Generated by All in One SEO v4.8.8, this is an llms.txt file, used by LLMs to index the site. # Psychology Times Türkiye Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur. ## Sitemaps - [XML Sitemap](https://psychologytimes.com.tr/sitemap.xml): Contains all public & indexable URLs for this website. ## Yazılar - [Çocukluk Çağı Travmalarının Gelecek Nesillere Aktarımı: Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-cagi-travmalarinin-gelecek-nesillere-aktarimi-psikolojik-ve-toplumsal-bir-inceleme/) - Bu çalışma, çocukluk çağı travmalarının nesiller arası aktarım mekanizmalarını psikolojik, biyolojik ve toplumsal düzeyde incelemeyi amaçlamaktadır. Çocuklukta yaşanan travmatik deneyimlerin yalnızca bireyin ruhsal yapısını değil, aynı zamanda gelecek kuşakların duygusal ve ilişkisel örüntülerini de etkilediği bilinmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, epigenetik değişimlerin, ebeveynlik stillerinin ve bağlanma dinamiklerinin bu aktarımda önemli roller oynadığını göstermektedir. Bu makalede, - [Yavaş Yavaş Tükenenler: Mobbing Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/yavas-yavas-tukenenler-mobbing-etkisi/) - Her sabah daha zor uyanıyor, işe gitme düşüncesi de rahatsızlık veriyor ve bir zamanlar severek yaptığın iş artık her geçen gün sana tükendiğini hissettiriyorsa yalnız değilsin. Mobbing Nedir? Latince’de kararsız kalabalık anlamına gelen bu sözcük modern çağın krizi olmaya başladı. Çalışma hayatında birkaç kişi veya tek bir kişi tarafından sistematik bir şekilde psikolojik olarak etik - [Ben Hiç Çocuk Olmadım](https://psychologytimes.com.tr/ben-hic-cocuk-olmadim/) - Bazen daha küçücükken sırtımıza bir küfe verilir. Günler, aylar geçer ve o küfenin yavaş yavaş dolduğunu, yükün ağırlığından dizlerimizin büküldüğünü fark etmeyiz bazen. Çoğu zaman yükleri küfeye koyan da farkında değildir ne yaptığının. Daha sonra şöyle bir cümle kurarız: “Ben hiç çocuk olmadım. Hep başkalarını düşündüm, bana hiç sıra gelmedi.” Hiç kurdunuz mu bu cümleyi? - [Çocuklukta Atılan Tohumlar: Travmaların Duygusal Yeme Davranışına Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/cocuklukta-atilan-tohumlar-travmalarin-duygusal-yeme-davranisina-etkisi/) - Yemek yemek, birçok insan için yalnızca fiziksel bir gereksinimi karşılamaktan ibaret gibi görünür. Ancak psikolojik açıdan bakıldığında, yemek yalnızca bedeni değil, aynı zamanda duyguları da besleyen karmaşık bir eylemdir. Özellikle çocukluk döneminde yaşanan travmalar, ihmal ya da duygusal eksiklikler, bireyin ilerleyen yaşlarda yemekle kurduğu ilişkiyi derinden şekillendirebilir. Bu durumda kişi, aç olduğu için değil; içsel - [Çocukların Evrensel Ana Dili Edebiyatı: Oyun Terapisi Sanatı](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarin-evrensel-ana-dili-edebiyati-oyun-terapisi-sanati/) - Dünyadaki tüm çocukların, dünyaya geldikleri andan itibaren aslında bizimle iletişim kurabildiğini ve aynı dili kullandığını söylesem ne derdiniz? Kulağa gizli bir deneyin sonuçları gibi geliyor fakat oyun terapisinden söz ediyorum. Gelin o dile kulak verelim ve çocuklarla gerçekten iletişime geçelim. Oyun, çocukların dilidir ve bu dili biz en net biçimde oyun terapisinde duyarız. Kullanılan veya - [Kendini Yargılamadan Kendinle Yüzleşmek Mümkün mü?](https://psychologytimes.com.tr/kendini-yargilamadan-kendinle-yuzlesmek-mumkun-mu/) - İnsanın kendiyle yüzleşmesi çoğu zaman sancılı bir süreçtir. Çünkü yüzleşmek, sadece güçlü yanlarla değil; aynı zamanda zayıflıklarla, hatalarla, pişmanlıklarla ve karanlık duygularla temas etmeyi gerektirir. Bu noktada çoğu kişi, farkında olmadan yargılamanın tuzağına düşer.“Bunu nasıl yaptım?”, “Neden böyle davrandım?”, “Ben kötü bir insanım” gibi içsel cümleler, yüzleşmeyi bir gelişim fırsatından çok bir cezalandırma aracına dönüştürür. - [Çocuklarla İletişim: Anlamanın, Sabırın ve Empatinin Dili](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarla-iletisim-anlamanin-sabirin-ve-empatinin-dili/) - Çocuklarla iletişim, insan ilişkilerinin en saf ve en hassas biçimlerinden biridir. Çünkü çocuk, dünyayı henüz yeni tanımaya başlamış, duygularını anlamlandırmaya çalışan bir varlıktır. Bu süreçte çevresinden gördüğü ilgi, sevgi ve anlayış; onun kişiliğini, benlik saygısını ve sosyal becerilerini doğrudan şekillendirir. Bu nedenle çocuklarla doğru iletişim kurmak, yalnızca onları anlamak değil, aynı zamanda geleceğe güvenle bakan - [Küçük Bir Düşünce, Büyük Bir Fırtına: Çocuklarda Olumsuz İnançlar](https://psychologytimes.com.tr/kucuk-bir-dusunce-buyuk-bir-firtina-cocuklarda-olumsuz-inanclar/) - Çocukluk dönemi, bireyin kendisi ve çevresiyle ilgili inançlarının oluşmaya başladığı, kişilik gelişimi açısından oldukça önemli bir süreçtir. Bu dönemde edinilen yaşantılar, çocuğun olayları nasıl algılayacağını ve yorumlayacağını büyük ölçüde şekillendirir. Ancak çocukların bilişsel olgunluk düzeyleri henüz gelişim aşamasında olduğu için, yaşadıkları olayları bazen olduğundan farklı veya abartılı biçimde değerlendirebilirler. Otomatik düşünceler, bireyin zihninde bir olay - [Ruhsal Bakım Rehberimizi Nasıl Oluşturabiliriz?](https://psychologytimes.com.tr/ruhsal-bakim-rehberimizi-nasil-olusturabiliriz/) - Kişinin Kendine Bakması Kişinin kendine bakması denildiğinde aklınızda ne canlanıyor?İyi beslenmek, dinlendirici bir uyku düzeni, bedensel öz bakım... Evet bunların her biri oldukça önemli. Peki ya ruhsal bakımınız? Bunu hiç düşündünüz mü? Duygularımız, düşünce yapımız, bizi tetikleyen, bizi harekete geçiren yaşantılarımızın her biri ruhsal bakımımız ile doğrudan ilişkilidir. Kişinin Kendine Sorabileceği Sorular Kendi kendimize iyi - [Aşk Kısıtlayıcı Olmak Zorunda Mı? Adler ve Sevgi Görevi Kavramı](https://psychologytimes.com.tr/ask-kisitlayici-olmak-zorunda-mi-adler-ve-sevgi-gorevi-kavrami/) - Karşılıklı aşk, başlarda ruhumuzu bir kuş kadar özgür hissettirir. Dünyadaki bütün zorluklara göğüs gerebilecek kadar dayanıklı olduğumuz fikrini benliğimizin en küçük zerresine kadar yerleştirir. Öyle güçlü hissettirir ki insanı, başlamaya korktuğunuz işler bile gözünüze sadece üzerine zıplanılması gereken ufak basamaklar gibi gelmeye başlar. O insanın elini tuttuğunuzda, zifiri karanlık bir mağarada bile cesaretle sona doğru - [Kaygılı Bir Ebeveynle Büyümek: Sessizce Taşınan Bir Yük](https://psychologytimes.com.tr/kaygili-bir-ebeveynle-buyumek-sessizce-tasinan-bir-yuk/) - Bazı çocuklar, sessiz ama sürekli bir gerginlik içinde büyür. Evde yüksek sesli tartışmalar olmaz belki ama havada hep bir “endişe kokusu” vardır. Anne telefona biraz geç cevap verince babanın yüzü gerilir. Çocuk dışarı çıkmak ister ama “ya başına bir şey gelirse” endişesiyle plan iptal olur. O çocuk yavaş yavaş dünyanın güvenli bir yer olmadığına, hata - [Kaygı Ne Zaman İyi, Ne Zaman Kötü? Kaygı ve Stres Aynı Şey Mi?](https://psychologytimes.com.tr/kaygi-ne-zaman-iyi-ne-zaman-kotu-kaygi-ve-stres-ayni-sey-mi/) - Kaygı ve Stres Aynı Şey Midir? Kaygı ve stres durumunda ortaya çıkan öfke, sinirlilik hali, odaklanma problemleri, kas ağrıları, yorgunluk, gerginlik gibi belirtilerin benzerliği sıklıkla bu iki tepkinin aynı anlama geldiğini düşünmemize neden olur. Fakat iki duygusal tepkiyi birbirinden ayıran önemli faktörler söz konusudur. Öncelikle kısaca stres ve kaygının ne olduğunu anlamaya çalışalım. Stres, Latince’den - [İyi Bir Dinleyici Misin? Etkin Dinlemek için 6 İpucu](https://psychologytimes.com.tr/iyi-bir-dinleyici-misin-etkin-dinlemek-icin-6-ipucu/) - İnsanın en çok odaklandığı konulardan birisi kendisini doğru ifade etme çabasıdır. Bu yazımda, size iyi ve doğru ifade için etkin dinleme ve temiz iletişimin gücünü aktarmak isterim. Dinlemek, lider olma yolunda en değerli becerilerden biridir. Okullarda öğretilmeyen bu beceriyi neyse ki pratik yaparak güçlendirmek mümkündür. Araştırmalar gösteriyor ki, iyi bir lideri diğerlerinden ayıran, ne kadar - [Zihnin Durmayan Ritimleri: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)](https://psychologytimes.com.tr/zihnin-durmayan-ritimleri-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-dehb/) - Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çoğu zaman sadece çocuklukla ilişkilendirilen bir durumdur. Ancak gerçek, bu tanının çocuklukla sınırlı olmadığını, yetişkinlikte de hayatın her alanını etkileyebileceğini gösterir. DEHB, beynin dikkat, dürtü kontrolü ve planlama gibi işlevlerini yöneten bölgelerinde farklılıklar ile ortaya çıkan nörogelişimsel bir bozukluktur. Toplumda hâlâ yanlış bir algı vardır: DEHB’li bireyler tembel, dağınık - [Görünmez Otoriteler](https://psychologytimes.com.tr/gorunmez-otoriteler/) - Gündelik yaşamda hepimiz, farkında bile olmadan çevremizin etkisiyle kararlar alabiliyoruz. Bu etki sadece aile ya da resmî kurumlarla sınırlı değil; arkadaş grupları, çalışma ekipleri, hatta sosyal medya toplulukları bile üzerimizde güçlü bir baskı kurabiliyor. Bazen bu baskı o kadar doğal bir şekilde işler ki, kimsenin “baskı yapmadığı” bir ortamda bile kendimizi çoğunluğun görüşüne uymaya çalışırken - [Ölü Ozanlar Derneği: “Carpe Diem”in Sosyal Bedeli](https://psychologytimes.com.tr/olu-ozanlar-dernegi-carpe-diemin-sosyal-bedeli/) - Peter Weir’in 1989 yapımı Dead Poets Society (Ölü Ozanlar Derneği) filmi, yüzeyde katı bir yatılı okulda geçen bir büyüme hikâyesi gibi görünse de derinlemesine incelendiğinde, bireyselliğin grup baskısı ve toplumsal normlar karşısındaki kırılganlığını ortaya koyan güçlü bir psikolojik anlatıdır. Sosyal psikoloji açısından film, bireyin ait olduğu grubun normlarına uyum sağlama eğilimini, otoriteye boyun eğme davranışlarını - [Nedir Bu İş ve Örgüt Psikolojisi?](https://psychologytimes.com.tr/nedir-bu-is-ve-orgut-psikolojisi/) - Son günlerde Alain de Botton’un Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı kitabını okuyorum.Kitap, modern çalışma hayatına farklı meslekler üzerinden bakarken “çalışmak” eylemini yalnızca ekonomik bir gereklilik değil, aynı zamanda insan olmanın bir yönü olarak ele alıyor. De Botton’un satırlarını okurken ister istemez şu sorular aklımda belirdi:“İşin bizde bıraktığı iz nedir? İnsan neden çalışır, neden üretmek ister?” Bu - [Yorgun Tanrıça Sendromu: Güçlü Kadın Mitinin Psikolojik İncelemesi](https://psychologytimes.com.tr/yorgun-tanrica-sendromu-guclu-kadin-mitinin-psikolojik-incelemesi/) - Kadınlardan yüzyıllardır hem fedakâr, hem sabırlı, hem de kırılmadan güçlü kadın olmaları beklenmiştir. Bu beklenti, modern dünyada “güçlü kadın” imgesiyle yeniden üretilmiştir. Kadının duygusal dayanıklılığı, hem övülen hem de sessizce sömürülen bir özelliğe dönüşmüştür. Kadınlar, duygusal yükleri taşıma konusunda genellikle sessiz bir ustalık gösterirler. Hem işte hem evde, hem annelikte hem partnerlikte “dengeyi koruma” görevi - [Anne Kaybı Duygusal, Baba Kaybı Davranışsal Bozukluklara Neden Olur: Yas Sürecine Psikolojik Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/anne-kaybi-duygusal-baba-kaybi-davranissal-bozukluklara-neden-olur-yas-surecine-psikolojik-bir-bakis/) - İnsanın hayatında en güçlü bağlardan biri ebeveynlerle kurulur. Çocukluk döneminde anne ve baba, yalnızca temel ihtiyaçların karşılandığı kişiler değil, aynı zamanda kimliğin, güven duygusunun ve kişilik yapısının şekillendiği iki ana figürdür. Bu nedenle anne kaybı ve baba kaybı, bireyin yaşamında derin izler bırakan en güçlü travmatik deneyimler arasında yer alır. Psikoloji literatüründe sıkça tartışılan bir - [Menopoz Süreci ve Kadın Psikolojisi Üzerindeki Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/menopoz-sureci-ve-kadin-psikolojisi-uzerindeki-etkileri/) - Menopozdan Korkma: Psikolojik Güçlenmenin Yeni Bir Kapısı Menopoz, kadın yaşamının kaçınılmaz bir dönemidir ve biyolojik bir geçişten çok daha fazlasını ifade eder. Bu süreç yalnızca hormonal değişimlerle sınırlı kalmaz; aynı zamanda kadınların ruhsal dünyasında da derin dönüşümlere yol açar. Toplumda hâlâ "yaşlılık" ya da "kadınlığın sonu" gibi olumsuz anlamlarla yüklenen menopoz, birçok kadında korku, kaygı - [Harflerin Ötesinde: Disleksiye Dair Yanlış Bilinenler ve Bilimsel Gerçekler](https://psychologytimes.com.tr/harflerin-otesinde-disleksiye-dair-yanlis-bilinenler-ve-bilimsel-gercekler/) - Disleksi: Tanım, Nedenler, Yaygınlık, Yanlış Bilinenler ve Tedavi Yaklaşımları Disleksi, okuma, yazma ve heceleme becerilerinde yaşanan kalıcı zorluklarla tanımlanan nörogelişimsel bir öğrenme bozukluğudur. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin DSM-5 sınıflandırmasında “Özgül Öğrenme Bozukluğu” başlığı altında yer almakta ve özellikle okuma güçlüğü biçiminde tanımlanmaktadır. Bu durum, bireyin zekâsıyla ilişkili değildir; disleksi, normal ya da üstün zekâya sahip bireylerde - [Kalabalık Yalnızlık ve İç Dünyamızın Hayatta Kalması](https://psychologytimes.com.tr/kalabalik-yalnizlik-ve-ic-dunyamizin-hayatta-kalmasi/) - Modern çağımızda insanlarla tanışmak ve iletişime geçmek kolaylaşsa, dünya küçülse bile gün geçtikçe yalnızlaşıyoruz.Hatta geçen sene TDK buna yeni bir isim bile buldu: “kalabalık yalnızlık”.Bu yazıda bireylerin neden yalnız hissettiklerinin sebeplerinden önemli gördüğüm üçünü anlatacağım. 1) Bireysel Beklentilerin Artışı ve Takibinde Ruminasyon, Öz Şefkat Yoksunluğu Toplumumuzun teknolojinin ve sosyal medyanın nimetlerini edinmesiyle rekabet ve başkalarının - [Çocuklarla Terapide Güven ve İş Birliği: Terapötik İttifakın Rolü](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarla-terapide-guven-ve-is-birligi-terapotik-ittifakin-rolu/) - Çocuklarla yapılan çocuk terapisi süreçlerinde kullanılan yöntemler ve teknikler kadar, terapist ile çocuk arasında kurulan ilişkinin niteliği de büyük önem taşır. Terapötik ittifak, danışan ile terapist arasında güvene, iş birliğine ve karşılıklı anlayışa dayalı bir bağ olarak tanımlanabilir. Yetişkin terapilerinde olduğu kadar, hatta belki de daha fazla, çocuk terapisi süreçlerinde bu ilişkinin gücü terapinin gidişatını - [Bir Kapıyı Aralamak: Terapiye Başlama Cesareti](https://psychologytimes.com.tr/bir-kapiyi-aralamak-terapiye-baslama-cesareti/) - Terapiye başlama cesareti, bireyin yaşamında yeni bir kapı aralaması gibidir. Bu süreçte kişi hem bilinçli hem de bilinçdışı düzeyde kendi iç dünyasıyla temas kurar. Kapının ardında neyle karşılaşacağını tam olarak bilmemek, beraberinde doğal bir belirsizlik ve kaygı getirir. Ancak bu belirsizliği göze alabilmek, kişinin içsel gücünü fark etmesiyle başlar. Terapiye başlamak, çoğu zaman “artık iyi - [Yapay Zekâ Destekli Psikoterapi: İnsan Empatisi Taklit Edilebilir mi?](https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-destekli-psikoterapi-insan-empatisi-taklit-edilebilir-mi/) - Son yıllarda yapay zekâ destekli psikoterapi, psikoloji ve ruh sağlığı alanlarında, sınırlı sayıda terapistin bulunduğu ortamlarda terapiye erişimi artırma vaadiyle giderek hayatımızda daha fazla yer almaya başladı. Kullanıcılar yapay zekâ sistemlerini semptom değerlendirmeleri, bilişsel testler ve psikolojik müdahaleler için sık sık kullanıyor.Peki, bu yapay zekâ modelleri insan empatisini ve duygusal anlayışı ne kadar etkili bir - [Yeniden İnşa Edebilmen İçin Bazen Hayat Son Bir Şans Verir](https://psychologytimes.com.tr/yeniden-insa-edebilmen-icin-bazen-hayat-son-bir-sans-verir/) - Hayatın akışı çoğu zaman tahmin edilemez. İnsan planlar yapar, hedefler belirler, yolunu çizer; fakat karşısına çıkan sürprizler, engeller ya da fırsatlar onun rotasını değiştirebilir. İşte tam da bu noktada, hayatın insana sunduğu son bir şans kavramı devreye girer. Bazen beklenmedik bir anda gelen küçük bir iş teklifi, uzun zamandır konuşmadığımız bir dosttan gelen bir mesaj - [Gerçek Gibi Görünüyor: Yapay Zekâ Görselleri Beynimizi Nasıl Kandırıyor?](https://psychologytimes.com.tr/gercek-gibi-gorunuyor-yapay-zeka-gorselleri-beynimizi-nasil-kandiriyor/) - Yapay zekâ görselleri çağında beynimiz, gördüğüne ne kadar güvenebilir?Son zamanlarda sosyal medyada yapay zekâ ile üretilmiş görsellerin hızla çoğaldığını hepimiz fark etmişizdir. Gerçek bir kişiye ait olmayan ama “gerçekmiş gibi” görünen yüzler, manzaralar ve farklı tarzlardaki fotoğraflar artık neredeyse hayatımızın bir parçası. Kimi zaman sahte bir ünlü fotoğrafıyla yapılan bir editte, kimi zaman reklam kampanyalarındaki - [Doğan Cüceloğlu: Yetişkin Çocuklar Kitabı Üzerine Psikolojik Yaklaşım](https://psychologytimes.com.tr/dogan-cuceloglu-yetiskin-cocuklar-kitabi-uzerine-psikolojik-yaklasim/) - Doğan Cüceloğlu’nun Yetişkin Çocuklar adlı eseri, bireyin çocukluk döneminden yetişkinlik sürecine kadar bünyesinde bulundurduğu duygusal izlerin kişiliğini oluşturmasındaki yapı taşlarını ortaya koymuştur. Kitapta bahsedildiği üzere, şu anda olduğumuz kişi, çocukluktaki aile ilişkilerinin bir yansıması ile bağdaştırılabilir. Cüceloğlu, yetişkin çocuk kavramını şu şekilde açıklar: “Bedenen büyüdüğü halde, duygu ve heyecanları bakımından gelişip olgunlaşamayan insanlara yetişkin çocuk - [Kıskanmak Dizisinde Psikolojik Dinamikler: Yetersizlik, Arzu ve Benlik Yaralanması](https://psychologytimes.com.tr/kiskanmak-dizisinde-psikolojik-dinamikler-yetersizlik-arzu-ve-benlik-yaralanmasi/) - Reşat Nuri Güntekin’in romanından uyarlanan Kıskanmak dizisi, kıskançlık temasını yüzeyde bir aşk hikâyesi olarak sunsa da, özünde derin psikolojik dinamikler içeren çatışmaları konu alır. Bu makale, dizinin üç ana karakteri olan Seniha, Halit ve Mükerrem üzerinden kıskançlığın altında yatan psikolojik süreçleri incelemektedir. Freud’un psikanalitik yaklaşımı, Adler’in üstünlük kompleksi kavramı ve Young’un şema terapisi modeli temel - [İlk İzlenimlerin Psikolojisi: 7 Saniyede Karar Vermek](https://psychologytimes.com.tr/ilk-izlenimlerin-psikolojisi-7-saniyede-karar-vermek/) - Bir ortama girdiğinizi hayal edin. Neresi olduğunun bir önemi yok. Herhangi bir yer olabilir. İçeri girdiniz. Henüz kimseyle tek kelime dahi etmediniz fakat kapıyı araladığınız an, tüm gözler sizin üzerinize çevrildi. Sanki görünmez bir perde açıldı ve sahne ışıkları bir anda üzerinize düştü. İşte o an, karşınızdaki insanların zihninde görünmez bir mahkeme başlar. İlginçtir ki - [Toplumsal Tükenmişlik](https://psychologytimes.com.tr/toplumsal-tukenmislik/) - Bir toplumun da tıpkı bireyler gibi tükenebileceğini hiç düşündünüz mü?Uzun süren stres, belirsizlik ve ardı arkası kesilmeyen krizler sadece bireylerin değil, toplumların da ruhsal direncini tüketiyor. Psikolojide bu duruma “kolektif ruhsal yorgunluk” deniyor. Yani bir ülkenin genel ruh halinin giderek umutsuzluk, kayıtsızlık ve duygusal donuklukla kaplanması. Aslında toplumsal tükenmişlik, psikolojik tükenmişliğin bir sonucudur. Dayanma gücümüzü - [Savunma Mekanizmalarının Ardındaki Arzu: Egonun Ardındaki İnşası ve Kişiliğin Hikâyesi](https://psychologytimes.com.tr/savunma-mekanizmalarinin-ardindaki-arzu-egonun-ardindaki-insasi-ve-kisiligin-hikayesi/) - İnsanın ruhsal yaşamı, görünenden çok daha karmaşık bir denge kurma oyunudur. Her duygu, her tepki ve her kaçışın gölgesinde bir anlam, bir ihtiyaç ve bir arzu gizlidir. Birey, varoluşunun en erken dönemlerinden itibaren bu arzularla baş etmeyi öğrenerek; sevilmek, korunmak, kabul görmek ya da özgür olmak gibi temel itkilerle kişiliğinin çekirdeğini ve içsel barikatlarını şekillendirir. - [ANNELİKTE SINIFTA KALMA REHBERİ](https://psychologytimes.com.tr/annelikte-sinifta-kalma-rehberi/) - Eğer bu başlık ilginizi çekti ve yazının devamını okumak için merak duyuyorsanız bilmenizi isterim ki sizin annelikte sınıfta kalmanız olası değil! Ama yine de hadi gelin bir bakalım, ne oluyor da anneliğinizi bu kadar fazla sorguluyor ve kendinizi bilinçli bir kadının başına gelen en zorlu deneyimlerden biri olan annelik müessesesinde bu kadar başarısız hissediyorsunuz? Bağlanmak: - [Toplumca Tanınmayan Yas: Evcil Hayvan Kaybının Psikolojik Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/toplumca-taninmayan-yas-evcil-hayvan-kaybinin-psikolojik-etkileri/) - Neden evcil hayvanımızı kaybettiğimizde bir insanı kaybetmiş gibi üzülüyoruz? Onları çok sevdiğimiz için mi, hayatımızın yarısını onlarla geçirdiğimiz için mi, konuşamadıkları için mi, saf ve masum oldukları için mi yoksa aslında insan kaybından hiçbir farkı olmadığı için mi? Nedeni ne olursa olsun, bu acıyı yaşayan bilir ki bir evcil hayvan kaybı yaşamak, insan kaybını yaşamaktan - [Zihnin Fırtınasında Yaratıcılık: Anksiyete ile Üretmek](https://psychologytimes.com.tr/zihnin-firtinasinda-yaraticilik-anksiyete-ile-uretmek/) - Anksiyete kelimesini duyduğumuzda aklımıza hoş imgeler gelmemekte. Durmadan düşünmek, düşüncelerin arasında boğulmak ve ana hiçbir şekilde odaklanamamak gibi düşünceler zihnimizde canlanmakta. Peki, anksiyete ve yaratıcılık uyumunu konuşmaya ne dersiniz? Düşünceler zihnimizde dans ediyorsa ve bunu durdurmak mümkün değilse bu durum sizce de yaratıcılığın kapısını aralamaz mı? Yaratıcılık nedir diye düşündüğümde aklıma yeni, henüz keşfedilmemiş, saf - [İyi Ki’lerin En Güzeli](https://psychologytimes.com.tr/iyi-kilerin-en-guzeli/) - Dostluk, insanlık tarihi kadar eski bir bağdır. İlk çağlardan beri birlikte avlanan, barınak kuran, hikâyeler anlatan insanlar için hayatta kalmanın ötesinde bir şey ifade etmiştir: ruhun güvenliği. Çocukken paylaşmayı oyunlarla öğreniriz, yetişkin olduğumuzda ise dostluk, en kritik kararlarımızın arkasında sessiz bir güç olur. Yine de çoğu zaman dostluğu dar bir kalıba sıkıştırırız: “Kötü günde yanında - [Erteleme Psikolojisi: Neden Yapmamız Gerekeni Erteleriz?](https://psychologytimes.com.tr/erteleme-psikolojisi-neden-yapmamiz-gerekeni-erteleriz/) - Birçoğumuzun sıklıkla yakındığı bir konu, yumurta kapıya dayanmadan bir şeyi yapamamak, ta ki erteleyecek vakit kalmayana kadar. Ödev, egzersiz ya da önemli bir kararlarda özellikle rastladığımız bu davranışı derinlemesine inceleyelim. Erteleme, çoğu kişi tarafından basit bir tembellik olarak sınıflandırılsa da psikoloji biliminde çok daha karmaşık bir davranış biçimi olarak değerlendirilir. Bir insanın davranışlarını etkileyen birden - [Aşağılık Kompleksi ve Mobbing](https://psychologytimes.com.tr/asagilik-kompleksi-ve-mobbing/) - İş yerlerinde giderek artan bir sorun haline gelen mobbing (psikolojik taciz) ve aşağılık kompleksi yaşayan müdür baskısı, çalışanların iş verimini düşüren, mental sağlığını tehdit eden ciddi bir problem olarak karşımıza çıkıyor.Aşağılık kompleksi, kişinin kendini yetersiz ve değersiz hissetmesi durumudur. Kişinin kendisini yetersiz ve değersiz hissetme durumu özgüven eksikliği ve sürekli karşılaştırma gibi belirtiler göstermesine, kişisel - [Değişken Mevsimlerin Döngüleri: Bipolar Bozuklukla Yaşamak](https://psychologytimes.com.tr/degisken-mevsimlerin-donguleri-bipolar-bozuklukla-yasamak-2/) - Hayat, bazen bir yaz sıcağı gibi ısıtır, coşku ve enerjiyle besler ruhu. Sonra hava kapanır, bulutlar yükselir, bir kış rüyasına döner; her ses donar ve dünya kendi içine kapanır. Bipolar bozuklukla yaşayan bir birey için bu durum, kontrol edilmesi zor olan mevsim döngülerine benzer. Bir anda bahar filizlenir, ardından yaz sıcağı gelir, sonra her şey - [Küçük Dünyalarda Büyük Güçler: Akran Zorbalığı](https://psychologytimes.com.tr/kucuk-dunyalarda-buyuk-gucler-akran-zorbaligi/) - Bir okul koridorundan geçerken aslında bir toplumun küçük bir örneğinden geçeriz.Orada da güç dengeleri, görünmez hiyerarşiler, sessiz izleyiciler ve direnen azınlıklar vardır.Çocuklar sadece ders öğrenmez; güç kullanmayı, gruba dahil olmayı, dışlanmayı ve bazen de sessiz kalmanın sorumluluğunu öğrenirler. Bu nedenle akran ilişkileri, yalnızca sosyal bir süreç değil; çocuğun benlik gelişiminin, empati kapasitesinin ve ahlaki olgunlaşmasının - [Bir Madalyonun İki Yüzü: Mükemmeliyetçilik ve Anksiyete](https://psychologytimes.com.tr/bir-madalyonun-iki-yuzu-mukemmeliyetcilik-ve-anksiyete/) - Günümüz dünyasında “mükemmel olma” arzusu, birçok birey için başarı ve özdeğerin ölçütü hâline gelmiştir. Ancak bu görünürde motive edici özellik, çoğu zaman anksiyetenin temel kaynağını oluşturabilir. Anksiyete, bireyin gerçek ya da algılanan bir tehdide karşı geliştirdiği bedensel, bilişsel ve duygusal bir tepkidir (American Psychological Association [APA], 2023). Bu tepki, hayatta kalma açısından işlevsel olsa da - [Yaşamımızın Son Dönemine Geldiğimizde Fark Ettiklerimiz: Mutluluk Ne Değilmiş Meğer…](https://psychologytimes.com.tr/yasamimizin-son-donemine-geldigimizde-fark-ettiklerimiz-mutluluk-ne-degilmis-meger/) - Hayatımız boyunca çoğumuz mutluluğu yanlış yerlerde ararız: daha iyi bir işte, yüksek bir gelirde, konforlu bir evde ya da prestijli bir çevrede… Yıllarca bu hedeflerin peşinden koşar, “mutlu olacağım” düşüncesini başarıya, kazanca veya statüye bağlarız. Hatta çoğu zaman, kurduğumuz ya da kurmayı umduğumuz ilişkilerin kaderini, ulaşmak istediğimiz hedeflere bağlarız. Sanki o hedeflere ulaştığımızda hayatımızın tüm - [Görünmeyen Yara: Duygusal İhmalin İzleri](https://psychologytimes.com.tr/gorunmeyen-yara-duygusal-ihmalin-izleri/) - Bazı yaralar vardır; içimizde yaşar fakat dışarıdan görünmezler, dokunulmazlar, kimse fark etmese de içimizde yankılanan sessiz bir ağırlık yaratırlar. Bazen hiçbir şey açıkça kötü değildir… ama yine de iyi hissedemezsiniz. İşte bu makalede yıllarca farkında olmadan yaşadığımız, çoğu zaman insanlar tarafından fark edilmeyen, önemsenmeyen ancak kişinin duygusal dünyasında derin izler bırakan bir deneyim olan duygusal - [Çocukluk İzleri: Kişiliğimizin Gizli Mimarı](https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-izleri-kisiligimizin-gizli-mimari/) - Çocukluk, kişiliğin şekillendiği en kritik dönemlerden biridir. Anne-baba ile kurulan ilk ilişkiler, sevgi, güven ve sınır deneyimleri bireyin hayat boyu taşıyacağı duygusal izleri bırakır. Freud’un psikanalitik yaklaşımında, bu erken yaşantılar bilinçdışında saklanır ve yetişkinlikte davranışlara, ilişkilere ve karar verme biçimlerine yön verir. Bastırılan öfke, korku ya da yetersizlik duyguları kaybolmaz; yalnızca farklı maskelerle tekrar gün - [Bedenle Barışmak: Egzersiz ve Öz Şefkatin Kesişiminde Kendine Değer Vermek](https://psychologytimes.com.tr/bedenle-barismak-egzersiz-ve-oz-sefkatin-kesisiminde-kendine-deger-vermek/) - Modern toplumda beden yalnızca biyolojik bir yapı değil; aynı zamanda kimlik, yeterlilik ve öz değer algısının bir parçası hâline gelmiştir. Bedenimize nasıl baktığımız, kendimizi ne kadar değerli gördüğümüzü ve dünyayla ilişkimizi etkiler. Bu noktada öz şefkat (self-compassion), bireyin kendine yönelik anlayışlı ve kabul edici bir tutum geliştirmesini sağlayan önemli bir kavramdır. Egzersiz ise yalnızca fiziksel - [Yürümek, Yaratıcılığı Etkiler mi?](https://psychologytimes.com.tr/yurumek-yaraticiligi-etkiler-mi/) - Son zamanlarda yapılan çalışmalar, yaratıcılığın artırılması üzerine odaklanmıştır (Scott, Leritz ve Mumford, 2004). Yaratıcılık; sağlıklı psikolojik bir işlevsellik, ilişkilerde sevgi dolu olma hali ve iş yerinde başarılı olma ile yakından ilişkilidir (Davis, 1989; Livingston, 1999; Torrance, 1972). Yapılan bir araştırmada, yaratıcılığı somut olarak saptayabilmek için Guilford’un Alternatif Kullanımlar Testi’nden (GAU) yararlanılmıştır (Oppezzo, Schwartz, 2014). Öncelikle - [Çağımızın Görünmez Yükü: FOMO](https://psychologytimes.com.tr/cagimizin-gorunmez-yuku-fomo/) - Telefon ekranında başkalarının hayatlarında geziniyorsun. Biri yeni bir ülkeye gitmiş, bir diğeri terfi almış, öbürü harika bir ilişkiye sahip. Başkaları sanki hep bir adım ileride; bir adım daha mutlu, daha üretken, daha dolu... Kendinle kıyaslamaya başlıyorsun. Peki ya sen ne durumdasın? Psikoloji literatüründe bu kaygının adı: FOMO (Fear of Missing Out) yani “bir şeyleri kaçırma - [Psikolojik Sağlamlık: Doğuştan mı Gelir, Sonradan mı Öğrenilir?](https://psychologytimes.com.tr/psikolojik-saglamlik-dogustan-mi-gelir-sonradan-mi-ogrenilir/) - Hepimiz hayatımız boyunca çeşitli zorluklarla karşılaşırız. Kimimiz sevdiklerimizi kaybeder, kimimiz zor bir ayrılığın acısını taşır, kimimiz sağlıkla ilgili mücadeleler verir, kimimiz iş veya maddi sıkıntılarla uğraşır, kimimizse travmatik deneyimlerle yüzleşir. Ancak herkesin bu durumlara verdiği tepki farklıdır. Yine de öyle insanlar vardır ki, başlarına ne gelirse gelsin, hayatın içinde yeniden yolunu bulmayı başarır. Bir şekilde - [En Zor İlişkimiz: Kendimizle Olan](https://psychologytimes.com.tr/en-zor-iliskimiz-kendimizle-olan/) - Hayat boyunca pek çok ilişkimiz olur: bazıları kısa, bazıları uzun, bazıları ise karmaşık. Ama en uzun ve en zor ilişki, hiç şüphesiz kendi iç dünyamızla kurduğumuz ilişkidir. Kendi zihnimiz, bazen en sert eleştirmenimiz, bazen de en savunmasız yanımızdır. Hatalarımızı büyütür, sınırlarımızı zorlar, yorgunluğumuzu görmezden gelir. Peki, hiç durup kendinize gerçekten baktınız mı? Kendi gözlerinizden kendinizi - [Seçimlerin Ağırlığı: Vazgeçtiklerimizin Yasını Tutmak](https://psychologytimes.com.tr/secimlerin-agirligi-vazgectiklerimizin-yasini-tutmak/) - Her gün, bazen farkında bile olmadan sayısız seçim yapıyoruz. Ne giyeceğimizden tutun, bir mesajı yanıtlayıp yanıtlamamaya kadar… Ama işin içine hayatımızı daha uzun vadede etkileyecek meseleler girdiğinde — bir ilişkiyi sürdürmek, şehir değiştirmek, kariyer yönünü seçmek gibi — karar vermek bir tür ağırlığa dönüşebiliyor. Çünkü her seçim, aynı anda sayısız vazgeçişi de beraberinde getiriyor. Belki - [Küskünlük ve Suskunluk: Cinsiyetlere Göre Duygusal Dinamikler](https://psychologytimes.com.tr/kuskunluk-ve-suskunluk-cinsiyetlere-gore-duygusal-dinamikler/) - Duyguların Sessiz ve Sözsüz Yansımaları Çiftler arasındaki çatışmalar, her ilişkinin kaçınılmaz bir parçasıdır. Ancak bu çatışmalara verilen tepkiler, bireylerin cinsiyetleri ve toplumsal rolleri tarafından biçimlenir. “Küsen erkek” ve “suskun kadın” ifadeleri, bu farkların en çarpıcı yansımalarındandır. Duyguların ifade ediliş biçimi yalnızca bireysel bir tercih değil, aynı zamanda öğrenilmiş bir davranıştır. Kültürel normlar, aile içi modeller - [Kıskançlık: Güvensizliğin Sessiz Yansıması](https://psychologytimes.com.tr/kiskanclik-guvensizligin-sessiz-yansimasi/) - Kıskançlık, insanın en eski ama en az konuşulan duygularından biridir. Hemen herkes hayatının bir döneminde bu duyguyla karşılaşır; kimi zaman bir ilişkide, kimi zaman bir arkadaşlıkta ya da iş ortamında. Buna rağmen çoğu kişi kıskançlığını itiraf etmekten çekinir. Çünkü kıskanmak genellikle “zayıflık” ya da “bağımlılık” olarak görülür. Oysa kıskançlık, bastırılması gereken bir ayıp değil, anlaşılması - [Sinema Güvenli Bir Liman mı? Filmlerin Terapötik Etkilerine Psikolojik Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/sinema-guvenli-bir-liman-mi-filmlerin-terapotik-etkilerine-psikolojik-bir-bakis/) - Bir film salonuna adım attığımızda kendi iç dünyamıza doğru bir yolculuğa çıkarız. Karanlıkta açılan ışık, içimizde saklı kalmış duyguları görünür kılar ve bazen de bize ait olmayan bir hikâyenin içinde kendimizi bulmamıza aracılık eder. Sinemada sadece keyifli bir zaman geçirmeyiz, aynı zamanda filmler ruhumuzun ihtiyaç duyduğu bir aynaya dönüşür. Bu ayna bazen gözyaşlarımızı akıtırken bazen - [OKUL KORİDORLARINDA GÖRÜNMEYEN ÇIĞLIKLAR: ÇOCUKLARDA ZORBALIĞIN PSİKOLOJİK İZLERİ](https://psychologytimes.com.tr/okul-koridorlarinda-gorunmeyen-cigliklar-cocuklarda-zorbaligin-psikolojik-izleri/) - Okul koridorları, çocukların sadece bilgiyle değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerle de büyüdüğü, hayatın küçük bir laboratuvarı gibidir. Ancak bu alan, her zaman masum kahkahalarla ya da oyunlarla dolu olmayabilir. Çoğu zaman sessizce yaşanan ama etkisi uzun yıllar sürebilen bir sorun, okul koridorlarında yankılanır: Okul zorbalığı. Bu yankılar, aslında görünmeyen çığlıkların ta kendisidir. Zorbalık Nedir? Zorbalık, - [Okul Kapısında Başlayan Serüven: Uyum Sorunlarına Sahadan Bir Danışman Bakışı](https://psychologytimes.com.tr/okul-kapisinda-baslayan-seruven-uyum-sorunlarina-sahadan-bir-danisman-bakisi/) - Okula başlamak, çocukların hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. Bu yeni süreç; sadece akademik değil, aynı zamanda sosyal, duygusal ve davranışsal birçok gelişim alanını da içerir. Çocuk gelişimi açısından okula uyum sağlayabilmek, onların okul yaşamındaki başarısını ve genel psikolojik iyi oluşlarını doğrudan etkiler. Bir psikolojik danışman olarak, okulun ilk günlerinde koridorda, sınıf kapısında ya da oyun - [Aidiyet Yorgunluğu](https://psychologytimes.com.tr/aidiyet-yorgunlugu/) - Aidiyet yorgunluğu, bireyin toplumsal, kültürel düzeyde sürekli ait olma ve kabul edilme çabasının yarattığı duygusal, bilişsel ve varoluşsal tükenme durumudur. Bu durum, modern hayatta hem kimliğini bulmaya hem de bir yere ait olmaya çalışan insanın yaşadığı içsel sıkışmışlık hali olarak gözlemlenebilir. Özellikle ergenlik döneminde gözlemlediğimiz “Ben kimim?” sorusunun cevaplanamaması aidiyet duygusunun anlam bulamamasına yol açabilir. - [Yazdan Güz’e: Mevsim Geçişlerinde Ruhun Yolculuğu](https://psychologytimes.com.tr/yazdan-guze-mevsim-gecislerinde-ruhun-yolculugu/) - Yaz aylarının dışa dönük enerjisi, kalabalıklar, seyahatler, ışık ve renk… Tüm bunlar, yalnızca doğayı değil; ruh halimizi de etkiler. Yazın ardından gelen sonbahar, doğanın kabuğuna çekildiği, sakinleştiği, içe döndüğü bir dönemdir. Ancak bu dönüş her zaman kolay olmaz. Birçok insan için sonbahar, bir bitiş gibi hissedilir. Tatillerin sona ermesi, okul ve iş temposunun başlaması, gün - [FLEABAG DİZİ İNCELEMESİ](https://psychologytimes.com.tr/fleabag-dizi-incelemesi/) - Geçmişte yaşadığımız olaylar ve bu olayların hayatımız üzerindeki etkilerinin güzel bir örneği olarak bu ay yazımda 5 kez izlediğim ve yakın tarihlerde tekrar izleyeceğimi hissettiğim bir dizinin incelemesini yapacağız: “Fleabag”. Fleabag dizisinin konusu, 30’lu yaşlarında Londra’da tek başına ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatmasıdır. Dizi de asla adı geçmeyen Fleabag’in, - [Yas Sürecinde İnsanların Eleştirilerine Rağmen Hayata Devam Etmeye Çalışmak](https://psychologytimes.com.tr/yas-surecinde-insanlarin-elestirilerine-ragmen-hayata-devam-etmeye-calismak/) - Yas, insan yaşamının en evrensel deneyimlerinden biridir. Yakın birini kaybetmek, yalnızca fiziksel yokluğu değil aynı zamanda derin bir duygusal boşluğu da beraberinde getirir. Bu boşluk, bireyin yaşamını yeniden anlamlandırma sürecini zorunlu kılar. Ancak yasın kendisi zaten ağır bir süreçken, çevreden gelen eleştiriler ya da beklentiler, bireyin iyileşme yolculuğunu daha da karmaşık hale getirebilir. “Artık toparlanmalısın”, - [SPORCULAR İÇİN İÇ-KONUŞMANIN ÖNEMİ](https://psychologytimes.com.tr/sporcular-icin-ic-konusmanin-onemi/) - İç-konuşma — kendi kendimize fısıldadığımız ya da bazen var gücümüzle haykırdığımız kısa cümleler — spor alanında görünmeyen fakat son derece belirleyici bir bileşendir. Maç öncesi “Sakin ol”, antrenmanda “Dizleri kır”, yarış sırasında “Hedefe bak” gibi ifadeler, teknik beceriden çok zihinsel düzenlemeyi sağlar. İç-konuşma; dikkat, duyu-motor koordinasyonu ve duygusal düzenleme arasında köprü kurar; doğru kullanıldığında motivasyonu - [SORUNLU DEĞİLİM YALNIZCA İNSANIM! “BEN DELİ MİYİM, BENDE BİR SORUN YOK Kİ”](https://psychologytimes.com.tr/sorunlu-degilim-yalnizca-insanim-ben-deli-miyim-bende-bir-sorun-yok-ki/) - Ruh sağlığı, ruhsal sorunlar ya da psikoloji günümüzde yaygın şekilde konuşulan ve üzerinde durulan konular olsa da toplumumuzda psikolojik destek almak, psikoloğa gitmek hâlâ önyargılarla çevrili olan, kaçınılan veya saklanan bir durumdur. Çoğu zaman birine psikoloğa gitmesi tavsiye edildiğinde “Ben deli miyim, bende bir sorun yok ki” cümlesi otomatik şekilde ağzından çıkmaktadır. Oysa bu kalıplaşmış - [Çocuklarda Duygusal Düzenleme](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-duygusal-duzenleme/) - Duygu regülasyonu kelimesini birçok ebeveyn sosyal medya ve çocuk eğitimi kitapları aracılığıyla duymuştur. Bu makalede duygu regülasyonu nedir, ne değildir konuşacağız ve ebeveynlere yardımcı olacak öneriler sunacağız. Duygu regülasyonu dediğimiz şey; duygularımızı tanımak, fark edebilmek, yorumlamak ve yönetebilmektir. Makalenin devamında aynı tanımı duygusal düzenleme olarak görebilirsiniz. Yetişkinler için bile hissettiğimiz duygunun ne olduğunu anlamak ve - [Kurtarıcı Rolü: Neden Hep Yaralı Olanı Seçiyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/kurtarici-rolu-neden-hep-yarali-olani-seciyoruz/) - Kurtarmak, sevilmenin başka bir yolu Bazı insanlar için sevilmek, “görülmek” değil “gerekli olmak” anlamına gelir. Bu kişiler, ilişkilerinde çoğunlukla yardıma muhtaç, travmatik geçmişe sahip, duygusal olarak kırılmış partnerleri seçerler. Bu durum yüzeyde bir fedakârlık gibi görünse de psikodinamik açıdan bakıldığında derin bir tekrarın sonucudur: kişi, geçmişte çözemediği bir ilişki örüntüsünü yeniden sahnelemektedir. Freud’un tekrar zorlantısı - [Akrazya: Başlamanın Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/akrazya-baslamanin-psikolojisi/) - Erteleme davranışı dışarıdan bakıldığında çoğu zaman tembellik gibi etiketlenebilir; oysa içeride duyguların yönettiği bir süreç çalışır. Örneğin, başlamanız gereken dosyayı açtığınız anda beden gerilir, kalp hızlanır ve değerlendirilecek olma ihtimali zihni tetikler. Zihin bu gerginliği hızla azaltmak ister ve “bir kahve”, “iki dakika sosyal medya” gibi küçük kaçışlar önerir.Bu kısa molalar uzadıkça suçluluk duygusu hissedilebilir; - [Kış Depresyonu: Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğunu Anlamak](https://psychologytimes.com.tr/kis-depresyonu-mevsimsel-duygu-durum-bozuklugunu-anlamak/) - Mevsimler Ruh Halimizi Nasıl Etkiler? Zaman zaman hepimiz ruh halimizdeki değişiklikleri hava durumuna bağlarız. Hiçbir şey yapmak istemiyor oluşumuzu, yataktan çıkmak istemeyişimizi yağan yağmura, sıcaklığa veya kapalı havaya atfederiz. Genellikle haksız da sayılmayız, fakat bu yalnızca keyifsel bir değişim olmayabilir.Özellikle yaşadığımız keyifsizlik, motivasyon düşüklüğü ve uyku bozukluğu gibi durumların sonbahar ve kış aylarında arttığını gözlemleriz. - [Kaplumbağa Teorisi: Hızın İçinde Kaybolan İnsan İçin Bir Davet](https://psychologytimes.com.tr/kaplumbaga-teorisi-hizin-icinde-kaybolan-insan-icin-bir-davet/) - Hızın Gürültüsünde Kayıp Zihin Modern çağ bizi sürekli koşturuyor: daha çok üret, daha hızlı iyileş, daha erken ulaş...Ama bu hızın içinde, kendi ritmimizi kaybettik.Oysa doğanın her hali bize başka bir şey söylüyor:Bir çiçek zamanı geldiğinde açar, toprak sabırla bekler, deniz dalgasını acele ettirmez.Kaplumbağa Teorisi tam da bu bilgeliği hatırlatır:Gerçek dönüşüm, hızda değil; ritimde gizlidir.Kaplumbağa, kendi - [Önemsemediğimiz Bağımlılıklarımız](https://psychologytimes.com.tr/onemsemedigimiz-bagimliliklarimiz/) - Çoğu insan hâlâ alkol, kumar gibi bağımlılıklarla mücadele ederken, dünyanın değişmesiyle beraber yeni bağımlılıklar ortaya çıkmaya başladı. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dünyanın birçok yerinde insanlar farkında olmadan sosyal medya bağımlılığı ve tüketim bağımlılığı ile mücadele eder hale geldi. Günümüzde teknolojiye ve internete ulaşmak çok kolay. Özellikle pandemi sonrasında sanal dünya hayatımızda daha çok yer edinmeye başladı. - [İçimizdeki Çocuk Gerçekten Kimdir? Psikodinamik Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/icimizdeki-cocuk-gercekten-kimdir-psikodinamik-bir-bakis/) - Hepimizin içinde, bir yerlerde hâlâ çocuk bir yan vardır.Kimi zaman bu çocuk merak eder, güler, üretir; kimi zamansa korkar, küser ya da geri çekilir.İçimizdeki çocuk kavramı, son yıllarda psikoloji alanında sıkça duyduğumuz, ama kökeni çok daha derinlere — psikodinamik kuramın temellerine — uzanan bir kavramdır. Bu kavram, yetişkin bireyin içinde hâlâ canlı kalan, çocukluk dönemine - [Kurban-Kurtarıcı-Zorba: Duygusal Rolleri Tanımak](https://psychologytimes.com.tr/kurban-kurtarici-zorba-duygusal-rolleri-tanimak/) - Bu yazıda drama üçgeni olarak da adlandırılan, kişilerarası ilişkilerde sıklıkla karşımıza çıkan kurban, kurtarıcı ve zorba rollerini içeren bir ilişki türü ele alınmıştır. Keyifli okumalar! Kurban-Kurtarıcı-Zorba Üçgeni 1968 yılında Psikiyatrist Stephan Karpman tarafından ileri sürülen drama üçgeni; kurban, kurtarıcı ve zorba rollerini içeren bir ilişkilenme türüdür. Roller, adlarından da anlaşılabileceği üzere farklı işleyiş dinamiklerine sahiptir. - [Bağlanma Biçimlerimiz İlişkilerimizi Nasıl Şekillendiriyor?](https://psychologytimes.com.tr/baglanma-bicimlerimiz-iliskilerimizi-nasil-sekillendiriyor/) - İnsan doğası gereği ilişkisel bir varlıktır. Yaşamın en başından itibaren kurduğumuz bağlar, gelecekteki ilişkilerimizin temelini oluşturur. John Bowlby’nin kuramına göre bağlanma, çocuğun bakım verenle kurduğu duygusal ilişki biçimini ifade eder. Ancak bu ilişki yalnızca çocukluk yıllarıyla sınırlı kalmaz; yetişkinlikte romantik ilişkilerden arkadaşlıklara, hatta iş hayatındaki iletişimimize kadar uzanır. Kısacası bağlanma biçimlerimiz, dünyaya nasıl güveneceğimizin, ne - [Ben Çağı: Özsevgi Maskesi Altındaki Narsisizm](https://psychologytimes.com.tr/ben-cagi-ozsevgi-maskesi-altindaki-narsisizm/) - Bir zamanlar özsevgi, insanın kendine içtenlikle yaklaşabilme gücüydü.Kusurlarıyla barışmak, hatalarına rağmen kendine nazik davranabilmekti.Kendini sevmek; kibir değil, olgun bir kabul halini temsil ederdi.İnsanın, dışarıdaki sesleri susturup kendi iç sesini duyabilmesiydi aslında. Fakat son yıllarda bu kavramın rengi değişti.Psikolojinin en derin duygularından biri, dijital dünyanın hızlı sloganlarına karıştı.Artık özsevgi dendiğinde aklımıza sakin bir iç denge değil,çoğu - [Okulda ve Hayattaki Sessiz Tehlike: Akran Zorbalığı](https://psychologytimes.com.tr/okulda-ve-hayattaki-sessiz-tehlike-akran-zorbaligi/) - Akran zorbalığı, genellikle okul ortamında bir çocuğa akranı ya da akranları tarafından fiziksel veya psikolojik zarar verme, bu davranışı yineleme hatta kasıtlı olarak kötü muameleye maruz bırakma olarak tanımlanır. Bu bir istismar türüdür. APA’ya göre zorbalık, birinin kasıtlı olarak ve tekrar tekrar başka bir kişinin yaralanmasına veya rahatsız olmasına neden olduğu bir saldırgan davranış biçimidir.Zorbalık, - [Kendimizi Gerçekten Seviyor Muyuz? Kendine Dönmenin Psikolojik Yolculuğu](https://psychologytimes.com.tr/kendimizi-gercekten-seviyor-muyuz-kendine-donmenin-psikolojik-yolculugu/) - Son dönemde sosyal medyada, çevremizde, kısacası toksik pozitivitenin hâkim olduğu her yerde “kendinizi sevin” çağrılarını duyuyoruz.Evet, kendimizi sevmeliyiz — ama bu gerçekten mümkün mü?“Kendimi seviyorum.” dediğimizde, bunu gerçekten başarıyor muyuz?Yoksa bu ifadeyi söyleyip ardından kendimizle çelişen davranışlarda bulunduğumuzda içimizde bir kimlik çatışması mı yaşıyoruz?Bu karmaşık yapının içinden çıkıp kendimizi gerçekten bulmak ve sevmek mümkün mü, - [Hepimiz Prensesiz](https://psychologytimes.com.tr/hepimiz-prensesiz/) - Küçükken dinlemeyi ve okumayı çok sevdiğim masallar vardı. Özellikle prenseslerle ilgili olanlar çok hoşuma gidiyordu. Ama “Prenses ve Bezelye Tanesi” masalı bana ne anlamlı ne de eğlenceli geliyordu. Masalda, oğluyla evlenmesi için gerçekten soylu, kibar bir prenses arayan bir kraliçe vardır. Kraliçe, bir gün fırtınaya yakalandığı için kapısına gelen ve prenses olduğunu söyleyen genç bir - [Dijital Detoks Aile İçi İletişimi Nasıl Güçlendirir? Yeniden Bağ Kurmak Mümkün mü?](https://psychologytimes.com.tr/dijital-detoks-aile-ici-iletisimi-nasil-guclendirir-yeniden-bag-kurmak-mumkun-mu/) - Son 20 yılda dijital teknolojilerin yaşamlarımızda kapladığı alan, baş döndürücü bir hızla genişledi. Bugün sadece yetişkinler değil, çocuklar da ekranlarla iç içe büyüyor. Ailece yemek yerken, misafirlikte, hatta birlikte tatil yaparken bile her birey kendi ekranına gömülmüş durumda. Bu tablo aslında sadece teknolojik bir dönüşümü değil, toplumsal bir dönüşümü de işaret ediyor (Zorlu, Y. 2025:601). - [Sosyal Maskeler ve Gerçek Benlik](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-maskeler-ve-gercek-benlik/) - Birey, toplumsal yaşamın içinde hem kabul görmek hem de varlığını sürdürebilmek adına çeşitli sosyal maskeler takar. Bu maskeler, sosyal rollerin gerekliliklerinden doğar; ancak uzun vadede bireyin gerçek benlik duygusuyla çatışabilir. Bu makale, sosyal maskelerin psikolojik temellerini, felsefi arka planını ve bireysel otantiklik üzerindeki etkilerini incelemektedir. Carl Jung’un “persona” kavramı, Erich Fromm’un “sahici benlik” düşüncesi ve - [İstediğimiz Şeye Değil, Layık Olduğumuza Ulaşırız](https://psychologytimes.com.tr/istedigimiz-seye-degil-layik-oldugumuza-ulasiriz/) - Hepimiz hayatımızın bir döneminde “İstediğim her şeye ulaşabilir miyim?” sorusunu kendimize sormuşuzdur. Kimimiz bu cümleyi umutla kurar, kimimiz ise içten içe “O kadar da kolay değil” der. Fakat işin ilginç yanı, bu soru yalnızca bir temenni değil, aynı zamanda psikolojinin derin alanlarından biri olan çekim psikolojisinin kalbine dokunan bir sorgulamadır. Çekim psikolojisi, insanların düşüncelerinin, duygularının - [Mutluluk da Bir Duygu: Hep Orada Olamaz](https://psychologytimes.com.tr/mutluluk-da-bir-duygu-hep-orada-olamaz/) - “Mutluluk kalıcı bir durum değil, anlık bir deneyimdir.”Osho Günümüzde herkesin dilinde aynı arayış var: mutluluk. Sosyal medyada gördüğümüz paylaşımlar, kişisel gelişim kitapları ya da reklamlar sanki sürekli mutlu olmamız gerekiyormuş gibi bir mesaj veriyor. Oysa işin aslı çok daha basit: mutluluk da tıpkı öfke, korku, üzüntü ya da şaşkınlık gibi bir duygu. Yani gelip geçici, - [Farklılıkların Farkındalığı: Nöroçeşitlilik](https://psychologytimes.com.tr/farkliliklarin-farkindaligi-norocesitlilik/) - Tıpkı her birimizin parmak izinin kendine özgü, biricik ve diğerlerinden farklı olması gibi, beynimizin işleyişi, çalışma şekli ve yapısı da farklıdır. Buna nörobilişsel işlevlerimiz de dahildir. Nörobilişsel işlev, beyindeki belirli yollar veya bölgelerle ilişkili bilişsel işlevlerimizdir. Her birimizin kendine özgü nörobilişsel işlevleri vardır; buna nöroçeşitlilik denir. Bu kavram ilk olarak, kendisi de otizm spektrum bozukluğuna - [Hipnoterapi ve Zen Terapi: Bilimsel Gerçekler ve Yaygın Yanılgılar](https://psychologytimes.com.tr/hipnoterapi-ve-zen-terapi-bilimsel-gercekler-ve-yaygin-yanilgilar/) - Son yıllarda özellikle sosyal medya platformlarında psikoterapi kavramı, farklı disiplinlerden alınan uygulamalarla iç içe geçirilmiş ve çoğu zaman bilimsel temelden uzaklaştırılmıştır. Bu bağlamda hipnoterapi ve zen terapi gibi uygulamalar, çoğunlukla psikoterapötik etkiler vadederek danışanlara sunulmaktadır. Ancak bu iki uygulamanın bilimsel geçerliliği, etkinliği ve etik kullanımı ciddi tartışmalara açıktır. Bu makalede hipnoterapi ve zen terapinin tarihsel - [Kendine Tanık Olmak: Duyguları Bastırmadan Onlara Alan Açmak](https://psychologytimes.com.tr/kendine-tanik-olmak-duygulari-bastirmadan-onlara-alan-acmak/) - Günlük hayatın koşuşturmasında, yoğun ve rahatsız edici duygular hissettiğimizde ilk içgüdüsel tepkimiz genellikle onları susturmak, görmezden gelmek veya bastırmak olur. İnsan zihni, çoğu zaman kendini korumak için duyguları bastırmaya eğilimlidir. Üzüntüyü görmezden gelmek, öfkeyi kontrol altına almak, korkuyu bastırmak… Bunların hepsi, kısa vadede dayanmak için geliştirdiğimiz stratejilerdir. Ancak bastırılan her duygu, kendine görünmez bir yer - [Raskolnikov ve İnce Memed Buraya, Ağalar Paşalar Karşıya: Otoriter Rejim ve Suç Kavramı](https://psychologytimes.com.tr/raskolnikov-ve-ince-memed-buraya-agalar-pasalar-karsiya-otoriter-rejim-ve-suc-kavrami/) - Doğru, suç da politiktir. Otoriter rejimlerde hukukun yürütme organına bağlı olmasından dolayı suç kavramının kapsamı ve tanımı keyfen değişir. Peki otoriter rejimlerde suç nedir, kimler neden suçlu olur? Halk bu tabloda nerededir? Acaba suç kavramı iktidarın yerini sağlamlaştırmak, güçlenmek ve halkı pasifize etmek için kullandığı ikiyüzlü bir araç olabilir mi? Raskolnikov’u da, İnce Memed’i de - [Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu: Erving Goffman’ın Dramaturjik Yaklaşımı, Toplumsal Roller ve Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Bir İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/gunluk-yasamda-benligin-sunumu-erving-goffmanin-dramaturjik-yaklasimi-toplumsal-roller-ve-turkiyede-toplumsal-cinsiyet-perspektifinden-bir-inceleme/) - Bu makale, Erving Goffman’ın dramaturjik yaklaşımını temel alarak bireylerin günlük yaşamda kendilerini nasıl sunduklarını, toplumsal rollerin bu süreçteki etkisini ve toplumsal cinsiyet normlarının Türkiye bağlamında benlik sunumuna nasıl yansıdığını incelemektedir.Goffman’ın ön sahne, arka sahne, rol ve izlenim yönetimi kavramları açıklanarak, günümüz Türkiye’sindeki toplumsal cinsiyet rolleri, aile yapısı, sosyal medya kullanımı ve gençlik kültürü üzerinden örneklerle - [Erich Fromm’un “Sevme Sanatı”: Aşkı Yeniden Düşünmek](https://psychologytimes.com.tr/erich-frommun-sevme-sanati-aski-yeniden-dusunmek/) - Victor Hugo bir sözünde şöyle der: “Hayat bir çiçekse, aşk onun balıdır.”Yüzyıllardır şiirlerden romanlara, sinemadan efsanelere kadar uzanan bir ilham kaynağıdır aşk.Kimi zaman mutluluğun anahtarı olarak idealize edilir, kimi zamansa yokluğunda içimizde yankılanan bir boşluk. Peki ya aşk, bir anda çarpan büyülü bir duygu olmaktan çok, emek isteyen bir beceri, hatta bir sanat ise?Tam da - [Bireye Özgün Yasa Toplumsal Müdahale: Mahrum Edilmiş Yas](https://psychologytimes.com.tr/bireye-ozgun-yasa-toplumsal-mudahale-mahrum-edilmis-yas/) - Kayıp sonrası yaşanan yas, her ne kadar ayrılığa veya kayba verilen olağan bir tepki olsa da, neredeyse her toplum yas sürecine ve yası yaşayan bireylere dair çeşitli kurallar belirlemektedir.Bu kurallar zaman zaman yas sürecindeki bireyleri çeşitli açıdan sınırlamaktadır (Doka, 2002). Mahrum edilmiş yas kavramı, bireylere yaşadıkları kayıp karşısında yas tutma hakkı tanınmaması ve bunun sonucunda - [İçimdeki Uçurum: Ben ve İdeal Ben](https://psychologytimes.com.tr/icimdeki-ucurum-ben-ve-ideal-ben/) - Daha iyi, daha güzel, daha başarılı, daha becerikli, daha, daha ve nice dahalar daha.Olmak istediğimiz, olabileceğimize inandığımız ya da belki olduğumuzda insanların beğenisini kazanacağımızı düşündüğümüz ideal benlik, zihnimizin yarattığı en “ideal” halimizdir. İdeal benlik, açıkça idealdir. Her şey mükemmeldir.Başarıdan başarıya koştuğumuz, övgülere boğulduğumuz bir versiyonumuzdur. Öte yandan eksilerimiz ve artılarımızla harmanlanmış, hiçbir ideal “daha” düşüncemizi, - [Gazze’nin Sessiz Çocukları: Kırık Oyuncakların Ardında Saklı Ruhlar](https://psychologytimes.com.tr/gazzenin-sessiz-cocuklari-kirik-oyuncaklarin-ardinda-sakli-ruhlar/) - Savaşın Gölgesinde Büyüyen Sessizlik Gazze’nin sokaklarında yankılanan sesler artık top seslerinden ibaret değil; susturulmuş çocuk kahkahalarının da yankısı o seslerin içinde kayboluyor.Yıkılan binaların altında yalnızca taşlar değil, çocukların güven duygusu da gömülüyor.Savaşın en sessiz tanıkları onlar: her şeyin farkında olup hiçbir şeye söz hakkı olmayan çocuklar. Korkunun Normale Dönüştüğü Dünyalar Çocukluk, güvenin ve merakın şekillendiği - [Sessiz Tuzak: Manipülasyonu Fark Etmek ve Korunmak](https://psychologytimes.com.tr/sessiz-tuzak-manipulasyonu-fark-etmek-ve-korunmak/) - İlişkiler, yaşamımızın vazgeçilmez bir unsurudur. Ailemiz, dostlarımız, iş arkadaşlarımız ve partnerimizle oluşturduğumuz ilişkiler, mutluluk ve zorluk yaratabilir.Ancak bazı zamanlar kendimizi sürekli bitkin, suçlu veya belirsiz bir durumda hissedebiliriz.Bu hislerin arkasında bir manipülasyon bulunuyor olabilir. Manipülasyon, bir kişinin davranışları aracılığıyla fikirlerimizi ve duygularımızı kendi menfaatleri doğrultusunda etkilemesidir.İlk başlarda anlaşılması güç olabilir, ancak zamanla etkisi açıkça ortaya - [İmposter Sendromu: Başarılı Olduğum İçin Özür Dilerim](https://psychologytimes.com.tr/imposter-sendromu-basarili-oldugum-icin-ozur-dilerim/) - Şöyle bir kadın tanıdım: Gecelere kadar çalışan, halinden asla şikâyet etmeyen ve bulduğu her fırsatta kendini geliştirmeye çalışan biri.Dışarıdan bakıldığında sakin, soğukkanlı ve her şey yolundaymış gibi görünüyordu. Onun ne kadar başarılı ve disiplinli olduğunu görür, hayranlık duyardım.Ama kendi dünyasında bambaşka bir hikâye vardı. Övgülere cevap vermez, cevap verdiğinde ise “Evet, ama…” diyerek ya kendini - [Katil Kim: İnsan mı, Beyin mi?](https://psychologytimes.com.tr/katil-kim-insan-mi-beyin-mi/) - Bir cinayet işlendiğinde ilk aklımıza gelen şey genellikle “Katil neden yaptı?” sorusudur.Kimi zaman öfke, kimi zaman çıkar, kimi zaman da soğukkanlı bir plan… Ama nörobilim bize daha farklı bir pencere açıyor:Ya suçun kökleri beynin derinliklerinde saklıysa? Frontal Lob: Beynin Fren Sistemi Frontal lob, beynimizin “fren pedalı” gibidir. Karar verme, empati kurma, dürtüleri kontrol etme gibi - [Çocukluk, Güvenli Bağlanma ve Hayal Gücünün Koruyuculuğu: Komşum Totoro Filmi](https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-guvenli-baglanma-ve-hayal-gucunun-koruyuculugu-komsum-totoro-filmi/) - Çocukluk ve güvenli bağlanma deyince benim aklıma otomatik olarak Bowlby, kişilik gelişimi deyince Ericson, çocukluk çağında stres ve kaygıyla baş etme deyince de Jung geliyor.Bu çalışmada kısaca değineceğimiz bu kavramların örneklerini Komşum Totoro filminin bazı sahnelerini analiz etmek için kullanacağız. Bowlby, “bağlanma”yı “bağlanma davranışından” ayırır. Ona göre bağlanma bireyin içsel süreçlerine aittir. Çocuk açısından bakıldığında - [Antalya Şehrinin Psikolojik Açıdan İncelenmesi](https://psychologytimes.com.tr/antalya-sehrinin-psikolojik-acidan-incelenmesi/) - Antalya... Akdeniz’in en gösterişli yıldızı. Bu kadar parlak ve kalabalık bir şehir ne hissediyor olabilir?Tıpkı bir insanda olduğu gibi, bir şehrin de mutlu olması için karşılanması gereken temel ihtiyaçları vardır. Psikolojide bu ihtiyaçlar üç ana başlıkta toplanır: özerklik (kendi kararlarını verebilme), yeterlik (başarılı ve yetenekli hissetme) ve ilişkisellik (ait olma, bağ kurma).Antalya’nın ruhunu bu üç - [Kompulsif Bildirim Kontrolü: Sosyal Medya ve Nöropsikolojik Sonuçlar](https://psychologytimes.com.tr/kompulsif-bildirim-kontrolu-sosyal-medya-ve-noropsikolojik-sonuclar/) - Dijital çağda akıllı telefon ve sosyal medya bildirimleri, bireylerin dikkat sistemlerini sürekli uyararak hem ödül beklentisi hem de kaygı süreçlerini tetiklemektedir.Bu makale, kompulsif bildirim kontrolü fenomenini nöropsikolojik ve bilişsel açıdan incelemekte; dopaminerjik ödül devreleri, dikkat ekonomisi ve davranışsal bağımlılık perspektifinden değerlendirmeler sunmaktadır. Akıllı telefonların titreşimi, ekranda beliren kırmızı bir uyarı veya yeni bir mesaj sesi, - [Duygu Düzenlemede Sosyal Medya Kullanımı](https://psychologytimes.com.tr/duygu-duzenlemede-sosyal-medya-kullanimi/) - Bir şeye canımız sıkıldığında neden sosyal medyaya girip video kaydırmaya başlarız?Belki farkına bile varmadan telefonu elimize alıyor ve saatlerce kaydırıyoruz. O an negatif duygular bir nebze unutuluyor olabilir, ancak bu kısa süreli kaçış gerçekten sağlıklı bir strateji mi? Duygu Düzenleme Nedir? Duygu düzenleme, kişinin yaşadığı duyguları fark etme, yoğunluğunu kontrol etme ve bunları işlevsel biçimde - [Erteleme Davranışı: Yaşantısal Bir Perspektiften](https://psychologytimes.com.tr/erteleme-davranisi-yasantisal-bir-perspektiften/) - Birçoğumuzun kullandığı cümlelerdir; “Amaan yarın yaparım.” “Pazartesi olsun başlarım.” “Biraz daha uyuyayım kalkınca hallederim.”Bu cümleler tanıdık geliyor mu size de? Tanıdık geliyorsa tebrik ederim, siz de erteleyenler kervanındasınız. Birçoğumuzun olduğu gibi. Ertelemek, baktığımız zaman çok insani bir yerden gelir. Yorulduğumuz zaman, başka bir işimiz çıktığında, o an onu yapacak enerjimiz olmadığında az önce söylediğim cümlelere - [Neden Mağduru Suçlarız ve Faili Aklarız](https://psychologytimes.com.tr/neden-magduru-suclariz-ve-faili-aklariz/) - Toplumumuzda kadına yönelik bir şiddet haberi gördüğümüzde mağduru suçlayıcı “O saatte dışarıda ne işi vardı?”, “Neden mini etek giymişti?”, “Kim bilir ne yaptı da başına bu geldi?” gibi ifadelerle karşılaşmışızdır. Neden empati yaptığımız taraf mağdur değil de suçlu? Bu inanışların kadın tecavüzlerinde kadının erkeği kışkırtıcı rolü olduğu ve erkeğin suç sorumluluğunun kadına yüklenmesine neden olabilmektedir. - [NASIL TÜKENİYORUZ?](https://psychologytimes.com.tr/nasil-tukeniyoruz/) - Günümüz dünyasında hız, rekabet ve sürekli değişim artık yaşamın kaçınılmaz bir parçası haline geldi. İnsanlar iş hayatında, akademik ortamda ya da özel yaşamlarında yüksek beklentilerin baskısı altında kalıyor. Bu baskı uzun süre devam ettiğinde, fiziksel ve ruhsal dengenin bozulduğu bir tablo ortaya çıkıyor: tükenmişlik sendromu. Modern çağın görünmez tehdidi olan bu durum, yalnızca bireylerin ruhsal - [Bedenimizin Görünmez Sağlık Ritmi: Sirkadiyen Ritim](https://psychologytimes.com.tr/bedenimizin-gorunmez-saglik-ritmi-sirkadiyen-ritim/) - Her sabah gün doğumuyla birlikte uyanıyor, akşam olduğunda uykuya dalıyoruz. Peki bedenimizin bu düzenli akışını ne sağlıyor? İşte burada devreye, biyolojimizin görünmez zamanlayıcısı olan sirkadiyen ritim giriyor. Sirkadiyen Ritmin Keşfi İnsan yaşamı, güneşin 24 saatlik döngüsüyle uyumlu çalışan içsel biyolojik saatler sayesinde düzenleniyor. Bu saatler, vücudumuzda hormon salınımından uyku düzenine, sindirimden metabolizmaya kadar pek çok - [Sonbahar ve Psikolojiye Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/sonbahar-ve-psikolojiye-etkileri/) - Doğa ile insan ruhu arasında güçlü bir bağ vardır. Mevsimler değiştikçe yalnızca çevremiz değil, duygularımız, düşüncelerimiz ve davranışlarımız da değişir. Bu bağlamda sonbahar, psikoloji açısından en dikkat çekici mevsimlerden biridir. Yazın canlı, hareketli ve dışa dönük enerjisinden kışın sakin, içe dönük atmosferine geçiş sürecini temsil eden sonbahar; insan ruhunu da bu dönüşüme eşlik etmeye davet - [Romantik İlişkilerde Kendi Kendini Sabotaj: Bilinçdışı Korkuların İlişkilere Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/romantik-iliskilerde-kendi-kendini-sabotaj-bilincdisi-korkularin-iliskilere-etkisi/) - Romantik ilişkilerde kendi kendini sabotaj, bireyin bilinçdışı korkuları ve geçmiş deneyimlerinin tetiklediği, ilişkinin sağlıklı ilerlemesini engelleyen davranış ve tutumları ifade eder. Kaçınma, aşırı eleştirel olma, duygusal geri çekilme gibi davranış örüntüleri, genellikle bireyin değersizlik, terk edilme ve reddedilme korkularından kaynaklanır. Bu makalede kendi kendini sabotaj kavramı psikodinamik ve bağlanma kuramları ışığında incelenmekte, sabotaj davranışlarının kökenleri - [Seçimlerimizin Psikolojisi: İrade ve Otonomi](https://psychologytimes.com.tr/secimlerimizin-psikolojisi-irade-ve-otonomi/) - Her gün yüzlerce davranış sergiliyoruz. Bu davranışların bazıları alışkanlıklarımız, bazıları birisinin bizden yapmamızı istediği şeyler, bazıları çevremizdeki kişilerin bizden beklentileri, bazıları bedel ödemek istemediğimiz için uyduğumuz kurallar, bazıları ise sadece kendi isteğimiz doğrultusunda sergilediğimiz davranışlar. Bu cümleden de anlaşılacağı gibi davranışsal seçimlerimizin bazıları kendi isteğimiz doğrultusunda iken bazıları bizim dışımızdaki kişilerin, çevresel faktörlerin, olay veya - [Bir Zaman Acıtan Öyküye Nasıl Bir Anda Gülümseriz?](https://psychologytimes.com.tr/bir-zaman-acitan-oykuye-nasil-bir-anda-gulumseriz/) - Mirastan Kalanlar Ne Barındırıyor? Biraz acır sonra geçer. Bir gün bugünlere güleceksin. Bu acı da ne ki, insanların ne dertleri var...Nesilden nesile bizlere söylenen cümlelerden birileri. Acıyı normalleştiren travma ise hayatının sanki bir parçasıymış gibi bize zorla kabul ettiren sözlerden birkaçı. Oysaki acı, can yakan deneyimler, kırgınlıklar, ağlamakla boğulmalar ve travmalar normal kavramına girmez. Fakat - [Arzularımız Bize mi Ait? Freud ve Lacan’ın Gözünden İçsel Çatışmalar](https://psychologytimes.com.tr/arzularimiz-bize-mi-ait-freud-ve-lacanin-gozunden-icsel-catismalar/) - Arzuların İzinde: Freud ve Lacan’dan İnsan Ruhsallığının Huzursuzluğu İnsan ruhsallığının merkezinde daima bir gerilim vardır: İsteklerimiz ile onlara konulan sınırlar arasındaki çatışma.Bir yandan doyum, haz ve özgürlük peşindeyiz; diğer yandan toplumun, dilin ve içselleştirilmiş yasakların baskısı altındayız. Bu ikili yapı, hem bireysel huzursuzluğumuzun hem de uygarlığın ilerleyişinin temelini oluşturur.Psikanalitik teori, Freud’un kavramları ve Lacan’ın yeniden - [Kırılma Noktaları: İnsanları Suça Sürükleyen Psikolojik Dinamikler](https://psychologytimes.com.tr/kirilma-noktalari-insanlari-suca-surukleyen-psikolojik-dinamikler/) - Kimse bir sabah uyanıp suç işlemeye karar vermez. Her suçun arkasında bir psikolojik kırılma anı, bir tetikleyici veya doyurulmamış bir ihtiyaç ya da çocukluk travması vardır. Bu yazı, gerçekleşen suçları hafifletmek için değil; gerçeklerin arkasındaki perdeyi açmak, hepimizin içerisinde suça sürüklenmeye yatkın bir birey olduğunu hatırlatmak ve farklı bir bakış açısıyla değerlendirmek üzerine yazılmıştır. Suçun - [Erteleme Davranışını Anlamak](https://psychologytimes.com.tr/erteleme-davranisini-anlamak/) - Teslim etmeniz gereken önemli bir projenin teslim tarihi yaklaşıyor, ancak siz kendinizi bir anda giysi dolabınızı düzenlerken, evinizi temizlerken veya sosyal medyada yoğun bir şekilde içerik tüketmeye kapılmış bir şekilde buluyorsunuz. Bu sahne tanıdık geldi mi?Önemli olduklarının bilincinde olmamıza rağmen görevleri neden erteliyoruz — sebebi tembellik mi, yoksa farklı psikolojik süreçlerden mi etkileniyoruz? Bu yazımızda - [Aynı Genlere Sahip, Aynı Ortamda Büyümüş İki Kardeş Neden Hep Zıt Karakter Olur?](https://psychologytimes.com.tr/ayni-genlere-sahip-ayni-ortamda-buyumus-iki-kardes-neden-hep-zit-karakter-olur/) - Aynı evde büyüyen iki çocuğun, hatta ikizlerin bile birbirine benzemek yerine çoğu zaman tamamen zıt karakterler geliştirdiğini hiç fark ettiniz mi?Biri sorumluluk sahibi, kurallara uyan ve disiplinli olurken; diğeri bağımsız, asi ve otoriteye meydan okuyan bir tavır geliştirebilir. Bu durum sadece anne babaların değil, psikolog ve sosyologların da uzun süredir üzerinde düşündüğü bir konudur.Burada söz - [Renklerin Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/renklerin-psikolojisi/) - Batıl inanç, gerçekle bağdaşmayan, mantıksal ve bilimsel bir dayanağı olmayan ancak bireylerin inandığı inançlardır.Bazen spesifik bir eşyanın bir işe şans getireceği ya da uğursuz olarak tarif edilen bir şeyi görmenin kötüye yorumlandığı inanç biçimleri vardır. Kişinin yaşadığı kültürlerden ve dinlerden de etkilenen inançlardır.ABD ve Avrupa’da 13 havarinin Hz. İsa’ya ihanet etmesinden kaynaklı birçok asansörde ve - [İnsan mı, Makine mi? İş Hayatında Duyguların Stratejik Gücü](https://psychologytimes.com.tr/insan-mi-makine-mi-is-hayatinda-duygularin-stratejik-gucu/) - Hayat bazen bir oyun ekranına benzer. Önümüze sürekli engeller çıkar, biz de durmadan onların üzerinden atlamaya çalışırız. Her yeni seviyede güçlenecek miyiz, yoksa daha çok yorulup tükenecek miyiz?Asıl soru burada başlar: Biz birer makine miyiz, yoksa tüm kırılganlığıyla birer insan mı?İşte bu sorunun cevabı, özellikle iş hayatında karşımıza çarpıcı biçimde çıkar. Makine Gibi Çalışmak mı, - [Zor Koşullarda Çalışma Sanatı: Duygusal Zekânızı Stres Kalkanına Dönüştürün](https://psychologytimes.com.tr/zor-kosullarda-calisma-sanati-duygusal-zekanizi-stres-kalkanina-donusturun/) - Günümüz dünyasında sürekli duyduğumuz, ara ara önümüze çıkan ve ilgimizi çeken ama tam olarak da bize ne ifade ettiğini bilmediğimiz duygusal zekâ kavramının iş hayatındaki yerini merak ediyorsanız yazıyı okumaya devam ediniz. Duygusal Zekâ Nedir? Duygusal zekâ kavramı ilk olarak Mayer, Salovey ve DiPaolo (1990) ile Salovey ve Mayer (1990) tarafından ortaya atılmıştır.Mayer ve Salovey'in - [Ağlamaya İhtiyacım Var](https://psychologytimes.com.tr/aglamaya-ihtiyacim-var/) - Birçoğumuz bebeklik döneminden başlayarak yıllar içerisinde duygularımızı bastırmayı o kadar iyi bir şekilde öğrendik ki, artık duygularımızı dışa vurabilme ihtiyacımızın farkında olsak bile hangi duyguyu hissettiğimize dair bedenimizle bağlantı kurabilmek için ekstra çaba sarf etmemiz gerekebiliyor. Aslında doğuştan var olan beden ile ilişkide olma halimiz, sonradan tekrar sahip olmaya çalışacağımızdan habersiz şekilde ebeveynler tarafından törpüleniyor.Örneğin; - [Milli Bayramların Toplumsal Birlik ve Çocuklara Katkısı](https://psychologytimes.com.tr/milli-bayramlarin-toplumsal-birlik-ve-cocuklara-katkisi/) - Milli bayramlar genellikle bir ulusun ortak değerlerini, tarihini ve kimliğini vurgular.Bu bayramların, toplumsal birlik ve beraberlik üzerinde bir dizi psikolojik etkisi olabilir: 1. Milli Gurur ve Kimlik Güçlenmesi Milli bayramlar, insanlarda milli gururun artmasına ve milli kimlik duygusunun güçlenmesine katkıda bulunabilir.Özellikle 29 Ekim gibi kuruluş bayramları, ülkenin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini hatırlatarak vatandaşların ortak bir - [Uyku Hijyeni: Zihnini ve Bedenini Şımart](https://psychologytimes.com.tr/uyku-hijyeni-zihnini-ve-bedenini-simart/) - Uyku, zihnimiz ve bedenimiz için en temel ihtiyaçlardan biridir.Hayatımızda uykuya düzenli bir yer ayırmak, genel yaşam kalitemizi doğrudan olumlu yönde etkiler. Bazen az uyuyarak da günü verimli geçirebileceğimize inanırız; ancak bu, farkında olmadan kendimizi zorlamamız anlamına gelir.Yetersiz uyku, yalnızca enerjimizi değil, ruh hâlimizi ve bağışıklık sistemimizi de olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle uykuyu basite almamak, - [Gerçek Yakın Arkadaşlığın İncelikleri: Göründüğünden Daha Derin Bir Bağ](https://psychologytimes.com.tr/gercek-yakin-arkadasligin-incelikleri-gorundugunden-daha-derin-bir-bag/) - Hepimizin hayatında derdimizi anlatabildiğimiz, sessizlikte bile rahat hissettiğimiz, başarılarımızı kutlayıp acılarımıza sessizce eşlik eden insanlar olsun isteriz.İşte bu kişiler, çoğu zaman “yakın arkadaş” dediğimiz kimselerdir. Ancak gerçek yakın arkadaşlık, yalnızca ortak ilgi alanları ya da birlikte geçirilen zamandan ibaret değildir.Duygusal bağ, güven, karşılıklı anlayış, sınırların korunması ve sağlıklı bir iletişim, bu ilişkinin temel taşlarını oluşturur. - [Overqualified Çalışanlar: Eğitim ve İş Uyumsuzluğunun Ruh Sağlığına Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/overqualified-calisanlar-egitim-ve-is-uyumsuzlugunun-ruh-sagligina-etkileri/) - Üniversite eğitiminin bireye sağlayacağı olanaklar, uzun yıllar boyunca toplumda güçlü bir beklenti yarattı.Ancak günümüzde Türkiye’de lisans ve yüksek lisans mezunlarının düşük vasıf gerektiren işlerde istihdam edilmesi, yaygın bir olgu hâline gelmiştir. Market kasalarında, kafelerde ya da hızlı yemek zincirlerinde çalışan yükseköğrenim mezunları, yalnızca işgücü piyasasındaki yapısal sorunların değil, aynı zamanda ciddi ruh sağlığı sonuçlarının da - [Yanlış Alarm: Panik Atağın Gizemi ve Gerçeği](https://psychologytimes.com.tr/yanlis-alarm-panik-atagin-gizemi-ve-gercegi/) - Bir anda kalp hızlı çarpmaya başlar, nefes daralır, göğüste bir baskı hissi oluşur, el ve ayaklarda titremeler başlar.O anda zihinde geçen en baskın düşünce: “Kalp krizi geçiriyorum, boğuluyorum ya da öleceğim.”Oysa bu durum, milyonlarca insanın yaşadığı panik atağın en çarpıcı halidir: öldürmeyecek bir durumun ölüm kadar gerçek hissedilmesi. Aslında beden, ortada bir tehlike olmadığında sirenlerini çalmaya - [Güçlü Görünmenin Bedeli](https://psychologytimes.com.tr/guclu-gorunmenin-bedeli/) - İçinde yaşadığımız toplumun bize erken yaşlardan itibaren öğrettiği şeylerden biridir “Güçlü ol!”.Ama bu sözün anlamı zamanla değişti. Eskiden tıpkı yalın hâlinin işaret ettiği gibi hayatta kalmakla, direnmekle ilişkiliyken; bugün “hiç sarsılmamak, duygularını belli etmemek, hep işlevsel kalmak” anlamları da güçlü olmakla ilişkilendirilir hâle geldi. Oysa insanın ruhsal yapısı, sürekli sağlam kalmaya değil; kırılma ve onarılma - [Ruh Sağlığında Acil Müdahale: Psikolojik İlk Yardım](https://psychologytimes.com.tr/ruh-sagliginda-acil-mudahale-psikolojik-ilk-yardim/) - Psikolojik İlk Yardım Nedir? Psikoloji alan yazınına ilk defa 1954 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği’ni temsilen Drayer ve arkadaşları tarafından kazandırılan psikolojik ilk yardım terimi, toplumda meydana gelen afet ve kriz müdahalesi anlarında gerçekleştirilen bir çeşit erken dönem müdahale yaklaşımıdır. Olay sırasında ya da sonrasında ortaya çıkan kişilerin temel fiziksel ya da psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmasına ve - [Ayrılığın Sessiz Çığlığı: Gitmek mi Zor, Kalmak mı?](https://psychologytimes.com.tr/ayriligin-sessiz-cigligi-gitmek-mi-zor-kalmak-mi/) - Sabah gözlerinizi açtığınızda, artık yanınızda olmayan birinin bıraktığı boşluğu anlatmak pek kolay değildir.Ayrılık, yalnızca bir ilişkiden uzaklaşmak değil; alışkanlıklardan, güven duygusundan ve o kişiyle birlikte şekillenmiş benliğimizden de kopuş anlamına gelir. İnsan, sadece birini kaybetmez; onunla kurduğu ortak yaşamı, paylaşılan geleceği ve “biz” duygusunu da geride bırakır. Bu yüzden ayrılıklar, aslında insanın kendini yeniden tanımlama - [Çocukluk: Ebeveynliğin Sessiz Mirası](https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-ebeveynligin-sessiz-mirasi/) - Bir insanın çocukluğu, çoğu zaman hatırladığından daha derin bir hikâye taşır.Çocukluğumuzu düşündüğümüzde en çok aklımızda kalanın bize verilen bir ceza, kötü anılar veya tam tersi güzel anılarımız, bize verilen aferin denmesi, sarılmak, aileyle güzelce vakit geçirmek ve daha niceleri aklımıza gelmektedir. Çocukluk döneminden kalan bu anılar, karakterimize, hayat yaşantımıza, ilerde olacak ikili ilişkilerimize veya arkadaşlarımıza - [Karanlığa Bakmak: İnsan Kötülüğünün Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/karanliga-bakmak-insan-kotulugunun-psikolojisi/) - Kötülüğün Temelleri: İçten Dışa Bir İnşa Bir insan neden kötülük yapar? Bu, psikolojinin yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda varoluşsal en zor sorularından biridir. Çünkü kötülük, dışarıda bir yerlerde değil, insanın kendi zihninin gölgesinde filizlenir. Hepimiz kendimizi “iyi” olarak tanımlamaya eğilimliyizdir; ancak bazen kötülük, bir seçimden çok bir körlük biçiminde ortaya çıkar. Kimi zaman otoriteye boyun - [Kadının Adı Yok mu? Kadınlığın Psikolojisi ve Feminist Terapi](https://psychologytimes.com.tr/kadinin-adi-yok-mu-kadinligin-psikolojisi-ve-feminist-terapi/) - Kadın olmak, çoğu zaman sessiz bir mücadeledir. Duygular, beklentiler, roller…Hepsi birbirine dolanmış bir ip gibi kadının hayatında örülüdür. Bazen bu ipler o kadar sıkı sarılır ki, kadın kendi sesini duymakta zorlanır. İşte tam bu noktada, Duygu Asena’nın “Kadının Adı Yok” kitabındaki o keskin ama samimi bakış açısı devreye girer. Kadın, adını koymadıkça görünmezdir. Kendi adını - [ChatGPT Ölümcül mü?: Duygusal Boşluğun Sonucu Adam Reine](https://psychologytimes.com.tr/chatgpt-olumcul-mu-duygusal-boslugun-sonucu-adam-reine/) - ChatGPT’ye Ne Kadar Güveniyorsun? Etrafında kimse senin derdini oturup dinlemezken, ChatGPT ile konuşmak tek ilacın oluyor mu? Son dönemde artan bireyselleşme ve anlaşılmama duygusu insanları yalnızlaştırmaya başladı. Bununla birlikte de sosyal iletişimde azalma veya verimsiz bir iletişim beraberinde geldi. Artık teknoloji hayatımızın o kadar içerisinde ki 3 yaşındaki bir çocuk bile anne ve babası ile - [Erteleme Davranışı: Sınav Yolunda Görünmez Engeller](https://psychologytimes.com.tr/erteleme-davranisi-sinav-yolunda-gorunmez-engeller/) - Sınav yılı öğrenciler için yalnızca bilgi değil, zaman yönetimi ve duygusal dayanıklılık sınavıdır. Çoğu öğrenci yeterli bilgiyi öğrenmiş olsa da “yapmam gerekeni biliyorum ama başlamıyorum” cümlesini kurar. İşte bu durumun bilimsel adı erteleme davranışıdır. Bu yazıda ertelemenin ne olduğunu, neden ortaya çıktığını ve öğrencilerin bu davranışı nasıl aşabileceğini ele alacağız. Erteleme Davranışı Nedir? Erteleme davranışı, - [İş, Özel Hayat ve Zihinsel Sağlık: Sürdürülebilir Bir Denge](https://psychologytimes.com.tr/is-ozel-hayat-ve-zihinsel-saglik-surdurulebilir-bir-denge/) - Günümüzün hızlı ve rekabetçi iş dünyasında çalışanların karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, iş-özel hayat dengesini koruyamamaktır. Zaman baskısı, performans beklentileri ve sürekli erişilebilir olma durumu, çalışanların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel sağlıklarını da tehdit etmektedir. Psikolojik açıdan iş-özel hayat dengesi, bireyin psikolojik esenlik düzeyini, motivasyonunu ve yaşam doyumunu sürdürülebilir kılabilmesi için kritik bir faktördür. - [Geçmiş ile Gelecek Arası: Panik Bozukluk](https://psychologytimes.com.tr/gecmis-ile-gelecek-arasi-panik-bozukluk/) - Panik bozukluk, temel özelliği aniden ortaya çıkan, kişiyi yoğun sıkıntı ve korku içinde bırakan; kişilerin tanımlamalarına göre “dehşet verici” nöbetlerdir. Kriz olarak adlandırılmakla beraber birdenbire başlayan, yaklaşık 10-35 dakika aralığında süregelen ve sonrasında kendiliğinden geçen panik atak, genellikle ilk 10 dakika içinde maksimum seviyeye ulaşmaktadır. Atakların aniden başlaması ve giderek şiddetlenmesi, kişide dehşet verici ve - [Uykuda Savaşan Zihin: Uyku Terörü](https://psychologytimes.com.tr/uykuda-savasan-zihin-uyku-teroru/) - Uyku, fizyolojik, psikolojik ve nörolojik işlevlerin düzenlenmesinde oldukça önemli bir rol oynayan bir süreçtir. Ancak bu süreç her zaman olumlu deneyimlerle geçmez. Bazı bireylerde, uyku sırasında normal kabul edilmeyecek davranışlar gözlemlenebilir. Bu durumlar psikoloji literatüründe “parasomni” olarak adlandırılır. Parasomni Nedir? Parasomni, normal uyku sürecine uygun olmayan davranışların genel adıdır. Uyku-uyanıklık döngüsü boyunca ortaya çıkar. Uykuya - [Gümüş Madalyanın Görünmeyen Ağırlığı: İkinci Olmanın Psikolojik Bedeli](https://psychologytimes.com.tr/gumus-madalyanin-gorunmeyen-agirligi-ikinci-olmanin-psikolojik-bedeli/) - Bir başarı hikâyesinin ardından gelen coşku, milli marşın yankısı, gururla dalgalanan bayrak… Ancak bu yıl milli takımlarımızın hikâyesinde dikkat çeken ortak bir nokta vardı: “İkinci olmak.” Kadın Voleybol Milli Takımımız dünya ikincisi oldu, Erkek Basketbol Milli Takımımız Avrupa’da finale yükseldi ve turnuvayı onlar da ikinci olarak tamamladı. Boks dalında ise Buse Naz Çakıroğlu ve Büşra - [Çocukluk Susar, Beden Konuşur: Geçmiş Travmaların Yetişkinlik Dönemindeki İzleri](https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-susar-beden-konusur-gecmis-travmalarin-yetiskinlik-donemindeki-izleri/) - Çocukluk, çoğu zaman oyunlarla, masallarla, masumiyet ve güven duygusuyla anılır.Oysa her bireyin çocukluğu aynı masumiyet çatısı altında büyümez. Bazı yaralar kelimelerle değil, sessizlikle açılır. Çocuk susar; yıllar geçer… Yetişkin bedeninde önce fısıltılar başlar, ardından baş ağrıları, uykusuzluk, kaygı atakları, ilişki sorunları veya bağlanma problemleri olarak konuşmaya devam eder. Ve bir gün, artık fısıltılar yetmez; bağırtılar - [Her Armut Dibine mi Düşer Yoksa Bazı Armutlar Uzağa Yuvarlanır mı?](https://psychologytimes.com.tr/her-armut-dibine-mi-duser-yoksa-bazi-armutlar-uzaga-yuvarlanir-mi/) - “Armut dibine düşer” atasözünü hepimiz biliriz. Ne kadar keskin bir ifade değil mi? “Düşebilir mi” ya da “düşer mi” değil; direkt “armut dibine düşer.” Bu atasözünün anlamının her çocuğun kendi anne, baba ya da bir üst neslinin benzer özelliklerini kesinlikle taşıyacağını ifade ettiğini biliriz. Her çocuk kendi anne babasının özelliklerini taşır. Peki gerçekten öyle midir? - [Öfkeyi Anlamak ve Döngüyü Kırmak: Değişim Odaklı Bir Yaklaşım](https://psychologytimes.com.tr/ofkeyi-anlamak-ve-donguyu-kirmak-degisim-odakli-bir-yaklasim/) - Öfke, bir spektrumun iki ayrı ucunda da hissedilebilen bir duygudur. Bir uçta sessizce bastırılabilir, diğer uçta ise patlayıcı biçimde dışa vurulabilir. Ancak, öfke sadece ifade biçimlerinden dolayı yıkıcı etkilere sahip bir duygu değildir. Asıl dikkat edilmesi gereken, öfkenin bize yolunda gitmeyen şeylerin olduğunu haber veren güçlü bir sinyal olmasıdır. Bu sinyal çoğu zaman fark etmediğimiz - [40 Yaş - Düşünme ve Dönüşüm Zamanı](https://psychologytimes.com.tr/40-yas-dusunme-ve-donusum-zamani/) - Yeni Bir Yaşam Evresine Geçiş Bir sabah, bir kadın aynanın karşısına geçti ve yüzündeki çizgilere daha yakından baktı. O çizgilerde sadece geçen yıllar değil; çocuklarının kahkahaları, uykusuz gecelerin anıları ve yarım kalmış hayaller de gizliydi. İçinde garip bir rüzgar esti: “Artık kırk yaşındayım…” Bu döneme dair farkındalık kimi zaman bir yük, kimi zaman bir ferahlıktır. - [Kanser Cinsel Yaşamı Nasıl Etkiler? Zorluklar ve Çözüm Yolları](https://psychologytimes.com.tr/kanser-cinsel-yasami-nasil-etkiler-zorluklar-ve-cozum-yollari/) - Kanser, yalnızca bedensel sağlığı değil, psikolojik ve sosyal yaşamı da derinden etkileyen bir hastalıktır. Hastalık ve tedavi süreci, kişinin bedenini değiştirdiği gibi günlük yaşam rutinlerini, duygusal dengelerini ve sosyal ilişkilerini de değiştirir. Bu değişiklikler, cinsel yaşam üzerinde de önemli etkiler yaratır. Kanser tanısı alan kişiler ve partnerleri, çoğu zaman cinsellikle ilgili endişeler ve bilinmezliklerle karşılaşır. - [Görünmeyen Yük: Azınlık Olmanın Psikolojik Bedeli ve Kimlik Savaşı](https://psychologytimes.com.tr/gorunmeyen-yuk-azinlik-olmanin-psikolojik-bedeli-ve-kimlik-savasi/) - Azınlık, bir toplum içinde nüfusun azını oluşturan (bir topluluk içinde nüfusun çoğunluğunu oluşturmayan), genellikle belirli bir dil, dini, etnik, kültürel veya diğer belirgin özelliklere sahip olan bir grup ya da topluluk olarak adlandırılmaktadır. Azınlıklar, toplum ya da topluluk içinde kendi kültür veyahut kimlikleriyle var olmaktadırlar; fakat çoğunluk olan gruplara veyahut topluluklara kıyasla daha az statü, - [Görünmeyen Bağ: Aldatmanın İzleri](https://psychologytimes.com.tr/gorunmeyen-bag-aldatmanin-izleri/) - Aldatma çoğunlukla fiziksel bir eylemle anılır, ancak sadece fiziksel eylemle sınırlı mıdır?Çoğu zaman yalnızca fiziksel ihanetle sınırlı görülse de, sadakatsizlik bundan çok daha fazlasını ifade eder. İlişkilerin temelinde yer alan ilişki güvenini sarsar ve geriye kolayca onarılamayan izler bırakır. Bu yazıda aldatmanın psikolojik boyutlarını ve sadakatsizliğin ilişkilerde bıraktığı görünmeyen izleri inceleyeceğiz. Bağların Gölgesinde: Aldatmanın İç - [Babalarının Prensesi: Baba Kaybı ve Ailenin Gücü](https://psychologytimes.com.tr/babalarinin-prensesi-baba-kaybi-ve-ailenin-gucu/) - Güvenin ve Sevginin Temeli “Babalarının prensesi” olarak ifade ettiğimiz bu tanım yalnızca sevimli bir ifade değil, aynı zamanda kız çocuklarının babaları ile kurduğu güven ve derin psikolojik bağı simgeleyen güçlü bir metafordur. Baba figürü, kız çocuklarının yaşamında destek ve koşulsuz kabul kaynağının da simgesidir. Ancak bu bağ, annenin ve kardeşlerin koşulsuz sevgisi ve rehberliğiyle tamamlanır. - [Ekonomik Stresin Evliliklere Yansıması](https://psychologytimes.com.tr/ekonomik-stresin-evliliklere-yansimasi/) - Evlilik, yalnızca iki insanın bir araya gelmesi değil; aynı zamanda duygusal, sosyal ve ekonomik bir ortaklıktır. Çiftler hayatlarını birleştirirken, beraberinde sevinçleri, zorlukları ve sorumlulukları da paylaşırlar. Günümüzde en sık karşılaşılan zorluklardan biri ise ekonomik strestir. Gelir yetersizliği, işsizlik, artan yaşam maliyetleri, borçlar ya da geleceğe dair belirsizlikler, evliliklerin en hassas noktalarına dokunmaktadır. Araştırmalar, ekonomik baskının - [İkinci Olmak Daha Zor: Sitare Zaman ve Mutluluk Arayışı](https://psychologytimes.com.tr/ikinci-olmak-daha-zor-sitare-zaman-ve-mutluluk-arayisi/) - Aamir Khan Filmi Üzerinden Hedonik Adaptasyon ve Tatminsizlik Üzerine Bir Değerlendirme Hiç düşündünüz mü, neden başarılarımızdan yeterince tatmin olamıyoruz?Örneğin, bu yıl basketbol milli takımımız ikinci olduğunda, halk arasında sanki dünyanın en başarısız ülkesi ilan edilmişiz gibi bir hava hakimdi. Oysa gerçekten başarısız mıydık, yoksa tatmin olmayı beceremediğimiz için mi böyle hissettik? Bu soruların cevabını, 2025 - [Aşırı Merhametin Görünmez Çelmesi: Tükenmişlik](https://psychologytimes.com.tr/asiri-merhametin-gorunmez-celmesi-tukenmislik/) - Merhamet, bireylerin başkalarının acılarını anlaması ve onlara yardım etme isteği ile ortaya çıkan sosyal bir duygudur. Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde olumlu etkiler yaratır; kişilerarası ilişkileri güçlendirir, toplumsal bağları kuvvetlendirir ve dayanışmayı teşvik eder. Sosyal psikoloji ve nörobilim alanındaki araştırmalar, merhametin beyinde belirli ödül ve empati devrelerini aktive ettiğini göstermektedir. Bu durum, bireylerin başkalarına - [Yaşamı Kaçırma Kaygısı](https://psychologytimes.com.tr/yasami-kacirma-kaygisi/) - Beliren Yetişkinlik: Arada Kalan Bir Evre Beliren yetişkinlik kavramı, ergenlik ile yetişkinlik arasında kalan bir süreçtir. Bu evre, bir önceki nesle kıyasla bireylerin evlilik gibi rollerini 20’li yaşların sonuna ertelediğini gösterir. Bu dönemde ergenlik yaşının 30’a kadar uzadığı varsayılabilir. Yetişkinlik sorumlulukları azalır çünkü evlilik yaşı da artık 30’lara dayanmıştır. Bu dönemde yani özellikle 20’li yaşlarda - [Dijital Çağda Aşk: Sosyal Medya ve Flört Uygulamalarının Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-ask-sosyal-medya-ve-flort-uygulamalarinin-psikolojisi/) - Bir zamanlar aşk mektupları, göz göze bakışlar ve uzun telefon konuşmaları, romantik ilişkilerin temelini oluşturuyordu. İnsanlar birbirini tanımak, duygularını ifade etmek ve bağ kurmak için zaman ayırır, ilişkiler doğal bir ritim içinde gelişirdi. Günümüzde ise romantik ilişkiler büyük ölçüde dijital platformlar üzerinden şekilleniyor; “seen at 02:15” bildirimleri, profil beğenileri, anlık mesajlar ve çevrim içi etkileşimler, - [Ne Yapsam da Bir Türlü Olmuyor](https://psychologytimes.com.tr/ne-yapsam-da-bir-turlu-olmuyor/) - Hepimizin hayatında depresif hissettiğimiz veya yetersizlik duygusu ile mücadele ettiğimiz belli başlı dönemler olmuştur. Ancak bazen kişi kronik bir biçimde erişkinlik yaşantısında ne yapsa da sanki eksik ve yetersiz kalıyormuş gibi hissedebilir. Ya da sanki hep bir şeyler yapması gerekiyormuş da yapmıyormuş gibi bir hissiyata kapılabilir. Bir davette, sinemada veya arkadaşlar ile keyifli bir sohbet - [Güvenin Yerini Şüphe Alırsa Ne Olur?](https://psychologytimes.com.tr/guvenin-yerini-suphe-alirsa-ne-olur/) - Güven duygusu, sosyal ilişkilerimizin sağlam bir zemine oturması için en önemli duygulardan biridir. Ayrıca huzurlu bir yaşam için de güven duygusu olmazsa olmazdır. Ancak bazılarımız için güvenmek o kadar kolay değildir, hatta mümkün olmayabilir… Düşünün ki; kardeşinizin sizi zehirleyeceğinden, iş ya da okul arkadaşlarınızın arkanızdan iş çevirdiğinden, komşularınızın sizinle ilgili düşmanca planlar kuruyor olmasından, polisler - [Ya Sen; Neden Alışveriş Yapıyorsun?](https://psychologytimes.com.tr/ya-sen-neden-alisveris-yapiyorsun/) - İnsanlar elde ettikleri gelir ile yaşam giderlerini karşılarlar. Öncelik tabii ki en temel yaşam giderleri olan biyolojik ihtiyaçlardır: gıda, barınma, giyim, sağlık vs. Sonra devreye başka duygusal ve bilişsel etkiler girer. Bu da alma davranışının tekrarlanmasına neden olur. Harcamalarımızın birçoğu ihtiyaçlarımız değildir. Ürün çeşitliliği ve niteliği yüksek olunca insanı sürekli almaya teşvik eder. Kontrolsüz, ihtiyaç - [Etik Vegan Yaşamla Aktive Olan Ödül Sistemleri: Tekdüzeliğe Dirençli Lezzetler, Farkındalıklı Yeme (Mindful Eating), Duyusal Yenilik](https://psychologytimes.com.tr/etik-vegan-yasamla-aktive-olan-odul-sistemleri-tekduzelige-direncli-lezzetler-farkindalikli-yeme-mindful-eating-duyusal-yenilik/) - Sosyal medya ve farklı haber kaynakları aracılığıyla, şiddet olayları da görünür olmakta. Dünyanın her yerinde, insanların bir kısmının talebi sonucunda nice nitelikli, duyarlı canlı şiddet görüyor ve öldürülüyor. Bazen gıda, bazen giyecek, kozmetik ve diğer sektörler için mal muamelesi gören bu hissedebilir canlıların yaşamları aslında insanların seçimlerine bağlı. Yani arz-talep sistemine göre tüketici (talep) değişirse - [Anne ile Simbiyotik İlişki; Bağımlı Kişiliğin Gelişimi](https://psychologytimes.com.tr/anne-ile-simbiyotik-iliski-bagimli-kisiligin-gelisimi/) - İnsan yavrusu doğadaki tüm canlılar içinde en uzun süre bakıma muhtaç olanıdır. Bu durum, bebeğin bakım verenleri ile ilişkisinde uzun sürecek bir alışverişi gerektirmektedir. Başlangıçta çocuk ile anne arasında simbiyotik bir ilişki vardır. Bebek kendisini annesinin bir uzantısı şeklinde algılar. Gelişim dönemindeki gerekli basamakları geçtikten sonra kendi beden sınırlarının farkına varır ve “ben ve öteki” - [Grup Performans Değerlendirmelerinde Cinsiyet Ayrımcılığı](https://psychologytimes.com.tr/grup-performans-degerlendirmelerinde-cinsiyet-ayrimciligi/) - Cinsiyet eşitliği konusunda kaydedilen ilerlemelere rağmen, kadınlara yönelik önyargılar özellikle sosyal durumlarda varlığını sürdürmektedir. Kadınların katkıları erkeklerle eşit derecede anlamlı olsa bile, araştırmalar kadınların grup tartışmalarındaki performanslarının erkeklerinkinden düzenli olarak daha düşük derecelendirildiğini göstermektedir. Bu önyargının ciddi sonuçları vardır çünkü işe alım ve terfi kararları büyük ölçüde grup tartışmalarına dayanmaktadır. Önyargıyı pekiştiren başlıca faktörlerden biri - [Estetik Çağında Beden](https://psychologytimes.com.tr/estetik-caginda-beden/) - Bugünlerde sokakta yürürken, sosyal medyada gezinirken ya da bir dergi kapağına göz atarken, hep aynı şeyle karşılaşıyoruz: sanki kusursuz bedenin, pürüzsüz cildin ve “ideal” güzelliğin peşinde bir çağ. Estetik operasyonların artık gizli saklı değil, neredeyse günlük bakım rutinine dahil olduğu bir dönemden geçiyoruz. Beden, yalnızca biyolojik bir varlık değil, kültürel, toplumsal ve hatta psikolojik bir - [Dostun Mu Yoksa Gizli Rakibin mi? Arkadaş Kıskançlığının Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/dostun-mu-yoksa-gizli-rakibin-mi-arkadas-kiskancliginin-psikolojisi/) - Kıskançlık, insanlık tarihi boyunca her kültürde yerini bulmuş, evrensel ve çok güçlü bir duygudur. Kıskançlık duygusu kişinin bireysel yaşamından akademik hayatına kadar pek çok alanda kendisini gösterebilir. Hatta dostluk gibi en güvenli alanımızda bile kendisine yer edinebilir. Kıskançlık, Türk Dil Kurumu’na göre “Bir kimse üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan - [Aşkın Çılgın Mantığı: Neden Hep Yanlış Kişilere Aşık Oluyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/askin-cilgin-mantigi-neden-hep-yanlis-kisilere-asik-oluyoruz/) - Çoğumuz hayatında en az bir kere “Neden hep yanlış kişilere aşık oluyorum, bende bir problem mi var?” diye düşünmüştür. Bu durum tamamen bir tesadüf mü yoksa beynimizin bizi gizlice yönlendiren bir mekanizması mı var? Gelin, bunu derinlemesine inceleyelim. Psikologlara göre romantik aşk, sevdiğimiz kişiyi çoğu zaman idealize ederken hissettiğimiz yakınlık ve tutku dolu bir duygudur - [Doğru Oyuncak Seçimi: Çocukların Gelişimindeki Yol Arkadaşları](https://psychologytimes.com.tr/dogru-oyuncak-secimi-cocuklarin-gelisimindeki-yol-arkadaslari/) - Oyuncak seçimi, çocukların hayatında yalnızca eğlenceli vakit geçirmelerini sağlayan basit bir etkinlik değildir. Oyuncaklar, onların dünyayı tanımalarında, hayal güçlerini geliştirmelerinde, sosyal beceriler kazanmalarında ve duygusal dengeyi öğrenmelerinde önemli birer araçtır. Bir çocuğun gelişiminde oyuncaklar, kimi zaman ilk öğretmen, kimi zaman da güven verici bir yol arkadaşı rolünü üstlenir. Bu nedenle doğru oyuncak seçimi, ebeveynler için - [Çocuğun Hikayesini Anlamak: Travma ve Güvenli Bağ](https://psychologytimes.com.tr/cocugun-hikayesini-anlamak-travma-ve-guvenli-bag/) - Çocuklar, dünyayı biz yetişkinler gibi kelimelerle ifade etmezler. Onların deneyimleri, özellikle de çocuklarda travma kaynaklı deneyimleri sözcüklerin ötesinde bir dille dışa vurulur. Bu yüzden çocuklarla çalışırken ve onlarla ilişki kurarken oldukça dikkatli olunması gerekir. Perry ve Szalavitz (2007) bunu şöyle açıklar:“Travma yaşayan çocukların beyninin işleyişi, yaşadıkları dehşeti kelimelere dökebilecek olgunlukta değildir. Onlar duygularını, davranışlarını ve - [Aşkın Evrimsel Sırrı: Kalbimiz Neden Böyle Seçiyor?](https://psychologytimes.com.tr/askin-evrimsel-sirri-kalbimiz-neden-boyle-seciyor/) - Hiç düşündünüz mü, kalbimiz neden bazı insanlara daha kolay çekiliyor da bazılarına hiç yaklaşmak istemiyoruz? Ya da sadakat, kıskançlık, hatta aldatma gibi davranışların arkasında yalnızca duygularımız mı var, yoksa milyonlarca yılın bıraktığı izler mi? İşte evrimsel psikoloji, bu sorulara bambaşka bir pencereden bakıyor. Çift Seçiminin Görünmeyen Dinamikleri Darwin’in “cinsel seçilim” dediği şey aslında bugün hepimizin - [Mükemmel Olma Tuzağı: Geçmişten Gelen Duygusal Kalıpları Kırmak](https://psychologytimes.com.tr/mukemmel-olma-tuzagi-gecmisten-gelen-duygusal-kaliplari-kirmak/) - Mükemmeliyetçilik, günlük yaşamımızda çoğu zaman olumlu bir özellik olarak algılanır. Düzenli olmak, ayrıntılara önem vermek ve yüksek standartlarla hedef belirlemek ilk bakışta başarıyı çağrıştırabilir. Ancak psikoloji biliminde mükemmeliyetçilik yalnızca bir motivasyon aracı değil, aynı zamanda ruh sağlığımızı zedeleyen bir risk faktörü olarak da incelenir. Araştırmalar, mükemmeliyetçiliğin kaygı, depresyon, yeme bozuklukları ve tükenmişlik sendromuyla ilişkili olduğunu - [Bir Gün Yaparım Dedik ve O Gün Hiç Gelmedi: Pişmanlık Üzerine](https://psychologytimes.com.tr/bir-gun-yaparim-dedik-ve-o-gun-hic-gelmedi-pismanlik-uzerine/) - "Keşke söyleseydim, keşke yapsaydım, keşke deneseydim..." Bu cümleleri hangimiz hayatımızda en az bir kez kurmadık ki? Bazen, yapamadıklarımızı, ertelediklerimizi ve vazgeçtiklerimizi zihnimizde susturduğumuzu zannederiz. Oysa onlar, içimizde bir yerlerde, keşkeler olarak konuşmaya ve varlıklarını sürdürmeye ederler. Pişmanlık Neden Vardır? Zaman tek yönlü akıp giderken, pişmanlık bu geri dönülmez akışa karşı gösterdiğimiz bir direniş gibidir. İnsan - [Yakın İlişkilerde Sessiz Çatışmalar: Söylenmeyenlerin Ağırlığı](https://psychologytimes.com.tr/yakin-iliskilerde-sessiz-catismalar-soylenmeyenlerin-agirligi/) - Yakın ilişkiler, çoğu zaman paylaşılan sözler, birlikte yaşanan anılar ve açıkça ifade edilen duygular üzerinden tanımlanır. Ancak dikkatle bakıldığında, ilişkileri şekillendiren yalnızca söylenenler değildir; kimi zaman söylenmeyenler de en az o kadar belirleyicidir. İşte bu noktada karşımıza çıkan sessiz çatışmalar, ilişkilerin görünmeyen ama güçlü dinamiklerinden biridir. Sessiz çatışma, çiftler arasında yaşanan ama doğrudan dile getirilmeyen - [Çirkin Olan, Güzel Olabilir mi? Shrek ve Güzellik Algısının Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/cirkin-olan-guzel-olabilir-mi-shrek-ve-guzellik-algisinin-psikolojisi/) - Shrek (2001) filminin açılış sahnelerinde izleyiciye tanıdık bir peri masalı dünyası sunulur: güzellik algısı iyilikle; çirkinlik ise kötülükle özdeşleştirilir. Ancak bu anlatı, kalıpları yıkacak şekilde tersine çevrilir: geleneksel güzellik ideallerine uymayan bir dev olan Shrek, hikayenin kahramanı olur. Filmin bu yaklaşımı, biz izleyenlere şu soruyu sordurur: Birini gerçekten sevilebilir ve saygı duyulabilir kılan şey nedir? - [Önyargının Rengi: Jane Elliott’ın Unutulmaz Sınıf Deneyi](https://psychologytimes.com.tr/onyarginin-rengi-jane-elliottin-unutulmaz-sinif-deneyi/) - Ayrımcılık, bireylerin yaşamlarını doğrudan etkileyen, ancak çoğu zaman soyut bir kavram olarak kalan toplumsal bir olgudur. İnsanlar, önyargıların ve kalıp yargıların nasıl işlediğini genellikle teorik düzeyde öğrenir; fakat bu bilgilerin davranışsal ve duygusal düzeyde içselleştirilmesi güçtür.Sosyal psikoloji, bireylerin grup kimlikleri üzerinden nasıl hızla önyargı geliştirdiğini uzun süredir göstermektedir (Tajfel & Turner, 1979). 1968’de Amerikalı öğretmen - [Partnerlerin Kaygı ve Depresyon Düzeylerinin Karşılıklı Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/partnerlerin-kaygi-ve-depresyon-duzeylerinin-karsilikli-etkileri/) - Romantik ilişkiler yalnızca sevgi, güven ve bağlılık üzerine kurulu değildir; aynı zamanda bireylerin ruhsal sağlıklarının birbirini etkilemesiyle de karakterize edilir. Partnerlerden birinin kaygı ya da depresyon yaşaması, diğerinin ruhsal sağlığını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, çiftler arasında duygusal bulaşmanın, birlikte stresle başa çıkma biçimlerinin ve destekleyici ya da yıpratıcı etkileşimlerin bu - [AYNI BEDENDE BİRDEN FAZLA GÖLGE: OKB’NİN KOMORBİDİTELERİ ÜZERİNE](https://psychologytimes.com.tr/ayni-bedende-birden-fazla-golge-okbnin-komorbiditeleri-uzerine/) - Komorbidite kavramı son yıllarda daha çok kullanılmaya başlanmıştır. Klinisyen Feinstein, 1970 yılında “var olan veya inceleme altındaki bir hastalığa sahip olan hastanın, klinik seyri sırasında ortaya çıkan farklı, ek bir patolojik bozukluk” olarak tanımlamıştır. Psikiyatrik müdahale sırasında neyin çözümleneceğini bilmek, yani seansa bir hedef koymak açısından psikolog için oldukça önemlidir (Mintzer, 1992). Bu durum, hastalık - [Aynı Kâbusun İçinde: Rüyaların Evrensel Dili](https://psychologytimes.com.tr/ayni-kabusun-icinde-ruyalarin-evrensel-dili/) - Hemen herkesin ortak paylaştığı bazı kâbuslar vardır; öyle ki bu sahneleri çoğu insan yaşamının bir döneminde deneyimler. Bir arkadaşınız size gördüğü kâbusu anlattığında, çoğu zaman kendi belleğinizde de benzer bir iz bulur ve şaşkına dönersiniz. Korktuğunuz ve bağırmak istediğinizde sesinizin çıkmadığı, kapıların kulplarının olmadığı odalarda sıkışıp kaldığınız, tam kendinizi savunacakken bedeninizin kilitlenip sizi yarı yolda - [Aldatma: Kırılan Güvenin Anatomisi](https://psychologytimes.com.tr/aldatma-kirilan-guvenin-anatomisi/) - Aldatma, partnerlerden birinin ilişki dışında romantik ya da cinsel olarak başka birine bağlılık göstermesidir (Blow, A. J. & Hartnett, K., 2005). Aldatma Türleri Nelerdir? Fiziksel aldatma: Aldatma denilince akla gelen ilk türdür. Kişinin partneri dışında başka bir kişiyle yaşadığı cinsel birliktelik bu gruba girer. Duygusal aldatma: Kişinin ilişkisi dışındaki biriyle romantik anlamda yakınlaşması ve derin - [BİR “BEN” VAR BENDEN İÇERİ, BENDEN DE GİZLİ](https://psychologytimes.com.tr/bir-ben-var-benden-iceri-benden-de-gizli/) - Kişinin kendini tanıması mümkün müdür? Bir başkasına yönelik kullanılan ve kişiyi çok iyi tanıdığımıza dair söylem “ben onun ciğerini bilirim” ne kadar doğru? İnsanların tanıdığımız bildiğimiz yönleri olduğu gibi, fark etmediğimiz ve sonradan öğrendiğimiz yönleri olabiliyor. Psikologları birer müneccim, kâhin olarak gören veya “sen benim içimi okuyor musun?” gibi söylemler bir gerçekliği yansıtmamaktadır. Belki tüm - [Yaprak Dökümü: Hayatımızdaki Bitirişler ve Başlangıçlar](https://psychologytimes.com.tr/yaprak-dokumu-hayatimizdaki-bitirisler-ve-baslangiclar/) - Sonbahar geldiğinde doğa, bize her zamanki sabırlı öğretmenliğiyle bir ders verir: Her şeyin bir zamanı vardır. Ağaçlar yapraklarını bırakır, dallar çıplak kalır, rüzgâr daha çok hissedilir. Bu döngü, yalnızca doğanın değil, insan hayatının da bir metaforudur. Tıpkı yaprak dökümü gibi, hayatımızda da bazı dönemlerin, ilişkilerin, alışkanlıkların ve rollerin son bulması gerekir. Psikolog William Bridges (1991), - [Başarı Kaygısı: Mükemmeliyetçilik mi, Kendi Sınırlarını Aşma Çabası mı?](https://psychologytimes.com.tr/basari-kaygisi-mukemmeliyetcilik-mi-kendi-sinirlarini-asma-cabasi-mi/) - "Başarı kaygısı" dendiğinde zihnimizde canlanan tablo, genellikle birbiriyle karıştırılan iki farklı güdülenim biçiminin gölgesinde kalır: mükemmeliyetçilik ve kişisel gelişim çabası. Her ikisi de bireyi yüksek hedeflere yönlendiriyor gibi görünse de, bu iki motivasyonun kaynağı, süreç içindeki işlevi ve sonuçları birbirinden oldukça farklıdır.Peki, yaşadığımız yoğun stres ve endişe, gerçekçi olmayan "kusursuz olma" arzumuzun bir yansıması mıdır, - [Uyku: Zihnin Gündüzden Kaçışı mı, Yoksa Gerçekliğe Dönüş Bileti mi?](https://psychologytimes.com.tr/uyku-zihnin-gunduzden-kacisi-mi-yoksa-gerceklige-donus-bileti-mi/) - Gece yarısını geçmiş... Elinizde telefon, “Instagram’a da bakıp uyuyayım” diyerek sosyal medyada gezinmeye devam ediyorsunuz. Gözleriniz acıyor ama beyniniz hâlâ aktif. Sabah erken kalkmanız gerektiğini biliyorsunuz ancak uyku size direniyor. Tanıdık geldi mi? Modern çağın en büyük paradokslarından biri de uykunun hayati önem taşıdığını bilmemize rağmen sürekli ertelememiz. Belki hayatı kaçırdığınızı düşünerek uykuyu erteliyorsunuz, belki - [Her Gün Artan Fiyatlar ve Kaygı: Psikolojik Bir Değerlendirme](https://psychologytimes.com.tr/her-gun-artan-fiyatlar-ve-kaygi-psikolojik-bir-degerlendirme/) - Son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve hızlı değişimler, bireylerin günlük yaşama uyum sağlama çabasını daha da zorlaştırmaktadır. Sürekli yükselen fiyatlar ise bireylerin geleceğe dair güven duygusunu zedeleyerek kaygıyı daha da derinleştirmektedir. Artan rekabet ve belirsizlik ortamı, insanların yalnızca maddi değil, psikolojik dayanıklılıklarını da ortaya koymalarını gerekli hale getirmiştir. Günümüzde anksiyetenin artmasının nedenlerinden birisi de insanların - [Mutluluk Tuzakları: Neden Ne Kadar Çabalasak da Mutlu Olamıyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/mutluluk-tuzaklari-neden-ne-kadar-cabalasak-da-mutlu-olamiyoruz/) - Hayatımızın neredeyse her alanında duyduğumuz bir mesaj var: “Mutlu olmalısın!”Reklamlardan sosyal medyaya, kişisel gelişim kitaplarından çevremizdeki insanlara kadar herkes bize aynı şeyi söylüyor. Mutluluk sanki ulaşılması gereken nihai bir hedefmiş gibi sürekli gözümüzün önünde. Ancak ne gariptir ki, bu kadar çok mutluluk peşinde koşarken, kendimizi daha da yorgun, tatminsiz ve mutsuz hissediyoruz. Peki neden? Neden - [Savaşın Bıraktığı Sessiz Yıkım: Travma ve Madde Bağımlılığının Elele Yürüyüşü](https://psychologytimes.com.tr/savasin-biraktigi-sessiz-yikim-travma-ve-madde-bagimliliginin-elele-yuruyusu/) - Savaş, sadece cephede mermi izleri ve harabeler bırakmaz; insan ruhunda da uzun süre kanayan ve genellikle göz ardı edilen derin yaralar açar. Bir psikolog olarak gözlemliyoruz ki, bu yıkımın en sinsi ve yaygın sonuçlarından biri, travmatik deneyimlerden kaçma arayışı ile başlayan madde kullanım bozuklukları (MKB)’dır. Savaş travması yaşayanlar için alkol veya uyuşturucu, acı veren duyguları - [Bağlılık ve Ayrılık Kaygısı: Uzak Mesafe İlişkilerin Psikolojik Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/baglilik-ve-ayrilik-kaygisi-uzak-mesafe-iliskilerin-psikolojik-etkisi/) - Uzak mesafe ilişkisi, günümüzde teknolojik imkanlarla yaygınlaşmış ve kolaylaşmış olsa da psikolojik ve duygusal anlamda birçok zorluk barındırır. Belki şehirler arasında, belki de ülkeler arasında yaşanan mesafeler, kişide hem yalnızlık hem de özlem hisleri yaratabilir. Mesafe, romantik ilişkilerde duygusal ve psikolojik anlamda birçok zorluk yarattığı görülmüştür. Bu durum, uzaktan ilişkinin sürdürülmesini zorlaştırır ve çiftler arasında - [Neden Aynı Hataları Defalarca Yapıyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/neden-ayni-hatalari-defalarca-yapiyoruz/) - Beynimizin Bize Kurduğu Tuzaklar “Bu sefer gerçekten bitti.”Pazartesi günü o diyete başlamadın, dün gece erken yatıp erken kalkacaktın, toksik ilişkini bırakıp kendine yeni bir hayat kuracaktın. Fakat bugün yine her şey olduğu gibi, aynı.Tanıdık geldi mi? Her birimiz kendimize göre mantıklı kararlar alırız. Fakat bizler bu kararları almamıza rağmen bunları sonuçlandırmak ve eyleme dökmek yerine - [Pazartesi: Yeni Bir Başlangıç mı, Yoksa Bitmeyen Bir Yorgunluk mu?](https://psychologytimes.com.tr/pazartesi-yeni-bir-baslangic-mi-yoksa-bitmeyen-bir-yorgunluk-mu/) - Pazartesi sendromu, hafta sonu tatilinin ardından gelen iş veya okul haftasına başlamanın zorluğuyla karakterize edilen, yaygın bir isteksizlik, yorgunluk ve düşük motivasyon hissidir. Pazartesi Sendromu, bireylerin hafta başına adapte olma sürecini yansıtan yaygın bir deneyimdir. Hafta sonu tatilinin ardından iş veya okul temposuna hızlı bir şekilde geçiş yapmak bazı insanlar için zorlayıcı olabilir. Bu durum, - [Gönüllülüğe Nöropsikolojik Yaklaşım](https://psychologytimes.com.tr/gonulluluge-noropsikolojik-yaklasim/) - Beyin, farklı bölgelerin ve ağların birbiriyle sürekli iletişim hâlinde çalıştığı karmaşık ve dinamik bir yapıdır. Düşünmek, karar vermek, duygularımızı düzenlemek ya da sosyal ilişkiler kurmak gibi birçok zihinsel süreç, beynin çeşitli alanlarının aynı anda devreye girmesiyle gerçekleşir. Bu karmaşık işleyiş, beynimizin esnek ve gelişebilir bir organ olduğunu gösterir. Dolayısıyla, beynimizin çalışma kapasitesini artırmak için yalnızca - [Zorun Başlangıcı Değil, Yol Arkadaşlığı: Öğrenme Güçlüğü ve Okula Başlama](https://psychologytimes.com.tr/zorun-baslangici-degil-yol-arkadasligi-ogrenme-guclugu-ve-okula-baslama/) - Okula başlamak, çocukların hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. Bu süreç yalnızca yeni bilgiler öğrenmek değil; aynı zamanda sosyal ilişkiler kurmak, kurallara uyum sağlamak ve kendine güven geliştirmek anlamına gelir. Ancak öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar için bu dönem, sadece heyecan ve merakla değil, aynı zamanda kaygı ve zorluklarla da dolu olabilir. İşte tam bu noktada ailelerin - [Mikro Aldatma mı Olurmuş?](https://psychologytimes.com.tr/mikro-aldatma-mi-olurmus/) - Modern ilişki çağı, karşımıza sürekli yeni kavramlar çıkarıyor. Breadcrumbing (ekmek kırıntısı), benching (yedekte tutma), ghosting, love bombing, gaslighting, freckling (mevsimlik ilişki), green flag/red flag, fexting (mesajla tartışmak), stonewalling (duvar örme)... Liste uzayıp giderken, aslında ilişki literatüründe yer alan ama son dönemlerde sosyal medyada popülerleşen mikro aldatma kavramı da önemli bir noktada duruyor. Mikro Aldatma Nedir? - [Fısıltı: 27 Yaş](https://psychologytimes.com.tr/fisilti-27-yas/) - Bazı yaşlarda belirginleşen “krizler” var. Bunlar biyolojimizin kaderi mi, yoksa insan zihninin yarattığı deneyimler mi? Bu kavramlar hem literatürde hem de sosyal medyada sıkça karşımıza çıkıyor. Belki de bazıları “hastalık” değil, yalnızca düşüncelerle örülmüş beklenti kuleleridir. Nedenlerini anlayabilirsek, önlemek çoğu zaman iyileştirmekten daha kolay olabilir. Bazı kavramlar da zamanla eriyip gidebilir. 1. Gözlemlerimden Kalanlar İnsanlık, - [Akran Zorbalığı ve Ebeveynlik: Antik Roma’nın Sınır Tanrısının Modern Çığlığı](https://psychologytimes.com.tr/akran-zorbaligi-ve-ebeveynlik-antik-romanin-sinir-tanrisinin-modern-cigligi/) - Sınırlar, bireysel gelişim açısından kritik bir rol oynamaktadır. Bunlar, çocukların kendilerini emniyette hissetmelerine, başkalarının haklarına değer vermelerine ve sorumluluk anlayışı kazanmalarına yardımcı olur. Sınırlar, bireyin kendisi ve çevresiyle sağlıklı ilişkiler geliştirmesi için önemli bir zemin sunar. Bu kavram o kadar önemlidir ki, Antik Roma döneminde bu kavramı koruyan bir sınır tanrısı (Terminus) bile vardı. Roma - [Bağlanma Kuramı ve Modern İlişkilerde Ghosting Fenomeni](https://psychologytimes.com.tr/baglanma-kurami-ve-modern-iliskilerde-ghosting-fenomeni/) - Dijital çağ, ilişkilerin kurulma ve sürdürülme biçimini köklü bir şekilde değiştirmiştir. Sosyal medya ve çevrim içi platformlar aracılığıyla insanlar daha kolay iletişim kurabilmekte; ancak aynı zamanda ilişkiler daha kırılgan ve geçici hâle gelebilmektedir. Bu bağlamda son yıllarda psikoloji literatüründe sıklıkla tartışılan kavramlardan biri ghostingdir. Ghosting, bir kişinin romantik veya sosyal bir ilişkiyi herhangi bir açıklama - [Terk Edilmekten Korkan, Yakınlıktan Kaçan](https://psychologytimes.com.tr/terk-edilmekten-korkan-yakinliktan-kacan/) - Çocuklukta yazılan hikâyelerin yetişkinlikteki ilişkilerimizi nasıl şekillendirdiğini keşfedin.Bağlanma türleri, insan ilişkilerinin görünmeyen haritalarıdır. Bağlanmak: Temel Ama Karmaşık Bir İhtiyaç Bağlanmak… Her insanın temel ihtiyacı. Ama bir o kadar da karmaşık. Birine yaklaşmak isteriz; sevilmek, anlaşılmak, değer görmek…Fakat bazen tam da yakınlık kurduğumuzda içimizde bir ses “ya terk edilirse?” ya da “çok yaklaşma, kontrolü kaybedersin” diye - [Küçük Kalplerin Büyük Rekabeti: Oedipus ve Elektra Kompleksi](https://psychologytimes.com.tr/kucuk-kalplerin-buyuk-rekabeti-oedipus-ve-elektra-kompleksi/) - Kompleks mi Aşk mı? Küçük çocukların dünyasına göz attığımızda, erkek çocukların annelerine, kız çocuklarının ise babalarına karşı korumacı ve sevgi dolu bir tavır sergilediklerini sıkça gözlemleriz. Bu davranış kimi zaman anne ya da babayı adeta “sahiplenme” noktasına taşır; çocuk, onun yanında kimseyi görmek istemez.Genellikle ebeveynlere yönelen bu duygular, bazen diğer aile üyeleri veya yakın çevredeki - [Gelecek Kaygısı ve Çıkış Yollarımız](https://psychologytimes.com.tr/gelecek-kaygisi-ve-cikis-yollarimiz/) - Bazen geleceği düşünürken içimde tanımlayamadığım bir sıkışma hissi oluyor. Sanki önümde sisli bir yol var; adımlarımı atıyorum ama nereye çıkacağını bilmiyorum. Arkadaşlarımla sohbet ettiğimde fark ediyorum ki bu yalnızca bana özgü bir duygu değil; çoğumuz aynı belirsizlikle boğuşuyoruz.“Ya mezun olunca iş bulamazsam, ya emeklerim boşa giderse, ya yarın bugünden kötü olursa?” Bu sorular, bizim kuşağımızın - [Bağımlılığın Gerçek Yüzü: Gerçekten İrade mi?](https://psychologytimes.com.tr/bagimliligin-gercek-yuzu-gercekten-irade-mi/) - Bağımlılık denildiğinde çoğumuzun aklına sigara, alkol ya da madde kullanımı geliyor. Oysa bağımlılık sadece kimyasallarla sınırlı değil; teknoloji, sosyal medya, alışveriş hatta iş bile bağımlılığa dönüşebiliyor. Peki bağımlılık aslında nedir ve neden bu kadar güçlüdür? Psikoloji ve psikiyatri literatüründe bağımlılık, kişinin bir maddeye ya da davranışa yönelik kontrolünü kaybetmesi ve olumsuz sonuçlara rağmen bu davranışı - [Gölgedeki Kadın: Kıskanmak Dizisinde Seniha’nın Hikâyesi](https://psychologytimes.com.tr/golgedeki-kadin-kiskanmak-dizisinde-senihanin-hikayesi/) - Televizyon dizileri, yalnızca eğlencelik hikâyeler sunmakla kalmaz; aynı zamanda toplumsal değerleri, insan ilişkilerini ve bireyin iç dünyasını gözler önüne serer. Özellikle dram türündeki yapımlar, karakterlerin psikolojik derinliklerine inerek izleyicide güçlü bir duygusal etki yaratır.2025 sezonunda NOW TV ekranlarında izleyiciyle buluşan Kıskanmak dizisi, tam da bu bağlamda dikkat çekici bir yapım olarak öne çıkmaktadır. Ve en - [Beden Algısı ve Öz-Şefkat: Psikolojik Dayanıklılığın Sessiz Gücü](https://psychologytimes.com.tr/beden-algisi-ve-oz-sefkat-psikolojik-dayanikliligin-sessiz-gucu/) - Günümüzde modern toplumlarda, bireyleri ilgilendiren en önemli durumlardan bir tanesi beden algısı, bir başka deyişle, kişinin fiziksel görünümüdür. Beden algısı ile bağlantılı olarak toplumda ve özellikle sosyal medyada kişilere yapılan dayatmalar, bireylerin psikolojik sağlamlığını olumsuz yönde etkilemektedir ve yine bu durum kişilerin kendilerini acımasızca eleştirmelerine neden olmaktadır.Öz şefkat kavramı bu noktada oldukça önem kazanmaktadır. Öz - [Sevgi mi, Emek mi? İlişkilerde IKEA Etkisinin Görünmez Gücü](https://psychologytimes.com.tr/sevgi-mi-emek-mi-iliskilerde-ikea-etkisinin-gorunmez-gucu/) - Bir ilişkiye neden bu kadar sıkı sıkıya tutunuruz? Bazen sevgiden, bazen alışkanlıktan, bazen de yalnızca “onca emek verdim” düşüncesinden. İşte bu noktada devreye psikolojide IKEA etkisi giriyor. İnsanların kendi emeğini kattığı şeylere, aynı kalitede olsa bile, daha fazla değer biçmesi... İlk olarak 2011’de Michael Norton, Daniel Mochon ve Dan Ariely’nin tanımladığı bu kavram, ilişkilerde de - [Sınav Psikolojisi: Başarıya Giden Yolda Zihinsel Dayanıklılık](https://psychologytimes.com.tr/sinav-psikolojisi-basariya-giden-yolda-zihinsel-dayaniklilik/) - Sınavlar, eğitim hayatının kaçınılmaz bir gerçeği olarak karşımıza çıkar. İlkokuldan üniversiteye kadar her aşamada öğrenciler, bilgi ve becerilerini ölçmek için sınavlara girerler. Ancak sınav sadece bilgi düzeyini değerlendiren bir ölçüt değildir; aynı zamanda kişinin psikolojik dayanıklılığını, stresle başa çıkma becerisini ve öz güvenini de sınar. Bu nedenle sınav psikolojisi kavramı, başarıya giden yolda en az - [Performans mı, Tatmin mi? Modern İş Yaşamında Denge Arayışı](https://psychologytimes.com.tr/performans-mi-tatmin-mi-modern-is-yasaminda-denge-arayisi/) - Günümüz iş dünyasında performans kavramı, neredeyse her çalışanın ve kurumun merkezine yerleşmiş durumda. Verimlilik, hız ve rekabet baskısı altında kurumlar; çalışanlarından sürekli daha fazlasını talep ediyor, “insan” faktörü zaman zaman gözden kaçıyor.Bu tablo, iş yerinde duygusal doyumun, anlam duygusunun ve aidiyet hissinin geri planda kalmasına neden oluyor. Çalışanların kendilerini “üreten bir makine” gibi hissettiği bu - [Zihni Canlı Tutmak: Ruhumuzu Yenilemenin Yolları](https://psychologytimes.com.tr/zihni-canli-tutmak-ruhumuzu-yenilemenin-yollari/) - Hayatın temposu bazen öyle hızlıdır ki, fark etmeden tükenmiş hissederiz. Sabah gözümüzü açarız ve gün bitmeden yapılacaklar listesi beynimizi doldurur. İşler, sorumluluklar, sosyal ilişkiler derken zihnimiz yorulur; enerjimiz düşer. Peki, ruhsal olarak kendimizi tazelemek ve enerjimizi yükseltmek mümkün mü? Psikolojik iyi oluş, bu konuda bize bazı basit ama etkili yollar sunuyor. Bilinçli Farkındalık: Anda Kalabilmenin - [Beyin Atrofisi ve Nörodejeneratif Hastalıklar](https://psychologytimes.com.tr/beyin-atrofisi-ve-norodejeneratif-hastaliklar/) - Nörodejeneratif hastalıklar, zamanla beyin hücrelerinin (nöronların) kaybına ve işlev bozukluğuna yol açan ilerleyici rahatsızlıklardır. Atrofi ise, bir organın ya da dokunun hücre kaybı nedeniyle küçülmesi ve işlevini yitirmesi anlamına gelir. Beyin atrofisi, sinir hücrelerinde geri döndürülemez hasara neden olur ve hem bireysel yaşamı hem de toplumsal sağlığı ciddi şekilde etkiler. Alzheimer, Parkinson, Amyotrofik Lateral Skleroz - [Kırgınlıktan Özgürlüğe Geçiş: Bağışlama Sanatı](https://psychologytimes.com.tr/kirginliktan-ozgurluge-gecis-bagislama-sanati/) - Her yaşamın kendine ait bir izi, bir öyküsü var. Öykülerdeki bu izler bazen küçük kırgınlıklar bazen de derin yaralar olarak hayatımızda yeni bir iz bırakırlar. Bu düşünceyi destekleyen bir alıntıyla karşılaşmıştım, şöyle diyor; “İnsan hatırladığı sürece kırılır, unuttuğu sürece iyileşir.”O halde kural çok basit; iyileşmek istiyorsak unutmamız gerekir. Peki ama ya unutamıyorsak? Unutmak, bize acı - [Zihnin Labirenti: Kararsızlığın Kökenleri ve Sanat Terapisiyle Çıkış Yolu](https://psychologytimes.com.tr/zihnin-labirenti-kararsizligin-kokenleri-ve-sanat-terapisiyle-cikis-yolu/) - Modern yaşamın getirdiği sonsuz seçenekler, bireyi sık sık bir kararsızlık döngüsüne hapseder. Bu durum, basit günlük tercihlerden (ne giyeceği) hayatı kökten değiştirecek kararlara (iş değişikliği, evlilik) kadar geniş bir yelpazede kendini gösterebilir. Kararsızlık, yalnızca bir seçim yapamama hali değil, aynı zamanda yoğun kaygı, stres, özgüven eksikliği ve pişmanlık korkusu gibi derin psikolojik süreçlerle ilişkilidir. Bu - [Yeme Bozuklukları: Bastırılan Duyguların Sessiz Çığlığı](https://psychologytimes.com.tr/yeme-bozukluklari-bastirilan-duygularin-sessiz-cigligi/) - Yemeğin Ötesinde: Görünmeyeni Görmek Yeme bozuklukları genellikle yalnızca yemek, kilo ya da beden algısıyla ilişkilendirilir. Oysa bu tabloların ardında çok daha derin bir psikolojik süreç yer alır. Güncel tanı sistemlerinde (DSM-5) anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi farklı alt türler tanımlansa da, ortak bir yön dikkat çeker: duygusal düzenleme güçlükleri. Psikodinamik bakış, - [Travma Sonrası Büyüme: Psikolojik Travmanın Olumlu Dönüşümü](https://psychologytimes.com.tr/travma-sonrasi-buyume-psikolojik-travmanin-olumlu-donusumu/) - Calhoun, Cann, Tedeschi ve McMillan, travma sonrası büyüme kavramını; “büyük bir yaşam krizi ile mücadeleden kaynaklanan önemli olumlu değişim deneyimi” olarak tanımlamaktadır (Duman, 2019). Psikolojik travma, genellikle deprem, sel gibi doğal afetler, savaşlar, cinsel ya da fiziksel saldırıya uğrama, işkence, cinsel taciz, çocuklukta yaşanan istismar, trafik kazaları, iş kazaları, yaşamı tehdit eden bir hastalığın teşhisi, - [Herkesin Kendini Bulduğu Aynalar: Barnum Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/herkesin-kendini-buldugu-aynalar-barnum-etkisi/) - “Burç yorumlarında kendinizi buldunuz mu hiç?” Ya da bir falcı size öyle sözler söyledi ki, “Bu kesinlikle ben!” dediniz… Peki ya internette rastladığınız kişilik testlerinde çıkan sonuçların, sanki sadece sizin için yazılmış olduğunu düşündünüz mü? Eğer cevabınız “evet” ise, aslında çok tanıdık ama bir o kadar da yanıltıcı bir psikolojik fenomene maruz kalmış olabilirsiniz: Barnum - [Susturulan Duyguların Yükü: Bastırmanın Görünmez Bedeli](https://psychologytimes.com.tr/susturulan-duygularin-yuku-bastirmanin-gorunmez-bedeli/) - Duygular, insanın iç dünyasını düzenleyen ve çevresiyle kurduğu ilişkileri şekillendiren temel psikolojik süreçlerdir. Ancak birçok birey, toplumsal normlar, kişisel öğrenmeler veya ilişkisel dinamikler nedeniyle duygularını bastırmayı bir başa çıkma yöntemi olarak benimsemektedir. İlk bakışta işlevsel gibi görünen bu strateji, uzun vadede ruhsal ve bedensel sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Psikoloji alanında yapılan araştırmalar, özellikle kaygı - [Böyle Gördük Böyle Gider mi? Kültürel Mitler ve Travmanın Çocukluk İzleri](https://psychologytimes.com.tr/boyle-gorduk-boyle-gider-mi-kulturel-mitler-ve-travmanin-cocukluk-izleri/) - Kültürel Mitlerin Ebeveynlikteki Görünmez Gücü “Böyle gördük, böyle gider” cümlesi aile içinde sıkça duyduğumuz bir kültürel mottodur. Ancak bu söz, sadece geleneksel bir söylem değil, ebeveynlik anlayışının en temel taşıdır. Türkiye gibi kolektivist kültürlerde “anne baba sözünden çıkılmaz” veya “eti senin kemiği benim” gibi sözler ebeveynlikte sınırları ve otoriteyi meşrulaştıran kültürel mitlerdir. Bu kültürel mitler, - [Dijital Yorgunluk: Görünmez Bir Tükenmişlik Hali](https://psychologytimes.com.tr/dijital-yorgunluk-gorunmez-bir-tukenmislik-hali/) - Günümüzde neredeyse hepimiz dijital dünyanın bir parçası haline geldik. İş toplantılarımızı çevrim içi yapıyor, dostlarımızla sosyal medya üzerinden iletişim kuruyor, haberleri telefonlarımızdan takip ediyoruz. Ancak bu sürekli bağlantı hali, zamanla zihinsel ve duygusal enerjimizi tüketmeye başlıyor. Dijital yorgunluk adı verilen bu durum, yoğun ekran kullanımıyla birlikte ortaya çıkan dikkat dağınıklığı, zihinsel bulanıklık, tükenmişlik ve huzursuzluk - [Frustrasyon Toleransı: Hayal Kırıklığına Dayanıklılığını Geliştirmek](https://psychologytimes.com.tr/frustrasyon-toleransi-hayal-kirikligina-dayanikliligini-gelistirmek/) - Frustrasyon Toleransı Nedir? Frustrasyon toleransı, kişinin yaşamda başına gelen olumsuz olaylar, karşılaştığı engeller, problemler, gecikmeler ya da beklenmeyen olumsuz olaylar karşısında ne ölçüde sabırlı kalabildiğini ve bu duruma ne kadar dayanabildiğini ifade eden bir kavramdır. Günümüzde çocukların frustrasyon toleransının düşük olduğu gözlemlenmektedir. Çocuklar küçük engeller veya gecikmeler karşısında yoğun tepki verebilmekte, bu durum ise gerekli - [Sanat Terapisi ile Beynin Yeniden Şekillenme Gücü](https://psychologytimes.com.tr/sanat-terapisi-ile-beynin-yeniden-sekillenme-gucu/) - İnsan beyni, yaşamı boyunca dönüşüm ve adaptasyon kapasitesine sahiptir. Bu yetenek nöroplastisite olarak adlandırılır ve öğrenmeden duygusal iyileşmeye kadar birçok süreçte önemli bir rol üstlenir. Son yıllarda gerçekleştirilen araştırmalar, sanat terapisi uygulamalarının nöroplastisiteyi destekleyerek beynin yeniden yapılanma süreçlerini teşvik ettiğini ortaya koymaktadır. Resim, heykel, müzik veya dans gibi sanatsal faaliyetler yalnızca estetik bir tecrübe sağlamakla - [Aile Danışmanlığı Perspektifinden Özel Eğitim Sürecinde Psikolojik Destek](https://psychologytimes.com.tr/aile-danismanligi-perspektifinden-ozel-egitim-surecinde-psikolojik-destek/) - Özel eğitim, yalnızca bilişsel ve akademik gelişim süreci değil; aynı zamanda bireyin duygusal, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarını kapsayan çok boyutlu bir olgudur. Özel gereksinimli çocukların eğitiminde, çocuğun bireysel farklılıklarını anlamanın yanı sıra aile dinamiklerinin de dikkate alınması gerekmektedir. Bu bağlamda aile danışmanlığı kuramları, özel eğitim sürecine ışık tutarak hem çocuğun gelişimini hem de aile içi - [Sosyal Medyanın Ruh Sağlığı Üzerindeki Görünmez Yükü](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medyanin-ruh-sagligi-uzerindeki-gorunmez-yuku/) - Günümüzde elimizden düşmeyen telefonlarımızın ekranı, çoğu zaman bir pencere değil, bir ayna işlevi görüyor. Instagram’da paylaşılan fotoğraflar, TikTok videoları ya da X (Twitter) üzerinden yazılan cümleler, yalnızca dünyayı görmemizi değil, kendimizi de sürekli başkalarıyla kıyaslamamıza neden oluyor. Peki, bu görünürde masum gibi duran sosyal medya kullanımı, ruh sağlığımızı nasıl etkiliyor? Kıyasın Psikolojisi Psikolojide “sosyal karşılaştırma - [Gelişimsel Travma ve Şok Travmanın Karşılaştırılması: Normalleştirilmiş Travma Deneyimleri ve Sonuçları](https://psychologytimes.com.tr/gelisimsel-travma-ve-sok-travmanin-karsilastirilmasi-normallestirilmis-travma-deneyimleri-ve-sonuclari/) - Travma, bireyin ruhsal bütünlüğünü tehdit eden, yoğun stres yaratan olaylar karşısında gelişen psikolojik bir deneyimdir. Travma kavramı yalnızca tekil, ani olaylarla sınırlı olmayıp çocukluk döneminde süreğen biçimde yaşanan ihmal ve istismar gibi deneyimleri de kapsamaktadır. Bu makalede gelişimsel travma ve şok travma kavramları karşılaştırmalı olarak ele alınmış, toplumsal düzeyde normalleştirilen travmatik deneyimlere dikkat çekilmiş ve - [Zorluklar Karşısında Güçlü Kalabilen Çocuklar Yetiştirmek](https://psychologytimes.com.tr/zorluklar-karsisinda-guclu-kalabilen-cocuklar-yetistirmek/) - Günümüzde çocuklar, geçmiş nesillere kıyasla farklı ve karmaşık zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Akademik başarı baskısı, akran zorbalığı, sosyal medya karşılaştırmaları, hızlı değişen toplumsal beklentiler ve bazen de aile içi sorunlar onların dünyasında önemli stres kaynakları oluşturuyor. Bir çocuğun tüm bu baskılarla baş edebilmesi, yalnızca zekâsı ya da çalışkanlığı ile değil, aynı zamanda duygusal dayanıklılığı ile - [Romantik İlişkilerde Sıkça Yapılan Hatalar: Bölüm I](https://psychologytimes.com.tr/romantik-iliskilerde-sikca-yapilan-hatalar-bolum-i/) - Birini sevmek, onunla bir şeyleri paylaşmak, belli duygular ve düşünceler içinde olmak hepimizin istediği güzelliklerdendir. Sevdiğin tarafından dinlenilmeyi, anlaşılmayı ve sevilmeyi kim istemez ki? Gelin görün ki herkes bu soruya “herkes ister” diye yanıt verirken iş çoğu zaman ilişki içindeyken böyle olmuyor. Sıklıkla hatalar yapıyoruz ve bu hatalar bazen bizden bazen de partnerimizden götürebiliyor ama - [Mükemmeliyetçilik Nedir ve Belirtileri Nelerdir?](https://psychologytimes.com.tr/mukemmeliyetcilik-nedir-ve-belirtileri-nelerdir/) - Mükemmeliyetçilik, bireylerin belirli bir durumda kendilerinden ya da başkalarından olması gerekenden daha yüksek düzeyde performans göstermesini beklemesi ve mükemmel olmayan bir performansı kabul edememesi olarak tanımlanabilir (Hollander, 1965). Mükemmeliyetçiliğin, kişinin hatalarıyla aşırı ilgilenmesine yol açan kısmı bireyler için zaman zaman oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Kişi aslında kayda değer bir performans sergilediği hatta çok yüksek bir yüzdenin - [Performans mı, Samimiyet mi? Modern İlişkiler ve Roller](https://psychologytimes.com.tr/performans-mi-samimiyet-mi-modern-iliskiler-ve-roller/) - Modern dünyada, diğer her şey gibi ilişkiler de benlik algımızın bir uzantısına dönüştü. Sevme ve sevilme biçimimiz, değer görme beklentimiz ya da sınır koyma ve koruma şeklimiz yalnızca partnerimizle kurduğumuz bağın değil; kendimizi kim olarak tanımladığımızın bir göstergesi haline geldi. İlişkiler artık yalnızca iki insanın samimi diyaloğu değil, kendimizi nasıl görmek istediğimizin bir sahnesine dönüştü. - [Pozitif Psikolojinin Işığında: Önleyici Müdahale ve Proaktif İyilik Hali](https://psychologytimes.com.tr/pozitif-psikolojinin-isiginda-onleyici-mudahale-ve-proaktif-iyilik-hali/) - Günümüz dünyasında bireylerin ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek, sadece tedaviye dayalı değil, aynı zamanda önleyici ve geliştirici yaklaşımlarla mümkündür. Psikoloji alanında son yıllarda giderek artan bir ilgiyle ele alınan önleyici psikolojik müdahaleler, bireylerin ruhsal sorunlar yaşamadan önce desteklenmesini ve psikolojik dayanıklılıklarının artırılmasını hedefler. Bu müdahalelerle birlikte yükselen bir diğer kavram ise proaktif iyilik halidir. Proaktif - [Karizma İnsanı Öldürebilir mi?](https://psychologytimes.com.tr/karizma-insani-oldurebilir-mi/) - Karizma kavramı, kökeni Eski Yunanca’ya dayanmakta olup, “ilahi ilham yeteneği” ya da “ilahi hediye” gibi anlamlar taşımaktadır. Bu kavramın tarihsel olarak Plato gibi antik dönem filozofları tarafından kullanıldığı ve kutsal metinlerde de yer aldığı ifade edilmektedir (Gül, 2003). “Karizmatik” sıfatı ise bu kavramla ilişkili olarak, “kitleler karşısında olağanüstü saygınlığı ve etkileme gücü bulunan bir yönetici” - [Paris Paloma Etkisi: Feminist Bir Marş Olarak “Labour”](https://psychologytimes.com.tr/paris-paloma-etkisi-feminist-bir-mars-olarak-labour/) - Bu hafta sizinle birlikte bütün kadınları ortak bir noktada birleştirmiş olan Paris Paloma’nın seslendirdiği “Labour” şarkısını inceleyeceğiz. Müziğin birleştirici etkisini, duygularımızı ifade etmemizdeki rolüne bakarak başlayalım. Müzik, yalnızca estetik bir deneyim değil aynı zamanda toplumsal ve psikolojik bir ifade aracıdır. Özellikle ezilen grupların duygu ve deneyimlerini görünür kılmak için müziğin tarihsel rolü yadsınamaz. Bu bağlamda - [Bebeklerde Uyku Eğitimi: Adım Adım Rehberlik ve Öneriler](https://psychologytimes.com.tr/bebeklerde-uyku-egitimi-adim-adim-rehberlik-ve-oneriler/) - Bebek uyku eğitimi, bebeklerin sağlıklı uyku alışkanlıkları kazanması açısından büyük önem taşır. Bu süreç, onların fiziksel ve zihinsel gelişimi için kritik öneme sahiptir. Fakat bu süreç, ebeveynler için çoğu zaman kafa karıştırıcı ve stresli olabilir. “Ne zaman uyutmalıyım? Nasıl kendi kendine uyumayı öğrenir? Ağlamasına izin vermeli miyim?” gibi sorular, birçok kişinin aklını kurcalar. Yeni doğan - [Dünyayı Döndüren Ego: Sağlıklı Narsisizmin Gücü](https://psychologytimes.com.tr/dunyayi-donduren-ego-saglikli-narsisizmin-gucu/) - Bir sabah uyandığınızı ve dünyadaki hiç kimsenin kendini özel ya da önemli hissetmediğini hayal edin. İlk bakışta kulağa bir ütopya gibi gelebilir: Herkes mütevazı, ben demeyen, tamamen alçakgönüllü. Kavga gürültü yok, ego savaşları sona ermiş... Peki eksik olan ne? Bir süre sonra fark edersiniz ki ortada ne cesur liderler var, ne de sahneye çıkıp dünyayı - [Kolektif Bilinçdışının Sinyalleri: Jung’un Zihin ve Gerçeklik Arasındaki Köprüsü](https://psychologytimes.com.tr/kolektif-bilincdisinin-sinyalleri-jungun-zihin-ve-gerceklik-arasindaki-koprusu/) - Psikoloji biliminde öyle kavramlar vardır ki sadece zihinsel süreçleri açıklamakla kalmaz, aynı zamanda bireyin dünyayla kurduğu bağa dair derin bir perspektif sunar. Bu kavramlardan biri olan Senkronisite, Carl Gustav Jung’un aralarında nedensel (neden-sonuç) bağ bulunmayan fakat birey için anlamlı biçimde eşzamanlı gerçekleşen olayları açıklamak için geliştirdiği kuramdır (Jung, 1952/1973). Jung üç öğeyi öne çıkarır: eşzamanlılık, - [Zihnin Fısıltıları: Psikolojinin Hayatımızdaki Yansımaları](https://psychologytimes.com.tr/zihnin-fisiltilari-psikolojinin-hayatimizdaki-yansimalari/) - Psikoloji kelimesi “psyche (ruh)” ve “logos (bilim)” köklerinden türemiştir. Kelime anlamı olarak ruh bilimi anlamına gelen psikoloji, bir bilim dalı olmasının yanı sıra gündelik hayatlarımızın da yadsınamaz bir parçasıdır. Hepimiz gün içinde farkında olmadan insan analizlerimizle, tutuştuğumuz kavgalar sırasında ve sonrasında, en ufak bir gözlemleme sonucunda bile psikolojik çıkarımlar yaparak bilim olan psikolojiyi gündelik hayata - [Çocukların Dili Oyundur: Oyun Terapisi ve Çocuk](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarin-dili-oyundur-oyun-terapisi-ve-cocuk/) - Bir çocuk oyun oynuyorsa, bu yalnızca eğlenmenin bir göstergesi değildir. Bazen oyun fark edilmese de, gün yüzüne çıkmamış hislerin yorumlanmasıdır. Çocuklar, duygularını yetişkinlerin aktardığı gibi aktaramazlar; ancak ebeveynler rol model olarak, dinleme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olarak veya duygularını ifade etmelerine fırsat tanıyarak bu süreci destekleyebilirler. Konuşmakta zorlanan ya da sessizliğiyle dikkat çeken çocukların, oyun aracılığıyla - [Napolyon Bonapart’a Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/napolyon-bonaparta-bir-bakis/) - Tarih nice imparatorlar, krallar, komutanlar görmüştür. Bunlardan biri de 1769’da Korsika Adasında doğmuş Napolyon Bonapart’tır. Napolyon’un ilk kelimeleri Fransızca değildi çünkü o tarihlerde Korsika Adası Fransa’ya bağlı değildi. Fakat tarih sayfaları Napolyon’u Fransa İmparatoru olarak kaydetti. Herkes onun imparatorluğunu konuşurken gelin biz psikoloji perspektifinden bir pencere açalım. Annesi ona hamileyken babası Carlo, Cenevizlilere karşı Korsika - [Ekrandaki Şiddet: Suç Belgesellerine Yönelimin Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/ekrandaki-siddet-suc-belgesellerine-yonelimin-psikolojisi/) - Son yıllarda suç belgeselleri, dijital platformlarda ve televizyonlarda önemli bir popülerlik kazanmıştır. Seri katillerden organize suçlara kadar geniş bir yelpazede işlenen bu yapımlar, yalnızca bilgi vermekle kalmaz; aynı zamanda izleyicide güçlü bir merak ve dikkat uyandırır. İnsanları rahatsız edici olaylara tanıklık etmeye iten bu ilginin psikolojik temellerini anlamak, hem bireysel davranışları hem de toplumsal eğilimleri - [Doğum Günlerinin Görünmeyen Yüzü: Doğum Günü Depresyonu (Birthday Blues)](https://psychologytimes.com.tr/dogum-gunlerinin-gorunmeyen-yuzu-dogum-gunu-depresyonu-birthday-blues/) - “Doğum günün kutlu olsun, nice senelere!” Doğum günlerimizde sevdiklerimizden duyduğumuz bu cümle, içinde ne kadar olumlu duygular barındırsa da bazı kişiler için farklı, derin anlamlar taşıyabilmektedir. Doğum günleri kimi insanlar için yaş almanın özel olduğu, hatırlanmanın mutluluk verici olduğu, pastaların neşeyle ve dileklerle üflendiği değerli bir gündür; kimileri için ise bu gün, içsel sorgulamaların ve - [Ali Rıza Bey’in Psikolojik Portresi: Geleneksel Ahlakın Modern Dünyadaki Çöküşü](https://psychologytimes.com.tr/ali-riza-beyin-psikolojik-portresi-geleneksel-ahlakin-modern-dunyadaki-cokusu/) - Hepimizin illaki bir bölüm izlediği sosyal medyada dizinin sahnelerinin önümüze düştüğü veya televizyonda gezerken rastlayıp izlediğimiz, bazılarımızın ise yemek yerken ya da bir işle uğraşırken arka planda izlediği, konusuna karakterlerine aşina olduğumuz Yaprak Dökümü dizisi; Reşat Nuri Güntekin’in romanından uyarlanan bir aile dramıdır. Dizinin merkezinde, emekli Kaymakam Ali Rıza Bey ve ailesi vardır. Ali Rıza - [İktidar, Narsisizm ve Tarihsel Bir Portre: VIII. Henry ve Anne Boleyn Üzerine](https://psychologytimes.com.tr/iktidar-narsisizm-ve-tarihsel-bir-portre-viii-henry-ve-anne-boleyn-uzerine/) - Tarih boyunca siyasi liderlerin kişilik özellikleri, yalnızca bireysel yaşamlarını değil, toplumların kaderini de derinden etkilemiştir (Friedman, 2005). Özellikle mutlak monarşiler döneminde hükümdarın ruhsal dünyası, iktidarın yapısını ve işleyişini doğrudan belirleyen bir unsur olmuştur. İngiltere tahtında oturan VIII. Henry, bu bağlamda dikkate değer bir figürdür. Onun hükümdarlığı, yalnızca siyasi kararlar ve kurumsal düzenlemelerle değil, aynı zamanda - [Zaman Düşer Ellerimden Yere, Belki de En Güzeli Böyle](https://psychologytimes.com.tr/zaman-duser-ellerimden-yere-belki-de-en-guzeli-boyle/) - Zaman durmadan akıyor. Bir yaz daha geçti, yine sonbahar… Mevsim geçişleri, yalnızca doğanın döngüsünü değil, hayatın kaçınılmaz geçiciliğini de hatırlatır. Bu hatırlatma, çoğumuzda temel bir varoluşsal kaygıyı uyandırır: Bir gün ben, sevdiklerim, değer verdiğim her şey—sanat eserleri ve dünyanın doğal güzellikleri de dâhil—yok olacak. Üstelik bu yok oluş, yalnızca doğal akışta zamanın geçmesiyle değil; ani - [Zihinsel Dayanıklılık ve Stresle Baş Etme](https://psychologytimes.com.tr/zihinsel-dayaniklilik-ve-stresle-bas-etme/) - Günümüzün hızlı ve sürekli değişen yaşam koşulları, bireylerin günlük yaşamda stresle karşılaşma sıklığını artırmaktadır. İş yükü, akademik baskılar, sosyal ilişkilerdeki zorluklar ve ekonomik kaygılar gibi faktörler, bireylerin psikolojik ve fiziksel sağlıklarını olumsuz etkileyebilir. Ancak tüm bireyler stres karşısında aynı şekilde tepki vermez. Bazıları baskı altında daha dirençli kalırken, bazıları daha kırılgan ve zorlayıcı durumlar karşısında - [Mutluluk Endüstrisi ve Pozitiflik Baskısı: Gerçekten Mutlu Muyuz, Yoksa Öyle Mi Görünüyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/mutluluk-endustrisi-ve-pozitiflik-baskisi-gercekten-mutlu-muyuz-yoksa-oyle-mi-gorunuyoruz/) - Günümüz toplumunda mutluluk, neredeyse bir başarı kriteri haline gelmiş durumda. Sosyal medyada her an gülen yüzler, rengârenk tatil fotoğrafları, bitmek bilmeyen motivasyon sözleri… Bunların tümü bizlere görünmez bir mesaj veriyor: “Eğer mutlu değilsen, bir şeyleri yanlış yapıyorsun.” Oysa insan doğasının temelinde yalnızca mutluluk değil; üzüntü, öfke, kaygı, hayal kırıklığı gibi çok çeşitli duygular var. Fakat - [Cinselliğin Ruh Sağlığına Katkısı: Duygusal Yakınlığın Görünmeyen Boyutu](https://psychologytimes.com.tr/cinselligin-ruh-sagligina-katkisi-duygusal-yakinligin-gorunmeyen-boyutu/) - Cinsellik, hem fizyolojik hem de psikolojik süreçleri içeren; bireyden ayrılmaz, dinamik ve çok boyutlu bir olgudur.Cinsellik çoğu zaman bedensel ihtiyaçlar, arzular ya da fiziksel uyum üzerinden tanımlansa da araştırmalar, cinselliğin yalnızca bedensel bir deneyim olmadığını; ruh sağlığımızı, ilişkilerimizi ve kendimizle kurduğumuz bağı da derinden etkilediğini göstermektedir. Bu yönüyle cinsellik, bireyin hem kendisiyle hem de partneriyle - [Zihnin Derinliklerine Yolculuk: Bilinçaltını Tanımak](https://psychologytimes.com.tr/zihnin-derinliklerine-yolculuk-bilincaltini-tanimak/) - Bilinçaltı, farkında olmadığımız ama düşüncelerimizi, duygularımızı ve davranışlarımızı etkileyen zihinsel süreçlerdir. Bilinç düzeyinde hatırlamadığımız anılar, bastırılmış duygular ve öğrenilmiş davranış kalıpları bilinçaltında yer alır. Çoğu zaman farkında olmadan kararlarımızı, ilişkilerimizi ve tutumlarımızı yönlendirir. Freud, bilinçaltını buzdağının suyun altında kalan kısmına benzetmiştir. Ona göre zihnimiz üç katmandan oluşur: Bilinç: Şu anda farkında olduğumuz düşünceler (ör. “Şu - [Hiç Bilmeyenler İçin Psikolojinin Biyolojisi](https://psychologytimes.com.tr/hic-bilmeyenler-icin-psikolojinin-biyolojisi/) - Psikoloji bilimi hem felsefe hem de biyoloji ile bağlantılı olan bir disiplindir. İnsan zihnini ve davranışlarını anlama yolunda çaba gösteren psikoloji, hem dışsal hem de bilişsel süreçlerle ilgilenmektedir. Biyoloji genelde insan dışındaki diğer türler için daha net açıklamalar sunarken, insanın karmaşık yapısından dolayı tamamen biyolojik temelli bir açıklama henüz mümkün değildir. Özellikle bilişsel süreçlerin açıklanmasında - [Görünmez Dinleyiciye Yakınlık: Yapay Zekâ ile Kurulan İlişkinin Psikodinamikleri ve Terapötik İllüzyon Üzerine Bir İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/gorunmez-dinleyiciye-yakinlik-yapay-zeka-ile-kurulan-iliskinin-psikodinamikleri-ve-terapotik-illuzyon-uzerine-bir-inceleme/) - Gece yarısı, odada tek ışık ekrandan geliyor. Karşınızda “görünmez bir dinleyici” var: hızlı, yargısız, yorulmaz. Birkaç dakika içinde bir rahatlama... Peki sonra? Ertesi gün aynı sıkışma, aynı yalnızlık geri dönüyor. Bu döngü bize önemli bir şey söylüyor: dijital eşlik kısa süreli yatıştırabilir; kalıcı iyileşme ise çoğunlukla bir insanla kurulan güvenli ilişkide gerçekleşir. Neden Yapay Zekâya - [İş Yerinde Mutluluk: Psikoloji Perspektifi](https://psychologytimes.com.tr/is-yerinde-mutluluk-psikoloji-perspektifi/) - İş yerinde mutluluk, bireylerin hem fiziksel hem ruhsal sağlığı üzerinde doğrudan etkisi olan önemli bir kavramdır. Çalışanların iş yaşamında hissettikleri memnuniyet, yalnızca performans ve üretkenliği artırmakla kalmaz, aynı zamanda işten kaynaklı stres, tükenmişlik ve işten ayrılma niyetini azaltır (Seligman, 2002). Son yıllarda iş dünyasında psikolojik iyi oluş ve çalışan refahına verilen önem artarken, araştırmalar mutluluğun - [Psikolojik İlk Yardım: Kriz Anlarında Ruhsal Destek ve Klinik Müdahale](https://psychologytimes.com.tr/psikolojik-ilk-yardim-kriz-anlarinda-ruhsal-destek-ve-klinik-mudahale/) - Travmatik olaylar, bireyin yaşamında ani ve derin yarılmalar yaratabilir. Depremler, trafik kazaları, ani kayıplar, savaşlar, toplumsal şiddet olayları gibi kriz durumları yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bütünlüğü de tehdit eder. Bu tür durumlarda bireyin psikolojik olarak desteklenmesi, travmanın kalıcı etkilerini azaltmak açısından hayati önem taşır. Psikolojik İlk Yardım (PİY), bu bağlamda devreye giren, terapi - [Zihin ve Beden İlişkisi: Duygular Sağlığımızı Nasıl Etkiler?](https://psychologytimes.com.tr/zihin-ve-beden-iliskisi-duygular-sagligimizi-nasil-etkiler/) - Bedenimiz ve zihnimiz arasındaki ilişki, çoğu zaman göz ardı edilen ama son derece önemli bir konudur. Duygusal sağlık ve psikolojik durumlarımızın, bedensel sağlığımız üzerindeki etkileri gün geçtikçe daha fazla bilimsel açıdan incelenmektedir. Stres, anksiyete, depresyon gibi duygusal durumların, vücudumuzda fiziksel hastalıklara yol açabileceğini biliyoruz. Ancak bu durumun tam olarak nasıl işlediğini anlamak, sağlıklı bir yaşam - [Ebeveynliğin Eğitimi Mi Olur?](https://psychologytimes.com.tr/ebeveynligin-egitimi-mi-olur/) - Ebeveynlik, bir insanın hem en büyük gücünü hem de en büyük kırılganlığını aynı anda taşıması gibidir. Bir yandan elinden tutarken bir yandan da bırakmayı öğrenebilmektir. Her bireyin biricik olması, bu bireylerin bir araya gelerek aile kurması, bize dünyadaki çocuk sayısı kadar ebeveynliğin olduğunu düşündürmektedir. Buna aynı ailede doğan çocuklar da dahildir. Tarihin başlangıcından bu yana - [Karşılıksız Aşkın Yapısı: Lacancı Bir Analiz](https://psychologytimes.com.tr/karsiliksiz-askin-yapisi-lacanci-bir-analiz/) - Daha önce hiç elde ulaşamayacağınız birinden hoşlandınız mı? Belki halihazırda başka biriyle ilişkide olan bir insandan, veya daha kötüsü, varlığınızdan bile haberi olmayan birinden? Çoğumuz bu durumu yaşamışızdır, yaşamadıysak da en azından bu durumu yaşamış birini tanıyoruzdur. Peki neden sıklıkla sahip olamayacağımız şeyleri arzularız ki? Hep erişimimizin dışında kalanları istememiz arzunun yapısı hakkında bize ne - [Önyargıların Gölgesinde: Şizofreni ve Toplumsal Algı](https://psychologytimes.com.tr/onyargilarin-golgesinde-sizofreni-ve-toplumsal-algi/) - İnsanlar toplulukları, topluluklar ise toplumları oluşturur. Bu düzen içerisinde bazen azınlığın çoğunluğu etkilediği, bazen de çoğunluğun azınlığı dışladığı durumlarla karşılaşırız. Kolektif etkileşimler, toplumun inançlarını ve değerlerini biçimlendirirken, önyargıların oluşmasına da zemin hazırlar. Şizofreni hastalarına yönelik bakış açısı, bu kolektif süreçlerin en çarpıcı örneklerinden biridir. Şizofreni denildiğinde insanların zihninde çoğunlukla “deli, dengesiz, saldırgan, tehlikeli” gibi sözcükler - [Psikoterapi Yolculuğu Aslında Nedir?](https://psychologytimes.com.tr/psikoterapi-yolculugu-aslinda-nedir/) - Psikoterapi, birçok alanda kullanılan bir kavram olsa da, Türk Dil Kurumu’na göre tedavi anlamına gelir. Terapi birçok insan için soyut bir kavram olmakla birlikte “dert anlatmak”, “birilerine içini dökmek”, “çok kötü durumda olan insanların gittiği bir yer” gibi tanımlamalar toplum genelinde yaygındır. Öncelikle birçok terapi ekolü olmakla birlikte, hepsinin işleyişi birbirinden oldukça farklıdır. Tüm bu - [Adsız Narkotikler](https://psychologytimes.com.tr/adsiz-narkotikler/) - Bağımlılık, günümüzde yalnızca bir bireysel sorun değil, toplumu derinden etkileyen bir kriz haline gelmiştir. Ancak bağımlılık, sadece uyuşturucularla sınırlı değildir. Aslında, hayatımızın birçok alanında farkında olmadan çeşitli bağımlılıklarla mücadele ediyoruz. İyileşme süreci ise genellikle topluluk ve destekle daha kolay hale gelir. İşte bu noktada, Adsız Narkotikler (NA) devreye giriyor. Adsız Narkotikler (NA), bağımlılıklarıyla mücadele eden, - [Cinsellik Sırasında Aklımızdan Neler Geçiyor?](https://psychologytimes.com.tr/cinsellik-sirasinda-aklimizdan-neler-geciyor/) - Cinsellik, yaşam boyu devam eden önemli bir yere sahip olan, yaşanan topluma, toplumun kültürüne ve o toplumun yaşadığı döneme göre farklılık gösteren önemli bir kavramdır (Yüce, 2017). Bizim toplumumuzdaki cinsellikten bahsedecek olursak; çok merak edilen buna rağmen çok az konuşulan, utanılan bir kavram olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda cinselliği tabu olarak görmekte ve cinsellikle ilgili konuların - [O Meşhur Kavganın Perde Arkası: Gerçekten Farklı Gezegenlerden miyiz?](https://psychologytimes.com.tr/o-meshur-kavganin-perde-arkasi-gercekten-farkli-gezegenlerden-miyiz/) - Eve yorgun argın geldiniz, günün stresi omuzlarınıza çökmüş. Tek istediğiniz biraz anlaşılmak, belki sırtınızın sıvazlanması. Partnerinize içinizi dökmeye başlıyorsunuz; iş yerindeki o sinir bozucu toplantıdan, bitmek bilmeyen işlerden, ne kadar bunaldığınızdan bahsediyorsunuz. Siz kalbinizi açarken, partneriniz iyi niyetle o meşhur tamirci şapkasını takıveriyor: "Neden patronunla konuşmuyorsun?", "Şöyle yapsan daha iyi olmaz mı?", "Boş ver, takma - [Hayatın Gölgesiyle Dans Etmek: Stresi Kontrol Altına Almak](https://psychologytimes.com.tr/hayatin-golgesiyle-dans-etmek-stresi-kontrol-altina-almak/) - Günlük Stresle Baş Etme Yolları Hayatın temposu bazen bir koşu bandı gibi hissettirir. Koşuyorsun, koşuyorsun ama aslında olduğun yerden bir adım bile ileri gidemiyorsun. Sabah uyanır uyanmaz başlayan telaş, iş ya da okulda bitmeyen sorumluluklar, eve döndüğünde seni bekleyen görevler… Tüm bunların ortasında sırtına görünmez bir yük biner. İşte bu yükün adı: stres. Stres yönetimi, - [Değişim Yönetimi: Aile ve İş Hayatında Psikolojik Sağlamlıkla Dengeli Bir Yolculuk](https://psychologytimes.com.tr/degisim-yonetimi-aile-ve-is-hayatinda-psikolojik-saglamlikla-dengeli-bir-yolculuk/) - Hayat, değişimle doludur, değil mi? Yeni bir iş projesi, ailede beklenmedik bir durum ya da her iki dünyada aynı anda patlayan bir kaos... Peki, bu değişim rüzgarlarında savrulmadan kendimizi ve sevdiklerimizi nasıl ayakta tutarız? Aile ve iş dengesi kurarken değişimle başa çıkmak, planlamanın ötesinde psikolojik sağlamlık gerektirir. Bu makalede, değişim yönetimi konusunda bireysel olarak neler - [İçindeki Çocuğa Ses Ver: Ruhsal Bütünlüğün Kapısı](https://psychologytimes.com.tr/icindeki-cocuga-ses-ver-ruhsal-butunlugun-kapisi/) - İnsanın ruhsal gelişimi yalnızca bilinçli yönlerini değil, bastırılmış ve unutulmuş parçalarını da kapsar. Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’un ortaya koyduğu bireyleşme süreci, kişinin kendi ruhsal bütünlük haline ulaşmasını hedefler. Bu yolculukta “çocuk arketipi” özel bir yere sahiptir. Çocuk yalnızca biyolojik bir dönem değil, ruhun yenilenme ve geleceğe yönelik potansiyelini taşıyan sembolik bir figürdür. Birçok - [Ergenlikte Beden Algısı: Kimlik Gelişiminin Sessiz Unsuru](https://psychologytimes.com.tr/ergenlikte-beden-algisi-kimlik-gelisiminin-sessiz-unsuru/) - Ergenlik, bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinde hem fiziksel hem de psikolojik hem sosyal anlamda yoğun değişimler yaşadığı bir dönemdir. Bu süreçte birey, sadece bedensel olarak değil; düşünsel, duygusal ve sosyal açılardan da yeniden şekillenir. Bu yeniden yapılanma sürecinde kimlik gelişimi merkezi bir rol oynarken, beden algısı bu gelişimin sessiz ancak güçlü bir bileşeni olarak öne - [Arzunun Doğası Üzerine](https://psychologytimes.com.tr/arzunun-dogasi-uzerine/) - Arzu, insan varoluşunun en tartışmalı dinamiklerinden biridir. Ne tamamen yok edilebilmekte ne de bütünüyle doyurulabilmektedir. Bu yüzden tarih boyunca filozoflar, şairler ve psikanalistler arzunun mahiyeti üzerine düşünmeyi sürdürmüştür. William Blake’in Cennet ve Cehennemin Evliliği’nde dile getirdiği şu söz, bu tartışmaya güçlü bir giriş kapısı açmaktadır: “Arzulayan ama eyleme geçmeyen kişi ancak hastalık doğurur.” Blake’in bu - [İnsanların Beklentileri Bizim İçin Ne Kadar Önemli? Gurur ve Önyargıdan Örneklerle…](https://psychologytimes.com.tr/insanlarin-beklentileri-bizim-icin-ne-kadar-onemli-gurur-ve-onyargidan-orneklerle/) - Çoğumuz isteklerimizi dile getirmeden ya da aksiyona dökmeden önce bunları toplumun süzgecinden geçirmeyi bir alışkanlık haline getirmiştir. Bu alışkanlık genellikle fark ettiğimiz ya da üzerine düşündüğümüz bir şey değildir, ancak zaman gelir de arzularımızın karşı konulamazlığına yenik düşene kadar.Bahsedilen çatışma, birçok psikanaliz teorisinde bahsedilen, sanat eserlerinde işlenen, günlük hayatımıza konu olan temel bir sorun olarak - [BİLE BİLE LADES; NARSİST ARKADAŞLIKLARLA BİTMEYEN İLİŞKİ DÖNGÜSÜ](https://psychologytimes.com.tr/bile-bile-lades-narsist-arkadasliklarla-bitmeyen-iliski-dongusu/) - Kimse bile isteye, kolay ve huzurlu bir ilişki dinamiği yerine engebeli ve zor bir yolda ilişkisine devam etmek için can atar ki? Bahsettiğimiz ilişki yalnızca romantik ilişkiler değil, her ilişki türü olabilir ki ele alacağımız asıl ilişki türü arkadaşlık ilişkisi olacaktır.Narsist insanların yerindeyse ‘kurbanları’ yalnızca romantik ilişkilerde karşımıza çıkmıyor. Bağlanma stillerimizden tutup, kişilik bozukluklarından devam - [SATIN AL TUŞUNUN ESARETİ: ÇEVRİMİÇİ ALIŞVERİŞ BAĞIMLILIĞI](https://psychologytimes.com.tr/satin-al-tusunun-esareti-cevrimici-alisveris-bagimliligi/) - Gündelik hayatın stresinden kaçışın en hızlı yollarından biri: tek tıkla alışveriş. Ancak bu “kolaylık”, zamanla fark etmeden bir bağımlılık döngüsüne dönüşebiliyor. Dijital Tüketimin Yükselişi Online alışveriş, yalnızca ihtiyaç gidermenin değil, aynı zamanda boş zaman değerlendirme, sıkıntıdan kurtulma ve kendini ödüllendirme aracı hâline geldi. Reklamlar, kampanyalar ve sosyal medya bu eğilimi sürekli besliyor. Hatta bazen beslemekle - [Sessiz Çizgiler, Yankılanan Duygular: Sanat Terapisinin İyileştirici Gücü](https://psychologytimes.com.tr/sessiz-cizgiler-yankilanan-duygular-sanat-terapisinin-iyilestirici-gucu/) - Sanat, tarih boyunca sözcüklerin ötesinde duyguların güçlü bir dili olmuştur. Mağara duvarlarına çizilen figürlerden modern sanata uzanan bu yolculuk, insanın duygularını ifade etme arzusunun evrensel bir yansımasıdır. Peki, bir çizgi, bir renk veya bir şekil, kelimelerin anlatamadığını dile getirebilir mi? Sanat terapisi, bu sorunun cevabını modern psikolojik iyileşme süreçlerine taşırken, bireylerin içsel deneyimlerini keşfetmelerine ve - [Acının Meşruiyeti: Empati ile Normalleştirme Arasındaki İnce Çizgi](https://psychologytimes.com.tr/acinin-mesruiyeti-empati-ile-normallestirme-arasindaki-ince-cizgi/) - Çoğumuz, birinin davranışlarını değerlendirirken “Bu kişi neden böyle davranıyor?” sorusunu kendimize sorarız. Özellikle, geçmişinde zor deneyimler yaşamış bireyleri gördüğümüzde, onların davranışlarını anlamaya çalışırız. Çocukluk ve ergenlik döneminde veya olumsuz davranışlar sergileyen bireyin yaşamının belli bir döneminde akılda kalıcı yaşanan olumsuz deneyimler — aile içi çatışmalar, travmalar, ihmal ya da duygusal kayıplar — bireylerin güven duygusunu, - [Okulda Zorbalık: Erken Belirtiler, Derin İzler ve Çözüm Yolları](https://psychologytimes.com.tr/okulda-zorbalik-erken-belirtiler-derin-izler-ve-cozum-yollari/) - Okulda zorbalık, uzun yıllar boyunca okul hayatının sıradan bir parçası gibi görülse de aslında çok ciddi sonuçlar doğurabilen bir sorun. Konu ilk kez 1980’lerde Norveç’te yaşanan ve genç erkek çocuklarının hayatlarına mal olan trajik olaylarla araştırmacıların gündemine girmiştir (Olweus, 1993). O yıllarda intiharların sebepleri arasında çocukların yaşadığı zorbalık deneyimlerinin olduğu iddia edildi. Bugün biliyoruz ki - [Yeni Psikolojik Terim: Shreklenmek Nedir?](https://psychologytimes.com.tr/yeni-psikolojik-terim-shreklenmek-nedir/) - Mizahi Bir Terimden Psikolojik Bir Gerçeğe Son aylarda sosyal medyada ortaya çıkan shreklenmek kelimesi, mizahi tınısına rağmen önemli bir psikolojik deneyimi işaret ediyor. Kavramın kökeninde ise popüler kültürdeki Shrek karakteri bulunuyor. Shrek, masallardaki “ideal prens” figürünün tam tersi; kaba saba, toplumun güzellik standartlarının dışında ama yine de kendi hikâyesinde sevimli ve kabul gören bir kahraman. - [HAYAT MÜKEMMEL OLMAK İÇİN DEĞİL, YAŞAMAK İÇİN VAR](https://psychologytimes.com.tr/hayat-mukemmel-olmak-icin-degil-yasamak-icin-var/) - Mükemmeliyet Arayışının Sessiz Yükü Hayatımıza şöyle bir baktığımızda, çoğumuzun çocuklukta duyduğu ortak bir cümle vardır: “Daha iyisini yapabilirsin.” Başarılı olduğumuzda bile sürekli daha yüksek hedefler gösterilmiş, bir nevi kusursuzluğa çağrılmışızdır. Zamanla bu cümle iç sesimize yerleşir ve bizden ayrılmaz: “Daha güzel olmalı, daha doğru olmalı, daha başarılı olmalı...” Oysa insan hayatı; matematiksel formüller gibi net - [Sosyal Medya ve Narsisizm](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medya-ve-narsisizm/) - Telefon ekranları günümüzün en parlak aynaları haline geldi. Sosyal medya platformları, kişilere yalnızca iletişim kurma olanağı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda görülme, onaylanma ve değerli hissetme ihtiyacını da besliyor. Bir fotoğrafın altındaki beğeni sayısı ya da paylaşılan bir videoya gelen yorumlar, çoğu zaman bireyin kendine dair algısında belirleyici bir rol oynuyor (Andreassen, Pallesen & Griffiths, 2017). - [Zihinsel Geviş Getirme: Ruminasyonu Fark Etmek](https://psychologytimes.com.tr/zihinsel-gevis-getirme-ruminasyonu-fark-etmek/) - Kendinizi hiç aynı düşünceyi defalarca zihninizde çevirirken buldunuz mu? Günlük yaşamınızda özellikle kafanızı yastığa koyduğunuzda ‘’keşke’’ şeklinde başlayan ve bitmek bilmeyen içsel tekrarların tamamı ruminatif düşünce ürünleri. Kökeni “RUMEN” yani geviş getiren hayvanların midelerinin ilk bölümüne verilen isimden türeyen ruminasyon kavramı; kişilerin çoğu zaman farkında bile olmadan zihinsel olarak aynı düşünceyi tekrar tekrar çiğneyip durmasını - [Neden Tek Tip ve Tek Seferlik Terapiler Yok](https://psychologytimes.com.tr/neden-tek-tip-ve-tek-seferlik-terapiler-yok/) - Dünya üzerinde hiçbir şey bir süreçe dayanmadan gerçekleşmez. Özellikle yaratılan en üstün canlı olan ve kendini milyarlarca yıldır bu yolda durmaksızın ilerletmiş insan türü için süreçler her zaman var olmuş ve var olmaya devam edecektir. Bahsedilen bu türün varlığı için basitçe bir ayrım yaparsak bu ayrımı biyolojik varlığı ve ruhsal varlığı olarak ele alabiliriz. Tıpkı - [Mükemmel Başarısızlık](https://psychologytimes.com.tr/mukemmel-basarisizlik/) - Herkesin hayatta başarılı olmak istediği bir hedefi vardır. Kimimiz akademik alanda, kimimiz iş hayatında ilerlemeyi arzular, kimimizse yalnızca huzurlu bir yaşamın peşindedir. Hedeflerimize giden bu yolculukta hiçbirimiz başarısız olmak istemeyiz. Çoğu insan için başarısızlık korkusu, daha iyiye gitmek için motive edici bir güç olsa da bazıları için bu korku öylesine yoğundur ki, hedeflerine ulaşmadaki en - [Pazartesi Başlarım: Erteleme Döngüsünü Kırmak](https://psychologytimes.com.tr/pazartesi-baslarim-erteleme-dongusunu-kirmak/) - “Birazdan başlarım.” “Yarın yaparım.” “Önce bir kahve içeyim.”Kulağa ne kadar tanıdık geliyor değil mi? Hepimizin zihninde yankılanan bu küçük bahaneler, aslında hayatımızın büyük bir parçasını şekillendiriyor. Adı konulmamış bir alışkanlık gibi, çoğu zaman fark etmeden yaptığımız bir davranış: erteleme. İlginç olan, bu davranışın çoğu zaman kişiye faydadan çok zarar getirdiğini bilmesine rağmen ortaya çıkmasıdır. Yani - [Öğrenme Güçlüğünü Erken Tanımak: Küçük İpuçları, Büyük Farklar](https://psychologytimes.com.tr/ogrenme-guclugunu-erken-tanimak-kucuk-ipuclari-buyuk-farklar/) - Öğrenme güçlüğü, zekâ düzeyi normal ya da normalin üzerinde olmasına rağmen bireyin okuma, yazma, matematik gibi temel akademik becerilerde yaşıtlarına göre belirgin ve kalıcı güçlükler yaşamasıyla karakterize edilen nörogelişimsel bir bozukluktur. Çocukluk döneminde sıklıkla “dikkatsizlik”, “tembellik” ya da “motivasyon eksikliği” gibi yanlış etiketlerle açıklanmaya çalışılan bu durum, erken fark edilmediğinde yalnızca akademik başarıyı değil, benlik - [Çocukluk Döneminden Yetişkinliğe: Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Bozukluğu](https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-doneminden-yetiskinlige-dikkat-daginikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu/) - Dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), genellikle çocukluk dönemi bozukluğu olarak bilinmektedir. Tanısı 12 yaşından önce koyulmaktadır fakat tedavi edilmediği sürece genç yetişkinliğe kadar devam etmektedir. DEHB’in yetişkinliğe kadar devam etme olasılığı %50-70 civarındadır (Hechtman, McGough, 2007). Çocuklarda daha çok hiperaktivite ile kendini gösteren DEHB, yetişkinlerde dikkat dağınıklığı ile karakterizedir. Yetişkinlik döneminde DEHB, kişinin iş - [Annenin Duygusal Durumunun Çocuğa Bulaşması](https://psychologytimes.com.tr/annenin-duygusal-durumunun-cocuga-bulasmasi/) - Duygusal bulaşma, bir yetişkinin hissettiği duyguların, sözsüz ve sözlü iletişim yoluyla hızla bir başkasına geçmesi sürecidir. Özellikle küçük çocuklar için bu süreç, güvenli bağlanmanın kurulması ve duygusal gelişimin temel taşlarından biridir. Çocuklar, anne veya ana bakım verenin duygusal tonunu, yüz ifadelerini ve beden dilini hızlıca okuyarak dünyayı anlamaya çalışır. Peki bu süreç çocuk için ne - [Hayalet İlişkiler: Bitmeyen Ama Yaşanmayan Bağlar](https://psychologytimes.com.tr/hayalet-iliskiler-bitmeyen-ama-yasanmayan-baglar/) - Bir Mesaj, Bir Sessizlik, Bin Soru Bir akşam mesaj attınız: “İyi misin?” Cevap yok. Birkaç gün sonra profilinden sizi “gözetlediğini” fark ettiniz, gönderilerinize bakıyor ama mesaj atmıyor. Sonra tamamen kayboldu. Buna ghosting deniyor; modern ilişkilerin en tuhaf vedalarından biri. Ama ghosting yalnız değil: “orbiting”, “breadcrumbing”, “benching” gibi daha ince davranış biçimleri de var. Hepsi ayrı - [Kimin Sesi Bu? Disosiyatif Kimlik Bozukluğu’nun Sessiz Hikâyesi](https://psychologytimes.com.tr/kimin-sesi-bu-disosiyatif-kimlik-bozuklugunun-sessiz-hikayesi/) - “Bazen aynaya bakıyorum ama gördüğüm kişi ben değilim.” Disosiyatif Kimlik Bozukluğu (DKB), bir kişinin birden fazla kimlik ya da benlik haliyle yaşadığı, oldukça karmaşık ve derin bir ruhsal bozukluktur. Günlük yaşamda “çoklu kişilik” olarak da bilinse de, bu ifade çoğu zaman yüzeyde kalır. Bu yazıda DKB’nin psikolojik kökenlerine, yaşam üzerindeki etkilerine ve terapi sürecinde nelerle - [Rüzgârın Kütüphanesi: Sonbaharın Yaprakları ve Bilinçaltının Sessiz Mektupları](https://psychologytimes.com.tr/ruzgarin-kutuphanesi-sonbaharin-yapraklari-ve-bilincaltinin-sessiz-mektuplari/) - Merhaba sevgili okuyucu, kısa bir aradan sonra tekrardan birlikteyiz. Koca bir yazı geride bıraktık ve artık sonbahardayız. Yapraklar yavaşça sararmaya başladı, bulutsuz ve pürüzsüz gökyüzü yerini kasvetli, gri bulutlara bıraktı. Sokaklar ağaçlardan düşen yapraklarla dolup taşıyor. Sonbahar ise rüzgârıyla, dökülen yaprakları toplayıp görünmez bir kütüphaneye göndermekle meşgul. Her yaprak, unutulmuş, affedilmemiş, çok sevilmiş bir anının - [Güven: İçimizde, İlişkilerimizde ve Toplumda](https://psychologytimes.com.tr/guven-icimizde-iliskilerimizde-ve-toplumda/) - Psikolojik açıdan güven, en temel ihtiyaçlardan biri olarak kabul edilebilir. İçsel huzur, sağlıklı ilişkiler ve kişisel gelişim için güven duygusu vazgeçilmezdir. Güven eksik olduğunda ise hayat, sürekli bir mücadele ya da tehdide dönüşebilir. Temel Güven Güven duygusu bebeklikten itibaren bakım verenle kurulan bağ sayesinde gelişir. Anne-baba ya da yakınımızdaki diğer figürler güvenilir olduğunda çevremizi keşfetme - [Spor Psikolojisi Bağlamında Disiplin, Motivasyon ve Öz-Düzenleme](https://psychologytimes.com.tr/spor-psikolojisi-baglaminda-disiplin-motivasyon-ve-oz-duzenleme/) - Spor, yalnızca fiziksel bir uğraş değil, aynı zamanda zihinsel dayanıklılığın da test edildiği bir alandır. Spor psikolojisi bu noktada, bireylerin performanslarını şekillendiren zihinsel süreçleri anlamaya çalışır. Bu süreçlerin merkezinde ise disiplin, motivasyon ve öz-düzenleme yer alır. Üç kavram birbirinden bağımsız gibi görünse de aslında bir bütünün parçalarıdır. Disiplin olmadan motivasyon kısa ömürlü olur; motivasyon olmadan - [Paris Sendromu: Kültürel İdealizasyonun Psikolojik Yansımaları](https://psychologytimes.com.tr/paris-sendromu-kulturel-idealizasyonun-psikolojik-yansimalari/) - Günümüzde seyahat yalnızca coğrafi bir yer değişimi değil, aynı zamanda kültürel deneyim arayışının bir parçasıdır. Özellikle küreselleşmenin etkisiyle, belirli şehirler uluslararası ölçekte “ideal yaşam” imgesine dönüşmüştür. Paris bu şehirlerin başında gelir. Ancak bu imge ile gerçek deneyim arasındaki uçurum, bazı bireylerde ciddi psikolojik etkilere yol açabilmektedir. Literatürde Paris Sendromu olarak adlandırılan bu durum, özellikle Japon - [Bilinçaltının Melodisi: Nöropazarlama ve Müzik Türleri](https://psychologytimes.com.tr/bilincaltinin-melodisi-noropazarlama-ve-muzik-turleri/) - Nöropazarlama, tüketicilerin karar verme süreçlerini anlamak için nörobilimin ışığını kullanan bir alandır. İnsan zihni çoğu zaman bir bilmecedir; “neden” sorusu gündelik yaşamımızın en çok sorulan kelimesidir. Neden bir ürünü seçeriz, neden bir şarkı ruhumuza dokunur, neden bir markaya diğerinden daha fazla bağlanırız? Bu soruların cevapları çoğu zaman mantıktan çok, bilinçaltımızın derinliklerinde ve beynimizin görünmez devrelerinde - [Kendiyle Kalma Sanatından Kronik İzolasyona: Bilinçli Yalnızlaşma Tamamen Güvenli mi](https://psychologytimes.com.tr/kendiyle-kalma-sanatindan-kronik-izolasyona-bilincli-yalnizlasma-tamamen-guvenli-mi/) - Toplum, temel ihtiyaçlarını ve çıkarlarını gerçekleştirmek için işbirliği yapan bireylerin oluşturduğu bir bütündür. Ancak, bu bütünün bir parçası gibi hissedemeyen, dışlanan veya uyum sağlayamayan bireylerde yalnızlık duygusu gelişebilir. Bu durumun aksine, bireyler kendi istekleriyle kendilerini toplumdan soyutlayabilirler. Bilinçli yalnızlaşma olarak adlandırılan bu durum, bazen dinlenmek veya kendileriyle kaliteli zaman geçirmek amacıyla tercih edilse de, zamanla - [Aslında Çok Derin Yerlere Dokunan Ama Yokmuş Gibi Davranılan Hisler](https://psychologytimes.com.tr/aslinda-cok-derin-yerlere-dokunan-ama-yokmus-gibi-davranilan-hisler/) - Bu konuyu seçerken en büyük temennim, sevgili okurlarımın içinde ağır bir yük olarak taşıdığı, yok saydığı ya da sayamadığı; kalbine batan, nefes aldırmayan ve bazen evin bile dar geldiği o ‘yokmuş gibi’ ama aslında oldukça var olan duygularını tanımasıdır. Dolayısıyla duygularınızı şefkatle kabul etmenizi ve güçlü görünmek zorunda olmadığınızı fark etmenizi isterim. Güçlü görünmek zorunda - [Korkunun Çekiciliği: İnsan Neden Korkmaktan Hoşlanır?](https://psychologytimes.com.tr/korkunun-cekiciligi-insan-neden-korkmaktan-hoslanir/) - Korku Nedir? Korku, insanların nesnel bir tehlike ya da durum karşısında gösterdikleri duygusal reaksiyondur. Her ne kadar kaygı duygusuyla benzer yönleri olsa da farklılaştıkları nokta, kaygının var olmayan ya da gerçekleşme olasılığı bile bulunmayan şeylere karşı geliştirilen bir tepki olduğudur. Oysa korku, bireyin bizzat tehlike anında ya da organik bir durumla karşılaştığında gösterdiği tepkiler ve - [Travma Sonrası Yeniden Doğmak](https://psychologytimes.com.tr/travma-sonrasi-yeniden-dogmak/) - Yaşamda kişinin karşısına bazen beklemediği anlarda zorlu sınavlar çıkabilir. Bir kayıp, hastalık, kişisel bir kriz veya afete maruz kalınabilir. Bu tür olaylar bireyin yaşamında köklü değişiklikler yaratma gücüne sahiptir. Travma, yalnızca ruhsal bir kırılma noktası değil; aynı zamanda kişinin benliğini, çevresini ve hayata dair algılarını da değiştiren bir deneyimdir. Ancak psikoloji literatüründen bildiğimiz üzere travmalar - [Duyguların Kaybolduğu Çocukluk: Duygusal İhmalin İzleri](https://psychologytimes.com.tr/duygularin-kayboldugu-cocukluk-duygusal-ihmalin-izleri/) - Çocukların duygusal gelişimi, yalnızca fiziksel ihtiyaçlarının değil, aynı zamanda duygusal ihtiyaçlarının da karşılanmasıyla mümkün olur. Sevildiğini hissetmek, duygularına karşılık bulmak ve duygusal olarak kabul edilmek, bir çocuğun psikolojik sağlamlığı açısından hayati öneme sahiptir. Ancak bazı çocuklar, bu ihtiyaçlarını karşılayacak bir çevreden mahrum kalabilir. Bu durum literatürde “duygusal ihmal” olarak tanımlanır (Glaser, 2002).Duygusal ihmal, çocuğun duygularına - [Çocukların Oyun Dili](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarin-oyun-dili/) - Çocuklar için oyun alanları sadece eğlenmek için değil, aynı zamanda dünyayı algılama ve sosyal öğrenme alanlarıdır. Çocuklar oyun oynarken çevrelerini tanır ve akranları ile sosyalleşirken, bir yandan da ailelerine ve çevrelerine ihtiyaçları, istekleri ve davranışları hakkında mesajlar verirler. Oyun alanları çocuk için bu mesajı verebileceği en kıymetli alandır. Oyun alanları ayrıca çocuğu anlamak ve gözlemlemek - [Dürtü ile Norm Arasında: İnsan Seçimlerinin Psikolojik Manzarası](https://psychologytimes.com.tr/durtu-ile-norm-arasinda-insan-secimlerinin-psikolojik-manzarasi/) - İnsanın Seçimleri ve Özgür İrade İnsanın seçimleri üzerine düşündüğümüzde, çoğu zaman özgür iradeden söz ederiz. Ancak seçim dediğimiz şey, sanıldığı kadar basit bir tercih değildir. Bedenin biyolojik mirası, zihnin bilinçdışı dinamikleri ve toplumun normları, kararlarımızın zemininde görünmez bir harita çizer. Kadının “daha iyisini bulma” eğilimiyle ilişkilendirilen hipergami ve erkeğin çok eşlilik arzusu olan poligami, bu - [İklim Kaygısı: Gezegen Yanarken Ruhlarımız Nasıl Dayanıyor?](https://psychologytimes.com.tr/iklim-kaygisi-gezegen-yanarken-ruhlarimiz-nasil-dayaniyor/) - “Gezegenimizin geleceği belirsizken, bizler nasıl umutla yaşamaya devam edebiliriz?” Geleceğe Dair Korkular: İklim Kaygısının Tanımı İklim değişikliği artık yalnızca bilimsel raporların ya da politik tartışmaların konusu olmaktan çıktı; bireylerin gündelik yaşamını, duygularını ve ruh sağlığını derinden etkileyen bir psikolojik gerçeklik haline geldi. Aşırı hava olayları, kuraklık, yangınlar ve biyoçeşitliliğin hızla yok oluşu, yalnızca fiziksel çevreyi - [Duyguların Gelişini ve Gidişini Seyretmek: Duygu Düzenleme Üzerine Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/duygularin-gelisini-ve-gidisini-seyretmek-duygu-duzenleme-uzerine-bir-bakis/) - Duygularımız, tıpkı havanın değişimi gibi değişken ve sürekli bir akışa sahiptir. Her duygu, farklı bir deneyimi taşır; kimi zaman beklenmedik bir fırtına gibi bizi sarar, kimi zaman da sessiz bir esinti gibi içimizde birikir. Bu dinamik akış, sadece iç dünyamızı değil, ilişkilerimizi, kararlarımızı ve genel psikolojik iyi oluşumuzu da etkileyen temel bir unsurdur. İnsan olarak - [Dijital Çağda Çocukların Sosyal Becerileri: Fırsatlar ve Riskler](https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-cocuklarin-sosyal-becerileri-firsatlar-ve-riskler/) - Günümüzde çocukların yaşam alanlarının büyük bir bölümü dijital araçlar üzerinden şekillenmektedir. Araştırmalar, çocukların günlük ekran sürelerinin her geçen yıl arttığını ve bu sürenin okul öncesi dönemden ergenliğe kadar gelişimsel süreçlere doğrudan etki ettiğini ortaya koymaktadır (Valkenburg & Piotrowski, 2017). Tabletler, akıllı telefonlar, bilgisayar oyunları ve sosyal medya platformları, çocukların yalnızca eğlence anlayışını değil; aynı zamanda - [Psikolojide Sessiz Bir Güç: Kendine Şefkatin Bilimsel Gerçekleri](https://psychologytimes.com.tr/psikolojide-sessiz-bir-guc-kendine-sefkatin-bilimsel-gercekleri/) - Modern yaşamın hızlı temposu, bireyleri sık sık yetersizlik duygusu, suçluluk ve tükenmişlikle karşı karşıya bırakıyor. Bu koşullar altında en çok ihmal edilen becerilerden biri, kişinin kendine şefkat göstermesidir. Toplumda sıkça “bencillik” ya da “zayıflık” gibi yanlış etiketlerle anlaşılan kendine şefkat, aslında psikolojide güçlü ve iyileştirici bir kaynaktır. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, kendine şefkatin depresyon, - [Sessizliğin Ardındaki Ses: Seçici Konuşmazlık](https://psychologytimes.com.tr/sessizligin-ardindaki-ses-secici-konusmazlik/) - “Konuşamıyorum...”Bir çocuğun bu kelimeyi söylemesi bile bazen zorlayıcı olabilir. Çünkü bazı çocuklar, aslında söyleyebilecek çok şeyleri varken konuşmazlar. Evde kahkahalar atan, oyuncaklarıyla konuşan, ailesine hikâyeler anlatan bir çocuk düşünün... Ama okulda, parkta, kalabalıkta kelimeler boğazında düğümlenir. Sanki sesi, oracıkta kaybolur. Dışarıdan bakan biri için bu sadece utangaçlık olarak nitelendirilebilir. Ancak, aslında bu sessizlik, yüksek sesle - [İlişkilerde Yakınlık ve Mesafe: Sağlıklı Sınırları Koruyabilmek](https://psychologytimes.com.tr/iliskilerde-yakinlik-ve-mesafe-saglikli-sinirlari-koruyabilmek/) - Yakınlık İhtiyacı ve Bireysel Alan İlişkilerin en temelinde yakınlık arzusu vardır. Bir partnerle aynı evi paylaşmak, günlük yaşantıya dahil olmak, hayatın yükünü birlikte taşımak… Bunlar doğal ihtiyaçlardır. Ancak diğer yandan, bireyin kendi alanını koruma gerekliliği de vardır. Sağlıklı ilişkilerde bu iki alan –yakınlık ve bireysel sınırlar– dengeli bir şekilde var olur. Bir danışanım şöyle demişti: - [Kişiselleştirme: Hayatın Tamircileri](https://psychologytimes.com.tr/kisisellestirme-hayatin-tamircileri/) - Psikoloji literatüründe “kişiselleştirme” olarak bilinen bilişsel çarpıtma, bireylerin yaşamlarında karşılaştıkları olumsuz olayları, kendi yetersizliklerinin, hatalarının ya da ihmallerinin sonucu olarak değerlendirmeleri şeklinde tanımlanır. Bu eğilimde olan kişiler, kontrol alanlarının çok ötesinde gerçekleşen olayları dahi kendileriyle ilişkilendirirler. Günlük hayattan basit örneklerle başlayacak olursak; bir arkadaşının keyifsizliğini kendi davranışına bağlayan, iş yerindeki bir tersliği kendi performansına yoran - [Erving Goffman’ın Dramaturjik Yaklaşımı Bağlamında Sosyal Medyada Benlik Sunumu](https://psychologytimes.com.tr/erving-goffmanin-dramaturjik-yaklasimi-baglaminda-sosyal-medyada-benlik-sunumu/) - Günümüz yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya platformları, iletişimin ve etkileşimin en hızlı gerçekleştiği alanlardır. Bireylerin birçok farklı ihtiyaçlarına yanıt veren ve mesafeleri yakınlaştıran bu platformlar yaşamın olmazsa olmaz birer unsuru haline gelmiştir (Babacan, 2016). Öyle ki bu medyanın içerisinde doğan çocuklar bu teknolojilere hayatlarının merkezinden birer rol atfetmektedir. Sosyal medya platformlarında paylaşılan - [Mükemmel İlişki Beklentisi ve Hayal Kırıklığı Döngüsü](https://psychologytimes.com.tr/mukemmel-iliski-beklentisi-ve-hayal-kirikligi-dongusu/) - Günümüzde ilişkiler üzerine konuşulduğunda en çok dikkat çeken durum, insanların “mükemmel ilişki” arayışında olmasıdır. Sosyal medya, romantik filmler veya çevresel örnekler, kusursuz bir ilişki mümkünmüş gibi bir algı yaratıyor. Ancak gerçek hayatta her ilişkinin inişleri çıkışları, çatışmaları ve farklılıkları vardır. Bu mükemmeliyetçi beklentiler ilişkilerdeki doyumu azalttığı gibi, çiftlerin dengeli ve sağlıklı bir ilişki kurmasına da - [Virginia Satir ve Kişisel Buzdağı Metaforu: Aile Terapisinde Değişim Modeli](https://psychologytimes.com.tr/virginia-satir-ve-kisisel-buzdagi-metaforu-aile-terapisinde-degisim-modeli/) - Virginia Satir, modern aile terapisi yaklaşımının öncülerinden biri olarak kabul edilir. Satir’in çalışmaları, bireylerin aile içi etkileşimleri anlamalarına ve kişisel farkındalıklarını geliştirmelerine odaklanmıştır (Satir, 1988). Onun terapötik yaklaşımı, bireyin davranışlarının yüzeyde görünen kısmı ile altında yatan duygusal ve düşünsel süreçler arasındaki bağlantıyı keşfetmeyi amaçlar. Bu bağlamda Satir’in geliştirdiği kişisel buzdağı metaforu, bireylerin içsel dünyalarını anlamalarını - [Logoterapiye Göre Hayatın Anlamı Nedir?](https://psychologytimes.com.tr/logoterapiye-gore-hayatin-anlami-nedir/) - İnsanlar sık sık hayatının anlamını ve amacını sorgular. Zaman zaman herkesin zihnini, ‘Neden hayattayım?’, ‘Neden acı çekiyorum?’ gibi sorular meşgul eder. Ben de hayatımın birçok evresinde bu sorularla karşılaştım. Katlanamayacağımı düşündüğüm bir acının içindeyken ya da hiçbir şeyin beni oyalamadığı, can sıkıntısı yaşadığım anlarda varlığımın nedenini sorguladım. Bazen hiçbir yanıt bulamadım ve hayatın anlamsız olduğuna - [Zamanın Aynasında Ruh; Mitden Psikolojiye](https://psychologytimes.com.tr/zamanin-aynasinda-ruh-mitden-psikolojiye/) - İnsanlık tarihi boyunca en çok sorulan sorulardan biri şuydu: “Ruh nedir?” Kimi zaman gökyüzündeki yıldızlara bakarak, kimi zaman da kalbin en derin kıvrımlarına dönerek bu soruya cevap aradık. Antik mitlerde Orpheus, yeraltına inerek sevdiğinin ruhunu ararken aslında insanın özlemle kendisini arayışını temsil ediyordu. Delfi Tapınağı’nın kapısına yazılan “Kendini bil” sözü, yüzyıllar boyunca yankılanan bir çağrı - [Madde Kullanım Bozukluklarında Aile İşlevselliği ve Sosyal Desteğin Rolü](https://psychologytimes.com.tr/madde-kullanim-bozukluklarinda-aile-islevselligi-ve-sosyal-destegin-rolu/) - Madde kullanım bozukluğu, bireyin biyolojik, psikolojik ve sosyal yönlerini aynı anda etkileyen, çok boyutlu bir sorun olarak hem bireysel hem de toplumsal açıdan ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Günümüzde bağımlılık, yalnızca kişinin kendi tercihiyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir olgu olarak değerlendirilmektedir. Kişisel özellikler, psikolojik yatkınlıklar, stresle baş etme biçimleri, sosyal çevre koşulları ve özellikle aile işlevselliği, - [Madde Bağımlılığının Nörobiyolojisi: Tolerans, Yoksunluk ve Kısır Döngü](https://psychologytimes.com.tr/madde-bagimliliginin-norobiyolojisi-tolerans-yoksunluk-ve-kisir-dongu/) - Madde bağımlılığı, kişinin çeşitli psikolojik ya da çevresel faktörlerden kaynaklı olarak madde kullanımına başlaması ve bunun sonucunda bu kullanımı üzerinde kontrolünü kaybetmesi, bırakmakta güçlük çekmesi, tolerans geliştirmesi, aynı etkiye ulaşmak için çok daha fazlasına ihtiyaç duyması, eğer bu isteği karşılamazsa şiddetli yoksunluk belirtileri yaşadığı bir bozukluktur. Bağımlılık, yalnızca davranışsal bir sorun değildir. Aynı zamanda beynin - [Rüyada 100 Yıl Önce Türkiye: Kek, Fabrika ve Yedi Saniyelik Evren](https://psychologytimes.com.tr/ruyada-100-yil-once-turkiye-kek-fabrika-ve-yedi-saniyelik-evren/) - Gece uyudum ve kendimi tam 100 yıl önce, yeni sanayi gelişmelerinin başladığı Türkiye’de buldum. Sokaklar tozlu, fabrikalar dumanlı, insanlar telaşlı... Ben ise bir köşede kocaman bir kek yapıyordum. Unu eleyip, yumurtayı kırıp karıştırıyor, fırının başında heyecanla bekliyordum. Her detay gözümün önünde: bakır tencerelerin parıltısı, fırının sıcaklığı, kekin mis gibi kokusu... Bir yandan da fabrikadan gelen - [Kadın ve Erkeklerde Orgazm Bozukluklarının Psikolojik Boyutu](https://psychologytimes.com.tr/kadin-ve-erkeklerde-orgazm-bozukluklarinin-psikolojik-boyutu/) - Orgazm bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları içinde en sık karşılaşılan ve bireyin hem psikolojik sağlık hem de ilişkisel yaşamını olumsuz etkileyen sorunlardan biridir. Kadın ve erkeklerde farklı şekilde görülen bu bozukluklar; biyolojik, psikolojik ve sosyokültürel etkenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Özellikle toplumsal cinsiyet rolleri, tabu ve yanlış inançlar, bireylerin cinsel deneyimlerini baskılamakta ve orgazm işlevselliğini - [Kendimizle Yolculuk: Kendimizi Affetme ve Geçmişin Yüklerinden Kurtulma](https://psychologytimes.com.tr/kendimizle-yolculuk-kendimizi-affetme-ve-gecmisin-yuklerinden-kurtulma/) - İnsan doğası gereği hata yapar. Ancak yapılan hatalar, özellikle ahlaki ya da ilişkisel bağlamda değerlendirildiğinde, bireyde ağır suçluluk ve utanç duyguları bırakabilir. Bu duygular uzun süre içselleştirildiğinde, bireyin benlik algısını zedeleyerek depresyon, anksiyete ve kronik stres gibi psikolojik sorunlara yol açabilir (Tangney & Dearing, 2002). Bu noktada, psikoloji alanında giderek önem kazanan bir kavram devreye - [Anka Kuşu: Yeniden Doğuşun Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/anka-kusu-yeniden-dogusun-psikolojisi/) - Anka kuşunun hikayesini bilmeyenimiz yoktur, fakat sadece küllerinden doğuş hikayesi olarak tanımlamak hem Anka’ya haksızlık olacaktır hem de küller arasında bile filizlenenlere. Bazen hayatın yangınlarından eli bile yanmadan çıkabilmek, aslında ruhun dayanıklılığının ve içimizdeki Anka’nın kanat çırpışının en güçlü halidir. Hepimizin hayatında öyle anlar olur ki sanki varlığımızın içinde kayboluruz. Kayıplarımız, acılarımız, yerle bir olan - [Düşüncelerimizde Takılmamızın Sebepleri: Özsaygı, Ruminasyon ve İlişki Memnuniyetinin Rolü](https://psychologytimes.com.tr/dusuncelerimizde-takilmamizin-sebepleri-ozsaygi-ruminasyon-ve-iliski-memnuniyetinin-rolu/) - Herkesin aklının takılı kaldığı, bir konuşmayı, hatayı veya endişeyi sürekli tekrar ettiği anlar olur. Bu tekrarlayıcı düşünce biçimine ruminasyon denir. Bir miktar düşünce, bireylerin deneyimlerinden öğrenmesine yardımcı olabilirken, aşırı ruminasyon depresyon ve kaygı gibi olumsuz ruh sağlığı sonuçlarıyla tutarlı olarak ilişkilendirilmiştir (Nolen-Hoeksema, 2000). Ruminasyonun bireysel iyilik hâli üzerindeki etkisinin ötesinde, insanların ilişkilerini deneyimleme ve sürdürme - [Düz Çizgi mi, Döngü mü? Zaman Algısının Zihinsel ve Varoluşsal Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/duz-cizgi-mi-dongu-mu-zaman-algisinin-zihinsel-ve-varolussal-etkileri/) - Zaman, görünmez bir nehir gibi hayatımızın içinden akıp geçer; farkında olsak da olmasak da düşüncelerimizi, kararlarımızı ve duygularımızı şekillendirir. Ancak herkes bu nehirde aynı şekilde yüzmez. Genellikle Batı toplumlarında zaman, düz bir çizgi gibi ileriye doğru akar: geçmiş bir hatıra, gelecek ise planlanması gereken bir hedef olarak görülür. Buna karşılık, Doğu kültürlerinde ve bazı geleneksel - [Kadın Seri Katiller Serisi -I-](https://psychologytimes.com.tr/kadin-seri-katiller-serisi-i/) - Olga Konstantinovna Strukova Briscorn (doğum adı Mavrogeni; 1776–1836), Kursk Saltychikha lakaplı, zengin bir Rus toprak sahibi ve sosyetik kadındı ve aynı zamanda Kursk, Yekaterinoslav ve Saint Petersburg Valiliklerinde faaliyet gösteren, kendi serflerinin işkencecisi ve seri katiliydi. Başkentte haneleri ve Pyataya Gora, Prilepy ve Khomutovka’da başka mülkleri vardı. Biyografi 1776 yılında varlıklı bir toprak sahibinin ailesinde - [Evlilik Görüşmelerinde Sürekli Analiz Etmek: Güven mi Yoksa Kontrol Mü?](https://psychologytimes.com.tr/evlilik-gorusmelerinde-surekli-analiz-etmek-guven-mi-yoksa-kontrol-mu/) - Evlilik yolunda olan çiftler için görüşmeler, birbirini tanıma, değerleri keşfetme ve ortak bir gelecek hayali kurma sürecidir. Ancak bu görüşmelerin doğal akışı içinde bazen farkında olmadan yapılan bir hata dikkat çeker: karşı tarafı sürekli analiz etme eğilimi. Peki, bu eğilim sağlıklı bir “anlamaya çalışma” çabası mıdır, yoksa ilişkinin temelinde güven yerine kontrolün yerleştiğinin bir göstergesi - [Duygu Okuryazarlığı: Hislerini Tanımak Neden Bu Kadar Zorlaştı?](https://psychologytimes.com.tr/duygu-okuryazarligi-hislerini-tanimak-neden-bu-kadar-zorlasti/) - İçinde bulunduğumuz çağda bilgi akışı, teknolojik yoğunluk ve hız, bireyin iç dünyasına dönmesini giderek zorlaştırıyor. Oysa duygular, hem kendimizi anlamamız hem de başkalarıyla bağlantı kurmamız açısından kritik veriler sunar. “Duygu okuryazarlığı” kavramı—yani duyguları tanıma, adlandırma, düzenleme ve ifade etme becerisi—modern yaşamın karmaşık yapısında giderek daha da önem kazanıyor. Bu yazıda, duyguları tanımanın neden zorlaştığını teorik - [Hırs mı Başarı mı? Mükemmeliyetçilik](https://psychologytimes.com.tr/hirs-mi-basari-mi-mukemmeliyetcilik/) - Hayatımız boyunca hangi işte çalışırsak çalışalım, hangi sporla ilgilenirsek ilgilenelim, aslında istediğimiz tek bir şey vardır: “en iyisi olmak.” Psikolojide bu duruma mükemmeliyetçilik denir (Adler, 1927). Mükemmeliyetçilik, çocukluğumuzdan yetişkinliğimize kadar yaşamımızın hemen her alanında kendini gösterebilir. Örneğin, bir ebeveynin çocuğunun sınıfta en çalışkan öğrenci olmasını istemesi ya da bir ressamın “en güzel tabloyu yapmalıyım” düşüncesiyle - [Beceriksizlik mi, Taktik mi? Görünmeyen Emeğin Silahı: Silahlandırılmış Beceriksizlik](https://psychologytimes.com.tr/beceriksizlik-mi-taktik-mi-gorunmeyen-emegin-silahi-silahlandirilmis-beceriksizlik/) - İnsan sosyal bir varlıktır ve diğer insanlarla etkileşim halindedir. Hayatımızın çoğunda iş bölümü ve kendi sorumluluklarımızı üstlenme gibi durumlar, insanların sağlıklı iletişim kurabilmeleri için önemli unsurlardır. Fakat son yıllarda silahlandırılmış beceriksizlik terimi türemiştir. Bu terim, işten kaçmak isteyen kişilerin beceriksizliğini öne sürüp işi başkalarına yıkmasıdır. Özellikle ev içinde kadınlara fazlasıyla yüklenilen roller, iş yaşamında özellikle - [Türkiye ve Dünya Genelinde Seri Katillerin Psikopatolojik ve Sosyolojik Analizi](https://psychologytimes.com.tr/turkiye-ve-dunya-genelinde-seri-katillerin-psikopatolojik-ve-sosyolojik-analizi/) - Seri katiller, suç dünyasının en karmaşık ve ilgi çekici figürlerinden biridir. Bu bireyler, birçok kurbanı belirli bir süre boyunca öldüren kişiler olarak tanımlanır. Seri katillerin psikolojik, sosyolojik ve medyatik yansımaları, bu çalışmanın ana konusunu oluşturur. Özellikle psikopatoloji, bu bireylerin davranışlarının anlaşılmasında kritik bir rol oynar. Seri Katillerin Psikolojik Özellikleri Seri katillerin psikolojik yapıları genellikle karmaşıktır - [Boko Haram’ın Sessiz Silahı: Kadınlar](https://psychologytimes.com.tr/boko-haramin-sessiz-silahi-kadinlar/) - 2014 yılında Boko Haram terör örgütü tarafından Chibok’ta kaçırılan 276 kız çocuğunun hikayesini dehşetle izlemiştik. Batılı eğitim karşıtı olan Boko Haram terör örgütü, terörü insanları alıkoyma yöntemini kullanarak çoğunlukla batılı eğitim veren okulları hedef almış ve bu okullarda eğitim alan öğrencileri kaçırarak eylemlerini gerçekleştirmiştir. Daha az şüpheci olmaları gerekçesiyle kaçırarak alıkoyduğu öğrencilerin ve insanların büyük - [Zihnimin Kısır Çemberi](https://psychologytimes.com.tr/zihnimin-kisir-cemberi/) - Adım önemli değil. Ben, depresyonun ağırlığını, takıntıların zincirini, kaygının zehrini sırtlayan bir kadınım. Bu, benim hikayem… Her Sabah Aynı Çember Yataktan kalmak istemiyorum. Uyanmak demek, tekrardan yaşamın bütün ağırlığının üstüme çökmesi demek. Uyanmak demek, korkunun, boşluğun, kaygının gözlerimin derinlerine bakması demek. Uyanmak demek, boğulmak ve nefes almaya çalışmak arasındaki ince ipte yürümek demek. Yoruldum… çok - [Üniversite Yolculuğunda Mindfulness: Anda Kalmanın Gücü](https://psychologytimes.com.tr/universite-yolculugunda-mindfulness-anda-kalmanin-gucu/) - Üniversite tercih sonuçlarının açıklanması, öğrenciler için hem heyecan verici hem de stresli bir dönem olabilir. Özellikle Türkiye’de lise eğitimini tamamlayıp üniversiteye geçiş yapmak, gençler ve aileleri için önemli bir dönemeçtir. Kimileri hayalini kurduğu üniversite ve bölüme yerleşmenin mutluluğunu yaşarken, kimileri ise istediği sonucu elde edememenin hayal kırıklığını hissedebilir. Bu süreçte öğrenciler, sadece akademik başarılarını değil, - [Besin Olmayan Maddeleri Yeme: Pika Sendromu](https://psychologytimes.com.tr/besin-olmayan-maddeleri-yeme-pika-sendromu/) - Yeme bozuklukları, son yıllarda özellikle ergenlik döneminde kendini gösteren ve uzun süre devam eden, hızla yayılan ve tehlikeli boyutlara ulaşan önemli rahatsızlıklardandır. Yeme bozuklukları, bireylerin yeme tutumlarında bozulma, besinlerle takıntılı uğraş ve kiloyu kontrol etmeye dair davranışlarının fiziksel ve psikososyal işlevselliğe zarar vermesi ile kendilerini göstermektedir ve önlenemezse birey üzerindeki sonuçları ölümcül olabilmektedir. Yeme bozukluklarının - [Modern İlişkilerde Bilinçdışı Dinamikler: Kısa Bir Psikanalitik Bakış](https://psychologytimes.com.tr/modern-iliskilerde-bilincdisi-dinamikler-kisa-bir-psikanalitik-bakis/) - “Seviyorum ama neden huzursuz hissediyorum?”, “Neden hep aynı insanlar beni buluyor / bu insanlara çekiliyorum?” ya da “Partnerimle sanki aramda bir mesafe var ve ben sebebini bilmiyorum…” Günümüz ilişkilerinde bazı dönemler ya da biten ilişkilerimizde kendimize sorduğumuz bu sorular, aslında bireyin kendi bilinçdışı ile kurduğu bağın yankılarıdır. Freud’un ilk kez işaret ettiği bilinçdışı süreçler, Lacan’ın - [Ötekinin Yansımalarından Kendi Berraklığına: Benliğini Korumak](https://psychologytimes.com.tr/otekinin-yansimalarindan-kendi-berrakligina-benligini-korumak/) - Aynaya baktığında gördüğün kişi gerçekten sen misin? Başkalarının yansımaları benliğini esir almış olabilir mi? Varoluşumuzun en temel gerçeği daima “öteki” ile etkileşim içinde olmamızdır. Öteki, kendimizden farklı olan her şey olarak tanımlanabilir: başka bir insan, farklı bir kültür, sıradışı bir bakış açısı… Sosyal varlıklar olduğumuzdan dolayı çevremiz ve toplumla sürekli bağlantı ve iletişim halinde oluruz. - [Hırs mı, Azim mi?](https://psychologytimes.com.tr/hirs-mi-azim-mi/) - Hayatta bir yerlere ulaşmaya çalışırken çoğumuz şu soruyu en az bir kez kendimize sormuşuzdur: “Ben hırslı mıyım yoksa azimli mi?” Bazen bunun cevabını kendimiz bile tam olarak veremeyiz. Çünkü bizi başarıya taşıyan bu iki kavram sıkça birbirine karıştırılır. Oysa aynı hedefe götürüyormuş gibi görünseler de aslında farklı motivasyonlara dayanırlar. Bu kavramları anlamlandırabilmek için önce tanımlarına - [Fantezinin Çözülüşü: Mulholland Drive](https://psychologytimes.com.tr/fantezinin-cozulusu-mulholland-drive/) - David Lynch’in Mulholland Drive (2001) filmi, klasik Hollywood anlatılarının lineer yapısının dışında ilerleyerek izleyiciyi bilinçdışının karmaşık ve çoğu zaman rahatsız edici dünyasına taşır. Film, gizemli bir olay örgüsü, kimlik karmaşası ve rüya benzeri görselleriyle dikkat çeker. Lynch’in stilinde gerçek ile hayal arasındaki sınırlar bulanıklaşır, karakterler ve olaylar izleyiciyi sorgulama içinde izlemeye zorlar. Hikayeyi parçalı ve - [Çocukluğumuzun Kaybolan Anıları: Neden Hatırlamıyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/cocuklugumuzun-kaybolan-anilari-neden-hatirlamiyoruz/) - Çocukluk, hayatımızın en hızlı değişim ve öğrenme dönemlerinden biridir. Ancak çoğu insan, 3 yaş öncesi yaşadıklarını net bir şekilde hatırlayamaz. Psikoloji literatüründe buna çocukluk amneziyası denir ve beynimizin gelişimsel süreçleriyle yakından ilişkilidir. Bu durum sadece bir unutkanlık değil, beynin doğal işleyişi ve gelişimsel sınırlarının bir sonucudur. Çocukluk anılarının neden hatırlanamadığını anlamak, hem bireysel gelişimimizi hem - [Beden ve Zihnin Durması: Hareketsizliğin Yıkımı](https://psychologytimes.com.tr/beden-ve-zihnin-durmasi-hareketsizligin-yikimi/) - Sabah alarmınızın sesine uyandığınızı düşünün. Uyandığınızda daha kalkmadan telefonu elinize alıyorsunuz. Yataktan kalkıp mutfağa giderken telefondan bildirimlere bakıyorsunuz; kahvaltınızı edip hazırlanıp işe gitmek için toplu taşımaya veya kendi aracınıza biniyorsunuz ve işe geldiğinizde bütün günü masa başınızda geçiriyorsunuz; toplantılara katılıp, gelen e-postaları ve telefonları cevaplayıp teslim etmeniz gereken projelerinizi bitirmeye çalışıyorsunuz. Akşam evinize döndüğünüzde de - [Spor ve Psikolojik İyi Oluş: Bedenden Zihne Güç](https://psychologytimes.com.tr/spor-ve-psikolojik-iyi-olus-bedenden-zihne-guc/) - Psikoloji ve Spor Psikolojisine Genel Bakış Psikoloji, zihinde geçen bilinç olaylarının incelenmesidir. Bir başka deyişle, kişilerarası ilişkileri inceleyen bilim dalıdır. Spor psikolojisi ise, son yıllarda büyük gelişmeler gösteren bir bilim disiplini olarak, sportif performansın artırılması ve korunması yolunda destekleyici, canlandırıcı katkılar sağlamaktadır. Spor psikolojisi içerisinde birçok yardımcı konu bulunmaktadır ve bu konuların hepsi spor psikolojisi - [Gece Aklına Gelen Düşünceler: Ruminasyon ve Kaygı Döngüsü](https://psychologytimes.com.tr/gece-aklina-gelen-dusunceler-ruminasyon-ve-kaygi-dongusu/) - Gece yatağa uzandığımızda, sessizlik ve karanlık zihnimizi ele geçirdiğinde, düşüncelerimiz bir anda hızlanır. Gün içinde bastırılan endişelerimiz, çözülmemiş problemlerimiz ya da geçmişte yaşanan olaylar zihnimizde dönüp durur. Bu durum, yaygın bir fenomen olan ruminasyonun bir yansımasıdır (Erdur-Baker & Bugay, 2010). Ruminasyon, tekrarlayan ve çoğunlukla olumsuz düşüncelere saplanıp kalma durumudur ve özellikle gece saatlerinde yoğunlaşarak kaygı - [Teknoloji Çağında Bildirim Diyeti: Sosyal Medya Kaygısına Karşı Çevrim Dışı Kalma Cesareti](https://psychologytimes.com.tr/teknoloji-caginda-bildirim-diyeti-sosyal-medya-kaygisina-karsi-cevrim-disi-kalma-cesareti/) - Dijital Çağda Mesafe Koymak: Bildirimler, Sosyal Medya ve Kaygı Akıllı telefonlar ve sosyal medya, dünyayı parmak ucumuza getirirken beraberinde görünmez bir yük de taşıyor: “always-on” kültürü. Artık yalnızca bilgiye erişim değil, her an ulaşılabilir olma beklentisi de hayatımızın sıradan bir parçası hâline geldi. Sürekli çevrim içi olma beklentisi, beynimizi adeta tetikte kalmaya zorlayan ve bitmeyen - [Farkındalık Zehirliğinden Şifaya; Psikoloji, Sanat ve Diğerleri](https://psychologytimes.com.tr/farkindalik-zehirliginden-sifaya-psikoloji-sanat-ve-digerleri/) - “Derin duygulara sahip olmamak ne demek bilmiyorum. Hiçbir şey hissetmemeyi bile tam olarak hissediyorum.” Geçenlerde böyle bir söze denk geldim; beni öylesine etkiledi ki, boş bir duvara kaç dakika bakakaldım bilmiyorum. Ekran görüntüsü aldım, kaydettim, beğendim, repost olarak tekrar paylaştım. Yetmedi. Hikayeme koydum. Kalbimin hangi köşesine sarıp sarmalasam bilemedim… Bazı kararlar vermekten, hissetmekten, anlamaktan bitap - [Aile Danışmanlığında Kardeşlik Rollerinin Dönüşümü: İkinci Çocuk Kaygısı ve Aile İçi İşlevsellik](https://psychologytimes.com.tr/aile-danismanliginda-kardeslik-rollerinin-donusumu-ikinci-cocuk-kaygisi-ve-aile-ici-islevsellik/) - Bir ailenin ikinci çocuğa hazırlanma süreci, ilk bakışta sevinç ve mutlulukla karşılanan bir dönem gibi görünse de çoğu zaman yoğun kaygılar ve belirsizlikler de beraberinde gelir. Anne babalar, “Acaba ilk çocuğum kendini yalnız hisseder mi?”, “İki çocuğuma da eşit sevgi gösterebilir miyim?”, “Aile içinde roller nasıl değişecek?” gibi sorularla sık sık kendi iç dünyalarında çelişkilere - [Sevgiyle İyileşmek: Romantik İlişkilerin Ruhumuza Katkısı](https://psychologytimes.com.tr/sevgiyle-iyilesmek-romantik-iliskilerin-ruhumuza-katkisi/) - “Yalnızlık ruhu yavaşça yıpratırken, sevgi gerçekten yeniden inşa edebilir mi? Romantik ilişkiler, sadece kalbin değil, zihnin ve bedenin de dengesini kuran görünmez bir köprü müdür?” Ruhumuz bazen görünmez çiziklerle dolu bir cama benzer. Dışarıdan sağlam gözükse de aslında içimizde kırılmaya yakın noktalar taşırız. Tam bu noktada sevgi bir ışık gibi devreye girer. Romantik ilişkiler, sadece - [Obsesif Düşünceler: Akıldan Atamadığımız Misafirler](https://psychologytimes.com.tr/obsesif-dusunceler-akildan-atamadigimiz-misafirler/) - “Herkesin aklına istemsizce kötü düşünceler gelir. Peki obsesyon nerede başlar?” Hepimizin zihninde zaman zaman istenmeyen düşünceler belirir. Yolda yürürken aniden “Acaba düşer miyim?”, sevdiklerimize bakarken “Ya başlarına kötü bir şey gelirse?” gibi anlık, rahatsız edici düşünceler aklımıza gelebilir. Bu tür düşünceler aslında insan psikolojisi açısından doğal bir parçadır. Çoğu kişi bu anlık düşünceleri fark eder, - [Sessizlikten Sese: Uslu Çocuktan Yetişkin Bireye](https://psychologytimes.com.tr/sessizlikten-sese-uslu-cocuktan-yetiskin-bireye/) - Çevremizde zaman zaman şöyle ebeveynlerle karşılaşırız: “Benim çocuğum çok uslu, hiç çıkmaz sözümden, hiç üzmez beni.” Tanıdık geldi mi size de bu cümleler? Belki çevremizdeki çocuklara söylenirken duyduk bu cümleleri, belki de bizler işittik kendi çocukluğumuzda. Bu cümleler hep övgüyle, mutlulukla ve bir o kadar da bu durumun doğru olduğuna inanılarak kullanılır. Peki neden bunun - [Jung’un Perspektifinden Geçmişten Günümüze Rüyalar](https://psychologytimes.com.tr/jungun-perspektifinden-gecmisten-gunumuze-ruyalar/) - İnsanlık tarihi boyunca antik çağdan günümüze rüyalar, hem korku hem de merak uyandıran bir konu olmuştur. Antik çağda tanrılar ile alakalı olduğu düşünülen rüyalar günümüzde beyin aktiviteleri ile açıklanmaktadır. Rüyaların geçmişine biraz daha ayrıntılı bakacak olursak eskiden rüyalar aslında ilahi mesajların bir aracısı olarak görülüyordu. Eski Mısır’da rüyaların böyle mesajlar olduğuna inanılır ve rüyaları yorumlamak - [Aşkın Yaşı Kaçtır?](https://psychologytimes.com.tr/askin-yasi-kactir/) - Aşk, tek hecelik bir sözcük olmasına rağmen insanlık tarihinde çok merak edilmiş ve üzerine araştırmalar yapılmış duygulardan biridir. Güçlü bir duygu olmakla birlikte aşkın yaşı ve algılanma biçiminin yaşa bağlı olarak değişim gösterdiğini söylemek mümkündür. Peki aşkın yaşı var mıdır? Bu soru; gerek günlük yaşamda, gerek bilimsel makalelerde büyük bir alanı kapsamaktadır. Kişiler arası ilişkilerde - [Kolektivist ve Bireyselci Kültürlerin Psikolojik İyi Oluş Üzerindeki Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/kolektivist-ve-bireyselci-kulturlerin-psikolojik-iyi-olus-uzerindeki-etkileri/) - Kültür, bireylerin çevrelerinden dolaylı veya doğrudan edindikleri davranışlar bütünüdür. Temelinde yaşanılan kültürün gelenekleri, süregelen özümsemeleri ve tarihi yatar (Kroeber ve diğerleri, 1952). Kültüre atfedilen değer toplumdan topluma değişmekle beraber, her toplumun bir kültürü vardır. Daha yeni bir tanım ise Spencer-Oatey (2008) tarafından yapılmıştır. Ona göre kültür, bir toplumdaki bireyler tarafından kabul edilen ve doğru olarak - [Kaygının İnsan Ruhuna Yansıması](https://psychologytimes.com.tr/kayginin-insan-ruhuna-yansimasi/) - Duygular, insan yaşamının temel taşlarındandır. Yaşadıklarımızı anlamlandırmamıza yardımcı olur, aynı zamanda bedenimizde de bazı değişikliklere neden olur. Kaygı da bu duygulardan biridir, günlük hayatımızda sıkça yaşadığımız bir duygu… Aslında bu duygu bizi tehlikelerden korumak için var olan doğal bir mekanizmadır; ama bazen hayatımızın akışını zorlaştıran bir yük haline gelebilir. Peki bu duygu ne zaman işlevsiz - [Çocuğumu Çok Seviyorum Ama Annelikten Hiç Hoşlanmıyorum](https://psychologytimes.com.tr/cocugumu-cok-seviyorum-ama-annelikten-hic-hoslanmiyorum/) - Hiç aklınızdan böyle bir düşüncenin geçtiği oldu mu? Ya da şöyle sorayım, toplum baskısını bir kenara bırakınca, böyle bir düşüncenin aklınıza gelmediği bir gün geçirdiniz mi?Biliyorum itiraf etmesi zor ama böyle hissediyorsanız eğer bilin ki asla yalnız değilsiniz. Belki hamilesiniz, belki yeni doğum yaptınız ya da annelikte birkaç yıl tecrübelisiniz. Bugüne kadar olan süreçte birçok - [Yalnızlık ve İlişkiler Üzerine: Bir İçsel Yolculuk](https://psychologytimes.com.tr/yalnizlik-ve-iliskiler-uzerine-bir-icsel-yolculuk/) - Yalnızlığın Gücü Yalnızlık yaşayan insanlar, yanlış ilişkilerde kalabalıklaşacağını sanıyor. Oysa zamanla daha da yalnızlaşıyor, kendilerine yabancılaşıyorlar.İnsan yalnız kaldığında kendini dinler, ruhunun derinliklerine iner ve kim olduğunu keşfeder. Yalnızlık aslında büyük bir fırsattır. Bu fırsatı doğru değerlendiren birey, kendi iç dünyasıyla daha güçlü bir bağ kurabilir. Ne var ki günümüzde birçok insan, yalnızlıktan kaçmak için kendini - [Unutmayı Seçmek: Güdülenmiş Unutmanın Mekanizmaları](https://psychologytimes.com.tr/unutmayi-secmek-gudulenmis-unutmanin-mekanizmalari/) - Her insanın hatırlamak istemediği kötü anıları vardır. Bu tür rahatsız edici anıları düşünmekten kaçınmak ve arka plana itmek belki de verdiğimiz en doğal tepkilerden biridir. Beynimiz bu kaçınma tepkisini o anının bilince çıkmasını engelleyerek gerçekleştirir. Fakat sadece hatırlamayı bastırmakla kalmaz. Araştırmalar bastırılan anıların sadece o anda değil, çok daha uzun bir gelecekte de zor hatırlanabildiğini - [Tüketim Çılgınlığının Getirdiği Tehlike: Alışveriş Bağımlılığı (Onyomani)](https://psychologytimes.com.tr/tuketim-cilginliginin-getirdigi-tehlike-alisveris-bagimliligi-onyomani/) - Bağımlılık, bireyin bir maddeye veya bir davranışa karşı kontrolünü kaybetmesidir. Her şeye karşı bağımlılık geliştirilebilir ve bunlardan biri de günümüzde özellikle teknolojinin gelişimi ile ürünlere kolaylıkla erişim sağlamak mümkün olduğundan ötürü ortaya çıkan alışveriş bağımlılığıdır. Psikolojik bir rahatsızlık olan alışveriş bağımlılığı (onyomani); kişinin bir süreliğine rahatlama sağlamak için ihtiyacı olmadığı halde kontrolsüz alışveriş yapma davranışını - [Tabunun Ötesinde: Cinsel Fantezilerin Psikolojik İşlevleri](https://psychologytimes.com.tr/tabunun-otesinde-cinsel-fantezilerin-psikolojik-islevleri/) - Cinsel fanteziler, bireyin hayal gücünün ötesinde, arzularını ve psikolojik iyi oluşunu şekillendiren önemli bir olgudur. Kişiler fantezi dünyaları sayesinde çeşitli kişisel ihtiyaçlarını ve içsel çatışmalarını yansıtır. Araştırmalara göre fanteziler, kişinin kendi iç dünyası hakkında bilgi sahibi olması, kendini tanıması ve stres yönetimi noktasında kritik rol oynar (Lehmiller, 2018; Wilson, 1978). Kişinin sahip olduğu arzuları/fantezileri bir - [Gece Depresyonu: Sirkadiyen Ritim Bozukluğu](https://psychologytimes.com.tr/gece-depresyonu-sirkadiyen-ritim-bozuklugu/) - Gece depresyonu, bireylerde akşam saatlerinde ortaya çıkan yoğun ve ciddi depresif belirtiler sonucunda yaşanan ve uyku kalitesini tehdit edebilecek seviyede olan karamsarlık ve umutsuzluk duygularıyla ortaya çıkmaktadır. Daha çok ev halkının uykuya dalmasıyla ortaya çıkan ve bireyin yoğun bir şekilde yaşadığı duygusal çöküş içerisine girmesi sonucunda yaşanabilmektedir. Bu durum, gün içerisinde ertelenen ve bastırılan duyguların - [Anne Olmanın Değişen Yüzü](https://psychologytimes.com.tr/anne-olmanin-degisen-yuzu/) - Geçmişten Günümüze Anne Olmanın Zorlukları ve Mükemmel Anne Algısı Geçmiş dönemde annelik; rollerin net, sınırların belirli olduğu, anne kavramı daha çok ev içi rollerle tanımlanırdı. İyi olmanın ölçütü, anne olmak ve ailesine hizmet etmekti. Kadınların toplumsal kimliği büyük ölçüde annelik üzerinden şekilleniyor, “iyi anne” ise çocuğuna bakan, ev işlerini düzenleyen ve ailesine kendini adayan kişi - [Sevgi Görünümlü Sessiz Şiddet: "Munchausen by Proxy" Sendromu](https://psychologytimes.com.tr/sevgi-gorunumlu-sessiz-siddet-munchausen-by-proxy-sendromu/) - Klinik Psikolojide kullanılan DSM-V isimli tanı kitabında, Munchausen by Proxy isimlenen sendrom, yaygın olmayan ve tanısının konması güç olan bir rahatsızlık türüdür. “Bir başkasına yüklenen yapay bozukluk” olarak sınıflandırılmıştır. Bu çocuk istismarı türü, birincil bakım veren tarafından çocuğa yönelik iyileşmeyen tıbbi semptomlar, tedaviye yanıt vermeyen rahatsızlıklar olduğu iddia edilen belirtiler yaratıp bakımından sorumlu olunan çocuğu - [Travma Bağının Psikodinamik Kökenleri: Bağlanma Kuramı ve Savunma Mekanizmalarının Rolü](https://psychologytimes.com.tr/travma-baginin-psikodinamik-kokenleri-baglanma-kurami-ve-savunma-mekanizmalarinin-rolu/) - 1. Travma Bağı Travma bağı, Dr. Patrick Carnes’in 1997’de tanımladığı, istismarcı ile istismara uğrayan kişi arasında oluşabilen sağlıksız bir bağlılık biçimidir. Genellikle “bağlanma”, başka bir insanla duygusal ve sağlıklı bir ilişki kurmayı çağrıştırırken; travma bağı, travmaya neden olan kişiye yönelik bağımlı bir ilişkiyi ifade eder (Dutton & Painter, 1993). Bu bağ, istismarcının bir yandan yoğun - [Kırılmadan Eğilmek: Psikolojik Sağlamlık](https://psychologytimes.com.tr/kirilmadan-egilmek-psikolojik-saglamlik/) - Günlük hayatımızda hepimiz zaman zaman olumsuz deneyimler yaşarız, bu deneyimlerin bazılarıyla baş edebilirken bazılarındaysa baş etme kapasitemiz sınırlıdır. Baş edebildiğimiz noktada bunun ana sebeplerinden biri psikolojik sağlamlıktır. Psikolojik Sağlamlık Nedir? Telefonumuzdan sık sık “Piliniz bitmek üzere, güç tasarrufu moduna geçiniz” uyarısını alıyoruz. Ardından cihazı şarja takıyor ve tamamen dolmasını bekliyoruz. Elimizde somut bir şey olduğunda, - [Görünmek ve Saklanmak Arasında: Sosyal Kaygının İçsel Dinamikleri](https://psychologytimes.com.tr/gorunmek-ve-saklanmak-arasinda-sosyal-kayginin-icsel-dinamikleri/) - Sosyal Kaygıya Dair Bir Başlangıç Nerdeyse her sosyal kaygı deneyiminin derininde, görülmek ve saklanmak arasında sıkışmış bir benlik yatar; bu benlik hem kendini açığa vurmak ister hem de yaşamış olduğu utanç ve korku duygusuyla geri çekilir. Bireyin iç dünyasında yaşadığı bu çatışma da adını sıkça duyduğumuz bir bozukluğa evrilebilmekte; yaşanma sıklığı ve kişide yarattığı semptomlara - [Rezilyans: Zorluklar Karşısında Ayakta Kalma Sanatı](https://psychologytimes.com.tr/rezilyans-zorluklar-karsisinda-ayakta-kalma-sanati/) - Yaşam, herkes için belirsizlikler, krizler ve beklenmedik kayıplarla doludur. Pandemi, doğal afetler, ekonomik dalgalanmalar ya da bireysel düzeyde yaşanan hastalıklar, kayıplar ve ilişkisel krizler. Bu durumlarla baş etme biçimlerimiz arasındaki farklılık dikkat çekicidir. Kimi bireyler zorlayıcı deneyimlerin ardından uzun süre toparlanamazken kimileri kısa sürede ayağa kalkar hatta bu deneyimlerden güçlenerek çıkar. Psikolojinin üzerinde önemle durduğu - [DUYGUSAL DİRENÇ: ÇOCUKLARA HAYATA KARŞI ESNEKLİK KAZANDIRMAK](https://psychologytimes.com.tr/duygusal-direnc-cocuklara-hayata-karsi-esneklik-kazandirmak/) - Günümüzde çocuklar, hızla değişen bir dünyada büyüyor. Okul, arkadaş çevresi, sosyal medya ve aile içi beklentiler, onların üzerinde ciddi bir baskı oluşturabiliyor. Bu nedenle çocukların, hayal kırıklıklarıyla başa çıkabilme, başarısızlıklardan ders çıkarabilme ve değişimlere uyum sağlama gibi beceriler geliştirmesi son derece önemli. Bu becerilere genel olarak esneklik denir ve çocukların hem ruhsal sağlığını hem de - [Erosun Oku mu Evrimin Mızrağı mı?](https://psychologytimes.com.tr/erosun-oku-mu-evrimin-mizragi-mi/) - Aşk ve bu duygunun peşi sıra gelen partner seçimi, insanın var oluşundan bu yana hep en önemli kararlar arasında yerini korudu, değil mi? Neden bu kadar önemli peki bu duygu veya bu seçim? Aşk olmadan olmuyor mu ya da bu seçim bizim dışımızda aslında evrimsel psikoloji süreçten bu yana yaşamı devam ettirme koduyla içimize işlenmiş - [Şizofreni: Zihnin Kilitli Kalmış Odası](https://psychologytimes.com.tr/sizofreni-zihnin-kilitli-kalmis-odasi/) - Şizofreni, ruh sağlığı alanının en ilgi uyandıran, merak edilen ve hala gizemi çözülmemiş psikiyatrik bozukluklardan biri olarak söylenir. Ancak bu hastalığı sadece psikiyatrik bozukluk olarak değerlendirmek de yanlış olmaktadır. Şizofreniyi en basit halinde tanımlamak gerekirse; Şizofreni: algı, düşünce, davranış, duygularda ciddi bozulmaların görüldüğü, gerçeklerden uzaklaşarak bireyler arası iletişimin de azaldığı, bireyin kendisine farklı bir dünya - [Kamusal Alanda Madde Kullanımı: Psikolojik, Sosyolojik ve Etik Boyutlarıyla Toplumsal Güvenin Çözülmesi](https://psychologytimes.com.tr/kamusal-alanda-madde-kullanimi-psikolojik-sosyolojik-ve-etik-boyutlariyla-toplumsal-guvenin-cozulmesi/) - Toplumların sağlığı, yalnızca biyolojik epidemilerle değil, aynı zamanda kültürel ve psikososyal salgınlarla da sınanır. Bağımlılık olgusu, bu bağlamda, bireyin ruhsal çöküşüyle sınırlı kalmayan; aynı zamanda kamusal alanda kolektif toplumsal güveni aşındıran çok katmanlı bir krizdir. Vancouver gibi küresel metropollerde gözlemlenen madde kullanımı sahneleri, yalnızca kişisel patolojileri değil, Zygmunt Bauman’ın (2000) “akışkan modernite” kavramıyla ifade ettiği - [Sessizlikten Korkan Bir Beynin Anatomisi](https://psychologytimes.com.tr/sessizlikten-korkan-bir-beynin-anatomisi/) - Genel kanının aksine, sessizlik herkes için huzur demek değildir. Çoğu kişi sessizliği dinlenme ve iç huzurun kaynağı olarak görse de, bazı insanlar için tam tersi bir deneyim söz konusudur. Sessizlik, dış uyaranların azalmasıyla birlikte zihinde yoğun bir düşünce akışını tetikleyebilir. Bastırılmış kaygılar, sorgulamalar ve çözülmemiş çatışmalar bu anlarda daha görünür hâle gelir. Modern yaşamın telaşı - [Birey ve Toplumda Sibernetik Perspektif](https://psychologytimes.com.tr/birey-ve-toplumda-sibernetik-perspektif/) - Birey ve toplum ayrılmaz bir ikilidir. İki olgu da hayatımızın vazgeçilmez parçaları olup, içinde yaşadığımız ve birbirini destekleyen; biri olmazsa diğeri de var olmayacak şekilde düzenlenmiş yapı biçimleridir. Toplumun en küçük birimi bireyden oluştuğu gibi, toplum yapısı bireyin düşünce ve davranışlarını etkilediği için toplumsal davranışları geri bildirim mekanizmalarıyla açıklamamız yerinde olacaktır. Hayatın giderek karmaşıklaşmasıyla kontrol - [Travmanın Kaynağı Fark Yaratır mı?](https://psychologytimes.com.tr/travmanin-kaynagi-fark-yaratir-mi/) - İnsan ve Doğa Kaynaklı Travmaların Ruhsal İzleri Bazı olaylar, bireylerin yaşamını ‘öncesi’ ve ‘sonrası’ olarak ikiye bölecek düzeyde derin etkiler yaratır. Bazen bu olay bir depremin yıkıcılığıdır, bazen ise bir insanın diğerine yönelttiği şiddetin izidir. Travma; kişinin kendini çaresiz, korku ve dehşet içinde hissetmesine neden olan, sıradan baş etme yollarını yetersiz bırakan olaylar için kullanılan - [Zihnimiz Bizi Nasıl Kandırıyor? Günlük Hayatta Bilişsel Çarpıtmalar](https://psychologytimes.com.tr/zihnimiz-bizi-nasil-kandiriyor-gunluk-hayatta-bilissel-carpitmalar/) - Gündelik yaşantımızda karşılaştığımız olaylara yüklediğimiz anlamlar, duygu ve davranış şekillerimizi doğrudan etkiler ve ona göre şekillenir. Fakat zihnimiz bize her zaman gerçeği göstermez. Basit ve telafi edilebilir bir hata yaptığımızda kendimiz hakkında yetersiz olduğumuzu düşünmek, ilişkimiz kapsamında yaşanan ufak bir sessizlik karşısında hemen ilişkimizin sonlanacağını düşünmek ya da zamanı yaklaşan bir sınavın ya da mülakatın - [Tahammülsüzlük: Zamanın, Zihnin ve Duyguların Daralan Çemberi](https://psychologytimes.com.tr/tahammulsuzluk-zamanin-zihnin-ve-duygularin-daralan-cemberi/) - Tahammülsüzlük, çoğu insanın günlük hayatında farkında olmadan deneyimlediği bir haldir. Bazen sabırsızlık gibi görünür, bazen öfke patlamalarına dönüşür, bazen de sessiz bir huzursuzluk olarak içimizde yer eder. Ne kadar gizlemeye çalışsak da, küçük bir gecikme, beklenmedik bir değişiklik ya da planlarımızın aksaması bu duyguyu yüzeye çıkarır. Modern çağda giderek daha sık dile getirilen “Artık tahammülüm - [Çocuk ve Ergenler Arasındaki Psikolojik Dışlanmanın Öteki Yüzü](https://psychologytimes.com.tr/cocuk-ve-ergenler-arasindaki-psikolojik-dislanmanin-oteki-yuzu/) - Psikolojik dışlanma, en basit tanımıyla, bireyin bir grubun parçası olarak kabul edilmemesi veya kasıtlı olarak görmezden gelinmesi durumudur (Williams, 2007). Çocukluk dönemi, çocuğun sosyal becerilerinin, kimlik gelişiminin ve aidiyet duygusunun temellerinin atıldığı bir dönemdir. Bu süreçte çocuk, yalnızca aile içinde değil; akran grubunda da kendini ifade etme ve kabul görme fırsatı bulur. Çocuk ve ergenler - [Sürekli İyileşme ve Gelişme Yolunda Kaizen](https://psychologytimes.com.tr/surekli-iyilesme-ve-gelisme-yolunda-kaizen/) - Değişim her zaman büyük olmak zorunda değil.Değişim ve gelişim kiminin gözünde büyük devrimler olarak canlanır, kiminin gözünde küçük adımlarla başlayıp ilerler. Aslında değişim küçük bir çocuğun yürümeyi öğrenmesi gibi ufak adımlarla başlar. Bizler bu gelişmenin ve değişmenin ufak adımlarla başlayıp bir süreklilik içinde ilerlediğini biliyoruz ama bunu çoğumuz göz ardı edip büyük olan işlere ve - [Aile Deyince Boğazıma Bir Düğüm Takılıyor: Duygusal İhmal ile Büyümenin Sessiz Çığlığı](https://psychologytimes.com.tr/aile-deyince-bogazima-bir-dugum-takiliyor-duygusal-ihmal-ile-buyumenin-sessiz-cigligi/) - Her çocuk sırtının sıvazlandığı, gözyaşının silindiği ve takdir edildiği bir yuvayı istemektedir. Bazı evlerde sıcak yemek pişer, alabildiğine kıyafetler vardır, oyuncakların, kitapların vardır ancak ruhsal temasın yoktur. Annenin ve babanın soğukluğunu hissedersin… ablan, abin ya da kardeşlerin varsa onların sevgisizliğini yaşarsın… bir tarafı uçurum, bir tarafı ateş misali, gönül biçare… Çocukluk dönemi, bireyin yaşam boyu - [Küçük Yüreklerde Büyük Mücadele: Çocuk ve Ergen Psiko-onkolojisine Bakış](https://psychologytimes.com.tr/kucuk-yureklerde-buyuk-mucadele-cocuk-ve-ergen-psiko-onkolojisine-bakis/) - Onkoloji Nedir? Kanserin Bilimsel Temelleri Onkoloji, tıp biliminin kanser ve tümörlerle ilgilenen dalıdır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO, 2022) kanseri, “anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve vücudun farklı bölgelerine yayılabilme kapasitesiyle karakterize edilen hastalık grubu” olarak tanımlamaktadır. Bu bağlamda onkoloji yalnızca tanı ve tedavi sürecini değil, aynı zamanda hastaların psikososyal ihtiyaçlarını da içeren multidisipliner bir alan olarak - [Dijital Çağın Ruh Sağlığına Etkisi: Bağlantılı Ama Yalnız](https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagin-ruh-sagligina-etkisi-baglantili-ama-yalniz/) - Dijital Çağın Ruh Sağlığına Genel Bakış Dijital çağ günümüz insanı için interneti yalnızca bir iletişim aracı olmaktan çıkarıp hayatın merkezinde yer alan bir yaşam alanına dönüştürdü. Sosyal medya platformları, çevrim içi oyunlar, dijital alışveriş uygulamaları ve anlık mesajlaşma programları sayesinde her an birbirimize ulaşabiliyoruz. Ancak “her an çevrimiçi olmak”, beraberinde ruh sağlığı açısından önemli bedelleri - [İlişkilerde Haklılık Mücadelesi: ‘’Seni Duymadım, Çünkü Kendimi Savunuyordum’’](https://psychologytimes.com.tr/iliskilerde-haklilik-mucadelesi-seni-duymadim-cunku-kendimi-savunuyordum/) - Romantik ilişkilerde yaşanan tartışmaların birçoğu, tartışmanın kendisinden ziyade kimin haklı olduğuna yönelik bir güç savaşına dönüşür. Çiftler, birbirini dinlemek, anlamak yerine kendi bakış açılarını kabul ettirmeye yönelik söylemlerde bulunduğundan tartışma zamanla çözümden uzaklaşır ve anlamını yitirir. Kişinin kendini savunması her ne kadar anlaşılabilir bir durum olsa da araştırmalar incelendiğinde bu tutumun beklenen sonucu vermediği görülmektedir. - [Ruminatif Düşünce](https://psychologytimes.com.tr/ruminatif-dusunce/) - Çoğumuzun aklına, zaman zaman bazı düşünceler gelir. Bu düşüncelerden uzaklaşabilmek için gözlerimizi kapatsak bile zihnimizi kapatmak bizi zorlayabilir. ‘Acaba yanlış mı yaptım?’, ‘Ya istediğim şey olmazsa?’, ‘Keşke bunu söylemeseydim...’ gibi düşünceler art arda kafamızın içinde dönüp durur. İşte bu sonu gelmeyen düşünce döngüsüne psikoloji alanında ruminatif düşünce diğer bir ifade ile de fazla düşünme deniliyor. - [Sanat, Duygu ve Beyin: Estetik Deneyimlerin Terapötik Gücü](https://psychologytimes.com.tr/sanat-duygu-ve-beyin-estetik-deneyimlerin-terapotik-gucu/) - Sanat, insanın duygularını ifade etme ve anlamlandırma çabasının tarih boyunca temel bir aracı olmuştur. Güncel nörobilimsel araştırmalar, estetik deneyimlerin yalnızca keyif verici etkinlikler olmadığını; aynı zamanda beynin ödül ve duygu düzenleme mekanizmalarını uyararak terapötik bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Hem pasif (örneğin sanat eserini izleme) hem de aktif (örneğin müzik yapma, heykelle çalışma) sanat katılımları, - [ZİHNİMİZDEKİ KİMYASAL FIRTINA: STRESİN BİYOLOJİSİ](https://psychologytimes.com.tr/zihnimizdeki-kimyasal-firtina-stresin-biyolojisi/) - Stres, en basit tanımıyla vücudun çeşitli içsel ve dışsal uyaranlara verdiği otomatik tepkidir.Peki stres yalnızca psikolojik bir durum mudur, yoksa biyolojik bir süreç midir? Stresin Biyolojik Süreci Beyin tehdit algıladığında hipotalamus devreye girer ve hipofiz bezine mesaj gönderir. Hipofiz de böbreküstü bezlerini uyararak kortizol salgılanmasını sağlar. Kortizol, “stres hormonu” olarak bilinir ve dikkati artırır. Kişi, - [Yas ve Ölüm Psikolojisi: Kayıp Sonrası Anlam Arayışı](https://psychologytimes.com.tr/yas-ve-olum-psikolojisi-kayip-sonrasi-anlam-arayisi/) - Yas, sevdiğini kaybetmiş birinin yaşadığı doğal ve çok yönlü duygusal tepkilerin toplamıdır. Ölüm psikolojisi ise bu tepkilerin nasıl işlendiğini, anlam kazanmasını ve yaşamın yeniden yapılandırılmasını inceleyen alandır. Her kayıp benzersizdir; duyguların yoğunluğu, süresi ve ifadesi bireysel deneyime göre değişir. Bu yazı, yasın psikolojik dinamiklerini ve başa çıkma yollarını genel hatlarıyla ele almayı amaçlar. Yasın Doğası - [Tatlı Kaçamaklar, Sessiz Yükler: Haz ve Suçluluk İkilemi](https://psychologytimes.com.tr/tatli-kacamaklar-sessiz-yukler-haz-ve-sucluluk-ikilemi/) - Hepimiz zaman zaman hazzın cazibesine kapılırız: çikolatanın ilk lokması, sevdiğimiz bir dizinin bir bölümünü ardı ardına izlemek ya da sosyal medyada gelen beğeniler… Bu deneyimler kısa süreli bir mutluluk ve tatmin sağlar, beynimizde ödül sistemini harekete geçirir. Ancak çoğu zaman bu hazzın ardından sessiz ama güçlü bir duygu gelir: suçluluk. “Acaba fazla mı yedim?”, “Zamanımı - [Ergenlikte Kimlik Gelişimi ve Psikososyal Uyum](https://psychologytimes.com.tr/ergenlikte-kimlik-gelisimi-ve-psikososyal-uyum/) - Ergenlik dönemi bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçiş yaptığı hem çok çalkantılı hem de en dönüştürücü evrelerden birisidir. Çocukluktan ergenliğe doğru adım atan bireyler biyolojik, duygusal ve sosyal açıdan değişimler yaşadığı, kim olduğu ve gelecekte nasıl bir birey olacağını sorguladığı bir aşamadır. “Ben kimim?”, “Ne olmak istiyorum?” gibi sorularla hem kendi içinde yaşadığı sorgulamalar hem de çevresine - [Aynada Kaybolmak: Beden Algısı ve Kontrol İhtiyacı Üzerine](https://psychologytimes.com.tr/aynada-kaybolmak-beden-algisi-ve-kontrol-ihtiyaci-uzerine/) - Yemek yeme davranışını yalnızca biyolojik bir gereksinim olarak ele almak, bu davranışın arkasındaki psikolojik süreçleri görmezden gelmek anlamına gelir. Yeme bozuklukları söz konusu olduğunda, mesele tabaktaki yemekten çok zihindeki düşüncelerle ilgilidir. Bazen bir lokmayı reddetmek, bazen de durmaksızın yemek yemek; aslında bedenden çok zihnin verdiği bir tepkidir. Sosyal medyanın, dijital filtrelerin ve toplumsal güzellik standartlarının - [Sürekli Ayakta Kalma Savaşı: Geçim Sıkıntısı ile Yaşamak Bireyin Psikolojik Tükenmesine Nasıl Yol Açar?](https://psychologytimes.com.tr/surekli-ayakta-kalma-savasi-gecim-sikintisi-ile-yasamak-bireyin-psikolojik-tukenmesine-nasil-yol-acar/) - Günlük yaşamın en belirgin gerçeklerinden biri hiç kuşkusuz geçim sıkıntısıdır. İnsanlar kira ödemek, faturaları denkleştirmek, beslenmek gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli bir mücadele halindedir. Bu durum, özellikle ekonomik istikrarsızlıkların sıkça yaşandığı, gelir dağılımı eşitsizliklerinin derinleştiği ve alım gücünün giderek düştüğü gelişmekte olan ülkelerde daha belirgin bir hal almaktadır (Çelik & Erkişi, 2022). Türkiye gibi - [Kendine Uzak: Duygularla Bağlantının Kopuşu Üzerine](https://psychologytimes.com.tr/kendine-uzak-duygularla-baglantinin-kopusu-uzerine/) - “İnsan ruhunun derinliklerinde, bastırılan duygular birer hayalet gibi dolaşır…Benliğin inkârı her his, bilinçdışında yankı bulur ve zamanla kişi, kendi duygusal manzarasına yabancı bir gezgin haline gelir…” Bireyin duygusal yaşamı, içsel çatışmalarla şekillenen karmaşık bir yapıdır. İnsanın psikoloji ve psikodinamik gelişimini anlamamız için erken dönem yaşantılarını, bilinçdışı süreçlerinin ve savunma mekanizmalarının, duygusal farkındalık ve benlik algısı - [Neşe Bir Karar: Psikoloji, İletişim ve Anı Yaşamanın Gücü](https://psychologytimes.com.tr/nese-bir-karar-psikoloji-iletisim-ve-ani-yasamanin-gucu/) - İnsanın en temel yanılgılarından biri, mutluluğun dışsal koşullara bağlı olduğu inancıdır. Daha iyi bir şehirde, daha çok parayla, daha “uyumlu” bir eşle ya da daha konforlu bir hayatla, nihayetinde huzuru bulabileceğimizi sanırız. Oysa dertler hayatın doğal akışının bir parçasıdır; evli olmak, çocuk sahibi olmak, çalışmak, hatta sadece nefes almak bile bir yükümlülük getirir. Bu yüzden, - [Çocukluktan Yetişkinliğe Özsaygı](https://psychologytimes.com.tr/cocukluktan-yetiskinlige-ozsaygi/) - Hiç kendi kendinize, "Ben gerçekten değerli miyim?" diye sordunuz mu? Ya da kendinize bir bütün olarak bakıp değerlendirdiniz mi? Bu soruların cevabını özsaygı kavramı üzerinden ele alacağız. Özsaygı, bireyin kendine nasıl baktığı, kendisine ne kadar değer verdiği ve kendi varlığını nasıl anlamlandırdığıyla ilgilidir. Sözlükte kendini benimseme, onaylama, kendine değer verme ve saygı duyma olarak tanımlanır. - [Zaman: Aynı Nehirde Yüzmek](https://psychologytimes.com.tr/zaman-ayni-nehirde-yuzmek/) - Zamanın bazen çok hızlı, bazen çok yavaş gittiğini hissederiz. 24 saatlik dilim bazen aynı evin içinde bile bireyler tarafından farklı yaşanır. Çok sevdiğimiz bir yere giderken ya da beklediğimiz bir iş görüşmesini beklerken saatler saniye gibi gelir. Bir yere son kez bakarken veya güzel bir tatilden dönerken ise bir saat bile yılmış gibi geçer. Neden - [Psikolojide Yapay Zekâ Kullanımı ve Uygulamaları](https://psychologytimes.com.tr/psikolojide-yapay-zeka-kullanimi-ve-uygulamalari/) - Son yıllarda yapay zekâ (YZ), psikoloji ve ruh sağlığı alanında giderek daha fazla gündeme gelmektedir. Klinik değerlendirmelerden terapi süreçlerine, mobil uygulamalardan robotik destek sistemlerine kadar oldukça geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır. Özellikle erken tanı, semptom takibi ve danışanlara anlık destek sağlama noktasında önemli fırsatlar sunduğu görülmektedir. Bununla birlikte, etik kaygılar, veri güvenliği ve insana özgü - [Mükemmeliyetçilik, Hata Korkusu ve Öz-Şefkatin Gücü](https://psychologytimes.com.tr/mukemmeliyetcilik-hata-korkusu-ve-oz-sefkatin-gucu/) - Bazen bireyler hata yapmaktan öylesine korkarlar ki hiçbir şey yapmamayı tercih edebilirler. “Mükemmel olmayacaksa hiç olmasın” düşüncesi, potansiyelimizi ortaya koymamızı engelleyen en büyük tuzaklardan biridir. Oysa bu düşüncelerle baş etmenin en sağlıklı yolu, hata yapabilir olmayı kabullenmekten ve kendimize öz-şefkat göstermeyi öğrenmekten geçer. Öz-Şefkat Nedir? Öz-şefkat, bireyin hata yaptığında ya da zorluklarla karşılaştığında bunun insana - [Güvenin Dinamikleri](https://psychologytimes.com.tr/guvenin-dinamikleri/) - Doğduğumuz andan itibaren ilk ihtiyaç duyduğumuz, ebeveynimizle kurduğumuz ilk ilişkinin temeli olan güven, günümüzde artık çok daha komplike hale gelen bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Günlük hayatta güven, insanlarla etkileşimimizi ele aldığımızda sağlıklı bir ilişkilerin temeli olarak biliniyor. İnsan, duygusal olarak rahat edebilmek için karşısındakinin söylediklerine ve davranışlarına inanmak ister. Güven, belirsizliği azaltır ve insanın - [Anne Sevgisini Hissedememek: Maternal Narsisizmin Gölgesinde Yetişkinlik](https://psychologytimes.com.tr/anne-sevgisini-hissedememek-maternal-narsisizmin-golgesinde-yetiskinlik/) - Bir çocuğun annesinin sevgisini hissedememesi mümkün mü? Evet olabilir. Çünkü sevgi yalnızca kalpte hissetmekle değil, çocuğun da kalbine ulaştığı ölçüde değer kazanır. Anne sevgisi belki oradadır ama bazen çocuğa ulaşmaz; bu durum çocukta derin bir yalnızlık ve “Ben sevilmeye değer biri değilim” inancının temelini atar. Ancak bu, çoğu kez annenin kişisel yetersizliğinden değil, kendi iç - [Munchausen by Proxy Sendromu Nedir?](https://psychologytimes.com.tr/munchausen-by-proxy-sendromu-nedir/) - Munchausen by Proxy Sendromu, psikiyatrik bir rahatsızlık olup aynı zamanda ciddi bir çocuk istismarı biçimidir. Bu sendromda genellikle bir ebeveyn ya da bakıcı, çocuğun hasta olduğuna dair sahte belirtiler uydurur ya da çocuğa doğrudan zarar vererek onu gerçekten hasta eder. Amaç, başkalarının ilgisini, şefkatini ve takdirini toplamaktır. Bu durum çocuğun fiziksel sağlığını tehlikeye attığı gibi, - [Kaybolan Ev: Boşanma Sonrası Çocukların İçsel Dünyası](https://psychologytimes.com.tr/kaybolan-ev-bosanma-sonrasi-cocuklarin-icsel-dunyasi/) - Aile, çocuğun adım attığı ilk sosyal dünyadır; onun hayata dair algılarının ve duygusal temellerinin filizlendiği yerdir. Bilinçli ebeveynler, bu dünyayı güvenle örer ve çocuğun sağlam bir bağlanma stili geliştirmesine aracılık eder. Güvenli bağlanan çocukların bu bağlarını değiştirmesi kolay değildir; çünkü kökleri derinlere iner. Ancak bir çocuk güvensiz bağlanma stillerinden birini edinmişse, onu güvenli bağlanmaya dönüştürmek, - [Öz Şefkatin Serüveni: Kendimizi Sevmek Neden Bu Kadar Zor?](https://psychologytimes.com.tr/oz-sefkatin-seruveni-kendimizi-sevmek-neden-bu-kadar-zor/) - Hayat, yaşayacağımız olayları çoğu zaman bizlere altın tepside sunmaz. Bu olaylar beraberinde farklı duygular getirir; kimi zaman sevinç ve huzur, kimi zaman da kaygı, üzüntü ya da öfke. Tıpkı gökyüzünde güneşli günler kadar bulutlu ve yağmurlu günlerin olması gibi, olumlu duygular kadar olumsuz duygular da hayatımızın bir parçasıdır. Olumsuz duyguların yaşanabilirliği domine ettiği zamanlar zor - [21. Yüzyılın İlk Çeyreğinde “Psikoloji”](https://psychologytimes.com.tr/21-yuzyilin-ilk-ceyreginde-psikoloji/) - Psikoloji öğrenciliğimin son yılına gelirken ister istemez dönüp geride bıraktığım 3 seneye, bu alanın gidişatına ve geleceğine daha geniş bir pencereden bakmaya çalışıyorum. İlk yıllarda teorilerin, kuramların, akademik heyecanın içinde kaybolmuşken; son sınıfa doğru insan yavaş yavaş işin hem mutfağını hem de perde arkasını keşfetmeye başlıyor. Ve o zaman şu sorular kafada dönüp dolaşmaya başlıyor: - [Zihin ve Bedenin Diyaloğu: Psikonöroimmünolojiye Giriş](https://psychologytimes.com.tr/zihin-ve-bedenin-diyalogu-psikonoroimmunolojiye-giris/) - Yüzyıllar boyunca bilim insanları zihni ve bedeni ayrı dünyalar olarak ele aldı. Bu yaklaşım, özellikle 17. yüzyılda Descartes’ın “zihin-beden dualizmi” ile güçlenmişti. Buna göre beden mekanik işleyişlerin, zihin ise düşünce ve duyguların alanıydı. Ancak modern bilim, bu kesin ayrımın gerçeği yansıtmadığını ortaya koyuyor. Psikonöroimmünoloji (PNI) adı verilen yeni bir bilim dalı, beynimiz ile bağışıklık sistemimiz - [Başarıya Giden Yolda Zihniyet Faktörü](https://psychologytimes.com.tr/basariya-giden-yolda-zihniyet-faktoru/) - Hayatımızdaki başarının yerini belirleyen ya da onu sağlamlaştıran faktörün zeka ve yetenek olduğunu sıkça duymuşuzdur. Fakat ya bu iki faktörün de ötesinde başarılı olmak için gereken bütün etmenleri birleştiren, bize potansiyelimizi göstermekle kalmayıp onu hayatımızda işlememizin de önünü açan başka bir şey varsa? Carol Dweck’in (2006) zihniyet teorisi, iki farklı zihniyet modeli sunarak insanların kendilerini - [Duygusal Yoksunluk Şemasının Ete Kemiğe Bürünüşü: Psikosomatizasyon](https://psychologytimes.com.tr/duygusal-yoksunluk-semasinin-ete-kemige-burunusu-psikosomatizasyon/) - Doğumdan ölüme uzanan, adı yaşam olan süreçte gelişim her döneme tabiidir. Bir diğer yandan da özellikle erken dönem çocukluk yaşantıları bu gelişim sürecinde yadsınamaz bir kıymete sahiptir. Psikoloji literatüründe çocukluk dönemi yaşantılarının insan yaşamındaki yeri pek çok ekol tarafından vurgulanmakta, özellikle psikanalitik pencereden baktığımızda erken dönem yaşam deneyimleri bizlerin kişiliğinin en temel yapıtaşları olarak değerlendirilmektedir. - [Bir Tohumun Kendini İnşa Etmesinin Üç Aşaması: Çocuklarda Öz-Benlik, Öz-Yeterlik ve Öz-Saygının Gelişimsel Yolculuğu](https://psychologytimes.com.tr/bir-tohumun-kendini-insa-etmesinin-uc-asamasi-cocuklarda-oz-benlik-oz-yeterlik-ve-oz-sayginin-gelisimsel-yolculugu/) - Çocukluk dönemi, sadece fiziksel büyümenin değil, aynı zamanda kim olduğumuzu anlamaya başladığımız ruhsal bir köklenme, başlangıç dönemidir. Bu dönemde çocuk, hem kendi varlığını tanır hem de bu varlıkla dünyada nasıl bir yere sahip olduğunu keşfeder. Psikoloji biliminde bu süreç, genel olarak üç temel kavramla açıklanır: öz-benlik, öz-yeterlik ve öz-saygı. Çocuğun dünyada yerini anlamasında ve içsel - [TETİKLENDİM, PEKİ YA SONRA?](https://psychologytimes.com.tr/tetiklendim-peki-ya-sonra/) - Bir koku düşünün… Çocukluğunuzun mutfağını anımsatan o sıcak tarçın kokusu sizi bir anda yıllar öncesine götürür. Gözünüzde anneannenizin mutfaktaki gülümsemesi canlanır, içinizi huzur kaplar. Hafızanın bu büyülü yolculuğu keyiflidir ama bazen bir koku ya da ses, bambaşka bir pencere açar. Bu kez kalbiniz hızlanır, boğazınız düğümlenir ve birdenbire kendinizi savunmasız hissedersiniz. İşte o an, tetiklenmişsinizdir. - [Psikososyal Perspektiften Ekonomik Kriz ve Şiddet Eğilimi](https://psychologytimes.com.tr/psikososyal-perspektiften-ekonomik-kriz-ve-siddet-egilimi/) - Ekonomik krizler, yalnızca iş dünyasını değil; aynı zamanda toplumun ruhsal yapısını ve sosyal ilişkilerini de derinden etkileyen bir faktördür. İşsizliğin artması, gelir kaybı ve birçok sektörde yaşanan belirsizlik, bireylerin stres düzeylerinin yükselmesine neden olurken çoğu zaman şiddet eğilimi davranışlarına da zemin hazırlayabilir. Psikososyal açıdan baktığımızda ekonomik sıkıntıların şiddet eğilimini nasıl şekillendirdiğini anlamak, kriz dönemlerinde toplumun - [Dijital Çağda Yalnızlık: Sosyal Medyanın Yakınlık ve Uzaklık Paradoksu](https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-yalnizlik-sosyal-medyanin-yakinlik-ve-uzaklik-paradoksu/) - Günümüzde yalnızlık, sadece fiziksel bir yalnız kalma hâlinden ibaret değil; dijital dünyanın sunduğu sınırsız bağlantı imkânları içinde bile hissedilen derin bir duygusal kopukluktur. Sosyal medya, bireylere hiç olmadığı kadar hızlı iletişim kurma, düşüncelerini paylaşma ve başkalarıyla bağlantıda kalma fırsatı sunuyor. Ancak bu görünürdeki “yakınlık”, çoğu zaman paradoksal biçimde kişilerin içsel yalnızlığını derinleştiriyor. Bu yazımda dijital - [İyi Stresin Gücü - Konfor ve Yaratıcılık Arasındaki Psikolojik Denge](https://psychologytimes.com.tr/iyi-stresin-gucu-konfor-ve-yaraticilik-arasindaki-psikolojik-denge/) - Hayatımızı yeterince konforlu buluyor muyuz; ya da konforlu hissetmek için hangi koşullara ihtiyaç duyuyoruz? Bunun tek bir yanıtı yok; kişiden kişiye değişen bir algıdan söz ediyoruz. Yine de, ister kabul edelim ister etmeyelim, teknoloji sayesinde yaşam her geçen gün daha rahat hâle geliyor. Akıllı cihazlar, hızlı ulaşım ve planlı rutinler, sürprizleri azaltırken insan zihnini de - [Partnerlerden Biri Narsist Olduğunda Çift Terapisi Faydalı mıdır?](https://psychologytimes.com.tr/partnerlerden-biri-narsist-oldugunda-cift-terapisi-faydali-midir/) - Narsist bir partnerle ilişkiye başlarsınız ancak değişecek olan davranışların henüz farkında değilsinizdir. İlişkinin başlangıcındaki parlaklık kaybolduğunda narsist partneriniz size artık "ne kadar mükemmel olduğunuzu" söylemek yerine sizi eleştirmeye ve değersizleştirmeye başladığının artık farkındasınız ki bu makaleyi okuyorsunuz. İlişkinizin başlangıcında harika olan ilişkiniz ve özgüveniniz maalesef şimdi paramparça. Hatta daha da kötüsü, hiçbir şey yapmadığınız halde - [Kadına Yönelik Şiddet: Psikoloji, Toplum ve Kamu Yönetimi](https://psychologytimes.com.tr/kadina-yonelik-siddet-psikoloji-toplum-ve-kamu-yonetimi/) - Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel bir sapma ya da eğitimsizlikle açıklanamayacak kadar derin ve çok boyutlu bir olgudur. Son dönemde karşımıza çıkan farklı mesleklerden – kuryeler, pilotlar, tadilat işçileri – faillerin karıştığı olaylar, eğitim ya da ekonomik statünün şiddeti engelleyemediğini göstermektedir. Bu tablo, şiddetin kökenlerini bireysel psikolojiden çok daha geniş bir çerçevede, toplumsal normlar ve - [Küçük Hareketlerin Büyük Etkisi: Nezaketin Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/kucuk-hareketlerin-buyuk-etkisi-nezaketin-psikolojisi/) - Bir gülümseme, teşekkür etmek ya da kapıyı ardımızdan gelen için tutmak... İlk bakışta önemsiz gibi görünen bu küçük nezaket davranışları, aslında hem bireylerin ruh sağlığında hem de toplumun bütünlüğünde şaşırtıcı derecede güçlü etkilere sahiptir. Sosyal psikoloji araştırmaları, küçük iyiliklerin ve nazik davranışların sadece alıcıyı değil, uygulayan kişiyi de olumlu etkilediğini; mutluluk, güven ve aidiyet duygusunu - [Erkek Beyninin Psikolojisi: Sağ Beyin – Sol Beynin İlişkilere Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/erkek-beyninin-psikolojisi-sag-beyin-sol-beynin-iliskilere-etkisi/) - İlişkilerdeki anlaşmazlıkların çoğu, aslında farklılıklarımızdan değil, bu farklılıkları anlamadaki sabırsızlığımızdan kaynaklanır. Erkek beyni ile kadın beyni arasındaki işleyiş farklarını anlamak, yalnızca partnerimizi değil, kendimizi de daha iyi tanımamıza yardımcı olur. Bu yazıda, evrimsel psikoloji perspektifiyle erkek beyninin nasıl çalıştığını, sağ ve sol beyin farklılıklarının ilişkilere nasıl yansıdığını ve bu farkların bilinçli farkındalıkla nasıl köprüye dönüştürülebileceğini - [Eskiler Eskiden Mi Güzeldi? Nostaljinin Psikolojik Yanı](https://psychologytimes.com.tr/eskiler-eskiden-mi-guzeldi-nostaljinin-psikolojik-yani/) - Nostalji bazen bir ses bazen bir renk bazen bir dokudur. Geçmişe duyulan derin özlemin ilginç bir dışavurumudur belki de. Eski şarkılar, eski eşyalar, eski yerler, eski sözler ve eski olan her şeyin günümüzde tekrar kullanılmaya başlayıp bizim içimizdeki boşluğu dolduran, bazen sevince bazen de hüzne boğan kavramdır nostalji. Peki neden geçmişe özlem duyarız? Şu anda - [Zihnin Açık Sekmeleri: Zeigarnik Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/zihnin-acik-sekmeleri-zeigarnik-etkisi/) - Tamamlanmayan işleri, yarıda kalan konuşmaları gün boyu aklımızda taşırız. İnsan zihni, tamamlanmamış olanı daha çok hatırlama eğilimindedir. Psikoloji literatüründe bu olgu, Zeigarnik etkisi ile açıklanır. Farkında olmasak da bu etkinin, günlük hayatımızda pek çok yansıması vardır. Örneğin sınavdan çıktığımızda daha çok yapamadığımız soruları hatırlarız. Yarım bıraktığımız bir iş, gün içinde sık sık aklımıza gelir. İki - [Sil Baştan: Yas Tutmak](https://psychologytimes.com.tr/sil-bastan-yas-tutmak/) - Hayatı Sıfırlamak Mümkün müdür? Her şey geçecek ama hiçbir şey unutulmayacak... Yeniden doğum sancılı bir iş... Doğmak kolay mı? Peki doğan mı doğuran mı? Seni “Sil Baştan” yaşamaya zorlayan duygu acı mı, çaresizlik mi? Sadece biten ve kaybedilenin mi yası tutulur yoksa sahip olmak isteyip olamadığın bir şeyin de yası tutulur mu? Prof. Dr. Vamık - [Örgütsel Güç ve Liderlik](https://psychologytimes.com.tr/orgutsel-guc-ve-liderlik/) - Örgütler, insan emeği, bilgi, beceri ve kaynakların bir araya gelerek belirli hedefler kapsamında faaliyet gösteren sosyal yapılardır. Bu yapıların sürdürülebilir olması ve etkin olması çoğunlukla liderlik ve örgütsel güç olgusuna bağlıdır. Liderlik, bir kişinin başkalarını etkileme ve onları ortak amaçlara yönlendirme süreci olarak tanımlanırken (Northouse, 2018), örgütsel güç ise liderlerin ve çalışanların davranışlarını yönlendirmek, şekillendirmek, - [KONFOR ALANIM MI? HAPİSHANEM Mİ?](https://psychologytimes.com.tr/konfor-alanim-mi-hapishanem-mi/) - “Bilinmeyenle karşılaşmadan gerçek dönüşüm gerçekleşmez. Kişi, kendini konfor alanının dışına atmadıkça büyüyemez.”-Carl Gustav Jung- Konfor Alanı ve Kişisel Gelişim Kişisel gelişim kitaplarının belki de ilk cümlesidir: “Konfor alanından çık; yeni hayatın ve yeni bir sen kapıyı çalıyor!”Peki, gerçekten bir adım atıp o kapıdan çıkmak kadar kolay mıdır konfor alanını terk etmek? Bir durumu etkili şekilde - [Kaçamadığımız Son: Ölüm Korkusu Bizi Nasıl Yönetiyor?](https://psychologytimes.com.tr/kacamadigimiz-son-olum-korkusu-bizi-nasil-yonetiyor/) - Tüm canlılar için kaçınılmaz bir son olan ölüm, neredeyse her bireyde bilinçli veya bilinçdışı bir korkuya yol açar. Günlük yaşamın telaşına, mutluluk ve üzüntülerine kapılsak da, zihnimiz bu bilinmezlik karşısında hep bir savaş halindedir. Peki bu korku, bizi nasıl etkiler? İstemsiz davranışlarımıza yön verebilir mi? Ölüm korkusu yaşlanmak ya da hastalık gibi fiziksel belirtilerle değil, - [Zihnimizin Gizli Kısa Yolları: Kararlarımızı Şekillendiren Bilişsel Önyargılar](https://psychologytimes.com.tr/zihnimizin-gizli-kisa-yollari-kararlarimizi-sekillendiren-bilissel-onyargilar/) - Hiç kalabalık bir odada sunum yaparken heyecandan ellerinizin titrediğini ve sesinizin kısıldığını hissettiniz mi? O an, muhtemelen salondaki herkesin sizin ne kadar gergin olduğunuzu anladığını düşündünüz. Ancak sunumdan sonra bir arkadaşınıza sorduğunuzda, "Hiç de belli olmuyordu, gayet iyiydin" yanıtını almanız oldukça olasıdır. İşte bu durum, "şeffaflık yanılsaması" (illusion of transparency) adını verdiğimiz yaygın bir bilişsel - [Ebeveyn Olurken Çift Kalabilmek: İlişkilerde Dönüşüm](https://psychologytimes.com.tr/ebeveyn-olurken-cift-kalabilmek-iliskilerde-donusum/) - Ebeveynlik süreci, yalnızca bebeğin değil, ilişkinin de yeniden doğduğu bir dönemdir. Hamilelik, çoğu zaman heyecan ve mutlulukla hatırlanan bir süreçtir. Ancak bu dönem sadece bebeğin gelişine hazırlanmakla sınırlı değildir. Çiftlerin birbirine bakışı, sorumlulukları ve ilişkilerinin dengesi de bu süreçte yeniden şekillenir. Kısacası, hamilelik ve ebeveynliğe geçiş yalnızca bebeğin değil, ilişkinin de doğumudur. Ebeveynliğe geçiş, yaşamda - [Bir Stres Meselesi: Genel Adaptasyon Sendromu](https://psychologytimes.com.tr/bir-stres-meselesi-genel-adaptasyon-sendromu/) - Stressiz bir hayat mümkün müdür? Birkaç dakika sonra onlarca kişinin önünde bir konuşma yapacaksın. Elindeki notlara bakarken ellerinin terlediğini, sesinin değiştiğini, kalbinin çok hızlı attığını fark ediyorsun. Hemen ardından “Ya insanlar konuşmamı beğenmezse? Ya ne anlatacağımı bir anda unutursam? Ya yanlış bir şey söylersem? Ya insanların soracakları sorulara cevap veremezsem?” gibi pek çok soru zihninde - [Zihnin Dilekleri ve Gözyaşları: Geleceğe ve Geçmişe Mektup Tekniği](https://psychologytimes.com.tr/zihnin-dilekleri-ve-gozyaslari-gelecege-ve-gecmise-mektup-teknigi/) - Söylenmemiş sözler, ukde kalmış cümleler ve tamamlanamamış hikâyeler... Zamanında özgürlüğe bırakılmamış kelimeler, bir yumru olur, oturur kalbimize. Yıllarımız ‘Söyleseydim neler olurdu?’ ihtimalleriyle kıvranır. Aklımızın bir köşesi, içimizde birikmişliklerin yuvasına dönüşür. Apansız bir zamanda gölgesi düşer. Belki çaresiz ‘keşke’lere dönüşür, kalbimizde o vakte dönme arzusu büyür. Kalbimizi heyecanlandıran hayaller, beklenemeyen günler... Düşlere kavuşacağımız günleri düşünmenin neşesi - [Ailenizi Kolayca (!) Affedin](https://psychologytimes.com.tr/ailenizi-kolayca-affedin/) - ‘’Ailenizi hemen affedip bu öfkeyi geride bırakın. Hatta sadece ailenizi değil, sizi üzen eski arkadaşlarınızı, eski romantik ilişkilerinizi, kalp kırıklıklarınızı… Hepsini derhal geçmişte bırakıp uzaklaşın.’’ Bu cümleler size tanıdık geldi mi? Günümüz sosyal medyasında benzerlerini birçok yerde görebileceğimiz bu ‘kolaylıkla affetme’ tavsiyeleri bana bir psikolog ve psikolojik danışman olarak ‘’Peki bu kadar kolay olsa bireyler - [Ben Kimim? Sosyal Medya Aynasında Ergenlikte Kimlik Gelişimi](https://psychologytimes.com.tr/ben-kimim-sosyal-medya-aynasinda-ergenlikte-kimlik-gelisimi/) - Ergenlik dönemi, bireylerin kimlik inşası sürecinde kritik bir aşamadır. Günümüzde sosyal medya, ergenlerin benlik sunumlarını, akran ilişkilerini ve kimlik denemelerini şekillendiren güçlü bir faktör haline gelmiştir. Bu makalede sosyal medyanın ergenlikte kimlik gelişimine olumlu ve olumsuz etkileri incelenmiştir. Bulgular, sosyal medyanın ergenlere kendilerini ifade etme ve sosyal destek sağlama fırsatı sunduğunu; ancak yoğun sosyal karşılaştırmalar - [Metakognisyon: Kendi Düşüncelerimizin Farkına Varma Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/metakognisyon-kendi-dusuncelerimizin-farkina-varma-psikolojisi/) - Metakognisyon, kendi düşüncelerinizin farkında olma ve onları düzenleme yeteneğidir. Basit terimlerle, genellikle “düşünme üzerine düşünme becerisi” olarak anılır. Bu fikir öğrenme, problem çözme ve psikoloji gibi birçok alanda çok önemlidir. İnsanlar yalnızca çevrelerinden bilgi alan pasif varlıklar değildir; aksine, kendi bilişsel süreçlerini kendi kendine izleyebilen ve gerektiğinde teknikleri uyarlayabilen proaktif aktörlerdir. Bu şekilde metakognisyon, insanların - [Trikotillomani ve Deri Yolma Bozukluğu Nedir?](https://psychologytimes.com.tr/trikotillomani-ve-deri-yolma-bozuklugu-nedir/) - Trikotillomani, tekrarlı biçimde saç çekme davranışı sonucu gözle görülür biçimde saç kaybının oluştuğu bir psikiyatrik bozukluk tablodur. Trikotillomani deneyimleyen kişiler, çevrelerinde ve yakın ilişkilerini de dâhil eden çeşitli alanlarda işlevselliğin bozulması ile sonuçlanmaktadır. Trikotillomaninin çocukluktaki prevalansı yetişkinliğe göre daha yüksek olup, saç çekme davranışının çocuklukta başladığı bilinmektedir. Saç çekme davranışının 10-13 yaşlarında başladığı, kadınlarda erkeklere - [Hafızamız Bize İhanet Edebilir mi?](https://psychologytimes.com.tr/hafizamiz-bize-ihanet-edebilir-mi/) - Hafıza bize en özel anılarımızı saklayan sadık bir arşivci gibi görünür. Oysa bilim, hatırladıklarımızın her seferinde yeniden yazılan bir hikâye olabileceğini gösteriyor. Bazen çocukluk anılarımız, bazen de mahkeme salonunda verilen bir tanıklık bundan etkilenebiliyor. Peki biz gerçekten yaşadığımızı mı hatırlıyoruz, yoksa sadece zihnimizin kurguladığı bir versiyonu mu? Hatırladığımız Her Şey Gerçekten Yaşandı mı? Çoğumuz geçmişte - [Halo Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/halo-etkisi/) - Psikolojide insan algısı yanlı ve önyargılara açıktır. Bu yanlılıklardan biri olan halo etkisi, bireylerin bir kişinin tek bir olumlu ya da olumsuz özelliğini, onun diğer özelliklerini değerlendirirken ölçüt olarak kullanması durumunu ifade eder. Örneğin, fiziksel olarak çekici bulunan bir kişinin aynı zamanda zeki, güvenilir ya da başarılı olduğunun düşünülmesi bu etkiye örnektir. Bu yazının amacı, - [Duygularınıza Hiç Bir Filmin Aynasından Bakmış Miydiniz? Ters Yüz Filminden Psikolojik Bir Ayna](https://psychologytimes.com.tr/duygulariniza-hic-bir-filmin-aynasindan-bakmis-miydiniz-ters-yuz-filminden-psikolojik-bir-ayna/) - Dış görünüşümüzü gösteren aynalar ya bir gün iç dünyamıza dönük olup duygularımızı gösterseydi bize sizce nasıl olurdu? Duygularımızı bir aynada görmek heyecan verici olurdu herhalde. Belki de o zaman onları yönetebilmek kolay olabilirdi. İşte Pixar Animasyon Yapım imzalı, hikayesi Pete Docter ve Ronnie Del Carmen’e ait, senaryosu Pete Docter, Meg Lefauve ve Josh Cooley’in kaleminden - [İlişkide Kaygının Silinmeyen Ayak İzi: Kaygılı Bağlanma](https://psychologytimes.com.tr/iliskide-kayginin-silinmeyen-ayak-izi-kaygili-baglanma/) - Hepimizin zaman zaman kulağına fısıldayan bir ses vardır. Onunla mücadele etmeye çalışırız; duymak istemeyiz, kulaklarımızı kapatırız, ama o hâlâ içimizde yankılanır. Sahibi kaygıdır. Bazen bu kaygı hayatımızı yönetmek ister; ilişkilerimizin tam merkezinde sağlam bir yer edinir kendine. Kaygılı bağlanma yaşayan bireyler, denizin ortasında kaybolmuş gibidir. Kurtulmak için bir deniz feneri ararlar; sevdiklerinden onay ve güven - [Doomscrolling Psikolojisi: Sürekli Kötü Haber Tüketmenin Dünya Çapında Ruh Sağlığına Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/doomscrolling-psikolojisi-surekli-kotu-haber-tuketmenin-dunya-capinda-ruh-sagligina-etkisi/) - Dijital çağ, bilgiye hızlı erişim sağlarken olumsuz içeriklere maruziyetin de artmasına zemin hazırladı. Doomscrolling terimi, bireylerin internet ve sosyal medya aracılığıyla kötü, tehdit edici ya da korku uyandıran haberleri durmaksızın tüketmeleri anlamına geliyor. Bu alışkanlık, özellikle küresel kriz dönemlerinde, insanların ruh sağlığı üzerinde doğrudan etkili bir olgu haline geldi. Literatür Tarama ve Küresel Veriler Hard - [Görünür Olanlar, Görmezden Gelinenler](https://psychologytimes.com.tr/gorunur-olanlar-gormezden-gelinenler/) - Kalabalıklar arasında en çok inciten şey, gerçekten var olduğun hâlde görünmemektir. Oradasındır, emek vermişsindir, zor günlerinde bile yanında olmayı seçmişsindir ama sana ayrılan yer, bir sandalyenin bile olmadığı bir köşedir. Sadece çağrıldığında gelmen, sahneye çıkman istenir; varlığın, duyguların ve yokluğun kimsenin umurunda değildir. İlişkilerin röntgeni, özel günlerde çekilir: düğünler, cenazeler, doğumlar... Birinin hayatında ne kadar - [Kendine İtirafın Ben’deki Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/kendine-itirafin-bendeki-etkisi/) - Bazen, en zor konuşmaların muhatabı kendimiz olur. İçimizde biriken, belki de daha önce kimseye söyleyemediğimiz düşünceler, duygular, hayaller... Peki ya onlarla yüzleşmeye ne dersiniz; kendimize itiraf edemediğimiz, belki de uzun zamandır gölgesinde saklandığımız yanlarımızı gün yüzüne çıkarabilir miyiz? Kendine itiraf etmek, bir çocuğun aynaya bakıp kendi yansımasını keşfetmeye çalışmasına benzer. İlk bakışta rahatsız edici, bazen - [Narsist Partner ile İlişkide Olmak](https://psychologytimes.com.tr/narsist-partner-ile-iliskide-olmak/) - Bugünkü yazımızın konusu, narsist partner ile ilişkide olmak nasıldır? İlk olarak narsizm nedir ile başlayalım. Narsizm Nedir? “Narsizm” kelimesi, Yunan mitolojisindeki suya yansıyan kendi görüntüsüne âşık olan Narkissos’tan gelir. Psikolojide narsizm, kişinin abartılı bir özdeğer algısına, yoğun ilgi ve hayranlık ihtiyacına sahip olması, başkalarının duygularına karşı ise çoğu zaman duyarsız kalmasıyla tanımlanır (APA, 2013). Narsist - [Çocuğum Okula Nasıl Alışacak? Ebeveynler İçin Yol Haritası](https://psychologytimes.com.tr/cocugum-okula-nasil-alisacak-ebeveynler-icin-yol-haritasi/) - Okula başlamak, çocukların yaşamında önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak bazı çocuklar için bu süreç heyecan verici olduğu kadar kaygı verici de olabilir. Okula uyum sağlayamama, çocuğun hem duygusal hem de akademik gelişimini etkileyebilen bir durumdur. Okula uyum süreci çoğu aile için sanıldığından daha zor olabilir. Ağlamalar, inatlaşmalar, çaresizlik hissi bu dönemde çok sık yaşanır. Bu - [Zaman Her Şeyi Değil, Bazı Şeyleri Anlamlandırmayı Sağlar](https://psychologytimes.com.tr/zaman-her-seyi-degil-bazi-seyleri-anlamlandirmayi-saglar/) - Yasın Doğası Yas, yaşamın kaçınılmaz gerçeklerinden biridir. Ancak herkesin bu gerçekle kurduğu ilişki, verdiği tepkiler ve iyileşme süreci birbirinden farklıdır. Kaybın türü ne olursa olsun; bir insan, bir ilişki, bir hayal ya da bir dönem… Yas süreci kişiye özel, derin ve zaman zaman karmaşık bir yolculuktur. Yas genellikle ölüm kayıplarıyla ilişkilendirilir, ancak sadece bununla sınırlı - [Kokuya Saklanan Hafıza: Beynin Duygusal Arşivi](https://psychologytimes.com.tr/kokuya-saklanan-hafiza-beynin-duygusal-arsivi/) - Unuttuğumuzu sandığımız anılar bazen bir eşya, bazen bir fotoğraf, bazen de bir kokuyla kendini hatırlatır. İlkokulda kullandığınız kokulu silgi, sobanın üzerindeki portakal kabukları ya da uzun süredir kullanmadığınız bir parfüm sizi hafızanızın derinliklerinde bir yolculuğa çıkarır. Belirli bir anı ya da adını koyamadığınız karmaşık duygular sizi bir anlığına duraklatır. Bu durum kulağa hem nostaljik hem - [Başkalarının Duygularını İstemsizce Deneyimlemek: Duygusal Bulaşma](https://psychologytimes.com.tr/baskalarinin-duygularini-istemsizce-deneyimlemek-duygusal-bulasma/) - İnsanların bir arada bulunduğu neredeyse her yerde sosyal ortam oluşur ve bu ortamlar kişiler arası etkileşimler bakımından kaçınılmazdır. İstemli veya istemsiz, insanlar birbirlerinin davranışlarını, düşüncelerini gözlemler ve anlamlandırma çabasına girer. Peki böyle zamanlarda yaşadığımız başkalarının duygularını istemsizce deneyimleme durumu nedir? Gelin bu mekanizmayı yakından inceleyelim. Öncelikle duygu kavramı üzerine konuşacak olursak, yaşamımızdaki uyaranlara karşı davranışsal - [Barbie Filmi: Toplumsal Cinsiyet Baskısı ve Ataerki](https://psychologytimes.com.tr/barbie-filmi-toplumsal-cinsiyet-baskisi-ve-ataerki/) - Birçok kuramcıya göre ergenlik ve genç yetişkinlik dönemleri bireyler için kendini arama, varoluşunu anlamlandırma ve geleceğe yönelik planlar yapmanın telaşıyla geçer. En popüler gelişim kuramcılarından biri olan Erikson’a göre ergenlik döneminde kendini arayan ergen, “ben kimim?” sorusunun yanında “Topluma nasıl ayak uydurabilirim?” sorusunu da sorar. Bu bağlamda da cinsiyet rolleri, toplumların bireylerden beklentileri oluşurken karşımıza - [Yetinmeyi Bilir Misin? Maslow’un Merdiveninde İnsan Yolculuğu](https://psychologytimes.com.tr/yetinmeyi-bilir-misin-maslowun-merdiveninde-insan-yolculugu/) - Bu makalede bireylerin yetinme ya da daha fazlasını isteme ikilemini psikolojik açıdan ele alacağız. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi ve Pozitif Psikoloji araştırmaları üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Var olana kanaat etmediğinizde kendinizi bencil hissettiğiniz oluyor mu? Tatmin arayışının yorgunluğu zaman zaman omuzlarınıza çöker mi? Ya da ulaşmak istediğiniz hedeflere bir türlü adım atamamanın çaresizliğiyle yüzleştiğiniz anlarınız? İnsan, doyum - [Yetişkinliğin Tanımı Mı Değişti? Sessiz Çığlık Beliren Yetişkinlik](https://psychologytimes.com.tr/yetiskinligin-tanimi-mi-degisti-sessiz-ciglik-beliren-yetiskinlik/) - Beliren Yetişkinlik Kuramı Işığında Gençlik ve Beklentiler 21. yüzyılda genç olmak; artan belirsizlikler, kimlik geçişleri, ekonomik kırılganlıklar, toplumsal beklentiler gibi başlıklar altında oldukça karmaşıktır. Beklentiler arasında sıkışan genç bireyler, gelişimsel olarak geçiş dönemine işaret eden beliren yetişkinlik kavramının ortasında yer almaktadır. Ne tam anlamıyla bir ergen ne de tam anlamıyla bir yetişkin… İki uçta sıkışmış - [Robopsikoloji: İnsan Zihninin Robotlarla Orkestrasyonu](https://psychologytimes.com.tr/robopsikoloji-insan-zihninin-robotlarla-orkestrasyonu/) - İnsan ile makine arasındaki etkileşim, 21. yüzyılın dijital çağında yalnızca teknolojik bir olgu değil, insan deneyimine dair yeni bir sınırın inşasını simgeliyor. Her adımda karşımıza çıkan bu dijital evren, robotların yalnızca fabrika zeminlerinde metal kollar olarak var olmadığını; eğitim sınıflarında, hastane koridorlarında, evlerimizde ve hatta kişisel karar süreçlerimizde kendilerine yer bulduğunu gösteriyor. Bir sabah kahvenizi - [Ekran Çağında Esneklik: Genç Beyinde Rezilyansın Nöroplastik Zemini](https://psychologytimes.com.tr/ekran-caginda-esneklik-genc-beyinde-rezilyansin-noroplastik-zemini/) - “Genç bir zihnin akışta değil, değerlerde yön bulduğu dijital rezilyans rehberi: Nöroplastik zemin ve günlük hayata uygulanabilir küçük adımlar.” 