<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Psikoterapi &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<atom:link href="https://psychologytimes.com.tr/konu/psikoterapi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<description>Psychology Times Türkiye ve Birleşik Krallık merkezli uluslararası bir psikoloji platformudur.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Jul 2025 09:37:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://psychologytimes.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/favicon-psychology-150x150.webp</url>
	<title>Psikoterapi &#8211; Psychology Times Türkiye</title>
	<link>https://psychologytimes.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mitler, Masallar ve Arketipler Üzerinden Psikolojik Keşif</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/mitler-masallar-ve-arketipler-uzerinden-psikolojik-kesif/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mitler-masallar-ve-arketipler-uzerinden-psikolojik-kesif</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/mitler-masallar-ve-arketipler-uzerinden-psikolojik-kesif/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi İldiri]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 09:37:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[⁠Travma ve Bilinçaltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=8767</guid>

					<description><![CDATA[Mitleri birçok farklı şekilde tanımlamak mümkün olsa da genel anlamı ile mit, insanlık tarihinde kutsal görülmüş öykü ve anlatıları ifade eder. Benzer şekilde masal ise genellikle kuşaktan kuşağa aktarılan, olağanüstü kişi ve olayların yer aldığı öykü türü olarak tanımlanır. Bu anlatılar, yalnızca eğlence ve öğrenme amaçlı değil, aynı zamanda kolektif bilinçdışına ait imgeleri taşıyan sembollerdir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="230" data-end="643">Mitleri birçok farklı şekilde tanımlamak mümkün olsa da genel anlamı ile <strong data-start="303" data-end="310">mit</strong>, insanlık tarihinde kutsal görülmüş öykü ve anlatıları ifade eder. Benzer şekilde <strong data-start="393" data-end="402">masal</strong> ise genellikle kuşaktan kuşağa aktarılan, olağanüstü kişi ve olayların yer aldığı öykü türü olarak tanımlanır. Bu anlatılar, yalnızca eğlence ve öğrenme amaçlı değil, aynı zamanda kolektif bilinçdışına ait imgeleri taşıyan <strong data-start="626" data-end="642">sembollerdir</strong>.</p>
<p data-start="645" data-end="949">Mitler ve masallar bireylerin iç dünyalarını keşfetmelerine ve yaşam deneyimlerini anlamlandırmalarına yardımcı olan güçlü kültürel araçlardır. Carl Gustav Jung’un geliştirdiği analitik psikoloji kuramında; mitler ve masallar, insan ruhunun evrensel yapıları olan arketipler aracılığıyla incelenmektedir.</p>
<h3 data-start="951" data-end="991"><strong data-start="951" data-end="991">Arketipler Nedir ve Neden Önemlidir?</strong></h3>
<p data-start="993" data-end="1600">Arketip kavramı, psikoloji literatüründe Jung tarafından tanımlanmış bir kavramdır. Ona göre arketipler, duygusal bakımdan güçlü olduğu düşünülen ortak evrensel düşünce biçimlerini yansıtır (Kavut, 2020). Jung’un dört temel arketipi bulunmaktadır:<br data-start="1240" data-end="1243" />• Persona: İnsanın bilinçli ya da bilinçsiz olarak geliştirdiği kişilik<br data-start="1314" data-end="1317" />• Gölge: Bilinçaltındaki bastırılmış fikirler, kişinin karanlık tarafı<br data-start="1387" data-end="1390" />• Anima/animus: Karşıt cinsiyetin bireydeki yansımaları, erkeklerdeki dişil taraf (anima) ve kadınlardaki eril taraf (animus)<br data-start="1515" data-end="1518" />• Benlik: Bilinçdışındaki diğer arketipleri uyumlu hale getiren, bütünleyen yapı</p>
