.
Menopoz sürecindeki birçok kadın “ellerim karıncalanıyor, artık sinir sistemim çöktü” gibi ifadelerle başvurabiliyor. Burada hem biyolojik hem de psikolojik etkilerin bir araya geldiği çok yönlü bir durum söz konusudur. -
İnsülin
Diyabetik nöropati, özellikle kontrolsüz şeker düzeyi olan kişilerde yaygındır. Ancak insülinin sinir hücrelerinin beslenmesinde doğrudan rolü olduğunu bilmek önemlidir.
Nöropati, sadece şeker düzeyinden değil, insülinin sinir üzerindeki etkisinden de kaynaklanabilir.
Psikolojik Boyut: Hormonlar, Duygular ve Sinirler Arasındaki Üçgen
Hormonal değişimler yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda psikolojik süreçleri de etkiler. Uzun süreli stres, kaygı bozuklukları ve duygusal baskı, bedenin hormonal dengesini bozabilir. Bu da nöropatik belirtileri tetikleyebilir. Özellikle somatizasyon bozukluklarında, kişide nörolojik bir hasar olmasa bile, hissedilen bedensel şikayetler oldukça gerçek ve rahatsız edicidir.
Bir danışan şöyle der: “Kendimi sürekli diken üstünde hissediyorum, geceleri ayaklarımda karıncalanma oluyor.” Bu tür şikayetler yalnızca tıbbi değil, psikolojik destekle de ele alınmalıdır.
Psikoterapi Neden Önemli?
Psikolojik kökenli nöropatik belirtilerde yalnızca ilaç tedavisi yetersiz kalabilir. Psikoterapi, stres kaynaklarını tanımak, duygusal yükleri hafifletmek ve beden-zihin bağlantısını güçlendirmek açısından oldukça etkilidir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi, beden duyumlarıyla baş etmede faydalı olabilir. Ayrıca nefes egzersizleri, farkındalık çalışmaları ve gevşeme teknikleri de destekleyici olarak önerilir.
Ne Zaman Uzman Desteği Almalı?
Eğer ellerinizde ya da ayaklarınızda sık sık uyuşma, karıncalanma, yanma gibi belirtiler yaşıyorsanız ve bu durum stresli dönemlerle ya da hormonal değişimlerle ilişkiliyse; hem endokrinolojik hem de nörolojik bir değerlendirme almak önemlidir. Aynı zamanda psikolojik destek almak da döngüyü kırmada anahtardır.
Sonuç: Sinirlerimizi Anlamak, Kendimizi Anlamaktır
Sinir sistemi yalnızca fiziksel değil, duygusal yaşantılarımızın da taşıyıcısıdır.
Hormonlarımız, duygularımız ve sinirlerimiz arasında güçlü ama görünmeyen bir bağ vardır. “Elim ayağım uyuşuyor” dediğimizde, belki de beynimiz, bedenimizle birlikte bir sinyal veriyordur: “Yavaşla, hisset ve kendine kulak ver.”
Kaynakça
Anand, P. (2004). Neurotrophic factors and their receptors in human diabetic and non-diabetic neuropathies. Progress in Brain Research, 146, 477–492. https://doi.org/10.1016/S0079-6123(03)46031-9
Dhabhar, F. S. (2014). Effects of stress on immune function: The good, the bad, and the beautiful. Immunologic Research, 58(2–3), 193–210. https://doi.org/10.1007/s12026-014-8517-0
Giacco, F., & Brownlee, M. (2010). Oxidative stress and diabetic complications. Circulation Research, 107(9), 1058–1070. https://doi.org/10.1161/CIRCRESAHA.110.223545
McEwen, B. S. (2007). Physiology and neurobiology of stress and adaptation: Central role of the brain. Physiological Reviews, 87(3), 873–904. https://doi.org/10.1152/physrev.00041.2006
Radanovic, M., & Mansur, L. L. (2016). Hormonal influences on cognition and neurological diseases. Dementia & Neuropsychologia, 10(2), 87–95. https://doi.org/10.1590/S1980-57642016DN1002002