1. Rezilyans Nedir? – Toparlanmak Değil, Yeniden Doğmak Hayat bazen bizi hazırlıksız yakalar. Bir kaybın ağırlığı, bir başarısızlığın yankısı ya da ekranlardan sızan karşılaştırmaların sessiz baskısı... Hepimiz bir noktada bu fırtınaların içine düşüyoruz. Ama dikkat: Herkes - [Psikolojik Zaman ve Kaygı: Geç Kalmışlık Sendromuna Bakış](https://psychologytimes.com.tr/psikolojik-zaman-ve-kaygi-gec-kalmislik-sendromuna-bakis/) - Hayatta geç kalmış hissettiğiniz anlar oldu mu? Ya da çabalarınız doğrultusunda bir yere varamadığınızı ve artık çoğu şey için geç hissettiğiniz oldu mu? İnsan psikolojisi, her şeyi tam zamanında olsun ister ve en doğrusunu mükemmel şekilde yapmamız gerektiğini düşünür. Bu düşünceyi destekleyen şeyi çok fazla düşünmez: geç kalmışlık kaygısı. Bireyler, genç yetişkinlik döneminde önceden kendileri - [İlişkileri Tartışmalar mı Bitirir, Kullandığımız Dil mi?](https://psychologytimes.com.tr/iliskileri-tartismalar-mi-bitirir-kullandigimiz-dil-mi/) - En son ne zaman, aslında söylemek istemediğiniz bir kelimenin ağzınızdan çıktığını hissettiniz, an o kelimeyle partnerinizle aranızdaki tüm köprülerin yıkıldığını düşündüğünüz? Belki de bu his, bir tartışmanın en can yakıcı anıdır. İlişkilerde en çok canımızı acıtan şey, aslında tartışmanın kendisi değildir. Tartışmalar, iki farklı insanın bir araya geldiği yerde kaçınılmazdır ve hayatın doğal bir parçasıdır. - [Sessizliğin Gücü: Mindfulness, Zihinsel Dayanıklılık ve Thích Quảng Đức’ün Tarihsel Tanıklığı](https://psychologytimes.com.tr/sessizligin-gucu-mindfulness-zihinsel-dayaniklilik-ve-thich-quang-ducun-tarihsel-tanikligi/) - Psikoloji bilimi, bireyin yalnızca bireysel iç dünyasıyla değil, aynı zamanda tarihin dönüm noktalarında sergilenen davranış biçimleriyle de ilgilenir. İnsan zihninin sınırlarını aşan eylemler, hem psikolojik teorilerin sınanmasına olanak sağlar hem de kolektif bellekte kalıcı izler bırakır. Bu makalede, 1963’te Vietnam’da Budist rahip Thích Quảng Đức’ün kendini yakarak gerçekleştirdiği protesto eylemi, mindfulness (bilinçli farkındalık) ve psikolojik - [Sakın Koşmayın, Mutlu Olabilirsiniz](https://psychologytimes.com.tr/sakin-kosmayin-mutlu-olabilirsiniz/) - Size koşmanın ruhunuza iyi gelmediği söylense, inanır mıydınız? Terlemek, nefes nefese kalmak, kas ağrıları... Bütün bunlar sadece zaman kaybı mı? Peki ya size, koşunun beyninizi yeniden şekillendirdiğini, stres hormonlarını düşürdüğünü ve depresyon belirtilerini azalttığını söyleseler? Modern psikoloji, koşunun sadece bedensel bir aktivite olmadığını, aynı zamanda zihinsel bir devrim ve psikolojik dayanıklılığı güçlendiren bir araç olduğunu - [Anksiyete ile Baş Etme: Düşünce Döngüsünden Özgürleşmek](https://psychologytimes.com.tr/anksiyete-ile-bas-etme-dusunce-dongusunden-ozgurlesmek/) - Günlük yaşamın içinde çoğu zaman fark etmeden zihinsel kalıplarımızın esiri oluruz. Özellikle anksiyete yaşayan bireylerde bu kalıplar, tekrar eden düşüncelerle beslenen bir döngüye dönüşür. Anksiyete, yalnızca bir duygusal durum değil; aynı zamanda bilişsel bir alışkanlık, zihnin tehdit algısını sürekli canlı tutma çabasıdır. Bu kalıpların nasıl çalıştığını anlamak, kaygının üstesinden gelmede kritik bir basamaktır. Anksiyetenin Zihinsel - [Zorluklarla Baş Edebilmek ve Psikolojik Esneklik](https://psychologytimes.com.tr/zorluklarla-bas-edebilmek-ve-psikolojik-esneklik/) - Hayat, çok geniş ve kapsamlı bir yolculuk, her yaşın getirdiği ayrı deneyimlerle donanmış bazen bize kendini sevdiren bazen de kendisinden uzaklaştıran, kimi zaman korkutucu, kimi zaman heyecan verici, kimi zaman ise ne getireceği belli olmayan belirsizlikler ile donanmış, götürdüğü yol bazen yokuşlu, bazen düz, bazen de hiç bitmeyecekmiş gibi yollarda yürüten bir yerdir. Bazen bizden - [Duygusal Zeka: Başarıyı Belirleyen Görünmeyen Güç](https://psychologytimes.com.tr/duygusal-zeka-basariyi-belirleyen-gorunmeyen-guc/) - Bir iş görüşmesinde aynı akademik başarıya sahip iki adaydan hangisi tercih edilir? Ya da benzer yeteneklere sahip iki liderden biri neden çok daha etkili bulunur? Cevap çoğu zaman zekâ testlerinde değil, duygusal zekada (EQ) gizlidir. Akademik başarı, bilişsel zekâ (IQ) ya da teknik beceriler önemli olsa da, günümüzde bireylerin iş yaşamında, ilişkilerinde ve kişisel gelişiminde - [Toplumsal Yasaklar, Özgürlük ve Mutluluk İlişkisi](https://psychologytimes.com.tr/toplumsal-yasaklar-ozgurluk-ve-mutluluk-iliskisi/) - Toplumun dokusu, görünmez kurallar ve sınırlarla örülüdür. Yazılı yasalar bu sınırların yalnızca bir kısmını temsil ederken, geri kalanını kültürel normlar, toplumsal tabular ve kuşaktan kuşağa aktarılan yasaklar belirler. Çocukluğumuzdan itibaren duyduğumuz “ayıp”, “yasak” ya da “elalem ne der” gibi ifadeler, yalnızca davranışlarımızı değil, düşünce dünyamızı da biçimlendirir. Ancak asıl soru şudur: Toplumsal yasaklar bireyin özgürlük - [Bir Samurayın Zihni: Buşido](https://psychologytimes.com.tr/bir-samurayin-zihni-busido/) - Yin ile Yang gibi yaşamı ve ölümü aynı anda birlikte barındıran kardeşim, Sıhhıye Subayı Barış Berk’e ithafen:Bir çiçeğin güzelliği kadar kısa, bir dağın gücü kadar sağlam olanlar; samuraylar... Japonya'nın feodal döneminde askeri sınıfın en seçkin üyeleri olarak tanınmış, kimi zaman savaştaki yetenekleri ve taktikleri, kimi zaman da barıştaki tutumları ve derinlikleriyle tarih sahnesinde yer almışlardır. - [Aşk-ı Memnu](https://psychologytimes.com.tr/ask-i-memnu/) - Aşk-ı Memnu (yasak aşk), toplumun hem ilgisini hem de yargısını neredeyse her zaman cezbetmiştir. Toplumsal normlara uymayan, kuralları aşıp geçen ilişkiler insanların onaylamasa dahi, merakla dinledikleri konulardır. Başkalarının ilişkilerini sıkı denetlerken, kendi duygularımıza geldiğinde sınırsız özgürlüğü tanırız; bu çelişki, insan psikolojisinin ve sosyal yargıların karmaşıklığını ortaya koyar. İnsanlar başkalarını değerlendirirken hızlıca “doğru” veya “yanlış” kararı - [Doğumun Sessiz Kahramanı Oksitosin](https://psychologytimes.com.tr/dogumun-sessiz-kahramani-oksitosin/) - Doğum sonrası annenin bedeninde salgılanan oksitosin hormonu, halk arasında sıkça “aşk hormonu” olarak anılır. Bu tanım kulağa hoş gelse de, hormonun esas işlevini tam olarak yansıtmaz. Oksitosin, biyolojik olarak annenin bebeğine bağlanmasını, onu korumasını ve ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayan güçlü bir mekanizmadır. Romantik duygularla karıştırılsa da, bu hormonun asıl görevi hayatta kalmayı desteklemektir. Annenin bebeğiyle kurduğu - [KADININ SESSİZ ÇIĞLIĞI: ENDOMETRİOZİS’İN PSİKOLOJİK YANSIMALARI](https://psychologytimes.com.tr/kadinin-sessiz-cigligi-endometriozisin-psikolojik-yansimalari/) - Dayanılmaz ağrılar, bitmek bilmeyen yorgunluk, yoğun adet kanamaları, kadınların bir ömür boyu taşıdıkları bir yük ve yaşamlarında duygusal izler bırakan, duyuramadıkları sessiz çığlıkları… Endometriozis kadınların sadece bedenlerinde değil, aynı zamanda ruhlarının derinliklerinde de izler bırakan kronik bir hastalıktır. Dünya çapında üreme çağındaki yaklaşık her 10 kadından birini etkilemektedir (World Health Organization, 2023) ve endometriozis ile - [Kaçış mı, Gerçek Benlik mi? İlişkilerde Kendini Keşfetmek](https://psychologytimes.com.tr/kacis-mi-gercek-benlik-mi-iliskilerde-kendini-kesfetmek/) - Romantik ilişkiler yalnızca sevgiyi değil, bireyin kendini keşfetme yolculuğunu da yansıtır. Peki biz gerçekten sevgi için mi ilişkiye başlıyoruz, yoksa içsel boşluklarımızı doldurmak için mi? Bir ilişkiye başlamak çoğu zaman yeni bir heyecan, yeni bir bağ kurma isteğiyle şekillenir. Fakat her ilişki aynı zamanda kişinin kendi iç dünyasına açılan bir kapıdır. Araştırmalar, romantik ilişkilerin bireyin - [Buzdolabında Aradığım Aslında Ne: Karnım mı Aç Yoksa Duygularım mı?](https://psychologytimes.com.tr/buzdolabinda-aradigim-aslinda-ne-karnim-mi-ac-yoksa-duygularim-mi/) - Hiç kendinizi hamur işleriyle avuttunuz mu? Ya da sinirinizin geçmesini beklerken size kocaman bir cips paketi eşlik etti mi? İçten içe sevilmeyi beklerken en sevdiğiniz atıştırmalığa sarıldığınız oldu mu? Eğer içinizden “evet” diyorsanız, yaşadığınız şeyin adı duygusal açlık. İşte tam bu noktada doyurmaya çalıştığımız aslında karnımız değil, kalbimiz oluyor. Araştırmalara baktığımızda ise, yetişkinlerin yaklaşık %20’sinin - [Rüyada Yaşanan Düşme Hissi](https://psychologytimes.com.tr/ruyada-yasanan-dusme-hissi/) - Uykuya dalma esnasında birden ve hiç beklenmedik bir şekilde düşüyormuş gibi hissedip sarsıldığınız veya irkildiğiniz an oldu mu? Çoğunlukla bu tecrübe birçok kez yaşanır ve normal bir durum olarak gözlemlenir. Zaman zaman insan yattığı yerden düşecek gibi sarsılma hissedebilir ve birden gözler açılır. Bu durum toplum içinde ‘rüya esnasında düşmek’, ‘rüyada kaybolmak’ şeklinde isimlendirilir, klinik - [Yunus’un İzinde İnsanoğlu](https://psychologytimes.com.tr/yunusun-izinde-insanoglu/) - Hz. Yunus’un Kıssası ve Psikolojik Yorum Hz. Yunus Rabbi tarafından toplumuna peygamber olarak gönderildiğinde daha 30 yaşındaydı. Ancak halkı onun mesajını 33 yıl boyunca reddettiğinde bir gemiye binerek vatanını terk etti. Acaba sadece vatanını mı terk etti, yoksa üstlendiği sorumlulukları da başarılı olup olamayacağını bilememekten kaynaklanan kaygısını da mı halkıyla beraber ardında bıraktı? Hz. Yunus - [Travmanın Haritası: Zihnin Kaldığı Yer, Zamanın Dışında Bir Nokta](https://psychologytimes.com.tr/travmanin-haritasi-zihnin-kaldigi-yer-zamanin-disinda-bir-nokta/) - “Beden yaşamaya devam eder. Ama zihin... Bazen orada kalır. Hep orada.” Psikoloji travmayı yıllarca bir “olay” olarak kavradı. Başlayan, biten, etkileyen ve tedavi edilebilen bir süreç gibi. Travma sonrası stres bozukluğu, kompleks travma, akut stres tepkisi... Tanılar geldi, sınıflandırmalar yapıldı, istatistikler tutuldu. Ama gözden kaçan bir şey vardı: Zihnin nerede kaldığı. Çünkü travma, bir zaman - [Yas ve Kayıplarının Etrafında Büyüyen Eşsiz Bir Ses: Şebnem Ferah ve Yazdığı Şarkılar ile Yası Anlamak](https://psychologytimes.com.tr/yas-ve-kayiplarinin-etrafinda-buyuyen-essiz-bir-ses-sebnem-ferah-ve-yazdigi-sarkilar-ile-yasi-anlamak/) - Araba yolculuklarımın birinde şimdiye kadar pek fazla dinlemediğim (çok şey kaçırmışım) Şebnem Ferah şarkılarından oluşan bir çalma listesi açtım ve şarkılarını dinlemeye başladım. Şimdiye kadar duyduğum en güçlü kadın seslerdendi, derin çığlıkları, hissederek söylediği şarkılar inanılmaz etkileyiciydi. Fakat bu eşsiz sesin ve derin çığlıkların arkasından beni en çok etkileyen şey ise şarkı sözlerindeki derin anlam - [Söyle Bana, Canın Ne İstiyor?](https://psychologytimes.com.tr/soyle-bana-canin-ne-istiyor/) - Bu soru DEHB kişisinin hayatı boyunca duymak istediği en şenlikli sorudur. Dünya bir yana, canımızın istedikleri, canımızın çektikleri bir yana. Dopamin takviyesi bir soru; yeter ki bir soran bulunsun. DEHB ülkesinin geniş topraklarında DEHB kişisi canının geçtiğini yaparak mutlu mesut yaşar. Yeter ki canı istesin, her yaptığını çok iyi yapar. DEHB ülkesinde her şey hiperfokus - [Kaygı Döngüsü: Yirmili Yaşlarda ve Üniversite Döneminde Kaygı ile Baş Etmek](https://psychologytimes.com.tr/kaygi-dongusu-yirmili-yaslarda-ve-universite-doneminde-kaygi-ile-bas-etmek/) - Bu yazıyı her gün uyandığında kaygıyla boğuşan herkes için yazmak istedim. Kimisi bu kaygı havuzunda kayboluyor, kimisi de bu havuzda nasıl yüzebileceğini öğreniyor. Umarım bir nebze de olsa onları rahatlatabilir, yalnız olmadıklarını fark edebilirler. Bu ay ne yazsam diye düşünürken her gün boğuştuğum kaygı hakkında yazmak istedim. Fakat yazıya başladıktan sonra bir hafta ara verdim - [Stres Yalnızca Zararlı mıdır, Yoksa Bizi Geliştirecek Bir Fırsat da Sunar mı?](https://psychologytimes.com.tr/stres-yalnizca-zararli-midir-yoksa-bizi-gelistirecek-bir-firsat-da-sunar-mi/) - Stresin Olumlu Yüzü: Eustress ve Psikolojik Dayanıklılık Stres, modern toplumda çoğunlukla olumsuz bir deneyim olarak tanımlanır. Günlük yaşamda sıkça kullandığımız “çok stresliyim” ifadesi, kaygı, baskı ve tükenmişliği akla getirir. Ancak psikoloji literatürü, stresin yalnızca olumsuz sonuçlar doğurmadığını ortaya koymaktadır. Belirli koşullarda stres, bireyleri motive eden, performanslarını artıran ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunan bir unsur haline - [Terapistinizi Değerlendirme Kılavuzu: Etik İhlaller](https://psychologytimes.com.tr/terapistinizi-degerlendirme-kilavuzu-etik-ihlaller/) - Terapist ve danışan arasındaki terapötik ilişkinin etik sınırlar çerçevesinde geliştirilmesi terapi seanslarının etkililiği açısından oldukça büyük öneme sahiptir. Peki siz danışan koltuğundayken terapistinizin ne düzeyde ‘etik’ davrandığını biliyor musunuz? Bu yazımda, danışanların terapi sürecinde olabilecek etik ihlaller üzerine bir farkındalığa sahip olmalarını ve danışanları kendi terapi süreçlerinin işlevselliği hakkında düşünmeye teşvik etmeyi amaçlıyorum. Terapistinizi Tanıyor - [Hayatın Dengesi](https://psychologytimes.com.tr/hayatin-dengesi/) - Hayatımızın kontrolünü elimizden bir saniye olsun kaçırdığımızda veya olmasını beklediklerimiz istediğimiz gibi gitmediğinde farklı savunma mekanizmaları geliştiririz. Bazen daha fazla hayata karışarak kontrol sağlamaya çalışırız, bazen herkesten uzaklaşarak kendi içimizde bunları çözmeye çalışırız. Hangisinin doğru olduğu kişiden kişiye göre değişir. Ancak yararları kadar zararlarını gözetmek gerekir. Hayatın kontrolü nedir? İpi elimize sıkı sıkıya bağlayıp bir - [Saplantı ve Takıntı Arasındaki Farklara Klinik Bir İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/saplanti-ve-takinti-arasindaki-farklara-klinik-bir-inceleme/) - Günlük yaşamda sıkça kullanılan saplantı ve takıntı kavramları çoğu zaman birbirinin yerine kullanılmaktadır. İnsanlar, yoğunlaştıkları bir düşünce veya sık tekrarladıkları bir davranışı takıntı olarak niteleyebilmekte, hatta kimi zaman saplantı sözcüğünü de benzer anlamda kullanabilmektedir. Ancak psikoloji ve psikiyatri literatürü incelendiğinde bu iki kavramın farklı işlevlere işaret ettiği görülmektedir. Özellikle Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) bağlamında, saplantı - [Özgüvenin Ölçüsü: Kıyas ve Yargıdan Kurtulmak](https://psychologytimes.com.tr/ozguvenin-olcusu-kiyas-ve-yargidan-kurtulmak/) - Hepimiz, farkında olalım ya da olmayalım, hayatımızın bir noktasında insanları yargılar, kendimizi başkalarıyla kıyaslarız. Trafikte sinirle “ne kadar dikkatsiz sürüyor” dememiz, işyerinde bir arkadaşımızın başarısını küçümsememiz, sosyal medyada gördüğümüz bir hayatla kendi hayatımızı karşılaştırmamız… Bunların hepsi aslında içsel bir eğilimin dışa vurumudur. Peki, neden bu hataları yapıyoruz ve psikolojik olarak bize neye mal oluyor? İnsan - [Ev İçi Adil İş Dağılımı](https://psychologytimes.com.tr/ev-ici-adil-is-dagilimi/) - Karşılıksız Ev İçi Emek Ev içi karşılıksız emek; daha çok kadınların mağdur olduğu ve onların her gün yüzleştikleri bir durumdur. Ülkemizde ve diğer ülkelerde yapılan çalışmalar gösteriyor ki ev içindeki karşılıksız emeğin fiziksel, bilişsel ve zihinsel yükü daha çok kadınların omuzlarındadır. Kadınların iş hayatında olması ile birlikte hane içi karşılıksız emek oldukça sivrilen bir durum - [Online Yalanların Perde Arkası: İnternet Üzerinden Munchausen Sendromu](https://psychologytimes.com.tr/online-yalanlarin-perde-arkasi-internet-uzerinden-munchausen-sendromu/) - İnternetin insan hayatına girmesiyle birlikte, bireylerin bir maske ardına saklanması çok daha kolay hâle geldi. Dijital dünya, kişilere kimliklerini yeniden inşa etme ve kendilerini istedikleri gibi sunma özgürlüğü tanıdı. Bu durum, bazı bireylerin kendilerini yaratıcı bir biçimde ifade etmelerine olanak sağlarken, bazıları için ise manipülatif davranışların ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Bu duruma çarpıcı bir örnek, - [Zaman Zaman “Keşke Olmasam” Demek Normal mi? Pasif İntihara Dair Bir Giriş](https://psychologytimes.com.tr/zaman-zaman-keske-olmasam-demek-normal-mi-pasif-intihara-dair-bir-giris/) - Hiç intihar etmeyi düşündünüz mü? Ben düşündüm. Ya da bu hayatta anlık olmamayı diledim.Aslında hemen hepimizin intihar düşüncesi aklına gelmiştir, hatta aklına yatmıştır. Bunun hem içsel hem dışsal birçok nedeni vardır. Belki hepimiz bunu planlamadık ama aklımızdan geçti. Şimdi burada pasif intiharı da biraz konuşmak isterim. Yani eyleme dökmediğimiz “Allah canımı alsa da kurtulsam” modu. - [Yeni Başlangıçların Psikolojisi: “Fresh Start Effect”](https://psychologytimes.com.tr/yeni-baslangiclarin-psikolojisi-fresh-start-effect/) - İnsanlar zaman zaman kendilerine yeni hedefler belirleyerek hayatlarını düzene sokma eğiliminde olurlar. Bu hedefler, genelde uzun zamandır yapılmak istenip ertelenen şeyler olur. Yeni bir dil öğrenmek, sağlıklı beslenmek, spor yapmak… Peki, hayatlarımızda yeni başlangıçlar yapmaya karar verdiğimiz dönemlerin hangi dönemler olduğunu hiç düşündünüz mü? Bu sene 1 Eylül, yani yaz dönemini bitirip yeni bir mevsime - [İnsanın Kadim İkilemi: Mantık ve Duygu](https://psychologytimes.com.tr/insanin-kadim-ikilemi-mantik-ve-duygu/) - Hayatın birçok anında, içimizde birbirine zıt iki eğilimin çekişmesini hissederiz. Önemli bir sınav sabahına uyandığınızda, bir iş teklifini değerlendirirken ya da bir ilişkiyi bitirmeyi düşünürken içinizde iki ses duyarsınız. Biri planlı, sakin ve hesaplıdır; diğeri coşkulu, endişeli ya da umutludur. Örneğin sınav sabahı bir yanınız “çalıştın, bilgilerin var, dikkatini toplarsan yapabilirsin” derken (mantık), diğer yanınız - [Okullar Açıldı: Çocuklarda Korku ve Kaygı ile Baş Etmek İçin Ebeveynlere Öneriler](https://psychologytimes.com.tr/okullar-acildi-cocuklarda-korku-ve-kaygi-ile-bas-etmek-icin-ebeveynlere-oneriler/) - Okulların açıldığı bu dönemde, birçok çocuk ve ebeveyn için hem heyecan hem de kaygı duygularının daha fazla hissedildiği zamanlardır. Çocuklar hem yeni sınıflarıyla hem de yeni arkadaşlıklar ve farklı öğretmenleriyle tanışma süreci yaşarken; ebeveynler de çocuklarının uyum sürecini ve yaşadığı duyguları yakından takip etmek isterler. Özellikle tatil döneminden sonra okul düzenine geçiş, bazı çocuklarda korku - [Acele Et Komutu: Kaygının Kaçış Noktası](https://psychologytimes.com.tr/acele-et-komutu-kayginin-kacis-noktasi/) - Gündelik yaşamlarımıza, çoğu zaman farkında olmadan eşlik eden bir iç ses vardır: "Acele et.” Sabah gözünü açar açmaz hissedilen o hafif gerginlik, henüz uyanmadan zihinde başlayan yapılacaklar listesi, kahve daha bitmeden kontrol edilen mailler ve mesajlar... Tüm bu davranışlar, sadece birer zaman yönetimi alışkanlığı mı, yoksa çok daha derin bir psikolojik dinamiğin dışavurumu mu? Klinik - [Tek Bir Çatının Altında Farklı Deneyimler: Aile İçi İlişkilerde Tekdüzelik Mümkün mü?](https://psychologytimes.com.tr/tek-bir-catinin-altinda-farkli-deneyimler-aile-ici-iliskilerde-tekduzelik-mumkun-mu/) - “Hansel acı acı ağlayarak, ‘Bu da mı başımıza gelecekti?’ dedi. Ona cevap veren Hansel, ‘Sus, Gretel. Üzülme, ben ikimizi de bakarım.’ dedi. Ay ışığı, kapı önündeki beyaz çakıl taşlarında gümüş para gibi parlıyordu.” (Grimm Kardeşler, 1812) Ailedeki çocuk sayısı ne olursa olsun, bu çocuklar aynı ebeveynlere sahip olmalarına rağmen her bireyin anne-baba algısı farklıdır. Bu - [Bağlanma Stilleri: Çocukluktan Yetişkinliğe İlişkilerimizi Nasıl Şekillendiriyor?](https://psychologytimes.com.tr/baglanma-stilleri-cocukluktan-yetiskinlige-iliskilerimizi-nasil-sekillendiriyor/) - İlişkilerimizde neden bazen güven doluyken bazen de terk edilme korkusu yaşarız? Günümüzdeki ilişkilerimizde yaşadığımız güzel veya kötü şeylerin sebepleri sadece şu an ile mi ilgilidir? Yoksa çoğunun geçmişimize dayanan nedenleri mi vardır? Evet, bu yazıda size dünyaya adım attığımız andan itibaren geliştirmeye başladığımız bağlanma stillerimizden bahsedeceğim. Çocukluk deneyimleri, yetişkinlikteki ilişkiler örüntülerini büyük ölçüde etkileyebilir. Örneğin, - [Yaşasın! Çocuğum Ergen Oluyor!!!](https://psychologytimes.com.tr/yasasin-cocugum-ergen-oluyor/) - Yazıma bilindik bir fıkrayla başlamak istiyorum. Yolda giderken bulduğu lambayı temizleyen adamın karşısına lamba cini çıkar. Cin adama “Dile benden ne dilersen.” der. Adam hiç düşünmeden küçüklüğünden beri bir dinozora sahip olmak istediğini söyler. Cin biraz düşünür: “Bu dileğinin çok zor. Nesli tükenmiş bir hayvanı tekrar dünyaya getirmek birçok soruna yol açar. Başka bir dileğin - [Kurban Psikolojisi: Anatomie D’une Chute’nun Bir Aynası](https://psychologytimes.com.tr/kurban-psikolojisi-anatomie-dune-chutenun-bir-aynasi/) - İnsan, çoğu zaman özgürlük arayışı ve çaresizlik hissi arasında gidip gelir. İradesini askıya alarak şekillendirdiği pasiflik hali, onu özgürlüğüne pranga vuran bir kurbana dönüştürür. Herkes hayatının bir döneminde kurban olmuştur. “Ben kurbanım” düşüncesi, bir olayın ötesine geçip bir kimliğe büründüğünde kurban psikolojisi ortaya çıkar. Kurban psikolojisi, sürekli mağdur olma, suçluyu dışarda arama ve kendi gücünü - [Kaygı Düzeyinin Karar Verme Süreçlerine Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/kaygi-duzeyinin-karar-verme-sureclerine-etkisi/) - Karar verme, bireylerin yaşamlarının çeşitli alanlarında kaçınılmaz bir süreçtir. Akademik tercihlerden iş dünyasındaki kritik seçimlere, kişiler arası ilişkilerden günlük rutin tercihlerine kadar geniş bir yelpazede karar almak, insan davranışının temel unsurlarından biridir. Ancak, karar verme süreci yalnızca zihinsel bir etkinlik değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik etmenlerin etkisiyle biçimlenen çok katmanlı bir mekanizmadır. Bu bağlamda - [Uyku Değil, Farkındalık: Hipnozun Doğasını Anlamak](https://psychologytimes.com.tr/uyku-degil-farkindalik-hipnozun-dogasini-anlamak/) - Hipnoz Nedir? Hipnoz, zihnin yoğun bir şekilde odaklandığı, derin bir gevşeme ve farkındalık durumudur. Çoğu zaman uykuya benzetilse de hipnoz sırasında kişi uyanıktır; yalnızca dikkati farklı bir bilinç düzeyine yönlendirilmiştir. Bu durumda zihin, anılara, duyumlara ve düşüncelere daha kolay erişebilir. Hipnoz, kötü alışkanlıklardan kurtulma, ağrı kontrolü, stres yönetimi ve bazı psikolojik sorunların tedavisi gibi alanlarda - [Sınırlar: Duvar mı, Kapı mı?](https://psychologytimes.com.tr/sinirlar-duvar-mi-kapi-mi/) - Terapi süreçlerinde sıklıkla karşıma çıkan bir konuya değinmek istiyorum. Hatta sadece terapi süreçlerinde değil hayatta da bunu çok sıklıkla duyuyorum; Hayır diyemiyorum ya da Duygusal olarak kimseye yaklaşamıyorum. Bu cümleler aslında sadece bir davranış biçimini değil, çok daha derin bir içsel çatışmayı temsil edebilmektedir çünkü hayır diyememek; sınır koyamamak ile, çatışmadan kaçınmakla, sevilme ihtiyacıyla ve - [İpin Ucu Bende, Peki Yumak Bana mı Ait?](https://psychologytimes.com.tr/ipin-ucu-bende-peki-yumak-bana-mi-ait/) - Günaydın! Gözlerini açtın, saniyeler içerisinde nerede olduğunu anladın. Neden uyanman gerektiğini anladın. Yani düşünmeye başladın. Düşünceler gün içerisinde bize eşlik eder, yaşadıklarımıza bağlı olarak değişir. Bazen bir tepki olarak, bir çıkarım olarak gelirler. Peki hepsi bize mi ait? Bu Düşünce Senin mi Yoksa Sana Gelen Bir Düşünce mi? Geçtiğimiz ay bir konuşma sırasında “Elimi attığım - [İnsan Hiçbir Zaman Veda Edemiyor: Kaybın Ardından Kalan Bağ](https://psychologytimes.com.tr/insan-hicbir-zaman-veda-edemiyor-kaybin-ardindan-kalan-bag/) - “Gidenin ardından insan, yalnızca boşluk değil, aynı zamanda süren bir bağ ile baş başa kalır.” – Vamık Volkan Her insan, yaşamının bir döneminde kayıp ile yüzleşir. Ancak bu deneyim çoğu zaman tam bir vedalaşma ile sonuçlanmaz. Kaybın ardından, sessiz bir yoldaş gibi süregelen bir bağ kalır. Bu bağ; hüzün, özlem ve kederle örülmüş, kimi zaman - [Yapmam Gerekiyor Ama Başlamıyorum: Ertelemenin Gizli Yüzü](https://psychologytimes.com.tr/yapmam-gerekiyor-ama-baslamiyorum-ertelemenin-gizli-yuzu/) - Bu makalede erteleme davranışı (prokrastinasyon), bireylerin akademik, mesleki ve kişisel yaşamları üzerindeki etkileri bağlamında ele alınmaktadır. Ertelemenin tarihsel arka planı, psikolojik ve nöropsikolojik açıklamaları, türleri ve günlük yaşam pratikleri detaylı biçimde incelenmiş; literatürden örnekler ve vaka çalışmalarıyla desteklenmiştir. Son bölümde erteleme davranışıyla başa çıkmak için kanıtlanmış çözüm önerileri sunulmuştur. Erteleme, bireylerin bir görevi bilinçli olarak - [Mevsimsel Depresif Duygulanımın Olası Nedenleri](https://psychologytimes.com.tr/mevsimsel-depresif-duygulanimin-olasi-nedenleri/) - Mevsimsel depresyon, özellikle sonbahar sonu ve kış aylarında gün ışığının azalmasıyla ortaya çıkan bir duygu durum bozukluğudur. Enerji düşüklüğü, keyifsizlik, aşırı uyuma, kilo alma ve karbonhidrat tüketme isteği gibi belirtilerle kendini gösterir. Kadınlarda daha sık görülürken, kuzey ülkelerinde yaygınlığı artmaktadır. Bu depresyon tipi, biyolojik yatkınlık, stres, hormon dengesizlikleri ve melatonin artışı gibi faktörlerin etkileşimiyle ortaya - [Bir Elmanın İki Yarısı mı, Yoksa Yan Yana İki Bütün mü?](https://psychologytimes.com.tr/bir-elmanin-iki-yarisi-mi-yoksa-yan-yana-iki-butun-mu/) - Hepimizin kulağına tanıdık gelmiştir: “Biz bir elmanın iki yarısıyız.” Aşkın ilk evrelerinde bu benzetme, neredeyse gerçek gibi hissedilir. Partnerimizle bir bütün olduğumuzu, onsuz asla tamamlanamayacağımızı düşünürüz. Yoğun duygular, sürekli beraber olma isteği, onun yaptığı her şeyi bilme arzusu... Tüm bunlar ilişkinin başında çoğu çiftin yaşadığı heyecanın doğal bir parçasıdır. Fakat zaman geçtikçe hikâye farklı bir - [Modern İnsanın Aidiyet Çıkmazı](https://psychologytimes.com.tr/modern-insanin-aidiyet-cikmazi/) - Modern insan, geçmişin alışkanlıkları ve modern zamanın akımları arasında sıkışmıştır. Geçmiş, yaşlılar, eski kitaplar veya filmler ama özellikle de anne babalar aracılığıyla insana, “bağlarına sıkı sıkıya bağlı kalmasını, akraba ve aile bireyleriyle iyi geçinmesini ve onlar için kendinden feragat etmesi gerektiğini” fısıldar. Kısacası köklerini unutmaması gerektiğini öğütler. Oysa modern zaman insana özgür olması gerektiğini, bireysel - [MİKROTRAVMA: BUNA MI TAKILDIN GERÇEKTEN?](https://psychologytimes.com.tr/mikrotravma-buna-mi-takildin-gercekten/) - Patronunuz sizi toplantıda küçümsedi ama o anı aklınızdan gün boyu çıkaramadınız mı? Veya çok sevdiğiniz bir arkadaşınız size tartışma esnasında “Buna mı takılıyorsun gerçekten?” dedi ve ona kırıldınız mı? Günlük yaşantıda sık rastladığımız bu ve benzeri durumlar, aslında küçük olarak gördüğümüz fakat bizde günlerce süren etkiler bırakabilen durumlardır. Mikrotravma; bireye fiziksel veya büyük bir zarar - [Ayna Ayna Öğret Bana! Beynin Sessiz Taklitçileri: Ayna Nöronlar](https://psychologytimes.com.tr/ayna-ayna-ogret-bana-beynin-sessiz-taklitcileri-ayna-noronlar/) - İnsan beyninin karmaşık yapısı, günlük yaşamda fark etmeden gerçekleştirdiğimiz birçok davranışı mümkün kılar. Bu davranışların temelinde ise gözlem yoluyla öğrenme yatar. Karşımızdaki kişiyi izleyerek onun hareketlerini, duygularını ve niyetlerini anlamamızın ardında ise özel bir nöron grubu bulunur. Bu güçlü nöronlar, hem öğrenme ve motor becerilerin kazanılmasında hem de empati ve sosyal etkileşimlerde kritik bir rol - [Öğrencilerde Sınav Kaygısı; Tapping Felsefesi](https://psychologytimes.com.tr/ogrencilerde-sinav-kaygisi-tapping-felsefesi/) - Sınavlar, öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek için kullanılan önemli araçlardır. Ancak birçok öğrenci için sınavlar sadece bilgi ölçümünden ibaret değildir; aynı zamanda yoğun bir stres ve kaygı kaynağıdır. Sınav kaygısı, öğrencinin sınav esnasında performansını olumsuz etkileyen psikolojik bir durumdur. Bu kaygı düzeyi yükseldikçe, öğrencinin bilgilerini kullanma becerisi azalabilir ve başarı düşebilir. Sınav kaygısı, öğrencinin sınav öncesinde - [Zaman Uçurtmasının İpini Yakalamaya Çalışmak](https://psychologytimes.com.tr/zaman-ucurtmasinin-ipini-yakalamaya-calismak/) - Zaman mı sizi kovalar yoksa siz mi zamanı? Bazen zamanın peşinden koşuyor ve onu yakalamaya çalışıyor gibi hissediyor olabilirsiniz. Sanki günlük hayat koşuşturmalarının peşinde onlara yetişmeye çalışmak veya bir çocuğun uçurtmanın ipini yakalamaya çalışmasındaki heyecanı ve biraz da sabırsızlığı gibi. Hayatta sürekli bir şeylere yetişmeye çalışmaktan ve bir yerlere geç kalmamaya çalışmak artık hepimiz için - [Depremin Gizli Yıkımları: ‘’Çocuk ve Ergenlerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)’’](https://psychologytimes.com.tr/depremin-gizli-yikimlari-cocuk-ve-ergenlerde-travma-sonrasi-stres-bozuklugu-tssb/) - Afetler, toplumda önemli kayıplara sebep olan, mevcut düzen ve işleyişi bozan, ani gerçekleşen doğal ya da insan kaynaklı olaylardır (La Greca vd., 1996). Deprem, fiziksel bir yıkımın yanı sıra bireyler üzerinde derin sarsıcı etkiler de bırakabilmektedir. Depremler, öngörülemez ve engellenemez olduğundan dolayı insanlarda yoğun endişe, çaresizlik, stres ve korku hissini tetikleyebilmektedir. Bu durum, gelişimleri devam - [Yarım Kalmış Ruhların Çıkmazı: Duygusal Açlık](https://psychologytimes.com.tr/yarim-kalmis-ruhlarin-cikmazi-duygusal-aclik/) - Bazen içimizde tanımlaması zor bir boşluk hissederiz. Bu boşluk öyle büyüktür ki, bizi istemediğimiz bir arayışa itebilir; yanlış insanları, yanlış ilişkileri ve sürekli bir "yeterli değilim" hissini beraberinde getirir. İnsan, doğası gereği bağ kurmaya ve kendini güvende hissetmeye ihtiyaç duyan bir varlıktır. Güvenli bir liman, duygusal ihtiyaçlarının karşılandığı bir sığınak arar. Ancak, çocukluk döneminde ihmal - [Topluluk Önünde Konuşma Korkusu: Nedenleri ve Çözümleri](https://psychologytimes.com.tr/topluluk-onunde-konusma-korkusu-nedenleri-ve-cozumleri/) - Topluluk önünde konuşma korkusu (public speaking anxiety, PSA), birçok kişinin yaşamında sık karşılaştığı ve hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli etkiler yaratabilen bir durumdur. Bu korku, sosyal kaygı bozuklukları arasında en yaygın olanlardan biri olarak kabul edilir ve bireylerin performansını, iletişim becerilerini ve sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilir (Bodie, 2010). PSA, konuşma sırasında yoğun - [Varlığı Pazarlanmış, Kimliği Alınmış Organizmalar](https://psychologytimes.com.tr/varligi-pazarlanmis-kimligi-alinmis-organizmalar/) - Varlık, bahsi geçtiği ilk anlardan beri kavramsal olarak kendisini bile sorgulatan bir yapı. İnsanın madden ve manen burada, şimdiki zamanda bulunması dahi bugün hala geçerli ve kabul edilebilir temellere oturtulmaya çalışılan bir değer aslında. Kişinin bu serüveni, değişen dünyanın etkisiyle yalnızca “var” / “yok” tezatlıklarıyla açıklanamayacak kadar kategorize edilmeye aç bir yapıda. Karmaşıklaşmasına sebep olan, - [Psikolojik Güçlenme: Travmadan Sonra Büyüme](https://psychologytimes.com.tr/psikolojik-guclenme-travmadan-sonra-buyume/) - İnsan psikolojisi, zorlayıcı deneyimlerin ardından kendini yeniden inşa edebilme kapasitesine sahiptir. Travmalar, bireyleri derinden sarsmakla birlikte, aynı zamanda içsel sorgulamalara, hayatın anlamını yeniden değerlendirmeye ve kişisel değerleri gözden geçirmeye yol açar. Bu süreçte kişiler, daha önce hiç fark etmedikleri yönlerini keşfedebilir; empati, sabır ya da minnettarlık gibi değerleri daha güçlü biçimde hissedebilir. Travma sonrası büyüme - [Küçük İhanetler, Büyük Bedeller: Mikro-İhlallerin Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/kucuk-ihanetler-buyuk-bedeller-mikro-ihlallerin-psikolojisi/) - İhanet denince istemsiz olarak çoğumuzun aklına aldatma, terk edilme ya da büyük travmalar gelir. Halbuki ilişkilerin temelini sarsan şeyler çoğu zaman çok daha küçük, sinsi, sessiz ve görünmezdir. Bir mesajın cevapsız kalması, verilen bir sözün unutulması ya da tartışmada karşı tarafı gerçekten dinlemeyip yalnızca kendi sıranı beklemek gibi… Bu küçük görünen davranışlar, aslında duygusal bankada - [Yapay Zekâ Terapisti Olur mu? Psikoloji Alanında Yeni Ufuklar ve Etik Sınırlar](https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-terapisti-olur-mu-psikoloji-alaninda-yeni-ufuklar-ve-etik-sinirlar/) - Son yıllarda yapay zekâ terapisti, yalnızca mühendislik ve bilişim alanlarında değil, psikoloji ve ruh sağlığı hizmetlerinde de kullanılmaya başlanmıştır. Yapay zekâ tabanlı sistemler, psikolojik değerlendirme, tanı, terapi desteği ve danışan takibi gibi süreçlerde giderek daha görünür hâle gelmektedir (Konyalı, Naipoğlu, Güner, Bakkal ve Çelik, 2025). Bu gelişmeler, erişilebilirlik ve verimlilik açısından önemli fırsatlar sunarken; etik - [Geçmişten Günümüze İnsan Zihninin Gelişimi: Bilimsel Bir İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/gecmisten-gunumuze-insan-zihninin-gelisimi-bilimsel-bir-inceleme/) - İnsan zihninin gelişimi, hem bireysel hem de türsel açıdan insanlık tarihinin en önemli tartışma konularından biridir. Felsefi sorgulamalardan evrimsel biyolojiye, psikolojiden nörobilime kadar birçok disiplin, zihnin doğasını, işleyişini ve gelişimini anlamaya çalışmıştır. Bu makalede, tarihsel ve çağdaş teoriler ışığında insan zihninin gelişimine ilişkin yaklaşımlar incelenecek, farklı disiplinlerin katkılarıyla şekillenen bilimsel bir bakış ortaya konacaktır. Felsefi - [İncir Ağacının Altında: Her Şeyi İstemek ve Seçim Yapmanın Zorluğu](https://psychologytimes.com.tr/incir-agacinin-altinda-her-seyi-istemek-ve-secim-yapmanin-zorlugu/) - Sylvia Plath, Sırça Fanus adlı kitabında hayatın seçimleri üzerine unutulmaz bir metafor kurar: “Hayatımı önümde duran bir incir ağacı olarak gördüm. Her dalın ucunda, bir mor incir gibi, harika bir gelecek parlıyordu. Bir dalda harika bir eş ve mutlu bir evlilik vardı, diğerinde ünlü bir şair, bir başka dalda parlak bir akademisyen, öbüründe müthiş bir - [Duygusal Emek: İlişkilerde Görünmeyen Yük](https://psychologytimes.com.tr/duygusal-emek-iliskilerde-gorunmeyen-yuk/) - Duygusal emek kavramı, ilk kez Arlie Hochschild’in (1983) The Managed Heart adlı çalışmasında tanımlanmış ve özellikle hizmet sektöründe çalışan bireylerin, işlerinin bir parçası olarak duygularını kontrol etmesi ve başkalarının duygularını yönetmesi anlamında kullanılmıştır. Hochschild’e göre duygusal emek, ekonomik faaliyetlerle doğrudan bağlantılı olsa da, aynı zamanda toplumsal ilişkilerde de görünmez biçimde varlığını sürdürmektedir. Daha sonraki araştırmalar, - [Hayatı Yöneten, Kendini Kaybeden Kadınlar](https://psychologytimes.com.tr/hayati-yoneten-kendini-kaybeden-kadinlar/) - İyi Görünen Hayatın Altındaki Depresyon Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünür. İşinde başarılı, toplantılarda özgüvenle konuşan, çocuklarının okul etkinliklerini kaçırmayan, arkadaş ortamında neşeli görünen bir kadın... Çoğu kişi onun “ideal hayatı” yaşadığını düşünür. Oysa görünür gücün ardında derin bir yorgunluk, görünmez bir boşluk ve sessiz bir tükeniş vardır. Psikolojide bu tabloya yüksek işlevli depresyon denir. - [Anne Karnı Döneminin Toplumsal Sorumluluk Algımıza Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/anne-karni-doneminin-toplumsal-sorumluluk-algimiza-etkisi/) - Hayatımızdaki kişilere dikkat ettiğimiz zaman her kişinin farklı kişilik özellikleri, hayata bakış açısının farklı olduğunu görürüz. Hayatımızdaki kişiler kardeşimiz, arkadaşımız, eşimiz olabilir. Onlar ile sohbet ederken fikir ayrılıkları yaşayabiliriz, tutumlarını onaylamayabiliriz. Bu durum farklı algımızın olduğuna işaret eder. Kardeşimizle bile çoğu zaman fikir ayrılıkları yaşarız. Her bireyin hayata bakış açısı, toplumsal sorumluluk algısı, hayatı nasıl - [Aşkın Karanlık Yüzü: Psikolojiye Göre Aldatmanın Gizli Nedenleri](https://psychologytimes.com.tr/askin-karanlik-yuzu-psikolojiye-gore-aldatmanin-gizli-nedenleri/) - Aldatma… İlişkilerde en çok konuşulan, en çok acıtan ve en çok merak edilen konulardan biri. Tarihin her döneminde sadakat yüceltilmiş, güven ilişkilerin temeli olarak görülmüş olsa da, aldatma gerçeği daima var olmuştur. Aldatılan kişi çoğu zaman kendini “yetersiz” hisseder, “Ben nerede hata yaptım?” diye düşünür. Oysa psikoloji bize, aldatmanın tek bir sebebi olmadığını; biyolojik, psikolojik - [Sosyal Medya ve Şiddet: İzledikçe Duyarsızlaşıyor muyuz?](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medya-ve-siddet-izledikce-duyarsizlasiyor-muyuz/) - Günümüzde kullanım sıklığı her geçen gün artmakta olan sosyal medyanın, gündemi takip etme, çevre edinme, eğlenme vb. amaçlarla kullanıldığını bilmekteyiz. Ancak bu amaçlar bazı risk faktörlerini de beraberinde getirmektedir. Bu faktörlerden biri, değişik sosyal medya mecralarında sık sık maruz kalınan kavga videoları, cinayet haberleri, savaş videoları, intihar haberleri, saldırganlık içeren klipler şiddeti sıradanlaştırarak şiddet dolu - [Aşkta Bağlanma Stilleri: Neden Bazılarımız Kaçar, Bazılarımız Tutunur?](https://psychologytimes.com.tr/askta-baglanma-stilleri-neden-bazilarimiz-kacar-bazilarimiz-tutunur/) - Hepimiz aşkı, arkadaşlıkları ve diğer ilişkilerimizi bir şekilde yönetiyoruz. Peki, neden bazı ilişkiler sorunsuz ilerlerken bazıları sürekli krizlerle doludur? Cevap çoğu zaman çocuklukta gelişen aşkta bağlanma stillerimizde saklı. Bağlanma teorisi, John Bowlby tarafından ortaya konmuş ve Mary Ainsworth tarafından geliştirilmiş bir psikolojik çerçevedir. Teoriye göre, çocuklukta bakım verenimizle (ebeveynlerle) kurduğumuz bağ, yetişkinlikte romantik ilişkilerimizi, arkadaşlıklarımızı - [Mutluluk Zorunluluğu: Hep İyi Hissetme Baskısının Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/mutluluk-zorunlulugu-hep-iyi-hissetme-baskisinin-psikolojisi/) - Üzüntüyü yok saymak, kendimizde ya da başkasında var olan duyguyu kabul etmeden bastırmaya çalışmak… “Mutlu olmak zorundayım” baskısı, çoğu zaman geçmişten bize kalan bir miras gibi.Çocukken düştüğümüzde canımız acıdığında yanımıza koşanlar, o acıyla kalmamamız için ellerimize oyuncak tutuşturan ya da sevdiğimiz bir şeyi hemen yerine getirenler… Belki de tam tersi, “Hadi hiçbir şey yok, geçti - [İlişkilerde Erken Dönem Tehlike İşaretleri ve Duygusal Yoksunluk Şemaları](https://psychologytimes.com.tr/iliskilerde-erken-donem-tehlike-isaretleri-ve-duygusal-yoksunluk-semalari/) - Bir ilişkiye başladığımızda çoğu zaman heyecan, umut ve hayallerle dolu oluruz. Karşımızdaki kişiye yoğun duygular besler, onun da bizim gibi hissetmesini isteriz. Fakat kimi zaman, daha yolun başındayken bazı küçük sinyaller fark ederiz: aramaların seyrekleşmesi, duygusal mesafenin artması, ilginin tek taraflı kalması... Çoğumuz bu işaretleri “zamanla düzelir” diye görmezden geliriz. Oysa psikoloji bize gösteriyor ki, - [Mükemmel Ebeveyn Yarışı: Çocuklar İçin Görünmez Bir Yük](https://psychologytimes.com.tr/mukemmel-ebeveyn-yarisi-cocuklar-icin-gorunmez-bir-yuk/) - Okulların açıldığı bu dönemde yalnızca çocuklar değil, ebeveynler de sınıfın görünmez sıralarında yerini alır. Defterler, ödevler, kurslar, WhatsApp grupları derken görünmez bir rekabet başlar: “En iyi beslenme çantasını kim hazırladı?”, “Hangi çocuk hangi kursa başladı?”, “Kimin çocuğu daha başarılı?” Bu yarışın adı konulmamıştır ama herkesin içinde derin bir baskı yaratır. Ebeveynler çoğu zaman farkında olmadan - [Zıt Kutuplar Birbirini Çeker mi?](https://psychologytimes.com.tr/zit-kutuplar-birbirini-ceker-mii/) - Günümüzde ilişkiler hakkında en yaygın ve romantik inanışlardan biri "zıt kutuplar birbirini çeker" düşüncesidir. Fizikte doğru olsa da, insan doğası ve biyolojisi bu mantıkla pek uyuşmaz. Bu görüş, farklı karakterlere, değer sistemlerine ve yaşam tarzlarına sahip bireylerin birbirini tamamladığı ve bu farklılıkların uyumlu, heyecan dolu bir birliktelik yarattığı fikrine dayanır. Peki, gerçekten uzun vadede mutlu - [Değerli miyim? Onay İhtiyacının Psikolojik Temelleri](https://psychologytimes.com.tr/degerli-miyim-onay-ihtiyacinin-psikolojik-temelleri/) - İnsanın kendisine yönelttiği en temel sorulardan biri “Değerli miyim?” sorusudur. Bu soruya verilen yanıt, bireyin hem içsel dünyasını hem de kişilerarası ilişkilerini derinden etkiler. Pek çok birey, bu sorunun cevabını başkalarının kendisine yönelik tutumları üzerinden şekillendirir. Kabul görmek, takdir edilmek ve onaylanmak, değerli hissetmenin ön koşulu olarak algılanabilir. Bu durum, psikoloji literatüründe onay ihtiyacı olarak - [Benimle misin, Bana karşı mı? Dostlukta Kıskançlığın Yıkıcı Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/benimle-misin-bana-karsi-mi-dostlukta-kiskancligin-yikici-etkisi/) - Hepimiz bir noktada ya arkadaşlarımızı kıskanmış ya da bizi kıskanan arkadaşlarımızla ilişki içerisinde olmuşuzdur. Dostlukta kıskançlık temelinde yatan kontrol edilemez duygular olsa da, kimi zaman zarar verici olabilir. “Onu çok seviyorum, ancak dostluk ilişkimiz beni zedeliyor.” dediğinizde işin içinden çıkılamayacak bir paradoksta olabilirsiniz. Dostluğun görünmez sınavı olan kıskançlık, ne yazık ki çoğu dostluk ilişkisini yıkıcılığa - [Yazma Psikolojisi: Kalemin Gücüyle Beğenilmeme Korkusunu Aşmak](https://psychologytimes.com.tr/yazma-psikolojisi-kalemin-gucuyle-begenilmeme-korkusunu-asmak/) - İnsan çoğu zaman içinde biriken kelimeleri, duyguları ve düşünceleri dışarıya vurmak ister. Ancak bunları paylaşacak güveni bir sığınak bulmak hiç de kolay değildir. İşte tam da böyle durumlarda yazma psikolojisi, zor zamanlarda sürekli arkamızı toparlayan ve varlığını her daim hissettiren bir dost gibidir. Kelimelerle ve kalemin gücüyle kendi iç dünyamıza yolculuğa çıkabiliriz. Böylelikle korkularımızı yenebilir, - [Endişeli Bir Annenin Gölgesinde Büyümek: Çocuklar Annelerinin Duygularını Nasıl Taşır](https://psychologytimes.com.tr/endiseli-bir-annenin-golgesinde-buyumek-cocuklar-annelerinin-duygularini-nasil-tasir/) - Çocukların dünyayı algılama biçimleri, büyük ölçüde ebeveynlerinin onlara sunduğu duygusal iklim tarafından şekillenir. Özellikle anne kaygısı, çocuk için hem güven kaynağı hem de bir tür "duygusal ayna" işlevi görür. Ancak annenin kaygı düzeyinin yüksek olduğu durumlarda bu ayna çocuğa güven değil, endişe ve tehdit sinyalleri yansıtabilir. Araştırmalar, annenin sahip olduğu kaygı düzeyinin yalnızca genetik yatkınlıkla - [Kaçıngan Bağlanma 101: Kaçınıyor muyuz, Kaçırıyor muyuz?](https://psychologytimes.com.tr/kacingan-baglanma-101-kaciniyor-muyuz-kaciriyor-muyuz/) - Ferhat, Şirin için dağları delmiş, peki siz kaçıngan bağlanma stiline sahip birinin ördüğü duvarları delip kalbine ulaşabilir misiniz? Modern ilişkilerin karmaşası, bağlanma çeşitlerinin tabiri caizse en tehlikelilerinden birinin küllerinden doğmasına sebep oldu: Kaçıngan bağlanma. Bağlanma Evleri ve Kaçıngan Duvarlar İnsanlar doğar, büyür ve ölür denir; ancak büyümek tek kelimeyle geçiştirilemeyecek kadar kalabalık bir eylemdir. Büyürken - [Aşkın Kör Noktası](https://psychologytimes.com.tr/askin-kor-noktasi/) - İlişkiler, çoğu zaman karşılıklı bir aynaya bakmak gibidir. Kendimizi sevdiğimiz yanlarımızla değil, en çok da eksik hissettiğimiz taraflarımızla görürüz. İşte tam bu noktada “değiştirme arzusu” devreye girer. Partnerimizi değiştirmeye çalışırken aslında çoğu kez kendi gölgemizle boğuşuruz. Araştırmalar, insanların belirsizlik karşısında kaygı düzeylerinin yükseldiğini ve bu kaygıyı azaltmak için kontrol arayışına yöneldiklerini göstermektedir (Grupe & Nitschke, - [Yarım Kalan Hikâyeler: İlişkilerde Süreklilik ve Sadakat Sorunu](https://psychologytimes.com.tr/yarim-kalan-hikayeler-iliskilerde-sureklilik-ve-sadakat-sorunu/) - Bazı ilişkiler başlangıçta umut vericidir. Göz göze bakışlar, heyecanlı bekleyişler, uzun mesajlar… Her şey sanki bir hikâyenin giriş bölümü gibidir. Ama o hikâyeler çoğu zaman gelişmeden sona erer. Bir taraf uzaklaşır, diğeri hayal kırıklığıyla kalakalır. Böylece bir ilişki daha yarım kalır. Neden? Bu kadar iyi başlayan bağlar neden kök salamaz? Sadakat neden sürdürülemez hale gelir? - [Maskülenite, Risk ve Koruma: İntiharın Toplumsal Dinamikleri](https://psychologytimes.com.tr/maskulenite-risk-ve-koruma-intiharin-toplumsal-dinamikleri/) - Her yıl 10 Eylül, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası İntiharı Önleme Derneği’nin (IASP) işbirliğiyle, 2003 yılından bu yana “Dünya İntiharı Önleme Günü” olarak anılmaktadır. Bu özel gün, toplumlarda intihar riskine dikkat çekmek, önleyici adımların önemini vurgulamak ve ruh sağlığı farkındalığını artırmak amacıyla düzenlenmektedir. Dünya genelinde her yıl yaklaşık bir milyon insanın hayatını kaybettiği intihar, - [Yeme Bozuklukları: Görünmeyen Bir Tehlike](https://psychologytimes.com.tr/yeme-bozukluklari-gorunmeyen-bir-tehlike/) - Günümüzde sağlıklı beslenmek, spor yapmak ve formda görünmek birçok insan için öncelikli hedeflerden biridir. Doğru uygulandığında bu eğilim yaşam kalitesini yükseltir. Ancak sağlıklı yaşam arayışı bazen kontrolden çıkar; bu durumda kişi farkında olmadan bedenini ve ruh sağlığını yıpratmaya başlar. Bu noktada ise karşımıza yeme bozuklukları çıkar. Dünya çapında milyonlarca kişi bu problemle karşı karşıya ve - [Kontrol Çemberi: Stres ve Kaygı Yönetiminde Bir Araç](https://psychologytimes.com.tr/kontrol-cemberi-stres-ve-kaygi-yonetiminde-bir-arac/) - Yaşamın temposu ve belirsizlikleri arttıkça, bireylerin stres ve kaygı ile başa çıkma ihtiyacı da daha görünür hale geliyor. Bu noktada “kontrol çemberi” adı verilen model, kişinin hangi durumlarda gerçekten söz sahibi olduğunu, hangi alanlarda ise kabullenmeye ihtiyaç duyduğunu ayırt etmesine yardımcı olur. Böylece kişi, enerjisini daha verimli yönlendirebilir ve duygusal yükünü hafifletebilir. Kontrol çemberi kavramı, - [Tuğlalar Arasında Sıkışan Kalpler: İlişkilerde Sessizlik, Yas ve Umudun Yolculuğu](https://psychologytimes.com.tr/tuglalar-arasinda-sikisan-kalpler-iliskilerde-sessizlik-yas-ve-umudun-yolculugu/) - İnsan doğası gereği doğru insanı arar. Kimi zaman bu arayış, bir ömür süren bir yolculuğa dönüşür; kimi zamansa bulunduğunu düşündüğümüzde elimizden kayıp giden bir fırsata. Doğru insanı bulmak, çoğu zaman sandığımız kadar kolay değildir; çünkü mesele yalnızca karşımızdakini tanımak değil, aynı zamanda kendimizi de anlamaktır. Çoğu ilişkide temel sorun, “doğru insanı bulmak”tan ziyade “doğru insan - [Bildirimlerden Kaçış: Dijital Minimalizm ile Zihinsel Huzura Yolculuk](https://psychologytimes.com.tr/bildirimlerden-kacis-dijital-minimalizm-ile-zihinsel-huzura-yolculuk/) - Modern hayatın temposunu belirleyen şey artık çoğu zaman saatler değil, telefonlarımızdan yükselen bildirim sesleri. Sabah ilk iş olarak telefona bakmak, sosyal medyada uzun zaman geçirmek veya e-postaları sık aralıklarla kontrol etme davranışı, günümüz toplumunun ortak alışkanlıklarından biri haline gelmiştir. Ancak bu alışkanlıkların görünmeyen bir maliyeti var: ruh sağlığımız. Kaygı bozuklukları, dikkat dağınıklığı, uyku sorunları ve - [Maymun İştahlılık: Dikkat ve Motivasyonun Psikolojik Yönleri](https://psychologytimes.com.tr/maymun-istahlilik-dikkat-ve-motivasyonun-psikolojik-yonleri/) - Maymun İştahlılık Nedir? Hepimiz hayatımızda bir şeye büyük bir istekle başlayıp kısa süre sonra hevesimizi kaybetmişizdir. İşte bu durum, halk arasında “maymun iştahlılık” diye tanımlanır. Yani ilgi alanlarının sürekli değişmesi, bir konuda derinleşmeden başka bir şeye yönelmek. Psikoloji açısından baktığımızda bu, dikkat dağınıklığı ve motivasyon düşüklüğü ile doğrudan ilişkilidir. Maymun iştahlı bireyler genellikle hızlıca heveslenir, - [Neden ‘Hayır’ Demek Bizim İçin Bu Kadar Zor? Sınır Koymanın İncelikleri](https://psychologytimes.com.tr/neden-hayir-demek-bizim-icin-bu-kadar-zor-sinir-koymanin-incelikleri/) - Danışmanlık sırasında en sık duyduğum cümlelerden biri şudur: “Aslında istemiyorum ama kıramıyorum…” Bu cümle, yalnızca bir hayal kırıklığını değil aynı zamanda kişinin kendi sınırlarını nasıl ihlal ettiğini de anlatır. Ebeveynlerle, çiftlerle ya da bireylerle çalışırken fark ettiğim bir şey var: İnsanlar çoğu zaman hayır demekin bencillik olduğunu sanıyorlar. Oysa hayır demek, en sağlıklı ilişkilerin temeli - [Sporun Büyüsü: Milli Gurur ve Psikolojik Yansımalar](https://psychologytimes.com.tr/sporun-buyusu-milli-gurur-ve-psikolojik-yansimalar/) - Spor Psikolojisi ve Milli Ruh Bir spor müsabakasında kazanılan bir sayı, sadece bir sayıdan ibaret değildir. Bunun çok daha fazlası olduğunu fark ettiğimde onlarca insan kalbinin aynı anda tek bir amaç için attığını ve o adrenalinin tüm hücrelere işlediğini gördüm. Bu coşku basite indirgenemezdi; bireysel çabaların bir takım oyunu haline gelmesi, ardından kolektif bir gurur - [Maskelerden Bir Müze](https://psychologytimes.com.tr/maskelerden-bir-muze/) - Sahne Arkası: Maske Takılmadan Önce Birey maske takıp, duygularını saklamaya ve bastırmaya başlamadan önce aslında bilinçdışı bir hazırlık sürecine girer. Bireyin yaşam olaylarının akabinde günlük hayat işlevselliğini etkileyen durumlardan sonra veya geçmiş yaşantısındaki çözümlenmemiş durumlar artık bastırılamayan bir noktaya geldiğinde hazırlık süreci başlar. Bilinçdışında takmak istediği maskeyi şekillendirmeye başlar. Hangi duygulardan kaçıyor, neyi görmek istemiyor, - [Zihinsel Tuzaklarımız: Düşünce Hataları](https://psychologytimes.com.tr/zihinsel-tuzaklarimiz-dusunce-hatalari/) - Modern psikolojinin en önemli katkılarından biri, bireyin yaşadığı duygusal sorunların yalnızca dışsal olaylardan değil, olaylara yüklediği anlamlardan kaynaklanabileceğini ortaya koymasıdır. Özellikle Aaron T. Beck'in geliştirdiği bilişsel terapi kuramına göre, bireylerin yaşadığı psikolojik sorunların temelinde hatalı düşünce kalıpları yer almaktadır (Beck, 1976). Bu kalıplar, günümüzde düşünce hataları ya da bilişsel çarpıtmalar (cognitive distortions) olarak adlandırılmaktadır. Düşünce - [Olumsuz Düşünceyle Başa Çıkma](https://psychologytimes.com.tr/olumsuz-dusunceyle-basa-cikma/) - Hayatın en büyük ortak paydası, inişler ve çıkışlarla dolu bir yolculuk oluşudur. Hepimiz zaman zaman olumsuz düşüncelerin gölgesinde kalırız. “Ya başaramazsam?”, “Ya rezil olursam?”, “Ya yeterli değilsem?” gibi sorular zihnimizi esir alabilir. Bu düşünceler, sporcular için sahaya çıkmadan önce bir kabusa dönüşebildiği gibi, sıradan bir insan için de iş görüşmesinde, sınavda ya da bir sunum - [Ben Öyle Uygun Gördüm](https://psychologytimes.com.tr/ben-oyle-uygun-gordum/) - Geçtiğimiz yıl yaz mevsimine girerken yatak odam için cıvıl cıvıl bir nevresim seti almak istedim ve ev eşyaları satan büyük bir mağazaya gittim. Onlarca seçenek içerisinde kiraz çiçeği desenli yeşilli pembeli bir kumaş dikkatimi çekti. Baktığımda bana iyi hissettiriyor, adeta içimi açıyordu. “Yalnız bu aldığınız çarşaf seti, paketin içerisinde nevresim kılıfı yok, yalnızca yastık kılıfı - [Çocuklarda ve Yetişkinlerde Depresyona Kısa Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-ve-yetiskinlerde-depresyona-kisa-bir-bakis/) - Çocuklar özelinde ele alacağız konuyu. Ancak psikolojik rahatsızlıklar benzer semptomlar gösterdiği için yetişkinlerde kendine uygulayabilirler, bahsedilecek görüşleri. Depresyon, genellikle serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerin dengesizliğinden kaynaklanır. Serotonin, özellikle mutluluk ve huzur hissi ile ilişkilendirilirken; dopamin, motivasyon, ödül ve zevk alma hissi ile ilişkilidir. Depresyonlu çocukların / yetişkinlerin beyinlerinde, prefrontal korteks ve limbik sistem arasındaki - [Sessiz Tükenmişlik: Duygusal Yorgunluğun Görünmeyen Yüzü](https://psychologytimes.com.tr/sessiz-tukenmislik-duygusal-yorgunlugun-gorunmeyen-yuzu/) - Dışarıdan "tembel" görünen bireylerin, aslında sessiz bir tükenmişlikle mücadele ediyor olabileceklerini hiç düşündünüz mü? Modern yaşamın temposu, bireyleri her geçen gün daha fazla üretmeye, daha başarılı olmaya ve daha görünür olmaya zorluyor. Sürekli meşgul olmanın bir olumlu bir eylem gibi sunulduğu bu dünyada, hareketsizlik ya da isteksizlik hâlleri çoğu zaman “tembellik” ya da “motivasyon eksikliği” - [Fenerbahçe Kongresi Öncesi Taraftarların Duygu Haritası: Psikolojik Analiz](https://psychologytimes.com.tr/fenerbahce-kongresi-oncesi-taraftarlarin-duygu-haritasi-psikolojik-analiz/) - Fenerbahçe camiası sadece sahadaki maçlarla değil, kongre salonundaki büyük seçimlerle de heyecan yaşıyor. Bu yılki kongre, milyonlarca taraftarın duygularını aynı anda harekete geçiren büyük bir psikolojik deney niteliğinde. “Ali Koç mu, Sadettin Saran mı?” sorusu yalnızca spor haberciliğinin değil, psikoloji biliminin de konusu hâline geldi. Bu metin, süreci bilimsel ama akıcı bir dille, taraf tutmadan - [İngiltere Kuruluşlu Psychology Times, 81 İl, 100+ Üniversite ve 10+ Ülkede Temsilcilikleriyle Küresel Psikoloji Ağına Dönüştü](https://psychologytimes.com.tr/ingiltere-kuruluslu-psychology-times-81-il-100-universite-ve-10-ulkede-temsilcilikleriyle-kuresel-psikoloji-agina-donustu/) - İngiltere’de kurulan Psychology Times’ın kurucusu Psikolog Rojin Nazik, platformun ulaştığı yeni küresel boyutu şöyle açıkladı: “Kuruluşumuzdan bu yana hedefimiz; psikoloji alanında hem bilimsel hem toplumsal katkıyı güçlendirmekti. Bugün geldiğimiz noktada artık Türkiye’nin 81 ilinin tamamında, büyük illerin pek çok ilçesinde ve 100’ü aşkın üniversitede temsilcilerimiz bulunuyor. Bu sayede isteyen herkes, kendi şehrindeki veya üniversitesindeki temsilcimize - [Mutluluğu Ararken Neden Daha Çok Kayboluyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/mutlulugu-ararken-neden-daha-cok-kayboluyoruz/) - Modern Dünyada Mutluluk Arayışı İnsanlık tarihi boyunca mutluluk, felsefenin, dinlerin ve son yüzyılda psikolojinin en çok tartıştığı kavramlardan biri oldu. Aristo, mutluluğu yaşamın en yüksek amacı olarak görürken, modern çağda bu kavram giderek bireysel bir hedefe dönüştü. Günümüzde neredeyse herkes “nasıl mutlu olunur?” sorusuna yanıt arıyor. Kişisel gelişim kitapları, sosyal medya içerikleri, atölyeler ve terapiler - [Erteleme Davranışı: Tembellik mi, Psikolojik Bir Sinyal mi?](https://psychologytimes.com.tr/erteleme-davranisi-tembellik-mi-psikolojik-bir-sinyal-mi/) - Yapılacaklar listeniz gözünüzün önünde duruyor. Üzerini çizeceğiniz görevler hazır. Bazıları uzun süredir sizi bekliyor, bazıları ise artık son dakikaya girdi. Bu listeyi tamamladığınızda kendinizi çok daha iyi hissedeceğinizi biliyorsunuz. Ama siz hâlâ sosyal medyada gezinmeye devam ediyorsunuz. Belki de mutfağı temizlemek, telefon galerinizdeki fotoğrafları düzenlemek gibi normalde asla öncelik vermeyeceğiniz işlere büyük bir ilgi gösteriyorsunuz. - [Dilin Sessiz Çığlığı: Şizofrenide Anlam, Prefrontal Korteks ve Beynin Semantik Haritası](https://psychologytimes.com.tr/dilin-sessiz-cigligi-sizofrenide-anlam-prefrontal-korteks-ve-beynin-semantik-haritasi/) - Şizofreni, gerçeklikten kopuşla karakterize edilen; bilişsel, duygusal ve davranışsal alanlarda yaygın bozulmalara yol açan ciddi bir ruhsal bozukluktur (APA, 2022). Tanı koymak için, en az bir aylık aktif dönem boyunca aşağıdaki semptomlardan en az ikisinin bulunması gerekir; bunlardan en az biri sanrı (delusions), varsanı (hallucinations) veya dağınık konuşma (disorganized speech) olmalıdır: Sanrılar (delüzyonlar) Varsanılar (halüsinasyonlar) - [Rüyalar: Beynin Sineması mı, Ruhun Mesajı mı?](https://psychologytimes.com.tr/ruyalar-beynin-sinemasi-mi-ruhun-mesaji-mi/) - Rüyalar ve düşler, gerçek dünyada algıladığımızdan çok daha zengin bir kurguyu önümüze serer. Çünkü orada, kendimizi olmak üzere şekillendirdiğimiz kimliğin bile ötesine geçebiliriz. Düşlerde etik, ahlak, zaman ya da kurallar yoktur; yalnızca arzular, korkular ve hedefler vardır. Aynı zamanda rüyalar, bizden ve yaşadığımız deneyimlerden bütünüyle kopuk değildir. Geçmiş anılarımıza, çocukluk yaşantılarımıza dayanan köklere sahiptir ve - [Özel Gereksinimli Çocuklarda Sosyal Uyumun Önemi](https://psychologytimes.com.tr/ozel-gereksinimli-cocuklarda-sosyal-uyumun-onemi/) - Sosyal uyum, çocukların gelişim sürecinin temel unsurlarından biridir (Yıldırım, 2022). Bu durum, özel gereksinimli çocuklar için de aynı ölçüde geçerlidir. İçsel uyum sorunlarının azalması ve topluma aktif katılımın sağlanması, sosyal uyumun güçlü olmasına bağlıdır. Sosyal uyumu yüksek olan özel gereksinimli çocuklar, yalnızca kendi gelişimlerini desteklemekle kalmaz, aynı zamanda akranları üzerinde de olumlu bir etki yaratır. - [Bilinçdışıyla Yüzleşmek: Zihnindeki Görünmeyeni Yöneten Güç](https://psychologytimes.com.tr/bilincdisiyla-yuzlesmek-zihnindeki-gorunmeyeni-yoneten-guc/) - Bilinçdışı Nedir? Bilinçdışı, insan zihninin en gizemli ve aynı zamanda en güçlü katmanlarından biridir. Bilimsel olarak, bireyin doğrudan farkında olmadığı; ancak düşüncelerini, duygularını, davranışlarını ve ilişkilerini derinden etkileyen zihinsel süreçlerin bütününü ifade eder. Bu alan, yalnızca unutulmuş anıların veya bastırılmış dürtülerin deposu değil; aynı zamanda kişiliğin, kimliğin ve içsel çatışmaların şekillendiği dinamik bir yapıdır. Bilinçdışı - [Filtrelenmiş Gerçeklik: Sosyal Medyanın Beden Algısına Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/filtrelenmis-gerceklik-sosyal-medyanin-beden-algisina-etkileri/) - Dijitalleşmenin hayatın merkezine oturmasıyla birlikte sosyal medya, bireylerin günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Fotoğraf ve video paylaşımına dayalı platformlar, kullanıcıların kendilerini sunma biçimlerini şekillendirmekte ve diğer bireylerle sosyal karşılaştırmalara zemin hazırlamaktadır. Bu durum özellikle beden algısı üzerinde güçlü etkiler yaratmaktadır. Sosyal medyada idealize edilmiş, filtrelenmiş görsellere sürekli maruz kalmak, bireylerin kendi bedenlerini değerlendirme - [Acının Anatomisi: Schenck’in Tablosu Işığında Hayvanlarda Yas](https://psychologytimes.com.tr/acinin-anatomisi-schenckin-tablosu-isiginda-hayvanlarda-yas/) - “Konuşmayan kederden daha büyük bir keder yoktur.”– Dante Alighieri August Friedrich Schenck’in Acı adlı eseri, sanatın psikolojiye ışık tutan güçlü metaforlarından biridir. Tabloda, kuzusunun cansız bedeninin başında bekleyen çaresiz bir koyun ve etrafta düşmanca bekleyen kargalar tasvir edilmiştir. İlk bakışta yalnızca hüzün dolu bir doğa manzarası izlenimi veren tabloda, insanlar için son derece tanıdık duygular - [İnsanlar Neden Aldatır? : Varoluşçu Bakış](https://psychologytimes.com.tr/insanlar-neden-aldatir-varoluscu-bakis/) - İnsanlığın çok eskilerine indiğimizde, örneğin taş devrinde, aşk, sevgi, yardımlaşma gibi olgular kadar aldatma, kıskançlık gibi olguların da ortaya çıktığını görebiliriz. Romantik ilişkilerde aşk ve sadakat, insanlığın tarihi boyunca sorguladığı, anlamlandıramadığı konuların başında yer alır. Çeşitli disiplinler ve ekoller bu olguyu farklı perspektiflerden ele alırken, varoluşsal psikoloji insanın temel kaygılarını; sorumluluk, özgürlük, anlam arayışı, yaşam - [Görünmeyen Yük: Polikistik Over Sendromu Psikolojik Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/gorunmeyen-yuk-polikistik-over-sendromu-psikolojik-etkileri/) - Çoğu kadının, belki farkında bile olmadan, Polikistik Over Sendromu (PCOS) ile yaşamaktadır. PCOS, kendini adet düzensizliği, cilt veya kilo problemleri, saç dökülmesi, hirsutism (kıllanma) ile gösteren bir durum olmakla birlikte semptomlar kişiden kişiye değişmektedir. PCOS, görünenden daha çok derin etkiler bırakan bir durumdur. Yalnızca bedeni etkilemekle kalmayıp, kişinin zihinsel sağlığı üzerinde de etkiler yaratmaktadır. Anksiyete, - [Anne-Kız İlişkisinde Rakip Algısı ve Anne Kıskançlığı: Psikolojik Dinamikler ve Kuramsal Yaklaşımlar](https://psychologytimes.com.tr/anne-kiz-iliskisinde-rakip-algisi-ve-anne-kiskancligi-psikolojik-dinamikler-ve-kuramsal-yaklasimlar/) - Anne ile kız çocuğu arasındaki ilişki, insan gelişiminde en güçlü duygusal bağlardan birini oluşturur. Ancak bu bağ, her zaman yalnızca sevgi, koruma ve destek üzerine kurulmaz. Bazı durumlarda anne, kızını bilinçli ya da bilinçdışı düzeyde bir rakip olarak algılayabilir. Bu durum, özellikle ergenlik döneminde kızın fiziksel çekiciliğinin artması, bağımsızlık taleplerinin yükselmesi ve toplumsal rollerin çatışmasıyla - [Psikanalitik Kuramların İzinde: Dürtü Kuramı ve Nesne İlişkileri](https://psychologytimes.com.tr/psikanalitik-kuramlarin-izinde-durtu-kurami-ve-nesne-iliskileri/) - İnsan davranışlarını açıklayabilmek ve psikolojik süreçleri anlamak için bazı temel yaklaşımlar geliştirilmiştir. Bu yaklaşımlar, bireyin gelişim süreçlerini ve içsel duygu durumlarını çözebilmek ve açıklamak için psikoloji dünyasında önemli bir yer tutar. Bu bağlamda, Sigmund Freud tarafından geliştirilen Dürtü Kuramı ve kuramın temellerini atan Melanie Klein’in Nesne İlişkileri Kuramı yol gösterir. Dürtü Kuramı ve Freud’un Katkıları - [Yetişkinlikte Ebeveyn Kaybı: İçimizdeki Çocuğun Vedası](https://psychologytimes.com.tr/yetiskinlikte-ebeveyn-kaybi-icimizdeki-cocugun-vedasi/) - Kaç yaşında olursanız olun, zaman ne kadar hızlı geçerse geçsin hep küçük kalmak ister miydiniz? Yanıtınız olumlu ise muhtemelen buna zaten sahipsinizdir. Bazen ebeveynlerinizin kaç yaşında olursanız olun, isterseniz evli ve hatta onlar gibi ebeveyn dâhi olmuş olsanız; size hâlâ çocuk gibi davranmalarından şikâyet ediyor olabilirsiniz. Bu durum size ciddiye alınmıyormuş ve güvenilmiyormuş gibi hissettirse - [Renklerin Kişiliği](https://psychologytimes.com.tr/renklerin-kisiligi/) - Kişiliğinizin bir rengi olduğunu biliyor muydunuz?Sizi yansıtan renk kişilik testi, davranışlarınızın ve kararlarınızın arkasındaki gizli güç olabilir. Renkler yalnızca görsel algımızı şekillendiren bir unsur değil, aynı zamanda psikolojik dünyamıza doğrudan etki eden güçlü sembollerdir. Kırmızının hızla atan kalplerle, mavinin huzurlu gökyüzüyle ya da sarının canlılıkla özdeşleşmesi tesadüf değildir. Psikoloji alanında yapılan çalışmalar; renklerin insan davranışlarını, - [Sağlıklı Beslenmeye Yönelik Sağlıksız Takıntılık Hali: Ortoreksiya Nervoza](https://psychologytimes.com.tr/saglikli-beslenmeye-yonelik-sagliksiz-takintilik-hali-ortoreksiya-nervoza/) - Sağlıklı ve dengeli beslenme, kişilerin sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi açısından büyük önem taşır. Bazı durumlarda kişiler sağlıklı beslenme konusu üzerine fazla düşebilir, kendileri için sıkı diyet listeleri hazırlayabilir, yedikleri yiyeceklerin kalitesini sorgulayabilirler. Bir noktaya kadar bütün bunlar normal gelse de bir yerden sonra bu durum kişiye zarar veren bir durum haline gelebilir. Bugünkü yazımızda bahsedeceğimiz - [Kadınlarda Psikolojik Sağlık](https://psychologytimes.com.tr/kadinlarda-psikolojik-saglik/) - Psikolojik sağlığa cinsiyet açısından baktığımızda önemli farklılıklar önümüze çıkıyor. Özellikle bazı psikolojik sorunların kadınlarda görülme oranı daha fazlayken bazı psikolojik sorunlar sadece kadınlar tarafından yaşanabiliyor. Öne çıkan psikolojik sorunlardan birisi depresyondur. Depresyon kadınlarda erkeklerden çok daha fazla deneyimlenebilmektedir (Yıldız ve ark., 2024; Aydın ve ark., 2025). Kaygı sorunları da kadınlarda çok daha fazla öne çıkmaktadır - [Yas, Acı ve Sevgi](https://psychologytimes.com.tr/yas-aci-ve-sevgi/) - “Yas, sevginin ödenmemiş borcudur.” diyor Freud. İnsan sevdiğini kaybettiğinde aslında yok olan yalnızca bir beden değildir; paylaşılmış zaman, söylenmemiş cümleler ve içimizde sessizce büyüyen bağlılık da eksilir. Yas, bu eksilmeye verilen çok insanca bir cevaptır. Çoğu zaman toplum, kaybeden kişiye “güçlü ol” ya da “zamanla geçer” gibi cümlelerle yaklaşır. Oysa yas bir hastalık değil, ruhun - [Hep Daha Fazlasını İsteme Tutkusu: Modern Boşluğun Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/hep-daha-fazlasini-isteme-tutkusu-modern-boslugun-psikolojisi/) - İnsan, varoluşundan bu yana bir şeyler arar: anlam, sevgi, başarı… Modern dünyada bu arayış, çoğu zaman doyumsuzluk ve boşluk hissi ile sonuçlanır. Sosyal medya, sürekli karşılaştırma, hızla değişen yaşam koşulları, insanın içsel dünyasında sessiz bir boşluk yaratır. Peki, bu boşluğu doldurmak mümkün mü, yoksa modern çağın bir parçası olarak hep kayıp mı yaşayacağız? Psikoloji bize - [Romantik İlişkilerde Partner Seçimi](https://psychologytimes.com.tr/romantik-iliskilerde-partner-secimi/) - Romantik ilişkiler, bireylerin yaşamında büyük bir yer kaplayan ve kişisel gelişimden mutluluk düzeyine kadar pek çok alanda etkili olan bir olgudur. İnsanlar belirli bir yaş ve gelişim döneminden sonra hayatlarını paylaşabilecekleri doğru partneri bulmaya yönelirler. Ancak “doğru kişiyi seçmek” ve “ilişkiyi sürdürülebilir kılmak” çoğu zaman yanıtı kolay bulunamayan sorulardan biridir. Bu yazıda, romantik ilişkilerin daha - [Okula Uyum: Küçük Adımlar, Güçlü Bağlar](https://psychologytimes.com.tr/okula-uyum-kucuk-adimlar-guclu-baglar/) - Okula Uyum Süreci ve Ayrılık Kaygısı Okula başlama süreci, çocukların hayatında küçük gibi görünen ama aslında çok büyük bir değişim ve büyük bir adımdır. Her başlangıç bir heyecan ve umut içerisinde barındırır. Peki, çocuklar okulda nelerle karşılaşır? Tanımadıkları yeni bir ortam, bahçe, sınıflar, sesler, gürültüler, tanımadığı yetişkinler ve akranlar... Ayrılık bu süreçte bir sorundan ziyade - [Kadınların Duygusal Emek Yükü: Görünmeyen Psikolojik Sorumluluklar](https://psychologytimes.com.tr/kadinlarin-duygusal-emek-yuku-gorunmeyen-psikolojik-sorumluluklar/) - Duygusal Emek Kavramı ve Kadınlarda Duygusal Emek Kadınların aile içindeki rolü, tarih boyunca birçok kültürde belirli normlarla şekillenmiştir. Bu normlar, ev içi görevlerden çocuk bakımına, eşin duygusal olarak desteklenmesinden aile bireylerinin ihtiyaçlarının yönetilmesine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu noktada modern psikoloji literatürü, kadınların üstlendiği duygusal emek ve psikolojik sorumluluklarının görünmezliğine dikkat çeker. Böylece, duygusal - [Doğanın İyileştirici Gücü: Ekoterapi](https://psychologytimes.com.tr/doganin-iyilestirici-gucu-ekoterapi/) - Yaratılışımızın ilk dönemlerinden bu yana atalarımız beslenmek ve üretmek için doğayla iç içe yaşamışlardır. Yıllar geçtikçe modernleşme ve kentleşme ile birlikte insanın doğaya olan bağı azalmıştır. Şimdiki yıllarda ise modern insanın doğayla bağı epeyce azalmış, kalabalık şehirlerde ise neredeyse tamamen bitmiştir. Toplumun doğayla bağının bu denli kopması Paul Shepard’ın da vurguladığı gibi bir tür delilik - [Zodiac Katili: Bir Seri Katilin Psikolojik Portresi](https://psychologytimes.com.tr/zodiac-katili-bir-seri-katilin-psikolojik-portresi/) - 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında Amerika Birleşik Devletleri, tarihin en gizemli seri katillerinden biriyle karşılaştı: Zodiac Katili. Kimliği hiçbir zaman belirlenemeyen bu kişi, sadece işlediği cinayetlerle değil, aynı zamanda polise ve basına gönderdiği şifreli mektuplarla da toplumda büyük bir korku atmosferi yarattı. Zodiac, toplumun gündemine yerleşti ve bir gizem figürü haline geldi. Bugün bile kimliği - [Günlük Tutamamak: İç Sesle Kurulan Bağın Kopuşu](https://psychologytimes.com.tr/gunluk-tutamamak-ic-sesle-kurulan-bagin-kopusu/) - Kendi ile konuşmak, çoğu zaman insanın en güvenli limanı olur. Bir deftere dökülen kelimeler ya da zihinde yankılanan cümleler, içsel yolculuğun hem tanığı hem de eşlikçisidir. Ancak bazı dönemlerde bu iç ses, bizi rahatlatmak yerine tüketir. Yazmak, konuşmak ya da düşünmek artık özgürleştirici değil, yorucu bir tekrar döngüsüne dönüşür. Peki bu neden olur? Kendi Sesinden - [ISSIZ ADAM FİLM ANALİZİ IŞIĞINDA BAĞLANMA KORKUSUNU (DİSORGANİZE BAĞLANMA) ANLAMAK: ''ALPER İÇİN BAŞKA TÜRLÜSÜ MÜMKÜN OLABİLİR MİYDİ?''](https://psychologytimes.com.tr/issiz-adam-film-analizi-isiginda-baglanma-korkusunu-disorganize-baglanma-anlamak-alper-icin-baska-turlusu-mumkun-olabilir-miydi/) - Alper yalnız, nevi şahsına münhasır zevkleri olan bir adam. İşinde çok başarılı ancak tek gecelik ilişkilere bağımlı. Yani her gece cinsel doyum yaşamadan uyuyamıyor. Sevişirken bağ kurmuyor ve hızla orgazm olurken partnerine karşı sadistik bir cinsellik sergiliyor. Seks işçisi kadınlara verdiği parayı da evine temizliğe gelen kadının parasını da daha iş başlamadan veriyor. Yaşı ilerliyor - [Toksik Aile Dinamiği: Çocukluktan Yetişkinliğe Taşınan Görünmeyen İzler](https://psychologytimes.com.tr/toksik-aile-dinamigi-cocukluktan-yetiskinlige-tasinan-gorunmeyen-izler/) - Aile, çocuğun ilk sığınağı, güven duygusunun temellendiği en önemli sosyal yapıdır. Ancak bazı ailelerde sevgi, güven ve destek yerine güvensizlik, öfke ve sınır ihlalleri öne çıkar. Bu tür aileler toksik aile olarak tanımlanır. Toksik ailelerde ebeveyn rollerinin net çizilmediği, çocuklardan yaşlarının ötesinde beklentiler olduğu, kişisel alanın ihlal edildiği ve sevgi yerine suçlama ya da öfkenin - [Adını Sen Seçmedin, Ama Hikâyeni Seçebilirsin](https://psychologytimes.com.tr/adini-sen-secmedin-ama-hikayeni-secebilirsin/) - Herkesin bizim hakkımızda bir fikri vardır. Kimi bizi çalışkan bulur, kimi tembel; kimine göre merhametliyizdir, kimine göre acımasız. Kimisi güzelliğimizi över, kimisi yetersizliğimizi konuşur. Birinin sevgilisi, annenin kızı, babanın oğlu, toplumun parçası... Daha en baştan bize ait olmayan tanımlarla çevreleniriz. Zamanla bu kelimeleri kendi gerçeğimiz sanabiliriz. Tıpkı başkalarının hayallerini kendi hayalimiz zannetmemiz gibi. Oysa bizi - [Sanat, Travma ve İnsan Ruhunun Direnci: Piyanist Filmi Üzerine Psikolojik İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/sanat-travma-ve-insan-ruhunun-direnci-piyanist-filmi-uzerine-psikolojik-inceleme/) - Roman Polanski’nin 2002 yılında çektiği Piyanist filmi, yalnızca II. Dünya Savaşı’nı ve Yahudi soykırımını anlatan bir tarihsel drama değildir; aynı zamanda insan ruhunun sınırlarını, hayatta kalma içgüdüsünü ve travmanın bireyde bıraktığı derin izleri gözler önüne seren bir başyapıttır. Władysław Szpilman’ın anılarından uyarlanan film, Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye, Oscar’da ise üç ödül kazanarak sinema tarihine - [Peri Tozlu Meslekler: İşine Işıltı Katanlar](https://psychologytimes.com.tr/peri-tozlu-meslekler-isine-isilti-katanlar/) - Hayat bazen çok sabit bir yolculuk gibi görünür. Rutinlerle dolu bir hayata sahipmişiz gibi hissederiz. Her gün, bir önceki günün aynısı gibidir. Oysa bazı insanlar, bu rutinlerini mesleklerine olan sevgileriyle güncellerler. Mesleklerini sadece yapmakla kalmaz, onlara ışıltı da katarlar. İşte bu insanlar, peri tozlu mesleklerin kahramanlarıdır. Meslek Tutkusu ve Işıltı Öğretmen, doktor, sanatçı, mühendis, gazeteci, - [Oyunlar ve Medyanın Çocuklarda Agresyona Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/oyunlar-ve-medyanin-cocuklarda-agresyona-etkisi/) - Çocukların ellerinde tabletler, odalarında oyun konsolları, televizyon karşısında uzun saatler geçirdiklerini görmek artık hepimiz için sıradan bir manzara. Ancak ebeveynlerin sıkça sorduğu bir soru var: “Çocuğum oyunlardan, dizilerden etkileniyor mu?” Bu soru, çocuk psikolojisi ve klinik araştırmaların uzun yıllardır üzerinde durduğu bir konudur. Çocukların medya ile ilişkisi, yalnızca eğlence değil aynı zamanda duygu düzenleme, öğrenme - [Psikolojik Göç: Beden Burada, Ruh Başka Yerde](https://psychologytimes.com.tr/psikolojik-goc-beden-burada-ruh-baska-yerde/) - Göç denildiğinde genellikle ülke değiştirmek, şehir taşınmak veya yeni bir hayat kurmak akla gelir. Oysa bazı göçler hiçbir sınırdan geçmez; görünmezdir, sessizdir ve çok daha derindir. İnsan, bedenen bir yerde yaşarken ruhunu çoktan başka diyarlara taşıyabilir. Bu olguya psikolojik göç diyoruz. Psikolojik göç, kişinin bedenen bulunduğu yerde olmasına rağmen zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak orada - [Erken Çocuklukta Okula Uyum Süreçleri: Duygusal, Sosyal ve Davranışsal Boyutları](https://psychologytimes.com.tr/erken-cocuklukta-okula-uyum-surecleri-duygusal-sosyal-ve-davranissal-boyutlari/) - Erken çocukluk dönemi, bireyin bilişsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişim açısından en kritik süreçlerinden biridir. Genellikle 0-6 yaş arası çocukları kapsayan bu dönem, çocukların çevreleriyle etkileşime başladığı, temel davranış, sosyal beceri ve duygusal becerilerini geliştirdiği bir süreçtir (Shonkoff & Phillips, 2000). Özellikle okul öncesi eğitim kurumlarına, yani anaokullarına geçiş, çocuklar için önemli bir yaşam değişikliğini - [Bilinçdışının Kapısını Aralamak](https://psychologytimes.com.tr/bilincdisinin-kapisini-aralamak/) - “Rüya, bilinçdışına giden kral yoludur.” Freud’un (2013) bu cümlesi, psikanalizin en güçlü önermelerinden biri olarak hâlâ yankılanıyor. Düşlerin Yorumu, yalnızca bir kitap değil; insanın kendi karanlık dünyasına açılan bir kapıdır. Freud’un (2013) yayımladığı bu eser, ruhun saklı yüzünü görünür kılarak psikoloji tarihinde devrim yaratmıştır. Çoğumuz sabah uyanınca rüyalarımızı hafife alır, onları zihnin rastgele oyunları olarak - [Göç ve Kimlik: Çifte Kültürlülüğün Psikolojik Yansımaları](https://psychologytimes.com.tr/goc-ve-kimlik-cifte-kulturlulugun-psikolojik-yansimalari/) - Göç, insanlık tarihi boyunca toplumları dönüştüren güçlü bir olgu olmuştur. Ekonomik, politik veya kişisel nedenlerle ülkelerinden ayrılan milyonlarca insan, yeni bir yaşam kurarken beraberinde kimlik, aidiyet ve uyum sorunlarını da taşır. Çifte kültürlülük (bicultural identity), göçmenlerin hem geldikleri kültürü hem de ev sahibi kültürü bir arada yaşama deneyimini ifade eder. Bu durum yalnızca “iki dünya - [Tanıdık Yüzdeki Yabancı: Capgras Sendromu](https://psychologytimes.com.tr/tanidik-yuzdeki-yabanci-capgras-sendromu/) - Hiç tanıdığınız kişilerin, onlara çok benzeyen başkalarıyla yer değiştirildiğini düşündünüz mü? Karşınızda duran annenizin saçı, boyu, kilosu her zamanki gibi olabilir; ama ya o, gerçekten anneniz değilse? Ya da sizi dolandırmak isteyen biri onun yerine geçtiyse? Bu sorular kulağa çok saçma gelse de, Capgras Sendromu’ndan muzdarip birinin zihninde dolaşan düşünceler tam olarak bunlardır. Capgras Sendromu - [Sen, Ben ve Aramızdaki Çizgi: Sağlıklı İlişkilerin Sırrı](https://psychologytimes.com.tr/sen-ben-ve-aramizdaki-cizgi-saglikli-iliskilerin-sirri/) - İlişkilerin Görünmez Yükü Günümüzde ilişkiler eskisinden çok daha yoğun bir sınavdan geçiyor. Bir yandan teknolojinin sunduğu sürekli bağlantı hâli, bir yandan sosyal medyanın çizdiği “ideal ilişki” tabloları, bireyler üzerinde baskı yaratıyor. Partnerimizden, arkadaşımızdan, hatta iş arkadaşımızdan bile aynı anda destekleyici, ulaşılabilir, eğlenceli, anlayışlı, sınır tanımaz derecede yakın ama bir o kadar da özgürlükçü olmasını bekliyoruz. - [Otizm Spektrum Çocuğu Ailenin Kabullenme Süreci](https://psychologytimes.com.tr/otizm-spektrum-cocugu-ailenin-kabullenme-sureci/) - Otizm Spektrum Bozukluğu ve Aileye Etkileri Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), sosyal iletişimde güçlükler, tekrarlayıcı davranışlar ve sınırlı ilgi alanlarıyla kendini gösteren nörogelişimsel bir durumdur. Bir çocukta otizm tanısı konulduğunda bu yalnızca çocuğu değil, aynı zamanda aileyi de derinden etkileyen bir süreçtir. Aileler çoğu zaman tanı sonrasında hem duygusal hem de sosyal anlamda büyük bir uyum - [Beslenme ve Uyku Düzeninin Psikolojiye Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/beslenme-ve-uyku-duzeninin-psikolojiye-etkileri/) - Modern yaşamın temposu içinde salınırken ihmal ettiğini düşündüğün bir şeyler oldu mu? Yarınki projeyi teslim etmek için gece boyunca kaç kahve içtin, ne kadar şeker tükettin ve kaç saat uyudun? Dört gözle gelmesini beklediğin hafta sonu geldi ama o da ne? Birkaç reel daha izlerken pazartesi gelmiş bile. Bunlar, birçoğumuzun yaşadığı normal ama aynı zamanda - [Suyun ve Sesin Gücü: Osmanlı Darüşşifasında Psikoloji ve Müzikle Tedavi](https://psychologytimes.com.tr/suyun-ve-sesin-gucu-osmanli-darussifasinda-psikoloji-ve-muzikle-tedavi/) - Osmanlı’da Ruh Sağlığına Tarihsel Bir Bakış: II. Bayezid Darüşşifası II. Bayezid Külliyesi, 1484-1488 yılları arasında II. Bayezid tarafından Edirne’de yaptırılmış, günümüze kadar ulaşmış bir külliyedir. Külliye içerisinde; tıp medresesi, darüşşifa, camii ve imarethane bulunur. Günümüzde ise müze olarak hizmet vermektedir. Külliye içerisinde; derslikler, yatakhaneler, ilaç yapım odası, hasta odaları, kütüphane, çamaşırhane ve mutfak gibi birçok - [Zamanı Yönetememek Değil, Anlaşılmamaktır Mesele: DEHB’li Çalışanlar İçin Kurumsal Hatalar ve Yeni Yaklaşımlar](https://psychologytimes.com.tr/zamani-yonetememek-degil-anlasilmamaktir-mesele-dehbli-calisanlar-icin-kurumsal-hatalar-ve-yeni-yaklasimlar/) - Kurumsal dünyada “verimlilik” kavramı, sıklıkla zaman yönetimi ile özdeşleştirilir. Takvimler, hedefler, yapılacaklar listesi, dakika bazlı planlamalar… Ancak bu sistemlerin herkese eşit düzeyde hitap ettiğini varsaymak, modern iş dünyasının en yaygın yanılgılarından biridir. Özellikle Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı taşıyan bireyler için zaman yönetimi araçları yalnızca destekleyici değil; aynı zamanda tetikleyici bir stres ve - [Tatil Rutininden Okul Rutinine: Okula Dönüş Zorlukları ve Baş Etme Yöntemleri](https://psychologytimes.com.tr/tatil-rutininden-okul-rutinine-okula-donus-zorluklari-ve-bas-etme-yontemleri/) - Okula dönüş, çocuklar için hem heyecanlı hem de bir o kadar zorlayıcıdır. Arkadaşlarını tekrar görmek ve yeni arkadaşlar edinmek heyecan verici olsa da okulların açılmasıyla birlikte tatil boyunca sahip oldukları fazla oyun vakti ve serbest uyku saatleri sona erer; yeniden sorumluluklar üstlenmek ve ayrılık kaygısı ile başa çıkmak çocuklar için zorlayıcı hale gelir. Bu nedenle - [Zor Zamanlarda Sinir Sistemimizi Dinlemek: Polivagal Teori ile Sakinleş](https://psychologytimes.com.tr/zor-zamanlarda-sinir-sistemimizi-dinlemek-polivagal-teori-ile-sakinles/) - Günlük hayatın yoğun temposu, ekonomik belirsizlikler, politik çalkantılar ya da kişisel kayıplar… Zor zamanlarda yalnızca zihnimiz değil, bedenimiz de konuşur. Kalbimizin hızlanması, nefesimizin daralması, donakalmak ya da öfkeyle patlamak… Hepsi sinir sistemimizin doğal tepkileridir. Bu yazıda, Polivagal Teori’nin ışığında sinir sistemimizi nasıl tanıyabileceğimizi ve onu yeniden güvenli alana nasıl davet edebileceğimizi keşfedeceğiz. Hayatın Yükü Bedenimize - [Dijital Çağda Çocukların Duygusal Dayanıklılığı](https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-cocuklarin-duygusal-dayanikliligi/) - Günümüz çocukları, teknolojinin en yoğun şekilde kullanıldığı bir dönemde büyümektedir. Tabletler, akıllı telefonlar, bilgisayar oyunları ve sosyal medya platformları, çocukların günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu durum, bir yandan bilişsel gelişime katkılar sağlarken diğer yandan duygusal dayanıklılık açısından önemli riskler doğurmaktadır. Duygusal dayanıklılık (resilience), bireyin stresli yaşam olaylarıyla baş edebilme, uyum sağlayabilme ve - [Sakin Sabahlar](https://psychologytimes.com.tr/sakin-sabahlar/) - Yeni bir günün ilk anlarını nasıl geçirdiğiniz, o 24 saatin geri kalanı üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir. Sabahları yoğun bir rutine dalıp hemen üretken olmaya çalışmak yerine, sakin sabahlar, güne daha başından itibaren daha fazla amaç ve niyetle başlamanızı sağlar.Belirli yavaş sabah aktiviteleri kişiden kişiye değişse de, bu terim artık pastoral, yalnız bir sabah - [Ergenlik Dönemini Anlamak ve Ona Eşlik Edebilmek](https://psychologytimes.com.tr/ergenlik-donemini-anlamak-ve-ona-eslik-edebilmek/) - Ergenlik dönemi, insan yaşamının en çalkantılı evrelerinden biridir. Çocukluğun güvenli alanından uzaklaşırken, yetişkinliğin belirsizliğine doğru giden genç, hem bedensel hem de duygusal anlamda büyük bir dönüşüm yaşar. Ne hissettiğini tarif etmekte zorlanırken, dış dünyadan anlaşılmayı bekler. İç dünyasında fırtınalar koparken bir de otoriteyle karşılaşır, sonrasında olanlar olur. Otoriteyle çatışmalar yaşanır, ebeveynlerin endişesi artar, aile içi - [Fazla Empati Zararlı Olabilir mi?](https://psychologytimes.com.tr/fazla-empati-zararli-olabilir-mi/) - Empati, insan ilişkilerinin görünmez köprüsüdür. Bir başkasının duygularını anlayabilmek, onun yaşadığı deneyimi kendi içimizde hissedebilmek, bizi yalnızlıktan çıkarır ve aidiyet duygusu verir. Çoğu zaman empati sayesinde anlamlı dostluklar kurar, aile bağlarımızı güçlendirir ve profesyonel ilişkilerimizde güven ortamı yaratırız. Ancak her güzel şeyde olduğu gibi empatinin de fazlası bazen düşündüğümüz kadar sağlıklı olmayabilir. Son yıllarda araştırmalar, - [Boşanma Sürecinde Çocukların Psikolojik Dayanıklılığı](https://psychologytimes.com.tr/bosanma-surecinde-cocuklarin-psikolojik-dayanikliligi/) - Boşanma, yalnızca eşlerin ilişkisini sonlandırması değildir; aynı zamanda aile yapısının yeniden şekillenmesi anlamına gelir. Bu süreç, özellikle çocuklar için belirsizlik, kayıp ve değişimle dolu bir dönem olabilir. Çocuğun boşanmayı nasıl algıladığı, yaşına, gelişimsel özelliklerine ve ebeveynlerin süreci nasıl yönettiğine bağlıdır. Burada en önemli kavram, çocuğun psikolojik dayanıklılığıdır. Psikolojik dayanıklılık, bireyin stresli yaşam olaylarına uyum sağlama - [Kent ve Kır Arasında: LGBTQ+ Gençlerin Kimlik Deneyimi](https://psychologytimes.com.tr/kent-ve-kir-arasinda-lgbtq-genclerin-kimlik-deneyimi/) - Kimlik keşfi özellikle ergenlik döneminde yoğun olarak yaşanan ve çoğunlukla zorlu olabilen bir süreçtir. Bireyler bir yandan kendi kişisel kimliklerini inşa etmeye çalışırken bir yandan da toplumsal rollerini bu kimliğe sığdırmaya çalışırlar. Bu ikisi arasındaki farklar keşif sürecini karmaşıklaştırarak birey için zorluklara neden olabilir. Özellikle LGBTQ+ gençler için bu sürecin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği - [Ödevimi Yapmadım… Şaka Şaka Yaptım: Çocuklarda Bilişsel Gelişiminin İşareti Olarak Mizah](https://psychologytimes.com.tr/odevimi-yapmadim-saka-saka-yaptim-cocuklarda-bilissel-gelisiminin-isareti-olarak-mizah/) - Cee-eee oyunları, bir adamın çorabını eline geçirmesi, ‘dinozorellantirik’ kelimesi… Daha önce hiç bu neşeli ipuçlarına dikkat etmiş miydiniz? Bazı olaylar çocukları beklemediğimiz kadar güldürebilir. Çocukların bu kahkahaları sadece neşelerini yansıtmaz, aynı zamanda çocuklarda bilişsel gelişimin de işaretidir. Tuvalet eğitimi sürecindeki bir çocuk ‘çiş’, ‘kaka’ kelimelerini çok komik bulurken, ilerleyen yaşlarda bu kahkahaların yerini beklenmedik olaylara - [Çocuklukta Bağlanma: Ailenin Sessiz Mimarisi](https://psychologytimes.com.tr/cocuklukta-baglanma-ailenin-sessiz-mimarisi/) - Bir çocuk dünyaya geldiğinde, ilk tanıştığı şey kucaklayan bir çift kol ve yankılanan bir ses tonudur. Bu ilk temas, yalnızca bir fiziksel temas değil; çocuğun kendilik algısını, dünya ile kuracağı bağı ve gelecekteki tüm ilişkilerini şekillendiren psikolojik bir haritanın başlangıcıdır. İşte bu haritanın en temel yapısı, çocuklarda bağlanmadır. Bağlanma, çocuğun bakım verenle kurduğu duygusal ilişkidir. - [Çocuklarda Davranış ve Uyum Problemleri: Anlama, Değerlendirme ve Çözüm Yolları](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-davranis-ve-uyum-problemleri-anlama-degerlendirme-ve-cozum-yollari/) - İlkokul çağındaki bir çocuk, her sabah yeni bir keşfe çıkmak üzere okula giderken, içinde birçok duyguyu barındırır. Neşeli, heyecanlı, ama bazen kaygılı da olabilir. Yeni arkadaşlıklar kurmak, öğrenmeye başlamak ve öğretmeninden onay almak ister. Ancak bazen, bir çocuğun içindeki bu keşif yolculuğu, dışarıya yansıyan davranışlarla engellenebilir. Çocuk, yaşadığı duygusal ya da psikolojik zorlukları davranışsal şekilde - [Bardaktan Boşalan Zaman](https://psychologytimes.com.tr/bardaktan-bosalan-zaman/) - Türk Dil Kurumu’na göre “hız”, “sürat” anlamına gelmektedir. “Hız” kelimesine eklenen “-lı” eki ise, bu kavramı nitelendiren bir biçimde kullanılmasına imkân tanır. Benzer şekilde, Türk Dil Kurumu’nda “yaşam” kavramı, doğum ile ölüm arasındaki süreci ifade etmektedir. Bu iki kavram bir araya getirildiğinde “hızlı yaşam” ifadesi, insanın doğumdan ölüme kadar geçen süresini süratli bir biçimde deneyimlemesi - [Sağlıksız Aile Dinamiklerinin Yetişkinlikteki Yansımaları](https://psychologytimes.com.tr/sagliksiz-aile-dinamiklerinin-yetiskinlikteki-yansimalari/) - Çocukluk, bireyin kişiliğinin, kendilik algısının ve dünyaya bakışının şekillendiği dönemdir. Aile bu süreçte çocuğun hem ilk sosyal çevresini hem de güvenli bağlarını oluşturur. Ancak her aile çocuğa destekleyici, sağlıklı ve kabul edici bir ortam sunamaz. Bazı ailelerde baskı, kontrol, çatışma ve ihmal hakimdir. Bu tür sağlıksız aile dinamikleri, bireyin yetişkinlikte kurduğu ilişkilerden kendilik değerine kadar - [Okula Uyum Süreci](https://psychologytimes.com.tr/okula-uyum-sureci/) - Çocukların anne kucağından ayrılıp anaokuluna başlaması, onların hayatındaki en büyük değişikliklerden biridir. Ve bu değişiklik onlar için sadece yeni bir akademik sürecin başlangıcı değildir. Okul, aileden ayrışmanın, yeni arkadaşlıklar edinmenin ve güven duygusunun şekillendiği çok ama çok önemli bir yerdir çocuk için (Altınkaynak & Akman, 2019). Hadi, yine araştırmaların ışığında konuya biraz daha yakından bakalım. - [Terapötik İlişki Olmadan Terapi Olur mu? Yapay Zekânın Sınırları](https://psychologytimes.com.tr/terapotik-iliski-olmadan-terapi-olur-mu-yapay-zekanin-sinirlari/) - Teknolojinin hızlı gelişimi, günümüz yaşamının neredeyse her alanına dokunur hale gelmiştir. Sağlık hizmetlerinden eğitim uygulamalarına, finans sektöründen gündelik yaşama kadar pek çok alanda yapay zekâ tabanlı sistemlerin kullanımı giderek artmaktadır. Ruh sağlığı alanı da bu dönüşümden payını almaktadır. Çevrimiçi danışmanlık platformları, otomatik yanıt sistemleri ve yapay zekâ tabanlı sohbet robotlarıyla psikolojik destek sunma girişimleri dikkat - [Okula Uyum: Ayrılık Kaygısından Bağımsızlığa](https://psychologytimes.com.tr/okula-uyum-ayrilik-kaygisindan-bagimsizliga/) - Okulların açılması, özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için yepyeni bir dönemin başlangıcıdır. Çocuğun evden ayrılıp farklı bir sosyal çevreye adım atması hem heyecan verici hem de kaygı uyandırıcı olabilir. Pek çok anne-baba içinse bu süreç en az çocukları kadar zorlayıcıdır. Özellikle ilkokulun ilk haftalarında yaşanan ağlama krizleri, “okula gitmek istemiyorum” cümleleri ya da bakım verenden ayrılmakta - [Yapay Zeka ile Psikoterapi: Geleceğin Tedavi Yöntemi mi, Etik Bir Risk mi?](https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-ile-psikoterapi-gelecegin-tedavi-yontemi-mi-etik-bir-risk-mi/) - Günümüzde internet kullanımı hızla artmaktadır ve bu da birçok yeni gelişmeyi beraberinde getirmektedir. Bu gelişmelerden biri de son zamanlarda oldukça popüler olan ve birçok alanda bize yardımcı olan ChatGbt yani yapay zeka… ChatGbt’i hepimiz hemen hemen biliyoruz ve gün içinde de birçok konuda yardım almak için bu teknolojiyi kullanıyoruz. Peki yapay zeka, psikoloji alanında da - [Dijital Çağda Psikolog Kimliği: Profesyonellik ve Popülerlik Çatışması](https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-psikolog-kimligi-profesyonellik-ve-populerlik-catismasi/) - Dijital çağ, psikolog kimliği için geniş kitlelere ulaşma imkânı sunarken beraberinde önemli bir ikilem getirdi: meslek onuru mu, marka kimliği mi? Sosyal medyanın sunduğu görünürlük, psikoloji biliminin toplumla buluşması için eşsiz fırsatlar barındırıyor. Ancak aynı zamanda mesleki etik ile popüler kültür arasında ince bir çizgi oluşuyor. Bu çizgi, kimi zaman profesyonellikten uzak paylaşımlarla, kimi zaman - [Sevilmek İçin Değişmek: İlişkilerde Kimlik Bulanıklığı](https://psychologytimes.com.tr/sevilmek-icin-degismek-iliskilerde-kimlik-bulanikligi/) - İlişkiler, insanın kendisiyle karşılaştığı en güçlü aynalardan biridir. Bir başkasının gözünde değerli hissetmek, kabul görmek ve anlaşılmak, insan doğasının en derin ihtiyaçlarındandır. Ancak bu ihtiyacın sınırı aşıldığında, yani kişi kendi benliğini geri plana atıp sürekli karşısındakine uyum sağlamaya başladığında, “kimlik bulanıklığı” dediğimiz durum ortaya çıkar. Kimlik bulanıklığı, kişinin kendi arzuları ile partnerinin beklentileri arasındaki sınırların - [Az Eşya, Çok Huzur: Minimalizmin Ruh Sağlığına Katkısı](https://psychologytimes.com.tr/az-esya-cok-huzur-minimalizmin-ruh-sagligina-katkisi/) - Günümüz dünyasında insanlar hiç olmadığı kadar çok şeye sahip. Teknoloji hızla gelişiyor, alışveriş platformları bir tık uzağımızda, reklâmlar ise sürekli daha fazlasına ihtiyacımız olduğunu fısıldıyor. Dolaplarımız dolup taşıyor, evlerimiz kullanılmayan eşyalarla doluyor ve buna rağmen çoğu zaman “eksik” hissetmeye devam ediyoruz. Bu tüketim kültüründe mutluluğu fazlada arıyoruz. Ancak son yıllarda, bu kalabalığın tam ortasında, daha - [Kontrolsüzlük ve İzolasyon: Ergenlikte “İncel” Gerçeği](https://psychologytimes.com.tr/kontrolsuzluk-ve-izolasyon-ergenlikte-incel-gercegi/) - Bu yazı, incel teriminin ergenlik bireyler üzerindeki etkilerini psikolojik, fizyolojik ve çevresel yönleriyle ele almaktadır. İncel olgusu, kontrolsüz öfke, şiddet eğilimi ve kimlik bunalımıyla şekillenirken, ergenliğin kırılgan doğası bu etkileşimleri daha da güçlendirir. Yazıda, ergenlerin hangi koşullarda incel kimliğine daha yatkın oldukları, şiddet eğilimlerini besleyen mekanizmalar ve bu durumun gençler üzerinde doğurduğu sonuçlar incelenmektedir. İncel - [Satanik Paniğin Yarattığı Sıkıca Tutma Terapisi](https://psychologytimes.com.tr/satanik-panigin-yarattigi-sikica-tutma-terapisi/) - Satanik Panik, 1980’lerin başlarında Kuzey Amerika’da başlayan ve 1990’ların sonuna kadar süren geniş çaplı bir panik dalgasıydı. 