<p data-start="1602" data-end="1881">Arketipler insanın belirgin bazı davranışlarını simgeleyen kolektif bilinçdışının parçalarıdır. Bu bakımdan farklı kültürlerde arketipleri benzer biçimlerde görmek mümkündür. Kahramanlar, gölgeler, bilge figürler, sınavlar ve yolculuklar, tekrar eden bazı temalarla ifade edilir.</p>
<h3 data-start="1883" data-end="1921"><strong data-start="1883" data-end="1921">Mitler ve Masalların Simgesel Dili</strong></h3>
<p data-start="1923" data-end="2811">Mitlerdeki tanrılar, tanrıçalar veya masallarda yer alan karakterler, bireyin iç dünyasındaki güçlü yönlerinin, yaşadığı çatışmaların ya da gelişim evrelerinin simgesel bir dışavurumudur. Bu nedenle mitolojik ve masalsı anlatıların psikolojik çözümlemeleri sayesinde bireysel dönüşüm süreçlerinin aydınlatılması mümkündür. Özellikle Joseph Campbell’in geliştirdiği “kahramanın yolculuğu” modeli bireyin psikolojik gelişimini sembolik bir dille anlatır (Campbell, 2004). Bu modelde birey, derinlerde bir çağrı hisseder. Bu, o güne kadar bildiği dünyadan ayrılmanın çağrısıdır. Bu çağrıyı takip edip bir yola koyulur ve o yolda bazı sınavlardan geçer, bu sırada ona mentorluk yapan bazı rehberlerle karşılaşır. Kendi gölgesiyle ve yüzleşmekten korktuklarıyla yüzleşir. En sonunda bu yol onu dönüştürür. Bu süreç aynı zamanda psikoterapinin, içsel keşfin, ruhsal büyümenin de bir tasviridir.</p>
<p data-start="2813" data-end="3127">Masallarda sıklıkla gördüğümüz orman sembolü veya yeraltı gibi bölümler, bilinçdışımızın derinliklerinde bir yolculuk yapmakta olduğumuzu gösterir. Kahraman bazen yenilmesi güç bir ejderhayla veya bir canavarla karşılaşır; bu karşılaşma çoğu zaman bireyin bastırdığı yönleriyle, kendi korkularıyla karşılaşmasıdır.</p>
<p data-start="3129" data-end="3470">Mitolojik anlatılar da masallara benzer şekilde bireyin ruhsal gelişimini destekleyen öğeler içerir. Örneğin Yunan mitolojisindeki Persephone efsanesi, bir kaybı, ölümü ve yeniden doğumu sembolize eder. Persephone’nin yeraltına inmesi, bilinçaltına yaptığı yolculuğu; Demeter’in yas süreci ise kaybıyla baş etme ve dönüşme sürecini simgeler.</p>
<p data-start="3472" data-end="3748">Masallar ve mitolojik hikayeler, bireyin psikolojik bütünlüğüne ulaşmasında yol gösterici olan unsurlardır. Jungiyen bir ifadeyle, kişi bireyleşme sürecini bu arketipsel imgelerin içsel yansımalarını kabul etme ve yaşamasıyla tamamlar. Bu sayede kişi kendisinin farkına varır.</p>
<h3 data-start="3750" data-end="3824"><strong data-start="3750" data-end="3824">Mitler, Masallar ve Arketipler Yoluyla Kendini Tanıma ve Ruhsal Büyüme</strong></h3>
<p data-start="3826" data-end="4201">Mitolojik hikayelerdeki ve masallardaki anlatıların gücü, bireyin iç dünyası ile yeniden bağlantı kurabilme potansiyelinde saklıdır. Psikoterapide kullanılan imgeleme, sembolik anlatım, masal terapisi gibi tekniklerde birey kendi hikayesi ile tekrar bağ kurar. Simgesel düşünme ile birey, hem problemlerine çözüm geliştirebilir hem de yaşamına daha derin bir anlam katabilir.</p>
<p data-start="4203" data-end="4558">Mitler ve masallar, yalnızca geçmişe ait izler değil; ruhun haritasını sembolize eden zamansız anlatılardır. Bu anlatıları takip ederek birey kendi gölgesiyle yüzleşebilir, daha önceden farkında olmadığı içsel kaynaklarını fark edebilir ve ruhsal bütünleşme yolculuğuna adım atabilir. Jung’un da belirttiği gibi bilinçdışı, semboller sayesinde dile gelir.</p>