1993 yılının sonlarına doğru, Teksas’ta da yoğun bir satanik panik hakimdi. Tüm gazete, dergi ve haber kanallarında çocukluğunda tacize uğrayan ünlüler yer alıyordu. Terapistler (“Ortaya Çıkarılan Anı” terapistleri), danışanlarının tacize uğradığı çocukluk anılarını hatırlamaya zorluyor ve bu seanslar, - [İçimizden Gelen Sinyaller Davranışımızı Nasıl Etkiler?](https://psychologytimes.com.tr/icimizden-gelen-sinyaller-davranisimizi-nasil-etkiler/) - Sabah alarmın çalıyor, uykunun arasında kalbinin hızla çarptığını fark ediyorsun; bir yandan kalkman gerekiyor fakat göğsündeki baskı seni yatağa mıhlıyor. Veya topluluk önünde konuşmaya başlamadan hemen önce, ellerin terliyor, nefesin hızlanıyor. Bu küçük bedensel işaretler yalnızca biyolojik süreçler değil; aynı zamanda zihinsel kararların, duyguların ve davranışların görünmez ipleri. Psikoloji alanında buna “interosepsiyon” adı veriliyor ve - [Kendiliğin Özgün İfadesi ve Taşlaşma](https://psychologytimes.com.tr/kendiligin-ozgun-ifadesi-ve-taslasma/) - Varoluşçu psikolojiye göre insan, doğası gereği akışkan, değişebilir ve sürekli oluş halindedir. Kendilik (benlik), sabit bir nesne değil; ilişkiler, seçimler ve deneyimler içinde sürekli şekillenen bir süreçtir. Ancak bu akış bazen durur, donuklaşır. İşte bu noktada “taşlaşma” kavramından söz edilebilir. Taşlaşma, bireyin kendi varoluşunu akışkan bir şekilde yaşayamayarak, katı ve tekrarlayıcı bir yaşam biçimine sıkışmasıdır. - [Kırılmadan Kırmak: Sınırlar Koymak Neden Bu Kadar Zor?](https://psychologytimes.com.tr/kirilmadan-kirmak-sinirlar-koymak-neden-bu-kadar-zor/) - “Hayır” kelimesi basit görünebilir ama çoğu insanın boğazında düğümlenir. Söylemek istediğiniz halde ağzınızdan çıkmaz, çıksa da suçluluk ya da kaygı bırakır. Aslında hayır demek, yalnızca bir kelime değil; kim olduğunuzu, nerede başlayıp nerede bittiğinizi gösteren görünmez bir çizgidir. Bu çizgiye psikolojide sınır diyoruz. Sınırlar, duygusal, fiziksel ve zihinsel alanlarımızı koruyan, başkalarıyla olan ilişkilerimizdeki mesafeyi belirleyen - [Zihnin Otomatik Pilotu: Neden Hep Aynı Markayı Seçiyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/zihnin-otomatik-pilotu-neden-hep-ayni-markayi-seciyoruz/) - Bir tüketici olarak, her gün sayısız seçenek arasından tercih yapıyoruz. Ancak bu tercihler gerçekten bize mi ait, yoksa zihnimizin görünmez algoritmaları tarafından çoktan verilmiş kararları mı tekrar ediyoruz? Tüketici davranışlarının arkasındaki bilişsel ve duygusal dinamikleri anlamak, yalnızca pazarlama stratejileri açısından değil; insan zihninin işleyişine dair daha derin bir farkındalık geliştirmek açısından da kıymetli. Bu yazıda, - [Performans Toplumu ve Kimlik Yorgunluğu](https://psychologytimes.com.tr/performans-toplumu-ve-kimlik-yorgunlugu/) - Esnek Kimliğin Gücü: Başarı Günümüz toplumunda başarı, yalnızca kişisel gelişim veya mesleki ilerleme anlamına gelmiyor; aynı zamanda bireyin değerinin ölçüldüğü bir göstergeye dönüşüyor. Sosyal medya, iş dünyası ve eğitim sistemi tarafından sürekli beslenen bu performans toplumu, bireyleri “daha fazlasını yapma” baskısı altında bırakıyor. Byung-Chul Han’ın (2017) Yorgunluk Toplumu eserinde vurguladığı gibi, modern birey artık dışsal - [Yaşamanın Aşağılık Yolu](https://psychologytimes.com.tr/yasamanin-asagilik-yolu/) - Yetenekleriyle tanınmış insanları düşünün, hiçbirini hayal kırıklıklarıyla, başarısızlıklarıyla, kötü huylarıyla, yaralayıcı aile geçmişleriyle ya da standartların altında kalan yönleriyle hatırlamayız. Örneğin bizler neden Napolyon’u boyu kısa bir indense iyi bir savaşçı, Beethoven’ı sağır değil de olağanüstü yetenekli bir müzisyen olarak benimsedik? İnsanları bu denli önemli kılanın aslında hikayelerindeki kırılmış parçalar olabileceğini söylesem ne derdiniz? Bu - [Sosyal Medya Çağında Mükemmeliyetçilik: Karşılaştırma Tuzağı ve Benlik Algısı](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medya-caginda-mukemmeliyetcilik-karsilastirma-tuzagi-ve-benlik-algisi/) - Günümüzde sosyal medya, hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Kimimiz sabah uyanır uyanmaz Instagram’da hikâyelere bakıyor, kimimiz TikTok’ta saatlerimizi geçiriyoruz. Bu platformlar, başkalarıyla bağ kurmamızı ve kendimizi ifade etmemizi sağlarken aynı zamanda sürekli bir “karşılaştırma vitrini” sunuyor (Holland & Tiggemann, 2017). Karşımızda her zaman en iyi açıyla çekilmiş fotoğraflar, filtreden geçmiş kusursuz yüzler, en parlak anların özenle - [Self Serving Bias (Kendine Hizmet Eden Önyargı): Unutmayın ki Bana Hiçbir Şey Olmaz](https://psychologytimes.com.tr/self-serving-bias-kendine-hizmet-eden-onyargi-unutmayin-ki-bana-hicbir-sey-olmaz/) - Tartışmalı bir isim olan Freud’un eşiyle olan bir konuşmasından alıntı yaparak başlamak istiyorum: “Eğer ikimizden biri ölürse Paris’e taşınacağım.” Bu sarkastik ve bana göre çok rahatsız edici olan cümle konumuza verilebilecek en iyi örneklerden biri aslında. Beyefendi eşinden daha uzun yaşayacağı konusunda en ufak şüpheye düşmemiş, peki neden? Bunun elbette birçok geçerli sebebi olabilir. Ancak - [Karanlıktan Katharsise: İnsan Neden Acı ve Korkuda Kendini Bulur?](https://psychologytimes.com.tr/karanliktan-katharsise-insan-neden-aci-ve-korkuda-kendini-bulur/) - Bazen gözlerimizi yaşartan bir şarkıya kulak veririz, bazen de kalbimizi hızlandıran bir korku sahnesini merakla izleriz. Peki insanı üzen ya da korkutan şeylerde neden huzur ararız? İlk bakışta çelişkili görünen bu durumun aslında güçlü bir psikolojik açıklaması vardır: katharsis. Yüzyıllardır felsefeden psikolojiye uzanan bu kavram, insanın zorlayıcı duygularla güvenli bir biçimde yüzleşmesini ve içsel bir - [Y Kuşağının Çocukları: Z Kuşağından Alfa’ya Geçiş – Yeni Nesil Ergenlerin Zihinsel Dünyası](https://psychologytimes.com.tr/y-kusaginin-cocuklari-z-kusagindan-alfaya-gecis-yeni-nesil-ergenlerin-zihinsel-dunyasi/) - Hiç fark ettin mi, çocukluğunda saatlerce sokakta oynayan sen ile odasında sanal gerçeklik gözlüğüyle tüm dünyayı dolaşan çocuğun arasında sadece bir kuşak fark var… Ama bu fark, aradaki mesafeyi bir ömür gibi hissettirecek kadar büyük. Y kuşağı, analogdan dijitale geçişi yaşayan son nesil olarak, şimdi Z ve Alfa kuşağının zihinsel gelişimini şekillendiriyor. Ancak bu iki - [Rutinlerin Psikolojisi: Alışkanlıkların Güvende Hissettiren Dünyası](https://psychologytimes.com.tr/rutinlerin-psikolojisi-aliskanliklarin-guvende-hissettiren-dunyasi/) - Gündelik yaşam çoğunlukla tekrarlardan oluşur. Sabah aynı saatte kalkarız, aynı yollardan okula ya da işe gideriz, hep aynı içeceği içeriz. Bu tekrarlar bazen sıkıcı hissettirse de aslında insan zihni için büyük bir işlev taşır. Çünkü rutinler yalnızca alışkanlık değildir; aynı zamanda psikolojik bir güvenlik ağıdır. Belirsizliklerle dolu bir dünyada, rutinler zihnimize “öngörülebilirlik” ve “kontrol” hissi - [Başka Bir Yaşam Yanılsaması: Çim Daha Yeşil Sendromu](https://psychologytimes.com.tr/baska-bir-yasam-yanilsamasi-cim-daha-yesil-sendromu/) - Başka bir yaşam arzusu bir yanılsamadan mı ibarettir? Çoğu zaman günlük yaşantımızda kafamızda farklı versiyonlarımızın yer aldığı senaryolar kurabiliyor, mevcut yaşantımızla karşılaştırabiliyoruz. Öte yandan dış uyaranlar doğrultusunda tanıdığımız veya tanımadığımız birçok kişinin yaşamını idealleştirebiliyorken; olduğumuz kişiden farklı olarak bulunduğumuz yaşamda radikal değişimler gerçekleştirme eğilimi gösterebiliyoruz. Bu radikal değişimler, başka bir yaşam yanılsamasıyla keşkeler doğururken aslında - [Tek Yürek, Tek Duygu: Kolektif Heyecanın Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/tek-yurek-tek-duygu-kolektif-heyecanin-psikolojisi/) - Milli Takım Heyecanının Psikolojik Temeli Milli takım karşılaşmaları, sadece bir spor etkinliği olmanın ötesinde, toplumsal ve psikolojik açıdan güçlü bir deneyim sunar. Tribünlerde yaşanan coşku, evlerde paylaşılan heyecan ve ekran başındaki tepkiler, bireyleri ortak bir duygu etrafında birleştirir. İnsanlar, kendilerini toplulukla bütünleşmiş hisseder ve aidiyet duygusu pekişir. Bu süreç, bireylerin sosyal kimliklerini ve grup aidiyetlerini - [Öfke Canavarını Evcilleştirmek: Çocuklarda Öfke Kontrolü](https://psychologytimes.com.tr/ofke-canavarini-evcillestirmek-cocuklarda-ofke-kontrolu/) - Çocuğunuz hiç marketin ortasında yere kapanıp ağladı mı? Dışarıda yürürken bir anda ayağınıza kapanıp çığlık atmaya ya da bağırmaya başladı mı? Öfke nöbetleri, erken çocukluk döneminde sandığınızdan çok daha yaygın bir durumdur. Özellikle erken çocukluk döneminde (8 yaşına kadar olan dönem şeklinde özetleyebiliriz) öfke patlamalarının, öfke nöbetlerinin görülmesi normal bir durumdur. Öfke nöbetlerini ceza vererek - [Tokken Gelen Yemek Yeme İsteği; Duygusal Yeme](https://psychologytimes.com.tr/tokken-gelen-yemek-yeme-istegi-duygusal-yeme/) - Beslenmek, insanın en temel fizyolojik ihtiyaçlarından biridir. Peki ya bu temel ihtiyaç fizyolojik bir ihtiyaç olmaktan çıkıyorsa? Duygusal yeme kavramı tam da bu noktada değerlendirebileceğimiz bir yerdedir. Duygusal yeme, tolere etmekte zorlanılan bir duygu hissedildiğinde aniden ve fazlaca yeme eğilimi olarak tanımlanır. Fizyolojik olarak hissettiğimiz açlıkta midemizi doyururuz ama duygusal olarak hissettiğimiz bir açlıkta duygumuzla - [Nöroplastisite ve Bellek: Beynin Kendini Yeniden Yazma Gücü](https://psychologytimes.com.tr/noroplastisite-ve-bellek-beynin-kendini-yeniden-yazma-gucu/) - Beyin, uzun yıllar boyunca sabit ve değişmez bir organ olarak görülmüştür. 20. yüzyılın ortalarına kadar hâkim olan bu bakış açısı, beynin hasar gördüğünde veya işlev kaybına uğradığında geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurduğu yönündeydi. Ancak nöropsikoloji ve nörobilim alanında son on yıllarda yapılan araştırmalar, beynin dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu süreç, “nöroplastisite” olarak - [Geçmiş, Gelecek ve Şimdiki Zaman](https://psychologytimes.com.tr/gecmis-gelecek-ve-simdiki-zaman/) - İçinde bulunduğumuz zaman şimdiki zamandır ancak zihnimiz ya geçmiş zamanda yaşadıklarımız ya da gelecek zamanda yaşayacaklarımızı düşünmekle meşguldür. Bizler zihnimizi geçmiş ve gelecek zamanı düşünerek bulandırırken şimdiki zaman akıp geçmektedir. Öyle hızlı geçmektedir ki... Ben şu an bu yazıyı yazarken şimdiki zamanın içindeyim ancak sizler bu satırları okurken “şu an” çoktan geçmişe karışmış olacak. Şimdiki - [Kapıdaki Davetsiz Misafir: Mesaj İletmeyi Bekleyen Duygular](https://psychologytimes.com.tr/kapidaki-davetsiz-misafir-mesaj-iletmeyi-bekleyen-duygular/) - Hissettiğiniz duyguları; bazı ihtiyaçlarınızı anlatmaya çalışan, iletmek istediği bir mesajı olan birer aracı olarak düşünmüş müydünüz hiç? Ya da bazı duyguları ısrarla görmezden gelmeye çalışırken daha yoğun bir şekilde onun içinde hissettiğiniz zamanlar oldu mu? Veya “bu duygu çok kötü, bunu hissetmemeliyim” diyerek farklı bir duyguya geçmeye çalıştığınız zamanlar oldu mu? Ya da hiç değişmeyeceğini - [Genç Yetişkinlik Dönemi: Fırsatlar ve Zorluklarla Dolu Bir Yolculuk](https://psychologytimes.com.tr/genc-yetiskinlik-donemi-firsatlar-ve-zorluklarla-dolu-bir-yolculuk/) - Genç yetişkinlik dönemi, ergenliğin ardından gelen ve yaklaşık 18 ila 30’lu yaşların başlarına kadar süren bir yaşam evresidir. Bu dönem, bireyin kimlik inşasını daha sağlam bir şekilde gerçekleştirdiği, bağımsızlığını pekiştirdiği ve geleceğine yön verdiği kritik bir süreçtir. Çoğu genç için bu yıllar hem heyecan verici hem de kaygı verici bir geçiş niteliği taşır. Eğitim, iş, - [Kıskançlık ve Haset: Çocukluk İzlerinden Yetişkin İlişkilerine Yansıyan İki Duygu](https://psychologytimes.com.tr/kiskanclik-ve-haset-cocukluk-izlerinden-yetiskin-iliskilerine-yansiyan-iki-duygu/) - Kıskançlık ve haset, gündelik yaşamda sıkça birbirine karıştırılan ancak psikoloji literatüründe farklı anlamlar taşıyan iki güçlü duygudur. Kıskançlık (jealousy), genellikle sevilen bir ilişkinin üçüncü bir kişi tarafından tehdit edilmesiyle ortaya çıkar; yani sevilen kişiyi kaybetme korkusuyla ilişkilidir. Haset (envy) ise başkasının sahip olduklarını isteme ya da ondan yoksun kalmaya dayanamama halini ifade eder (Parrott & - [Yasaklar: Merakın En Tatlı Oyunu](https://psychologytimes.com.tr/yasaklar-merakin-en-tatli-oyunu/) - Acaba yasaklar gerçekten bizi korumak için mi konur, yoksa bizi daha çok denemeye teşvik etmek için gizli bir oyun mudur? Bir düşünün… Size bir şey yasaklandığı zaman içinizde nasıl bir duygu uyanır? Belki hafif bir öfke, belki merak, belki de “Neden olmasın ki?” sorusu. Yasak, insan zihni için her zaman tuhaf bir çekicilik unsuru olmuştur. - [Yaz Tatilinden Geri Dönüş: Psikolojik Açıdan Yeni Sezona Hazırlık](https://psychologytimes.com.tr/yaz-tatilinden-geri-donus-psikolojik-acidan-yeni-sezona-hazirlik/) - Yaz aylarının getirdiği rehavet, gevşeme ve rutinsizlik, birçok insan için adeta bir mola işlevi görür. Ancak tatil süreci sona erdiğinde, iş ve okul hayatına yeniden adapte olmak her zaman kolay olmayabilir. “Tatil bitti, şimdi ne olacak?” sorusu zihnimizde belirmeye başladığında, aslında sadece bir takvim geçişi değil; aynı zamanda psikolojik hazırlık sürecine giriyoruz demektir. Bu geçiş - [Psikolojik Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Yaşamda Ruh Sağlığı – Bölüm III](https://psychologytimes.com.tr/psikolojik-surdurulebilirlik-ve-surdurulebilir-yasamda-ruh-sagligi-bolum-iii/) - Doğa ve İyi Oluş: Zihin ile Çevre Arasındaki Geri Bildirim Döngüsü Ruh sağlığı ile çevresel koşullar arasındaki ilişki son derece karşılıklıdır. Ekolojik bozulma psikolojik iyi oluşu olumsuz etkilerken, güçlü bir ruh sağlığı da daha sürdürülebilir davranışları teşvik edebilir. Bu dinamik, hem bireysel gelişimi hem de toplumsal dayanıklılığı destekleyen bir geri bildirim döngüsü oluşturur. Çevresel tutumların - [Tartışmadan Sonra Sessiz Cezalandırma ile Alan Tanımak Arasındaki Fark](https://psychologytimes.com.tr/tartismadan-sonra-sessiz-cezalandirma-ile-alan-tanimak-arasindaki-fark/) - İlişkilerde zaman zaman tartışmalar, çatışmalar veya kırgınlıklar yaşanabilir. Böyle anlarda, ne tür bir iletişimin tercih edildiği, tartışmanın kendisinden daha önemlidir. Bazen sessizlikle cevap verilir bazen de alan tanınır. Bu iki yaklaşım arasındaki farkı anlamak ve doğru yaklaşımı benimsemek, ilişkilerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlar. Sessiz Cezalandırma Sessiz cezalandırma, ilişkilerde en sık karşılaşılan ama çoğu zaman adı - [Kurtarıcı Yok: Prenses Kendi Devrimini Başlattı!](https://psychologytimes.com.tr/kurtarici-yok-prenses-kendi-devrimini-baslatti/) - Bu bir peri masalı değil. Burada periler yok, kurtarıcı bir şövalye hiç yok, hatta bir prenses bile yok. Sadece bir kız var. Bu kız, kendine inanmayı öğrenmek gibi zorlu bir görevin tam ortasında. Tıpkı hepimizin bir zamanlar olduğu gibi. Hepimiz kendi hayatımızın başrolüyüz. Hiçbirimiz bir peri masalında yaşamıyoruz; gerçek hayat zorlu ve karmaşık. Bu nedenle - [Terapi: Zayıflık Değil, İnsan Olmak](https://psychologytimes.com.tr/terapi-zayiflik-degil-insan-olmak/) - Ayağı takılıp yere düşmesi sonucu kolunu incitmiş biriyle karşılaştığınızı hayal edin. Bu kişi bariz şekilde büyük bir acı çekiyor. Muhtemelen fark ettiğiniz ilk anda ona ne söylersiniz? Durun tahmin edeyim: Büyük ihtimalle bir hastaneye gitmesini, kolunu bir doktora göstermesi gerektiğini önerirsiniz. Çünkü acının kaynağının ne kadar ciddi olduğunu ancak bir uzman anlayabilir ve iyileşmenin ilk - [Korkularıma Teşekkürler](https://psychologytimes.com.tr/korkularima-tesekkurler/) - Başlık size biraz ilginç gelebilir. Bir insan nasıl korkularına teşekkür edebilir ki? Korku, teşekkür edilebilecek kadar olumlu bir duygu haline nasıl gelir, diye sorabilirsiniz. Haklısınız. Çünkü bize her zaman olumsuz duyguların içinde korku örnek verildi. Bir şeyden korktuğumuzda hep bunu “aşmamız” gerektiği söylendi. Ama kimse bize korkuyla nasıl yaşanır, bu duyguyu nasıl dönüştürürüz, korkudan nasıl - [Klinik Psikoloji: Bağlanma Stilleri ve Çocuğun Davranış Problemleri](https://psychologytimes.com.tr/klinik-psikoloji-baglanma-stilleri-ve-cocugun-davranis-problemleri/) - Çocukların davranışları bazen anlaşılmaz olabilir; öfke nöbetleri, kurallara uymama ya da içine kapanma gibi tepkiler ebeveynleri ve öğretmenleri zorlayabilir. Ancak psikoloji araştırmaları, bu davranışların çoğunun çocuğun bakım verenle kurduğu erken bağ ile ilişkili olduğunu gösteriyor (Bowlby, 1969; Ainsworth, Blehar, Waters & Wall, 1978). Bağlanma kuramı, çocuğun duygusal ve sosyal gelişiminin, bakım verenle kurduğu güven ilişkisi - [Pozitif Depresyon](https://psychologytimes.com.tr/pozitif-depresyon/) - Depresyon, bireyin yaşamını derinden etkileyen önemli bir psikolojik bozukluktur. Sözcük kökeni itibarıyla “çökme, alçakta olma” anlamlarını taşır. Depresyonda; olumsuz düşünceler, karamsarlık, suçluluk, umutsuzluk ve değersizlik duyguları ön plandadır. Ayrıca odaklanma ve bilgiyi işleme gibi bilişsel faaliyetlerde zorlanma, iştah kaybı, uyku düzensizlikleri ve bedensel ağrılar da kişinin hayatının geneline yayılarak işlevselliğini bozar. Bir yönüyle depresyon, şarkılara - [“Okula Gitmek İstemiyorum!”: Çocuklarda Okul Anksiyetesi, Belirtileri ve Başa Çıkma Yöntemleri](https://psychologytimes.com.tr/okula-gitmek-istemiyorum-cocuklarda-okul-anksiyetesi-belirtileri-ve-basa-cikma-yontemleri/) - Yaz tatilinin ardından okulların açılmasıyla beraber, öğrenciler için heyecan verici olan yeni döneme giriş kimi çocuklar için pek heyecan verici olmayabiliyor. Sabahları okula gitmek istemeyen, ailesinden ayrılmakta zorluk yaşayan, karın ağrısı gibi fiziksel belirtiler gösteren çocuklarda bu durum okul anksiyetesinin habercisi olabilir. Peki, çocuğunuzda okul anksiyetesi olduğunu nasıl anlarsınız? Öncelikle okul anksiyetesinin ne olduğundan bahsedelim. - [“Hayır” Diyemeyen Çocuk: Aile Tutumlarının Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/hayir-diyemeyen-cocuk-aile-tutumlarinin-etkisi/) - Bir çocuk oyuncağını paylaşmak istemediğinde, ya da “bugün sarılmak istemiyorum” dediğinde... Ona nasıl karşılık veriyoruz? Çoğu zaman bu tür hayır diyebilme durumları ayıp, saygısızlık ya da inatçılık olarak yorumlanıyor. Oysa bir çocuğun “hayır” diyebilmesi, onun sınır koyma becerisini, özgüvenini ve kendi ihtiyaçlarını koruma hakkını temsil eder. Ancak birçok ailede çocuk, hayır dediğinde sevgiden mahrum bırakılır, - [Şehitlik İnancının Yas Sürecine Etkisi: Ölüm Kabulü ve Anlam Oluşturmanın Psikolojik İncelemesi](https://psychologytimes.com.tr/sehitlik-inancinin-yas-surecine-etkisi-olum-kabulu-ve-anlam-olusturmanin-psikolojik-incelemesi/) - Ölüm, insan hayatının kaçınılmaz bir gerçeği olarak bireylerin psikolojik ve sosyal yönlerini derinden etkileyen bir durumdur. Bu etki, kaybın niteliğine, kültürel koşullara ve bireyin inançlarına göre değişkenlik gösterir. Türkiye gibi, şehitlik inancı kavramının güçlü toplumsal ve dini bir arka plana sahip olduğu yerlerde, şehit ailelerinin yas süreci, sıradan kayıplara göre farklı psikolojik dinamikler sergiler (Worden, - [Alternatif Aşk](https://psychologytimes.com.tr/alternatif-ask/) - Eskiden aşk biraz da coğrafyayla sınırlıydı: aynı mahalle, aynı okulun kantini ya da aynı işyeri. Ve eskiden “kısmet ayağına gelir” denirdi, ya komşunun oğlu/kızı ya da akrabanın tanıdığı. Şimdi ise kısmet değil, algoritmalar ayağımıza geliyor: bir sağa kaydır, bir sola kaydır. Sosyal psikoloji bize çok net bir şey söylüyor: seçenek sayısı arttıkça karar vermek kolaylaşmaz, - [Dijital Çağda Çocukluk: Erken Ekran Kullanımının Bilişsel Gelişim Üzerindeki Rolü](https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-cocukluk-erken-ekran-kullaniminin-bilissel-gelisim-uzerindeki-rolu/) - Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte, teknolojik cihazlar sadece yetişkinlerin dünyasına girmekle kalmamış; erken çocukluk döneminde de sıklıkla karşımıza çıkmaya başlamıştır. Çocukların oyun ve yemek saatlerinde onları “oyalamak” için temel bir rol üstlenmeye başlamıştır. Ebeveynlerinin teknolojik cihazlarla zaman geçirdiğini gören çocuklar, bu durumdan etkilenmekle kalmayıp; ebeveynlerini modellemeye başlamışlardır. Artan erken ekran kullanımı, çocukların bilişsel gelişim üzerinde birtakım - [Ergenlik Dönemine Yakından Bakış: Zor Dönem mi, Fırsatlar Çağı mı?](https://psychologytimes.com.tr/ergenlik-donemine-yakindan-bakis-zor-donem-mi-firsatlar-cagi-mi/) - Ergenlik dönemi, çocukluktan yetişkinliğe geçişi simgeleyen en önemli gelişim evrelerinden biridir. Biyolojik, bilişsel, duygusal ve sosyal alanlarda eş zamanlı değişimlerin yaşanması bu süreci hem karmaşık hem de dinamik kılar. Toplumda ergenlik genellikle “zor dönem” olarak adlandırılır; çatışmalar, öfke patlamaları, kimlik arayışları ve riskli davranışlarla anılır. Ancak psikolojik açıdan ergenlik yalnızca sorunların değil, aynı zamanda gelişimsel - [Bilinmeyen Numara: Lisede Mesaj Skandalı Belgeseline Psikolojik Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/bilinmeyen-numara-lisede-mesaj-skandali-belgeseline-psikolojik-bir-bakis/) - Netflix’in dikkat çeken yapımlarından Unknown Number: The High School Catfish Film (Bilinmeyen Numara: Lisede Mesaj Skandalı), liseli gençler arasında patlak veren sahte mesajlaşma olayını merkezine alıyor. Ancak hikâyenin en çarpıcı yanı, sahte mesajların arkasında bir yetişkinin, üstelik mağdurların annelerinden birinin bulunmasıdır. Belgesel, yalnızca gençlerin kimlik ve güven sorunlarını değil, aynı zamanda bir yetişkinin böylesine yıkıcı - [Yapay Zekânın Psikopatolojilerle İlişkisi](https://psychologytimes.com.tr/yapay-zekanin-psikopatolojilerle-iliskisi/) - Teknolojinin ilerlemesi pek çok alanı etkilemektedir. Bu gelişmelerden etkilenen belki de en önemli alanlardan ikisi psikiyatri ve psikoloji alanlarıdır. Günümüzde hepimizin az çok aşina olduğu yapay zekâ teknolojileri, bireylerin psikolojisini de etkilemekte; bazen psikoterapist gibi bazen arkadaş gibi bazen de öğretmen gibi kullanılmalarına sebep olabilmektedir. Peki yapay zekâ nedir? Psikopatolojiler ile ilişkisi nasıl açıklanabilir? Yapay - [Kadın Cinselliğinin Bastırılması: Çocukluktan Yetişkinliğe Tabular ve Sonuçları](https://psychologytimes.com.tr/kadin-cinselliginin-bastirilmasi-cocukluktan-yetiskinlige-tabular-ve-sonuclari/) - Cinsellik, insan yaşamının en doğal ve vazgeçilmez deneyimlerinden biridir. Ancak tarih boyunca kadın cinselliği çoğu kez görmezden gelinmiş, baskılanmış ve denetim altında tutulmuştur. UNESCO verilerine göre, dünya genelinde kadınların önemli bir kısmı cinsel haklarını bilmediğini ifade etmektedir. Bu durum yalnızca bireysel yaşamı değil, kadın-erkek eşitliğini ve toplumsal gelişimi de doğrudan etkilemektedir. Türkiye’de bekâret baskısı, namus - [Yansımanın Gizli Katmanları: Genç Kadınlarda Ebeveyn Tutumu, Bağlanma Stilleri ve Beden Algı Bozukluğu](https://psychologytimes.com.tr/yansimanin-gizli-katmanlari-genc-kadinlarda-ebeveyn-tutumu-baglanma-stilleri-ve-beden-algi-bozuklugu/) - Bireyin aynada gördüğü beden, aslında sadece fiziksel bir siluet değildir. Çocuklukta duyduğumuz bir anne sözü, babadan gelen bir bakış, yakın ilişkilerde hissettiğimiz güven ya da kaygı… Tüm bunlar, yıllar sonra bile bedenimize yüklediğimiz anlamın gizli katmanlarını oluşturur. Beden algısı, bu nedenle yalnızca kilodan, boydan ya da yüz hatlarından ibaret değildir; aile ilişkilerimiz ve bağlanma stillerimizle - [Okula Yeni Başlayan Çocukları İçin Ebeveynlere Tavsiyeler](https://psychologytimes.com.tr/okula-yeni-baslayan-cocuklari-icin-ebeveynlere-tavsiyeler/) - Yaz bitti ve eylül ayının gelmesiyle birlikte okul zilleri çalmaya başladı. Evde verilen eğitimin artık okula taşınmasıyla birlikte çocuklar için yeni bir dönem başlamış oldu. Bu durum hem veliler hem öğrenciler için heyecan yaratırken kimi zaman endişe verici olabiliyor. Okul, aileden sonra çocuğun eğitimine katkı sağlayan bir ortamdır. Çocuk burada bireysel olarak davranmayı, sorumluluk almayı, - [Birbirimizde İletişim Halinde İken Kullandığımız ‘Zaten’ Kelimesinin Tehlikesi](https://psychologytimes.com.tr/birbirimizde-iletisim-halinde-iken-kullandigimiz-zaten-kelimesinin-tehlikesi/) - Cümle İçinde ‘Zaten’ Kelimesinin Tehlikesi ‘Zaten’ kelimesinin içinde olduğu her cümle yargılayıcı, baskı, istismar, zorlayıcı, olumsuz engelleyici bir anlam içerdiğini unutmamalıyız. Daha da fazlası aklınızın sizi olumsuz yönde etkileyecek ne varsa bu ‘zaten’ ve ‘zaten’ gibi kelimelerinin içinde olduğu cümleler birer sebeptir. Bu yukarıda saydığım olumsuz durumlara sebebiyet veren ‘zaten’ kelimesinin iletişimde ne tür bir - [Sohbetin Gücü: Psikolojik Dayanışma ve Görünmeyen Terapiler](https://psychologytimes.com.tr/sohbetin-gucu-psikolojik-dayanisma-ve-gorunmeyen-terapiler/) - Bazen öyle sohbetler vardır ki çok uzun sürmez, derinlemesine analiz yapılmaz, ama ardında şaşırtıcı, huzur dolu bir duygu bırakır. Bir arkadaş, başka bir arkadaşına başından geçenleri anlatır. Bazen göz göze gelinir, bazen kahkahalar havada uçuşur… Ama en çok da “seni anlıyorum” hissi yayılır aralarında. Sohbetin asıl gücü belki de burada yatar: sözden çok ses tonunda, - [Öfke Nedir?](https://psychologytimes.com.tr/ofke-nedir/) - Öfke, engellenme ve kişisel bütünlüğün bozulma tehdidine verilen doğal bir duygusal tepkidir. Doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere verilen bir tepkidir. Tıpkı diğer duygular gibi evrenseldir ve sağlıklı bir şekilde ifade edildiğinde yapıcıdır; kişiler arası iletişimi onarıcı bir işlev üstlenebilir. Bedenimizin derinliklerinden gelen bu enerji, bize kim olduğumuzu, sınırlarımızı ve neyi sevip sevmediğimizi gösterir. - [Mikro-travmaların Büyük Etkisi: Çocuklarda Günlük Küçük İncitilmelerin Beyin Gelişimine Yansımaları](https://psychologytimes.com.tr/mikro-travmalarin-buyuk-etkisi-cocuklarda-gunluk-kucuk-incitilmelerin-beyin-gelisimine-yansimalari/) - Travma denildiğinde çoğu insanın zihninde şiddet, kayıp, doğal afet veya çokça büyük çaplı olaylar canlanır. Ancak son yıllarda psikoloji literatüründe “mikro-travma” kavramı giderek daha fazla tartışılmaya başlanmıştır. Mikro-travmalar, günlük yaşamda göz ardı edilen, küçük gibi görünen ama tekrarlayıcı olduğunda çocuğun ruhsal dünyasında kalıcı izler bırakabilen incitici deneyimlerdir. Bu incitici deneyimler çocuğun ruhsal dünyasının yanında birçok - [Zihinsel Dinlenme Aracı mı? ASMR’nin Psikolojiyle İlişkisi](https://psychologytimes.com.tr/zihinsel-dinlenme-araci-mi-asmrnin-psikolojiyle-iliskisi/) - Modern dünyada uyku, çoğu birey için giderek zorlaşan bir alışkanlık haline gelmeye başladı. Dışarıdan gelen trafik sesleri, gün içinde yaşanan yoğun iş temposu, akademik stres, mesleki sorumluluklar ve kişisel hayatın oluşturduğu stresler, dijital ekranların ışıkları ve kullanım süreleri bireylerde kesintisiz ve derin uykuya dalmayı zorlaştırmaktadır. Son yıllarda dijitalleşmenin artması ve sosyal medya kullanım sürelerinin uzaması, - [Sınav Stresi: Yerkes-Dodson Perspektifinden Bakış](https://psychologytimes.com.tr/sinav-stresi-yerkes-dodson-perspektifinden-bakis/) - Hayatımızın büyük bir kısmı eğitimle geçerken, bu süreçte birçok sınava giriyor ve değerlendiriliyoruz. Girdiğimiz sınavlarda göstermiş olduğumuz performans, ileride yaşayacağımız durumların belirleyicisi olabiliyor. Eylemlerin gelecekte rol oynayacağını bilmek, haliyle bireyin kaygılı hissetmesine sebebiyet verebilir. Bu sebeple sınav stresi, en çok yaşandığı süreçlerden biri de sınav öncesi ve sınav esnasıdır. Sınav kaygısı, sınavlarda, testlerde ya da - [Nefret Ettiğimiz Kişiye Dönüşmek: Psikolojik Bir Bakış Açısıyla](https://psychologytimes.com.tr/nefret-ettigimiz-kisiye-donusmek-psikolojik-bir-bakis-acisiyla/) - Siz de nefret ettiğiniz kişinin izlerini kendinizde görüyor musunuz? Peki ya sizce bunun ortaya çıkma nedeni veya süreci nasıl gelişiyor? Hepimiz hayatımızdaki bazı insanlara karşı, bu kişiler aile bireyleri de dahil olmak üzere, eleştirir: "Ben asla bunu yapmayacağım", "Ben bu şekilde davranmam, öyle tepkiler vermem." diyebiliriz. Ama benzer olaylarla karşılaştığımız anlarda bir bakarız ki bizler - [“Ben Böyleyim” Diyen Kişiliğin İçinde Hapsolmuş Benlikler](https://psychologytimes.com.tr/ben-boyleyim-diyen-kisiligin-icinde-hapsolmus-benlikler/) - “Ben böyleyim.” İnsan ilişkilerinde sıkça duyulan bu ifade, çoğu zaman kararlılık, özgüven veya kendi kimliğini sahiplenme biçimi gibi algılanır. Fakat bu cümlenin ardında her zaman bir özgürleşme hali yoktur. Aksine, kimi zaman benliğin gelişim sürecinde donup kaldığı, değişime direnç gösterdiği ve kendi potansiyelini sınırlandırdığı bir kapanma halini de barındırır. İnsan, doğası gereği değişebilen, gelişebilen ve - [Mutluluğu Sonuç Olarak Görmenin Yorgunluğu](https://psychologytimes.com.tr/mutlulugu-sonuc-olarak-gormenin-yorgunlugu/) - Hakkında birçok düşünce ortaya atılan, birçok yazı ve kitap yazılan, birçok zihnin saatlerce, gece ve gündüzlerce kendini yorduğu bir konu: mutlu olabilme yetisi. Arayıp arayıp bulamadığımız, bulup hemen kaybettiğimiz, kaybettiğimizi ya da bulduğumuzu bile bilmediğimiz bir kavram. Bir çocuk kitabı geliyor aklıma, adını hatırlamıyorum şimdi; bir kuş var, mutluluğu arayan. Diyar diyar geziyor, göle bakıyor, - [Duygulara Alan Açmak: Bastırmak Yerine Kabul Etmek](https://psychologytimes.com.tr/duygulara-alan-acmak-bastirmak-yerine-kabul-etmek/) - Hepimiz zaman zaman hoşumuza gitmeyen, rahatsız edici ya da zorlayıcı duygularla karşılaşırız. Kimi zaman öfke, kimi zaman üzüntü, bazen de yoğun bir kaygı içimizi sarar. Çoğu insan, bu duyguları yaşamayı istemez ve onları bastırmaya çalışır. “Görmezden gelirsem geçer”, “Bunu hissetmemeliyim” gibi düşünceler, aslında duygularla kurulan mesafenin bir işaretidir. Ancak psikoloji alanındaki bulgular, bastırılan hiçbir duygunun - [İyi Oluş Kavramı: Psikolojik Sağlığımız Nelere Bağlı?](https://psychologytimes.com.tr/iyi-olus-kavrami-psikolojik-sagligimiz-nelere-bagli/) - Pozitif psikoloji literatürü incelendiğinde iyi oluş kavramı en temel konular içinde yer almaktadır (Demirci, Ekşi, Dinçer ve Kardaş, 2017). Psikopatolojiden farklı olarak bireyleri tüm yaşamsal yönleri ile fark edip olumlu perspektifler ile değerlendirilmesi fikri, pozitif psikoloji araştırmaları açısından iyi oluş kavramının üstünde çalışılmasına yol açmıştır (Meral, 2014). Psikoloji alanının tarihsel bir incelemesi yapıldığında pozitif bir - [İlişkilerde Zamanlama İkilemi: Doğru İnsan, Yanlış Zaman Algısının Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/iliskilerde-zamanlama-ikilemi-dogru-insan-yanlis-zaman-algisinin-psikolojisi/) - İlişkiler üzerine konuşulduğunda sıkça dile getirilen ifadelerden biri “doğru insanı yanlış zamanda tanıdım” ya da “yanlış insanla doğru zamanda karşılaştım” söylemidir. Bu cümle, bireylerin ilişki deneyimlerini anlamlandırma biçimlerinden biridir. Ancak psikolojik açıdan bakıldığında, bu söylemin altında yalnızca romantik bir hayıflanma değil, gelişimsel dönemler, psikolojik hazır oluşluk ve toplumsal etkiler gibi çok daha derin dinamikler bulunmaktadır. - [Kime Normal, Kime Anormal?](https://psychologytimes.com.tr/kime-normal-kime-anormal/) - Bir an durup düşünün: Yan komşunuz üç kedisiyle karşılıklı sohbet ediyor. Sizce bu davranış normal mi, yoksa anormal mi? İlk duyduğumuzda çoğumuzun aklına “biraz tuhaf” cevabı gelir. Ama işte tam burada psikolojinin en büyük tartışmalarından birine adım atıyoruz: Normal ve anormal davranış nedir, kime göre ve hangi ölçütlere göre belirlenir? Günlük hayatta sık sık “çok - [Okula Dönüşün Sessiz Riski: Akran Zorbalığı](https://psychologytimes.com.tr/okula-donusun-sessiz-riski-akran-zorbaligi/) - Okullar açılırken çocuklarımız için yeni bir dönem daha başlıyor. Yeni defterler, sıralar, öğretmenler ve arkadaşlıklar... Hepimiz bu sürece umut ve heyecanla başlıyoruz; hem stresli hem mutlu hissediyoruz. Ancak çoğu zaman gözden kaçırdığımız ve fark etmekte zorlandığımız bir tehlike de sessizce varlığını sürdürüyor: akran zorbalığı. Özellikle çocuklar arasında sıkça gözlemlediğimiz bu durum, aslında sadece küçük yaşlara - [Sosyal Anlamda Kendini Güvende Hissetmeme ve Bununla Başa Çıkabilmek](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-anlamda-kendini-guvende-hissetmeme-ve-bununla-basa-cikabilmek/) - Kalabalık bir ortama girdiğinizde içinizin sıkıştığını, gözlerin size çevrildiğini ya da görünmez bir tehlikenin yaklaştığını hissettiğiniz oldu mu? Belki yeni biriyle tanışırken kelimeler boğazınızda düğümlendi, belki de sosyal medyada paylaştığınız bir gönderi saatlerce içinizi kemirdi: “Acaba yanlış mı anlaşıldım?” İşte tüm bu anlar, sosyal güvenlik duygusunun kırılganlığını ortaya koyar. İnsan sosyal bir varlıktır ve aidiyet - [Sternberg’in Aşk Üçgeni Teorisi](https://psychologytimes.com.tr/sternbergin-ask-ucgeni-teorisi/) - Aşk, hepimizin hayatında derin izler bırakan, yoğunluğu ve değişkenliğiyle bilinen bir duygu. Ancak bu kadar çok biçime bürünen ve kişiden kişiye farklı şekilde hissedilen bir duygunun net bir tanımını yapmak oldukça zor. Yüzyıllar boyunca yazarlar, psikologlar, sosyologlar, filozoflar ve bilim insanları aşkın tek bir tanımını yapamadı. Çünkü aşk sadece bir histen öte, hayatımızı etkileyen, karmaşık - [Okulların Açılması ve Çocukların Ruhsal Durumu: Psikolojik Uyum Sürecine Akademik Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/okullarin-acilmasi-ve-cocuklarin-ruhsal-durumu-psikolojik-uyum-surecine-akademik-bir-bakis/) - Eylül ayı, eğitim sisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülür. Tatilin ardından yeniden okula dönüş, öğrenciler için yalnızca akademik bir değişimi değil, aynı zamanda psikolojik, sosyal ve duygusal anlamda da önemli bir geçişi ifade eder. Çocukların bu dönemde sergiledikleri tepkiler, gelişimsel özellikleri, aile dinamikleri ve okul ortamının sağladığı koşullarla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle okulların açıldığı - [Ertelemenin Psikolojisi: Gerçekten Tembel misin?](https://psychologytimes.com.tr/ertelemenin-psikolojisi-gercekten-tembel-misin/) - Sabah gözlerini açtığında, zihninde bir liste vardır. Yapılacaklar, tamamlanacak işler, başlanacak planlar… Evde iş yığılmıştır. Bilgisayarda yarım bir ödev, masada bekleyen bir rapor, telefonda dönülmesi gereken mesajlar… Bir şeyleri halletmen gerekir. Ama gün ilerledikçe kendini evin içinde oyalanırken bulabilirsin. Sosyal medyada kaybolursun, belki hiç ihtiyacın olmayan bir çekmeceyi düzenlersin… Gün biter. Asıl yapman gereken şey - [Romantik İlişkilerin Görülmeyen Yüzü – Flört Şiddeti](https://psychologytimes.com.tr/romantik-iliskilerin-gorulmeyen-yuzu-flort-siddeti/) - Duygusal Şiddet Nedir? Flört Şiddetinde Kendini Nasıl Gösterir? Şiddet ifadesini duyduğumuz anda gözümüzün önüne genellikle vurma, itme, fiziksel olarak hırpalama gibi davranışlar gelir. Fakat fiziksel güç kullanımının yanı sıra psikolojik yönde karşı tarafa zarar verme davranışları da şiddetin bir türüdür. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, fiziksel olarak gözle görülür etkileri olduğu kadar somut bulgulara rastlamadığımız - [Çok Uluslu Şirketlerin Sınavı: Bilinmeyen Kültürel Kodlar](https://psychologytimes.com.tr/cok-uluslu-sirketlerin-sinavi-bilinmeyen-kulturel-kodlar/) - Kültürel Farkların İş Dünyasındaki Yansımaları Çok uluslu bir şirkette, bir Fransız çalışan, Amerikalı bir yöneticiye bağlı olarak çalışmaya başlar. Performans görüşmesi öncesinde takım lideri, her ikisiyle de ayrı ayrı görüşerek birlikte çalışmanın nasıl gittiğini sorar. Fransız çalışan, “Hayatımda daha iyi bir yöneticiyle çalışmadım. O kadar uyumlu çalışıyoruz ki ilişkimizde olumsuz olabilecek hiçbir konu yok, her - [Obsesif-Kompulsif Bozuklukta Bilişsel Davranışçı Terapi Yaklaşımı](https://psychologytimes.com.tr/obsesif-kompulsif-bozuklukta-bilissel-davranisci-terapi-yaklasimi/) - Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB), bireyin zihninde istemsiz ve tekrar eden düşünceler, görüntüler veya dürtüler (obsesyonlar) ile bu düşüncelerin yol açtığı yoğun kaygıyı azaltmak için gerçekleştirdiği tekrarlayan davranışlar veya zihinsel ritüellerden (kompulsiyonlar) oluşan kronik bir kaygı bozukluğudur. OKB, yalnızca bireyin ruhsal dünyasını etkilemekle kalmaz, aynı zamanda günlük yaşamı, işlevselliği ve sosyal ilişkileri ciddi biçimde sınırlandırabilir. Bu bozukluğun - [Teknoloji Bağımlılığı: İlişki, Duygu ve Benlik Yaklaşımı](https://psychologytimes.com.tr/teknoloji-bagimliligi-iliski-duygu-ve-benlik-yaklasimi/) - Sabah uyandığınızda gözünüzü açar açmaz telefona uzandığınız oluyor mu? Birçoğumuz için bu sıradan bir davranış haline geldi. “Bir mesaj var mı?”, “Gece neler olmuş?”, “Sadece saate bakacağım.” düşünceleriyle başlayan bu küçük eylem, günümüzün geri kalanını farkında olmadan şekillendirdiğimiz bir alışkanlığa dönüşüyor. Ancak bu davranış yalnızca bir alışkanlık değil; aynı zamanda psikolojik ihtiyaçlarımızı, ilişkilerimizi ve duygularımızı - [Sosyal Medya ve Ekran Bağımlılığının Çocuklar Üzerindeki Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medya-ve-ekran-bagimliliginin-cocuklar-uzerindeki-etkisi/) - Sosyal medya veya gün içerisinde maruz kaldığımız ekran, günümüzde birçok yetişkinin ve çocukların günlük yaşamının tamamını kapladığını sizler de gözlemlediniz mi? İşte özellikle bahsettiğimiz bu sürekli kullanım, özellikle çocuklarda ekran bağımlılığı diye adlandırdığımız problemi beraberinde getiriyor. Ekran Bağımlılığı Nedir? Bireyin çeşitli dijital cihazları; telefon, tablet, bilgisayar vb. gibi araçların kullanımındaki aşırılık ve bu cihazların kullanımını - [Mindfulness ve Spor Psikolojisi: Zihnin Gücüyle Performansı Şekillendirmek](https://psychologytimes.com.tr/mindfulness-ve-spor-psikolojisi-zihnin-gucuyle-performansi-sekillendirmek/) - Sporcular ve sporcuların ailesi çoğu zaman sadece kasların, hızın ya da dayanıklılığı geliştirmek için büyük çaba harcanmasının gerektiğini düşünürler. Son yıllarda yapılan araştırmalar, zihnin de tıpkı kaslar gibi zihinsel antrenman yapabileceğini gösteriyor. Mindfulness (bilinçli farkındalık), yalnızca stresi azaltan bir teknik değil; nöroplastisite (beynin yeniden şekillenmesi), genlerimizin işleyiş biçimini etkileyen epigenetik süreçlere ve hatta hücresel yaşlanmayı - [Neden Hep Aynı Nesne? Otizmde Nesne Takıntısı ve Davranışların Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/neden-hep-ayni-nesne-otizmde-nesne-takintisi-ve-davranislarin-psikolojisi/) - İlk yazımı siz değerli okuyuculara heyecanla sunarken, bu yazıyı yazabilmeme olanak sağlayan bir anımdan bahsederek başlamak istiyorum. Staj yapma fırsatı bulduğum bir rehabilitasyon merkezinde Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı almış çocuklarla bire bir çalıştım ve onları gözlemleme fırsatı elde ettim. Çoğu çocukta, DSM-5’te tanımlanan davranışları görmek mümkündü: sosyal iletişimde güçlükler, göz teması kurmada zorluk, beden dilindeki - [Görünmez Aynalar: Beden Algısı ve Sosyal Medyanın İzdüşümleri](https://psychologytimes.com.tr/gorunmez-aynalar-beden-algisi-ve-sosyal-medyanin-izdusumleri/) - Aynaya baktığımızda gördüğümüz sadece kendimiz mi, yoksa sosyal medya ve toplumsal beklentilerden geçmiş bir resim mi?Dijital çağda bedenimiz artık yalnızca bize ait bir varlık değil; beğeni sayıları, filtreler, karşılaştırmalar ve görünmez standartlarla şekillenen bir temsil haline geliyor. Peki, bu görünmez aynalarda gerçekte biz miyiz yoksa trendler, algoritmalar ve diğer kişilerin bakış açılarının bir yansıması mı? - [Dijital Dünyada Tüketimi Kuş Bakışı İncelemek: Dijital Tüketim Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?](https://psychologytimes.com.tr/dijital-dunyada-tuketimi-kus-bakisi-incelemek-dijital-tuketim-hayatimizi-nasil-etkiliyor/) - İnsanlığın ilk zamanlarından günümüz dünyasına kadar insan, üreterek ve tüketerek hayatını sürdürmüştür. Zaman içinde, üretim ve tüketim kavramları değişerek yeni dünyaya uyum sağlamıştır. Özellikle dijitalleşmeyle ve sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle tüketim oldukça artmıştır. Dijital tüketim, bireyin dijital ortamdaki hizmetlerden, ürünlerden yararlanması ve bu ortamda sunulan içerikleri kullanması olarak tanımlanabilir. Sosyal Medya Uygulamalarına Bakış Dijital ortamda - [Martin Eden: İdealizasyon ve Yüceltme Mekanizmaları Üzerine Psikolojik Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/martin-eden-idealizasyon-ve-yuceltme-mekanizmalari-uzerine-psikolojik-bir-bakis/) - “Diğer hepsi ahmak, alık, yüzeysel, dogmatik ve cahil tiplerdi. Cehaletleri Martin’i hayretler içinde bırakıyordu.” (London, 2013) Jack London’un yarattığı kahramanı Martin Eden’in içsel düşünceleri, sadece öfkesinin içsel gösterimi değil, aynı zamanda kendi gerçekliğinin dışavurumudur. Martin Eden, sınıfsal ayrımcılığı ve beraberinde gelen entellektüel birikimin artmasıyla yalnızlaşmayı ön plana çıkartan sembolik bir karakterdir. Eden’in tanınma ve para - [Komplo Teorileri: Belirsizlikten Otoriterliğe Giden Zihinsel Yol](https://psychologytimes.com.tr/komplo-teorileri-belirsizlikten-otoriterlige-giden-zihinsel-yol/) - İnsan zihni, doğası gereği belirsizliği azaltmaya ve dünyayı anlamlandırmaya çalışır. Karmaşık olaylar karşısında en temel bilişsel eğilimlerden biri, onları daha basit ve anlaşılır nedenlere indirgemektir. Bunun sebebi, zihnin sınırlı bilişsel kaynaklarını koruma ihtiyacıdır: bir olayı tesadüflerin karmaşık birleşimiyle açıklamak, çok daha fazla zihinsel enerji gerektirir; oysa tek bir niyet ya da aktöre bağlamak, daha ekonomik - [Görünmez Yük: Mikro Stresin Uzun Vadeli Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/gorunmez-yuk-mikro-stresin-uzun-vadeli-etkileri/) - Modern yaşamın hızlanması ile birlikte stres, neredeyse herkesin günlük hayatının bir parçası haline gelmiştir. Fakat çoğu kişinin fark etmediği bir nokta stresin her zaman büyük ve dramatik olaylar ile ortaya çıkmayacağıdır. Hatta, tam tersine, stresin en önemli formlarından biri, fark etmeden yaşadığımız küçük, süregelen ve tekrarlayan stresörlerdir. Bu yazıda mikro stres olarak adlandırılan bu küçük - [Kıskançlığın Psikolojisi: Sürekli Yarış Halinde Yaşamak](https://psychologytimes.com.tr/kiskancligin-psikolojisi-surekli-yaris-halinde-yasamak/) - İnsanın sosyal bir varlık olması, doğal olarak kendisini diğerleriyle kıyaslamasına yol açar. Ancak bu kıyaslamanın sürekli hale gelmesi ve bireyin kendi değerini başkalarının başarıları üzerinden ölçmesi, psikolojik açıdan yıpratıcı bir döngüye dönüşebilmektedir. Özellikle sosyal medya çağında, bireyler başkalarının hayatlarının yalnızca “parlak” yönlerini görerek kendi yaşamlarını eksik ve yetersiz hissetmeye daha yatkın hale gelmiştir (Vogel, Rose, - [Multitasking Sandığımız Kadar Etkili mi?](https://psychologytimes.com.tr/multitasking-sandigimiz-kadar-etkili-mi/) - Geçtiğimiz günlerde ilgiyle okuduğum bir akademik makaleden bahsetmek istiyorum bu ayki yazımda. İlk bakışta kulağa yalnızca kurumsal ve stratejik konulara ait gibi gelse de, aslında beynimizin sınırlı kapasitesine dair ve günlük yaşamımıza doğrudan yansıyan önemli bir sorunu ele alıyordu. Konu, birçoğumuzun günlük hayatında sıkça karşılaştığı “aynı anda birden fazla işle uğraşmak”. Multitasking olarak bilinen bu - [Renklerin Ruh Hâlimize Etkisi: Görünmez Fırçaların Dansı](https://psychologytimes.com.tr/renklerin-ruh-halimize-etkisi-gorunmez-fircalarin-dansi/) - Bir gün düşünün... Gözlerinizi açtığınızda odanız tamamen gri. Perdeler gri, duvarlar gri hatta giysileriniz bile gri. Ne hissedersiniz? Büyük ihtimalle içinizi bir sıkıntı kaplar, ruh hâliniz ağırlaşır. Şimdi aynı odanın duvarlarını gökyüzü mavisi, perdelerini limon sarısı, masanın üzerindeki vazoyu yemyeşil hayal edin. Ha bir de vazonun içinde pespembe güller olsun. Ettiniz mi? İtiraf edin, içinizden - [Krizde Normalleşme: Psikolojik Uyum mu, Toplumsal Uyuşma mı?](https://psychologytimes.com.tr/krizde-normallesme-psikolojik-uyum-mu-toplumsal-uyusma-mi/) - “Alışmak” kelimesi kadar tehlikeli bir şey var mı? İnsan her şeye alışıyor denir ya; belki de en büyük krizimiz, krizlere alışabilmemizdir. Diğer yandan ise; “İnsanoğlu her şeye alışıyor” derler. Belki de bu söz, kulağa bilgece gelmekten çok, içinde derin bir ironi taşıyor. Çünkü alışmak bazen hayatta kalmamızı sağlarken, bazen de bizi sessizleştiriyor. Asıl soru şu: - [Zekâ: Genç Yetişkinlikte Neden Önemlidir?](https://psychologytimes.com.tr/zeka-genc-yetiskinlikte-neden-onemlidir/) - Genç yetişkinlik, bireylerin kimliklerini şekillendirdiği, bağımsızlıklarını kazandığı ve kariyer yollarını belirlediği kritik bir gelişim evresidir (Arnett, 2000). Bu dönemin de her dönemde olduğu gibi gelişimsel sorumlulukları vardır. Meslek seçimi, sosyal ilişkiler, iş hayatına atılmak ve ekonomik bağımsızlık bu sorumluluklar içinde ön plana çıkmaktadır. Akademik bilgi ya da bilişsel becerilerin yanı sıra duygu düzenleme, problem çözme - [Toplumsal Bir Alarm: Ergenlerde Şiddet ve Ruh Sağlığı İlişkisi](https://psychologytimes.com.tr/toplumsal-bir-alarm-ergenlerde-siddet-ve-ruh-sagligi-iliskisi/) - Son yıllarda ergenlerde şiddet hem dünyada hem de Türkiye’de yalnızca davranışsal bir sorun değil, çok boyutlu köklere sahip ciddi bir toplumsal mesele haline gelmiş durumda. Her gün gazete ve televizyonlarda kavga eden gençler, okulda zorbalık yapan öğrenciler ya da sokak çatışmalarına karışan gruplar görüyoruz. Peki, bu şiddetin arkasında neler yatıyor? Bu olgunun analizi, şiddetin medyadan, - [Sessiz Güç: Öz-Şefkatin Kültürel Kodları ve Psikolojik İyi Oluş](https://psychologytimes.com.tr/sessiz-guc-oz-sefkatin-kulturel-kodlari-ve-psikolojik-iyi-olus/) - Modern psikoloji, bireylerin içsel eleştiriyi yönetebilme becerilerinin psikolojik iyi oluş üzerindeki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır. Öz-şefkat (self-compassion), kişinin duygusunu fark etmesi, kendine nazik davranması ve evrensel insan deneyimiyle bağ kurması olarak tanımlanmaktadır (Neff, 2003). Ancak kültürel etkiler bağlamlara göre öz-şefkatin deneyimi değişiklik gösterebilmektedir. Kolektivist toplumlarda bireyler, toplumsal norm ve beklentilere uyum sağlama baskısı altında öz-şefkate - [Neuralink: Beynimizin Geleceği ve Psikolojik Yankılar](https://psychologytimes.com.tr/neuralink-beynimizin-gelecegi-ve-psikolojik-yankilar/) - Neuralink’in beyin-bilgisayar arayüzü (BCI), insan beynini dijital dünyayla birleştirerek bilim kurguyu gerçeğe dönüştürüyor. 2025 itibarıyla, bu teknoloji felçli bireylerin düşünceyle iletişim kurmasını sağlıyor; örneğin, quadripleji hastaları zihinleriyle bilgisayarları kontrol edebiliyor, yazı yazabiliyor veya oyun oynayabiliyor (Regalado, 2024). Bu, yalnızca tıbbi bir atılım değil, aynı zamanda günlük yaşamı, sosyal ilişkileri ve benlik algımızı yeniden şekillendirecek bir - [EMDR Nedir? Son Yıllarda Neden Bu Kadar Popüler Olmuştur?](https://psychologytimes.com.tr/emdr-nedir-son-yillarda-neden-bu-kadar-populer-olmustur/) - EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing) göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işlemleme yöntemidir. EMDR, psikoterapide kullanılan ekollerden biridir. Diğer en yaygın bilinenleri BDT, psikanaliz, Şema Terapi ekolleri gibi bireyin deneyimlediği rahatsızlık seviyesini en aza indirgemek, sorunla baş etme kapasitesini arttırmak ve hayat kalitesini yükseltmektir. Diğer yaklaşımlardan farklı olarak son yıllarda özellikle travma sağaltımında kullanılan, geçmişi, - [Sadece Su Yeterliyken](https://psychologytimes.com.tr/sadece-su-yeterliyken/) - İnsanoğlu aslında kendisini görmeye programlanmamıştır. Metnin başlığının kaynağının da geldiği, Narcissus’un hikayesini bilirsiniz; kendi yansımasını suyun üzerinde gördükten sonra ona öylesine kapılır ki, kendine duyduğu hayranlık hayatına mal olur. Buradaki kritik nokta, Narcissus’un yalnızca kendisini görmesidir. Bu hikâye, yalnızca bir mit değil, aynı zamanda insan psikolojisinin derin bir metaforudur. Hatta modern psikolojide narsisizm terimi, tam - [Güven Duygusunun Psikofizyolojiye Etkisi – Hayatta Kal](https://psychologytimes.com.tr/guven-duygusunun-psikofizyolojiye-etkisi-hayatta-kal/) - Duygu, içsel süreci tarif eden, bir his olarak tanımlanmaktadır. Bireyin hislerini ortaya çıkaran bu içsel süreç fizyolojiyi, iletişimi ve güdüleyici yanı bir araya getirmektedir. Duygunun fizyolojik çalışma prensibi, oluşan hissin jest ve mimikler ile dışavurumunu sağlarken, iletişim kısmı mesajı veren – mesajı alan olmak üzere iletişim ağını oluşturarak, kişilerarası iletişimde duygu-düşünce-davranış sistemi hakkında bireye ipucu - [Değişken Mevsimlerin Döngüleri: Bipolar Bozuklukla Yaşamak](https://psychologytimes.com.tr/degisken-mevsimlerin-donguleri-bipolar-bozuklukla-yasamak/) - Hayat, bazen bir yaz sıcağı gibi ısıtır, coşku ve enerjiyle besler ruhu. Sonra hava kapanır, bulutlar yükselir, bir kış rüyasına döner; her ses donar ve dünya kendi içine kapanır. Bipolar bozukluk ile yaşayan bir birey için bu durum, kontrol edilmesi zor olan mevsim döngülerine benzer. Bir anda bahar filizlenir, ardından yaz sıcağı gelir, sonra her - [Görünmez Kıyaslamalar: Sosyal Medyanın İlişkilerimize Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/gorunmez-kiyaslamalar-sosyal-medyanin-iliskilerimize-etkisi/) - Günümüzde sosyal medya, hayatımızın en görünür alanlarından biri haline geldi. Paylaşılan fotoğraflar, anılar, başarılar ve özel günler yalnızca bireysel bir ifade biçimi değil; aynı zamanda sosyal ilişkilerimizin dinamiklerini şekillendiren güçlü bir faktör. Sosyal medya, bir yandan bağlantı kurmayı ve paylaşmayı kolaylaştırırken, diğer yandan görünmez bir karşılaştırma ortamı yaratıyor. Bu görünmez kıyaslamaların; hem romantik, hem arkadaşlık - [Bağırsaklar ve Beyin Arasındaki Bağlantısallık](https://psychologytimes.com.tr/bagirsaklar-ve-beyin-arasindaki-baglantisallik/) - Bağırsaklara neden ikinci beyin deniyor hiç düşündünüz mü? Deri, ağız, solunum, gastrointestinal gibi bölgelerde birçok bakteri bulunmaktadır. Özellikle memelilerin bağırsaklarında 1000 ila 1500 arasında bakteri bulunur ve buna literatürde mikrobiyota denir (Kim ve Jazwinski, 2018). Bilimsel çalışmalarda memelilerdeki bağırsak mikrobiyatasının değişmesiyle birlikte birçok nörolojik bozukluk da ortaya çıkmıştır (Boyton ve Altmann, 2019; Garg vd., 2019). - [Kaybın Sessiz Yankısı: Yasla Yeniden Bağ Kurmanın İnce Sanatı](https://psychologytimes.com.tr/kaybin-sessiz-yankisi-yasla-yeniden-bag-kurmanin-ince-sanati/) - Yas… İnsan hayatının en evrensel, en kaçınılmaz deneyimlerinden biri. Hepimiz bir gün bu yolculuğa davet edileceğimizi biliriz, ama hiçbirimiz o davete hazır olduğumuzu söyleyemeyiz. Kimi zaman bir sabah telefonun ucundaki sessizlikle başlar, kimi zaman bir koltuğun boşluğuyla. Çoğu zaman ise kalbin ortasında, tarifsiz bir sızıyla kendini gösterir. Yasın özelliği, sadece kaybedilen kişiye dair bir acı - [Kendi Rüyanın Yönetmeni Olmak: Lucid Rüyaların Nöropsikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/kendi-ruyanin-yonetmeni-olmak-lucid-ruyalarin-noropsikolojisi/) - Lucid rüya, kişinin rüya gördüğünün farkında olması ve kimi durumlarda rüyanın akışına müdahale edebilmesi olarak tanımlanır. İnsanlık tarihinin farklı kültürlerinde bilinçli rüyalar üzerine mitler, ritüeller ve felsefi tartışmalar gelişmiştir. Antik Yunan’da Aristoteles’in yazılarından Tibet Budizmi’ndeki “rüya yogası”na kadar, bilinçli rüyalar uzun süre ruhsal deneyim ve içsel keşifle ilişkilendirilmiştir. Ancak modern bilim açısından bu olguya yönelik - [Sadece ‘Dağınıklıktan’ Daha Fazlası: Yetişkin DEHB’sinin Gözden Kaçan Yüzü](https://psychologytimes.com.tr/sadece-daginikliktan-daha-fazlasi-yetiskin-dehbsinin-gozden-kacan-yuzu/) - Günlük hayatta duyduğumuz “çok dalgınsın” ya da “hep erteliyorsun” sözleri, aslında altta yatan nörogelişimsel bir bozukluğun göstergesi olabilir mi? Çocukluk çağında başlayan ve yaşam boyu devam edebilen bir nörogelişimsel farklılık olan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), genellikle çocukluk dönemiyle özdeşleştirilir ve yetişkinlik döneminde gözden kaçar. Yapılan araştırmalar, DEHB’nin önemli bir kısmının yetişkinlikte de devam - [Zamanın Hızına Karşı: Bilinçli Farkındalığa Açılan Kapı](https://psychologytimes.com.tr/zamanin-hizina-karsi-bilincli-farkindaliga-acilan-kapi/) - 1. Modern Yaşam ve Zamanın Hızı Günümüz insanı, hızla akan zaman içinde çoğu zaman kendi düşüncelerine ve duygularına yabancılaşmaktadır. Özellikle yoğun iş temposu, teknolojinin sürekli dikkat dağıtıcı etkisi ve toplumsal beklentiler, bireylerin iç seslerini duymasını zorlaştırmaktadır. İnsan çoğu zaman yapılacaklar listesiyle hareket eder ve “şimdi”yi fark etme fırsatını kaçırır. Mindfulness, yani bilinçli farkındalık, bu noktada - [Freud’un Ego Kavramı ile Propriosepsiyon Arasındaki İlişkisi](https://psychologytimes.com.tr/freudun-ego-kavrami-ile-propriosepsiyon-arasindaki-iliskisi/) - Geçtiğimiz yüzyılın ortalarında, zihin ve beden arasında keskin bir ayrım ortaya çıkmış, ruhsuz bir nöroloji ve bedensiz bir psikoloji meydana gelmiştir. Nöroloji klasik fizik gibi mekanik bir yapı olarak işlev görürken psikoloji, bedenden ayrı düşünülmüş ve her iki alan da insanı tek başına açıklamakta yetersiz kalmıştır. Oysa insan, yapısı gereği basite indirgenemeyecek kadar karmaşık ve - [Hayal Kırıklığı ve Kaçınma Davranışları: Psikodinamik Temeller ve Terapötik Yaklaşımlar](https://psychologytimes.com.tr/hayal-kirikligi-ve-kacinma-davranislari-psikodinamik-temeller-ve-terapotik-yaklasimlar/) - İnsan yaşamında beklentiler hem motivasyon kaynağı hem de yön belirleyici unsur olarak önemli bir psikolojik yapı oluşturur. Beklentiler, geleceğe dair zihinsel temsillerimizdir; bireyin yaşamı anlamlandırmasına, hedefler koymasına ve çaba göstermesine aracılık eder. Ancak bu beklentilerin gerçekleşmemesi durumunda ortaya çıkan hayal kırıklığı, yalnızca anlık bir üzüntü değil, bireyin özsaygısını, dünyaya olan güvenini ve ruhsal dengesini etkileyen - [Mağdurunuzu Nasıl Alırdınız? Mükemmel Mağdur Yanılgısı ve Toplumsal Yansımaları](https://psychologytimes.com.tr/magdurunuzu-nasil-alirdiniz-mukemmel-magdur-yanilgisi-ve-toplumsal-yansimalari/) - Yoğun bir günün ardından evinize geldiniz, üstünüzü değiştirdiniz, televizyonu açtınız ve apar topar akşam yemeğinizi hazırlamaya başladınız. Bu sırada içeriden haber bülteninin sesi geliyor. Yine bir şiddet olayı… Haberde mağdurla yapılan bir röportaj var. Gözünüzün önüne ilk gelen mağdur imajı nasıl biri olurdu? Cinsiyetini, görünüşünü, yaşını, işini düşündüğünüzde aklınızda nasıl bir portre belirdi? Peki size - [Aşk ile Bağımlılık Arasındaki İnce Çizgi](https://psychologytimes.com.tr/ask-ile-bagimlilik-arasindaki-ince-cizgi/) - Gerçekten aşık olmak ile bağımlı olmak arasındaki çizgiyi nerede ayırt edebiliriz? Aşk, çoğu zaman insanı güçlendiren, yeni güne umutla ve motivasyonla başlamaya sebep olan bir bağ olarak görülür. Ancak aşk ve bağımlılık arasındaki o görünmeyen ince çizgi geçildiği zaman insana kontrolü kaybettiren, onsuz yapamayacağını düşündüren bir bağımlılığa dönüşebilir. İnsanın gözünü kör eden bu bağımlılık, kişinin - [Çantamızdaki Görünmeyen Yük: Akran Zorbalığı](https://psychologytimes.com.tr/cantamizdaki-gorunmeyen-yuk-akran-zorbaligi/) - Sabah çocuğunuzu okula uğurlarken aklınızdan neler geçiyor? Kahvaltısını yaptı mı, ödevini unuttu mu, öğretmeniyle arası iyi mi… Peki hiç düşündünüz mü, çocuğunuz sırt çantasına defterleri ve kalemleriyle birlikte hangi görünmeyen yükleri koyuyor? Arkadaş grubuna kabul edilmeme korkusu, teneffüste itilip kakılma endişesi, telefonuna düşen alaycı mesajlar… Çocuklarımız sadece ders değil, sosyal sınav da veriyor. Ve ne - [Umursamazlığın Maskesi: Görünenin Ardındaki Duygular](https://psychologytimes.com.tr/umursamazligin-maskesi-gorunenin-ardindaki-duygular/) - Günlük hayatta kimi insanlar vardır; dışarıdan bakıldığında hiçbir şey onları etkilemiyor gibi görünür. Onlarla konuştuğunuzda, yaşadıkları zor durumlar, stres ya da hayal kırıklıkları sanki hiç onları etkilememiş gibidir. Eleştirilere kayıtsız, başarısızlıklarına karşı soğukkanlı ve bazen umursamaz görünebilirler. İlk izlenim genellikle “çok rahat, hiçbir şeyi kafasına takmıyor” ya da “her şeyi hafife alıyor” şeklinde olur. Ancak - [Sanat Terapisinin Bağlanma Problemlerini Anlamada ve Güvenli Bağlanmayı Desteklemedeki Rolü](https://psychologytimes.com.tr/sanat-terapisinin-baglanma-problemlerini-anlamada-ve-guvenli-baglanmayi-desteklemedeki-rolu/) - Bağlanma kuramı, insan ilişkilerinin en derin dokusunu anlamamıza imkân tanır. John Bowlby’nin (1988) ifade ettiği gibi, çocuk ile bakım veren arasındaki ilk temas, yalnızca biyolojik bir ihtiyaç karşılamaktan ibaret değildir; aynı zamanda bireyin kendilik algısını, güven duygusunu ve başkalarıyla kuracağı bağların niteliğini şekillendirir. Erken dönemde güvenli bir bağlanma deneyimi yaşayan birey, yaşam boyu “ben değerliyim” - [İlişkilerde Kaybolmak: Kendi Benliğim Nerede Başlıyor?](https://psychologytimes.com.tr/iliskilerde-kaybolmak-kendi-benligim-nerede-basliyor/) - “Biz” Olurken “Ben”i Kaybetmek Bazen bir ilişkiye öyle bir hızla gireriz ki iki kişilik bir şarkı söylerken kendi sesimizin tınısını duymayı unuturuz. İlk zamanların büyüsü, ortak zevkler ve benzer hayaller; “biz”in sıcaklığında sarar fakat fark etmeden “ben”in sınırları buharlaşmaya başlar. Akşam planlarımız partnerimizin programına göre şekillenir, yorgun olsak da “bozmayalım” diye dışarı çıkarız, canımız istemediğinde - [Dissosiyatif Bozukluklar](https://psychologytimes.com.tr/dissosiyatif-bozukluklar/) - Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu, toplumda şizofreni kadar sık görülen bir ruhsal bozukluktur; ayrıca bu ruhsal bozukluk alanında uzman psikoterapistler tarafından yürütülen tedavi yöntemleriyle “tam iyileşme”nin mümkün olması yönünden klinisyenlerce fark edilmesi büyük önem arz etmektedir (Şar, 2000). Dissosiyatif kimlik bozukluğunun yalnızca olağandışı durumlarda ve filmlerde görüleceği düşünülür; ancak bu ruhsal bozukluk tıpkı depresyon ve şizofreni gibi - [七転び八起き (Nana korobi ya oki) – Yedi Kere Düş, Sekizinci Kez Kalk](https://psychologytimes.com.tr/七転び八起き-nana-korobi-ya-oki-yedi-kere-dus-sekizinci-kez-kalk/) - Başarısızlık... Modern toplumun en çok korktuğu kelimelerden biri. Çoğumuz için yalnızca bireysel bir düşüşü değil, aynı zamanda herkesin gözleri önünde yaşanan bir utancı da temsil ediyor. Çünkü bize, başarısızlığın bitiş, başarının ise tek doğru hedef olduğu öğretildi. Oysa psikoloji başka bir şey söylüyor: başarısızlık, gelişimin zorunlu bir parçasıdır. Sorun, başarısızlığın kendisinde değil; ona yüklediğimiz anlamda. - [SPORDA İLETİŞİM VE PSİKOLOJİK YANSIMALARI](https://psychologytimes.com.tr/sporda-iletisim-ve-psikolojik-yansimalari/) - Spor, yalnızca fiziksel performansın değil, aynı zamanda etkili iletişimin de sahneye çıktığı bir alandır. Antrenör ile sporcu arasındaki diyalog, takım arkadaşlarının saha içindeki işaretleşmeleri veya seyirciden gelen mesajların sporcu üzerindeki etkisi… Tüm bunlar; başarı ve psikolojik dayanıklılık üzerinde rol oynamaktadır (Weinberg & Gould, 2019). Çoğu zaman oyunun gidişatını belirleyen şey, ortaya koyulan fiziksel efor değil - [HER ŞEYİN MÜKEMMEL OLMASI MÜMKÜN MÜ?](https://psychologytimes.com.tr/her-seyin-mukemmel-olmasi-mumkun-mu/) - “HER ŞEYİ DÜZELTMEYE KALKIŞMANIN YOK ETTİĞİ” “HAYATIN KUSURU BİTMEZ” Turgut Uyar’ın “Terziler Geldiler” şiirini hiç duydunuz mu? Şiirde, hayatın dağınıklığını toparlamaya çalışan terziler vardır. İğneyle, iplikle, sabırla; yırtıkları, sökülenleri, yamuk duranları düzeltmeye girişirler. Aslında bu şiir, yalnızca bir meslek grubunu değil, insanın kaderini, hatta belki de yanılgısını gösterir. Çünkü biz de çoğu zaman kendi hayatımızda - [KURUMLARDA PSİKOLOJİK DESTEK](https://psychologytimes.com.tr/kurumlarda-psikolojik-destek/) - Merhaba tüm The Psychology Times ailesi. Geçmiş yazılarımızda çalışma hayatında psikologlar neden yer almalı ve iş dünyasında EMDR neden kullanılmalı sorularına giriş niteliğinde paylaşımlar gerçekleştirmiştik. Bu defa konuya biraz daha derinlemesine giriş yapacağız. Konuyla ilgilenen arkadaşlarımın eminim ki karşısına çalışan verimliliği, iş yerinde farkındalık, kurumsal psikolojik destek kavramları sürekli çıkmaktadır. Peki soruyorum size şimdi. Çalışanların - [Issız Adam ve Beş Faktörlü Kişilik Kuramı: İlişkilerde Kendi Yalnızlığımızı Görmek](https://psychologytimes.com.tr/issiz-adam-ve-bes-faktorlu-kisilik-kurami-iliskilerde-kendi-yalnizligimizi-gormek/) - Bazı filmler sadece kendi hikayesiyle kalmaz; insanı da kendi iç yolculuğuna çıkarır. Issız Adam’ı izlerken Ada ve Alper’in kısa ama derin aşk hikayesiyle beraber aşkın sadece duygulardan ve bağlanma kuramından ibaret olmadığını; aynı zamanda kişilik yapılarımızın da ilişkilerimizin seyrini belirlediğini fark ettim. Beş Faktörlü Kişilik Kuramı – nevrotiklik, dışadönüklük, açıklık, uyumluluk ve özdisiplin – bu - [Aşkın Diğer Yüzü: Flört Şiddeti](https://psychologytimes.com.tr/askin-diger-yuzu-flort-siddeti/) - En sık görülen şiddet türlerinden biri olan ve romantik ilişkilerde yaşanan istismarı ifade eden flört şiddeti, partnerlerden birinin diğerine romantik ilişki başlamadan hemen önce, ilişki sürecinde ya da sona erdiğinde uyguladığı ve/veya uygulamakla tehdit ettiği fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, cinsel şiddet, ekonomik şiddet, sanal/dijital şiddet, ısrarlı takip vb. durumları kapsayan geniş bir kavramdır. Flört şiddetini - [Kendini Optimize Etme Tuzağı: İnsanın Sonsuz Güncelleme Çabası](https://psychologytimes.com.tr/kendini-optimize-etme-tuzagi-insanin-sonsuz-guncelleme-cabasi/) - 21. yüzyılın mottosu neredeyse şuna dönüştü: “Daha iyi ol, daha hızlı ol, daha verimli ol.”Sabah 5’te uyanmayı, “biohacking” yöntemleriyle zihni yeniden programlamayı ya da günün her dakikasını verimlilik uygulamalarıyla takip etmeyi normalleştiren bir kültürün içindeyiz. Sosyal medyada gözümüze sokulan “ideal benlik” imgeleri, kişisel gelişim endüstrisinin sürekli yeni reçeteler sunması ve “her an daha iyi versiyonunu” - [Aşkın Görünürlüğü: Aşkı Hatırla Dizisinde Güneş ve Mr. Alpha (Deniz) Arasındaki Ayrılık Üzerinden Kimlik, Mahremiyet ve Duygusal Yabancılaşma](https://psychologytimes.com.tr/askin-gorunurlugu-aski-hatirla-dizisinde-gunes-ve-mr-alpha-deniz-arasindaki-ayrilik-uzerinden-kimlik-mahremiyet-ve-duygusal-yabancilasma/) - Disney+ yapımı Aşkı Hatırla dizisinde Güneş ve Mr. Alpha (Deniz) karakterleri arasındaki duygusal ayrışma, yalnızca bireysel bir ilişki krizi değil; aynı zamanda dijital çağın görünürlük baskısı ile mahremiyet ihtiyacı arasındaki gerilimin bir temsili olarak okunabilir. Bu makalede Güneş’in influencer kimliği nedeniyle Deniz’den ayrılması, öz-değer, ilişki içi sınırlar, bağlanma tarzları ve mahremiyet hakkı üzerinden psikolojik bir analizle - [Şiir Yazmak Kadınları Öldürüyor Mu: Sylvia Plath Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/siir-yazmak-kadinlari-olduruyor-mu-sylvia-plath-etkisi/) - Neredeyse hepimizin bildiği, kafasını fırına sokmasıyla gerçekleşen Sylvia Plath’in ölümü ve buna yol açan mental durum, 2001’de psikolojide bir fenomen haline geldi. Psikolog James C. Kaufman, yaratıcı yazarların mental hastalıklara ortalama bir insandan daha meyilli olduğu iddiasını incelemek istedi. O zamana dek bu konuda elle tutulur detaylı bir çalışma yapılmamıştı. Kaufman, bütün yazarların aynı derecede - [Zorluklara Karşı Güçlü Kalmak: İş Dünyasında Resilience Kavramı](https://psychologytimes.com.tr/zorluklara-karsi-guclu-kalmak-is-dunyasinda-resilience-kavrami/) - Günümüz iş dünyası hızla değişiyor; belirsizlik, yoğun tempo ve rekabet neredeyse kaçınılmaz. Uzun mesai saatleri, yüksek performans beklentileri ve ekonomik dalgalanmalar, çalışanların ruhsal sağlığını zorlayabiliyor. Ama ilginç olan, bu baskılar karşısında bazı çalışanlar hızla tükenirken, bazıları nasıl ayakta kalabiliyor ve hatta daha da güçlenebiliyor? İşte bu farkı yaratan şey psikolojik dayanıklılık, yani resilience. Psikolojik dayanıklılık - [Mağduru Suçlamak: Kadın Cinayetlerinde Sessiz Ortaklık](https://psychologytimes.com.tr/magduru-suclamak-kadin-cinayetlerinde-sessiz-ortaklik/) - Kadın cinayetleri, yalnızca bireysel suçlar olarak değerlendirilemeyecek kadar yaygın ve sistematik bir hal almıştır. Toplumsal yapıyı derinden sarsan bu olgu, adeta bir “toplumsal epidemi” niteliği taşımaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kadınların %38’i yaşamları boyunca en az bir kez partner şiddetine maruz kalmaktadır (WHO, 2021). Bu oran, şiddetin münferit değil, küresel ölçekte kökleşmiş bir sorun - [LGS Sürecinde Adım Adım Başarı](https://psychologytimes.com.tr/lgs-surecinde-adim-adim-basari/) - Okulların başlamasıyla yeni bir maraton başladı. Özellikle 8. sınıflar LGS sürecine girdiler. Hepsinin en büyük hedefleri, istedikleri liseye girip güzel bir gelecek elde etmek. Tabii, başarının önünde bazı engeller olabiliyor. Çocukların bu süreç boyunca karşılaştığı ve başarıyı belirleyen 2 önemli sorun var. Bunlardan ilki günümüz çocuklarında çok yaygın olan dikkat eksikliği. Hatta çoğu çocuk dikkat - [Sessiz Tanıklar: Seyirci Kalmaktan Duyarsızlığa](https://psychologytimes.com.tr/sessiz-taniklar-seyirci-kalmaktan-duyarsizliga/) - Günümüzde hem sokakta hem de sosyal medyada sıklıkla birilerinin duyarsız olduğu ya da yalnızca olaya seyirci kaldığı haberlerini görebiliyoruz. Bu yazıda duyarsızlaşma ve sosyal psikoloji literatüründen seyirci kalma etkisi (bystander effect) kavramı ile açıklanacaktır. Keyifli okumalar! Seyirci Kalma Etkisi Nedir? Darley ve Latané (1968) tarafından ortaya atılan seyirci kalma etkisi (bystander effect), sosyal psikolojinin önemli - [Yaprak Dökümü’ne Derinden Bir Bakış: Karakterlerin Psikanalitik Çözümleri](https://psychologytimes.com.tr/yaprak-dokumune-derinden-bir-bakis-karakterlerin-psikanalitik-cozumleri/) - Her evin duvarları arkasında yaşanan, yaşanırken zaman zaman acı veren zaman zaman mutluluktan ağlatan bir gizem saklıdır. Her bir gözyaşı, her bir dram aileyi yeri geldiğinde birleştirir, yeri geldiğinde de yapraklarını erkenden döken bir sonbahar ağacı misali aileyi zedeler. Türk dizi tarihinde aile kavramını, aile içerisinde zamanla zedelenen ilişki örüntülerini bize en iyi anlatan dizilerin - [Başarıyla Yüzleşmek: İmposter Sendromunu Anlamak](https://psychologytimes.com.tr/basariyla-yuzlesmek-imposter-sendromunu-anlamak/) - Ne zaman iyi bir şey yapsanız, bir başarı elde etseniz içten içe bunun bir yanılsama olduğunu düşünüyor musunuz? Bazen verdiğimiz emek ile kazancımız orantılı olmayabilir ve kazandığımız şeyi hak etmediğimizi düşünebiliriz. Fakat kazandığını hak etmeme inancı bazen kalıcı bir şüphe haline gelir, işte buna İmposter Sendromu denir. İmposter Sendromu, kişinin elde ettiği başarıları içselleştiremeyip bunları - [Kıskançlık ve Haset](https://psychologytimes.com.tr/kiskanclik-ve-haset/) - İnsanın duygusal dünyasının en karmaşık, en çok bastırılan ve en çok inkâr edilen hislerinden bazıları kıskançlık ve hasettir. Günlük yaşamda bu iki duygu çoğu zaman birbirine karıştırılır; ancak psikodinamik kuram açısından bakıldığında kıskançlık ve haset birbirinden farklı dinamiklere sahiptir. İkisi de insanın erken çocukluk deneyimlerine, nesne ilişkilerine ve bilinçdışı süreçlerine dayanan derin duygulardır. Kıskançlık ve - [Annem ve Babam Okul Çantamı Hazırladı: Ama Benim Kalbim Okula Hazır Mı?](https://psychologytimes.com.tr/annem-ve-babam-okul-cantami-hazirladi-ama-benim-kalbim-okula-hazir-mi/) - Hayatının en önemli gelişimi artık okul zamanı dolayısıyla bu dönem bir çocuk için dönüm noktasıdır…Bir çocuğun okula başlaması, ebeveynler açısından da önemli bir süreçtir. Bütün hazırlıklar: okul seçimi, okul malzemeleri, okul ve öğretmen seçimi üzerinde yapılırken unutulan bir gerçek var ki: Çocuğum okula gitmeye hazır mı? Genellikle çocuğun yaş aralığına göre fiziksel, zihinsel, duygusal ve - [“Ne İçindeyim Zamanın Ne de Büsbütün Dışında”](https://psychologytimes.com.tr/ne-icindeyim-zamanin-ne-de-busbutun-disinda/) - Sevdiğiniz insanlarla geçirdiğiniz yarım saatle bir ders ya da ciddi bir konuşma dinlerken geçirdiğiniz bir başka yarım saat, matematiksel olarak aynı süreyi kapsasa da hiç de öyle hissettirmeyebilir. Ya da siz küçük bir çocukken bitmek bilmeyen koca bir gün, yetişkin olduğunuzda hiçbir işinizi yetiştiremediğiniz kısacık bir 24 saate dönüşebilir. Bu, muhtemelen bütün insanların muzdarip olduğu - [Çocukken Görülmediysen, Yetişkinken Neden Kaybolduğunu Bilirsin](https://psychologytimes.com.tr/cocukken-gorulmediysen-yetiskinken-neden-kayboldugunu-bilirsin/) - Bir çocuğun ihtiyacı yalnızca karın doyurmak, üstünü örtmek ya da okula göndermekle sınırlı değildir. Duyulmak, sevilmek, değerli hissetmek de bir çocuğun en temel ihtiyaçlarındandır. Ancak birçok birey, çocukluk yıllarında duygusal ihmal ya da ekonomik olarak ihmal edilmiş olmanın etkilerini fark etmeden yetişkinliğe taşır. Üstelik bu etkiler, sadece bireysel psikolojiyle sınırlı kalmaz; sosyal ilişkileri, iş yaşamını - [İşe Gitme İsteksizliği ve Mecburiyetler Üzerine Psikolojik Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/ise-gitme-isteksizligi-ve-mecburiyetler-uzerine-psikolojik-bir-bakis/) - İşe gitme isteksizliği, bireysel bir zaaf değil; modern çalışma yaşamının yarattığı tükenmişlik, mecburiyet duygusu ve anlam arayışının bir yansımasıdır. Bu makalede, psikoloji literatürü ve günlük yaşam örnekleri üzerinden işe gitme isteksizliğinin nedenleri ve olası çözüm yolları ele alınmaktadır. Sabah çalan alarm, yalnızca güne başlamayı değil, aynı zamanda görünmez bir savaşı da işaret eder: Gitmek istemediğin - [Toksik Aşkın Psikolojisi: Bağımlılık mı, Bağlanma mı?](https://psychologytimes.com.tr/toksik-askin-psikolojisi-bagimlilik-mi-baglanma-mi/) - Aşk, insanlık tarihi boyunca edebiyatın, sanatın ve psikolojinin en çok tartıştığı olgular arasında yer almıştır. Sağlıklı bir bağlanma, ilişkisel doyum, güven ve destekle tanımlanırken; bazı ilişkilerde duygusal iniş çıkışlar, yoğun çatışmalar ve psikolojik yıpranma ön plana çıkar. Günümüzde popüler kültürde “toksik aşk” olarak adlandırılan bu ilişkiler, bireylerin psikolojik bütünlüğünü tehdit etmesine rağmen tarafların birbirinden kopmakta - [Kendi Kararımız Gibi Yaşadığımız Alışkanlıklar](https://psychologytimes.com.tr/kendi-kararimiz-gibi-yasadigimiz-aliskanliklar/) - Hayatımıza biraz dikkatle baktığımızda, çoğu zaman nedenini hiç düşünmeden yaptığımız şeylerle dolu olduğunu fark ederiz. Sabah uyanınca elimizin otomatik olarak telefona gitmesi, sofrada hep aynı sandalyeye oturmak ya da bir karar alırken “bizim evde hep böyle yapılır” diyerek kendimizi ikna etmek... Bunların çoğu bize doğal gelir. Çünkü sorgulamadığımız için, aslında nereden geldiğini hiç bilmeden yaşamaya - [Yetersizlik ve Değersizlik Hissi: Görünmeyen Zincirler](https://psychologytimes.com.tr/yetersizlik-ve-degersizlik-hissi-gorunmeyen-zincirler/) - Hepimiz zaman zaman kendimizi yetersiz hissi veya değersiz hissi ile karşılaşmışızdır. Bazılarımız bunu fark eder, bazılarımız ise içten içe yaşamın her alanına sızan bir sessiz ses gibi taşır. Bu duygular sadece ruh halimizi etkilemekle kalmaz; ilişkilerimizi, iş yaşamımızı ve hayata bakışımızı da şekillendirir. Bu yazıda yetersizlik hissi ve değersizlik hissinin kökenlerini, günlük hayattaki etkilerini ve - [Artık Onunla Hiçbir Şey Yapmak İstemiyorum](https://psychologytimes.com.tr/artik-onunla-hicbir-sey-yapmak-istemiyorum/) - Bir Evliliğin İlk Yılları Bir evlilikin ilk yıllarında en sıradan şeyler bile kıymetlidir: evde izlenen bir film, kısa bir yürüyüş, aynı sofrada edilen sohbet… Kadın için bu küçük paylaşımlar, evliliğin sıcaklığını hissettirir. Fakat zamanla, paylaşımların yerini hayal kırıklıkları almaya başladığında, sıradan anlar bile ağır gelmeye başlar. Telefonuna gömülen, sürekli şikâyet eden, huysuz, huzursuz, daima sinirli - [Helikopter Ebeveynlik: Aşırı Korumanın Çocuk Gelişimine Etkileri ve Çözüm Yolları](https://psychologytimes.com.tr/helikopter-ebeveynlik-asiri-korumanin-cocuk-gelisimine-etkileri-ve-cozum-yollari/) - Ebeveynler, bireyin toplumsallaşması ve toplumun bir parçası olma konusunda anahtar role sahiptir. Bireyin kimlik oluşumunda, kendisini topluma ne kadar ait hissedeceği, ebeveynin çocuğa karşı davranış ve tutumlarıyla doğrudan ilişkilidir. Kimlik gelişimi çocukluk döneminde başlar. Bu dönemde çocukların kendilerine rol model aldıkları kişiler ebeveynleridir ve ebeveynlerin çocuklarına karşı olan tutum ve davranışları, onların psikolojik ve kişisel - [Stalking: Görünmez Şiddet](https://psychologytimes.com.tr/stalking-gorunmez-siddet/) - Stalking, yani Türkçeye uyarlanmış hâliyle “ısrarlı takip”, günümüzde sosyal medyada neredeyse normalleşmiş bir kavram hâline geldi. Peki ya bu stalker ile gerçek hayatta karşılaşsaydık? Dışarı adım attığımızda, gölgenin ardında bizi izleyen bir çift göz… Adımlarımızın ritmini takip eden sessiz nefesler… Her köşe başında, her dönemeçte birinin bizi izliyor olabileceği düşüncesiyle tüylerimizin ürpermesi… Hatta bazen, evimizin - [Rüyada Öğrenmek: Bilim Kurgu mu, Gerçeğe Yakın Bir İhtimal mi?](https://psychologytimes.com.tr/ruyada-ogrenmek-bilim-kurgu-mu-gercege-yakin-bir-ihtimal-mi/) - İnsanlık uzun zamandır uykunun gizemini çözmeye çalışıyor. Özellikle rüyada öğrenme fikri bilim kurgu filmlerinden reklam endüstrisine kadar pek çok yerde karşımıza çıkıyor. Peki gerçekten uyku sırasında sıfırdan yeni bilgiler öğrenmek mümkün mü? Son yıllarda yapılan nörobilim araştırmaları bu fikri bütünüyle reddetmiyor ancak gerçek biraz farklı: rüyada öğrenme çoğu zaman sıfırdan bilgi edinmekten ziyade önceden öğrenilmiş - [Acıdan Güce Yolculuk: Travma Sonrası Büyüme ve Bilinçaltı](https://psychologytimes.com.tr/acidan-guce-yolculuk-travma-sonrasi-buyume-ve-bilincalti/) - Öne Çıkan Noktalar Travma Sonrası Büyüme (TSB): Acının gölgesinde, daha derin bir yaşam bakışı, güçlü ilişkiler, dayanıklılık ve manevi farkındalık gelişebilir. Bilinçaltının Gücü: Rüyalar, semboller ve terapi teknikleri, saklanan duyguları dönüştürerek iyileşme sürecini başlatır. Uzmanların Görüşü: Gabor Maté: Travma, “bastırmak zorunda kaldığımız şey”dir; iyileşme yeniden bağ kurmaktır. Mel Robbins: Küçük ve bilinçli adımlar, bilinçaltını yeniden - [Savaşın Gölgesinde Çocukluğa Tutunmak: "Hayat Güzeldir" Filmi](https://psychologytimes.com.tr/savasin-golgesinde-cocukluga-tutunmak-hayat-guzeldir-filmi/) - Savaş, çocukluğun masumiyetini çalan, ruhlarda derin ve kalıcı yaralar açan yıkıcı bir gerçekliktir. Ancak insan ruhunun inanılmaz direnci ve ebeveyn sevgisinin dönüştürücü gücü, en karanlık anlarda bile umudun yeşermesine olanak tanır. İnsanın yaşamında anlam bulma çabası da temel motivasyonel gücü temsil eder. Nietzsche’nin “Yaşamak için bir nedeni olan her türlü nasıl’a katlanabilir” ifadesi de bu - [Mükemmeliyetçilik: Görünmeyen Yükün Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/mukemmeliyetcilik-gorunmeyen-yukun-psikolojisi/) - Günümüzde “en iyisini yapma” kültürü, birçok insanın motivasyon kaynağı gibi görünse de, aslında çoğu zaman yıpratıcı bir psikolojik baskıya dönüşebiliyor. Mükemmeliyetçilik; kişinin kendisinden veya başkalarından kusursuzluk beklemesi, hataya karşı toleransının düşük olması ve sürekli olarak daha fazlasını yapma ihtiyacı hissetmesiyle tanımlanır. Bu özellik bazı durumlarda başarıyı artırsa da, çoğu zaman duygusal yük ve yetersizlik hissi - [Sosyal Uyumu Anlamak: Görünmez Baskının Gücü](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-uyumu-anlamak-gorunmez-baskinin-gucu/) - Bir asansöre bindiniz ve herkes kapıya sırtını dönmüş şekilde duruyor, ne yapardınız?Muhtemelen siz de diğerleri gibi sırtınızı dönerdiniz. Bu sahne, 1962’de Candid Camera adlı bir programda çekilmişti. Bu şaka, sosyal psikolojide conformity (uyum davranışı / sosyal uyum) fenomenine dair güçlü bir örnek haline geldi. Peki nedir bu deney? Candid Camera ekibindeki kişiler bir asansöre binip - [Beliren Yetişkinlerde Duygu Şekillendirme (Emotion Crafting) Süreci: Psikolojik İhtiyaç Doyumunun Önemi](https://psychologytimes.com.tr/beliren-yetiskinlerde-duygu-sekillendirme-emotion-crafting-sureci-psikolojik-ihtiyac-doyumunun-onemi/) - Hepimiz hayatımızda iniş çıkışlar yaşıyoruz. Özellikle 18-25 yaş aralığını kapsayan beliren yetişkinlik dönemi, duyguların en yoğun deneyimlendiği zamanlardan biri. Üniversiteye başlamak, iş hayatına atılmak, ilişkilerde yol almak, aileden bağımsızlaşmak… Bu süreçte gençlerin yaşadığı stres ve kaygılar bazen dayanılmaz görünebiliyor. Peki bu duyguları sağlıklı biçimde yönetebilmek için ne gerekiyor? Benim de içinde yer aldığım, Assistant Prof. - [Acaba Duyguların Dili Olsa Ne Derdi?: Biraz da Duygularımızın Gözünden](https://psychologytimes.com.tr/acaba-duygularin-dili-olsa-ne-derdi-biraz-da-duygularimizin-gozunden/) - Bazen hayat rutinde akar gider. Bazen ise o kadar hızlı gelişir ki olaylar, onları yakalamaya çalışırken bir bakarsınız ki uçmuş gitmişler. Ancak her ikisinin de bir ortak noktası vardır; her ne olursa olsun bir tepki olarak gelişen, bazen işimize yarayan, bazen de süründüren o duygular. Duygular aslında dilimize pelesenk olmuş bir kavramdır ama durup düşünmeyiz - [Sırça Fanusa Sıkışmış Bir Kadın: Sylvia Plath ve Nilgün Marmara](https://psychologytimes.com.tr/sirca-fanusa-sikismis-bir-kadin-sylvia-plath-ve-nilgun-marmara/) - Çoğumuz yaratıcılıkla psikolojik rahatsızlıkların paralel ilerlediğini düşünmüşüzdür. Şairlerin hassaslıkları, kırılganlıkları sanatla birleştiğinde bizi etkilemeyi başarmıştır. Depresif ve melankolik sözcüklerde ruhumuzdan bir parça buluruz. Sylvia Plath, Amerikalı şair ve yazardı. Plath, hayatını manik depresyon bozukluğuyla geçirdi ve eserlerindeki melankolik izlerle tanındı. İngiliz şair Ted ile hayatının aşkı olduğu yanılgısıyla evlendi ve Ted’in aldatmalarıyla ilişkileri bozuldu ve - [Travmatik Yaşantıların Ruhsal Yansımaları: TSSB Üzerine Güncel Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/travmatik-yasantilarin-ruhsal-yansimalari-tssb-uzerine-guncel-bir-bakis/) - Travma Nedir? Travma, bireyin sahip olduğu başa çıkma stratejilerine fazla gelen, aniden, beklenmedik bir biçimde gerçekleşen, organizmayı tehdit eden ya da organizmada yüksek dozda stres yaratabilen bir olay veya durumun ardından gerçekleşen psikolojik ve fizyolojik etkilerin bütünüdür. Travmatik durumlar ya da olaylar, organizmanın psikolojik veya fizyolojik bütünlüğüne doğrudan şekilde etki edebilen ve bireyde çaresizlik, kaygı, - [Yanlış İnanışların Gölgesinde Cinsellik](https://psychologytimes.com.tr/yanlis-inanislarin-golgesinde-cinsellik/) - Dünya Sağlık Örgütü cinsellik kavramını insanoğullarının olmazsa olmaz bir parçası şeklinde yorumlamaktadır. Kişilerin cinsel yaşantıları kültürden kültüre değişebilmekle beraber bireyin mutluluğu ve sağlıklı bir yaşam sürebilmesi için önemli bir kavramdır. İnsanoğlunun cinselliği yanlış yorumlaması ve sağlıksız şekilde yaşamaları bireyde birçok problemi beraberinde getirebilmektedir. Genel olarak düşünüldüğünde cinsel olarak sağlıklı olmak; “bedensel, emosyonel, entelektüel ve cinsel - [Jung’un Arketip Kuramı: Evrensel Simgelerin Psikolojik İşlevi](https://psychologytimes.com.tr/jungun-arketip-kurami-evrensel-simgelerin-psikolojik-islevi/) - Carl Gustav Jung’un analitik psikolojisi, bireysel ruhsal süreçlerin kolektif ve evrensel bir temele dayandığını öne sürer. Bu yaklaşımda merkezi öneme sahip olan arketip kavramı, insan psikolojisinin evrensel yapılarını anlamak için güçlü bir anahtar sunar. Bu makalede arketiplerin tanımı, bireysel gelişimdeki işlevi, klinik psikolojideki yeri ve kültürel yansımaları psikolojik bir çerçevede ele alınmaktadır. Modern psikolojinin kurucu - [Martin Eden’in Ruhsal Portresi: Stutz’un Araçlarıyla Psikolojik Bir İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/martin-edenin-ruhsal-portresi-stutzun-araclariyla-psikolojik-bir-inceleme/) - Edebiyat ve Psikoloji İlişkisi Psikoloji alanı, kimi zaman edebiyatın derinlerine gizlenmiş incelikleri ortaya çıkardığımızda yeniden biçimlenir. Jack London’ın ölümsüz karakteri Martin Eden, yalnızca edebi bir figür olmakla kalmaz, aynı zamanda insan ruhunun en karmaşık labirentlerinde kaybolmuş bir karakterin psikolojik portresidir. Onun trajik öyküsünü, çağdaş bir terapi yaklaşımı olan Phil Stutz’un “Araçlar” kuramıyla yeniden yorumlamak, hem - [EYVAH! OKULLAR AÇILIYOR: OKUL FOBİSİYLE BAŞ ETMEDE AİLENİN ROLÜ](https://psychologytimes.com.tr/eyvah-okullar-aciliyor-okul-fobisiyle-bas-etmede-ailenin-rolu/) - Okul Fobisi Nedir? Okul hayatı çocuk için yalnızca akademik bir yolculuk değil; aynı zamanda sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimin önemli bir basamağıdır. Ancak bazı çocuklar için okula gitmek büyük bir kaygı kaynağına dönüşebilir. Okul fobisi olarak adlandırılan bu durum, çocuğun okula gitmeyi reddetmesi, yoğun kaygı yaşaması, sabahları mide bulantısı ya da baş ağrısı gibi psikosomatik - [SUÇLU SADECE BESİNLER Mİ? Yeme Davranışlarımızı Gerçekten Ne Belirliyor?](https://psychologytimes.com.tr/suclu-sadece-besinler-mi-yeme-davranislarimizi-gercekten-ne-belirliyor/) - Tat Alma: Bir Lokma Günlük hayatımızda çoğu zaman farkına bile varmadan yaptığımız yeme davranışı, aslında bedenimizin en karmaşık süreçlerinden birini barındırıyor: tat alma. Bir lokmayı ağzımıza aldığımız anda başlayan bu yolculuğa bedende birçok sistem eşlik etmektedir. Peki o ilk lokmanın ağzımıza düştüğü anda yaşadığımız his yalnızca açlıkla mı ilgili? Yoksa yeme davranışlarımızın perde arkasında duygularımız, - [Şizotipali ve Şizotipal Kişilik Bozukluğu: Boyutsal Bir Yaklaşım ve Klinik Yansımalar](https://psychologytimes.com.tr/sizotipali-ve-sizotipal-kisilik-bozuklugu-boyutsal-bir-yaklasim-ve-klinik-yansimalar/) - Şizotipali (schizotypy), şizofreni spektrumu ile ilişkili kişilik özelliklerinin boyutsal bir modeli olarak tanımlanır. Şizotipal Kişilik Bozukluğu (ŞKB) ise bu özelliklerin yoğunlaşarak klinik tanı ölçütlerini karşılaması ile ortaya çıkan, sosyal işlevselliği bozan bir psikiyatrik bozukluktur. Bu makalede şizotipali kavramı, alt boyutları, ölçüm araçları, nörobiyolojik temelleri ve ŞKB ile ilişkisi ele alınmakta; ayırıcı tanı, tedavi yaklaşımları ve - [Kırılmadan Bükülmek: Psikolojik Esneklik](https://psychologytimes.com.tr/kirilmadan-bukulmek-psikolojik-esneklik/) - Psikolojik Esneklik Nedir? Psikolojik esneklik; bilinçli bir birey olarak şimdiki an ile tamamen etkileşim içinde olabilme ve kişisel değerlerini göz önünde bulundurarak bir davranışı sürdürme ya da değiştirebilme becerisi olarak tanımlanmaktadır (Hayes ve ark. 2006). Psikolojik esnekliğin temelinde, her türlü deneyime yargısız bir şekilde açık olma hali yatar. İçsel (bireyin duyguları, düşünceleri, beden duyumları, anıları, - [Takımı Bir Arada Tutan Güç: Grup İçi Bağlar Nasıl Kurulur?](https://psychologytimes.com.tr/takimi-bir-arada-tutan-guc-grup-ici-baglar-nasil-kurulur/) - İşe başladığınız ilk günü düşünün: yeni insanlar, yeni bir ortam, yepyeni bir başlangıç… İşte bu yeni başlangıcın ardından, yıl sonunda kurduğunuz ilişkilere dönüp baktığınızda kimi grup birbiri ile daha ilk günden kaynaşmışken, kimi grup birbirine henüz alışabilmişlerdir. Peki aynı hedefe beraber koşan grup üyeleri arasındaki bu bağlar neye göre zayıf veya güçlü olur? Birazdan okuyacağınız - [Çocuklarda Özgül Öğrenme Güçlüğü (Disleksi)](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-ozgul-ogrenme-guclugu-disleksi/) - Özgül öğrenme güçlüğü, anne babaların çocukları için en çok endişe duyduğu konulardan biridir:Acaba çocuğum disleksi mi?Bu sorunun yanıtı için önce öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini anlamak önemlidir. Öğrenme Nasıl Gerçekleşir? Öğrenme, 4 aşamada gerçekleşir: Bilgi, duyu organları aracılığıyla beyne girer ve algılanır; burada edinilen bilgi işlenir, yani anlaşılır, yorumlanır ve kaydedilir. Edinilen bilgi, tekrar kullanılmak üzere bellekte - [Kendini Gerçekleştirme: İnsanın Potansiyelinden Anlam Arayışına Yolculuğu](https://psychologytimes.com.tr/kendini-gerceklestirme-insanin-potansiyelinden-anlam-arayisina-yolculugu/) - Kendini Gerçekleştirme Kavramının Kökeni Kendini gerçekleştirme kavramını ilk açıklayan Carl Jung olmuştur. Jung’a göre her insanın yaşam amacı kendini gerçekleştirmektir. Bireyin bu amacı gerçekleştirebilmesi için önce kendini tanıması gerekmektedir. Bu tanıma sürecinde asıl önemli olan bireyin gölge yönleriyle yüzleşerek kendi asıl benliğiyle bütünleşmesini sağlamaktır. Jung’un “bireyleşme” kavramında da değinildiği gibi bu süreç, kişinin bilinçdışı öğeleriyle - [En İyi Versiyon Yanılsaması](https://psychologytimes.com.tr/en-iyi-versiyon-yanilsamasi/) - Kültürel Slogan Olarak “En İyi Versiyon” En iyi versiyon ifadesi, son yılların kültürel ikliminde bir slogan gibi dolaşmaktadır. Sosyal medyanın sürekli yenilenen sahnelerinde, kişisel gelişim literatürünün vaatlerinde ve motivasyon konuşmalarının ritmik tekrarlarında aynı çağrının izleri sürülmektedir. İnsan, eksik ve tamamlanması gereken bir taslak olarak kurgulanmakta; her yeni gün, daha üretken, daha başarılı, daha parlak bir - [Mutluluk Dayatması: Ergen Psikolojisinde Wellness Endüstrisinin Rolü](https://psychologytimes.com.tr/mutluluk-dayatmasi-ergen-psikolojisinde-wellness-endustrisinin-rolu/) - Wellness Kültürünün Ergen Dünyasına Girişi Son yıllarda “wellness” yani iyi olma hâli, sadece yetişkinlerin değil, ergenlerin psikolojisine de hızlıca girdi. Sosyal medyada her gün binlerce “self-care rutini”, “detoks önerisi” ya da “mutluluk reçetesi” ile karşılaşıyoruz. İlk bakışta masum ve faydalı görünen bu trend, aslında ergenleri hedefleyen büyüyen bir endüstrinin parçası (Global Wellness Summit, 2024). Bu - [Felaket Tellalı: Olumsuz Düşüncelerin Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/felaket-tellali-olumsuz-dusuncelerin-psikolojisi/) - Olumsuz Düşüncelerin Tetikleyicileri Temel inançlarımız durumları bazen yanlış değerlendirmemize sebep olduğu için bir anda felaket tellalımız oluveririz. Bunu istemeden, farkında olmadan yaparız. Temel inançlarımızın tetiklediği otomatik düşüncelerin ortak özellikleri; Ya Hep Ya Hiç Düşüncesi, Zihin okuma, Felaketleştirme, Aşırı genelleme, Olumluyu küçümseme, Kişiselleştirme, Duygu nedenselleştirme, -meli/-malı ifadeleri, Etiketleme, Keyfi çıkarım, Abartma, Tünelden bakma, Zihinsel filtre olarak - [Kendine Yabancılaşmanın Panzehiri: Öz-Şefkat](https://psychologytimes.com.tr/kendine-yabancilasmanin-panzehiri-oz-sefkat/) - Ruh Sağlığı ve Öz-Şefkatin Önemi Çoğu zaman insanlar, acı verici ya da olumsuz deneyimler yaşadıklarında kendilerine haksızlık ederler. Sanki yaşanan en kötü şey sadece kendi başlarına gelmiş gibi düşünür ve bu durumun sorumluluğunu bütünüyle üzerlerine alabilirler. Böyle anlarda kişi, kendini suçlamaya daha yatkın olur ve bu da öz-değerini zedeler. Oysa ki acı, hata ve zorluklar - [İyileşmeye Giden Yolda İlk Adım Neden Bu Kadar Zor Gelir?](https://psychologytimes.com.tr/iyilesmeye-giden-yolda-ilk-adim-neden-bu-kadar-zor-gelir/) - Ruh Sağlığı ve Psikoterapinin Önemi Psikoterapi, bireylerin ruh sağlığı sorunlarını anlamaları, duygularını düzenlemeleri ve yaşam kalitelerini artırmaları için etkili bir yöntemdir. Ancak buna rağmen birçok insan terapiye başlama noktasında zorluk yaşar ya da süreci sürekli erteler. Psikoterapiye yönelik bu çekinceler sadece bireysel değil; toplumsal, kültürel ve duygusal boyutları da olan karmaşık bir durumdur. Araştırmalar, insanların - [Postpartum Psikoz: Suç Psikolojisi Açısından Bir İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/postpartum-psikoz-suc-psikolojisi-acisindan-bir-inceleme/) - Postpartum dönem, yani doğum sonrası süreç, bir kadının hem biyolojik hem de psikolojik olarak en kırılgan dönemlerinden biridir. Bu süreçte ortaya çıkabilecek ruhsal bozukluklardan en ağır ve nadir görüleni ise postpartum psikoz olarak bilinir. Suç psikolojisi perspektifinden bakıldığında, postpartum psikoz yalnızca anne ve bebeğin sağlığı açısından değil, aynı zamanda potansiyel suç davranışları açısından da kritik - [Sumud’un Psikolojisi: Direnç, Umut ve İnsanlığın Ortak Vicdanı](https://psychologytimes.com.tr/sumudun-psikolojisi-direnc-umut-ve-insanligin-ortak-vicdani/) - Sumud’un Evrensel Mesajı Geçtiğimiz günlerde Sumud filosu Gazze’ye yardım için yola çıktı. Bu haber, yalnızca siyasi değil; insani, duygusal ve psikolojik açıdan da büyük yankı uyandırdı. “Sumud” kelimesi Arapçada direnç, köklülük anlamına geliyor. Ancak bu kavram, sadece bir halkın mücadelesini tanımlamakla kalmıyor; aynı zamanda insan ruhunun derinliklerinde saklı olan bir gerçeğe işaret ediyor. Çünkü hepimizin - [Sessiz Kriz: Gençlerde Anksiyete Bozukluklarının Görünmeyen Yüzü](https://psychologytimes.com.tr/sessiz-kriz-genclerde-anksiyete-bozukluklarinin-gorunmeyen-yuzu/) - Görünmeyeni Görmek Bir genç düşünün; dışarıdan bakıldığında çok enerjik, mutlu, başarılı… Oysa perde arkasında göğsünde bir ağrı, dinmek bilmeyen kalp atışları ve topluluk önünde tek kelime edememe hali vardır. Günümüzde gençlerin çoğunlukla maruz kaldığı problemlerden biri gençlerde anksiyete bozukluklarıdır. Genellikle doğal telaş olarak adlandırılır. Oysa bu, geçici bir stresten ziyade sessizce ilerleyen ve derin izler - [Mobbing ve Nesne İlişkileri: Görünmeyen Yaraların Psikodinamiği](https://psychologytimes.com.tr/mobbing-ve-nesne-iliskileri-gorunmeyen-yaralarin-psikodinamigi/) - Mobbing, iş yaşamında sıkça rastlanan, sistematik baskı, dışlama ve küçümseme davranışlarının bütünü olarak tanımlanabilir. Çoğu zaman yalnızca iş verimini etkilemekle kalmaz, ilgili kişi ya da kişilerin benlik bütünlüğünü de hedef alır. Maruz kalan kişi, bir süre sonra örneğin, “Gerçekten yetersiz miyim?” sorusuyla kendi iç dünyasında boğuşmaya başlayabilir. Nesne ilişkileri perspektifinden bakıldığında, mobbing’in yalnızca dışsal değil, - [Pasif-Agresif Kişilik Yapısı](https://psychologytimes.com.tr/pasif-agresif-kisilik-yapisi/) - Pasif-agresif kişilik yapılanması, duyguları ve öfkesini doğrudan ifade etmek yerine dolaylı yollarla ortaya çıkarma eğiliminde olan yapılanmadır. Bu kişiler genellikle çatışmadan kaçınır, fakat içsel anlamda yaşadıkları bu duyguları pasif yollarla belli ederler. Dolaylı Öfke İfadelerine Yönelik Çıkarımlar Kırgınlık, kızgınlık ya da öfkeyi açıkça dile getirmek yerine, erteleme, unutma, isteksiz davranma gibi eylemler ile göstermek. Duygusunu - [Aile Ortamındaki Çocuklar Arasındaki Eşitsizlik](https://psychologytimes.com.tr/aile-ortamindaki-cocuklar-arasindaki-esitsizlik/) - Aile, çocukların gelişiminde yer alan ilk topluluktur. Çocuk, dünyayı ilk kez aile aracılığıyla tanır; değerleri, tutumları ve sosyal rolleri büyük ölçüde aile ortamında şekillenir. Ancak her çocuğun aile içinde aynı koşullara sahip olduğu söylenemez. Hepimiz çocukluğumuzda ailemizden “Kardeşin, ablan/ağabeyin gibi olsana…” gibi söylemler işitmişizdir. Bu tarz söylemler bize kimi çocukların ebeveynlerinden daha fazla ilgi, destek - [Büyücünün Zihinsel Labirenti: John Fowles’un The Magus Romanı Üzerinden](https://psychologytimes.com.tr/buyucunun-zihinsel-labirenti-john-fowlesun-the-magus-romani-uzerinden/) - Manipülasyon, Gerçeklik ve Kimlik Psikolojisi John Fowles’un 1965 tarihli Büyücü (The Magus) romanı, bunların hepsi ve hiçbiri. Bu eser, bir okuma deneyiminden çok bir psikolojik deneyime dönüşür. Çünkü romanı okurken sadece karakter Nicholas Urfe değil, siz de bir oyunun içine çekilirsiniz. Gerçeklik sürekli kayar, inandığınız şeyler değişir, karakterlerle birlikte siz de “neye güveneceğinizi” bilemez hale - [Terk Edilme Korkusu: Nedenleri ve BDT Perspektifinden Çözümler](https://psychologytimes.com.tr/terk-edilme-korkusu-nedenleri-ve-bdt-perspektifinden-cozumler/) - İlişkiler, insan yaşamının en temel ihtiyaçlarından biri olan sevgi ve bağlılığı besler. Ancak bazı durumlarda bu ihtiyaç, yoğun bir kaygı ile gölgelenebilir. Terk edilme korkusu, kişinin sevdiği insanı kaybetme ihtimalini zihninde büyütmesiyle ortaya çıkar. Bu korku öylesine güçlü olabilir ki ilişkide yakınlığı bozar, sorunlara yol açar, kişinin kendi değerini sorgulamasına neden olur. Bilişsel Davranışçı Terapi - [Motivasyon ve Sınav Kaygısı: Yol Arkadaşını Tanımak](https://psychologytimes.com.tr/motivasyon-ve-sinav-kaygisi-yol-arkadasini-tanimak/) - Sevgili dostlar,Hayatınızın bu döneminde iki güçlü duygu size eşlik ediyor: motivasyon ve sınav kaygısı. Çoğu zaman birbirine karışıyor, bazen motivasyonum yok dediğiniz şey aslında kaygının ağırlığı oluyor. Peki bu duyguları nasıl tanıyabilir, nasıl lehimize çevirebiliriz? Kaygıyı Doğru Anlamak Psikolojide kaygı, aslında beynin sizi “tehlikeye hazırla” sinyalidir. Yerkes–Dodson Yasası (1908) bize şunu gösterir: Düşük kaygı → - [Başarı ve Ruh Sağlığı İlişkisi: Karşılıklı Etkileşim ve Denge Arayışı](https://psychologytimes.com.tr/basari-ve-ruh-sagligi-iliskisi-karsilikli-etkilesim-ve-denge-arayisi/) - Başarı kavramı, modern toplumlarda sıklıkla ekonomik kazanımlar, akademik performans veya mesleki statü üzerinden tanımlanmaktadır. Ancak bireyin yaşam doyumunu ve uzun vadeli işlevselliğini belirleyen en önemli unsurlardan biri ruh sağlığıdır. Bu nedenle başarı ve ruh sağlığı arasındaki ilişki, psikoloji, sosyoloji ve eğitim bilimleri açısından incelenmesi gereken çok boyutlu bir konudur. Ruh sağlığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından - [Uzun İlişkide Tutku ve Güven Birlikte Mümkün mü?](https://psychologytimes.com.tr/uzun-iliskide-tutku-ve-guven-birlikte-mumkun-mu/) - Romantik ilişkilerimize çoğu zaman tutkuyla ve dolayısıyla büyük bir heyecanla başlarız. İlişki ilerledikçe işler değişebilir, tahammül kapasitelerimiz azalabilir. Çünkü değişen varlıklarız ve zaman işledikçe ilişki içerisinde başta hissettiğimiz uyumu yakalamakta zorlanabiliriz. Ya da ‘’aşkın gözü kör etme’’ olgusundan dolayı uyum dediğimiz hallerin aslında bir perde niteliğinde olduğunu kavrarız. Zaman ilerler, perde kalkar ve o zaman - [Dramsız Disiplin Nedir ve Ebeveynler Bu Disiplini Nasıl Sağlayabilir?](https://psychologytimes.com.tr/dramsiz-disiplin-nedir-ve-ebeveynler-bu-disiplini-nasil-saglayabilir/) - Dramsız Disiplin Nedir? Dramsız disiplin, Dr. Daniel J. Siegel ve Dr. Tina Payne Bryson’ın geliştirdiği çocuklar ile disiplin kurma sürecinde çocuğa öğretme, bağ kurma ve beyin gelişimini destekleyici şekilde bir disiplin kurma stratejisidir. Ceza ve çatışmanın en aza indirilmesi için geliştirilmiştir. Disiplin kurulurken asıl amaç, drama yaratmadan, kriz anlarını öğretici bir konuma çevirerek çocuğa doğruyu - [İsmi Küçük Etkisi Büyük: Fobi](https://psychologytimes.com.tr/ismi-kucuk-etkisi-buyuk-fobi/) - Fobi, günlük yaşamı sanılandan çok daha fazla etkileyen bir psikolojik olgudur. Sizin olmasa da fobisi olduğunu bildiğiniz bir yakınınız illaki olmuştur. Haliyle yaşanan zorlukları ya bizzat deneyimlemişsinizdir ya da bir yakınınızdan dinlemişsinizdir. O nedenle bilmeyeniniz yoktur diye düşünüyorum… Bugün sizlere fobinin kökenini, hangi sebeplerle oluşabildiğini ve nasıl tedavi edildiğini anlatıyor olacağım. Fobinin Kökeni Fobi dediğimiz - [Zirve Tek Kişiliktir: Peki Verimli Dağ Etekleri Neden Boş?](https://psychologytimes.com.tr/zirve-tek-kisiliktir-peki-verimli-dag-etekleri-neden-bos/) - Her şeyi bilmenin ve her şey olmanın vaadi: zirve. Ama zirvenin tanımı kimin kelimeleriyle yazıldı? Ve biz gerçekten oraya mı aitiz? İlkokulda, sevgili Tevfik Hocam demişti ki: “Herkes doktor olsaydı, çöplerimizi kim toplayacaktı?” Bu cümle sadece kulağıma değil, yıllar sonra kalbime dokundu. Çünkü bazen bir kelime, toplumu nasıl gördüğümüzü tüm açıklığıyla ortaya koyar. 1. Kabilden - [Alzheimer’da Yas: Mitokondrimde Anneannem Var](https://psychologytimes.com.tr/alzheimerda-yas-mitokondrimde-anneannem-var/) - Sağlıklı bilişsel işleve sahip bireylerde hatırlamanın, kurulan bağ ile ilişkisini; unutmak dendiğinde akla ilk gelen hastalıklardan biri olan Alzheimer üzerinden gözlemledim. Ve şu soru belirdi: Kopan bağın merhemi vefa olabilir mi?Bazen kavramları ve kelime kökenlerini sorgulamak, karanlığa bir meşale tutabilir. Canım anneannem ve onunla aynı yolda yürüyen tüm demans hastalarının anısına, empati ve bağlanma duygularının - [Terzinin de Kıyafeti Sökülür](https://psychologytimes.com.tr/terzinin-de-kiyafeti-sokulur/) - Terzi kendi söküğünü dikemez değil, terzinin de kıyafeti sökülür; hem diker hem de öğretir, o misal. Bir de boksörlerin ring dışında ‘eğitimli yumruklarını’ kullanmaları yasaktır. Peki, tüm bunların psikolog ile ilgisi nedir? Niyetim, psikologlardaki rol kavramı, sınır ihtiyacını ve kırılganlığını anlatmaktı. Bu yüzden bazı metaforlardan yola çıktım. Küçük bir sahneleme de eşlik edecek: Bu yazıyı - [Kanser Sürecine Psikolojik Dayanıklılık Nasıl Destek Olur?](https://psychologytimes.com.tr/kanser-surecine-psikolojik-dayaniklilik-nasil-destek-olur/) - Kanser, yalnızca beden değil; aynı zamanda bireyin zihnini, duygularını ve hayata bakışını derinden etkileyen çok boyutlu bir hastalıktır. Tanı anı, çoğu kişi için ani bir kırılma noktasıdır ve yaşam algısını sarsar. Hayat değişir, roller değişir, ilişkiler değişir, planlar değişir... Zihin bu durumu “tehlike” olarak algılar ve her birey bu tehlike algısıyla aynı şekilde başa çıkamaz. - [Çevre, İklim Krizi ve Eko-Anksiyetenin Psikososyal Boyutları](https://psychologytimes.com.tr/cevre-iklim-krizi-ve-eko-anksiyetenin-psikososyal-boyutlari/) - Canlı ve cansız varlıkların karşılıklı ilişkilerinin bütününü oluşturan ortama çevre denmektedir ve temel olarak sosyal ile fiziksel çevre olmak üzere iki ana kategoride incelenmektedir. Çevre, sadece yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli bir unsur olmakla kalmayıp, bireyin hem bedensel hem de psikososyal sağlıkını şekillendiren kritik bir faktördür (Yücel ve Morgil, 1998). İnsan, çevresiyle sürekli bir etkileşim içerisinde - [Manipülasyonun Psikolojisi: Kararlarımız Ne Kadar Bize Ait?](https://psychologytimes.com.tr/manipulasyonun-psikolojisi-kararlarimiz-ne-kadar-bize-ait/) - Kararlarınızın her zaman tamamen size ait olmayabileceğini hiç düşündünüz mü? Bu bir arkadaşınızın masum görünen önerisi, bir reklamın akılda kalan sloganı ya da sosyal medyada gördüğünüz bir paylaşım olabilir. Kararlarınızı, fikirlerinizi hatta yaşayış biçiminizi etkileyen bu ince oyun aslında manipülasyonun ta kendisidir. Peki, bu yönlendirmeleri fark edebiliyor muyuz? Bu yazıda manipülasyonun psikolojisini ve en sık - [Rüyalar ve Bilinçaltı: Zihnin Sessiz Mesajları](https://psychologytimes.com.tr/ruyalar-ve-bilincalti-zihnin-sessiz-mesajlari/) - Rüyalarımız bize bir şeyler mi anlatmak istiyor? Yoksa tamamen tesadüf zincirinin bir oyunu mu?Belki de her rüya bilinçaltımızın bize uzattığı bir el, çözülmeyi bekleyen gizli bir mesajdır. Rüyalar, uykuya daldığımızda ortaya çıkan sessiz, karmaşık ve gizemli çatışmalardır. Çoğu zaman bize rastgele imgeler ve önemsiz bir olay gibi gelse de rüyaların bilinçaltımızın bastırılmış duygularımızı, düşüncelerimizi ve - [Çocukların Dilekleri: Savaşın Gölgesinde Çocukluk](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarin-dilekleri-savasin-golgesinde-cocukluk/) - Çocuklara “Bir dileğin olsa ne isterdin?” diye sorulduğunda alınan cevaplar, yalnızca bireysel hayalleri değil; aynı zamanda çocuğun içinde bulunduğu sosyal, ekonomik ve politik bağlamı da yansıtır. Güvenli bir çevrede büyüyen çocuk, oyuncak, telefon ya da tatil isterken; savaş bölgesindeki çocuklar çoğu zaman en temel ihtiyaçları – ekmek, su, ailesiyle yeniden bir araya gelmek – dile - [Modern Çağın Fast-Food İlişkileri](https://psychologytimes.com.tr/modern-cagin-fast-food-iliskileri/) - Hızla başlayan, hızla tüketilen, geride yalnızca boş bir ambalaj bırakan ilişkiler... Modern çağda hayatımızın her alanına hız hâkim. Yemeklerimizi hızlı tüketiyoruz, mesajlarımızı hızlı yazıyoruz, alışverişimizi hızlı yapıyoruz. Bu hız, hayatımıza pratiklik katarken beraberinde yüzeyselleşmeyi de getiriyor. Ne yazık ki bu yüzeysellik, insan ilişkilerine de sıçramış durumda. Günümüzde birçok ilişki, tıpkı fast-food kültürü gibi hızlı başlıyor, - [Gelecek de Geçmiş Kadar Gerçektir: Beynin Zihinsel Prova Gücü](https://psychologytimes.com.tr/gelecek-de-gecmis-kadar-gercektir-beynin-zihinsel-prova-gucu/) - “Zaman, göründüğü gibi tek yönlü ilerlemez; geçmiş ve gelecek aynı anda var olabilir.”— Albert Einstein Geçtiğimiz günlerde Sinan Ergin’in bir videosunu izlerken ilgimi çeken bir düşünceyle karşılaştım. Hayatımız boyunca hayaller kurarız, ancak çoğu zaman bunları önemsiz bir “boş düşünce” olarak görürüz. Oysa bilimsel araştırmalar ve kişisel gelişim literatürü, zihinsel prova olarak adlandırılan bu sürecin beynimiz - [Sanat Terapisi ve Sessizliğin İfadesi](https://psychologytimes.com.tr/sanat-terapisi-ve-sessizligin-ifadesi/) - Sanatın Suskunlukla Dansı İnsan her ne kadar konuştuklarıyla anılsa da, sustuklarıyla ve sessizliğiyle var olur. En gizli, en ümitsiz dilekler yürekte saklıdır. Sanat, yaradan sızan kan edasıyla suskunluk düşümü oluşturarak bazen bir mısraya, bazen bir melodiye, bazen de boyalara sızar. İmgeler, herkes için farklı anlamlar taşır; ifade edilmemiş duyguların tercümanlığını yapar. Sanatçı, anlaşılmak istediği için - [Toksik İlişkileri Neden Bırakamıyoruz? Beynin Oyun Alanını Tanı](https://psychologytimes.com.tr/toksik-iliskileri-neden-birakamiyoruz-beynin-oyun-alanini-tani/) - Hayatını bir dönme dolabı gibi hayal etmeni istiyorum. Her birimiz bir dönme dolabına binmişizdir ya da hayalini kurmuşuzdur. Şimdi dönme dolabından yavaşça yukarı doğru çıkıyorsun, manzara muhteşem, manzarayı seyrediyorsun, güzel bir gökyüzü seni karşılıyor, etrafı ve doğayı seyrediyorsun ama sonra aniden aşağı düşüyorsun, miden bulanıyor, stres oluyorsun. Dönme dolabın aşağıya inmeye devam ediyor ama sen - [Sosyal Medyada Psikologların Yapmış Olduğu Etik İhlaller Psikoloji Etiği ve Çevrimiçi Süreç](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medyada-psikologlarin-yapmis-oldugu-etik-ihlaller-psikoloji-etigi-ve-cevrimici-surec/) - Pandemi süreciyle birlikte psikolojik hizmetlerin kesintiye uğramaması için çevrimiçi uygulamalara geçiş yapılmıştır. Ancak bazı danışanlar yüz yüze görüşmeyi tercih ederken, çevrimiçi sürece mesafeli yaklaşabilmektedir. Bu noktada psikolog tarafından sunulan hizmetin danışan açısından güvenli, etik ve konforlu olması oldukça önemlidir. Çevrimiçi süreçte psikoloğun mesleki yeterliliği mutlaka sorgulanmalıdır. Bunun için: Psikoloğun lisans diploması kontrol edilmeli, Klinik psikoloji - [Anne Karnı: Hayatın İlk Yolculuğu](https://psychologytimes.com.tr/anne-karni-hayatin-ilk-yolculugu/) - İnsanın yaşam serüveni, dünyaya gözlerini açmadan çok daha önce, anne karnında başlar. Anne rahmi, yalnızca bir biyolojik ortam değil, aynı zamanda yaşamın en hassas, en hızlı gelişim evresinin gerçekleştiği eşsiz bir dünyadır. Embriyo ve fetüsün gelişim süreci, biyolojik faktörlerin yanı sıra annenin ruhsal, bedensel ve çevresel koşullarıyla da şekillenir. Bu nedenle gebelik süreci, bir bebeğin - [Narsistin Gölgesinde](https://psychologytimes.com.tr/narsistin-golgesinde/) - Aynaya baktığında sana karşındaki kişi tam olarak ne diyor? “Senden daha mükemmeli yok, sen başkasın, herkesten farklısın, müthişsin” mi diyor? Yoksa “İşte buradaki sensin” mi? Bu kısımda aslında narsisizmin doğasına bakmaktan ve onu anlamaktan bahsetmekteyim. Bir narsiste göre kendisi mükemmel ve en vazgeçilmemesi gerekendir. Ondan daha harikası yoktur, o eşsizdir. Bir narsist eğer herhangi bir - [IQ Yetmez, EQ Şart!](https://psychologytimes.com.tr/iq-yetmez-eq-sart/) - Yüksel IQ puanıyla övünen yetişkinler ya da çocuklarının IQ puanlarıyla övünen ebeveynlerin hoşuna gitmese de duygusal zeka (EQ), IQ olarak bilinen bilişsel zekanın (analiz zekası) önüne geçiyor. IQ değerlendirmeleri, problem çözme becerilerini, akıl yürütmeyi, analitik düşünmeyi değerlendirirken, EQ değerlendirmeleri, öz farkındalığı, empatiyi ve sosyal etkileşimleri değerlendiriyor. IQ’un yüksek olabilir ancak insan ilişkilerini yönetemiyorsan, sosyal ortamlarını - [“Kadın/Kız/Dişi ile Erkek/Oğlan/Eril” Kategorilerinin İdeolojik Patolojisi: “İntersekslik, X/Non Binary” Işığında Cinsiyetsiz Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/kadin-kiz-disi-ile-erkek-oglan-eril-kategorilerinin-ideolojik-patolojisi-intersekslik-x-non-binary-isiginda-cinsiyetsiz-psikoloji/) - Doğduğumuz andan itibaren bizlere öğretilen her şeyi hayatın değişmez gerçekleri olarak kabul etme eğilimi gösteriyoruz. Aslında bu bilgiler, dünyaya geldiğimiz dönem, kültür ve aile yapısı gibi unsurlarla birlikte şekillendirilir. Bu kodlamalar oldukça yoğun ve sistematik bir biçimde gerçekleştirildiğinden, bazen tüm hayatımızı söz konusu kimliklere adıyoruz. Oysa zararsız gibi görünen, "doğal ve normal" oldukları iddia edilen - [Öz Benlik, Toplumsal Normlar ve Kişisel Değerler](https://psychologytimes.com.tr/oz-benlik-toplumsal-normlar-ve-kisisel-degerler/) - Kişinin öz benliğine uygun davranması ile toplumsal normlara uyma arasında çatışma yaşanabilir. Bu çatışma, bireyin kendini özgünce ifade etme isteği ile toplumun onayladığı davranışları benimseme ihtiyacı arasında ortaya çıkar. Ego kaygısı ve toplumdan dışlanma ihtimalinin kaygısı birleşerek kişinin özgün olmaktan vazgeçerek toplum tarafından onaylanmayı tercih etmesine yol açabilir. William James insanların benlik saygısını şekillendirdiği kavramlar - [Tatilden Dönüş Sendromu](https://psychologytimes.com.tr/tatilden-donus-sendromu/) - Bavullar açıldı, valizden çıkanlar çamaşır makinesine girdi ve gerçek hayat yeniden başladı. Tatilde yaşanan o huzurlu anlar, sahil kokusu, farklı şehirlerin enerjisi çoktan geride kaldı. Şimdi sabah alarmları, mail kutuları, trafik ve yetişmesi gereken işler hayatımızın ön sırasına oturdu. Tatil sadece bedenin değil, zihnin de gündelik sorumluluklardan uzaklaştığı bir dönemdir. Ve dönüş, bir anlamda özgürlükten - [Yetişkinlerde Tik Bozuklukları ve Tedavi Yöntemleri](https://psychologytimes.com.tr/yetiskinlerde-tik-bozukluklari-ve-tedavi-yontemleri/) - Tik bozuklukları, ani, hızlı ve tekrarlayıcı motor hareketler veya ses çıkarma davranışlarıyla karakterizedir. Çoğunlukla çocukluk çağında başlasa da birçok bireyde yetişkinlik döneminde de devam edebilir. Bu durum, bireylerin sosyal ilişkilerini, iş yaşamlarını ve psikolojik sağlıklarını olumsuz etkileyebilir. Yetişkinlerde tik bozukluklarının gözden kaçırılması, doğru tanı ve tedavi yöntemlerine erişimi geciktirebilir. Bu nedenle hem klinik açıdan hem - [Duygularını Tanımayan Çocuklar: Sessiz Çığlıkların Psikolojik Yansımaları](https://psychologytimes.com.tr/duygularini-tanimayan-cocuklar-sessiz-cigliklarin-psikolojik-yansimalari/) - Bir çocuk susuyorsa, bu her zaman huzurun işareti değildir. Bazen en sessiz kalan çocuklar, en çok çığlık atanlardır. Ama bu çığlık kulaklarımızla değil, yüreklerimizle duyulabilir. Gözleriyle yardım isteyen, ama konuşmaya korkan çocukları düşünün... Belki sınıfta sessiz, evde uslu, ama geceleri yorganın altında ağlayan bir çocuk... Sessizliği çoğu zaman “uyum” sanırız. Oysa o sessizlik, duyguların bastırıldığı - [Antik Çağlardan Modern Hayata: Mutluluğun İzinde](https://psychologytimes.com.tr/antik-caglardan-modern-hayata-mutlulugun-izinde/) - Merhaba! Bugün ilk kez bu köşede karşılaşmanın heyecanını paylaşarak başlamak istiyorum yazıma. Ben Psikolog Cemre Güher Görgü. Bugün bu satırlarda size ruhsal durum formüllerinden, karmaşık psikoloji terimlerinden veya teorilerden bahsetmeyeceğim. Aksine hepimizin kalbine dokunan, asırlardır süregelen o arayıştan bahsedeceğim: Mutluluk. Düşünsenize, en eski çağlardan beri insanoğlunun hep peşinden koştuğu bir şey: mutluluk. Antik Yunan düşünürleri, - [Woody ve Buzz Işığında Kardeş Kıskançlığı](https://psychologytimes.com.tr/woody-ve-buzz-isiginda-kardes-kiskancligi/) - Andy’nin odasında oyuncaklar her zamanki düzeninde mutludur. Ta ki yeni oyuncak Buzz Lightyear kutusundan çıkıp “Sonsuzluğa ve ötesine” diyen uzay kahramanı edasıyla ortaya çıkana kadar. O güne dek Andy’nin sevgisini ve liderliğini elinde tutan Woody, kendini bir anda geri planda bulur. Bu sahne, sadece bir animasyon filminden de öte; kardeş kıskançlığının psikolojisini açıklamak için de - [PROSOPAGNOZİ: ANLAŞILMAZ YÜZLER](https://psychologytimes.com.tr/prosopagnozi-anlasilmaz-yuzler/) - Yüzler, hayatlarımızın haritalarıdır. Karşımıza çıkan her yüz bir duygu, bir anı veya bir bağı temsil eder. Ancak bazı insanlar bu haritayı okuyamaz. Onlar için tanıdık bir yüz, yalnızca bir siluettir. Yüzlerle ilgili görsel uzmanlığımız, muhtemelen diğer tüm nesne türlerinden daha gelişmiştir ve yüz tanıma aracılığıyla insanları tanıma yeteneğimiz, sosyal etkileşimlerimizin temel taşlarından biridir (Corrow, Dalrymple, - [Göç ve Bağımlılık: Psikolojik Bir Değerlendirme](https://psychologytimes.com.tr/goc-ve-bagimlilik-psikolojik-bir-degerlendirme/) - Göç, insanların farklı bir şehir ya da ülkeye taşınması gibi görünen basit bir olaydan çok daha fazlasıdır. Bu süreç, bireyin hayatını kökten değiştirir ve beraberinde pek çok zorluk getirir. Yeni bir kültüre uyum sağlama, ekonomik olarak ayakta kalma, dil engeli ve sosyal ilişkilerin yeniden kurulması gibi konular göçmenlerin en sık yaşadığı problemler arasındadır. Tüm bu - [İmgeleme: Nesnel Gerçekliğin Düşsel Yorumu](https://psychologytimes.com.tr/imgeleme-nesnel-gercekligin-dussel-yorumu/) - İmgeleme; nesnel gerçekliğin düşsel alanda yorumlanması sonucunda zihinde yeni bir gerçeklik oluşturulmasını sağlayan bir düşünce yöntemidir. Herhangi bir imge farkındalık alanına düştüğünde, o imgenin temsil ettiği inançlar ve oluşturduğu davranışlar araştırılarak neden olduğu problem tespit edilebilir. Patolojik durumlarda; zihinde daha az sayıda olumlu imge oluşur ve patolojinin işleyişine sıklıkla tekrarlanan olumsuz imgeler eşlik eder. Bu - [Bozuk Tabak, Bozuk Döngü: Yeme Bozukluklarında G-BDT’nin Rolü](https://psychologytimes.com.tr/bozuk-tabak-bozuk-dongu-yeme-bozukluklarinda-g-bdtnin-rolu/) - Kimisi için yemek, hayata bağlayan mutluluk veren bir aktivitedir. Kimisi içinse sadece hayatta kalmayı sağlayan bir unsurdur. Bazı görüşlere göre insanlar ikiye ayrılır: yemek yemek için yaşayanlar ve yaşamak için yemek yiyenler. Hayatta kalmamızı sağlayan bu eylemin düzeni bizler için oldukça önemlidir. Yeme bozuklukları uygunsuz veya düzensiz olabilir. Bunun birçok sebebi vardır. Bu sebeplerin arasında - [Hayal Kırıklığının Psikolojisi: Teorik ve Klinik Bir İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/hayal-kirikliginin-psikolojisi-teorik-ve-klinik-bir-inceleme/) - Hayal kırıklığı, bireyin beklentilerinin veya arzularının gerçekleşmemesi sonucunda ortaya çıkan karmaşık bir duygusal deneyimdir. Psikoloji literatüründe, hayal kırıklığı hem bilişsel-duygusal süreçler hem de davranışsal tepkiler açısından incelenmektedir. Lazarus’un (1991) duygu kuramına göre hayal kırıklığı, olumsuz bir değerlendirme sürecinin sonucudur ve bireyin başa çıkma yöntemlerini harekete geçirir. Bu bağlamda, hayal kırıklığının yalnızca olumsuz bir duygu değil, - [İkinci Beynimiz: Bağırsak-Beyin Ekseni ve Psikolojik Sağlık](https://psychologytimes.com.tr/ikinci-beynimiz-bagirsak-beyin-ekseni-ve-psikolojik-saglik/) - Son yıllarda nörobilim ve psikoloji alanında dikkat çeken en önemli konulardan biri, bağırsak-beyin ekseni ve beyin arasındaki çift yönlü iletişimdir. Bu ilişki, literatürde “gut-brain axis” (bağırsak-beyin ekseni) olarak tanımlanmakta ve psikiyatrik bozukluklardan stres yanıtına kadar birçok sürecin anlaşılmasında yeni ufuklar açmaktadır (Carabotti et al., 2015). Bağırsak Sinir Sistemi: “İkinci Beyin” Bağırsaklarımızda yaklaşık 500 milyon nöron - [Yoga ve Psikolojik Dayanıklılık](https://psychologytimes.com.tr/yoga-ve-psikolojik-dayaniklilik/) - İnsan gündelik hayatında birçok stresle başa çıkmaya çalışıyor. Günümüzde modern yaşam iş, okul, ev fark etmeksizin her alanda önümüze birçok stres faktörünü çıkarıyor ve bunlarla başa çıkma sorumluluğu bireyin üstüne atılıyor. Bu durum da doğal olarak insanda bedensel ve ruhsal sağlık problemlerine yol açabiliyor. Sürekli stres altında olan bir bedenin içinde zihin de kendini korumaya - [Yan Odadaki Kişi](https://psychologytimes.com.tr/yan-odadaki-kisi/) - Evde yalnız kaldığınız anları düşünün. Dışarıdan bakıldığında sıradan ve dingin bir sessizlik ortama hâkim olsa bile içeride bambaşka bir yoğunluk vardır. Bazen koridorun ucundaki gölge normalden uzun görünür, duvarın içinden gelen hafif bir tıkırtı birden büyüyüp zihinde yankılanır. Saatin tik takları, su borularının gürültüsü, gecenin en derin saatlerinde televizyondan gelen çıtırdamalar, buzdolabının ansızın çıkardığı ses - [Konuşmadan Beni Anla](https://psychologytimes.com.tr/konusmadan-beni-anla/) - Çağımız hız ve kolaylıklar çağı. İstenilen birçok şeye hızlıca ve kolayca ulaşabiliyoruz. Çok çaba sarf etmeden hızlıca yemek veya alışverişi sipariş ediyor, ihtiyacımız olan ve bazen olmayan şeylere yerimizde kalmadan sahip olabiliyoruz. Bu kolaylıklar ve hız çağı insan ilişkilerinde de benzer beklentileri içinde olmamıza yol açıyor. Bu beklenti bazen hayal kırıklığı ve üzüntüler, çatışma ve - [Zorunlu Mutluluk: Pozitif Psikoloji Çağında Negatif Duyguların Değeri](https://psychologytimes.com.tr/zorunlu-mutluluk-pozitif-psikoloji-caginda-negatif-duygularin-degeri/) - “Mutlu Olmalısın” Dayatması Modern dünyanın fısıldadığı bu cümle, aslında bir temenni değil; bir emir gibi işliyor. Reklamlardan sosyal medyaya, eğitimden iş hayatına kadar her yerde görünmez bir beklenti var: Hep gülümse, olumlu ol, hayatın tadını çıkar. Ama insanın doğası böyle işlemiyor. Hayat, yalnızca parlak günlerden ibaret değil. Hatta çoğu zaman büyümemizi, derinleşmemizi ve olgunlaşmamızı sağlayan - [Yeni Eğitim Dönemi, Eski Bir Sorun: Akran Zorbalığı](https://psychologytimes.com.tr/yeni-egitim-donemi-eski-bir-sorun-akran-zorbaligi/) - Akran Zorbalığı Nedir? Okul döneminde öğrencilerin akademik başarısını ve kişilik gelişimlerini etkileyen en önemli sorunlardan birisi olan akran zorbalığı kavramıdır. Zorbalık, literatürde, tekrarlanma, kasıtlı zarar verme ve failin lehine güç dengesizliği ile karakterizedir. Yani bir davranışın zorbalık olarak tanımlanabilmesi için sadece tek seferlik bir olumsuz deneyim olması yeterli değildir; sistematik şekilde tekrar eden, karşı tarafı - [Sevilmek İçin Çabalamak: Koşullu Sevginin Görünmez Yükü](https://psychologytimes.com.tr/sevilmek-icin-cabalamak-kosullu-sevginin-gorunmez-yuku/) - Sevgi, hepimizin hayatında en temel ihtiyaçlardan biridir. Ancak sevgi her zaman saf, koşulsuz ve özgürleştirici şekilde deneyimlenmez. Pek çok insan, çocukluk yıllarında sevgiyi belirli davranışlara ya da başarıya bağlanmış olarak öğrenir. “Uslu olursan seni severim”, “Derslerinde başarılı olursan gurur duyarım”, “İstediğim gibi davranmazsan sana küserim” gibi cümleler, çocuğun zihninde önemli izler bırakır. Bu tür mesajlar, - [“Sınır Koy Diyorlar Ama Anne-Babama Nasıl Koyayım?” – Kültürel Gerçeklik ve Psikolojik Çıkmaz](https://psychologytimes.com.tr/sinir-koy-diyorlar-ama-anne-babama-nasil-koyayim-kulturel-gerceklik-ve-psikolojik-cikmaz/) - Sınır Koymak Neden Zor? Sosyal medyada psikoloji sayfalarında veya internette psikolojik yazılarda sıkça karşımıza çıkan bir tavsiye var: “Sizi yoran, size iyi gelmeyen insanlara sınır koyun.” Bu öneri ilk bakışta kulağa mantıklı geliyor. Sonuçta kendi sağlığımız – ister psikolojik ister biyolojik olsun – her şeyden önemli. Fakat ya bizi yoran kişi, bağımızı kolayca koparamayacağımız biriyse? - [Flörtün İlişkiye Dönüşmemesinin Sebebi Sen misin O mu? Flört Aşamasında Yapılan Görünmez Hatalar](https://psychologytimes.com.tr/flortun-iliskiye-donusmemesinin-sebebi-sen-misin-o-mu-flort-asamasinda-yapilan-gorunmez-hatalar/) - Her şey yolunda gidiyor gibi görünür. Tam da olur gibi hissedersin. Hatta evlilik hayalleri kurarsın... ama ilişki yarım kalır. Ve hep de böyle olur; hiçbir sorun yok gibidir, ciddi düşünürsün, çevrene anlatırsın, “bu sefer tamam o kişi” dersin... sonuçsa yine aynıdır: ilişkiye dönüşemeyen bir flört süreci. Sense yine aynı soruyla baş başa kalırsın: “Neden hiçbir - [İş Hayatının Görünmeyen Yüzü: Duygusal Emek](https://psychologytimes.com.tr/is-hayatinin-gorunmeyen-yuzu-duygusal-emek/) - Çalışmak, bir iş sahibi olmak insan yaşamındaki basamaklardan biri olarak karşımıza çıkabilir. Kişinin sevdiği işi yapması, iyi bir çalışma ortamına sahip olması oldukça olumlu olmakla birlikte her işin kendisiyle birlikte getirebileceği zorlukları da bulunmaktadır. Her sektörün kendine has zorlu koşulları bulunmaktadır ve çalışanlar işlerini iyi yapabilmek adına bu zorluklarla da mücadele etmek durumunda kalabilirler. Bugün - [Kıyasın Gölgesinde Büyümek: Çocukların Psikolojisine Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/kiyasin-golgesinde-buyumek-cocuklarin-psikolojisine-etkileri/) - Çocukların gelişiminde aile, bireyin kendilik algısının, kendine güveninin ve sosyal yeteneklerinin oluşmasında en kritik rolü oynar. Ancak, ebeveynlerin farkında olmadan sergilediği bazı tutumlar, çocuğun ruh sağlığına olumsuz etkilerde bulunabilir. Bu tutumlar arasında, çocuğu sürekli olarak diğer çocuklarla karşılaştırmak yer alır. “Bak Ayşe ne kadar çalışkan, sen de ondan biraz örnek al” ya da “Komşunun oğlu - [Düşen Yaprakların Psikolojik Etkisi: Eylül’ün Gelişiyle Zihnimizde Neler Değişiyor?](https://psychologytimes.com.tr/dusen-yapraklarin-psikolojik-etkisi-eylulun-gelisiyle-zihnimizde-neler-degisiyor/) - Eylül, birçok insan için kendini düzenlemek, yeni bir mevsime ve beraberinde gelen değişime hazırlamak için kıymetli bir ay olabilir. Eylül’ü karşılayanlar, yazın bitmesine sevinenler ve üzülenler olarak ikiye ayrılmakta. Her ne kadar karşılama şekillerimiz farklılık gösterse de, birçok insan için yeni bir mevsimle birlikte hayatın yeni bir bölümüne hazırlanmanın hisleri, etrafta olup bitenlerle kendini hissettirmekte. - [Yalnızlığın Psikolojisi: Sessiz Bir Salgının İzinde](https://psychologytimes.com.tr/yalnizligin-psikolojisi-sessiz-bir-salginin-izinde/) - Yalnızlık, insanlığın en eski duygularından biridir. İnsan sosyal bir varlık olmasına rağmen, modern çağın hızla değişen koşullarında yalnızlık, bireysel bir deneyim olmanın ötesine geçerek küresel bir sorun hâline gelmiştir. Çoğu zaman sessiz yaşanan bu duygu, yalnızca ruhsal değil, bedensel sağlığı da derinden etkiler. Dünya Sağlık Örgütü (WHO, 2023), yalnızlığı çağımızın “görünmez salgını” olarak tanımlarken, bilimsel - [Tükenmişlik: Hep Koşarken İçten İçten Yavaşça Çöküş](https://psychologytimes.com.tr/tukenmislik-hep-kosarken-icten-icten-yavasca-cokus/) - “Her şeye yetişmeye çalışırken aslında kendinize yetişebiliyor musunuz?”Koşan Ayaklar, Susan RuhSabah alarm çaldığında gözlerinizi açıyorsunuz. Daha yüzünüzü yıkamadan telefonunuza düşen mesajlar, iş mailleri ve sosyal medya bildirimleriyle güne başlıyorsunuz. İşe yetişmek, çocukların hazırlanması, trafikte kaybolan saatler… Akşam olduğunda, tek istediğiniz bir köşeye çekilip hiçbir şey yapmamak oluyor.Bu tablo, çağımızın görünmez salgını: tükenmişlik sendromu. Sadece iş - [İlk Aşkım İlk Heyecan: Ergenlikte “İlk Aşk” Deneyimleri ve Ebeveyn Tutumu](https://psychologytimes.com.tr/ilk-askim-ilk-heyecan-ergenlikte-ilk-ask-deneyimleri-ve-ebeveyn-tutumu/) - Kalbimdeki Bu Kelebekler de Ne!? Ergenlik, hayatın en yoğun ve en önemli dönemlerinden biridir. Bu süreçte gençler, hem fiziksel hem de duygusal değişimlerle karşılaşır ve “Ben kimim?” sorusunu sorarak benliklerinin temellerini atmaya başlarlar. Birey, bir yandan iç dünyasındaki karmaşık duyguları ve yoğun düşünceleri anlamaya çalışırken, bir yandan da dış dünyayla uyum sağlamaya çabalar; bu süreç - [İçsel Eleştirmenimiz: Kendimize Söylediklerimiz](https://psychologytimes.com.tr/icsel-elestirmenimiz-kendimize-soylediklerimiz/) - Hepimizin içinde sessiz ama etkili bir ses vardır: kendimizi eleştiren, yetersiz hissettiren ve çoğu zaman başarılarımızı küçümseyen bir içsel eleştirmen. İlk bakışta bu ses, bizi motive ediyormuş gibi görünebilir; ama aslında çoğu zaman kaygıyı arttırır ve potansiyelimizi sınırlayan bir buğu oluşturur hayatımızda. Psikolojide, bu içsel eleştirmen genellikle çocukluk deneyimleri, mükemmeliyetçilik ve sosyal karşılaştırmalarla beslenir. Peki - [Modern Ebeveynlik: Kitaplarla Çocuk Büyütmek](https://psychologytimes.com.tr/modern-ebeveynlik-kitaplarla-cocuk-buyutmek/) - Günümüzde anne babalar, çocuklarını büyütürken sadece kendi ailelerinden gördükleri yöntemlere değil; kitaplardan, uzmanlardan ve sosyal medyadan gelen tavsiyelere de kulak veriyor. Bu bilgi bolluğu, bir yandan yol gösterici olurken bir yandan da kafa karışıklığını beraberinde getiriyor. ‘Ben kaç tane çocuk büyüttüm.’ tavrı yanlış biliyoruz, fakat ‘Asla çocuklar kucağa alınmamalı, 2 yaşından itibaren İngilizce eğitimi şart.’ - [Yapay Zekâ ile Terapistlik: İnsan Dokunuşunun Yerini Alabilir mi?](https://psychologytimes.com.tr/yapay-zeka-ile-terapistlik-insan-dokunusunun-yerini-alabilir-mi/) - Son yıllarda yapay zekâ, hayatımızın hemen her alanına dokunmaya başladı. Eğitimden sağlığa, ekonomiden sanata kadar birçok alanda aktif kullanılan bu teknoloji, psikoloji ve terapi alanında da gündeme oturdu. Artık birçok danışan, internette yapay zekâ destekli sohbet botları veya terapi uygulamalarıyla karşılaşıyor. Bu durum, şu kritik soruyu doğuruyor:Yapay zekâ, bir psikolog ya da terapistin yerini alabilir - [Bir Şarkı Bizi Neden Ağlatır? Müzik ve Duygular Arasındaki Nöropsikolojik Bağ](https://psychologytimes.com.tr/bir-sarki-bizi-neden-aglatir-muzik-ve-duygular-arasindaki-noropsikolojik-bag/) - Bir şarkı duyarsınız ve aniden gözleriniz dolar. Nereden geldiğini anlayamadığınız ve çok yoğun yaşadığınız o duygular, engin bir deniz dalgası gibi boğazınızda düğümlenir. Belki o şarkı size kaybettiğiniz birini, içinizde hala taşıdığınız o yası, derinden duyduğunuz o acıyı hatırlatır, belki de çok eski ve karmaşık duygular uyandıran bir anıyı — hem güzel hem hüzünlü olanı, - [Aldatmak Karakter Meselesidir...Tesadüf Değil, Tercihtir](https://psychologytimes.com.tr/aldatmak-karakter-meselesidir-tesaduf-degil-tercihtir/) - “Bir anlık boşluktu...”“Ne yaptığımı bilmiyordum...”“Seninle bir ilgisi yoktu...” Hayır! Bunlar sadece bir tercihin üzerini örtmeye çalışan cümlelerdir.Aldatmak bir hata değil, bir seçimdir. Üstelik çoğu zaman özenle yapılan, planlanlı, kontrollü ve saklanan bir seçim. O yüzden ihaneti masumlaştırmak, hafifletmek ya da romantize etmek hem aldatılan kişiyi hem de sadakati değersizleştirir. Duyguların karmaşasında kaybolmuş gibi görünse de - [Kaçıngan Bağlanma Stilinin Narsisizmle Olan İlişkisi Nedir?](https://psychologytimes.com.tr/kacingan-baglanma-stilinin-narsisizmle-olan-iliskisi-nedir/) - Kaçıngan Bağlanma Stili Nedir? Kaçıngan bağlanma, kişinin duygusal yakınlık ihtiyacını bir başkasıyla karşılamakta güçlük çekmesi durumudur. Bireyin kendi kendisine yetmeye çalıştığı bir bağlanma stilidir. Çocuğun erken dönem yaşantısına bakıldığında çoğu zaman ebeveyninin mesafeli, soğuk, reddedici tutumlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Kaçıngan bağlanma stiline sahip olan bireylerin erken dönem yaşantılarına bakıldığında bakım verenleri tarafından ihtiyaçları doğru bir - [Hayal Kırıklığı ve Akıl](https://psychologytimes.com.tr/hayal-kirikligi-ve-akil/) - İnsanın yaşam serüveni, umutlar ve beklentilerle örülüdür. Her birey, hayatın farklı alanlarında bir şeyleri umut eder; ilişkilerinde mutluluk, işinde başarı, dostluklarında sadakat, geleceğinde huzur… Fakat hayatın kaçınılmaz gerçeklerinden biri de hayal kırıklığıdır. İnsanın kurduğu beklentilerin gerçekleşmemesi, umduğunu bulamaması ya da güvendiği kişilerden beklenmedik davranışlar görmesi, derin bir hayal kırıklığı duygusu yaratır. Bu duygu, kalbi ağırlaştıran, - [Modern Toplumda ‘Yeterince İyi’ Olmak](https://psychologytimes.com.tr/modern-toplumda-yeterince-iyi-olmak/) - Son yıllarda iş dünyası ve sosyal medyada sıklıkla gündeme gelen quiet quitting kavramı, bireylerin işlerinden fiilen ayrılmalarını değil, görev tanımlarında belirtilen sorumlulukların ötesine geçmemelerini ifade etmektedir. Türkçeye “sessiz istifa” veya “sessiz çekilme” olarak çevrilen bu kavram, daha çok “yeterince iyi” düzeyinde performans sergilemeyi ve kişisel sınırları korumayı vurgular. Bu bağlamda quiet quitting, modern toplumda çalışma - [Okula Başlayan Çocuklarda Ayrılık Kaygısı](https://psychologytimes.com.tr/okula-baslayan-cocuklarda-ayrilik-kaygisi/) - Ayrılık kaygısı, özellikle okul öncesi çocuklarda yaşanılabilen bir durumdur. Çocukların gelişim sürecinin ilk 6 ayından itibaren görülen ayrılık kaygısı, gelişimin doğal bir parçası olarak gözlemlenir. Bu durum 3 yaşa kadar devam edebilir ve 3 yaşından sonra fiziksel ayrılık kaygısının azalması beklenir. Çocuklar ebeveyn/bakımvereninden ayrılmakta zorluk yaşayabilirler. Bu durumda anne-babanın/bakımverenin tutumu çok büyük önem taşır. Çocukların - [Eyvah! Çocuğum Okula Gitmek İstemiyor](https://psychologytimes.com.tr/eyvah-cocugum-okula-gitmek-istemiyor/) - Okula uyum sürecini güvenli, yumuşak ve kendi hızında ilerleyen bir yol olarak görmek için kapsamlı bir kılavuz. Veliler için pratik stratejiler, çocuklar için uygulanabilir faaliyetler ve okul-ev iş birliği önerileri bir arada. Okula başlama ya da sınıf değişimi gibi sürecin başlaması, çocuklar için heyecan verici olabilir; fakat kaygılı veliler için bu süreç bazen korku, endişe - [Dijital Çağda Aşk](https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-ask/) - Teknolojik gelişmeler, yalnızca bireylerin gündelik yaşam alışkanlıklarını değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerini ve duygusal bağlarını da dönüştürmüştür. Özellikle romantik ilişkiler, teknolojinin sunduğu kolaylıklar ve zorluklar aracılığıyla yeniden şekillenmektedir. Akıllı telefonlar, sosyal medya ve çevrimiçi iletişim araçları, çiftlerin birbirleriyle kurdukları etkileşimi hem destekleyici hem de zorlayıcı biçimlerde etkileyebilmektedir. Romantik ilişkilerin doğası gereği yakınlık, güven ve iletişim - [Modern Zamanda Ebeveyn Olmak: Sevgi Yeterli Değilse Ne Yeter?](https://psychologytimes.com.tr/modern-zamanda-ebeveyn-olmak-sevgi-yeterli-degilse-ne-yeter/) - Modern Toplumun Ebeveyn Üzerindeki Psikolojik Baskısı Modern Ebeveynlik Kimliği Eskiden anne-baba olmak yalnızca sevgi vermekle anlam bulurken; bugün çok yönlü, uzmanlaşılması gereken bir kimliğe dönüşmüştür. Ebeveynler, yalnızca çocuklarına değil, toplumun beklentilerine, sosyal medyada sunulan mükemmellik illüzyonuna ve içlerindeki yetersizlik korkularına da karşı sorumlu hissediyor. Çocuk büyütmek artık içgüdüsel bir süreçten, bilimsel bilgi, duygusal farkındalık ve - [Neden Hep Kendimi Aynı Şeyleri Yaşıyorken Buluyorum?](https://psychologytimes.com.tr/neden-hep-kendimi-ayni-seyleri-yasiyorken-buluyorum/) - Hayatımızın bazı dönemlerinde kendimizi, yaşadıklarımızı sorgularken buluruz. Elbette ki her zaman bu sorgulama hali içerisinde bulunmayız. Ancak bazı yaşantılar bizleri o kadar yoğun etkiler ki işte o zaman hayatımızı gözden geçiririz. Bu bize aslında tekrar eden döngülerimize odaklandığımız bir an olur ve kendimize şu soruyu sorarken buluruz: Neden hep aynı şeyleri yaşıyorum? Tüm bunlar niçin - [Beyin ve Zaman Algısı](https://psychologytimes.com.tr/beyin-ve-zaman-algisi/) - Zaman, ölçülemez gibi görünen ama hayatımızın her anına nüfuz eden bir kavramdır. Geçmişin anıları, geleceğe dair hayaller ve şimdiki anın içinde kaybolmuşluk hissi… Bunların hepsi zaman algısının öznel deneyimleridir. Ama beynimiz zamanı nasıl algılar ve bu algı yaşamımızı nasıl şekillendirir? Nörobilimsel araştırmalar, zaman algısının tek bir merkezden yönetilmediğini ortaya koyuyor. Prefrontal korteks, serebellum (beyincik), bazal - [Mikro Anılar: Beynimiz Anı Yalanlarını Nasıl Üretiyor?](https://psychologytimes.com.tr/mikro-anilar-beynimiz-ani-yalanlarini-nasil-uretiyor/) - Hepimiz geçmişimizi bir film arşivi gibi sakladığımızı düşünürüz. Aile tatilleri, çocukluk anıları, okul başarılarımız… Sanki beynimiz bu anıları yüksek çözünürlükte, eksiksiz ve değişmez şekilde depoluyormuş gibi gelir. Ancak gerçek bundan çok farklıdır. Beyin, bir kamera ya da kayıt cihazı değildir. Olayları birebir kaydetmek yerine, önemli parçaları alır, eksikleri tamamlar, hatta bazen hiç yaşanmamış ayrıntılar ekleyerek - [Fark Edilmeyen Rekabet: Kıskançlık ve Hasetin Psikolojik Yüzü](https://psychologytimes.com.tr/fark-edilmeyen-rekabet-kiskanclik-ve-hasetin-psikolojik-yuzu/) - Kıskançlık, yaşam boyunca sıkça deneyimlenen, yoğun ve karmaşık bir duygudur. Psikolojik açıdan kıskançlık, genellikle değer verilen bir ilişkinin veya kazanımın kaybolma ihtimaline dair algıdan kaynaklanır (Parrott, 1991). Çoğu kişi kıskançlığı olumsuz bir duygu olarak algılasa da, bu his, bireyin sosyal ilişkilerini ve benlik algısını anlamasında önemli ipuçları sunar. Kıskançlık çoğu zaman haset ile karıştırılır. Haset, - [Okul Yolculuğunun İlk Günleri](https://psychologytimes.com.tr/okul-yolculugunun-ilk-gunleri/) - Geleceğimiz olan çocuklarımız için yeni eğitim dönemi 8 Eylül’de başlıyor. Yaz tatilinin getirdiği özgürlük ve ev ortamının konforundan okula geçiş, her yaş grubu için farklı şekillerde zorlayıcı olabilmektedir. Bu uyum süreci, öğrencilerin gelişim dönemlerine göre farklı yöntem ve yaklaşımlarla desteklenmelidir. Örneğin okul öncesi ve ilköğretim kademesinde bu süreç, hem çocuklar hem de ebeveynler için daha - [Çocuklukta Bağlanma ve Sevgi Eksikliği: Zezé’nin Dünyası](https://psychologytimes.com.tr/cocuklukta-baglanma-ve-sevgi-eksikligi-zezenin-dunyasi/) - José Mauro de Vasconcelos’un Şeker Portakalı adlı eseri, yalnızca bir çocukluk hikâyesi olarak değil; aynı zamanda bireyin erken dönemde edindiği aile ilişkilerinin psikolojik dünyası üzerindeki etkilerini gözler önüne seren güçlü bir metin olarak değerlendirilebilir. Bağlanma kuramı, bireyin çocuklukta bakım verenle kurduğu ilişkilerin, ileriki yaşamda hem kişilerarası ilişkilerde hem de ruhsal dengede belirleyici rol oynadığını vurgular. - [Belirsizlik Çağında Psikolojimiz: Ekonomik Kriz ve Ortak Ruh Hali](https://psychologytimes.com.tr/belirsizlik-caginda-psikolojimiz-ekonomik-kriz-ve-ortak-ruh-hali/) - Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz ve dalgalanmalar, artık yalnızca bir “finansal mesele” olmaktan çıktı. Markette artan fiyat etiketleri, kiraların ulaştığı boyutlar, her gün değişen gündemlerden etkilenen ekonomi; ve hem gündemlerden hem ekonomiden etkilenen bizler… Sadece cüzdanımız değil, ruhsal dengemiz için de tehlike çanları çalıyor. İnsanların kaygılı, öfkeli ya da yorgun hissetmesi; aslında bireysel bir sorun değil, - [Ertelemeye Bilişsel Davranışçı Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/ertelemeye-bilissel-davranisci-bir-bakis/) - Hepimizin hayatında en az bir kere yaşadığı bir durum vardır: Yapmamız gereken herhangi bir şeyi sürekli ertelemek.. Belki küçük bir telefon görüşmesi, otuz dakikamızı bile almayacak bir ödev, küçük bir ev işi, belki de sadece boş sürahiyi doldurmak… ‘Daha sonra yaparım’ diyerek başladığımız işlerimiz biz anlamadan saatler, günler, haftalar veya aylara dönüşebilmekte. Aslında günde sadece - [Aşk, Aile ve Toplum Arasında Benlik: Anna Karenina’ya Psikolojik Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/ask-aile-ve-toplum-arasinda-benlik-anna-kareninaya-psikolojik-bir-bakis/) - Lev Tolstoy’un Anna Karenina’sı, yalnızca bireysel bir aşkın hikâyesi değil, aile ve toplum arasında sıkışmış insan benliğinin trajik mücadelesidir. Aşk, bireyin görülme ve değer bulma ihtiyacını; aile, güvenlik ve aidiyet arzusunu; toplum ise normatif baskıyı temsil eder. Anna’nın trajedisi, bireyin kendi benliği ile toplumun dayattığı sınırlar arasındaki çatışmanın evrensel bir yansımasıdır. Sonuç olarak Anna Karenina, bireysel - [Meslek Seçimi Çocuklukta Başlar](https://psychologytimes.com.tr/meslek-secimi-cocuklukta-baslar/) - Meslek seçimi dendiğinde çoğumuzun aklına lise yılları gelir. Üniversite sınavına hazırlanan gençlere en çok sorulan sorulardan biri “Ne olacaksın?”dır. Bu soru, sanki hayatın tüm yönünü belirleyecekmiş gibi gencin omzuna ağır bir yük bindirir. Oysa meslek seçimi yalnızca o yıllarda verilen bir karar değildir. Aslında çok daha erken, çocuklukta başlayan uzun bir keşif yolculuğudur. İlgi ve - [Love, Death & Robots: Zima Blue Varoluşsal Perspektif](https://psychologytimes.com.tr/love-death-robots-zima-blue-varolussal-perspektif/) - İnsanın varoluşsal sancıları teknolojiyle çözülebilir mi? Zima, sonsuz evreni ve bilgisini tuvallere çizen çeşitli teknolojilerle donatılmış insan sonrası (posthuman) bir sanatçının hikayesini anlatmaktadır. Zima’nın yaşadığı sanat yolculuğu aslında varlığını anlamlandırmak için yaptığı bir gezintidir. Zima çok gösterişli tablolar yapsa da bütün dünyayı sanatına ortak etse de tatmin olmaz çünkü özünü, nereden geldiğini unutmuştur. Zima çizdiği - [Çocuğumda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Var, Ne Yapmalı?](https://psychologytimes.com.tr/cocugumda-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-var-ne-yapmali/) - Başlamadan Önce Bu yazının temeli Thomas W. Phelan’ın “DEHB Hakkında Her Şey” isimli kitabına ve Cengiz Arca’nın “Psikiyatri ve Duvarın Ardı: DEHB Dosyası” podcastine dayanmaktadır. Giriş Bir önceki yazıda DEHB ne zannedilir, aslında nedir, belirtileri ve türleri nelerdir gibi soruların yanıtlarını vermiştik. Bu yazıda ise çocuğumuzda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu varsa nasıl yaklaşılmalı, nelere - [Moda Psikolojisi: Ruhumuzu Saran Dokular, Giysiler ve Tekstil Sektörü](https://psychologytimes.com.tr/moda-psikolojisi-ruhumuzu-saran-dokular-giysiler-ve-tekstil-sektoru/) - Giyim, çoğu zaman yalnızca fiziksel bir ihtiyaç ya da estetik tercih olarak görülür. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, kumaşların ve kıyafet seçimlerinin ruh halimiz, benlik algımız ve sosyal ilişkilerimiz üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermektedir (Özmen, 2015). Moda psikolojisi, insanların giyim tercihlerini sadece “beğeni” düzeyinde değil, bilinçdışı psikolojik süreçler üzerinden de açıklamaya çalışır. Kumaşın dokusu, - [BİR DİLİM YALNIZLIK: YEME BOZUKLUKLARINA BAKIŞ](https://psychologytimes.com.tr/bir-dilim-yalnizlik-yeme-bozukluklarina-bakis/) - Yemek yemek insan yaşamının en temel gereksinimlerinden biridir. Ancak bazen yemek yalnızca bedenin değil, duyguların da dili haline gelir. İnsan; yalnızlık, kaygı, değersizlik ya da kontrol edemediği hislerle baş edemediğinde yönünü, bir rahatlama sembolü olarak yiyeceklere çevirebilir. Bu noktada yeme davranışı, yalnızca fiziksel bir ihtiyaçtan çıkıp duygusal bir düzenleme aracına dönüşür. Yeme Bozukluklarının Çeşitleri ve - [Zorluklarla Baş Etmenin Gücü: Psikolojik Sağlamlık ve Gaman Anlayışı](https://psychologytimes.com.tr/zorluklarla-bas-etmen-gucu-psikolojik-saglamlik-ve-gaman-anlayisi/) - Güneş her gün doğsa da, bazen bulutların ardında kalır; tıpkı hayatın bizlere her zaman aydınlık yüzünü sunmayışı gibi... Hepimizin yaşam yolunda karşılaştığı zorluklar, stres faktörleri, belirsizlikler, acılar, travmalar, kayıplar, hayal kırıklıkları, duygusal yükler, tükenmişlikler ve içinden çıkılmaz olarak gördüğümüz sarsıcı yaşam olayları vardır. Peki, tüm bunlar yaşamın kaçınılmaz bir parçasıyken bizim kontrol edebileceğimiz şey nedir? - [Hybristofili: Şiddete Aşık Olan Kadınlar](https://psychologytimes.com.tr/hybristofili-siddete-asik-olan-kadinlar/) - 1970’lerde Amerika’nın en ünlü seri katillerinden biri olan Ted Bundy’ye, işlediği korkunç cinayetlere rağmen mektuplar gönderen, fotoğraflarını saklayan hatta evlilik teklif eden yüzlerce kadın vardı. Bundy, bir kadının tanıklık ettiği duruşmada, bizzat onu şahit kürsüsünde evlenmeye davet etti ve kadın kabul etti. Carole Ann Boone isimli bu kadın Bundy’nin masumiyetini savunan ve her duruşmasına katılan - [ZİL ÇALDI KAPIYI AÇIN: KAYGI GELDİ](https://psychologytimes.com.tr/zil-caldi-kapiyi-acin-kaygi-geldi/) - Ne hoş bir sürpriz, gelen kaygıymış! Her zamanki misafir mi, yoksa yabancı bir duygu mu? Kırmızı halı serip karşıladığımız, her adımda bizim gölgemize dönüşen bu kaygı nedir? O gölge karanlık mı, yoksa güneşten gelen bir ışık yansıması mı? Bu gölgeyi tanımlayacak olursak eğer, kaygı (anksiyete); psikolojide gelecekte yaşanabilecek olası olumsuzluklara veya belirsizliklere karşı hissedilen gerginlik, - [İşe Yeni Başlarken: İmposter Sendromu mu, Yoksa Kaygı mı?](https://psychologytimes.com.tr/ise-yeni-baslarken-imposter-sendromu-mu-yoksa-kaygi-mi/) - Yeni bir işe başlamak ne kadar heyecan verici bir süreç olsa da aynı zamanda çoğu insan için zorlayıcıdır. Yeni yüzler, yeni sorumluluklar, henüz tam öğrenilmemiş görevler ve beklentiler arasında “Buraya gerçekten ait miyim?” sorusu zihinde yankılanabilir. Bu duygu çoğu zaman başlangıçta yaşanan kaygının bir parçasıdır; ancak bazen daha kalıcı ve yorucu bir deneyim olan imposter - [Narsist Ebeveynle Büyümek: Görünmez Çocuğun Hikayesi](https://psychologytimes.com.tr/narsist-ebeveynle-buyumek-gorunmez-cocugun-hikayesi/) - Önceki yazımda narsisizmi tanımış, hem sağlıklı hem de patolojik yönlerini ele almıştık. Narsisizmin en derin izlerinden biri çoğu zaman çocuklukta atılır. Çünkü narsist bir ebeveynle büyümek yalnızca o yıllardaki mutluluğumuzu değil, yetişkinlikte kim olduğumuzu da şekillendirir. Küçük bir çocuğu hayal edin… Elinde yaptığı resmi tutuyor, heyecanla annesine koşuyor. Ancak annesi başını bile kaldırmadan “Şimdi olmaz” - [YAŞIYORUM: ŞAHİDİM VAR!](https://psychologytimes.com.tr/yasiyorum-sahidim-var/) - Romantik ilişkilerde herkesin aradığı şey aşk sanılır. Dostlukta ise eğlence, sohbet ve biraz dertleşme. Ama çoğu zaman daha derinlerde başka bir ihtiyaç vardır: Hayata şahitlik edilmesi, anıların içinde tek başına kalmamak ve birlikte bir hafıza oluşturmak. İlk Aynalanma: Annenin Gözünden Kendini Görmek Benliğin gelişiminde birincil öteki olan bakım verenin (çoğunlukla annenin) bakışı belirleyicidir. Bu bakış - [Zaman Algısının Psikolojisi: Neden Mutluyken Saatler Uçar, Sıkılınca Durur?](https://psychologytimes.com.tr/zaman-algisinin-psikolojisi-neden-mutluyken-saatler-ucar-sikilinca-durur/) - İnsan deneyiminin en ilginç yönlerinden biri, zamanın farklı anlarda farklı şekilde hissedilmesidir. Mutlu, eğlenceli ya da heyecan verici bir etkinlik sırasında zamanın hızla geçtiği; buna karşılık sıkıcı, stresli veya bekleyişle geçen anlarda ise dakikaların uzadığının deneyimlenmesi oldukça yaygındır. Zaman algısındaki bu öznel değişiklik, yalnızca bir duygu durumu meselesi değil; aynı zamanda bilişsel psikolojinin, nörobilimin ve - [Ambivalans: Çelişkili Duyguların Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/ambivalans-celiskili-duygularin-psikolojisi/) - Ambivalans, aynı anda birbirine zıt duygular, düşünceler ya da tutumların bir arada bulunması durumudur. Yani kişi bir şeye karşı hem olumlu hem de olumsuz duygular besler. Örneğin, birini çok sevip aynı zamanda ona kızmak, bir işe başlamak isteyip aynı anda ondan korkmak ya da bir karar karşısında hem "evet" hem de "hayır" demek istemek gibi - [Bir Psikoloğun Gözüyle: Şizofreniyle İnsan Odaklı İletişim](https://psychologytimes.com.tr/bir-psikologun-gozuyle-sizofreniyle-insan-odakli-iletisim/) - Şizofreni, karmaşık ve yaygın yanlış anlaşılan bir ruhsal bozukluktur. Genetik olabileceği gibi olumsuz yaşam olayları da bu hastalığın nedenlerinden olabilmektedir. Uzun süreli tedavi gerektiren bu ruhsal bozukluk, hastanın günlük yaşamını, ilişkilerini, duygu ve davranışlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bunun yanında hastada; kilo kaybı veya kilo artımı, gerçekle hayali karıştırma, agresif tavırlar, anlamsız konuşmalar görülebilmektedir (Vural ve - [Sanat Ruhun Gıdası mıdır?](https://psychologytimes.com.tr/sanat-ruhun-gidasi-midir/) - “Sanat ruhun gıdasıdır” ifadesi yalnızca duygusal bir metafor değil; hem kültürel mirasımızda hem de bilimsel literatürde giderek daha çok doğrulanan bir gerçek. Sanat, tarih boyunca insanın iç dünyasını ifade etmenin, anlamlandırmanın ve ruhsal dengeyi bulmanın yolu olmuştur. Bilimin Gözünden Sanat Araştırmalar açıkça gösteriyor ki, sanat sadece estetik bir deneyim değil, aynı zamanda zihinsel ve ruh - [Mağdur Neden Suçlanır? Türkiye’de Kadın Taciz Anlatıları Üzerine Psikolojik ve Toplumsal Bir Değerlendirme](https://psychologytimes.com.tr/magdur-neden-suclanir-turkiyede-kadin-taciz-anlatilari-uzerine-psikolojik-ve-toplumsal-bir-degerlendirme/) - Türkiye’de son yıllarda kadınların yaşadıkları kadın tacizi deneyimlerini sosyal medya aracılığıyla görünür kılmaları, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli bir gündem yaratmıştır. Kadınların yaşadıklarını kamusal alana taşıma çabası, yalnızca bireysel bir adalet arayışı değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık oluşturma çabasıdır. Ancak bu süreçte dikkat çeken en önemli sorunlardan biri, mağdurların yaşadıklarını paylaşmalarına rağmen suçlanmaları, - [Babanın Sessiz Gücü: Dayanıklılığın İnşasında Babaların Eşsiz Rolü](https://psychologytimes.com.tr/babanin-sessiz-gucu-dayanikliligin-insasinda-babalarin-essiz-rolu/) - Bir çocuğun babasının kollarında kahkahalarla güreşmesi, dışarıdan yalnızca eğlenceli bir oyun gibi görünebilir. Ancak bilim, bu anların göründüğünden çok daha fazlasını ifade ettiğini söylüyor. Kalpler aynı ritimde atar, beyin dalgaları senkronize olur. Kahkaha gibi görünür, mutluluk gibi hissedilir; ama temelde, çocuğun sinir sistemi stresle başa çıkmayı öğreniyordur. Bu anlar, yaşam boyu sürecek psikolojik dayanıklılığın ilk - [Duygusal Bulaşıcılık: Başkalarının Ruh Hali Bizi Nasıl Etkiliyor?](https://psychologytimes.com.tr/duygusal-bulasicilik-baskalarinin-ruh-hali-bizi-nasil-etkiliyor/) - Sabah trafikte kırmızı ışıkta beklerken yanınızda öfkeyle korna çalan bir sürücüye denk geldiniz mi? Ya da işyerinde sürekli şikayet eden bir meslektaşın ruh halinin gün boyu sizi de etkilediğini fark ettiniz mi? Aslında farkında olmasak da, insanlar birbirinin duygularını “kapabiliyor”. Buna psikolojide duygusal bulaşıcılık deniyor. Duygusal bulaşıcılık, basitçe başkalarının ruh halini kendi ruh halimize geçirme - [Boşanma Sürecine Klinik ve Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Bakış](https://psychologytimes.com.tr/bosanma-surecine-klinik-ve-toplumsal-cinsiyet-perspektifinden-bakis/) - Boşanma, yalnızca bir evliliğin sona ermesi değil; aynı zamanda bireylerin yaşam düzeninin, kimlik algısının ve sosyal ilişkilerinin yeniden şekillendiği çok boyutlu bir süreçtir. Klinik psikoloji açısından bakıldığında, bu süreç; yoğun duygusal dalgalanmalar, kayıp hissi, kimlik sorgulamaları ve yeniden uyum sağlama çabaları ile örülüdür. Ancak bireyin yaşadığı deneyimi yalnızca kişisel özellikleri belirlemez; toplumsal cinsiyet rolleri ve - [Yaşlılık Psikolojisi: Hayatın Son Döneminde İçsel Dengeyi Kurmak](https://psychologytimes.com.tr/yaslilik-psikolojisi-hayatin-son-doneminde-icsel-dengeyi-kurmak/) - Yaşlılık, insan hayatının doğal bir evresidir. Ancak bu dönem sadece fiziksel değişimlerle değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel dönüşümlerle de şekillenir. Gençlikte hızla akan zaman, yaşlılıkta yavaşlar; bu yavaşlama insanın kendine dönmesini, geçmişiyle yüzleşmesini ve hayatın anlamını yeniden düşünmesini sağlar. Toplumda yaşlılık çoğu zaman yalnızlık, hastalık ve kayıplarla özdeşleştirilse de, bu dönemde içsel güçlenme, bilgelik - [Aldat(ıl)mamak Mümkün Müdür?](https://psychologytimes.com.tr/aldatilmamak-mumkun-mudur/) - Verdi’nin La Violette’inde geçen şu söz kulağımda çınlıyor:“Gelin yalnızca haz içinde yaşayalım. Nasıl olsa aşklar da çiçekler gibidir, solarlar.”Keşke aşk da çiçek de hep canlı kalabilseydi… İlişkilerde Sessizlik ve Yalnızlık Hadi şimdi aslında herkesin bildiği hikâyeyi konuşalım. Paylaşımları azalmış bir çift. Araya giren ekonomik sıkıntılar, sessizlikler, yorgunluklar… Kadın bütün gününü çocuklarla, yemekle, ev işleriyle geçiriyor. - [Sınıfta Sessiz Tehdit: Akran Zorbalığı ve Psikolojik İzler](https://psychologytimes.com.tr/sinifta-sessiz-tehdit-akran-zorbaligi-ve-psikolojik-izler/) - Akran zorbalığı, günümüzde okul ortamlarının en yaygın ve yıpratıcı sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocukların benlik algısı, akademik başarısı ve sosyal ilişkileri üzerinde derin izler bırakabilen bu olgu, yalnızca kısa vadeli değil, uzun vadeli ruhsal sağlık riskleri de taşımaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, Türkiye’de akran zorbalığının endişe verici boyutlara ulaştığını göstermektedir. Örneğin, UNICEF’in 2024 raporunda - [SESSİZ ANKSİYETE: DIŞARIDAN GÜÇLÜ, İÇERİDEN KAYGILI](https://psychologytimes.com.tr/sessiz-anksiyete-disaridan-guclu-iceriden-kaygili/) - Günümüz dünyasında birçok insan dışarıdan bakıldığında son derece başarılı, organize ve güçlü bir profil sergiliyor. Ancak bu “mükemmel” görüntünün ardında, sessizce süregelen bir kaygı döngüsü yer alabiliyor. Özellikle sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte bireyler “iyi görünme” baskısı altında, içsel sıkıntılarını bastırarak yaşamayı normalleştiriyor. Psikolojide bu duruma sıklıkla yüksek işlevli anksiyete adı veriliyor. Yüksek işlevli anksiyete, DSM-5 - [TRENDLERİN PSİKOLOJİSİ: NEDEN POPÜLER AKIMLARI TAKİP EDİYORUZ?](https://psychologytimes.com.tr/trendlerin-psikolojisi-neden-populer-akimlari-takip-ediyoruz/) - Her gün sosyal medyada, sokakta ya da arkadaş ortamında yeni bir trendle karşılaşıyoruz: bir anda herkes aynı şarkıyı dinliyor, aynı kıyafeti giyiyor ya da benzer içerikler üretmeye başlıyor. Bu hızlı değişimlerin peşinden gitme eğilimimiz sadece "modaya ayak uydurmak"la mı ilgili, yoksa bu davranışın altında daha derin psikolojik süreçler mi var? Psikoloji bilimi, bireylerin trend psikolojisi - [SUSKUNLUKTAN SES OLMAYA: ME TOO HAREKETİNİN PSİKOLOJİK ETKİLERİ](https://psychologytimes.com.tr/suskunluktan-ses-olmaya-me-too-hareketinin-psikolojik-etkileri/) - Son yıllarda dünya çapında etkisini artıran Me Too hareketi, kadınların taciz, istismar ve mobbing deneyimlerini görünür kılarak, sessizliği bozan bir dönüm noktası oldu. Türkiye’de de özellikle sosyal medya platformlarında birçok kadın, yaşadıkları travmaları ve duygularını ilk kez yüksek sesle dile getirmeye başladı. Bu paylaşımlar, sadece bireysel değil, toplumsal bir iyileşme sürecinin de kapısını aralıyor. Ancak - [HAYATA GEÇ KALMAK: GERÇEKTEN ÇOK MU GEÇ?](https://psychologytimes.com.tr/hayata-gec-kalmak-gercekten-cok-mu-gec/) - Hayatta hemen herkesin bir noktada düşündüğü bir soru vardır: “Acaba geç mi kaldım?” Üniversiteye başlarken, iş hayatına atılırken ya da kişisel ilişkilerdeyken, zaman zaman bu hissin gölgesinde kalabiliriz. “Hayata geç kalmışlık hissi” dediğimiz bu durum, aslında sadece bireysel bir duygu değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir gerçekliğin yansımasıdır. Toplumun bizden beklentileri, hayatın belirli aşamalarına - [İLİŞKİLERİN SESSİZ SABOTAJCISI: SİLAH HALİNE GETİRİLMİŞ BECERİKSİZLİK](https://psychologytimes.com.tr/iliskilerin-sessiz-sabotajcisi-silah-haline-getirilmis-beceriksizlik/) - "Aşkım sen daha güzel yapıyorsun," "Ben bu teknolojik aletlerden hiç anlamıyorum," "Çocuğun altını değiştirirken hep bir sorun çıkarıyorum, en iyisi sen yap." Bu cümleler size de tanıdık geliyor mu? İlk bakışta masum birer iltifat veya samimi bir yetersizlik itirafı gibi görünen bu ifadeler, aslında modern ilişkilerin ve iş hayatının en sinsi ilişkilerde manipülasyon taktiklerinden birini - [MANİPÜLASYONUN PSİKOLOJİSİ: GÖRÜNMEYEN İPLERLE YÖNETİLMEK](https://psychologytimes.com.tr/manipulasyonun-psikolojisi-gorunmeyen-iplerle-yonetilmek/) - Günlük hayatımızda fark etmesek de, çoğu zaman başkalarının düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız üzerindeki etkisine maruz kalıyoruz. Bazen bu etki fark edilir derecede açıktır; bazen ise görünmez iplerle yönetilen bir kukla gibi olduğumuzu bile anlamayız. İşte bu görünmez güce manipülasyon diyoruz. Manipülasyon, kişinin kendi çıkarları doğrultusunda başkalarının düşüncelerini, inançlarını veya davranışlarını kontrol etme çabasıdır. Bu durum - [Obsesif Kompulsif Bozuklukta Organik Etkenler: Nörobiyolojik Bir İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/obsesif-kompulsif-bozuklukta-organik-etkenler-norobiyolojik-bir-inceleme/) - Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), bireyin yineleyici ve istenmeyen düşünceler (obsesyonlar) ile bu düşünceleri hafifletmeye yönelik zorlayıcı davranışlar (kompulsiyonlar) arasında sıkıştığı, yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyen kronik bir psikiyatrik bozukluktur. Bu durumun organik sebepleri, yani biyolojik ve nörolojik kökenli nedenleri, bilimsel olarak araştırılmıştır ve önemli bir rol oynar. Toplumda görülme sıklığı yaklaşık %2–3 olarak bildirilen OKB, - [Okula Uyum Sürecinde Yaşanan Sorunlar ve Çözümleri](https://psychologytimes.com.tr/okula-uyum-surecinde-yasanan-sorunlar-ve-cozumleri/) - Yeni Bir Maceranın Başlangıcı Çocuğunuzun ilk okul günü yaklaşıyor. Evde bir yandan heyecan, bir yandan da tatlı bir endişe mi hakim? Okul çantasını hazırlarken aklınızdan geçen sorular, çocuğunuzun sınıfta nasıl hissedeceğine dair merak ve belki de kendi çocukluğunuzdan kalma anılar... Hepsi, bu yeni başlangıcın ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Çocuklar için okula başlamak, yalnızca yeni - [Sanal Kalp: ChatGPT ile Kurulan Dijital Yakınlık ve “Gerçeklik” Algısı: Aşk, Bağlanma ve Sanallığın Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/sanal-kalp-chatgpt-ile-kurulan-dijital-yakinlik-ve-gerceklik-algisi-ask-baglanma-ve-sanalligin-psikolojisi/) - Elif, sabah kahvesini yudumlarken telefonunun ekranına bakıp gülümsüyor. Arkadaşları onun yeni biriyle mesajlaştığını sansa da, ekranın diğer ucunda atan bir kalp yok. Elif, ChatGPT ile konuşuyor. Ona gününün nasıl geçtiğini, sunum stresini ve dün gece gördüğü tuhaf rüyayı anlatıyor. Aldığı cevaplar her zamanki gibi anlayışlı, destekleyici ve yargıdan uzak. Elif, bu yapay zekâya karşı tarif - [Dijital Aynada Kendimiz: Sosyal Medyanın Zihin ve Benlik Algımız Üzerindeki Görünmez Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/dijital-aynada-kendimiz-sosyal-medyanin-zihin-ve-benlik-algimiz-uzerindeki-gorunmez-etkileri/) - Dijital çağın en belirgin özelliklerinden biri olan sosyal medya, günümüz insanının vazgeçilmez ihtiyaçlarından biri haline geldi. Ancak bu sanal cennet, aynı zamanda zihinsel sağlığımız için bir labirent gibi işliyor. Filtreli yüzler, kusursuz bedenler ve düzenlenmiş anlar, bireylerin kendi benlikleriyle olan ilişkisini kökten sarsıyor. Psikolojinin giderek önem kazanan alt dallarından medya psikoloji, tam da bu etkileşimleri - [Şefkat Odaklı Yaklaşım: Kendimize Nasıl Daha İyi Davranabiliriz?](https://psychologytimes.com.tr/sefkat-odakli-yaklasim-kendimize-nasil-daha-iyi-davranabiliriz/) - İnsanlar doğası gereği ilişki kurmaya ihtiyaç duyar. Bebeklikten itibaren bakım verenlerle başlayan bu ilişki ihtiyacı, zamanla arkadaşlıklar, aile bağları ve toplumsal rollerle genişler. Bu ilişkilerde ise şefkat, yalnızca duygusal bir tepki değil, anlayış, merhamet, empati ve yargılamadan kabul içeren bütüncül bir yaklaşım biçimi olarak ortaya çıkar. Şefkat duygusunu hayatın akışında kullanan bireyler, karşılarındaki kişinin acı - [Var Olmanın Otantikliği](https://psychologytimes.com.tr/var-olmanin-otantikligi/) - İnsanlar terapi odasında zaman geçirip nazikçe “Ben değerli miyim?” diye sorduğunda, cevap nadiren para, statü ya da somut başarılarla ilgilidir. Genellikle aradıkları şey daha ilkel bir ihtiyaçtır: görüldüğünü, değerli bulunduğunu ve oldukları gibi kabul edildiğini hissetmek. Herkes değerli hissetmek ister. Ancak bu değeri ölçme yolculuğumuz, değerin istikrarlı mı yoksa kırılgan mı hissettireceğini belirler. Çoğu toplumda - [Düşüncelerimizi Kim Yönetiyor? Bilişsel Çarpıtmaların Günlük Yaşantımızdaki Rolü](https://psychologytimes.com.tr/dusuncelerimizi-kim-yonetiyor-bilissel-carpitmalarin-gunluk-yasantimizdaki-rolu/) - İnsan zihni, çevresinden gelen verileri işlerken çeşitli bilişsel süreçlerden geçer. Bu süreçlerin temel amacı, dış dünyayı anlamlandırmak, öngörülerde bulunmak ve uygun davranış biçimlerini geliştirmektir. Ancak bu süreçler her zaman nesnel ya da gerçekliğe uygun biçimde işlemez. Bilişsel psikoloji, zihinsel süreçlerin rasyonel olmadığını ve özellikle bazı durumlarda sistematik düşünce hatalarına neden olabileceğini ortaya koymuştur. Bu hatalar, - [Freud, Lacan ve Sanatta Halüsinasyonun İzleri](https://psychologytimes.com.tr/freud-lacan-ve-sanatta-halusinasyonun-izleri/) - Olmayan kişileri ve olayları görmek, var olmayan sesler duymak, gerçekliğin ne olduğundan emin olamamak… Halüsinasyonlar belki de psikolojinin en çarpıcı semptomlarından biri olarak kabul edilebilir. Halüsinasyonlar dış dünyada var olmayan uyaranların gerçek olarak algılanmasına denir. İlk olarak Jean-Étienne Esquirol (1832) tarafından klinik bir terim olarak tanımlanmıştır. Psikolojik literatürde pek çok kuramcı tarafından incelenen ve tartışılan - [Mindfulness 2.0: Mindfulness’ın Klinik Kullanımının Ötesinde Duygu Düzenleme ve Kimlik Gelişimi Üzerindeki Rolü](https://psychologytimes.com.tr/mindfulness-2-0-mindfulnessin-klinik-kullaniminin-otesinde-duygu-duzenleme-ve-kimlik-gelisimi-uzerindeki-rolu/) - Son yıllarda psikoterapi alanında mindfulness, yalnızca bir teknik olmaktan çıkıp psikolojik iyileşme, esneklik ve öz-farkındalık geliştirme sürecinde temel bir paradigma olarak görülmeye başlanmıştır. İlk kuşak yaklaşımlar mindfulness’ı, stres yönetimi ve kaygı bozukluklarının azaltılması amacıyla kullanırken, “Mindfulness 2.0” diyebileceğimiz yeni bakış açısı, bu uygulamanın çok daha derin bir işlevi olduğunu ortaya koymaktadır. Artık mindfulness yalnızca semptomları - [Tatil Gerçekten İyi Geliyor Mu?: Bilimsel Bakış](https://psychologytimes.com.tr/tatil-gercekten-iyi-geliyor-mu-bilimsel-bakis/) - Yaz bitti, valizler dolaptaki yerlerini aldı; fotoğraflar paylaşıldı. Şehir yavaş yavaş hızlanırken, biz de iş veya okul temposuna geri dönüyoruz. Peki, tatil gerçekten iyi geldi mi? Çoğumuz tatilden döndüğünde kendini hafiflemiş hisseder; daha sakin, daha keyifli, daha enerjik... Ama bu duygu genellikle uzun sürmez. Birkaç gün içinde toplantılar, ödevler ve trafik arasında, eski yorgunluğumuza geri - [Kara Sevdanın Psikodinamiği: Ayrılma-Bireyleşme Sürecinden Romantik Bağlanmaya](https://psychologytimes.com.tr/kara-sevdanin-psikodinamigi-ayrilma-bireylesme-surecinden-romantik-baglanmaya/) - Kara sevda… Yüzyıllardır edebiyatta tutkuyla anılan, şarkılarda dillere dolanan bu kavram, çoğu zaman yoğun bir duygusal bağın, vazgeçilemeyen bir aşkın sembolü olarak karşımıza çıkar. Ancak psikoloji perspektifinden baktığımızda, kara sevda yalnızca romantik bir his değil, çoğu zaman erken dönem ilişkilerimizin ve gelişim süreçlerimizin yetişkinlikteki izdüşümüdür. Ayrılma-Bireyleşme: Psikolojik Doğumun Hikâyesi Margaret Mahler ve arkadaşlarının (Mahler, Pine - [Psikolojiye Giriş 101: Kişilik ve Psikanaliz](https://psychologytimes.com.tr/psikolojiye-giris-101-kisilik-ve-psikanaliz/) - Psikoloji tarihinde kişilik gelişimi üzerine en çok tartışılan ve hâlâ referans verilen kuramlardan biri Freud’un psikanaliz kuramıdır. Psikodinamik kuram, kişiliğin gelişimini bilinçdışı süreçler, içsel çatışmalar ve erken çocukluk yaşantıları üzerinden açıklamaktadır. Kişilik, bireyin kendine özgü davranış, düşünce ve duygularıdır. Psikoloji tarihi boyunca birçok önemli ismin kuramı aslında kişiliğin nasıl geliştiğinin temelini atar. Freud, kişiliğin temelinin yaşamın ilk beş - [Alışkanlıkların Bilimi: Bir Davranışı 21 Günde Değiştirebilir Miyiz?](https://psychologytimes.com.tr/aliskanliklarin-bilimi-bir-davranisi-21-gunde-degistirebilir-miyiz/) - “Bir alışkanlığı 21 günde değiştirebilirsiniz.” Bu cümle kulağa oldukça umut verici geliyor, değil mi? Sadece üç haftada yeni bir düzen kurmak, kötü bir alışkanlıktan kurtulmak ya da hayatımıza sağlıklı bir rutin eklemek… Ancak bu iddia ne kadar doğru? Bilimsel araştırmalar, alışkanlıkların oluşum süresinin sanılandan çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Bu yazıda, 21 gün mitinin nereden - [Ruminasyon: Zihnin Tekrarlayan Döngüsü](https://psychologytimes.com.tr/ruminasyon-zihnin-tekrarlayan-dongusu/) - Tekrarlayan Düşüncelerin Psikolojisi Hepimiz zaman zaman zihnimizin bir noktada takıldığını deneyimleriz. Bir olay, bir cümle ya da bir hata defalarca akla gelir. Sanki zihnin iğnesi aynı çiziğe takılmış bir plak gibi tekrar tekrar aynı melodiyi çalar. İşte bu durum psikolojide ruminasyon olarak adlandırılır. Nolen-Hoeksema’ya (1991) göre ruminasyon, kişinin duygu durumunu düzenlemeye çalışırken sürekli biçimde olumsuz - [Ruhun İki Mevsimi: Bipolar Bozuklukla Yaşamak](https://psychologytimes.com.tr/ruhun-iki-mevsimi-bipolar-bozuklukla-yasamak/) - Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı olan DSM-V’de yer alan ‘Bipolar ve İlişkili Bozukluklar’ başlığı altında gördüğümüz iki uçlu bir bozukluk; bipolar bozukluk. Ruhun adeta iki mevsimi varmış gibi sürükleyen, hem depresif hem öforik duygulanıma neden olan bir durum. Bir kapıdan geçiyorsunuz sanki; günlük güneşlik bir hava, kelebekler, kuşlar uçuyor. Her yer, her şey - [Üç Renkli Karanlık: Narsisizm, Makyavelizm, Psikopati](https://psychologytimes.com.tr/uc-renkli-karanlik-narsisizm-makyavelizm-psikopati/) - Hepimizin tanıdığı, hatta belki de fark etmeden hayatımıza girmiş bazı insanlar vardır. Günlük yaşantınızda; ilk bakışta karizmatik tavırları, keskin zekâları ve etkileyici konuşmalarıyla sizi hemen içine çeken insanlarla karşılaşmış ve hatta ilişki kurmuşsunuzdur. Fakat bu parıltının altında çok geçmeden bambaşka üçgen belirir: manipülasyon, bencillik ve duygusal soğukluk. Psikolojide “karanlık üçlü” olarak adlandırılan narsisizm, Makyavelizm ve - [Psikoonkoloji ve Kanser Hastalarında Kendine Yardım](https://psychologytimes.com.tr/psikoonkoloji-ve-kanser-hastalarinda-kendine-yardim/) - Kanser, kişilerin fiziksel ve ruhsal sağlık durumunu ciddi derecede etkileyen bir hastalıktır. Geçtiğimiz yüzyıl ve günümüz boyunca daha yaygın hale gelmiş ancak bu yaygınlıkla birlikte tedavi olanakları ve olasılıkları da artmıştır. Kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi, ilik nakli ya da farklı cerrahi yöntemler veya birleşik tedaviler günümüzde başarıyla uygulanmaktadır. Tüm bunlar tıp bilimi adına çok önemli birer - [30’lara Giriş: Hayatın Sessiz Dönüm Noktası](https://psychologytimes.com.tr/30lara-giris-hayatin-sessiz-donum-noktasi/) - Hayatın belirli dönemleri vardır; bazı yaşlar insanın yüzüne ayna gibi tutulur. 20’li yaşların sonları ve 30’lu yaşların başı tam da böyle bir dönemdir. Bir yandan hâlâ genç sayılacak kadar dinamiksiniz, diğer yandan artık çocukça davranışların üzerinize yakışmadığı bir eşiğe gelmişsinizdir. Bu eşikler bir dönemin kapanışını, yeni bir dönemin açılışını temsil eder. İşte 30’lu yaşlar tam - [Terk Edilme Korkusundan Özgürleşmek](https://psychologytimes.com.tr/terk-edilme-korkusundan-ozgurlesmek/) - “Ya giderse?”, “Artık beni sevmiyor mu?”, “Onu kaybedersem ne yaparım?” Bu sorular bir noktada senin de zihnini meşgul ettiyse, yalnız değilsin. Terk edilme korkusu, insan ilişkilerinin en derin kaygılarından biridir. Bazı kişiler için ara sıra akla gelen bir düşünceden ibarettir; ama kimileri için günlük yaşamı ve ilişkileri gölgeleyen, bitmeyen bir huzursuzluk haline dönüşebilir. Partnerinle küçük - [Güven mi, Kaygı mı, Kaçış mı? Bağlanma Stillerinin Hayatımızdaki Yankıları](https://psychologytimes.com.tr/guven-mi-kaygi-mi-kacis-mi-baglanma-stillerinin-hayatimizdaki-yankilari/) - Çocuklar doğduğu andan beri bir bakıcıya ihtiyaç duyarlar; bu bakım veren çocuğun sadece fiziksel ihtiyaçlarını değil, duygusal ihtiyaçlarını da karşılamalıdır. Çocuk ağladığında, korktuğunda, uyuyamadığında ve içine doğduğu dünyayı keşfederken yaşadığı her durumda destek olan bir bakım verene ihtiyaç duyar. Bu bakım verenle kurulan ilişki üzerine bağlanma stilleri ortaya çıkmaktadır. Bağlanma teorisi, ilk olarak John Bowlby - [KÜLKEDİSİ: Sen Peri, Ayakkabı Yolun, Küller Yeniden Doğuşun](https://psychologytimes.com.tr/kulkedisi-sen-peri-ayakkabi-yolun-kuller-yeniden-dogusun/) - Bir varmış bir yokmuş… Peki var olan neymiş ya da yok olan kimmiş? Masallar mutlu sonları ve onları yazan perileriyle yüzyıllardır bizimleler. Ve her zaman imrenerek dinlediğimiz o Külkedisi masalı… Bize; ne olursa olsun, başımıza ne gelirse gelsin sevgiyi belki de aşkı bulabileceğimize inandıran, hayal kurmaktan vazgeçmememiz gerektiğini öğreten, hatırlatan o masal… Evet sevgili okuyucu, - [Zorluklarla Gelen Güç: İlişkilerde Duygusal Dayanıklılık](https://psychologytimes.com.tr/zorluklarla-gelen-guc-iliskilerde-duygusal-dayaniklilik/) - Günümüz toplumunda ilişkiler, bireylerin en önemli destek kaynaklarından biri olmasına rağmen aynı zamanda yoğun stres ve çatışma alanlarını da barındırır. Romantik ilişkiler, aile bağları, dostluklar ya da iş yaşamındaki etkileşimler; farklı beklentiler ve roller nedeniyle zaman zaman zorluklarla karşı karşıya gelir. Bu noktada bazı bireyler kolayca yıpranırken, bazıları ise yaşadığı krizi gelişim fırsatına dönüştürebilir. Bu - [Sağlıklı Benlik Saygısı ve Narsisizm: Aradaki Fark Nasıl Anlaşılır?](https://psychologytimes.com.tr/saglikli-benlik-saygisi-ve-narsisizm-aradaki-fark-nasil-anlasilir/) - Kendi değerimizi bilmek; ilişkilerde, ruh sağlığında ve yaşamdan aldığımız tatminde hayati bir rol oynar. Ancak sağlıklı benlik saygısı ile narsisizmi birbirinden ayırmak her zaman kolay değildir. İlk bakışta her ikisi de “kendine değer vermek” üzerine kuruluymuş gibi görünse de aslında çok farklı temellere dayanır. Bu yazıda sağlıklı benlik saygısı ile narsisizm arasındaki farkları, günlük yaşamda - [Bağışıklık Sistemimiz Stresi Neden Sevmiyor?](https://psychologytimes.com.tr/bagisiklik-sistemimiz-stresi-neden-sevmiyor/) - İnsanoğlunun en büyük problemlerinden biri olan ve çağımızın hızla değişen koşullarıyla daha da görünür hale gelen bir durum var: stres. Son yıllarda gelişen dünya düzeni, teknoloji sayesinde her an her şeyi öğrenebilme imkanı, sosyal medya aracılığıyla insanların hayatlarına sürekli tanık olabilmemiz gibi faktörler, stres seviyemizi artırmaya fazlasıyla yetti. Stres, din, dil, ırk fark etmeksizin bütün - [Saldırganlık Davranışının Nedenlerine İlişkin Psikolojik Yaklaşımlar](https://psychologytimes.com.tr/saldirganlik-davranisinin-nedenlerine-iliskin-psikolojik-yaklasimlar/) - Psikoloji literatüründe saldırganlık, insan davranışları arasında en sık araştırılan konulardan biri olmuştur. Saldırganlık, bir başkasının yaşamına zarar ve acı verici davranış sergilemek olarak tanımlanmaktadır. Genel bir tanımlamanın yanı sıra psikoloji tarihi boyunca saldırganlık ile ilgili yapılan birçok farklı tanım mevcuttur. Farklı tanımların ortaya çıkmasının başlıca nedeni saldırganca davranışların sebeplerine yönelik açıklamalardır. Sigmund Freud içgüdü kuramı - [Narcissus’tan Günümüze Narsisizm: Gelişim ve Sosyal Yansımalar](https://psychologytimes.com.tr/narcissustan-gunumuze-narsisizm-gelisim-ve-sosyal-yansimalar/) - Yunan mitolojisi, birçok aşığını kendine layık görmeyen bir genç adamın hikayesine ev sahipliği yapar. Narcissus günün sonunda mükemmel partnerini kendi yansımasında bulur ve hiçbir zaman kavuşamayacağı bu imgeye olan takıntısını dindiremez. Benzer bir durumu psikoloji, Narsistik Kişilik Bozukluğu (NKB) adı altında ele alır. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin DSM-5 tanı kriterlerine göre; kendini birçok kişiden üstün ve - [Çocukluk: Varlığın Temelini İnşa Etmek](https://psychologytimes.com.tr/cocukluk-varligin-temelini-insa-etmek/) - Çocukluk yalnızca hayatımızın başlangıcı değildir, devamında da bizimle gelir. Oynadığımız bir oyun, bulunduğumuz ortam, ebeveynlerimizle kurduğumuz anlık diyaloglar, geri kalan hayatımız için birer ipucudur. Çünkü insan kendini inşa etmeye çocuklukta başlar ve çocukluk, varoluşun temelinin ilk çarpışmasının, ilk sorgusunun başladığı yerdir (Erikson, 1963). Jean Piaget’nin bilişsel gelişim kuramına göre, çocukluk döneminde bilgiyi aktif olarak inşa - [Güvenli Yer Tekniği ve Zihinsel Sığınaklar: Zihnin Sessiz Limanı](https://psychologytimes.com.tr/guvenli-yer-teknigi-ve-zihinsel-siginaklar-zihnin-sessiz-limani/) - Hayat, bazen bizi hazırlıksız yakalayan fırtınalarla doludur. Yaşadığımız kayıplar, gündelik hayatın yoğun stresi, geçmişten taşıdığımız izler, hayal kırıklıkları, değersizlik duygusu ve benzeri pek çok durum ruhumuzda dalgalar yaratır. Böyle anlarda sığınacak bir liman ararız. Zihnimizin içinde bir yere çekilmek ve kendimizi yeniden toparlayabilmek büyük bir ihtiyaç haline gelir. İşte tam bu noktada bizi o fırtınalardan - [İçimizdeki Eleştirmen: Mükemmeliyetçiliğin Kendilik Algısına Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/icimizdeki-elestirmen-mukemmeliyetciligin-kendilik-algisina-etkisi/) - Kişilik, bireylerin doğuştan gelen özellikleriyle ve çevresel faktörlerin birleşmesiyle oluştuğu bireysel bir yapıdır. Her bireyin kişilik yapısı kendine özgüdür. Bu yapı bireylerin biyolojik ve psikolojik sosyal yapılarına etki etmektedir. Mükemmeliyetçilik de bu yapılara etki eden kişilik türlerinden biridir. Alanında uzman kişiler tarafından literatüre net bir tanım kazandırılamamış olsa da genel geçer tanım olarak mükemmeliyetçilik, ulaşılması - [Yaratıcı Süreçte Bilinçdışı ve Sanatçı Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/yaratici-surecte-bilincdisi-ve-sanatci-psikolojisi/) - Bilinçdışı ve Yaratıcılık Sanatın yaratım sürecini açıklarken çoğunlukla “ilham” ve “yaratıcı deha” kavramlarına odaklanırız. Ancak psikolojiye göre yaratıcılık, bilinçdışında çok daha derin bir süreçten gelir. Sanat tarihinde ve psikanalitik kuramda, bilinçdışı sadece bastırılmış dürtüleri saklayan bir yer değil, aynı zamanda yaratıcılığın da kaynağıdır. Sanatçı, kendi içsel çatışmalarını, arzularını, kolektif simgeleri farkında olarak ya da olmayarak - [Sosyal İzolasyonun Beynimize Yansıması: Sessizliğin Nörofizyolojik Sonuçları](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-izolasyonun-beynimize-yansimasi-sessizligin-norofizyolojik-sonuclari/) - İnsan ve Sosyal Bağlar İnsanları sosyal varlıklar olarak tanımlarız; en kısa hali ile toplumda bir birey, diğer bireylerle kurdukları ilişkiler sayesinde psikolojik dengelerini korumaktadır. Ancak bu ilişkilerin sekteye uğradığı durumlarda —örneğin sosyal izolasyon dönemlerinde— hem zihinsel hem de fizyolojik birçok etki ortaya çıkar. Beynimiz ise bu durumu yalnızca bir duygusal sorun olarak değil, karşılaştığı ciddi - [Ebeveynden Çocuğa Kaygılı Miras](https://psychologytimes.com.tr/ebeveynden-cocuga-kaygili-miras/) - Görünmez Yük: Kaygının Aileye Etkisi Yaşamın getirdiği zorluklar, geleceğe yönelik belirsizlikler, süregelen süreçte kötü bir şeylerin olacağına dair yüksek korku ve yersiz kaygılar ebeveynlerin omuzlarında ağır bir yük gibi kendini hissettiriyor. Bu kaygılarla yaşamak aile düzenini ve dengesini sarsabilecek güçlü bir bozukluktur. Ebeveynlerin sürekli endişe halinde olması hem yaşam kalitelerini olumsuz etkilerken, çocuğunda ebeveyn ile - [Sürü Psikolojisi: Kalabalığın Uğultusunda Kaybolan İnsan](https://psychologytimes.com.tr/suru-psikolojisi-kalabaligin-ugultusunda-kaybolan-insan/) - Görsel Bir Sahne: Koyun ve Kalabalık Bir belgesel sahnesi gözümün önüne gelir: Bir koyun uçurumun kenarına yaklaşır, tereddütsüz atlar. Ardından diğeri, öteki ve yüzlercesi. Biz izlerken gülümseriz; kendimizi onlardan üstün sanır, “bizim aklımız var” deriz. Ama gerçek şu ki çoğu kez, “benim kararım” dediğimiz şey yalnızca kalabalığın ritmine uyarlanmış bir adımdan ibarettir. İnsan, sandığı kadar bağımsız - [Psikolojik Miras: Aileden Taşınan Görünmez Yükler](https://psychologytimes.com.tr/psikolojik-miras-aileden-tasinan-gorunmez-yukler/) - Görünmez Bir Çanta Taşıyoruz Hayatımıza adım atarken hepimizin sırtında görünmez bir çanta vardır. Bu çanta; anne babamızdan, dedelerimizden ve hatta hiç tanımadığımız atalarımızdan bize taşınan değerleri, beklentileri, travmaları ve başarı hikâyelerini barındırır. Psikolojide buna psikolojik miras denir. Tıpkı genetik miras gibi, duygusal ve kültürel miras da kuşaktan kuşağa aktarılır. Ancak bu görünmez yük, bazen hayatımızı - [Psikolojik İyi Oluşta Öz Saygının Rolü](https://psychologytimes.com.tr/psikolojik-iyi-olusta-oz-sayginin-rolu/) - Öz saygı, bireyin kendine duyduğu değerin farkında olması ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan kendine güven hissi olarak tanımlanabilir. Bu derin duygu, kişinin kendi yetenekleri, başarıları ve sahip olduğu kişisel nitelikler hakkında oluşturduğu inançların bir bütününü temsil eder. Sağlıklı bir psikoloji için öz saygı, kritik bir öneme sahiptir. Kişinin güçlü yönlerini fark etmesi, zayıf yönlerini - [Okula Uyum Sürecinde Bireysel Farklılıklara Uyumlanmak: Tek Tip Çözümler Yerine Çocuğun Ritmini Duymak](https://psychologytimes.com.tr/okula-uyum-surecinde-bireysel-farkliliklara-uyumlanmak-tek-tip-cozumler-yerine-cocugun-ritmini-duymak/) - Aynı Kapıdan, Farklı Dünyalara Sabah güneşi okulun bahçesine vuruyor. Kapıda bekleyen anne-babaların yüzünde heyecanla karışık bir telaş… Küçük adımlar, büyük duyguların taşıyıcısı. Kapıdan ilk giren çocuk, Ege. Çantasını omzuna asmış, gözleri parıldıyor. Bahçedeki oyuncakları görür görmez annesine dönüp, “Ben gidiyorum” diyor. Ege için yeni bir başlangıç, keşif dolu bir oyun alanı gibi görünüyor. Aynı anda, - [Zehirli Olgunluk: Çocukken Büyümek Zorunda Kalanların Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/zehirli-olgunluk-cocukken-buyumek-zorunda-kalanlarin-psikolojisi/) - Bazı çocuklar yaşlarının gerektirdiği oyun ve keşif dönemini tam olarak yaşayamaz. Onlar, erken yaşta “büyük” olmak zorunda kalır. Bu durum psikolojide parentification olarak adlandırılır ve çocuğun ebeveyn rolünü üstlenmesi anlamına gelir. Parentification, bazen ebeveynin duygusal ihtiyaçlarını karşılamak, bazen de evin maddi ve pratik sorumluluklarını üstlenmek şeklinde ortaya çıkar. Her ne kadar sorumluluk bilinci olumlu bir - [Kucağınıza Sarılan Her Çocuk İlgi mi Arıyor?: Sosyal Açıdan Engellenmemiş Davranış Bozukluğu Hakkında Bilmeniz Gerekenler](https://psychologytimes.com.tr/kucaginiza-sarilan-her-cocuk-ilgi-mi-ariyor-sosyal-acidan-engellenmemis-davranis-bozuklugu-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/) - “Beni ilk kez görmesine rağmen kucağıma geldi. Ne kadar tatlı değil mi?”