<p data-start="4560" data-end="5577">Birey, mitleri ve masalları sadece entelektüel okuma süreci olarak değil, kişisel bir yansıma ve değişim aracı olarak ele aldığında dönüşüm başlar. Bu süreci destekleyebilecek yöntemler ise şunlardır:</p>
<p data-start="4560" data-end="5577"><br data-start="4760" data-end="4763" />• <strong data-start="4765" data-end="4783">Sembol analizi</strong>: Kişi, bir masalı okuduktan sonra en çok hangi karakterle özdeşleştiğini, en çok hangi sınav, korku ya da ödülün tanıdık geldiğini, karakterin hangi yönüyle onu temsil ettiğini tespit etmeye yönelik bir analiz yapabilir<br data-start="5003" data-end="5006" />• Arketipsel günlük ya da hikaye yazımı: Kişi kendini bir mit ya da masal gibi yazabilir, kahramanlık yolculuğunu, hangi gölgelerle yüzleştiğini, kimlerin ona rehberlik ettiğini aktarabilir<br data-start="5195" data-end="5198" />• İmgesel çalışmalar ve rüya günlükleri: Gözü kapalı şekilde bir kahraman yolculuğu imgelenebilir, gölgelerle karşılaşma ve sembol okuma gibi süreçlerle, rüyaların kaydedilip yorumlanmasıyla rehberlik sağlanabilir<br data-start="5411" data-end="5414" />• Mitolojik figürlerle sembolik diyalog: Arketipik figürlerle yazılı diyalog kurulabilir, örneğin birey içindeki bilge kadına veya savaşçıya bir mektup yazabilir</p>
<p data-start="5579" data-end="5976">Hepimiz, kendi masalımızın kahramanı olduğumuzu hatırladığımızda ve yaşadığımız olayları bilinçli bir şekilde yorumladığımızda, iç dünyamızla daha sağlıklı bir bağ kurabiliriz. Mitleri, masalları ve arketipleri kullanarak kendi hayatımızdaki kahraman yolculuğunu fark ettiğimizde; geçmişimizdeki olumsuz yaşantılarımızla barışabilir, gölgemizi kabullenebilir ve içsel gücümüzü açığa çıkarabiliriz.</p>
<h3 data-start="5983" data-end="6647"><strong data-start="5983" data-end="5996">Kaynaklar</strong></h3>
<p data-start="5983" data-end="6647">Batuk, C. (2009). Mit, Tarih ve Gerçeklik Sorunu Üzerine Notlar, Milel ve Nihal, 6 (1), 27-53.<br data-start="6093" data-end="6096" />Campbell, J. (2004). The Hero with a Thousand Faces. Princeton University Press.<br data-start="6176" data-end="6179" />Estes, C. P. (1992). Kurtlarla Koşan Kadınlar: Vahşi Kadın Arketipine Dair Mit ve Öyküler. Ayrıntı Yayınları.<br data-start="6288" data-end="6291" />Jung, C. G. (1969). The Archetypes and the Collective Unconscious. Princeton University Press.<br data-start="6385" data-end="6388" />Jung, C. G. (2016) Dört Arketip. Olympia Yayınları.<br data-start="6439" data-end="6442" />Kavut, S. (2020). Carl Gustav Jung: Kavramları, Kuramları ve Düşünce Yapısı Üzerine Bir İnceleme, International Journal of Cultural and Social Studies (IntJCSS) December 2020 : Volume 6 (Issue 2), 681-695.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/mitler-masallar-ve-arketipler-uzerinden-psikolojik-kesif/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Online Terapiler: Kanıt Temelli Bir İnceleme</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/online-terapiler-kanit-temelli-bir-inceleme/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=online-terapiler-kanit-temelli-bir-inceleme</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/online-terapiler-kanit-temelli-bir-inceleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Can]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Jun 2025 09:20:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoterapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=6565</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde online terapiler birçok danışan ve terapist tarafından tercih edilerek oldukça yaygınlaşmıştır. Uygulamalar yaygınlaştıkça, online terapilerin yeterince faydalı olup olmadığı konusu hem danışanlar hem de uzmanlar tarafından