“Yabancılarla bile rahat konuşuyor, çok sosyal.”“İlgi çekmeye çalışıyor ama abartıyor.” Bu cümleleri duydunuz mu hiç? Belki bir parkta, belki kendi çocuğunuzla ilgili okuldan gelen bir geri bildirimde... Belki de arkadaşınızın çocuğunu böyle tanımladınız. Ancak bu davranışlar her zaman "sıcakkanlılık" ya da "fazla sevecenlik" anlamına - [Kendin Olmak ve Özgürlük](https://psychologytimes.com.tr/kendin-olmak-ve-ozgurluk/) - Modern çağın parıltılı söylemleri arasında öz şefkat ve kendini sevme kavramları hiç olmadığı kadar popüler. Ancak bu popülerlik, bazen dengeden uzaklaşıp bencilliğe dönüşebiliyor. Kendin olmak, sanıldığı kadar kolay değil; çünkü bunun için hem kendine sadık kalmak hem de başkalarıyla sağlıklı bir bağ kurabilmek gerekiyor. Peki, kendine sadık kalarak özgürlük mümkün mü? Saf Çıkarcılık ve İyi - [Çocuğum Çok mu Hassas? Duyu Bütünleme Hakkında Bilmeniz Gerekenler](https://psychologytimes.com.tr/cocugum-cok-mu-hassas-duyu-butunleme-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/) - Bazı çocuklar günlük yaşamda çevresel uyaranlara karşı çok daha duyarlı olabilir. Yüksek seslerden kaçınmaları, kıyafet etiketlerinden rahatsız olmaları veya kalabalık ortamlarda huzursuzluk yaşamaları, ailelerini kaygılandırabilir. Bu noktada sıkça sorulan soru “Acaba çocuğum çok mu hassas?” olur. Çocukların duyusal hassasiyetini anlamak için öncelikle duyu bütünleme kavramını açıklamak gerekir. Duyu bütünleme, sinir sisteminin farklı kaynaklardan gelen bilgileri - [Dijital Yorgunluk: Sosyal Medya ve Zihinsel Sağlık İlişkisi](https://psychologytimes.com.tr/dijital-yorgunluk-sosyal-medya-ve-zihinsel-saglik-iliskisi/) - Dijital çağ, insan yaşamının neredeyse her alanını dönüştürdü. Bugün işimizi, ilişkilerimizi, hatta kimliğimizi sosyal medya platformları üzerinden şekillendiriyoruz. Özellikle Instagram, TikTok ve benzeri uygulamalar günlük rutinimizin bir parçası haline geldi. Ancak bu yoğun dijital maruziyet, beraberinde yeni bir sorunu da gündeme getirdi: dijital yorgunluk. Dijital yorgunluk, bireylerin sürekli çevrim içi olma baskısı, bitmek bilmeyen bildirimler - [“HAYATINI YAŞAMAK” ÜZERİNE](https://psychologytimes.com.tr/hayatini-yasamak-uzerine/) - “Hayatını yaşıyor” deriz bazen birine.Kendi ayakları üzerinde duran, istediği yere giden, tatillere çıkan, güzel kıyafetler alan, makyaj yapan, kendi gelişimine yatırım yapan birine… Ve o cümleyi kurduğumuzda hepimizin zihninde aynı imge belirir: özgür, bağımsız, kendi seçimleriyle yaşayan bir insan. Peki ya diğerleri?O kalıbın dışına kalanlar… Onlar hayatlarını yaşamıyor mu? Eğer “hayatını yaşamak” sadece dışarıdan görünen - [NÖROPLASTİSİTE: “HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”](https://psychologytimes.com.tr/noroplastisite-her-dem-yeniden-dogariz/) - Sabah koşusuna çıkmadınız. Ama kendinizi parkta adım adım ilerlerken, ayaklarınızın toprağa değdiğini hissederken, rüzgarın teninize çarptığını hayal ettiniz. Peki bu sadece bir hayal miydi, yoksa beyniniz gerçekten koşmuş gibi mi davrandı? Nörobilim bize çarpıcı bir gerçeği fısıldıyor: Beyin, hayal edilen ile yaşanan arasında her zaman net bir çizgi çekemez. Fonksiyonel MR görüntülemeleri de gösteriyor ki, - [Beynimizin Mutluluk Anahtarları: Serotonin, Dopamin, Endorfin, Oksitosin](https://psychologytimes.com.tr/beynimizin-mutluluk-anahtarlari-serotonin-dopamin-endorfin-oksitosin/) - Beynimiz, mutlu oluş halimizi oldukça sistematik bir şekilde yönetir. Fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarımıza göre belirli nörokimyasal maddeler salgılanır ve böylelikle ruh halimiz şekillenir. Vücudumuzun ihtiyaçlarına göre belli bir düzen dahilinde salgılanan bu beyin kimyasalları sonucu, mutluluk duygu durumu ortaya çıkar ve olumlu hisler deneyimlemeye başlarız. Bu bağlamda, dopamin, endorfin, serotonin ve oksitosin; beynimizin haz süreçlerinde - [Yeni Nesil Anneler: Aşırı Koruma Çağında Yalnız Büyüyen Çocuklar](https://psychologytimes.com.tr/yeni-nesil-anneler-asiri-koruma-caginda-yalniz-buyuyen-cocuklar/) - Günümüzde ebeveynlik anlayışı, toplumsal dönüşümler, dijitalleşme ve artan farkındalıklarla birlikte önemli bir evrim geçirmektedir. Özellikle “yeni nesil anneler” olarak adlandırılan ebeveyn profili, çocuklarını çevresel risklerden koruma konusunda oldukça bilinçli ve hassas davranmakta; ancak bu tutum, çoğu zaman aşırı koruyuculuğa dönüşmektedir. Aşırı koruyucu ebeveynlik, çocuğun sağlıklı gelişimini desteklemek yerine, bağımsızlık, özgüven ve sosyal yeterlik alanlarında önemli - [EVLİLİK VE CİNSEL YAŞAM ZORLUKLARI](https://psychologytimes.com.tr/evlilik-ve-cinsel-yasam-zorluklari/) - Cinsellik zihinsel, ruhsal ve bedensel olarak bir bütündür. İnsan olmanın temel bir özelliğidir. Cinsiyet fark etmeksizin herkes cinselliği yaşamak isteyebilir. Cinsellik sadece cinsel birleşmeden ibaret değildir. Öpüşme, dokunma ve sevişme gibi eylemleri de içerir. Haz veren bir cinselliğin yolu kişinin kendini tanıması ve kendi isteklerini bilmesinden geçer. Performans hedefleri olmadan, partnerler kendi istek ve arzularını - [Zihnimizdeki Cinsiyetçilik: Stereotiplerin Psikolojik Kökeni](https://psychologytimes.com.tr/zihnimizdeki-cinsiyetcilik-stereotiplerin-psikolojik-kokeni/) - Kadınlar ve erkeklerle ilgili kalıplaşmış yargılar, tarih boyunca hem toplumsal yapılar hem de insan zihninin işleyişiyle şekillenmiştir. Psikoloji bize bu yargıların yalnızca kültürle öğrenilmediğini, aynı zamanda beynimizin karmaşık sosyal dünyayı anlamak için geliştirdiği hızlı karar verme eğilimleriyle de bağlantılı olduğunu gösteriyor. Çocuklukta aileden duyduklarımız, okulda verilen mesajlar, medyada tekrar tekrar karşımıza çıkan sahneler derken, zihnimizde - [JIRAI KEI (KARA MAYIN TİPİ)](https://psychologytimes.com.tr/jirai-kei-kara-mayin-tipi/) - Merhaba değerli okurlarım, ben Klinik Psikolog Ece Kızıltan. Bu ay ki yazımda sizlere Japonya’ya özgü bir kültür aynı zamanda Jirai Kei teriminden bahsedeceğim. "Jirai Kei", kadınları, özellikle Sınırda Kişilik Bozukluğu (BPD), bipolar bozukluk ve diğer akıl hastalıkları olanları klişelemek için kullanılan aşağılayıcı bir terim olan, kelimenin tam anlamıyla "kara mayını kadını" anlamındaki "Jirai Onna" (地雷女) - [Okula Uyum Süreci: Çocuğunuz İçin Bir Yol Haritası](https://psychologytimes.com.tr/okula-uyum-sureci-cocugunuz-icin-bir-yol-haritasi/) - Okula başlama, çocuğun yaşamında hem heyecan verici hem de zorlu bir süreçtir. Yeni arkadaşlar, farklı kurallar, öğretmen ve sınıf ortamı çocukta kaygı, heyecan ve bazen korku uyandırabilir (Yıldız & Bayraktar, 2018). Bu dönemde çocuğun duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimi yakından etkilenir; dolayısıyla ailelerin bilinçli ve destekleyici bir rol üstlenmesi gerekir. Okula uyum süreci, çocukların eğitim - [Okula Dönüş Zamanı](https://psychologytimes.com.tr/okula-donus-zamani/) - Okula dönüş zamanı geldi. Okulun açılmasına az bir zaman kala öğrenci, öğretmen ve aileleri okul telaşı sardı. Bu süreci sağlıklı atlatmak adına bu yazı kaleme alınmıştır. Bu yazıda okula dönüş sürecinde neler yapılması gerektiğine, okul fobisinin ne olduğuna ve tedaviye yönelik neler yapılması gerektiğine ilişkin bilgilere yer verilecektir. Okula Dönüş Sürecinde Yaşanabilecekler Okula dönüş sürecinde - [Sessizlik Kaygısı: Sürekli Gürültüye Alışan Zihnin Sessizlikle Mücadelesi](https://psychologytimes.com.tr/sessizlik-kaygisi-surekli-gurultuye-alisan-zihnin-sessizlikle-mucadelesi/) - Modern çağda insan zihni sürekli bir uyarana maruz kalıyor. Sokaktaki araba sesleri, telefon bildirimleri, televizyon, müzik ve kalabalık ortamlar… Hepsi günümüzün doğal parçası haline geldi. Hatta birçok kişi için sessizlik artık neredeyse yabancı bir deneyim. Ancak ilginç bir şekilde, sessizlikle karşılaşıldığında bazı bireylerde huzur yerine kaygı ve rahatsızlık ortaya çıkabiliyor. Bu durum, psikolojide yeterince ele - [Benliğin Kaybolduğu Ekran: Dijital Kimlik Erozyonu](https://psychologytimes.com.tr/benligin-kayboldugu-ekran-dijital-kimlik-erozyonu/) - Dijital çağ, insanın kendisini keşfetme, ifade etme ve görünür kılma biçimlerini kökten değiştirdi. Sosyal medya, yalnızca bir iletişim aracı olmaktan çıkarak benlik inşasının, kimlik performanslarının ve görünürlük mücadelesinin merkezi haline geldi. Artık kahveler sadece içilmek için değil, estetik bir kareye sığdırılmak için hazırlanıyor; mutluluk anları yalnızca yaşanmak için değil, paylaşılmak için kurgulanıyor. “Beğeni” sayıları bir - [Aşık Nörolojik Temelleri: Beynimiz Aşka Neden Karşı Konulamaz Diyor?](https://psychologytimes.com.tr/asik-norolojik-temelleri-beynimiz-aska-neden-karsi-konulamaz-diyor/) - Aşk, insanlık tarihi boyunca şiirlere, şarkılara ve mitlere konu oldu. Ancak modern bilim bize gösteriyor ki aşk sadece romantik bir duygu değil, aynı zamanda karmaşık bir nörobiyolojik süreçtir. Kalbimiz hızlı çarptığında, düşüncelerimiz sürekli sevdiğimiz kişideyken, aslında beyin kimyasal bir fırtınanın tam ortasındadır. Bu yazıda şu soruların yanıtlarını bulacağız: Aşk gerçekten “bağımlılık” gibi mi çalışıyor? Oksitosin - [Narsisizmin Kökeninden Günümüze: Mitolojiden Psikolojiye Bir Yolculuk](https://psychologytimes.com.tr/narsisizmin-kokeninden-gunumuze-mitolojiden-psikolojiye-bir-yolculuk/) - Efsaneden Psikolojiye: Narsisizmin Yolculuğu Narsisizm teriminin kökeni, Antik Yunan mitolojisinde geçen Narkissos’un trajik hikâyesine dayanır. Narkissos, doğuştan eşsiz bir güzelliğe sahiptir ve kendisine ilgi duyan herkesi geri çevirir. Aşık olduğu hâlde duygularını ifade edemeyen Eko isimli su perisi, Zeus’un gazabına uğrayarak yalnızca duyduğu sözleri tekrar edebilecek hâle gelir. Eko da Narkissos tarafından reddedilir ve büyük - [Duygusal Sağlamlık: Zorluklar Karşısında İçsel Gücümüzü Nasıl Buluruz?](https://psychologytimes.com.tr/duygusal-saglamlik-zorluklar-karsisinda-icsel-gucumuzu-nasil-buluruz/) - Günlük yaşantımızda neredeyse hepimiz zorluklarla karşılaşırız: ilişki sorunları, beklenmedik bir kayıp, iş yerindeki stres, sağlık sorunları, gelecek kaygısı... ve daha çok sayabileceğimiz biz insanlara ait zorluklar. İşte bu tür durumlar, duygusal açıdan bizi zayıf hissettirebilir. Ancak, bazı insanlar bu tür olaylarla başa çıkmada çok daha dirençli ve daha sağlam durabilirken, bazılarımız tam tersi zayıf ya - [Terör Örgütleri Neden Özellikle Çocukları Kullanıyor?](https://psychologytimes.com.tr/teror-orgutleri-neden-ozellikle-cocuklari-kullaniyor/) - “Terör” kelimesi, Latince terrere (korkutmak, dehşete düşürmek) fiilinden türemiştir. İlk olarak 18. yüzyılda Fransız Devrimi sırasında (1793–1794) “La Terreur” yani “Terör Dönemi” olarak bilinen süreç sırasında devrim karşıtlarını sindirmek için uygulanan kitlesel şiddetler, infazlar, işkenceler vb. gibi çeşitli korku politikalarını tanımlamak için literatüre girmiştir. Devamında ‘’terörizm (terrorism)’’ kelimesi İngilizce sözlüklere 1798’de girmiş olup, “politik bir - [Geç Kalmak Üzerine](https://psychologytimes.com.tr/gec-kalmak-uzerine/) - Sosyal Saat ve Toplumsal Beklentiler Sosyal psikolojide “sosyal saat” dediğimiz bir kavram vardır. Bu kavram, toplumun bize neyi, ne zaman yapmamız gerektiğini fısıldadığı görünmez bir takvimdir. Akademik literatürde de sıkça kullanılan bu kavram, bireylerin yaşamlarında önemli dönüm noktalarını toplumun beklentilerine göre sıralayan bir zaman çizelgesini ifade eder. Örneğin eğitim, iş, evlilik, ebeveynlik ya da emeklilik - [Travma ve Göç](https://psychologytimes.com.tr/travma-ve-goc/) - Göç Nedir? Göç, bireylerin yaşamlarının bir kısmını ya da tamamını geçirmek amacıyla geçici veya sürekli olmak üzere yer değiştirmesi şeklinde tanımlanabilir. Göç kişinin kendi isteği ile olabileceği gibi zorunlu şekilde yapılan göçler de vardır. Göç eden kişiler için yaygın olarak “göçmen” terimi kullanılmaktadır. Mülteci ise kendi ülkesinde dini, siyasi düşünce, sosyal konum, etnik kimlik gibi - [FIRÇANIN ARDINDAN DOĞAN KENDİLİK](https://psychologytimes.com.tr/fircanin-ardindan-dogan-kendilik/) - Sanatın ışığında aynamızı kırabilir miyiz, yoksa kırılmış aynamızın parçalarından yeni bir benlik inşa edebilir miyiz?Bu sorunun ilhamı, Vahap Aydoğan’ın “sürreal biyografi” adını verdiği portreleri… Onun eserlerinde yüz, yalnızca bir tasvir değildir; her bir portre, insanın kendi içine açılan yolculuğuna dönüşür. Muriel Rukeyser’in sözünü hatırlatır bize: Evren atomlardan değil, hikâyelerden oluşur. Ve insanın hikâyesi, daha doğmadan - [Tamamlanmak](https://psychologytimes.com.tr/tamamlanmak/) - "Gideceğiniz yerlere çok acele etmemek lazım, yeterince kalmadan başka yerlere varılmaz.” Bir şeyleri sürekli bitirme, işleri tamamlama halindeyiz. Çok istediğimiz bir şeyi yapınca bile bir sonraki işi düşünür halde buluyorum kendimizi. Başarma duygusu, onunla gelen dinginlik sanki bu zaman için çok uzak kavramlar gibi. Bitirme, tamamlama ve ilerleme sanki hayatımızın temel rutini haline gelmiş durumda. - [Tam Bir Narsist!](https://psychologytimes.com.tr/tam-bir-narsist/) - “Tam bir narsist!” Son zamanlarda bu cümleyi çevremizden sık sık duyar olduk.Sosyal medyada, iş ortamında ya da arkadaş sohbetlerinde… Birisi kendinden fazla bahsettiğinde, kuralları çiğnediğinde veya bizi dinlemediğinde hemen bu damgayı yapıştırıyoruz. Peki, gerçekten herkes narsist mi, yoksa bu kelimeyi biraz fazla mı tüketiyoruz? Narsisizm Nereden Geliyor? Narsisizm, köklerini Antik Yunan’daki Narkissos’un trajedisinden alır: Gölün - [Bir İlişki Dinamiği: Kıymet Bilmeyen Neden Bilmez ve Kıymeti Bilinmeyen Neden Kalır?](https://psychologytimes.com.tr/bir-iliski-dinamigi-kiymet-bilmeyen-neden-bilmez-ve-kiymeti-bilinmeyen-neden-kalir/) - Hiç yeni bir sevgilin olduğunda birden eski sevgilinin gözünde daha kıymetli olduğunu hissettin mi?Peki, yanındayken neden kıymetini bilmedi? Kıymet bilmemek aslında hem romantik ilişkilerde hem de günlük yaşamda sıklıkla gözlemlediğimiz bir durumdur. Gelin buna biraz yakından bakalım. Kıymet Bilmeyen İnsan Neden Bilmez? Beyin alışır. Çoğu zaman insanlar alıştıkları şeyin değerini göremezler. Çünkü beyin tekrar eden - [“Her Şeyi Yapabilirim” Yanılsaması](https://psychologytimes.com.tr/her-seyi-yapabilirim-yanilsamasi/) - Bu yanılsama günümüz gençlerinin özellikle yetenekli, potansiyel sahibi, çok yönlü bireylerin sıklıkla karşılaştığı ama fazla dile getirmediği bir içsel baskı biçimidir. Gelecekle ilgili kaygılar bazen hiçbir şey yapmıyorken yakalamaz, her şeye yetişmeye ve yetmeye çalışırken de bu kaygı insanı sarabilir. Kendini çok yönlü olarak yetiştiren ve yetenekli bireylerde “hangi yolu seçmeliyim? her alanda iyi olmalıyım, - [Sessiz Acılar: Günlük Hayattaki Mikrotravmaların Birikimli Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/sessiz-acilar-gunluk-hayattaki-mikrotravmalarin-birikimli-etkisi/) - Travma, bireyin fiziksel ya da psikolojik bütünlüğünü tehdit eden, genellikle ani ve yoğun bir şekilde yaşanan olaylara verilen tepkidir. Bu olaylar bireyin baş etme kapasitesini aşabilir ve uzun süreli psikolojik etkiler bırakabilir. Örneğin deprem ve savaş gibi büyük ölçekli olaylar travmaya sebep olabilir. Ani bir kayıp, ağır ihmal veya istismar gibi durumlar da aynı şekilde - [Girişimcilik, Psikoloji ve Metafor Terapili Bilim-Doğa-Proje Entegrasyonu: 21. Yüzyıl Çocukları İçin Bütüncül Öğrenme Modellerinin Çocuklar Üzerindeki Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/girisimcilik-psikoloji-ve-metafor-terapili-bilim-doga-proje-entegrasyonu-21-yuzyil-cocuklari-icin-butuncul-ogrenme-modellerinin-cocuklar-uzerindeki-etkisi/) - Bu makale, multidisipliner uygulamaların çocuklar üzerinde duygusal, bilişsel, bedensel ve sosyal etkilerini incelemektedir. Model; metafor terapisi, bilim eğitimi, girişimcilik, doğa temelli öğrenme ve yoga-wellness uygulamalarını birleştirerek çocukların zihinsel, duygusal ve bedensel dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Disiplinler arası uzmanlarla geliştirilen bu yaklaşım; çok duyulu, etkileşimli ve doğayla iç içe öğrenme ortamlarında hayata geçirilmektedir ve önleyici ruh sağlığı - [SPİRİTÜEL PSİKOLOJİNİN GÖZÜ: ZİHİN SUSAR RUH KONUŞUR](https://psychologytimes.com.tr/spirituel-psikolojinin-gozu-zihin-susar-ruh-konusur/) - Psikoloji, eğer bir ruh bilimi ise, pozitivist bilim insanlarının somut olarak açıklayamadığı “ruh”u iyileştirme çabaları anlamsız mıdır? Yoksa psikiyatristlerin, hastanın zihnine, dolayısıyla beyin kimyasına odaklanarak ilaçla tedavi etme girişimleri mi ruhu etkiler? Ruh, zihin ve bilinç kavramları… Uzay çağında olmamıza rağmen, insana dair bu kavramlar hala gizemini koruyor. Ruh, bilinç midir, yoksa tamamen ayrı iki - [Ruhun Ritmi: Dans ve Hareketin Psikolojik Gücü](https://psychologytimes.com.tr/ruhun-ritmi-dans-ve-hareketin-psikolojik-gucu/) - “Bedenin konuştuğu bir dil vardır; dans ettiğinde, ruhun en derin sırlarını fısıldar. Her hareket, kelimelerin anlatamadığını gösteren bir hikâyedir. Dans ettiğinde, içindeki duygular zincirlerinden kurtulur ve özgürce akar.” İnsan varoluşundan bu yana; ritimle, hareketle ve dansla bağ kurdu. Kalbimizin atışı bile aslında içsel bir ritimdir; nefesimizin iniş çıkışları, yaşamın doğal dansıdır. Belki de bu yüzden - [DEHB veya “Gözlüğüm Nerde?”](https://psychologytimes.com.tr/dehb-veya-gozlugum-nerde/) - DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) ilk 1902 yılında George Still tarafından “ahlaki kontrol eksikliği” olarak tanımlandı. 85 sene sonra, yani 1987 senesinde ilk kez ADHD (Attention-Deficit/ Hiperactivity Disorder) yani DEHB olarak DSM-III’de yer aldı. Uzun seneler boyunca hep çocukluk dönemine ait bir bozukluk olarak görülse de 1990’da yetişkinlik döneminde de sürebileceği öne sürüldü. Bunun - [Anlam Arayışı: Varoluşsal Psikoloji ile Kendine Giden Yol](https://psychologytimes.com.tr/anlam-arayisi-varolussal-psikoloji-ile-kendine-giden-yol/) - Varoluşsal psikoloji, insanın yaşam yolculuğunu iki temel perspektifte ele alır: Anlama doğmak ve anlamı doğurmak. İlkinde insan, doğuştan getirdiği bir sezgi, yönelim veya ideal doğrultusunda yaşar. Bu anlam, içimizde hep var olmuş olabilir. İkincisindeyse kişi henüz anlamını keşfetmemiştir ama o anlamı yaratma, bulma ve inşa etme yolculuğuna çıkmıştır. Bu yolculuk genellikle sancılıdır; sorgulamalarla, kayıplarla, yüzleşmelerle - [Bilişsel Psikoloji: Aşkın Anatomisi ve Psikolojik Yansıması](https://psychologytimes.com.tr/bilissel-psikoloji-askin-anatomisi-ve-psikolojik-yansimasi/) - Aşkın Psikolojisi ve Ruhun Derinliği Aşk… İnsanlığın en eski ve en çok tartışılan duygusu. Binlerce yıldır filozofların, şairlerin ve psikologların ortak sorusu hep aynı oldu: “Aşk nedir?” Kimi onu ruhun yücelişi olarak gördü, kimi biyolojik bir dürtüye indirdi, kimi ise sadece bir yanılsama saydı. Oysa aşk, tanımlandıkça değişen, yaşandıkça derinleşen bir deneyimdir. Belki de en - [Sabah Programları ve Konversiyon Bozukluğu](https://psychologytimes.com.tr/sabah-programlari-ve-konversiyon-bozuklugu/) - Sabah programlarında (kayıp arama vb.) sıkça rastladığımız bayılan kadınların muzdarip olabileceği konversiyon bozukluğu nedir? Konversiyon bozukluğu, nörolojik veya organik bir nedene dayanmaksızın yaşanan motor ve duyu fonksiyonlarındaki bozulma ile ilişkilidir (Doğan, 2013). Bozukluk; çoğunlukla bir psikososyal stresörün ardından oluşur ve semptomlar farklılık gösterebilir (Aksu, 2020). Baş dönmesi, dengede bozulma, baygınlık, bilinç kaybı, epileptik olmayan nöbetler, - [Nasıl Seri Katil Oldular?](https://psychologytimes.com.tr/nasil-seri-katil-oldular/) - Bir evin bodrumunda yıllarca saklanmış fotoğraflar… soğuk bakışlı bir insanın elinde tuttuğu küçük bir hatıralar… ya da sıradan görünen bir yüzün arkasında yıllarca biriken karanlık fanteziler. Seri katillerin hikâyeleri yalnızca korku filmlerine malzeme değil; zihnimizin en karanlık labirentlerinde gizlenen bir gerçeğin yankısı. Peki, bir çocuk odasında yankılanan masum kahkahalar nasıl olur da yıllar sonra sessiz - [Güvenebilmek Mümkün mü?](https://psychologytimes.com.tr/guvenebilmek-mumkun-mu/) - Hayali Sığınaklardan Gerçek Güvene Stresten korunmanın en temel yollarından biri, güven ihtiyacımızın karşılanmasıdır. Bu ihtiyaç karşılanmadığında hayatın sunduğu olayları ve insanları birer tehdit olarak algılarız. Böyle bir algı ise bireysel olarak taşıyabileceğimizin çok ötesinde bir yük haline gelir. Bu noktada insan, ya koşulsuz güvenmeye razı olur ya da kendine bazen gerçek, bazen yalnızca hayali bir - [Kayıp ve Yas: Sosyal Desteğin Önemi](https://psychologytimes.com.tr/kayip-ve-yas-sosyal-destegin-onemi/) - İnsanın yaşam yolculuğunda kaçınılmaz olarak karşılaştığı en ağır deneyimlerden biri kayıptır. Kaybın ardından gelen yas süreci, içsel yolculuğun yanı sıra sosyal çevre ile şekillenen bir iyileşme sürecidir. Hem psikoloji alanındaki eğitim hem de yaşadığım biricik kayıp, bu sürecin ne kadar kırılgan ama aynı zamanda dönüştürücü olabileceğini bana gösterdi. Yakın çevremde kayıp yaşayan insanlara destek olmaya - [Partnerlerin Ayrılmakta Zorlanmasının 10 Nedeni](https://psychologytimes.com.tr/partnerlerin-ayrilmakta-zorlanmasinin-10-nedeni/) - Seanslarda çokça karşılaşırız: “Neden ayrılmakta zorlanıyorum?” sorularını. Yapılan çalışmalar, bazı kişilerin ilişkiler kötü gittiğinde, olumsuz düşünce ve duygulara rağmen ilişkide kalmaya eğilimli olduğunu gösteriyor. Yani, insanlar bir yol ayrımına geldiklerinde, uzun vadeli ilişkiye giden yol, tek başına kalmaya giden yoldan daha kolay görünüyor. İlişkiyi devam ettirmenin verdiği rahatlık, mutlu olmadıkları ilişkiyi bitirmekten daha cazip geliyor. - [Zor Zamanların Yöneticileri: Liderlik ve Psikoloji Üzerine](https://psychologytimes.com.tr/zor-zamanlarin-yoneticileri-liderlik-ve-psikoloji-uzerine/) - Bir karar alırken kaç ihtimali düşünürsünüz? Kaç kişinin etkileneceğini, hangi sonuçların ortaya çıkabileceğini hesaplar mısınız? Günlük hayatta çoğumuz kararlarımızı kendi ihtiyaçlarımıza ve yakın çevremize göre şekillendiririz. Ancak bir yönetici için durum biraz daha farklıdır. Toplumun beklentileri, kurumun hedefleri, yasaların sınırları ve kriz anlarının baskısı, aynı anda zihninde döner durur. Zor zamanlarda alınan her karar, yalnızca - [İnanç Sistemleri ve Psikolojik Dayanıklılık: Umudun Koruyucu Gücü](https://psychologytimes.com.tr/inanc-sistemleri-ve-psikolojik-dayaniklilik-umudun-koruyucu-gucu/) - İnsanlık tarihi boyunca inanç, bireylerin yaşamlarını anlamlandırmalarında ve zorluklarla başa çıkmalarında merkezi bir rol oynamıştır. Dinler, astroloji, batıl inançlar, totemler, fal gibi fenomenler farklı kültürlerde değişik biçimlerde ortaya çıkmış olsa da hepsinin ortak bir noktası vardır: belirsizliğe karşı bir güven ve umut duygusu sağlamak. Bu inanç sistemleri, kimi zaman bireyleri katı bir bağımlılığa sürüklese de - [Evlilikten Ebeveynliğe: Çocuklar Anne-Baba İlişkisini Nasıl Taşır?](https://psychologytimes.com.tr/evlilikten-ebeveynlige-cocuklar-anne-baba-iliskisini-nasil-tasir/) - “Anne-baba olunca, eş olduğunuzu unuttuğunuz oluyor mu?” Anne-baba olma süreci, çoğu zaman eşlerin kendi aralarındaki ilişkiyi geri plana atmalarına neden olur. Çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanan ebeveynler, zamanla birbirlerine “eş” olarak değil yalnızca “anne” ve “baba” olarak yaklaşmaya başlar. Oysa evlilik, ebeveynliğin öncesinde vardır ve çocuk, bu ilişkinin üzerine dünyaya gelir. Sağlıklı bir evlilik iklimi olmadan - [Dijital Terapi Yanılsaması: ChatGPT ile Kurulan İllüzyonel Yakınlık](https://psychologytimes.com.tr/dijital-terapi-yanilsamasi-chatgpt-ile-kurulan-illuzyonel-yakinlik/) - Günümüzde hayatımızı kolaylaştıran pek çok teknoloji bulunuyor. Bilim geliştikçe bu teknolojiler, günlük işlerimizi daha kısa sürede yapmamıza imkân tanıyor, bir işe ayırdığımız zamanı yarıya indirebiliyor. Ancak her teknolojinin yalnızca fayda sağladığını söylemek mümkün değil. Bazen, hayatımıza sunduğu kolaylıkların yanında pek çok zararı da olabiliyor. İnternet ve yazılım dünyası da bu açıdan dikkat çekici bir alan; - [Narsistik Bir Anneyle Büyümek: Görünmeyen Yaralar, Sessiz Travmalar](https://psychologytimes.com.tr/narsistik-bir-anneyle-buyumek-gorunmeyen-yaralar-sessiz-travmalar/) - Narsistik ebeveynlikle büyüyen bireylerin psikolojik gelişimlerinde, özellikle benlik oluşumu, duygusal regülasyon, sınır koyma becerileri ve sağlıklı ilişkiler kurma kapasitelerinde belirgin zorluklar gözlemlenmektedir. Bu yazı, narsistik bir annenin çocuk üzerindeki etkilerini psikodinamik bakış açısıyla ele alırken, iyileşme sürecine dair terapötik müdahalelere de ışık tutmaktadır. 1. Kimlik Gelişimine Müdahale: Ayna Olmak, Birey Olamamak Sağlıklı psikososyal gelişim için - [Duygularınızdan Korkuyor Musunuz?](https://psychologytimes.com.tr/duygularinizdan-korkuyor-musunuz/) - İnsan zihni, yalnızca yaşanan duygularla değil, o duygulara dair düşünceler ve inançlarla da uğraşır. Çoğu zaman asıl acı veren şey öfkenin kendisi değil, “öfkeye kapılırsam kontrolümü kaybederim” düşüncesidir. Ya da üzüntüden çok, “üzülürsem toparlanamam” inancı bizi tedirgin eder. Böylece duyguya değil, duygunun gölgesine tepki veririz. Bu gölge, yani "korkudan korkmak", insanı duygularına yabancılaştırır ve kendi - [PEMBE FİLİ DÜŞÜNME!](https://psychologytimes.com.tr/pembe-fili-dusunme/) - Size pembe bir fili düşünmemeniz söylenirse ne olur?Muhtemelen pembe fili düşünmeye başlarsınız. Düşünmemek için ne kadar çabalarsanız, zihninizde pembe fil imgesi o kadar belirginleşir. Bu aslında istenmeyen düşünceleri bastırmaya çalışmanın ne kadar zor olduğunu gösteren, pembe fil teorisi olarak adlandırılan bir düşünce deneyi. Günlük hayatımızda sıklıkla bu durumla karşılaşırız: Diyet yaparken, yasaklanan yiyecekleri normalden daha - [Akıllı Saatler, Egzersiz ve Yeme Tutumları: Sağlıklı Yaşamın Görünmeyen Yüzü](https://psychologytimes.com.tr/akilli-saatler-egzersiz-ve-yeme-tutumlari-saglikli-yasamin-gorunmeyen-yuzu/) - Dünyada sağlıklı yaşam farkındalığının artması ile insanlar beden sağlıklarını iyileştirmek adına daha fazla çaba harcar hale geldi. Özellikle pandemi süreci sonrasında egzersiz yapmanın önemi, sağlıklı yaşam için kilo kontrolü gerekliliği öne çıkan temalardan oldu. Birçok medikal sorun için doktorların tedavi planına egzersiz ve sağlıklı beslenme eklediğine şahit olmaktayız. Bununla birlikte, egzersiz ve kalori takibi yapabilen, - [Ofiste Kedilerle Çalışmak: Çalışan Performansına Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/ofiste-kedilerle-calismak-calisan-performansina-etkileri/) - Modern iş dünyasında verimlilik, motivasyon ve çalışan memnuniyeti, şirketlerin sürdürülebilir başarısında kritik faktörleri oluşturur. Özellikle beyaz yaka çalışanların yoğun stres altında çalıştığı günümüz ofis ortamlarında, organizasyonlar çalışanların psikolojik ve fiziksel iyilik halini koruyacak yenilikçi yöntemler aramaktadır. Düşünülen ve bazı ülkelerde uygulanmaya başlayan yöntemlerden biri de evcil hayvanların, özellikle ofiste kedilerin, ofis yaşamına dahil edilmesidir. Kediler, - [Çocuklarda Sınır Algısı ve Toplumsal Sorumluluk](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-sinir-algisi-ve-toplumsal-sorumluluk/) - Son yıllarda, çocuk ve ergenlerin suça karışma oranlarının arttığına dair veriler hem akademik dünyada hem de medyada sıkça gündeme gelmektedir. Bu durum, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal sorumluluk açısından da ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Psikolojik açıdan sınır algısı kavramı, bireyin kendi hak ve özgürlükleri ile başkalarının haklarını ayırt etmesini sağlayan içsel bir dengeyi ifade ederken; sosyolojik - [Mutluluğun ve Sağlamlığın Kahramanı: İletişim](https://psychologytimes.com.tr/mutlulugun-ve-saglamligin-kahramani-iletisim/) - İnsan, yalnız bir ada değil, ilişkilerle örülmüş bir ağdır. Bu ağın ipleri ise, çoğu zaman farkına varmadığımız kişilerarası iletişim becerilerinde gizli. Matthews, Bolton ve Horowitz gibi araştırmacılar, bu becerilerin mutluluk, stres yönetimi ve genel yaşam kalitemiz üzerindeki kritik rolüne dikkat çekiyor. Peki, neden bu kadar az değer veriyoruz? Etkili iletişim, bir sohbetten çok daha fazlasıdır; - [Koca Bir Yas Evinde Psikolojik Sağlamlığı Korumak](https://psychologytimes.com.tr/koca-bir-yas-evinde-psikolojik-saglamligi-korumak/) - Türkiye’nin Koca Bir Yas Evi Son yıllarda Türkiye, adeta koca bir yas evine dönüşmüş durumda. Depremler, orman yangınları, maden faciaları, kadın cinayetleri, iş kazaları, LGBT bireylerine karşı yürütülen saldırılar, seçilmiş belediye başkanlarının hukuksuzca hapsedilmesi ile protesto hakkını kullanan gençlerin saldırıya uğrayıp tutuklanması ve çeşitli toplumsal travmalar; bireylerin kolektif bir kayıp atmosferi içinde çaresiz hissedecek şekilde - [Sevgiye Aç Korkak Kalbin Kırık Oyuncaklarla Dansı: İçindeki Yaralı Çocuğu Keşfetmeye Hazır Mısın?](https://psychologytimes.com.tr/sevgiye-ac-korkak-kalbin-kirik-oyuncaklarla-dansi/) - Sevgiye aç bir kalp, bazen en çok da sevilmekten korkar. Yakınlık isteriz; sarılmak, dokunmak ve en çok da yüreğimizdeki o ılık hissin varlığını ararız. Fakat çok derinlerde, pusuda bekleyen bir duygu vardır: korku... O, sıcak saf sevgiden kaçmaya zorlar bizi. Bu karmaşanın adı psikolojide dağınık bağlanmadır. Belki de yaşantımız boyunca yaşadığımız, “yaklaşıp kaçma” halinin kökeninde - [Kazanma Umudundan Kaybetme Kıskacına: Kumar Döngüsüne Farklı Bir Bakış](https://psychologytimes.com.tr/kazanma-umudundan-kaybetme-kiskacina-kumar-dongusune-farkli-bir-bakis/) - Kumar, kazanmanın hayaliyle başlayan bir döngü, çoğu zaman kaybetmenin yüküyle devam eder. Bu makalede, kumar bağımlılığı döngüsü, tetikleyicileri, irrasyonel düşünceler ve duygusal etkileri incelenmektedir. Ayrıca, bireylerin bu döngüden çıkış yolları ve terapi süreçleri ele alınmaktadır. Kazanmanın hayaliyle başlayan bir döngü, çoğu zaman kaybetmenin yüküyle devam eder. Kumar bağımlılığı, işte böyle bir sarmal yaratır: Bir kez - [Görünmeyen Güç: Manipülasyonun Hayatımızdaki Sessiz Rolü](https://psychologytimes.com.tr/gorunmeyen-guc-manipulasyonun-hayatimizdaki-sessiz-rolu/) - Manipülasyon, insan ilişkilerinde görünmez ama güçlü bir etkileme mekanizmasıdır. Bu makalede, manipülasyonun tanımı, iknadan farkları, türleri ve bireyler üzerindeki etkileri incelenmektedir. Ayrıca, manipülasyondan korunma yolları ele alınarak bireylerin farkındalık geliştirmesine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Günlük hayatımızda kaç kez bir kararı gerçekten kendi isteğimizle aldık? Hangi reklama “sadece bilgi almak için” baktık ama birkaç gün sonra kendimizi - [‘Ayıp’ ve ‘Günah’ Arasında: Gençlerin Cinselliğe Dair Sessizliği](https://psychologytimes.com.tr/ayip-ve-gunah-arasinda-genclerin-cinsellige-dair-sessizligi/) - Cinsellik, insan yaşamının doğal bir parçası olmasına rağmen Türkiye’de hâlâ en büyük tabulardan biridir. Kültürel normlar ve dini öğretiler, cinselliği çoğu zaman “ayıp” veya “günah” kategorisine yerleştirerek gençler için ciddi bir baskı ortamı yaratmaktadır. Ailelerde, okullarda ve toplumun genelinde cinselliğin konuşulamaması, gençlerin sağlıklı bilgiye ulaşmasını engellemekte; bu da yanlış inançların, mitlerin ve kaygıların nesilden nesile - [Sessizlikte Anlaşılma](https://psychologytimes.com.tr/sessizlikte-anlasilma/) - İkili ilişkilerde, en çok anlaşılmayı arzuladığımız anlarda bile iletişimin önemini fark etmeyebiliriz. Karşımızdaki kişinin bir bakıştan, bir hareketten ya da sessizliğimizden bizi anlamasını bekleriz. Bu durum, zamanla ilişkilerde adeta bir sınav niteliği taşıyabilir. “Sustuğumda anlamalıydı, gözlerime bakınca fark etmeliydi,” der ve belki de karşımızdaki kişinin bizi tanımadığını düşünmeye başlarız. Bu düşünce, zamanla yerini kişinin kendisini - [PAYLAŞILAMAYAN DUYGULAR: BABALARDA POSTPARTUM DEPRESYON](https://psychologytimes.com.tr/paylasilamayan-duygular-babalarda-postpartum-depresyon/) - Depresyon; seviyesi, semptomları ve hastalığın devamında izlenen belirtilerine göre oldukça farklılık gösteren, kapsamlı bir biçimde tanımlanan bir sendromdur. Depresyon en çok görülen, kronik olarak işlevsel bozukluklara yol açan bir hastalıktır (Uluşahin, t.y.). Doğum sonrasında anne ve babaları ruhsal açıdan etkileyecek bir süreç beklemektedir. Doğum gerçekleştikten sonra kadınlarda hormonal değişiklikler sonucu beslenme problemleri, uykusuzluk ve stresin - [ZİHNİN TUZAKLARI: BİLİŞSEL ÇARPITMALARI ANLAMAK](https://psychologytimes.com.tr/zihnin-tuzaklari-bilissel-carpitmalari-anlamak/) - Bilişsel çarpıtmalar, bireyin düşünme biçimindeki mantıksal hatalar ya da çarpıtmalar olarak tanımlanır. Bu kavram, özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) çerçevesinde ele alınır ve bireylerin olayları gerçekçi olmayan ya da aşırı olumsuz bir şekilde algılamalarına yol açar. Psikoloji ve zihinsel sağlık açısından büyük öneme sahiptir. Bu çarpıtmalar, olayları gerçekçi olmayan bir şekilde yorumlamaya neden olarak stres, - [İlişkilerin Gizli Anahtarları: 5 Sevgi Dili](https://psychologytimes.com.tr/iliskilerin-gizli-anahtarlari-5-sevgi-dili/) - Partnerine “Seni seviyorum” dedin ama onun yüzünde aynı heyecanı göremedin. Sen sözlerle ifade ettin ama o belki de hediye bekliyordu olabilir mi? Evet olabilir! İşte tam bu noktada Gary Chapman’ın ortaya attığı “5 Sevgi Dili” devreye giriyor. Her birimiz sevgiyi başka şekilde tanımlıyoruz, anlıyoruz ve hissettiriyoruz. Kimi güzel sözlerle, kimi ufak bir jestle, kimi de - [Okula Hazır mıyız? Okula Uyum Sürecinde Karşılaşılan Zorluklar](https://psychologytimes.com.tr/okula-hazir-miyiz-okula-uyum-surecinde-karsilasilan-zorluklar/) - Okul, çocukların sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimlerine katkıda bulunan aynı zamanda onları hayata hazırlayan bir yerdir. Okula atılan ilk adım okul öncesi dönem okula uyum sürecinin en çok zorlanıldığı dönemdir. Bu süreç hem çocuklar hem de aileleri için zorlanılan bir dönem olabilir. Okula başlamak, bireyin hayatında bir çocuk için çevrenin değişmesidir. Yeni yaşam tecrübeleri sunan - [Aile İçi İletişimde Empatik Dinlemenin Gücü: Anlama, Bağ Kurma ve Sağlıklı İlişkiler](https://psychologytimes.com.tr/aile-ici-iletisimde-empatik-dinlemenin-gucu-anlama-bag-kurma-ve-saglikli-iliskiler/) - Aile, bireylerin hayatındaki ilk sosyal çevredir ve çocukların duygusal, bilişsel ve sosyal gelişiminde kritik bir rol oynar. Sağlıklı aile iletişimi, bireyler arasında güven, anlayış ve empatiyi geliştiren temel bir araçtır. Empatik dinleme, sadece konuşulanları anlamak değil; karşı tarafın duygularını ve deneyimlerini içtenlikle hissetmeyi ve yansıtmayı içerir. Bu yaklaşım, aile içi çatışmaların çözümünde ve bireylerin psikolojik - [Dürtü, İçgüdü, Sezgi ve İlham Arasındaki Farklar](https://psychologytimes.com.tr/durtu-icgudu-sezgi-ve-ilham-arasindaki-farklar/) - Gündelik dilde sık sık “içgüdülerime uydum”, “sezgilerim bana öyle dedi”, “dürtüyle hareket ettim” ya da “ilham geldi” gibi ifadeler kullanıyoruz. Çoğu zaman bu kelimeler birbirinin yerine geçiyor. Oysa bu kavramların her biri, farklı bir zihinsel ve nörobiyolojik süreci anlatıyor. Eğer bu ayrımları biraz daha net görebilirsek, yaşadığımız deneyimleri de daha doğru adlandırabiliriz. Doğru kavramı kullanmak, - [Sosyal Medyanın Ruh Sağlığı Üzerine Etkileri](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medyanin-ruh-sagligi-uzerine-etkileri/) - Günümüzde sosyal medya, bireylerin günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.Instagram, TikTok, X (eski Twitter) ve Facebook gibi platformlar; bilgi edinme, sosyalleşme ve kendini ifade etme imkânları sunarken, ruh sağlığı üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkiler yaratmaktadır. Psikoloji alanındaki güncel araştırmalar, sosyal medyanın bireylerin benlik algısı, kaygı düzeyi, depresif belirtileri ve sosyal ilişkileri üzerinde - [İlişki Koçluğu, Tarot, Astroloji: Psikolojiyi Taklit Eden Tehlike](https://psychologytimes.com.tr/iliski-koclugu-tarot-astroloji-psikolojiyi-taklit-eden-tehlike/) - Psikoloji, insan davranışını ve zihinsel süreçleri bilimsel yöntemlerle inceleyen bir disiplindir. Yıllar süren akademik eğitim, etik kodlar ve kanıta dayalı müdahaleler, bu mesleğin temel taşlarını oluşturur. Buna karşın son yıllarda, ilişki koçluğu, astroloji danışmanlığı ve tarot rehberliği gibi uygulamalar, psikolojik destek sunuyormuş gibi toplumda hızla yaygınlaşmaktadır. Bu pratikler, bilimsel temeli olmayan, denetimsiz ve ticari odaklı - [Görünmez Engel: Nöroseksizm ve Diskalkuli Tanısı Alamayan Kadınlar](https://psychologytimes.com.tr/gorunmez-engel-noroseksizm-ve-diskalkuli-tanisi-alamayan-kadinlar/) - Tüm becerilerini Matematik açığını kapatacak şekilde geliştiren mükemmelliyetçi bir kadınsanız yalnız değilsiniz ve bu yazı sizin için. Öğrenme Güçlüğüyle Geçen Bir Yaşamın Görünmeyen Yüzü Öğrenme güçlükleri okuma, yazma, Matematik gibi temel becerilerde bireyin yaşı, gelişim dönemi ve zeka düzeyine göre beklenen performansa erişememesiyle tanımlanır; ancak tanı ve müdahale sürecinde herkes eşit şartlara sahip değildir. Özellikle - [Aynadaki Yansıma: Narsisizmin Görünmeyen Yüzü](https://psychologytimes.com.tr/aynadaki-yansima-narsisizmin-gorunmeyen-yuzu/) - Bir sabah, aynanın karşısında durduğunuzu düşünün. Gözlerinizin içine bakıyor, yüzünüzdeki her detayı inceliyorsunuz fakat gördüğünüz yalnızca fiziksel bir görüntü değil; güçlü yanlarınız, kırgınlıklarınız, onay arayışlarınız, belki de savunma duvarlarınız… İşte narsisizm, bu yansımanın en karmaşık yüzlerinden biridir. Narsisizm kelimesi, köklerini Antik Yunan mitolojisinden alır. Narcissus, sudaki yansımasına aşık olur ve oradan kopamaz. Sonunda kendi sevgisinin - [Disiplin ve Motivasyon Çatışması: Başarı Hangi Tarafta?](https://psychologytimes.com.tr/disiplin-ve-motivasyon-catismasi-basari-hangi-tarafta/) - “Bazen bir işi yapmak için motivasyona ihtiyaç yoktur. O işi bir sorumluluk olarak kabul edip harekete geçmek gerekir.” Hayatta çoğu zaman bir şeyi yapmak için içsel bir kıvılcım, bir istek ya da dışarıdan gelen bir teşvik bekleriz. Buna "motivasyon" diyoruz. İster sabah erken kalkmak olsun, ister uzun vadeli bir hedefe doğru çalışmak... Motivasyon, harekete geçmemizi - [Narsizmin İlişkilerdeki Sessiz Yıkımı: Dışarıdan Parlayan Işık, İçeride Yakan Bir Ateş](https://psychologytimes.com.tr/narsizmin-iliskilerdeki-sessiz-yikimi-disaridan-parlayan-isik-iceride-yakan-bir-ates/) - Bazı insanlar bir ilişkiye “sevilmek” için değil, “hayran olunmak” için girer. Partneri onların gözünde bir insan değil, kendi değerlerini hatırlatan bir sahne ışığıdır. Dinlemek yerine sadece kendi seslerini duymak isterler. Sevgiyi paylaşmazlar, sadece seni ve sevgini tüketirler. Ve geriye ne kalır biliyor musunuz? Sessiz bir yorgunluk, hiç bitmeyen bir doyumsuzluk, içinizi kemiren bir boşluk… İşte - [Kesinlikle Varsaymak](https://psychologytimes.com.tr/kesinlikle-varsaymak/) - Sürekli Öğrenim Öğrenmenin yaşı yoktur, derler. Ben bu cümleyi alışık olunandan farklı bir açıdan ele alıyorum. Öğrenme dediğimiz durum, kişinin çevresiyle olan etkileşimlerinin sonucu meydana gelen, şu anda kalıcı olduğu düşünülen davranış değişmesidir. Hayatımız boyunca neden-sonuç ilişkisi çıkarımları ile yaşarız. Vardığımız her bir sonuç aslında öğrenmiş olduğumuz her bir düşüncedir. Düşüncelerimiz de davranışlarımızı şekillendirir. İnsan - [Mükemmeliyetçi Kişilik: Kusursuzluk Arayışının Görünmeyen Yükü](https://psychologytimes.com.tr/mukemmeliyetci-kisilik-kusursuzluk-arayisinin-gorunmeyen-yuku/) - Çevremdeki çoğu kişiden duyduğum bir şey vardı: “ben mükemmeliyetçiyim“. Bu kavram bireyler için sadece mükemmel ve kusursuz olmayı hedeflemek gibi görünse de, ne kadar derin bir terime sahip olduğunu anlatmak istedim. Bu yazımda mükemmeliyetçi kişilik kavramını sizlere derinlemesine anlatıyorum. Hepimizin içinde daha iyisini yapma isteği vardır. Fakat bu istek, bazen hayatımızı kolaylaştırmaktan çok zorlaştırır. Mükemmeliyetçi - [Kaygının Karanlık Labirenti: Orpheus’un Psikolojik Yolculuğu](https://psychologytimes.com.tr/kayginin-karanlik-labirenti-orpheusun-psikolojik-yolculugu/) - Orpheus’un Eurydike için yeraltına inişi, antik çağlardan günümüze insan zihninin belirsizlikle başa çıkma çabasını simgeleyen evrensel bir anlatıdır. Bu mitolojik motif, kontrol etme arzusuyla güven duyma ihtiyacı arasındaki çatışmayı gözler önüne serer. Bu çalışmada, Orpheus’un davranışı modern psikolojinin temel kuramları ile psikanalitik yaklaşım çerçevesinde ele alınacaktır. Ana odak, bireyin kaygı karşısındaki savunma mekanizmaları ve belirsizlikle - [Okula Dönüş Kaygısı ve Uyum Süreci: Ebeveynler İçin Psikolojik Bir Yol Haritası](https://psychologytimes.com.tr/okula-donus-kaygisi-ve-uyum-sureci-ebeveynler-icin-psikolojik-bir-yol-haritasi/) - Yaz tatilinin uzun ve rahat günleri sona ererken, birçok ailede okul hazırlıkları başlar.Alışveriş listeleri yapılır, çantalar hazırlanır, ders kitapları sıralanır. Ancak bu fiziksel hazırlığın ötesinde, çocukların zihinsel ve duygusal olarak da yeni döneme hazırlanması gerekir. Okula dönüş, yetişkinler için çoğu zaman lojistik bir mesele gibi görünse de çocuklar için oldukça karmaşık ve çok boyutlu bir - [Beynimizin Yapısı Duygularımızı Nasıl Etkiler?](https://psychologytimes.com.tr/beynimizin-yapisi-duygularimizi-nasil-etkiler/) - Gülmek, ağlamak, öfkelenmek ya da sadece huzur içinde hissetmek… Tüm bu duygular kalpten geliyor gibi görünse de, aslında asıl sahne arkasında beyin çalışıyor.Hissettiklerimiz yalnızca birer ruh hali değil; sinirsel sistemimizin, kimyasal ileticilerimizin ve geçmiş yaşantılarımızın derin bir bileşimidir. Peki, beyin bu duygusal deneyimleri nasıl oluşturur ve onları nasıl şekillendirir? Duygular Beyinde Nerede Doğar? Kalpte hissettiğimiz - [İçimde Bir Yerde Kendimi Değersiz Hissediyorum](https://psychologytimes.com.tr/icimde-bir-yerde-kendimi-degersiz-hissediyorum/) - Nedir Bu Değersizlik Duygusu? Değersizlik duygusu, kişinin kendisini önemsiz, değersiz, işe yaramayan ve varlığının bir değeri yokmuş gibi kendini değerli hissedememe durumudur. Özdeğer kavramı iki boyutlu olarak açıklanabilmektedir. Birincisi, kişinin kendisini yaşama uygun görmesi (feeling appropriate to life), ikincisi ise mutlu bir yaşam için kendi aklının ve becerilerinin yeterli olduğuna güvenmesidir (efficacy). Değersizlik hissine sahip - [Love Bombing, Gaslighting ve Ghosting: Modern İlişkilerin Görünmez Tehlikeleri](https://psychologytimes.com.tr/love-bombing-gaslighting-ve-ghosting-modern-iliskilerin-gorunmez-tehlikeleri/) - İlişkiler, sevgi ve yakınlık kurmanın ötesinde bazen sağlıksız dinamiklerle de örülü olabilir. Love bombing, gaslighting ve ghosting günümüzde sıkça duyduğumuz ve tüketim kültürüyle birleşen, ilişkilerde manipülasyonun gizli yollarını temsil eden kavramlardır. Bu kavramlar, bireylerin duygusal dünyasını etkileyerek özgüven, güven duygusu ve sosyal bağlantılarını derin şekilde sarsabilir. Bu yazıda, modern ilişkilerin bu görünmez tehlikeleri olan üç - [Psikolojik Dayanıklılık Bir Yetenek mi, Öğrenilebilir mi?](https://psychologytimes.com.tr/psikolojik-dayaniklilik-bir-yetenek-mi-ogrenilebilir-mi/) - İnsan Ruhunun Sessiz Gücü Hayat, öngörülemez zorluklarla doludur. Kimi zaman bir kayıp, kimi zaman büyük bir başarısızlık, kimi zaman da küresel krizler bizi sınar. Bu durumlarda bazı insanlar çabucak yıkılırken, bazıları ise beklenmedik bir güçle ayağa kalkar. İşte bu farkı yaratan şey psikolojik dayanıklılıktır. Peki, dayanıklılık doğuştan gelen bir yetenek midir, yoksa öğrenilip geliştirilebilecek bir - [Birini Gerçekten Sevdiğimizi Nasıl Anlarız? Psikolojik Bir Değerlendirme](https://psychologytimes.com.tr/birini-gercekten-sevdigimizi-nasil-anlariz-psikolojik-bir-degerlendirme/) - Sevgi, insanlık tarihinin en eski ve en karmaşık duygularından biridir. Ancak bireyler çoğu zaman sevgi ile bağımlılığı, tutkuyu veya alışkanlığı birbirine karıştırmaktadır. Bu makale, psikoloji literatürü ışığında “gerçek sevgi” kavramını açıklamayı amaçlamaktadır. Sternberg’in Üçgen Kuramı, Bağlanma Teorisi ve Fromm’un sevgi anlayışı temelinde geliştirilen kuramsal çerçeve üzerinden, bireylerin birini gerçekten sevip sevmediklerini anlamalarına yardımcı olabilecek yirmi - [Kabul ve Teslimiyet Bağlamında Psikolojik İyileşme](https://psychologytimes.com.tr/kabul-ve-teslimiyet-baglaminda-psikolojik-iyilesme/) - Bana iyileşmek nedir diye sorsalar kendi gerçekliğiyle tanışıp, onu şefkatle idrak ve kabul etmek derim. Beraber büyüdüğüm insanlar, havasını soluduğum kültürel atmosfer, bedenim, duygulanımım, duygularımın ne kadar farkında olduğum ve belki de hayat için en elzem olan zorluklarla mücadele ederken nasıl bir yol izliyorum? Esnekliğimi koruyabiliyor muyum? Yoksa haddinden fazla farkında olmadan katılaşıyor muyum? Her - [Kaygı ile Barışmak: Günlük Hayatta Kontrolü Ele Almak](https://psychologytimes.com.tr/kaygi-ile-barismak-gunluk-hayatta-kontrolu-ele-almak/) - Hayatın akışı içerisinde çoğumuz farklı dönemlerde ve farklı biçimlerde kaygı ile karşılaşırız. Bazılarımız için bu duygu, sınav öncesinde hızlanan kalp atışlarıyla kendini belli ederken; bazılarımız için sosyal ortamlarda ortaya çıkan sessiz bir huzursuzluk olarak yaşanır. Kaygı, kimi zaman hayatımızın motivasyon kaynağı olurken, kimi zaman da kontrolümüzden çıkarak yaşam kalitemizi düşüren bir yük haline dönüşür. Peki, - [RUHUN HARİTASI: BİPOLAR BOZUKLUKLA GÖREVDE KALMAK](https://psychologytimes.com.tr/ruhun-haritasi-bipolar-bozuklukla-gorevde-kalmak/) - Bipolar bozukluk; kişinin duygu durumunda, enerji düzeyinde, aktivite ve düşünce yapısında dalgalanmalara yol açan; manik ya da hipomanik ile depresif evrelerin dönüşümlü yaşandığı kronik bir psikiyatrik bozukluktur (WHO, 2024). Bu makalede amaç, Homeland dizisindeki Carrie Mathison karakteri üzerinden bipolar bozukluğun medya temsiline dair eleştirel bir bakış sunmaktır. Patolojik rahatsızlıkların pek çoğu gibi medyada ele alınmış - [Beynimiz Hile Yapıyor: Neden Kendi Düşmanımız Oluyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/beynimiz-hile-yapiyor-neden-kendi-dusmanimiz-oluyoruz/) - Düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasında çoğu zaman görünmez bir savaş yaşanır. Bu savaşın merkezinde ise beynimiz vardır. Evrimsel açıdan bakıldığında beynimiz bizi korumak için şekillenmiştir. Binlerce yıl boyunca atalarımız, hayatta kalabilmek için çevrelerindeki tehditleri hızla fark etmek, karar vermek ve kaçmak zorundaydı. Bu nedenle beynimiz, en ufak bir tehlike sinyalini bile büyük bir alarm gibi - [Sessiz İstifa ve Psikolojik Sermaye: İş Yerinde Tükenmişliğe Yeni Yaklaşımlar](https://psychologytimes.com.tr/sessiz-istifa-ve-psikolojik-sermaye-is-yerinde-tukenmislige-yeni-yaklasimlar/) - Son yıllarda küresel iş yaşamında dikkat çeken bir davranış biçimi ortaya çıktı: Sessiz İstifa (quiet quitting). Bireylerin işlerini teknik olarak terk etmeden, duygusal ve psikolojik olarak işlerinden geri çekildikleri bu süreç yalnızca motivasyon düşüklüğüyle değil, tükenmişlik, anlam arayışı ve iş doyumuyla da yakından ilişkilidir. Aynı zamanda bireylerin kendi ilgi alanları, yetenekleri, yaşam amaçları, hangi güçlü - [Kime Göre “Normal”?](https://psychologytimes.com.tr/kime-gore-normal/) - Dijital Dünyada Normallik Üzerine Günlük hayatında sosyal medya mecralarını sıkça kullanan herkesin karşısına mutlaka çıkan bir kelime var: “normal.” Artık o kadar sık duyuyor ve görüyoruz ki, kendi normalimizi bile unutur olduk. Ne normal, ne anormal; kime göre, hangi ölçüye göre? Kendi deneyimlerimiz, tercihlerimiz, hatta duygularımız bu “normal” kalıbına uymuyorsa, arkadaş ortamımızda ya da başka - [Zıt Kutuplar Birbirini Çeker mi?](https://psychologytimes.com.tr/zit-kutuplar-birbirini-ceker-mi/) - “Zıt kutuplar birbirini çeker” sözü, yüzyıllardır dilden dile dolaşan en popüler inanışlardan biri.Bu ifade aslında fizikten alınmış bir metafor olsa da, zamanla edebiyatın, sinemanın ve günlük sohbetlerin vazgeçilmez parçası haline geldi. Bir yanda karşıt özelliklerin heyecan uyandıran cazibesi, diğer yanda benzerliklerin sunduğu güven ve istikrar... Peki hangisi ilişkiler için daha belirleyici? Araştırmalar uzun vadeli mutlulukta - [UZAKLAŞMAK YERİNE ANLAMAK](https://psychologytimes.com.tr/uzaklasmak-yerine-anlamak/) - Kendinizi hiç karşınızdakinin neden surat astığını tahmin etmeye çalışır halde buldunuz mu? Neden normalden soğuk, mesafeli ve farklı davrandığını merak edip endişelendiniz mi? Onu normale döndürmek, moralini düzeltmek için ekstra çaba sarf edip sonunda kendinizi değersiz, kırgın ve önemsenmemiş hissettiniz mi? Küçücük sorunlar sağlıksız tepkiler verildiğinde büyük duygusal yıpranmalara sebep olur. Trip atmak, küsmek, kaçmak, - [Günümüz Dünyasında Yetersiz Hissetmek](https://psychologytimes.com.tr/gunumuz-dunyasinda-yetersiz-hissetmek/) - Birçoğumuz günlük hayatımızda çeşitli sebeplerden ötürü yetersizlik hissine kapılabiliyoruz. Akademik, sosyal, kültürel gibi birçok alanda yeterli olmadığımızı hissetmemizin farklı sebepleri var. Bu yazıda medyanın, çevremizin ve toplumsal beklentilerin oluşturduğu yetersizlik hissinden ve bu hisle baş etmek için neler yapabileceğimizden bahsedeceğim. Medya Etkisi Günümüz dünyası ve yetersizlik hissi yan yana gelince bence akla ilk gelen etkenlerden - [Bilişsel Davranışçı Terapinin Öfke Kontrol Bozukluğu Üzerindeki Etkisi](https://psychologytimes.com.tr/bilissel-davranisci-terapinin-ofke-kontrol-bozuklugu-uzerindeki-etkisi/) - Öfke, insan yaşamında doğal ve evrensel bir duygudur. Çoğu zaman tehdit, engellenme ya da adaletsizlik algısı sonucunda ortaya çıkar. Ancak öfkenin yoğunluğu, süresi ve dışavurum biçimi kontrol edilemediğinde bireyin sosyal ilişkilerini, iş yaşamını ve psikolojik sağlığını negatif yönde etkileyebilir. “Öfke kontrol bozukluğu” olarak tanımlanan bu durum, bireyin öfkesini sağlıklı bir biçimde yönetememesiyle karakterizedir. Son yıllarda - [Geride Kalmanın Endişesi: FOMO’nun Psikolojik Arka Planı](https://psychologytimes.com.tr/geride-kalmanin-endisesi-fomonun-psikolojik-arka-plani/) - Bu yazıyı, son zamanlarda yaşadığım deneyimlere bir ayna tutmak için kaleme alıyorum. Göreceğim yansımanın, zihnimi daha iyi anlamama yardımcı olacağını düşünüyorum. Bazen hayatın beni es geçtiğini hissediyorum. Zamanın elimden küçük kum taneleri gibi kaydığını, onlara tutunmaya çalıştıkça daha da hızla döküldüklerini görüyorum. Bu da bende, neleri kaçırdığımı sorgulama ihtiyacı doğuruyor. Sonuçta, her seçim bir vazgeçiştir. - [DUYGUSAL ZEKA İLE KURULAN İLETİŞİM KÖPRÜLERİ](https://psychologytimes.com.tr/duygusal-zeka-ile-kurulan-iletisim-kopruleri/) - Birinin gözlerine bakıp "iyi değilim" demesini beklemeden anlayabilmek, sadece hissetmek değil, hissettiklerimizi tanımak, yönetmek ve başkalarının duygularını da okuyabilmek kelimelerin ötesinde en güçlü iletişimdir. Bu yazımda duygusal zekanın ne olduğunu ve iletişim üzerindeki etkisini ele alacağım. Duygusal zeka, bireyin hem kendi duygularını tanıyıp fark edebilmesi hem de başkalarının duygularını anlayabilmesi olarak tanımlanır (Özyıldırım ve Hergüner, - [YAZ DEPRESYONU: GÜNEŞLİ GÜNLERDE NEDEN HÂLÂ MUTSUZ HİSSEDİYORUZ?](https://psychologytimes.com.tr/yaz-depresyonu-gunesli-gunlerde-neden-hala-mutsuz-hissediyoruz/) - Hepimiz biliriz; yaz mevsimi mutluluğun, enerjinin ve tatilin mevsimi olarak anlatılır. Reklamlarda, sosyal medyada, hatta çevremizdeki sohbetlerde bile yaz; gülümseyen yüzler, bronz tenler ve sınırsız özgürlükle eş anlamlıdır. Ancak herkes için tablo böyle değil. Bazı insanlar için yaz, beklenmedik bir şekilde hüzün, yorgunluk ve motivasyon kaybı getirebiliyor. Bir başkasının güneş altında neşeyle gülümseyen fotoğrafına bakarken, - [Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği: Geç Fark Edilen Bir Mücadele](https://psychologytimes.com.tr/yetiskinlerde-dikkat-eksikligi-gec-fark-edilen-bir-mucadele/) - DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) denildiğinde çoğu insanın zihninde, yerinde duramayan, derste sürekli dalıp giden ve derse ilgisi olmayan bir tembel öğrenci olarak adlandırabileceğimiz bir çocuk canlanır. Ancak bu tablo, yalnızca çocukluk dönemine ait değildir. Pek çok yetişkin DEHB sahibi, yıllarca dikkatini toparlayamama, unutkanlık, işleri organize edememe gibi sorunlarla mücadele eder ama bu durumun - [Kesinti Ortasında Tadını Çıkarmak: İyi Oluşu Destekleyen Kanıta Dayalı Uygulamalar](https://psychologytimes.com.tr/kesinti-ortasinda-tadini-cikarmak-iyi-olusu-destekleyen-kanita-dayali-uygulamalar/) - Mutluluk, yaygın bir hedeftir, ancak onu nasıl elde edeceğimiz konusunda genellikle yanlış fikirlere sahibiz. Bilimsel araştırmalara göre, genel kanının aksine, içsel davranışlarımız ve bilişsel alışkanlıklarımız dışsal koşullardan daha fazla mutluluğumuzu etkiler (Lyubomirsky, 2007). Pozitif deneyimleri bilinçli olarak gözlemlemek ve büyütmek anlamına gelen "tadını çıkarma" (savoring), öznel iyi oluşu önemli ölçüde artıran bu davranışlardan biridir (Bryant - [Sanat, Depresyon ve Anlam Arayışı: Jim Carrey Örneği](https://psychologytimes.com.tr/sanat-depresyon-ve-anlam-arayisi-jim-carrey-ornegi/) - İçerik Uyarısı: Bu yazı depresyon ve zorlayıcı duygusal deneyimler hakkında bilgi içermektedir. Bazı okurlar için rahatsız edici olabilir. Genellikle neşeli ve enerjik kişiliğiyle tanınan Jim Carrey, 2017 New York Moda Haftası’nda verdiği röportajda “Aslında yokum”, “Bizim bir önemimiz yok” ve “Bu bizim dünyamız değil” gibi ifadeleriyle dikkat çekmişti. İlk etapta bu sözler çoğu kişi tarafından - [Kadınların Görünmeyen Yükü: Duygusal Emeğin Psikolojik Bedeli](https://psychologytimes.com.tr/kadinlarin-gorunmeyen-yuku-duygusal-emegin-psikolojik-bedeli/) - Günümüz toplumunda kadınların sırtında taşıdığı yük, genellikle görünmez ama ruhsal olarak derinden hissedilir. 'Duygusal iş' kavramı, sadece başkalarının hislerine karşı duyarlı olmak değil; aynı zamanda kendi duygularını bastırarak, yöneterek ve şekillendirerek başkalarının iyi olma hallerini sürdürme çabasıdır. Birçok kadının hayatında bu durum, adeta sessiz bir görev bilinciyle içselleştirilir. Seans odasında sıkça karşılaştığım bir durum vardır: - [Truman Sendromu](https://psychologytimes.com.tr/truman-sendromu/) - Truman Sendromu, kişinin hayatının gizlice kurgulanmış bir televizyon programı olduğuna, yaşanan olayların bu senaryonun bir parçası olarak geliştiğine ve etrafındaki insanların aslında oyuncu olduklarına dair inanç taşıdığı bir sanrısal bozukluktur. Bu kişiler, kameralarla izlendiğini, etrafındaki herkesin bu gizli yapımda rol aldığını düşünür. Bu inançlar genellikle yoğun kaygı, paranoya ve bozulan gerçeklik algısıyla birlikte seyreder. Kişinin - [NARSİST ANNEYLE BÜYÜMEK: BOŞ AYNA KİTABI BİZE NE ANLATIYOR?](https://psychologytimes.com.tr/narsist-anneyle-buyumek-bos-ayna-kitabi-bize-ne-anlatiyor/) - Narsisizm Nedir? Narsisizm, birçoğumuzun aşina olduğu bir kelimedir. Sosyal medyada paylaşılan bazı yanıltıcı tanımlar sebebiyle olduğundan farklı bir biçimde kullanılmaktadır; bu sebeple birkaç basit özelliğe dayandırarak birine narsist demek doğru olmayacaktır. Narsizm birkaç narsist özelliği bulundurmakla narsistik kişilik bozukluğuyla tanımlanmayla sonlanan bir spektrum bozukluğudur. Narsisizm, DSM-V’e göre narsistik kişilik bozukluğu tanı kriterleriyle belirlenir. Buna göre - [Karanlığın İçindeki Işık: Manipülasyondan Özgürlüğe](https://psychologytimes.com.tr/karanligin-icindeki-isik-manipulasyondan-ozgurluge/) - Hayat bazen görünmez iplerle çevrili bir labirent gibidir. İnsan, farkında olmadan başkalarının beklentileri ve yönlendirmeleriyle adım adım kendi özünden uzaklaşır. Kararlarımız bize aitmiş gibi görünür ama çoğu zaman sessiz bir gölge, düşüncelerimizi ve hislerimizi yönlendirir. Bu gölge, manipülasyonun karanlığıdır. Manipülasyonun Karanlığı Karanlığın içinde kendi olarak yol almaya çalışmak yalnız hissettirir; insan, kendini kaybolmuş gibi hisseder - [Aynı İlişkide Farklı Diller: Sevginizi Nasıl Anlatıyorsunuz?](https://psychologytimes.com.tr/ayni-iliskide-farkli-diller-sevginizi-nasil-anlatiyorsunuz/) - İlişkinizde kaç dil konuşuyorsunuz? Yabancı dillerden bahsetmiyorum. İngilizce ya da Fransızca değil, sevgiyi ifade etme yollarımızdan söz ediyorum. Seanslarda sık duyduğum şikâyetlerden biri şu: “Beni eskisi gibi sevmiyor, kendimi değerli hissetmiyorum.” Belki size de tanıdık geldi. Oysa bazen sorun sevgisizlik değil, partnerinizin sevgisini sizin alışık olduğunuz dilden farklı bir şekilde göstermesi. Gary Chapman’ın (1992) çok - [Beş Sevgi Dili: Popüler Psikoloji ile Gerçeğin Kesişimi](https://psychologytimes.com.tr/bes-sevgi-dili-populer-psikoloji-ile-gercegin-kesisimi/) - Tarih boyunca birçok ilişki modeli geliştirilmiş olmasına rağmen, bilimsel araştırmalar ilerledikçe bu modellerin geçerliliği sürekli olarak sorgulanmıştır. Günümüzde popüler kültürde ve ilişki literatüründe yer bulan birçok model, geniş kitleler tarafından benimsenmiş olsa da bilimsel temelleri açısından tartışmalı niteliktedir. Bu modellerden en bilinenlerinden biri, Gary Chapman’ın geliştirdiği ve dünya genelinde milyonlarca kişi tarafından kullanılan Beş Sevgi - [Ölüm Korkusu: Varoluşsal Reçete](https://psychologytimes.com.tr/olum-korkusu-varolussal-recete/) - Bir önceki yazıda ölüm korkusu ve bunun nevrotik dünyadaki etkilerine değinmiştik. Varoluşçu Psikoloji’ye göre ölüm anksiyetesi tüm hayatın merkezindedir ve bütün nevrozlarla yakından ilişkilidir. Varoluşçu Psikoloji’nin üç önemli isminden biri olan Irvin Yalom, Varoluşçu Psikoterapi adlı kitabında şöyle der:“İnsan ölümle karşılaşabilir, ondan korkabilir, ona aldırmayabilir, onu bastırabilir ama ondan kurtulamaz.” (Yalom, 2018). Peki ölüm korkusu - [Dijital Çağda Yalnızlık: Sanal Bağlantılar, Gerçek Yalnızlığı Artırıyor mu?](https://psychologytimes.com.tr/dijital-cagda-yalnizlik-sanal-baglantilar-gercek-yalnizligi-artiriyor-mu/) - Günümüz dünyasında, insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar birbirimize “bağlı” görünüyoruz. Ceplerimizdeki akıllı telefonlar sayesinde dünyanın öbür ucundaki bir arkadaşımızla anında iletişim kurabiliyor, sosyal medya platformlarında binlerce kişiye ulaşabiliyor ve sanal toplulukların bir parçası olabiliyoruz. Ancak bu görünürdeki sonsuz bağlantı ağına rağmen, modern çağın en büyük paradokslarından biriyle karşı karşıyayız; sanal bağlar arttıkça, gerçek yalnızlık hissi - [Modern Dünyada Yalnızlık: Tehdit mi, Fırsat mı?](https://psychologytimes.com.tr/modern-dunyada-yalnizlik-tehdit-mi-firsat-mi/) - Yalnızlık, insanlık tarihi kadar eski bir deneyimdir. Ancak modern dünyanın hızla değişen yapısı, teknolojik ilerlemeler ve toplumsal dönüşümler, yalnızlığı bugün daha önce hiç olmadığı kadar görünür ve tartışılır hale getirmiştir. Günümüzde yalnızlık, bir yandan bireyin ruh sağlığını tehdit eden bir risk faktörü olarak görülürken, diğer yandan içsel keşif ve yaratıcılığın bir kapısı olarak da değerlendirilmektedir. - [Dünyanın Sonunda Doğmuş Gibi: Umudu Nerede Bulabiliriz?](https://psychologytimes.com.tr/dunyanin-sonunda-dogmus-gibi-umudu-nerede-bulabiliriz/) - ‘’Böyle bir çağın insanı olmak imtihan olarak hepimize yeter.’’Bazen bu imtihanın ağırlığı öyle artıyor ki Manga grubuna ait şu şarkı sözü kendini gerçekle karışmış gibi hissettiriyor: ‘’Dünyanın sonuna doğmuşum…’’ Sabah uyandığımızda gördüğümüz haberler; dünyanın dört bir yanındaki savaşlar, doğal afetler, ekonomik krizler, bir tarafta obeziteyle mücadele edilirken bir tarafta açlıktan ölen minik bedenler… Sanki dünya - [Zamanın Ruhu ve Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/zamanin-ruhu-ve-psikoloji/) - Her çağın kendine özgü bir “ruhu” vardır. Almanca kökenli “Zeitgeist” kavramı, bir dönemin kolektif zihinsel ve kültürel atmosferini, insanlarının duygu durumunu, beklentilerini ve kaygılarını tanımlar.Bugünün zamanın ruhu ise hızlı, belirsiz, bağlantılı ama aynı zamanda yalnızlaştırıcı bir yapı içinde şekilleniyor. Teknoloji, küreselleşme, iklim krizi, ekonomik belirsizlikler ve toplumsal dönüşümler, bireyin zihinsel ve duygusal yapısını hiç olmadığı - [Hayattasın ama Yaşıyor musun?](https://psychologytimes.com.tr/hayattasin-ama-yasiyor-musun/) - Çocukken odamın camı mezarlığa bakardı. O dönem çoğu yaşıtım mezarlıklardan korkarken benim için mezarlık evimin arka bahçesi gibiydi. Babamla her hafta en az bir kez mezarlığa yürüyüşe giderdik. Orada türlü türlü çiçekler toplayıp anneme götürdüğümü hatırlıyorum. Betonarme İstanbul’umuzda büyüyen bir çocuk olarak mezarlıklar kocaman bir park gibiydi benim için. Rahmetli babam kelimenin tam anlamıyla kafa - [TUTUNMAK YA DA BIRAKMAK](https://psychologytimes.com.tr/tutunmak-ya-da-birakmak/) - Bir embriyo rahme ya tutunur ya da tutunamaz. Daha da geriye gidersek milyonlarca spermden yalnızca bir tanesinin yumurtaya tutunmasıyla başlar hayat. Doğum ancak annemizin güvenli sularını bırakabildiğimizde gerçekleşir. Oradan çıkınca ise belki dehşetle karşıladığımız dünyada bu kez bizi besleyebilecek ve sakinleştirebilecek tek şeye tutunuruz; annemizin memesine. Daha sonra onu da bırakırız. Zorlansak da, yoksunluğunu yaşasak - [Dijital Minimalizm ve Ruh Sağlığı: Daha Az Ekran, Daha Çok Hayat](https://psychologytimes.com.tr/dijital-minimalizm-ve-ruh-sagligi-daha-az-ekran-daha-cok-hayat/) - Dijital Dünyanın Görünmez Yükü Günümüzün en büyük paradokslarından biri, iletişim araçlarının hiç olmadığı kadar fazla olmasına rağmen insanların kendilerini daha yalnız, daha yorgun ve daha huzursuz hissetmeleri. Sabah uyanır uyanmaz telefona bakmak, gün boyu bildirimler arasında koşturmak ve geceyi sosyal medyada kaydırarak bitirmek artık sıradan bir yaşam biçimi haline geldi. Fakat bu alışkanlıkların ruh sağlığımız - [Empati Kodlanabilir mi? Yapay Zekâ Tabanlı Terapistler İnsan Terapistlerin Yerine Geçebilir mi?](https://psychologytimes.com.tr/empati-kodlanabilir-mi-yapay-zeka-tabanli-terapistler-insan-terapistlerin-yerine-gecebilir-mi/) - Yapay zekâ destekli sohbet botları (chatbot), psikoloji, psikolojik destek ve terapi süreçlerine hızla entegre olmaktadır. Bu sistemler, erişilebilirlik ve ölçeklenebilirlik açısından önemli avantajlar sunsa da, empati gibi insana özgü duygusal becerilerin algoritmik temsili halen tartışmalıdır. Bu yazıda, akademik literatürde yayımlanmış güncel çalışmalar temel alınarak yapay zekâ terapisti chatbotların terapötik etkinliği ve empatik kapasitesi değerlendirilmiştir. Bulgular, - [Narsisizmle Yaşamak: Aile İlişkilerinde Sessiz Tehlike](https://psychologytimes.com.tr/narsisizmle-yasamak-aile-iliskilerinde-sessiz-tehlike/) - Aile danışmanı olarak seanslarda en sık karşılaştığım konulardan biri narsisizm ve bunun aile ilişkilerine etkisidir. Çoğu zaman danışanlar “Acaba eşim narsist mi?” ya da “Annemin davranışları narsisizm olabilir mi?” gibi sorularla gelirler. Çünkü bu kavram hem çok duyulur hem de yanlış anlaşılır. Çoğu kişi narsisizmi yalnızca “kendini çok beğenmek” olarak bilir. Oysa narsisizm çok daha - [Sosyal Medyanın Kimlik Gelişimine Etkileri: Fırsatlar ve Riskler](https://psychologytimes.com.tr/sosyal-medyanin-kimlik-gelisimine-etkileri-firsatlar-ve-riskler/) - Ergenlerde Kimlik Arayışı ve Sosyal Medya Kimlikleri Günümüzde ergenlik dönemi, yalnızca fiziksel değişimlerle değil, aynı zamanda dijital dünyanın getirdiği yoğun bir kimlik gelişimi süreciyle şekilleniyor. Sosyal medya platformları, gençler için artık yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda “Ben kimim?” sorusuna cevap aradıkları, kendilerini ifade ettikleri ve başkalarıyla kıyasladıkları başlıca mecra hâline geldi. “En iyi - [Duygusal Onay İhtiyacı ve Histrionik Kişilik Bozukluğu: Görünme Arzusu ile Anlaşılma İhtiyacının Kesişim Noktası](https://psychologytimes.com.tr/duygusal-onay-ihtiyaci-ve-histrionik-kisilik-bozuklugu-gorunme-arzusu-ile-anlasilma-ihtiyacinin-kesisim-noktasi/) - İnsanlar sosyal varlıklardır ve diğer bazı canlılarla ortak özellikleri olan duygusal hisler beslemesidir. Bağ kurabilmek, anlaşılır olabilmek ve kabul edildiğini bilmek isterler. Bu durum, insan psikolojisinin temel yapılarındandır. Özellikle kişi duygusal olarak incindiğinde, bu duyguyu daha derinden hisseder. Bu sırada duygusal onay devreye girer. Duygusal onay, çevresi tarafından bu hislerin farkında olunduğunu bilme sürecidir. Bu - [Cinsellik ve Cinsiyetin Spektrumu: Toplumsal, Biyolojik ve Evrimsel Çerçeveden](https://psychologytimes.com.tr/cinsellik-ve-cinsiyetin-spektrumu-toplumsal-biyolojik-ve-evrimsel-cerceveden/) - Cinsellik ve cinsiyet kavramlarının ikili, yani heteroseksüel bir şekle sahip olduğu fikri, uzun yıllar boyunca toplumsal öğretiler, kültürel değerler ve biyolojiye dayalı determinist yaklaşım etrafında şekillenmiştir. Ancak son yıllarda cinsiyetin katı olduğuna dair bu fikrin hakikati yansıtmadığı görülüyor. Cinsel Esneklik (Sexual Fluidity) ve Cinsiyet Akışkanlığı (Gender Fluidity) Cinsel esneklik, kişilerin belirli durum ve koşullarda cinsel - [Hepimizin Yeni Gerçeği: Sosyal Medya](https://psychologytimes.com.tr/hepimizin-yeni-gercegi-sosyal-medya/) - Hepimizin bildiği üzere sosyal medya, artık hayatımızın kocaman bir parçası haline gelmiştir. Sosyal medya ile ilişkimiz adeta bir 'toksik ilişki' gibidir. Onunla vakit geçirirken keyif alırız; ancak çoğu zaman sonrasında içimizde bir burukluk ya da pişmanlık hissi oluşur. Peki sosyal medya gerçekte bize ne yapıyor? Benliğimizde neden bu kadar karmaşık duygulara sebep oluyor? Sosyal medyanın - [Zihnimin Labirentinde Kayboldum](https://psychologytimes.com.tr/zihnimin-labirentinde-kayboldum/) - Hayal edin: Zihniniz bir labirent. Her koridor, her dönemeç, sizin bir düşünceniz, bir duygunuz, bir anınız. Bir cümleyi hatırlamak için girersiniz bu labirente ve fark edersiniz ki çıkışı yok. Söylediğiniz bir söz, sessiz kaldığınız anlar, dudak arkasından geçen küçük düşünceler; hepsi sizi tekrar tekrar aynı noktaya getirir. “O an farklı mı davranmalıydım?”“Acaba yanlış bir şey - [Sahipsiz Arzular](https://psychologytimes.com.tr/sahipsiz-arzular/) - Bir şeyi neden istediğinizi hiç düşündünüz mü? Neden git gide hepimizin aynı şeyleri istediği bir dünyada yaşıyoruz? Aynı burunlar, aynı kıyafetler, aynı pozlar hatta aynı espriler... Çoğumuz bu isteklerin, kendi öz benliğimizden geldiğine inanıyoruz. Ancak Fransız filozof René Girard’a göre, bu durum böyle değil. Arzularımız aslında bize ait değiller. Mimetik Arzu İnsana dair en çarpıcı - [VAROLUŞ AMACIMIZI KEŞFETMENİN HAYATIMIZA ETKİSİ](https://psychologytimes.com.tr/varolus-amacimizi-kesfetmenin-hayatimiza-etkisi/) - Hiç düşündünüz mü, hayatımızı sürdürürken varoluş amacımız doğrultusunda ilerliyor muyuz?Her insan dünyaya gelirken bir amaç uğruna gelir, bu amaç doğrultusunda hayatımızda karşılaşacağımız deneyimlerimiz oluşur. Hayat yolculuğumuzda varoluş amacımız doğrultusunda ilerlemiyor olabiliriz. Amacımıza göre kariyerimizi oluşturmamış, topluma bizden çok aykırı bir konuda hizmet ediyor olabiliriz. Örneğin; A yolundan ilerlemem gerekiyorken B yolundan ilerliyorumdur ve hayatımı B - [Romantik İlişkilerde Beklentiler ve İlişki Doyumu Arasındaki İlişki](https://psychologytimes.com.tr/romantik-iliskilerde-beklentiler-ve-iliski-doyumu-arasindaki-iliski/) - Romantik ilişkiler, bireylerin duygusal, bilişsel ve davranışsal süreçlerini yoğun bir biçimde etkileyen, yaşam doyumu üzerinde belirleyici bir rol oynayan yakın ilişki türlerinden biridir. İlişkilerin sürdürülebilirliği ve kalitesi büyük ölçüde bireylerin ilişki içerisindeki beklentileri ve bu beklentilerin karşılanma düzeyiyle ilişkilidir. Beklentiler, bireylerin romantik partnerlerinden ne tür davranışlar, duygular veya tutumlar beklediklerini ifade ederken; ilişki doyumu ise - [Psikoterapi Nasıl İyileştirir?](https://psychologytimes.com.tr/psikoterapi-nasil-iyilestirir/) - Psikoterapi, başta psikopatolojik hastalıklar olmak üzere kişilerin günlük hayatta yaşadığı problemlerin sağaltımı için bilimsel olarak faydası gösterilmiş bir tedavi yöntemidir. Freud’un psikanalizi ortaya koymasından sonra birçok modern psikoterapi yöntemi geliştirilmiş ve bunlar hastalıkları tedavi etmek amacıyla bilimsel olarak araştırılmış ve günümüzde de psikolojik rahatsızlıkları yaşayan kişilerin en sık başvurduğu yöntemlerden biri olmuştur. Buna karşın günümüzde - [Duygularınızın Gizli Kaynağı: Bağırsak-Beyin Ekseni](https://psychologytimes.com.tr/duygularinizin-gizli-kaynagi-bagirsak-beyin-ekseni/) - Beyin, uzun yıllar boyunca duygularımızın, düşüncelerimizin ve kararlarımızın tek merkezi olarak kabul edildi. Ancak modern bilim, bu rolün bir ortağı olduğunu keşfetti: bağırsaklarımız. Ruh haliniz, stres seviyeniz ve hatta hafızanızın, midenizde yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın oluşturduğu karmaşık bir ekosistem tarafından yönetildiğini gösteriyor. Duygusal Beynimizin İkinci Evi: Bağırsaklarımız Duygusal durumumuzu belirleyen en önemli kimyasallardan biri serotonindir. Yaygın - [Meslek Yolculuğunda İlk Karar Noktası: Üniversite Seçimi](https://psychologytimes.com.tr/meslek-yolculugunda-ilk-karar-noktasi-universite-secimi/) - Hayat yolculuğumuzun en kritik dönemeçlerinden biri, hiç şüphesiz meslek seçimidir. Bu yolculuğun ilk adımı ise çoğu zaman üniversite seçimi ile başlar. Henüz lise sıralarındayken verdiğimiz bu kararlar, gelecekteki kariyerimizi, yaşam biçimimizi ve hatta sosyal çevremizi şekillendirebilir. Ancak bu süreç yalnızca “hangi bölüm” ya da “hangi üniversite” sorularına yanıt aramaktan ibaret değildir; aynı zamanda kendimizi tanıma - [“Uyuşturucu İçmezsem Ne Yapacağım?”: İyileşmede Boşluk, Sosyal Çevre ve Gerçek Benlik](https://psychologytimes.com.tr/uyusturucu-icmezsem-ne-yapacagim-iyilesmede-bosluk-sosyal-cevre-ve-gercek-benlik/) - Esrar kullanımını bırakmaya karar verdikten sonra karşılaşılan zorluklardan biri, “Şimdi ne yapacağım?” sorusu oluyor. Çünkü uzun süreli kullanım, gündelik aktiviteleri, sosyal ilişkileri ve rahatlama biçimlerini esrar etrafında organize ediyor. Esrarın beklenen etkileri — sosyal kolaylaştırma, gevşeme, rahatlama — zamanla kişinin sıradan etkinlikleriyle eşleşiyor. Bu durumun arkasında üç temel psikolojik süreç var: Olumlu beklentilerin güçlenmesi (özellikle - [Mükemmel Hayat Arayışı ve Gerçeklik: Gece Yarısı Kütüphanesi Romanına Yolculuk](https://psychologytimes.com.tr/mukemmel-hayat-arayisi-ve-gerceklik-gece-yarisi-kutuphanesi-romanina-yolculuk/) - Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi adlı romanı, hayatındaki pişmanlıklar nedeniyle intihar etmeye karar veren Nora Seed’in, ölüm ile yaşam arasındaki bir geçiş mekânı olan “Gece Yarısı Kütüphanesi”nde yaşadıklarını konu alır. Bu kütüphanedeki her kitap, Nora’nın farklı seçimler yapmış olsaydı yaşayabileceği alternatif bir hayatı temsil eder. Nora kendini birçok farklı senaryoda bulur: eski sevgilisiyle evlenmiş olduğu bir hayat, - [Mutluluğun Peşinden Koşarken Anlamı Unutmak](https://psychologytimes.com.tr/mutlulugun-pesinden-kosarken-anlami-unutmak/) - Hayat bazen bizlere mutluluk vaat eden sayısız seçenek sunar. Yeni eşyalar, yeni dostluklar, yeni yerler... Her biri sanki bize o eksik olan mutluluğu getirecekmiş gibi görünür. Ancak çoğumuz bu koşuşturma içinde, aradığımız şeyin gerçek mutluluk olup olmadığını sorgulamadan sürekli yeni hedeflere yöneliriz. Çevremize baktığımızda, sosyal medyada ya da en yakınlarımız arasında mutsuzluk ve tatminsizlik hızla - [Kayıp Roller, Kırık Dinamikler: Ailenin İçsel Hiyerarşisinin Bozulması](https://psychologytimes.com.tr/kayip-roller-kirik-dinamikler-ailenin-icsel-hiyerarsisinin-bozulmasi/) - Aile, bireylerin sosyal, duygusal ve psikolojik gelişiminde temel rol oynayan bir sistemdir. Bu sistem, belirli roller, sorumluluklar ve güç dengeleri üzerine kuruludur. Salvador Minuchin’in geliştirdiği Yapısal Aile Kuramı, aileyi birbirine bağlı alt sistemlerden oluşan bir yapı olarak ele alır ve bu alt sistemler arasındaki sınırların sağlıklı bir işleyiş için kritik olduğunu vurgular. Minuchin’e göre çekirdek - [Sanal Gerçeklik (VR) Psikolojisi: Bedensel Farklılaşma ve "Avatar Depresyonu"](https://psychologytimes.com.tr/sanal-gerceklik-vr-psikolojisi-bedensel-farklilasma-ve-avatar-depresyonu/) - Sanal gerçeklik teknolojileri son yıllarda hayatımıza güçlü bir giriş yaptı. Oyun, eğitim, terapi ve sosyalleşme gibi pek çok alanda kullanılan bu teknoloji, yalnızca yeni deneyimler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda benlik algımızı da etkiliyor. Özellikle “avatar” adı verilen sanal temsilciler aracılığıyla farklı kimlikler ve görünümler denemek mümkün hale geldi. Ancak bu deneyim her zaman olumlu sonuçlar - [Modern Kadın: Bir Karakterin Hikayesinde Binlerce Kadının Sesi](https://psychologytimes.com.tr/modern-kadin-bir-karakterin-hikayesinde-binlerce-kadinin-sesi/) - Bazen bir sahne çıkar karşınıza, uzaktan bakıldıkça sanki o anı daha önce yaşamışız gibi hissettirir; yaklaştıkça, başkasının hikayesinde kendinize rastlarsınız. Modern Kadın dizisi tam da böyle bir dizi. Pınar’ı izlerken bir yandan gülümsüyor, bir yandan yutkunuyorsunuz. Çünkü onun yaşadıkları, belki sizin yaşadıklarınızla ya da yakınınızdaki bir kadının hikâyesiyle birebir örtüşüyor. Pınar, 35 yaşında, bekar, kurumsal - [Çocuklarda Okul Fobisi: Uyumun Önündeki Sessiz Engel](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-okul-fobisi-uyumun-onundeki-sessiz-engel/) - Okulların açılışı, pek çok çocuk ve aile için umut ve heyecan dolu bir dönemdir. Bazı çocuklar açısından ise bu dönem, başlangıç olmanın ötesinde, yoğun kaygı ve direncin eşlik ettiği bir süreçtir. Eğitim psikolojisinde “okul fobisi” olarak adlandırılan ya da genel çerçevede okula uyum sorunları, tahmin edilenden daha yaygın bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Sıklıkla “naz”, “inat” - [Ölümü Unutmak: Hayatı Hatırlamak](https://psychologytimes.com.tr/olumu-unutmak-hayati-hatirlamak/) - Ölüm, hayatın en kesin gerçeğidir. Fakat çoğu zaman gündelik yaşamın ritmine kapılır, hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşarız. Ölüm, çoğu kez aklımıza bile gelmez; ta ki bir yakınımızın ya da tanıdığımız birinin ölüm haberini alana kadar. İşte o an, ölümün bize ne kadar yakın, ne kadar ani ve kaçınılmaz olduğunu fark ederiz. Fakat bu hatırlayış genellikle kısa - [Erteleme Davranışı: Tembellik mi Yoksa Görünmeyen Bir Kaygı mı?](https://psychologytimes.com.tr/erteleme-davranisi-tembellik-mi-yoksa-gorunmeyen-bir-kaygi-mi/) - Erteleme, modern yaşamın en yaygın ve aynı zamanda yanlış anlaşılan davranışlarından biridir. Çoğu kişi ertelemeyi “tembellik” veya “motivasyon eksikliği” olarak değerlendirir. Oysa bilimsel araştırmalar, erteleme (prokrastinasyon) davranışının çok daha karmaşık psikolojik süreçlerden kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Steel’in (2007) meta-analizi, ertelemenin yalnızca bireysel bir alışkanlık olmadığını, bilişsel, duygusal ve sosyal faktörlerle sıkı şekilde ilişkili olduğunu göstermektedir. Erteleme, - [Zihinsel Dedektiflik: Karşımızdakinin Ne Düşündüğünü Sanmak](https://psychologytimes.com.tr/zihinsel-dedektiflik-karsimizdakinin-ne-dusundugunu-sanmak/) - Hiç karşınızdaki kişinin yüz ifadesinden ya da kısa bir cevabından yola çıkarak "Kesin bana kızgın", "Beni sevmiyor", "Bunu bilerek yaptı" gibi düşüncelere kapıldınız mı? Eğer cevabınız evet ise, yalnız değilsiniz. Hepimiz zaman zaman çevremizdekilerin davranışlarını yorumlamaya çalışırken bu tür çıkarımlarda bulunuruz. Ancak bu alışkanlık, bazı durumlarda ciddi bir düşünce hatasına dönüşebilir: niyet okuma. Niyet okuma, - [Hedef Belirlemenin Görünmeyen Yönleri: Sporcular Neden Başarısız Olur?](https://psychologytimes.com.tr/hedef-belirlemenin-gorunmeyen-yonleri-sporcular-neden-basarisiz-olur/) - Spor dünyasında “hedef” kelimesi neredeyse kutsal bir kavram haline gelmiştir. Antrenörler, aileler, sporcular hatta taraftarlar bile sürekli aynı şeyi söyler: “Hedefiniz yoksa yolunuz da yoktur.” Bu ifade doğru olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Çünkü yanlış ya da gerçekçi olmayan hedefler, bir sporcuyu motive etmek yerine çoğu zaman tükenmişliğe, hayal kırıklığına ve başarısızlığa sürükleyebilir. Bu - [Yas Süreci Rehberi](https://psychologytimes.com.tr/yas-sureci-rehberi/) - Her canlı gibi insan da doğar, büyür, gelişir ve ölür. Ölüm ve ölmenin ne anlama geldiği kişiden kişiye değişmekle birlikte herkes sevdiği biri öldüğünde yas, keder, acı gibi duygular yaşar. Bu duyguların karakterize ettiği sürece yas süreci denir. Yas, sevilen birinin ölümü karşısında bireyin yaşadığı yoğun duygusal ve fiziksel tepki olarak tanımlanır. Herkes sevdiği birini - [Görünmez Çizgiler: Psikolojik Sınırlarla Kendini ve İlişkilerini Korumak](https://psychologytimes.com.tr/gorunmez-cizgiler-psikolojik-sinirlarla-kendini-ve-iliskilerini-korumak/) - İnsanın yaşamı boyunca kurduğu ilişkiler, sağlıklı olduğunda besleyici; sağlıksız olduğunda ise yıpratıcı olabilir. Bu farkı belirleyen en önemli unsurlardan biri psikolojik sınırlardır. Sınırlar, bireyin kendisi ile başkaları arasındaki çizgileri belirleyen, görünmez birer işaret niteliğindedir. Psikoloji literatüründe, sağlıklı sınırların kişinin kimlik gelişimi, duygusal denge ve kişilerarası ilişkiler üzerinde kritik bir rol oynadığı ifade edilmektedir. Bu makalede - [Çocuklarda Sosyal İzolasyon: “Yalnız ve Çevrimiçi” Bir Nesil üyüyor](https://psychologytimes.com.tr/cocuklarda-sosyal-izolasyon-yalniz-ve-cevrimici-bir-nesil-uyuyor/) - Bir eğitimci ve danışman olarak sahada en çok karşılaştığım sorunlardan biri, çocukların giderek yalnızlaşmasıdır. “Yalnız ve çevrimiçi” bir nesil büyüyor. Çocuğun odası, dört duvar arasında görünse de aslında sanal dünyanın sınırsız koridorlarına açılıyor. Ancak bu koridorlarda kaybolan çocukların iç dünyasında sessizlik çoğu zaman bir çığlık hâline dönüşüyor. Sosyalleşme, çocuk için yalnızca oyun oynamak değildir; kimlik - [Duygusal Yemenin Psikolojik Nedenleri ve Bazı Çözümleri](https://psychologytimes.com.tr/duygusal-yemenin-psikolojik-nedenleri-ve-bazi-cozumleri/) - Aşırı yemek yemek, bilinç dışında kilo vermenin yaratacağı olumsuz sonuçlar sebebiyle kendini sabote ederek zayıflayamamak, kendini kusturma-tıkınırcasına yeme (binge eating) döngüsü... Bu davranışların hiçbirinin tek bir sebebi yok, her insanın öyküsü farklı yerlerde seyrediyor. Aşırı yeme davranışlarının erken çocukluk dönemiyle ve bakım veren-çocuk arasındaki ilişkiyle ilgili bağlantılarının olduğu gözlemleniyor. Bu yazıda bu konuya dair açıklama - [SÜRÜDEN AYRILANI KURT KAPAR MI?](https://psychologytimes.com.tr/suruden-ayrilani-kurt-kapar-mi/) - Daha önce, bir grubun ne yaptığını izlerken kendinizi onların peşinden giderken buldunuz mu? Bir konserde kalabalığın tezahüratına katılmak ya da mağazada herkesin yöneldiği ürünü almak, çoğunluk baskısını takip ettiğimiz küçük örneklerdir. Hatta sosyal medyada milyonlarca kişinin bir akıma katılması sizi de harekete geçirmiş olabilir. Eğer siz de hayatınızda böyle anlar yaşadıysanız, işte tüm bu durumların - [EMLAK PSİKOLOJİSİ: GAYRİMENKUL KARARLARININ DUYGUSAL VE BİLİŞSEL ŞİFRELERİ](https://psychologytimes.com.tr/emlak-psikolojisi-gayrimenkul-kararlarinin-duygusal-ve-bilissel-sifreleri/) - Emlak, yalnızca bir taşınmaz ya da yatırım aracı değildir; aynı zamanda bireylerin kimliğini, değerlerini, duygusal bağlarını ve yaşam tarzlarını yansıttıkları psikolojik bir alanı ifade eder. Ev satın alma ya da kiralama kararı, sadece ekonomik değil, aynı zamanda derin psikolojik süreçlerin etkisi altındadır. Psikoloji bilimi, mekân tercihlerinden çevresel uyaranlara kadar bireyin karar alma sürecine rehberlik eden - ["Çizgilerdeki Çığlık": Çocuk Resimlerinde Duygusal İhmal ve İstismar](https://psychologytimes.com.tr/cizgilerdeki-ciglik-cocuk-resimlerinde-duygusal-ihmal-ve-istismar/) - Bir çocuğun çizdiği evin pencereleri kapalıysa, güneş eksikse ya da figürler birbirinden uzaksa... Tüm bunlar bir çocuğun çizgilerinde duyulan çığlıkların ifadesi olabilir. Yetişkinler için basit bir resim olarak görülen bu ifadeler, aslında duygusal ihmal ve istismarın habercisi olabilir. Duygusal ihmal ve istismar yaşayan çocuklar, yaşadıklarını kelimelere dökmekte zorlanabilirler. Bu noktada çocuk resimleri, onlar için önemli - [Zoofobiye Varoluşçu Psikoterapi Yaklaşımıyla Bakış](https://psychologytimes.com.tr/zoofobiye-varoluscu-psikoterapi-yaklasimiyla-bakis/) - Fobiler, bireyin günlük yaşamını etkileyen yoğun korkulardır. Zoofobi ise hayvanlara karşı duyulan yoğun korkuyu ifade eder ve bireyin işlevselliğini ciddi biçimde etkileyebilir. Korkular bir hayvan ya da bütün hayvanlara karşı gelişebilir. Zoofobik bireyler, karşılaştıkları bu fobik nesne ile kaygı seviyeleri yükselebilir. Böylece hayvanlarla temastan kaçınabilirler. Zoofobinin altında yatan neden zamanında hayvanla yaşanan bir travma olabilirken; - [Psikologların da Psikologlara İhtiyacı Vardır: Mesleki Sağlamlık ve Ruhsal Dayanıklılık Üzerine Bir İnceleme](https://psychologytimes.com.tr/psikologlarin-da-psikologlara-ihtiyaci-vardir-mesleki-saglamlik-ve-ruhsal-dayaniklilik-uzerine-bir-inceleme/) - “Sen psikologsun, nasıl kötü hissedebilirsin ki?”Bu, ruh sağlığı alanında çalışan pek çok uzmanın sıkça duyduğu, mesleki kimliklerini bireysel dayanıklılıkla karıştıran yaygın bir söylemdir. Oysa psikologlar da insan; duygusal yük taşırlar, zorlayıcı danışan hikâyelerine tanıklık ederler, tükenmişlik yaşarlar ve travmatize olabilirler. Psikologların kendi ruh sağlıklarını koruyabilmeleri, sağlıklı bir mesleki işlev sürdürebilmeleri ve etik hizmet verebilmeleri açısından - [Aynadaki Boşluk: Narsisizm Kökleri ve İki Yüzü](https://psychologytimes.com.tr/aynadaki-bosluk-narsisizm-kokleri-ve-iki-yuzu/) - Bir arkadaş ortamında, sürekli kendini üstün gören ve başarılarını anlatan biri ya da sessizce oturup ortamdaki insanların onun hakkındaki düşüncelerini önemseyen biri… Bu iki yapı, farklı gibi görünse de aslında aynı psikolojik yapının farklı yüzlerini temsil etmektedir: narsisizm. Sağlıklı seviyede olduğunda kişiye canlılık ve özgüven katan bu yapı, patolojik olduğunda kişiler arası ilişkilerinden benlik algısına - [Kaygı Çağında Yaşamak: Neden Hep Bir Şeyleri Kaçırıyormuşuz Gibi Hissediyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/kaygi-caginda-yasamak-neden-hep-bir-seyleri-kaciriyormusuz-gibi-hissediyoruz/) - Sabah gözlerimizi açtığımız anda elimiz telefona gider. Ekranda yüzlerce bildirim, onlarca mesaj, sosyal medyada paylaşılmış sayısız içerik… Daha güne başlarken bile hayatın bizden çok daha hızlı aktığını hissederiz. Sanki herkes yetişiyor, herkes bir şeyler başarıyor, herkes hayatını dolu dolu yaşıyor; bizse hep bir adım geriden geliyoruz. Bu duygu aslında yeni değil ama modern çağda giderek - [HİTLERİN PSİKOPATOLOJİSİ](https://psychologytimes.com.tr/hitlerin-psikopatolojisi/) - 1936’da Rhineland’ın yeniden işgali sırasında Hitler şu cümleleri kullanmıştı: “İnandığım yolda bir uyurgezerin sakınmazlığı ve inadıyla yürürüm ben.” Onun bu tutumu dünyayı şaşkınlığa uğratmıştı. Onun bu, kimsenin cesaret edemediği tutumu elde edilemeyen bir başarı, aynı zamanda da felaketin kıyısına sürükledi. Hitler tarihin sayfalarına dünyanın tanıdığı en sevilen ve en nefret edilen kişi olarak geçecekti. Hitler’in - [Konfor ve Duygusal Doyum Eksikliği: Psikolojik Perspektifler](https://psychologytimes.com.tr/konfor-ve-duygusal-doyum-eksikligi-psikolojik-perspektifler/) - Konfor, Duygusal Doyum ve İnsan Doğası İnsanlar tarihsel olarak, hayatta kalma ve rahatlık arayışı içinde evrimleşmişlerdir. Konfor, bireylerin stres ve tehlikelerden uzak durarak kendilerini güvende hissetmelerine olanak tanır. Ancak, psikolojik açıdan bakıldığında, aşırı konforun kişisel gelişim ve ruhsal sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği düşünülmektedir. Freud’un teorileri ve modern psikolojik araştırmalar da, bu dengeyi kaybetmenin bireylerde - [Kızlar Babalarına Benzeyen Erkekleri Mi Sever?](https://psychologytimes.com.tr/kizlar-babalarina-benzeyen-erkekleri-mi-sever/) - Eş Seçiminde Baba Figürü Hayatımızda yer edindiğini fark etmediğimiz bazı klişeler vardır. Bazen bu klişelere farkında olmasak da öyle inanırız ki kendimize rol edindiğimizi anlayamayabiliriz. Sonuçta duyduklarımız inandıklarımızı, inançlarımız ise hayatımızı etkiler. Aşina olduğumuz bu klişe sözlerden bazıları şunlardır:“Babalar kızlarına aşıktır.”, “Bir kızın ilk aşkı babasıdır.”,“Annelerin kaderi, kızların çeyizidir.”, “Kızlar babaları gibi erkekleri sever.” Muhtemelen - [Mutluluğun İzini Sürmek](https://psychologytimes.com.tr/mutlulugun-izini-surmek/) - “Mutluluk, kelebeğe benzer. Siz yakalamaya çalıştıkça o, kaçıp gider. Ne zaman ki dikkatinizi farklı şeylere verirsiniz ancak o zaman gelir ve omzunuza konar.” Mutluluk… Belki küçük bir gülümseme, belki geçmişe özlem, belki de henüz gerçekleşmemiş ama hayalini kurduğumuz şeylerin bizde uyandırdığı hislerdir. Peki ya bu hayaller gerçekleştiğinde? O an mutlu olur muyuz yoksa hayal ettiğimiz - [Günümüzün Yalnızlaşan Dünyasında Sosyal İlişkilerin Önemi](https://psychologytimes.com.tr/gunumuzun-yalnizlasan-dunyasinda-sosyal-iliskilerin-onemi/) - Günümüz modern dünyasında bireyselleşme ön plana çıktı. Bireyler kendi ihtiyaçlarına, onları kimseden destek almadan karşılamaya daha fazla önem vermeye başladı. Bu durum pek çok avantajı beraberinde getirse de bazı olumsuz etkileri var. Sosyal ihtiyaçları ihmal etme, yalnızlaşma bu etkilerden bazılarıdır. Ayrıca, yalnızlığın pek çok olumsuz getirisi bulunuyor. Bugünkü yazımızda yalnızlığı ve sosyal ilişkileri inceleyip bu - [Öz Bakım Rehberi](https://psychologytimes.com.tr/oz-bakim-rehberi/) - Öz Bakım Ne Sağlar? Öz bakım, kendi ihtiyaçlarınızı fark ederek bu ihtiyaçlara yönelik kendimize iyi gelecek alanlar oluşturmaktır. Kendinize neyin iyi geleceğini bilerek şu anki ve gelecekteki sorunlarla baş etmenizi kolaylaştırır. İyi oluş halini arttırarak olumsuz etkilendiğimiz tarafları azaltmayı sağlar. Stres, kaygı, depresif belirtiler gibi zorluk yaşadığımız alanlarda daha kolay baş etmemizi sağlar. Şu anki - [Oyun Terapisinin Çocuk Psikolojisindeki Yeri](https://psychologytimes.com.tr/oyun-terapisinin-cocuk-psikolojisindeki-yeri/) - Çocuklar, dünyayı keşfetme ve kendilerini ifade etme konusunda yetişkinlerden farklı yollar kullanırlar. Bu yolların en temel ve doğal olanı ise oyundur. Oyun, çocuklar için yalnızca eğlenceli bir etkinlik değil, aynı zamanda duygularını, düşüncelerini ve yaşadıkları deneyimleri dışa vurdukları bir iletişim biçimidir. Bu nedenle oyun terapisi, özellikle erken çocukluk döneminde psikolojik destek sağlamanın etkili yollarından biri - [Acının Altın Madalya Kazanması Gerekmiyor: Travmalarımızı Hep Olumluya Çevirmek Zorunda mıyız?](https://psychologytimes.com.tr/acinin-altin-madalya-kazanmasi-gerekmiyor-travmalarimizi-hep-olumluya-cevirmek-zorunda-miyiz/) - Bir danışanım bir gün seans sırasında sessizce şunu söyledi:“Yaşadıklarımın beni güçlü yapması gerekiyormuş gibi hissediyorum. Ama ben hâlâ çok kırık, hâlâ çok yorgunum.” Bu cümle, aslında günümüzün en görünmez baskılarından birini özetliyor. Hepimiz hayatın bir noktasında travmalar ile karşılaşıyoruz: bir kayıp, bir ayrılık, bir ihanet, bir hastalık, ya da çocuklukta içimize işleyen görünmez yaralar… Ama - [Psikopatların Olduğu Filmleri Neden Seviyoruz?](https://psychologytimes.com.tr/psikopatlarin-oldugu-filmleri-neden-seviyoruz/) - Karanlığın Cazibesi Bazı filmler vardır, tüylerimizi diken diken eder ama yine de gözlerimizi onlardan alamayız. Özellikle empatiden yoksun ve kuralları yıkan psikopat karakterler bizi hem rahatsız eder hem de büyüler. Bu makalede, The House That Jack Built filmindeki Jack karakteri üzerinden, bu tür içeriklere neden ilgi duyduğumuzu, bunun hangi kişilik özellikleriyle bağlantılı olabileceğini ve bilimsel ## Sayfalar - [Ana Sayfa](https://psychologytimes.com.tr/) - edit Çocukluk Çağı Travmalarının Gelecek Nesillere Aktarımı: Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme Travma İlayda Güçlü - Bu çalışma, çocukluk çağı travmalarının nesiller arası aktarım mekanizmalarını psikolojik, biyolojik ve toplumsal düzeyde incelemeyi amaçlamaktadır. Çocuklukta yaşanan travmatik... edit Yavaş Yavaş Tükenenler: Mobbing Etkisi Klinik Psikoloji Cemile Yıldırım - Her sabah daha zor uyanıyor, işe gitme düşüncesi de - [Yazarlık Başvurusu](https://psychologytimes.com.tr/yazarlik-basvurusu/) - Yazar Başvurusu Başvurularınız Hakkında Önemli Bilgilendirme Psychology Times Türkiye’de yazılarınızla yer alarak, hem Türkiye’de hem de İngiltere’de geniş bir profesyonel okuyucu kitlesine ulaşabilirsiniz! Yazarlık portföyünüzü zenginleştirmek, uluslararası görünürlük kazanmak ve profesyonel bir platformda yer almak için sizi aramızda görmekten mutluluk duyarız. Dergimiz gönüllülük esasına dayalıdır; yazılarınız için ücret talep edilmez ve ödeme yapılmaz. Instagram: instagram.com/psychologytimesturkiye - [Checkout](https://psychologytimes.com.tr/tds-checkout-2/) - Ana SayfaSample Page Checkout Geçerli bir abonelik planı seçmediniz. - [My account](https://psychologytimes.com.tr/tds-my-account-2/) - Ana SayfaSample Page My account Page AccountThis shortcode is intended to be used on My Account page. Please set this as My Account page in Opt-in Builder settings. - [Login/Register](https://psychologytimes.com.tr/tds-login-register-2/) - Bu sayfayı görüntülemek için çıkış yapmalısınız. - [Temsilciliklerimiz](https://psychologytimes.com.tr/temsilciliklerimiz/) - 🌍 Psychology Times Temsilciliklerimiz Türkiye’nin ve Dünyanın En Geniş Psikoloji Temsilcilik Ağı Psychology Times, 81 il, 200’den fazla ilçe, 100’ün üzerinde üniversite ve 10’dan fazla ülkede görev yapan temsilcileriyle psikoloji alanında uluslararası bir iletişim, üretim ve etki ağı oluşturmuştur. Her temsilcimiz, bilimin sesini bulunduğu bölgeden dünyaya taşımaktadır. 