bir merak unsuru haline gelmiştir. Dolayısıyla online terapiler ve yüz yüze terapilerin kıyaslandığı araştırmalar da zamanla artmıştır. Bu araştırmalarda genellikle online terapiler ve yüz yüze terapilerin etki düzeyleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde <b>online terapiler</b> birçok danışan ve terapist tarafından tercih edilerek oldukça yaygınlaşmıştır. Uygulamalar yaygınlaştıkça, <b>online terapiler</b>in yeterince faydalı olup olmadığı konusu hem danışanlar hem de uzmanlar tarafından bir merak unsuru haline gelmiştir. Dolayısıyla <b>online terapiler</b> ve <b>yüz yüze </b><strong>terapilerin</strong> kıyaslandığı araştırmalar da zamanla artmıştır. Bu araştırmalarda genellikle <b>online terapiler</b> ve <b>yüz yüze terapiler</b>in etki düzeyleri ile olumlu ve olumsuz yönlerinin kıyaslandığı görülmektedir. Araştırmalar gerçekleştirilirken başvurulan yöntemler arasında danışan öz-raporları, uzman değerlendirmeleri, fizyolojik ölçümler ve davranışsal gözlemler bulunmaktadır.</p>
<h2><strong>Ne Kadar Etkili?</strong></h2>
<p>Terapilerin etki düzeyleri genellikle terapi sonlandığında ya da terapi sonrası takip dönemlerinde yapılan ölçümlerle değerlendirilmektedir. Bilimsel araştırmalarla yapılmış ölçümler sonucunda; <b>online terapiler</b> ve <b>yüz yüze terapiler</b>in etki düzeyi arasında fark bulunamamıştır. Başka bir deyişle, <b>online terapiler</b> <b>yüz yüze terapiler</b> kadar etkilidir. <b>Online terapiler</b>; <b>yüz yüze terapiler</b>e benzer şekilde duygular, düşünceler ve davranışlar üzerinde çalışmaya yeterince uygun olmakla birlikte özellikle bilişsel davranışçı terapilere (BDT) uyum sağlamaktadır. BDT’nin etkisi araştırıldığında, <b>online terapiler</b>in depresyon, panik bozukluk, travmatik stres sorunları ve anksiyete sorunları gibi birçok yakınma üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Bunların yanında psikodinamik terapiler üzerinde yapılan araştırmalarda da <b>online terapiler</b>in BDT’ye benzer şekilde etkili olduğu görülmüştür.</p>
<h2><b>Zorlukları Var Mı?</b></h2>
<p><b>Online terapiler</b>, ilk uygulanmaya başlanılan dönemlerde bazı uzmanlar tarafından eleştirilmiştir. Bu eleştiriler arasında <b>yüz yüze terapiler</b>de kullanılan beden dili ve yüz ifadelerinin <b>online terapiler</b>de yeterince anlaşılamama ihtimali, gizlilik ve kimlik doğrulama gibi etik sorunlar ile teknolojiye erişim ve bağlantı sorunları gibi teknik zorluklar bulunmaktadır. Ancak zamanla profesyoneller bu yönteme adapte oldukça, teknolojik altyapılar ve etik kodlar geliştikçe bu sorunlar azalmıştır. Günümüzde <b>online terapiler</b> güvenli ve pratik bir şekilde yaygın olarak kullanılabilmektedir.</p>
<h2><b>Her Yaş Grubuna Uygun Mu?</b></h2>
<p><b>Online terapiler</b>in ilk yaygınlaştığı dönemlerde yapılan araştırmalarda 19-39 yaş aralığındaki danışanların terapiden daha fazla fayda gördüğü ortaya çıkmıştır. Fakat zamanla internet kullanımı daha geniş yaş gruplarına yayıldıkça ve danışanlar bu konuda yetkinleştikçe bu fark azalmaya başlamıştır. Günümüzde daha küçük ve büyük yaşlardaki bireyler de <b>online terapiler</b>den faydalanabilmektedir.</p>
<h2><b>Neden Tercih Ediliyor?</b></h2>