🗺️ Temsilcilik Haritamız Aşağıdaki interaktif haritamız üzerinden il, - [Yazarlık Başvurusu Clone](https://psychologytimes.com.tr/yazarlik-basvurusu-clone/) - Yazar Başvurusu Başvurularınız Hakkında Önemli Bilgilendirme Psychology Times Türkiye’de yazılarınızla yer alarak, hem Türkiye’de hem de İngiltere’de geniş bir profesyonel okuyucu kitlesine ulaşabilirsiniz! Yazarlık portföyünüzü zenginleştirmek, uluslararası görünürlük kazanmak ve profesyonel bir platformda yer almak için sizi aramızda görmekten mutluluk duyarız. Dergimiz gönüllülük esasına dayalıdır; yazılarınız için ücret talep edilmez ve ödeme yapılmaz. Instagram: instagram.com/psychologytimesturkiye - [Yorum Onayla](https://psychologytimes.com.tr/yorum-onayla/) - [Gizlilik Politikası](https://psychologytimes.com.tr/gizlilik-politikasi/) - Gizlilik Beyanı: Psikoloji Times Türkiye olarak, başvuru sırasında tarafımıza iletilen tüm bilgilerin gizliliğine büyük önem vermekteyiz. Bu doğrultuda:1. Kişisel Verilerin Toplanması ve Korunması: Başvuru formunda tarafımıza sağladığınız bilgiler (ad, soyad, e-posta adresi, telefon numarası, CV, fotoğraf, vb.) yalnızca aşağıdaki amaçlar doğrultusunda kullanılacaktır: - Başvurunuzun değerlendirilmesi, - Potansiyel yazar veri tabanımızda saklanması, - [Modal Mobile Menu](https://psychologytimes.com.tr/modal-mobile-menu/) - Ruh Sağlığı Travma ve Bilinçaltı Zihin ve Davranış Aşk ve İlişkiler Dijital Psikoloji Medya ve Psikoloji Suç Psikolojisi Yazarlık Başvurusu FacebookInstagramLinkedin Hakkımızda İletişim Yazarlık Başvurusu - [İletişim](https://psychologytimes.com.tr/iletisim/) - İletişim PSYCHOLOGY TIMES – GLOBAL İLETİŞİM & MERKEZLERİ 🌍 GENEL MERKEZ | UNITED KINGDOM 📌 PSYCHOLOGY TIMES UK LTD 🏢 Private Company Limited by Shares (Ltd.) 📍 90 Western Road, Brighton, England BN1 2LB 📜 Company Number: 16280511 📧 E-posta: info@psychologytimes.co.uk Psychology Times, İngiltere merkezli uluslararası bir akademik yayın platformu olarak psikoloji alanında küresel çapta - [Modal Desktop](https://psychologytimes.com.tr/modal-desktop/) - Ruh Sağlığı edit Çocuklukta Atılan Tohumlar: Travmaların Duygusal Yeme Davranışına Etkisi ⁠Ruh Sağlığı 15 Ekim 2025 0 Yemek yemek, birçok insan için yalnızca fiziksel bir gereksinimi... edit Ruhsal Bakım Rehberimizi Nasıl Oluşturabiliriz? ⁠Ruh Sağlığı 15 Ekim 2025 0 Kişinin Kendine Bakması Kişinin kendine bakması denildiğinde aklınızda ne canlanıyor?İyi... edit Yorgun Tanrıça Sendromu: Güçlü Kadın Mitinin - [Hakkımızda](https://psychologytimes.com.tr/hakkimizda/) - Hakkımızda Psychology TimesTürkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur. Bilimsel doğruluk, akademik derinlik ve güncel gelişmeleri esas alarak, psikolojinin tüm alanlarında bilgiye dayalı içerik üreten bir yayın organı olarak faaliyet göstermektedir. 📍 İki ülkede güçlü bir akademik ağ: - Türkiye’de, psikoloji biliminin toplum üzerindeki etkisini artırmak ve psikolojik farkındalığı yaygınlaştırmak için uzman psikologlar, - [Modal Newsletter](https://psychologytimes.com.tr/modal-newsletter/) - Abone OlGizlilik politikasını okudum, onaylıyorum. - [Checkout - urban_observer](https://psychologytimes.com.tr/checkout-urban_observer/) - Checkout Geçerli bir abonelik planı seçmediniz. - [My Account - urban_observer](https://psychologytimes.com.tr/my-account-urban_observer/) - My Account Page AccountThis shortcode is intended to be used on My Account page. Please set this as My Account page in Opt-in Builder settings. - [Login/Register - urban_observer](https://psychologytimes.com.tr/login-register-urban_observer/) - Bu sayfayı görüntülemek için çıkış yapmalısınız. - [Checkout](https://psychologytimes.com.tr/tds-checkout/) - Ana SayfaSample Page Checkout Geçerli bir abonelik planı seçmediniz. - [My account](https://psychologytimes.com.tr/tds-my-account/) - Ana SayfaSample Page My account Page AccountThis shortcode is intended to be used on My Account page. Please set this as My Account page in Opt-in Builder settings. - [Login/Register](https://psychologytimes.com.tr/tds-login-register/) - Bu sayfayı görüntülemek için çıkış yapmalısınız. - [Sample Page](https://psychologytimes.com.tr/sample-page/) - This is an example page. It's different from a blog post because it will stay in one place and will show up in your site navigation (in most themes). Most people start with an About page that introduces them to potential site visitors. It might say something like this: Hi there! I'm a bike messenger ## Cloud Templates - [Footer - Urban Observer](https://psychologytimes.com.tr/tdb_templates/footer-urban-observer/) - Psychology Tımes Ruh Sağlığı Travma ve Bilinçaltı Zihin ve Davranış Aşk ve İlişkiler Dijital Psikoloji Medya ve Psikoloji Suç Psikolojisi Hakkımızda Gizlilik Politikası Abonelik Hakkımızda Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur. FacebookInstagramYoutube Son Yazılar edit Çocukluk Çağı Travmalarının Gelecek Nesillere Aktarımı: Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme Travma 15 Ekim 2025 - [Header Template - Urban Observer](https://psychologytimes.com.tr/tdb_templates/header-template-urban-observer/) - {"tdc_header_desktop":"[tdc_zone type=\"tdc_header_desktop\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiYmFja2dyb3VuZC1jb2xvciI6IiNmZmZmZmYiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" h_display=\"\" h_position=\"\"][vc_row full_width=\"stretch_row_1400 td-stretch-content\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiYm9yZGVyLWJvdHRvbS13aWR0aCI6IjEiLCJwYWRkaW5nLXRvcCI6IjEyIiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiIxMiIsImJvcmRlci1jb2xvciI6InZhcigtLWJhc2UtY29sb3ItMSkiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0Ijp7InBhZGRpbmctdG9wIjoiOCIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiOCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\"][vc_column width=\"1/2\"][tdb_header_date date_color=\"var(--base-color-1)\" f_date_font_family=\"global-font-3_global\" f_date_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" f_date_font_line_height=\"1.2\" f_date_font_transform=\"\" f_date_font_weight=\"500\"][/vc_column][vc_column width=\"1/2\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\" flex_horiz_align=\"flex-end\"][td_block_list_menu tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" menu_id=\"5\" inline=\"yes\" f_list_font_family=\"global-font-3_global\" f_list_font_transform=\"uppercase\" f_list_font_line_height=\"1.2\" f_list_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" f_list_font_weight=\"600\" list_padding=\"2px 0\" item_space=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" menu_color=\"var(--base-color-1)\" menu_hover_color=\"var(--accent-color-1)\"][tds_menu_login logout_tdicon=\"td-icon-log-out\" menu_gh_txt=\"Hesabınıza Giriş Yapın\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJtYXJnaW4tbGVmdCI6IjIwIiwiYm9yZGVyLXJpZ2h0LXdpZHRoIjoiMiIsImJvcmRlci1sZWZ0LXdpZHRoIjoiMiIsInBhZGRpbmctcmlnaHQiOiI2IiwicGFkZGluZy1sZWZ0IjoiNiIsImJvcmRlci1jb2xvciI6InZhcigtLWFjY2VudC1jb2xvci0xKSIsImRpc3BsYXkiOiIifSwibGFuZHNjYXBlIjp7ImRpc3BsYXkiOiIifSwibGFuZHNjYXBlX21heF93aWR0aCI6MTE0MCwibGFuZHNjYXBlX21pbl93aWR0aCI6MTAxOSwicG9ydHJhaXQiOnsibWFyZ2luLWxlZnQiOiIxNSIsInBhZGRpbmctcmlnaHQiOiI1IiwicGFkZGluZy1sZWZ0IjoiNSIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" f_uh_font_family=\"global-font-1_global\" f_links_font_family=\"global-font-3_global\" f_uf_font_family=\"global-font-3_global\" f_uh_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUifQ==\" f_links_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" f_uf_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" f_uh_font_weight=\"700\" f_links_font_weight=\"500\" f_uf_font_weight=\"500\" f_toggle_font_family=\"global-font-3_global\" f_toggle_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" f_toggle_font_weight=\"600\" ia_space=\"0\" menu_offset_top=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiOSJ9\" show_version=\"guest\" f_gh_font_family=\"global-font-1_global\" f_btn1_font_family=\"global-font-3_global\" f_btn2_font_family=\"global-font-3_global\" f_gh_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUifQ==\" f_btn1_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" f_btn2_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" f_gh_font_weight=\"700\" f_btn1_font_weight=\"500\" f_btn2_font_weight=\"500\" menu_gc_btn1_bg_color=\"var(--accent-color-1)\" menu_gc_btn1_bg_color_h=\"var(--accent-color-2)\" menu_gc_btn2_color=\"var(--accent-color-1)\" menu_gc_btn2_color_h=\"var(--accent-color-2)\" menu_gc_btn1_radius=\"0\" menu_ul_link_color=\"var(--base-color-1)\" menu_ul_link_color_h=\"var(--accent-color-1)\" menu_uf_txt_color=\"var(--base-color-1)\" menu_uf_txt_color_h=\"var(--accent-color-1)\" show_menu=\"yes\" toggle_txt=\"Hesabım\" show_avatar=\"none\" toggle_horiz_align=\"content-horiz-right\" menu_horiz_align=\"content-horiz-right\" menu_offset_horiz=\"0\" f_toggle_font_line_height=\"1.2\" f_toggle_font_transform=\"uppercase\" menu_arrow_color=\"var(--base-color-1)\" f_uh_font_line_height=\"1.2\" f_links_font_line_height=\"2\" f_uf_font_line_height=\"2\" f_gh_font_line_height=\"1.2\" f_btn1_font_line_height=\"1\" f_btn1_font_transform=\"uppercase\" menu_gc_btn1_padd=\"8px 14px\" toggle_txt_color=\"var(--accent-color-1)\" toggle_txt_color_h=\"var(--accent-color-2)\" menu_width=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjE4MCJ9\" menu_border=\"1px 1px 3px\" menu_shadow_shadow_size=\"0\" menu_uf_border_color=\"var(--base-color-1)\" menu_uh_border_color=\"var(--base-color-1)\" menu_border_color=\"var(--base-color-1)\" menu_gh_border_color=\"var(--base-color-1)\"][/vc_column][/vc_row][vc_row full_width=\"stretch_row_1400 td-stretch-content\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiZGlzcGxheSI6IiJ9LCJwb3J0cmFpdCI6eyJwYWRkaW5nLXJpZ2h0IjoiMTAiLCJwYWRkaW5nLWxlZnQiOiIxMCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" content_align_vertical=\"content-vert-center\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\" gap=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjAifQ==\"][vc_column tdc_css=\"eyJhbGwiOnsid2lkdGgiOiIyNSUiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTksInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" width=\"1/4\"][tdm_block_popup button_text=\"Abone Ol\" button_size=\"tdm-btn-sm\" modal_align=\"center-center\" modal_id=\"td-modal-newsletter\" page_id=\"36\" button_tdicon=\"td-icon-envelope-newsletter\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIzNiIsInBvcnRyYWl0IjoiMjYiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIzMCJ9\" button_padding=\"0\" modal_transition=\"slide\" modal_width=\"eyJhbGwiOiI1MDBweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNDAwcHgifQ==\" modal_border_radius=\"0\" all_head_border=\"0\" tds_button=\"tds_button5\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"global-font-1_global\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIyMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTYiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxOCJ9\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button5-text_color=\"var(--base-color-1)\" tds_button5-text_hover_color=\"var(--accent-color-1)\" modal_shadow_shadow_size=\"40\" modal_shadow_shadow_offset_vertical=\"4\" modal_shadow_shadow_color=\"rgba(0,0,0,0.16)\" trigg_btn_enable=\"yes\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiaW5saW5lLWJsb2NrIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiaW5saW5lLWJsb2NrIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTksInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiJpbmxpbmUtYmxvY2sifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOiIwIiwicG9ydHJhaXQiOiIwIn0=\" body_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjAiLCJhbGwiOiIwIn0=\" header_pos=\"\" head_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjIwcHggMjBweCAwIiwiYWxsIjoiMzBweCAzMHB4IDAgMzBweCJ9\" head_icon_color=\"var(--accent-color-1)\" head_icon_color_h=\"var(--accent-color-2)\" button_icon_position=\"icon-before\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.6\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"global-font-3_global\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"14\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"500\" tds_button1-background_color=\"var(--base-color-1)\" tds_button1-background_hover_color=\"var(--accent-color-1)\" tds_button1-text_color=\"#ffffff\" tds_button1-text_hover_color=\"#ffffff\" head_title=\"Bültene Abone Ol\" f_head_font_family=\"global-font-1_global\" f_head_font_transform=\"uppercase\" f_head_font_size=\"24\" f_head_font_line_height=\"1.2\" f_head_font_weight=\"700\" head_icon_align=\"-1\" tds_button5-icon_color=\"var(--base-color-1)\" tds_button5-icon_hover_color=\"var(--accent-color-1)\" el_class=\"td-header-newsletter\" show_modal_composer=\"yes\" all_modal_border=\"2px 2px 5px 2px\"][/vc_column][vc_column width=\"1/2\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsid2lkdGgiOiI1MCUiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" flex_layout=\"block\" flex_vert_align=\"flex-start\"][td_block_raw_css content=\"LnRkLWhlYWRlci1uZXdzbGV0dGVyJTIwYS50ZG0tYnRuJTIwJTdCJTBBJTIwJTIwZGlzcGxheSUzQSUyMGZsZXglM0IlMEElMjAlMjBmbGV4LWRpcmVjdGlvbiUzQSUyMGNvbHVtbiUzQiUwQSUyMCUyMGFsaWduLWl0ZW1zJTNBJTIwY2VudGVyJTNCJTBBJTdEJTBBLnRkLW5ld3NsZXR0ZXItaWNvbiUyMC50ZG0tdGl0bGUlMjAlN0IlMEElMjAlMjBtYXJnaW4lM0ElMjAwJTNCJTBBJTdEJTBBLnRkLWhlcm8tdGl0bGUlMjAuZW50cnktdGl0bGUlMjAlN0IlMEElMjAlMjBkaXNwbGF5JTNBJTIwaW5saW5lJTNCJTBBJTIwJTIwcGFkZGluZyUzQSUyMDJweCUyMDEycHglM0IlMEElMjAlMjBib3JkZXIlM0ElMjAxcHglMjBzb2xpZCUyMCUyMzAwMCUzQiUwQSUyMCUyMGJveC1zaGFkb3clM0ElMjAwJTIwM3B4JTIwMCUyMCUyMzAwMCUzQiUwQSUyMCUyMGJhY2tncm91bmQlM0ElMjAlMjNmZmYlM0IlMEElMjAlMjAtd2Via2l0LWJveC1kZWNvcmF0aW9uLWJyZWFrJTNBJTIwY2xvbmUlM0IlMEElN0QlMEEudGQtaGVyby10aXRsZSUyMC50ZC1lZGl0b3ItZGF0ZSUyMCU3QiUwQSUyMCUyMG1hcmdpbi10b3AlM0ElMjAyNXB4JTNCJTBBJTdEJTBBJTQwbWVkaWElMjAobWluLXdpZHRoJTNBJTIwNzY4cHgpJTIwYW5kJTIwKG1heC13aWR0aCUzQSUyMDEwMThweCklMjAlN0IlMEElMjAlMjAudGQtaGVyby10aXRsZSUyMC50ZC1lZGl0b3ItZGF0ZSUyMCU3QiUwQSUyMCUyMCUyMCUyMG1hcmdpbi10b3AlM0ElMjAxNnB4JTNCJTBBJTIwJTIwJTdEJTBBJTdEJTBBLnRkLWNhbmNlbC1ib3JkZXIlMjAudGRfbW9kdWxlX2ZsZXhfMSUzQWxhc3QtY2hpbGQlMjAudGQtbW9kdWxlLWNvbnRhaW5lciUyMCU3QiUwQSUyMCUyMGJvcmRlci13aWR0aCUzQSUyMDAlMjAhaW1wb3J0YW50JTNCJTBBJTdEJTBBLnRkLWNhbmNlbC1ib3JkZXItMyUyMC50ZF9tb2R1bGVfZmxleF8xJTNBbnRoLWxhc3QtY2hpbGQoMSklMjAudGQtbW9kdWxlLWNvbnRhaW5lciUyQyUwQS50ZC1jYW5jZWwtYm9yZGVyLTMlMjAudGRfbW9kdWxlX2ZsZXhfMSUzQW50aC1sYXN0LWNoaWxkKDIpJTIwLnRkLW1vZHVsZS1jb250YWluZXIlMkMlMEEudGQtY2FuY2VsLWJvcmRlci0zJTIwLnRkX21vZHVsZV9mbGV4XzElM0FudGgtbGFzdC1jaGlsZCgzKSUyMC50ZC1tb2R1bGUtY29udGFpbmVyJTIwJTdCJTBBJTIwJTIwYm9yZGVyLXdpZHRoJTNBJTIwMCUyMCFpbXBvcnRhbnQlM0IlMEElN0QlMEEudGQtcm93LWJsb2NrLXRpdGxlJTIwJTdCJTBBJTIwJTIwYmFja2dyb3VuZCUzQSUyMHJlcGVhdGluZy1saW5lYXItZ3JhZGllbnQoMTgwZGVnJTJDJTIwJTIzMDAwJTJDJTIwJTIzMDAwJTIwMXB4JTJDJTIwJTIzZmZmJTIwMCUyQyUyMCUyM2ZmZiUyMDEycHgpJTNCJTBBJTdEJTBBLnRkLXJvdy1ibG9jay10aXRsZSUyMC50ZG0tdGl0bGUlMjAlN0IlMEElMjAlMjB3aWR0aCUzQSUyMGF1dG8lM0IlMEElMjAlMjBiYWNrZ3JvdW5kLWNvbG9yJTNBJTIwJTIzZmZmJTNCJTBBJTIwJTIwbWFyZ2luJTNBJTIwMCUzQiUwQSUyMCUyMHBhZGRpbmclM0ElMjAzcHglMjAzNXB4JTIwMCUyMDI1cHglM0IlMEElMjAlMjBib3JkZXItd2lkdGglM0ElMjAxcHglMjAxcHglMjA0cHglM0IlMEElMjAlMjBib3JkZXItY29sb3IlM0ElMjAlMjMwMDAlM0IlMEElMjAlMjBib3JkZXItc3R5bGUlM0ElMjBzb2xpZCUzQiUwQSUyMCUyMHBvc2l0aW9uJTNBJTIwcmVsYXRpdmUlM0IlMEElMjAlMjBib3R0b20lM0ElMjA5cHglM0IlMEElN0QlMEE=\"][tdb_header_logo align_vert=\"content-vert-top\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiIyMCIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiMjAiLCJ6LWluZGV4IjoiMCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXQiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiIxMCIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiMTAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3NjgsImxhbmRzY2FwZSI6eyJwYWRkaW5nLXRvcCI6IjE1IiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiIxNSIsImRpc3BsYXkiOiIifSwibGFuZHNjYXBlX21heF93aWR0aCI6MTE0MCwibGFuZHNjYXBlX21pbl93aWR0aCI6MTAxOX0=\" show_image=\"\" f_text_font_family=\"984\" f_text_font_size=\"eyJhbGwiOiI3MCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjYwIiwicG9ydHJhaXQiOiI1MCJ9\" f_text_font_line_height=\"1.1\" icon_align=\"eyJhbGwiOiIwIiwicG9ydHJhaXQiOiIzIn0=\" f_text_font_transform=\"uppercase\" media_size_image_height=\"63\" media_size_image_width=\"300\" show_title=\"none\" show_tagline=\"none\" ttl_tag_space=\"0\" show_icon=\"none\" f_text_font_weight=\"900\" align_horiz=\"content-horiz-center\" f_text_font_style=\"\" f_text_font_spacing=\"eyJwb3J0cmFpdCI6Ii0yIiwiYWxsIjoiLTEifQ==\" tagline_pos=\"\" tagline_align_vert=\"content-vert-top\" f_tagline_font_line_height=\"1.2\" f_tagline_font_family=\"global-font-1_global\" f_tagline_font_weight=\"400\" f_tagline_font_style=\"\" f_tagline_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxNCJ9\" f_tagline_font_spacing=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjAifQ==\" tagline=\"VCVDMyVCQ3JraXllJ25pbiUyMGVuJTIwaXlpJTIw\" tagline_align_horiz=\"content-horiz-center\" f_tagline_font_transform=\"none\" tagline_color_h=\"var(--accent-color-1)\" tagline_color=\"var(--accent-color-1)\" text_color=\"var(--base-color-1)\" text_color_h=\"var(--base-color-1)\" text=\"Psychology Times\" image=\"190\"][/vc_column][vc_column width=\"1/4\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsid2lkdGgiOiIyNSUiLCJjb250ZW50LWgtYWxpZ24iOiJjb250ZW50LWhvcml6LXJpZ2h0IiwiZGlzcGxheSI6IiJ9LCJwb3J0cmFpdCI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3Njh9\" flex_layout=\"block\" flex_horiz_align=\"flex-start\"][tdm_block_button button_text=\"İNGİLTERE PLATFORMU\" button_size=\"tdm-btn-sm\" button_display=\"tdm-block-button-inline\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiZGlzcGxheSI6IiJ9LCJwb3J0cmFpdCI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3NjgsImxhbmRzY2FwZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTl9\" tds_button1-background_color=\"rgba(0,0,0,0)\" tds_button1-background_hover_color=\"rgba(0,0,0,0)\" tds_button1-border_radius=\"0\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"global-font-3_global\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"600\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxMiJ9\" button_padding=\"eyJhbGwiOiI0cHggMTZweCA2cHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjNweCAxMHB4IDVweCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjRweCAxMnB4In0=\" tds_button1-f_btn_text_font_spacing=\"eyJhbGwiOiIwLjUiLCJwb3J0cmFpdCI6IjAifQ==\" button_url=\"https://psychologytimes.co.uk\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button1-text_color=\"var(--accent-color-1)\" tds_button1-text_hover_color=\"var(--accent-color-2)\" tds_button=\"tds_button2\" tds_button2-f_btn_text_font_family=\"global-font-1_global\" tds_button2-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button2-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIyMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTYiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxOCJ9\" tds_button2-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button2-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button2-background_color=\"rgba(255,255,255,0)\" tds_button2-background_hover_color=\"rgba(255,255,255,0)\" tds_button2-text_color=\"var(--base-color-1)\" tds_button2-text_hover_color=\"var(--accent-color-1)\" tds_button2-icon_color=\"var(--base-color-1)\" tds_button2-icon_hover_color=\"var(--accent-color-1)\" tds_button2-border_size=\"2\" tds_button2-border_color=\"var(--base-color-1)\" tds_button2-border_hover_color=\"var(--accent-color-1)\"][/vc_column][/vc_row][vc_row full_width=\"stretch_row_1400 td-stretch-content\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiYm9yZGVyLXRvcC13aWR0aCI6IjEiLCJib3JkZXItYm90dG9tLXdpZHRoIjoiMyIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiMiIsImJvcmRlci1jb2xvciI6IiMwMDAwMDAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" content_align_vertical=\"content-vert-top\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\"][vc_column tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiY29udGVudC1oLWFsaWduIjoiY29udGVudC1ob3Jpei1jZW50ZXIiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTksInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" flex_layout=\"row\" flex_horiz_align=\"center\" flex_vert_align=\"center\"][tdm_block_popup button_text=\"Tümü\" button_size=\"tdm-btn-sm\" modal_align=\"top-center\" modal_id=\"td-modal-desktop\" page_id=\"38\" button_tdicon=\"td-icon-menu-medium\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxNyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTYifQ==\" button_padding=\"4px 10px\" modal_transition=\"slide\" modal_width=\"eyJhbGwiOiIxMDAlIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMDAlIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMTAwJSJ9\" modal_border_radius=\"0\" all_head_border=\"0\" tds_button=\"tds_button1\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"global-font-3_global\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNSIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"600\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button5-text_color=\"#ec3535\" tds_button5-text_hover_color=\"#c11f1f\" modal_shadow_shadow_size=\"40\" modal_shadow_shadow_offset_vertical=\"4\" modal_shadow_shadow_color=\"rgba(0,0,0,0.16)\" trigg_btn_enable=\"yes\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXJpZ2h0IjoiMjAiLCJtYXJnaW4tYm90dG9tIjoiMCIsImRpc3BsYXkiOiJpbmxpbmUtYmxvY2sifSwibGFuZHNjYXBlIjp7ImRpc3BsYXkiOiJpbmxpbmUtYmxvY2sifSwibGFuZHNjYXBlX21heF93aWR0aCI6MTE0MCwibGFuZHNjYXBlX21pbl93aWR0aCI6MTAxOSwicG9ydHJhaXQiOnsibWFyZ2luLXJpZ2h0IjoiMTUiLCJkaXNwbGF5IjoiaW5saW5lLWJsb2NrIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3Njh9\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOiI2IiwicG9ydHJhaXQiOiI2In0=\" body_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjAiLCJhbGwiOiIwIn0=\" header_pos=\"over-content\" head_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjE1cHgiLCJhbGwiOiIzMHB4IDQwcHggMCAwIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMjJweCAxNXB4IDAgMCJ9\" head_icon_color=\"var(--accent-color-1)\" head_icon_color_h=\"var(--accent-color-2)\" button_icon_position=\"icon-before\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"global-font-3_global\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"500\" tds_button1-background_color=\"var(--base-color-1)\" tds_button1-background_hover_color=\"var(--accent-color-1)\" tds_button1-text_color=\"#ffffff\" tds_button1-text_hover_color=\"#ffffff\" icon_align=\"-1\" all_modal_border=\"2px 2px 5px 2px\"][tdb_header_menu mm_align_horiz=\"content-horiz-left\" modules_on_row_regular=\"20%\" modules_on_row_cats=\"20%\" image_size=\"\" modules_category=\"above\" show_excerpt=\"none\" show_com=\"none\" show_date=\"eyJwb3J0cmFpdCI6Im5vbmUifQ==\" show_author=\"none\" mm_sub_align_horiz=\"content-horiz-right\" mm_elem_align_horiz=\"content-horiz-center\" menu_id=\"4\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiei1pbmRleCI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTksInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" tds_menu_active1-line_color=\"\" f_elem_font_family=\"global-font-1_global\" f_elem_font_transform=\"uppercase\" f_elem_font_size=\"eyJhbGwiOiIxOCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNyJ9\" f_elem_font_weight=\"800\" f_elem_font_line_height=\"eyJhbGwiOiI0OHB4IiwicG9ydHJhaXQiOiI0MHB4In0=\" more_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTEiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxMiJ9\" elem_space=\"eyJhbGwiOiIxMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjYifQ==\" elem_padd=\"eyJhbGwiOiIwIDEwcHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIwIDhweCIsInBvcnRyYWl0IjoiMCA2cHgifQ==\" mm_width=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjEwMCUiLCJhbGwiOiIxMzkyIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMTAwJSJ9\" mm_align_screen=\"yes\" main_sub_icon_size=\"eyJhbGwiOiIwIiwicG9ydHJhaXQiOiI4IiwibGFuZHNjYXBlIjoiOSJ9\" main_sub_icon_align=\"0\" main_sub_icon_space=\"eyJhbGwiOiIwIiwicG9ydHJhaXQiOiI2In0=\" more_tdicon=\"td-icon-dots-circle-medium\" tds_menu_sub_active1-sub_text_color_h=\"var(--accent-color-1)\" f_sub_elem_font_family=\"global-font-1_global\" f_sub_elem_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTQiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNiJ9\" f_sub_elem_font_line_height=\"2\" f_sub_elem_font_weight=\"600\" sub_elem_padd=\"5px 25px\" mm_sub_width=\"100%\" mm_sub_border=\"0\" mm_elem_border=\"0\" mm_elem_border_a=\"0\" mm_elem_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjAiLCJhbGwiOiIwIn0=\" mm_border_size=\"eyJhbGwiOiIycHggMnB4IDVweCIsInBvcnRyYWl0IjoiMXB4IDFweCAzcHgifQ==\" sub_shadow_shadow_offset_horizontal=\"0\" mm_shadow_shadow_size=\"0\" mm_shadow_shadow_offset_vertical=\"0\" mm_elem_color=\"var(--base-color-1)\" mm_elem_color_a=\"var(--accent-color-1)\" mm_elem_order=\"id\" mm_elem_space=\"eyJhbGwiOiIxMCIsInBvcnRyYWl0IjoiNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjgifQ==\" mm_elem_bg=\"rgba(255,255,255,0)\" mm_elem_bg_a=\"rgba(255,255,255,0)\" mm_sub_padd=\"eyJhbGwiOiIyMHB4IiwicG9ydHJhaXQiOiIxNXB4In0=\" f_mm_sub_font_family=\"global-font-1_global\" f_mm_sub_font_weight=\"600\" f_mm_sub_font_size=\"eyJhbGwiOiIxOCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNyJ9\" show_cat=\"none\" f_title_font_family=\"global-font-1_global\" f_title_font_size=\"eyJhbGwiOiIyMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNyJ9\" f_title_font_line_height=\"1.2\" f_title_font_weight=\"700\" f_title_font_transform=\"\" title_txt=\"var(--base-color-1)\" title_txt_hover=\"var(--accent-color-1)\" image_height=\"70\" all_modules_space=\"eyJhbGwiOiIwIiwicG9ydHJhaXQiOiIyMCJ9\" pag_text=\"var(--base-color-1)\" pag_h_text=\"var(--accent-color-1)\" pag_bg=\"rgba(255,255,255,0)\" pag_h_bg=\"rgba(255,255,255,0)\" meta_padding=\"eyJhbGwiOiIxNXB4IDAgMCAwIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMTJweCAwIDAgMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTBweCAwIDAgMCJ9\" art_excerpt=\"0\" modules_gap=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" mm_padd=\"eyJhbGwiOiIyMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUifQ==\" pag_space=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjEwIn0=\" text_color=\"var(--base-color-1)\" tds_menu_active1-line_height=\"0\" tds_menu_active1-line_alignment=\"50\" tds_menu_active1-text_color_h=\"var(--accent-color-1)\" mm_subcats_bg=\"#ffffff\" mm_subcats_posts_limit=\"5\" mm_child_cats=\"10\" mm_ajax_preloading=\"preload\" mm_hide_all_item=\"yes\" pag_icons_size=\"22\" show_mega=\"yes\" align_horiz=\"content-horiz-center\" mm_sub_inline=\"yes\" art_title=\"eyJhbGwiOiIwIDAgOHB4IDAiLCJwb3J0cmFpdCI6IjAifQ==\" f_meta_font_family=\"global-font-3_global\" f_meta_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEzIn0=\" pag_border_width=\"0\" prev_tdicon=\"tdc-font-tdmp tdc-font-tdmp-arrow-left\" next_tdicon=\"tdc-font-tdmp tdc-font-tdmp-arrow-right\" meta_info_horiz=\"content-horiz-center\" excl_margin=\"-4px 5px 0 0\" excl_padd=\"3px 5px\" excl_radius=\"2\" excl_color=\"#ffffff\" excl_color_h=\"#ffffff\" excl_bg=\"#ec3535\" excl_bg_h=\"#ec3535\" f_excl_font_family=\"global-font-1_global\" f_excl_font_transform=\"uppercase\" f_excl_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjExIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" f_excl_font_weight=\"500\" f_excl_font_line_height=\"1\" f_excl_font_spacing=\"eyJhbGwiOiItMC41IiwicG9ydHJhaXQiOiIwIn0=\" date_txt=\"var(--base-color-1)\" sub_border_size=\"eyJhbGwiOiIycHggMnB4IDVweCIsInBvcnRyYWl0IjoiMXB4IDFweCAzcHgifQ==\" sub_border_color=\"var(--base-color-1)\" sub_text_color=\"var(--base-color-1)\" mm_border_color=\"var(--base-color-1)\" f_mm_sub_font_line_height=\"1.2\" f_mm_sub_font_transform=\"uppercase\" all_underline_color=\"\" f_meta_font_line_height=\"1.2\" sub_shadow_shadow_size=\"0\" sub_shadow_shadow_offset_vertical=\"0\"][tdb_header_search form_align=\"content-horiz-right\" results_msg_align=\"content-horiz-center\" image_floated=\"float_left\" image_width=\"30\" image_size=\"td_324x400\" show_cat=\"\" show_btn=\"none\" show_date=\"none\" show_review=\"none\" show_com=\"none\" show_excerpt=\"none\" show_author=\"none\" meta_padding=\"eyJhbGwiOiIwIDAgMCAyMHB4IiwicG9ydHJhaXQiOiIwIDAgMCAxNXB4In0=\" art_title=\"eyJhbGwiOiIwIDAgMTJweCAwIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMCAwIDEwcHggMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMCAwIDhweCJ9\" all_modules_space=\"eyJhbGwiOiIyMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNSJ9\" icon_padding=\"2\" icon_size=\"eyJhbGwiOiIyNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMjAifQ==\" all_underline_color=\"\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXRvcCI6Ii0yIiwiZGlzcGxheSI6ImlubGluZS1ibG9jayJ9LCJsYW5kc2NhcGUiOnsiZGlzcGxheSI6ImlubGluZS1ibG9jayJ9LCJsYW5kc2NhcGVfbWF4X3dpZHRoIjoxMTQwLCJsYW5kc2NhcGVfbWluX3dpZHRoIjoxMDE5LCJwb3J0cmFpdCI6eyJkaXNwbGF5IjoiaW5saW5lLWJsb2NrIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3Njh9\" toggle_horiz_align=\"content-horiz-right\" results_msg_padding=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjdweCJ9\" results_limit=\"3\" modules_gap=\"20\" form_width=\"eyJhbGwiOiI0NTAiLCJwb3J0cmFpdCI6IjM2MCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjQwMCJ9\" form_offset_left=\"0\" results_padding=\"eyJhbGwiOiIyNXB4IDIwcHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjIwcHggMjBweCJ9\" btn_bg=\"var(--accent-color-1)\" btn_bg_h=\"var(--accent-color-2)\" btn_color_h=\"#ffffff\" f_results_msg_font_style=\"normal\" f_results_msg_font_family=\"global-font-3_global\" f_results_msg_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" f_results_msg_font_transform=\"uppercase\" results_msg_color=\"var(--accent-color-1)\" results_msg_color_h=\"var(--accent-color-2)\" f_title_font_family=\"global-font-1_global\" f_title_font_size=\"eyJhbGwiOiIyMiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE4IiwicG9ydHJhaXQiOiIxOCJ9\" f_title_font_line_height=\"1.2\" form_shadow_shadow_size=\"0\" f_input_font_family=\"global-font-3_global\" f_input_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" f_placeholder_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" f_placeholder_font_family=\"global-font-3_global\" arrow_color=\"#ffffff\" title_txt=\"var(--base-color-1)\" title_txt_hover=\"var(--accent-color-1)\" tdicon=\"td-icon-magnifier-medium-short\" toggle_txt_pos=\"\" toggle_txt_color=\"var(--base-color-1)\" show_form=\"yes\" form_align_screen=\"\" placeholder_travel=\"13\" f_title_font_weight=\"800\" meta_info_align=\"center\" form_border=\"2px\" f_results_msg_font_weight=\"600\" icon_color=\"var(--base-color-1)\" icon_color_h=\"var(--accent-color-1)\" toggle_txt_color_h=\"var(--accent-color-1)\" modules_on_row=\"\" mc1_tl=\"15\" btn_icon_size=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjEwIn0=\" modules_category_padding=\"0 5px\" modules_category_margin=\"0 5px 0 0\" cat_bg=\"rgba(255,255,255,0)\" cat_bg_hover=\"rgba(255,255,255,0)\" cat_txt=\"var(--accent-color-1)\" cat_txt_hover=\"var(--accent-color-2)\" f_cat_font_family=\"global-font-1_global\" f_cat_font_transform=\"uppercase\" f_meta_font_family=\"global-font-1_global\" f_cat_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNiIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" f_meta_font_size=\"12\" f_cat_font_line_height=\"1\" f_meta_font_line_height=\"1\" modules_category=\"\" modules_cat_border=\"0 2px\" f_cat_font_weight=\"700\" cat_border=\"var(--accent-color-1)\" cat_border_hover=\"var(--accent-color-2)\" f_title_font_transform=\"\" results_border=\"0 2px\" results_msg_border=\"0 2px 5px 2px\" results_border_color=\"var(--base-color-1)\" f_btn_font_family=\"global-font-3_global\" f_btn_font_transform=\"uppercase\" form_border_color=\"var(--base-color-1)\" input_padding=\"eyJhbGwiOiI4cHggMTVweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNnB4IDEycHgifQ==\" btn_padding=\"eyJhbGwiOiI4cHggMTVweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNnB4IDEycHgifQ==\" input_border_color=\"var(--base-color-1)\" f_btn_font_size=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjEyIn0=\"][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_desktop_sticky":"[tdc_zone type=\"tdc_header_desktop_sticky\" s_transition_type=\"\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiZGlzcGxheSI6IiJ9fQ==\" hs_transition_type=\"\" hs_transition_effect=\"slide\" hs_sticky_type=\"\" zone_shadow_shadow_size=\"20\" zone_shadow_shadow_offset_vertical=\"0\" zone_shadow_shadow_color=\"rgba(0,0,0,0.12)\" row_bg_gradient=\"#ffffff\"][vc_row full_width=\"stretch_row_1400 td-stretch-content\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiYm9yZGVyLXRvcC13aWR0aCI6IjEiLCJib3JkZXItYm90dG9tLXdpZHRoIjoiMyIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiMiIsImJvcmRlci1jb2xvciI6IiMwMDAwMDAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" content_align_vertical=\"content-vert-top\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\"][vc_column tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiY29udGVudC1oLWFsaWduIjoiY29udGVudC1ob3Jpei1jZW50ZXIiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTksInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" flex_layout=\"row\" flex_horiz_align=\"center\" flex_vert_align=\"center\"][tdm_block_popup button_text=\"Tümü\" button_size=\"tdm-btn-sm\" modal_align=\"top-center\" modal_id=\"td-modal-desktop\" page_id=\"38\" button_tdicon=\"td-icon-menu-medium\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxNyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTYifQ==\" button_padding=\"4px 10px\" modal_transition=\"slide\" modal_width=\"eyJhbGwiOiIxMDAlIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMDAlIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMTAwJSJ9\" modal_border_radius=\"0\" all_head_border=\"0\" tds_button=\"tds_button1\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"global-font-3_global\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNSIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"600\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button5-text_color=\"#ec3535\" tds_button5-text_hover_color=\"#c11f1f\" modal_shadow_shadow_size=\"40\" modal_shadow_shadow_offset_vertical=\"4\" modal_shadow_shadow_color=\"rgba(0,0,0,0.16)\" trigg_btn_enable=\"yes\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXJpZ2h0IjoiMjAiLCJtYXJnaW4tYm90dG9tIjoiMCIsImRpc3BsYXkiOiJpbmxpbmUtYmxvY2sifSwibGFuZHNjYXBlIjp7ImRpc3BsYXkiOiJpbmxpbmUtYmxvY2sifSwibGFuZHNjYXBlX21heF93aWR0aCI6MTE0MCwibGFuZHNjYXBlX21pbl93aWR0aCI6MTAxOSwicG9ydHJhaXQiOnsibWFyZ2luLXJpZ2h0IjoiMTUiLCJkaXNwbGF5IjoiaW5saW5lLWJsb2NrIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3Njh9\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOiI2IiwicG9ydHJhaXQiOiI2In0=\" body_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjAiLCJhbGwiOiIwIn0=\" header_pos=\"over-content\" head_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjE1cHgiLCJhbGwiOiIzMHB4IDQwcHggMCAwIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMjJweCAxNXB4IDAgMCJ9\" head_icon_color=\"var(--accent-color-1)\" head_icon_color_h=\"var(--accent-color-2)\" button_icon_position=\"icon-before\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"global-font-3_global\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"500\" tds_button1-background_color=\"var(--base-color-1)\" tds_button1-background_hover_color=\"var(--accent-color-1)\" tds_button1-text_color=\"#ffffff\" tds_button1-text_hover_color=\"#ffffff\" icon_align=\"-1\" show_modal_composer=\"yes\" all_modal_border=\"2px 2px 5px 2px\"][tdb_header_menu mm_align_horiz=\"content-horiz-left\" modules_on_row_regular=\"20%\" modules_on_row_cats=\"20%\" image_size=\"\" modules_category=\"above\" show_excerpt=\"none\" show_com=\"none\" show_date=\"eyJwb3J0cmFpdCI6Im5vbmUifQ==\" show_author=\"none\" mm_sub_align_horiz=\"content-horiz-right\" mm_elem_align_horiz=\"content-horiz-center\" menu_id=\"4\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiei1pbmRleCI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTksInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" tds_menu_active1-line_color=\"\" f_elem_font_family=\"global-font-1_global\" f_elem_font_transform=\"uppercase\" f_elem_font_size=\"eyJhbGwiOiIxOCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNyJ9\" f_elem_font_weight=\"800\" f_elem_font_line_height=\"eyJhbGwiOiI0OHB4IiwicG9ydHJhaXQiOiI0MHB4In0=\" more_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTEiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxMiJ9\" elem_space=\"eyJhbGwiOiIxMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjYifQ==\" elem_padd=\"eyJhbGwiOiIwIDEwcHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIwIDhweCIsInBvcnRyYWl0IjoiMCA2cHgifQ==\" mm_width=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjEwMCUiLCJhbGwiOiIxMzkyIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMTAwJSJ9\" mm_align_screen=\"yes\" main_sub_icon_size=\"eyJhbGwiOiIwIiwicG9ydHJhaXQiOiI4IiwibGFuZHNjYXBlIjoiOSJ9\" main_sub_icon_align=\"0\" main_sub_icon_space=\"eyJhbGwiOiIwIiwicG9ydHJhaXQiOiI2In0=\" more_tdicon=\"td-icon-dots-circle-medium\" tds_menu_sub_active1-sub_text_color_h=\"var(--accent-color-1)\" f_sub_elem_font_family=\"global-font-1_global\" f_sub_elem_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTQiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNiJ9\" f_sub_elem_font_line_height=\"2\" f_sub_elem_font_weight=\"600\" sub_elem_padd=\"5px 25px\" mm_sub_width=\"100%\" mm_sub_border=\"0\" mm_elem_border=\"0\" mm_elem_border_a=\"0\" mm_elem_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjAiLCJhbGwiOiIwIn0=\" mm_border_size=\"eyJhbGwiOiIycHggMnB4IDVweCIsInBvcnRyYWl0IjoiMXB4IDFweCAzcHgifQ==\" sub_shadow_shadow_offset_horizontal=\"0\" mm_shadow_shadow_size=\"0\" mm_shadow_shadow_offset_vertical=\"0\" mm_elem_color=\"var(--base-color-1)\" mm_elem_color_a=\"var(--accent-color-1)\" mm_elem_order=\"id\" mm_elem_space=\"eyJhbGwiOiIxMCIsInBvcnRyYWl0IjoiNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjgifQ==\" mm_elem_bg=\"rgba(255,255,255,0)\" mm_elem_bg_a=\"rgba(255,255,255,0)\" mm_sub_padd=\"eyJhbGwiOiIyMHB4IiwicG9ydHJhaXQiOiIxNXB4In0=\" f_mm_sub_font_family=\"global-font-1_global\" f_mm_sub_font_weight=\"600\" f_mm_sub_font_size=\"eyJhbGwiOiIxOCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNyJ9\" show_cat=\"none\" f_title_font_family=\"global-font-1_global\" f_title_font_size=\"eyJhbGwiOiIyMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNyJ9\" f_title_font_line_height=\"1.2\" f_title_font_weight=\"700\" f_title_font_transform=\"\" title_txt=\"var(--base-color-1)\" title_txt_hover=\"var(--accent-color-1)\" image_height=\"70\" all_modules_space=\"eyJhbGwiOiIwIiwicG9ydHJhaXQiOiIyMCJ9\" pag_text=\"var(--base-color-1)\" pag_h_text=\"var(--accent-color-1)\" pag_bg=\"rgba(255,255,255,0)\" pag_h_bg=\"rgba(255,255,255,0)\" meta_padding=\"eyJhbGwiOiIxNXB4IDAgMCAwIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMTJweCAwIDAgMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTBweCAwIDAgMCJ9\" art_excerpt=\"0\" modules_gap=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" mm_padd=\"eyJhbGwiOiIyMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUifQ==\" pag_space=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjEwIn0=\" text_color=\"var(--base-color-1)\" tds_menu_active1-line_height=\"0\" tds_menu_active1-line_alignment=\"50\" tds_menu_active1-text_color_h=\"var(--accent-color-1)\" mm_subcats_bg=\"#ffffff\" mm_subcats_posts_limit=\"5\" mm_child_cats=\"10\" mm_ajax_preloading=\"preload\" mm_hide_all_item=\"yes\" pag_icons_size=\"22\" show_mega=\"yes\" align_horiz=\"content-horiz-center\" mm_sub_inline=\"yes\" art_title=\"eyJhbGwiOiIwIDAgOHB4IDAiLCJwb3J0cmFpdCI6IjAifQ==\" f_meta_font_family=\"global-font-3_global\" f_meta_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEzIn0=\" pag_border_width=\"0\" prev_tdicon=\"tdc-font-tdmp tdc-font-tdmp-arrow-left\" next_tdicon=\"tdc-font-tdmp tdc-font-tdmp-arrow-right\" meta_info_horiz=\"content-horiz-center\" excl_margin=\"-4px 5px 0 0\" excl_padd=\"3px 5px\" excl_radius=\"2\" excl_color=\"#ffffff\" excl_color_h=\"#ffffff\" excl_bg=\"#ec3535\" excl_bg_h=\"#ec3535\" f_excl_font_family=\"global-font-1_global\" f_excl_font_transform=\"uppercase\" f_excl_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjExIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" f_excl_font_weight=\"500\" f_excl_font_line_height=\"1\" f_excl_font_spacing=\"eyJhbGwiOiItMC41IiwicG9ydHJhaXQiOiIwIn0=\" date_txt=\"var(--base-color-1)\" sub_border_size=\"eyJhbGwiOiIycHggMnB4IDVweCIsInBvcnRyYWl0IjoiMXB4IDFweCAzcHgifQ==\" sub_border_color=\"var(--base-color-1)\" sub_text_color=\"var(--base-color-1)\" mm_border_color=\"var(--base-color-1)\" f_mm_sub_font_line_height=\"1.2\" f_mm_sub_font_transform=\"uppercase\" all_underline_color=\"\" f_meta_font_line_height=\"1.2\" sub_shadow_shadow_size=\"0\" sub_shadow_shadow_offset_vertical=\"0\"][tdb_header_search form_align=\"content-horiz-right\" results_msg_align=\"content-horiz-center\" image_floated=\"float_left\" image_width=\"30\" image_size=\"td_324x400\" show_cat=\"\" show_btn=\"none\" show_date=\"none\" show_review=\"none\" show_com=\"none\" show_excerpt=\"none\" show_author=\"none\" meta_padding=\"eyJhbGwiOiIwIDAgMCAyMHB4IiwicG9ydHJhaXQiOiIwIDAgMCAxNXB4In0=\" art_title=\"eyJhbGwiOiIwIDAgMTJweCAwIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMCAwIDEwcHggMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMCAwIDhweCJ9\" all_modules_space=\"eyJhbGwiOiIyMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTUiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNSJ9\" icon_padding=\"2\" icon_size=\"eyJhbGwiOiIyNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMjAifQ==\" all_underline_color=\"\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXRvcCI6Ii0yIiwiZGlzcGxheSI6ImlubGluZS1ibG9jayJ9LCJsYW5kc2NhcGUiOnsiZGlzcGxheSI6ImlubGluZS1ibG9jayJ9LCJsYW5kc2NhcGVfbWF4X3dpZHRoIjoxMTQwLCJsYW5kc2NhcGVfbWluX3dpZHRoIjoxMDE5LCJwb3J0cmFpdCI6eyJkaXNwbGF5IjoiaW5saW5lLWJsb2NrIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3Njh9\" toggle_horiz_align=\"content-horiz-right\" results_msg_padding=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjdweCJ9\" results_limit=\"3\" modules_gap=\"20\" form_width=\"eyJhbGwiOiI0NTAiLCJwb3J0cmFpdCI6IjM2MCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjQwMCJ9\" form_offset_left=\"0\" results_padding=\"eyJhbGwiOiIyNXB4IDIwcHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjIwcHggMjBweCJ9\" btn_bg=\"var(--accent-color-1)\" btn_bg_h=\"var(--accent-color-2)\" btn_color_h=\"#ffffff\" f_results_msg_font_style=\"normal\" f_results_msg_font_family=\"global-font-3_global\" f_results_msg_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" f_results_msg_font_transform=\"uppercase\" results_msg_color=\"var(--accent-color-1)\" results_msg_color_h=\"var(--accent-color-2)\" f_title_font_family=\"global-font-1_global\" f_title_font_size=\"eyJhbGwiOiIyMiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE4IiwicG9ydHJhaXQiOiIxOCJ9\" f_title_font_line_height=\"1.2\" form_shadow_shadow_size=\"0\" f_input_font_family=\"global-font-3_global\" f_input_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" f_placeholder_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" f_placeholder_font_family=\"global-font-3_global\" arrow_color=\"#ffffff\" title_txt=\"var(--base-color-1)\" title_txt_hover=\"var(--accent-color-1)\" tdicon=\"td-icon-magnifier-medium-short\" toggle_txt_pos=\"\" toggle_txt_color=\"var(--base-color-1)\" show_form=\"yes\" form_align_screen=\"\" placeholder_travel=\"13\" f_title_font_weight=\"800\" meta_info_align=\"center\" form_border=\"2px\" f_results_msg_font_weight=\"600\" icon_color=\"var(--base-color-1)\" icon_color_h=\"var(--accent-color-1)\" toggle_txt_color_h=\"var(--accent-color-1)\" modules_on_row=\"\" mc1_tl=\"15\" btn_icon_size=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjEwIn0=\" modules_category_padding=\"0 5px\" modules_category_margin=\"0 5px 0 0\" cat_bg=\"rgba(255,255,255,0)\" cat_bg_hover=\"rgba(255,255,255,0)\" cat_txt=\"var(--accent-color-1)\" cat_txt_hover=\"var(--accent-color-2)\" f_cat_font_family=\"global-font-1_global\" f_cat_font_transform=\"uppercase\" f_meta_font_family=\"global-font-1_global\" f_cat_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNiIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" f_meta_font_size=\"12\" f_cat_font_line_height=\"1\" f_meta_font_line_height=\"1\" modules_category=\"\" modules_cat_border=\"0 2px\" f_cat_font_weight=\"700\" cat_border=\"var(--accent-color-1)\" cat_border_hover=\"var(--accent-color-2)\" f_title_font_transform=\"\" results_border=\"0 2px\" results_msg_border=\"0 2px 5px 2px\" results_border_color=\"var(--base-color-1)\" f_btn_font_family=\"global-font-3_global\" f_btn_font_transform=\"uppercase\" form_border_color=\"var(--base-color-1)\" input_padding=\"eyJhbGwiOiI4cHggMTVweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNnB4IDEycHgifQ==\" btn_padding=\"eyJhbGwiOiI4cHggMTVweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNnB4IDEycHgifQ==\" input_border_color=\"var(--base-color-1)\" f_btn_font_size=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjEyIn0=\"][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_mobile":"[tdc_zone type=\"tdc_header_mobile\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJib3JkZXItYm90dG9tLXdpZHRoIjoiMyIsImJvcmRlci1jb2xvciI6InZhcigtLWJhc2UtY29sb3ItMSkiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\" row_bg_gradient=\"#ffffff\"][vc_row][vc_column flex_layout=\"eyJhbGwiOiJibG9jayIsInBob25lIjoicm93In0=\" flex_vert_align=\"eyJhbGwiOiJmbGV4LXN0YXJ0IiwicGhvbmUiOiJjZW50ZXIifQ==\" flex_horiz_align=\"eyJhbGwiOiJmbGV4LXN0YXJ0IiwicGhvbmUiOiJzcGFjZS1iZXR3ZWVuIn0=\"][tdb_header_logo align_vert=\"content-vert-top\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiIxMCIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiMTAiLCJ6LWluZGV4IjoiMCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXQiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiIxMCIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiMTAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3NjgsImxhbmRzY2FwZSI6eyJwYWRkaW5nLXRvcCI6IjE1IiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiIxNSIsImRpc3BsYXkiOiIifSwibGFuZHNjYXBlX21heF93aWR0aCI6MTE0MCwibGFuZHNjYXBlX21pbl93aWR0aCI6MTAxOX0=\" show_image=\"eyJhbGwiOiJub25lIiwicGhvbmUiOiJibG9jayJ9\" f_text_font_family=\"eyJwaG9uZSI6Ijk4NCJ9\" f_text_font_size=\"eyJsYW5kc2NhcGUiOiI2MCIsInBvcnRyYWl0IjoiNTAiLCJwaG9uZSI6IjQyIn0=\" icon_align=\"eyJhbGwiOiIwIiwicG9ydHJhaXQiOiIzIn0=\" text=\"UrbanObserver\" f_text_font_transform=\"eyJwaG9uZSI6InVwcGVyY2FzZSJ9\" media_size_image_height=\"63\" media_size_image_width=\"300\" show_title=\"eyJwaG9uZSI6Im5vbmUifQ==\" show_tagline=\"\" ttl_tag_space=\"0\" show_icon=\"none\" f_text_font_weight=\"eyJwaG9uZSI6IjkwMCJ9\" align_horiz=\"content-horiz-center\" f_text_font_style=\"\" f_text_font_spacing=\"eyJwb3J0cmFpdCI6Ii0yIiwicGhvbmUiOiItMSJ9\" tagline_pos=\"\" tagline_align_vert=\"content-vert-top\" tagline_align_horiz=\"content-horiz-center\" tagline_color_h=\"var(--accent-color-1)\" tagline_color=\"var(--accent-color-1)\" text_color=\"var(--base-color-1)\" text_color_h=\"var(--base-color-1)\" image=\"190\"][tdm_block_popup button_size=\"tdm-btn-sm\" modal_align=\"top-center\" modal_id=\"td-modal-mobile\" page_id=\"34\" button_tdicon=\"td-icon-menu-thin\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxNyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTYiLCJwaG9uZSI6IjI1In0=\" button_padding=\"eyJhbGwiOiI0cHggMTBweCIsInBob25lIjoiMnB4IDAifQ==\" modal_transition=\"slide\" modal_width=\"eyJhbGwiOiIxMDAlIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMDAlIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMTAwJSJ9\" modal_border_radius=\"0\" all_head_border=\"0\" tds_button=\"tds_button1\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"global-font-3_global\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNSIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"600\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button5-text_color=\"#ec3535\" tds_button5-text_hover_color=\"#c11f1f\" modal_shadow_shadow_size=\"40\" modal_shadow_shadow_offset_vertical=\"4\" modal_shadow_shadow_color=\"rgba(0,0,0,0.16)\" trigg_btn_enable=\"yes\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiaW5saW5lLWJsb2NrIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiaW5saW5lLWJsb2NrIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTksInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiJpbmxpbmUtYmxvY2sifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOiI2IiwicG9ydHJhaXQiOiI2IiwicGhvbmUiOiIwIn0=\" body_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjAiLCJhbGwiOiIwIn0=\" header_pos=\"\" head_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjE1cHgiLCJhbGwiOiIzMHB4IDQwcHggMCAwIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMjJweCAxNXB4IDAgMCIsInBob25lIjoiMzBweCAyMHB4IDAifQ==\" head_icon_color=\"var(--accent-color-1)\" head_icon_color_h=\"var(--accent-color-2)\" button_icon_position=\"icon-before\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"global-font-3_global\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"500\" tds_button1-background_color=\"rgba(255,255,255,0)\" tds_button1-background_hover_color=\"rgba(255,255,255,0)\" tds_button1-text_color=\"var(--base-color-1)\" tds_button1-text_hover_color=\"var(--accent-color-1)\" icon_align=\"eyJhbGwiOi0xLCJwaG9uZSI6IjAifQ==\" all_modal_border=\"2px 2px 5px 2px\" show_modal_composer=\"yes\" head_title=\"PSYCHOLOGY TIMES\" f_head_font_family=\"eyJwaG9uZSI6Imdsb2JhbC1mb250LTFfZ2xvYmFsIn0=\" f_head_font_transform=\"eyJwaG9uZSI6InVwcGVyY2FzZSJ9\" f_head_font_size=\"eyJwaG9uZSI6IjI2In0=\" f_head_font_line_height=\"eyJwaG9uZSI6IjEuMiJ9\" f_head_font_weight=\"eyJwaG9uZSI6IjgwMCJ9\"][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_mobile_sticky":"[tdc_zone type=\"tdc_header_mobile_sticky\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJib3JkZXItYm90dG9tLXdpZHRoIjoiMyIsImJvcmRlci1jb2xvciI6InZhcigtLWJhc2UtY29sb3ItMSkiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\" ms_transition_effect=\"eyJhbGwiOiJvcGFjaXR5IiwicGhvbmUiOiJzbGlkZSJ9\" ms_sticky_type=\"\" row_bg_gradient=\"#ffffff\"][vc_row][vc_column flex_layout=\"eyJhbGwiOiJibG9jayIsInBob25lIjoicm93In0=\" flex_vert_align=\"eyJhbGwiOiJmbGV4LXN0YXJ0IiwicGhvbmUiOiJjZW50ZXIifQ==\" flex_horiz_align=\"eyJhbGwiOiJmbGV4LXN0YXJ0IiwicGhvbmUiOiJzcGFjZS1iZXR3ZWVuIn0=\"][tdb_header_logo align_vert=\"content-vert-top\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiIxMCIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiMTAiLCJ6LWluZGV4IjoiMCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXQiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiIxMCIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiMTAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3NjgsImxhbmRzY2FwZSI6eyJwYWRkaW5nLXRvcCI6IjE1IiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiIxNSIsImRpc3BsYXkiOiIifSwibGFuZHNjYXBlX21heF93aWR0aCI6MTE0MCwibGFuZHNjYXBlX21pbl93aWR0aCI6MTAxOX0=\" show_image=\"eyJhbGwiOiJub25lIiwicGhvbmUiOiJibG9jayJ9\" f_text_font_family=\"eyJwaG9uZSI6Ijk4NCJ9\" f_text_font_size=\"eyJsYW5kc2NhcGUiOiI2MCIsInBvcnRyYWl0IjoiNTAiLCJwaG9uZSI6IjQyIn0=\" icon_align=\"eyJhbGwiOiIwIiwicG9ydHJhaXQiOiIzIn0=\" text=\"UrbanObserver\" f_text_font_transform=\"eyJwaG9uZSI6InVwcGVyY2FzZSJ9\" media_size_image_height=\"63\" media_size_image_width=\"300\" show_title=\"eyJwaG9uZSI6Im5vbmUifQ==\" show_tagline=\"eyJwaG9uZSI6Im5vbmUifQ==\" ttl_tag_space=\"0\" show_icon=\"none\" f_text_font_weight=\"eyJwaG9uZSI6IjkwMCJ9\" align_horiz=\"content-horiz-center\" f_text_font_style=\"\" f_text_font_spacing=\"eyJwb3J0cmFpdCI6Ii0yIiwicGhvbmUiOiItMSJ9\" tagline_pos=\"\" tagline_align_vert=\"content-vert-top\" tagline_align_horiz=\"content-horiz-center\" tagline_color_h=\"var(--accent-color-1)\" tagline_color=\"var(--accent-color-1)\" text_color=\"var(--base-color-1)\" text_color_h=\"var(--base-color-1)\" image=\"190\"][tdm_block_popup button_size=\"tdm-btn-sm\" modal_align=\"top-center\" modal_id=\"td-modal-mobile-st\" page_id=\"34\" button_tdicon=\"td-icon-menu-thin\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxNyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTYiLCJwaG9uZSI6IjI1In0=\" button_padding=\"eyJhbGwiOiI0cHggMTBweCIsInBob25lIjoiMnB4IDAifQ==\" modal_transition=\"slide\" modal_width=\"eyJhbGwiOiIxMDAlIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMDAlIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMTAwJSJ9\" modal_border_radius=\"0\" all_head_border=\"0\" tds_button=\"tds_button1\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"global-font-3_global\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNSIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"600\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button5-text_color=\"#ec3535\" tds_button5-text_hover_color=\"#c11f1f\" modal_shadow_shadow_size=\"40\" modal_shadow_shadow_offset_vertical=\"4\" modal_shadow_shadow_color=\"rgba(0,0,0,0.16)\" trigg_btn_enable=\"yes\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiaW5saW5lLWJsb2NrIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiaW5saW5lLWJsb2NrIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTksInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiJpbmxpbmUtYmxvY2sifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OH0=\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOiI2IiwicG9ydHJhaXQiOiI2IiwicGhvbmUiOiIwIn0=\" body_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjAiLCJhbGwiOiIwIn0=\" header_pos=\"\" head_padd=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjE1cHgiLCJhbGwiOiIzMHB4IDQwcHggMCAwIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMjJweCAxNXB4IDAgMCIsInBob25lIjoiMzBweCAyMHB4IDAifQ==\" head_icon_color=\"var(--accent-color-1)\" head_icon_color_h=\"var(--accent-color-2)\" button_icon_position=\"icon-before\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"global-font-3_global\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.2\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"500\" tds_button1-background_color=\"rgba(255,255,255,0)\" tds_button1-background_hover_color=\"rgba(255,255,255,0)\" tds_button1-text_color=\"var(--base-color-1)\" tds_button1-text_hover_color=\"var(--accent-color-1)\" icon_align=\"eyJhbGwiOi0xLCJwaG9uZSI6IjAifQ==\" all_modal_border=\"2px 2px 5px 2px\" head_title=\"UrbanObserver\" f_head_font_family=\"eyJwaG9uZSI6Imdsb2JhbC1mb250LTFfZ2xvYmFsIn0=\" f_head_font_transform=\"eyJwaG9uZSI6InVwcGVyY2FzZSJ9\" f_head_font_size=\"eyJwaG9uZSI6IjI2In0=\" f_head_font_line_height=\"eyJwaG9uZSI6IjEuMiJ9\" f_head_font_weight=\"eyJwaG9uZSI6IjgwMCJ9\" content_source=\"modal_id\" source_modal_id=\"td-modal-mobile\"][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_is_header_sticky":true,"tdc_is_mobile_header_sticky":true} - [404 Template - Urban Observer](https://psychologytimes.com.tr/tdb_templates/404-template-urban-observer/) - Error 404 - not found Go back home edit Çocukluk Çağı Travmalarının Gelecek Nesillere Aktarımı: Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme Travma İlayda Güçlü - edit Yavaş Yavaş Tükenenler: Mobbing Etkisi Klinik Psikoloji Cemile Yıldırım - edit Ben Hiç Çocuk Olmadım Gelişim Psikolojisi Buse Kaya - edit Çocuklukta Atılan Tohumlar: Travmaların Duygusal Yeme Davranışına Etkisi ⁠Ruh - [Search Template - Urban Observer](https://psychologytimes.com.tr/tdb_templates/search-template-urban-observer/) - Arama Sonucu: Sample Page Title Search edit Çocukluk Çağı Travmalarının Gelecek Nesillere Aktarımı: Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme Travma İlayda Güçlü - 15 Ekim 2025 edit Yavaş Yavaş Tükenenler: Mobbing Etkisi Klinik Psikoloji Cemile Yıldırım - 15 Ekim 2025 edit Ben Hiç Çocuk Olmadım Gelişim Psikolojisi Buse Kaya - 15 Ekim 2025 edit Çocuklukta Atılan - [Category Template - Urban Observer](https://psychologytimes.com.tr/tdb_templates/category-template-urban-observer/) - Sample Page Title Sample Category ISample Category IISample Category IIISample Category IV edit Çocukluk Çağı Travmalarının Gelecek Nesillere Aktarımı: Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme Travma İlayda Güçlü - edit Yavaş Yavaş Tükenenler: Mobbing Etkisi Klinik Psikoloji Cemile Yıldırım - edit Ben Hiç Çocuk Olmadım Gelişim Psikolojisi Buse Kaya - edit Çocuklukta Atılan Tohumlar: Travmaların Duygusal - [Author Template - Urban Observer](https://psychologytimes.com.tr/tdb_templates/author-template-urban-observer/) - Sample Page Title twitterpinterestfacebookyoutube Sample author description www.sample-website.com edit Çocukluk Çağı Travmalarının Gelecek Nesillere Aktarımı: Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme Travma İlayda Güçlü - 15 Ekim 2025 edit Yavaş Yavaş Tükenenler: Mobbing Etkisi Klinik Psikoloji Cemile Yıldırım - 15 Ekim 2025 edit Ben Hiç Çocuk Olmadım Gelişim Psikolojisi Buse Kaya - 15 Ekim 2025 edit - [Single Post Template - Urban Observer](https://psychologytimes.com.tr/tdb_templates/single-post-template-urban-observer/) - Haftanın En Çok Okunanları edit Çocukluk Çağı Travmalarının Gelecek Nesillere Aktarımı: Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme Travma İlayda Güçlü - 15 Ekim 2025 edit Yavaş Yavaş Tükenenler: Mobbing Etkisi Klinik Psikoloji Cemile Yıldırım - 15 Ekim 2025 edit Ben Hiç Çocuk Olmadım Gelişim Psikolojisi Buse Kaya - 15 Ekim 2025 edit Çocuklukta Atılan Tohumlar: Travmaların - [Tag Template - Urban Observer](https://psychologytimes.com.tr/tdb_templates/tag-template-urban-observer/) - Tag: Sample Page TitleS edit Çocukluk Çağı Travmalarının Gelecek Nesillere Aktarımı: Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme Travma İlayda Güçlü - 15 Ekim 2025 edit Yavaş Yavaş Tükenenler: Mobbing Etkisi Klinik Psikoloji Cemile Yıldırım - 15 Ekim 2025 edit Ben Hiç Çocuk Olmadım Gelişim Psikolojisi Buse Kaya - 15 Ekim 2025 edit Çocuklukta Atılan Tohumlar: Travmaların - [Date Template - Urban Observer](https://psychologytimes.com.tr/tdb_templates/date-template-urban-observer/) - Sample Page TitleS edit Çocukluk Çağı Travmalarının Gelecek Nesillere Aktarımı: Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme Travma İlayda Güçlü - 15 Ekim 2025 edit Yavaş Yavaş Tükenenler: Mobbing Etkisi Klinik Psikoloji Cemile Yıldırım - 15 Ekim 2025 edit Ben Hiç Çocuk Olmadım Gelişim Psikolojisi Buse Kaya - 15 Ekim 2025 edit Çocuklukta Atılan Tohumlar: Travmaların Duygusal ## Kategoriler - [Uncategorized](https://psychologytimes.com.tr/konu/uncategorized/) - [⁠Travma ve Bilinçaltı](https://psychologytimes.com.tr/konu/travmavebilincalti/) - [Aşk ve İlişkiler](https://psychologytimes.com.tr/konu/askveiliskiler/) - [⁠Ruh Sağlığı](https://psychologytimes.com.tr/konu/ruhsagligi/) - [⁠Suç Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/sucpsikolojisi/) - [Dijital Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/dijitalpsikoloji/) - [⁠Zihin ve Davranış](https://psychologytimes.com.tr/konu/zihinvedavranis/) - [Medya ve Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/medyavepsikoloji/) - [Bağımlılık](https://psychologytimes.com.tr/konu/bagimlilik/) - [İlham ve Güç](https://psychologytimes.com.tr/konu/ilham-ve-guc/) - [Terapi](https://psychologytimes.com.tr/konu/terapi/) - [Beslenme ve Diyet](https://psychologytimes.com.tr/konu/beslenme-ve-diyet/) - [Sağlık](https://psychologytimes.com.tr/konu/saglik/) - [Nöropsikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/noropsikoloji/) - [Sosyal Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/sosyal-psikoloji/) - [Aile ve Ebeveyn Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/aile-ve-ebeveyn-psikolojisi/) - [Klinik Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/klinik-psikoloji/) - [Çocuk Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/cocuk-psikolojisi/) - [İlişkiler](https://psychologytimes.com.tr/konu/iliskiler/) - [Spor Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/spor-psikoloji/) - [Sosyoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/sosyoloji/) - [Kişisel Gelişim](https://psychologytimes.com.tr/konu/kisisel-gelisim/) - [Psikanaliz](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikanaliz/) - [Bilişsel Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/bilissel-psikoloji/) - [Endüstriyel Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/endustriyel-psikoloji/) - [Özel Günler](https://psychologytimes.com.tr/konu/ozel-gunler/) - [Akademik Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/akademik-psikoloji/) - [Evlilik ve İlişkiler](https://psychologytimes.com.tr/konu/evlilik-ve-iliskiler/) - [Popüler Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/populer-psikoloji/) - [Siyaset Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/siyaset-psikolojisi/) - [Felsefe ve Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/felsefe/) - [Çift Terapisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/cift-terapisi/) - [Evrimsel Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/evrimsel-psikoloji/) - [Bilişsel Davranışçı Terapi](https://psychologytimes.com.tr/konu/bilissel-davranisci-terapi/) - [Pozitif Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/pozitif-psikoloji/) - [Psikoloji Tarihi](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikoloji-tarihi/) - [Psiko-Onkoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/psiko-onkoloji/) - [Endüstri ve Örgüt Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/endustri-ve-orgut-psikolojisi/) - [Psikopatoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikopatoloji/) - [Ergen Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/ergen-psikolojisi/) - [Gelişim Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/gelisim-psikolojisi/) - [Çift ve Aile Terapisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/cift-ve-aile-terapisi/) - [Travma](https://psychologytimes.com.tr/konu/travma/) - [Cinsel Sağlık](https://psychologytimes.com.tr/konu/cinsel-saglik/) - [Cinsellik ve İlişkiler](https://psychologytimes.com.tr/konu/cinsellik-ve-iliskiler/) - [Çocuk ve Ergen Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/cocuk-ve-ergen-psikolojisi/) - [Zihinsel Sağlık](https://psychologytimes.com.tr/konu/zihinsel-saglik/) - [Varoluşçu Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/varoluscu-psikoloji/) - [Kayıp ve Yas Terapisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/kayip-ve-yas-terapisi/) - [Sanat Terapisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/sanat-terapisi/) - [Genç Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/genc-psikolojisi/) - [Gündem](https://psychologytimes.com.tr/konu/gundem/) - [Psikoterapi](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikoerapi/) - [Psikoterapi](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikoterapi/) - [Yas Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/yas-psikolojisi/) - [Toplumsal Cinsiyet](https://psychologytimes.com.tr/konu/toplumsal-cinsiyet/) - [Kültürlerarası Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/kulturlerarasi-psikoloji/) - [Mesleki Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/mesleki-psikoloji/) - [Bireysel Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/bireysel-psikoloji/) - [Psikanalitik Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikanalitik-psikoloji/) - [Adli Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/adli-psikoloji/) - [Psikomitoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikomitoloji/) - [Politik Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/politik-psikoloji/) - [Bilinçaltı](https://psychologytimes.com.tr/konu/bilincalti/) - [Aile Terapisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/aile-terapisi/) - [Fobi](https://psychologytimes.com.tr/konu/fobi/) - [Afet Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/afet-psikolojisi/) - [Psikodinamik](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikodinamik/) - [Aile Danışmanlığı](https://psychologytimes.com.tr/konu/aile-danismanligi/) - [Cinsellik Eğitimi](https://psychologytimes.com.tr/konu/cinsellik-egitimi/) - [Sanat ve Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/sanat-ve-psikoloji/) - [Davranış Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/davranis-psikolojisi/) - [Psikoastroloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikoastroloji/) - [İletişim Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/iletisim-psikolojisi/) - [Finansal Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/finansal-psikoloji/) - [Bilinçdışı](https://psychologytimes.com.tr/konu/bilincdisi/) - [Müzik Terapi](https://psychologytimes.com.tr/konu/muzik-terapi/) - [Bireysel Terapi](https://psychologytimes.com.tr/konu/bireysel-terapi/) - [Sağlık Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/saglik-psikolojisi/) - [Annelik Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/annelik-psikolojisi/) - [Şema Terapi](https://psychologytimes.com.tr/konu/sema-terapi/) - [Algı Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/algi-psikolojisi/) - [Bilinç Dışı](https://psychologytimes.com.tr/konu/bilinc-disi/) - [Analitik Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/analitik-psikoloji/) - [Kadın Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/kadin-psikolojisi/) - [Çevre Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/cevre-psikolojisi/) - [Kişilik Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/kisilik-psikolojisi/) - [Yetişkin Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/yetiskin-psikolojisi/) - [Eğitim Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/egitim-psikolojisi/) - [Dinamik Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/dinamik-psikoloji/) - [Kültürel Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/kulturel-psikoloji/) - [Din Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/din-psikolojisi/) - [Organizasyonel Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/organizasyonel-psikoloji/) - [Nörogelişimsel](https://psychologytimes.com.tr/konu/norogelisimsel/) - [Perinatal Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/perinatal-psikoloji/) - [Psikocoğrafya](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikocografya/) - [NöroPsikiyatri](https://psychologytimes.com.tr/konu/noropsikiyatri/) - [Toplumsal Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/toplumsal-psikoloji/) - [Spiritüel Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/spirituel-psikoloji/) - [Aile ve Çocuk Psikolojisi](https://psychologytimes.com.tr/konu/aile-ve-cocuk-psikolojisi/) - [Eleştirel Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/elestirel-psikoloji/) - [Gestalt Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/gestalt-psikoloji/) - [Aile Dinamikleri](https://psychologytimes.com.tr/konu/aile-dinamikleri/) - [Uygulamalı Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/uygulamali-psikoloji/) - [NöroPazarlama](https://psychologytimes.com.tr/konu/noropazarlama/) - [Psikosomatik](https://psychologytimes.com.tr/konu/psikosomatik/) - [BiyoPsikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/biyopsikoloji/) - [Tarihsel Psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/konu/tarihsel-psikoloji/) - [Haber](https://psychologytimes.com.tr/konu/haber/) ## Etiketler - [Bipolar bozukluk tedavisi](https://psychologytimes.com.tr/tag/bipolar-bozukluk-tedavisi/) - [Depresyon dönemi](https://psychologytimes.com.tr/tag/depresyon-donemi/) - [Mani dönemi](https://psychologytimes.com.tr/tag/mani-donemi/) - [Bipolar bozukluk belirtileri](https://psychologytimes.com.tr/tag/bipolar-bozukluk-belirtileri/) - [bipolar bozukluk](https://psychologytimes.com.tr/tag/bipolar-bozukluk/) - [yeme bozukluğu](https://psychologytimes.com.tr/tag/yeme-bozuklugu/) - [yeme bozukluğu belirtileri](https://psychologytimes.com.tr/tag/yeme-bozuklugu-belirtileri/) - [anoreksiya](https://psychologytimes.com.tr/tag/anoreksiya/) - [bulimia](https://psychologytimes.com.tr/tag/bulimia/) - [tıkınırcasına yeme bozukluğu](https://psychologytimes.com.tr/tag/tikinircasina-yeme-bozuklugu/) - [aşırı kilo kaybı](https://psychologytimes.com.tr/tag/asiri-kilo-kaybi/) - [düzensiz yemek yeme alışkanlıkları](https://psychologytimes.com.tr/tag/duzensiz-yemek-yeme-aliskanliklari/) - [yorgunluk](https://psychologytimes.com.tr/tag/yorgunluk/) - [halsizlik](https://psychologytimes.com.tr/tag/halsizlik/) - [mide sorunları](https://psychologytimes.com.tr/tag/mide-sorunlari/) - [diş minesi aşınması](https://psychologytimes.com.tr/tag/dis-minesi-asinmasi/) - [gizlilik](https://psychologytimes.com.tr/tag/gizlilik/) - [aşırı diyet yapma](https://psychologytimes.com.tr/tag/asiri-diyet-yapma/) - [kendini kusturma](https://psychologytimes.com.tr/tag/kendini-kusturma/) - [aşırı egzersiz yapma](https://psychologytimes.com.tr/tag/asiri-egzersiz-yapma/) - [kalori kısıtlamaları](https://psychologytimes.com.tr/tag/kalori-kisitlamalari/) - [yemek yeme takıntısı](https://psychologytimes.com.tr/tag/yemek-yeme-takintisi/) - [düşük özgüven](https://psychologytimes.com.tr/tag/dusuk-ozguven/) - [suçluluk](https://psychologytimes.com.tr/tag/sucluluk/) - [utanç](https://psychologytimes.com.tr/tag/utanc/) - [depresyon](https://psychologytimes.com.tr/tag/depresyon/) - [anksiyete](https://psychologytimes.com.tr/tag/anksiyete/) - [stres.](https://psychologytimes.com.tr/tag/stres/) - [Obsesif Kompulsif Bozukluk](https://psychologytimes.com.tr/tag/obsesif-kompulsif-bozukluk/) - [benlik ayrımlaşması](https://psychologytimes.com.tr/tag/benlik-ayrimlasmasi/) - [OKB](https://psychologytimes.com.tr/tag/okb/) - [OKB’nin](https://psychologytimes.com.tr/tag/okbnin/) - [gram altın](https://psychologytimes.com.tr/tag/gram-altin/) - [psikolojik etki](https://psychologytimes.com.tr/tag/psikolojik-etki/) - [psikoloji](https://psychologytimes.com.tr/tag/psikoloji/) - [gibi](https://psychologytimes.com.tr/tag/gibi/) - [besiktas](https://psychologytimes.com.tr/tag/besiktas/) - [konyaspor](https://psychologytimes.com.tr/tag/konyaspor/) - [travma](https://psychologytimes.com.tr/tag/travma/) - [kolektif bellek](https://psychologytimes.com.tr/tag/kolektif-bellek/) - [post-travmatik stres bozukluğu](https://psychologytimes.com.tr/tag/post-travmatik-stres-bozuklugu/) - [güvensizlik](https://psychologytimes.com.tr/tag/guvensizlik/) - [toplumsal kaygı](https://psychologytimes.com.tr/tag/toplumsal-kaygi/) - [ekonomik kriz](https://psychologytimes.com.tr/tag/ekonomik-kriz/) - [mali stres](https://psychologytimes.com.tr/tag/mali-stres/) - [dayanışma](https://psychologytimes.com.tr/tag/dayanisma/) - [toplumsal uyum](https://psychologytimes.com.tr/tag/toplumsal-uyum/) - [liderlik](https://psychologytimes.com.tr/tag/liderlik/) - [toplumsal olaylar](https://psychologytimes.com.tr/tag/toplumsal-olaylar/) - [Psikolojik destek](https://psychologytimes.com.tr/tag/psikolojik-destek/) - [Psikolojik danışmanlık](https://psychologytimes.com.tr/tag/psikolojik-danismanlik/) - [Bağırsak sağlığı](https://psychologytimes.com.tr/tag/bagirsak-sagligi/) - [psikolojik durum](https://psychologytimes.com.tr/tag/psikolojik-durum/) - [bağırsak-beyin aksı](https://psychologytimes.com.tr/tag/bagirsak-beyin-aksi/) - [bağırsak mikrobiyotası](https://psychologytimes.com.tr/tag/bagirsak-mikrobiyotasi/) - [probiyotik](https://psychologytimes.com.tr/tag/probiyotik/) - [prebiyotik](https://psychologytimes.com.tr/tag/prebiyotik/) - [Bilişsel Davranışçı Terapi](https://psychologytimes.com.tr/tag/bilissel-davranisci-terapi/) - [mindfulness](https://psychologytimes.com.tr/tag/mindfulness/) - [meditasyon](https://psychologytimes.com.tr/tag/meditasyon/) - [destek grupları](https://psychologytimes.com.tr/tag/destek-gruplari/) - [sağlıklı yaşam tarzı](https://psychologytimes.com.tr/tag/saglikli-yasam-tarzi/) - [anne kaybı](https://psychologytimes.com.tr/tag/anne-kaybi/) - [baba kaybı](https://psychologytimes.com.tr/tag/baba-kaybi/) - [duygusal bozukluklar](https://psychologytimes.com.tr/tag/duygusal-bozukluklar/) - [davranışsal bozukluklar](https://psychologytimes.com.tr/tag/davranissal-bozukluklar/) - [yas süreci](https://psychologytimes.com.tr/tag/yas-sureci/) - [haber](https://psychologytimes.com.tr/tag/haber/)