<p>Danışanlar <b>online terapiler</b> sayesinde ulaşımın zor olabileceği konumlarda olsalar bile tercih ettikleri terapistlere kolaylıkla ulaşabilmektedir. Ayrıca günlük programları yoğun olan danışanların ulaşım süresi engeline takılmadan terapiyi programlarına dahil etmeleri de mümkün olmaktadır. Mesafe bariyerinin kalkması terapist seçimini ve terapiye erişimi kolaylaştırmakta, bu nedenle <b>online terapiler</b> danışanlar tarafından oldukça tercih edilmektedir. Bunun yanında <b>online terapiler</b>, zaman açısından da daha ulaşılabilir olduğu için birçok danışana daha uygun olmaktadır. Danışanlara daha geniş zaman aralıklarında hizmet verilebilmekte ve terapi seansları danışanların kişisel programlarına daha kolay dahil edilebilmektedir. Aynı zamanda fiziksel veya psikolojik rahatsızlıklar gibi sebeplerle evden çıkması zor olan bireyler için de terapiye erişim <b>online terapiler</b> ile mümkün hale gelmektedir. Son olarak, <b>online terapiler</b>in bir ulaşım ücreti olmadığı ve terapi ücretleri de daha düşük olabildiği için danışanların terapiye erişimi ekonomik açıdan da kolaylaşabilmektedir.</p>
<h2><b>Sonuç</b></h2>
<p><b>Online terapiler</b> ve <b>yüz yüze terapiler</b> etkililik açısından kıyaslandığında her iki uygulamanın da birçok psikolojik sorun üzerinde benzer düzeyde etkiye sahip olduğu görülmüştür. <b>Online terapiler</b>, çeşitli terapi yaklaşımlarına ve yöntemlerine uyum sağlamaktadır. Terapinin online olması, özellikle zaman ve ulaşım açısından danışanlara kolaylıklar sağlamaktadır. İnternet kullanımının yaygın olduğu yaş aralıklarına daha uygun olsa da, zamanla internet kullanım yetkinliği arttıkça daha geniş yaş gruplarına da uygun hale gelmeye başlamıştır. Geçmişte beden dili, gizlilik ve bağlantı sorunları nedeniyle eleştirilmiş olsa da günümüzde bu sorunlar oldukça azaltılmış ve <b>online terapiler</b> daha kullanışlı hale gelmiştir. Sonuç olarak, <b>online </b><strong>terapilerin</strong> sağladıkları kolaylıkların ve etki düzeylerinin fazla olmasının yanı sıra zamanla kullanımın kolaylaşmasıyla birlikte danışanlar ve terapistlerin sıklıkla tercih ettiği ve faydalandığı bir yöntem haline geldiği söylenebilir.</p>
<h3><b>Kaynakça</b></h3>
<ul>
<li>Andersson, G., &amp; Titov, N. (2014). Advantages and limitations of Internet-based interventions for common mental disorders. <i>World Psychiatry</i>, 13(1), 4–11. <a href="https://doi.org/10.1002/wps.20083" target="_blank" rel="noopener">https://doi.org/10.1002/wps.20083</a></li>
<li>Andrews, G., Basu, A., Cuijpers, P., Craske, M. G., McEvoy, P., English, C. L., &amp; Newby, J. M. (2018). Computer therapy for the anxiety and depression disorders is effective, acceptable and practical health care: An updated meta-analysis. <i>Journal of Anxiety Disorders</i>, 55, 70–78. <a href="https://doi.org/10.1016/j.janxdis.2018.01.001" target="_blank" rel="noopener">https://doi.org/10.1016/j.janxdis.2018.01.001</a></li>
<li>Barak, A., Hen, L., Boniel-Nissim, M., &amp; Shapira, N. (2008). A comprehensive review and a meta-analysis of the effectiveness of Internet-based psychotherapeutic interventions. <i>Journal of Technology in Human Services</i>, 26(2–4), 109–160. <a href="https://doi.org/10.1080/15228830802094429" target="_blank" rel="noopener">https://doi.org/10.1080/15228830802094429</a></li>
<li>Donkin, L., Christensen, H., Naismith, S. L., Neal, B., Hickie, I. B., &amp; Glozier, N. (2011). A systematic review of the impact of adherence on the effectiveness of e-therapies. <i>Journal of Medical Internet Research</i>, 13(3), e52. <a href="https://doi.org/10.2196/jmir.1772" target="_blank" rel="noopener">https://doi.org/10.2196/jmir.1772</a></li>
<li>Lindegaard, T., Berg, M., &amp; Andersson, G. (2020). Efficacy of Internet-delivered psychodynamic therapy: Systematic review and meta-analysis. <i>Psychodynamic Psychiatry</i>, 48(4), 437–454. <a href="https://doi.org/10.1521/pdps.2020.48.4.437" target="_blank" rel="noopener">https://doi.org/10.1521/pdps.2020.48.4.437</a></li>
<li>Luo, C., Sanger, N., Singhal, N., Pattrick, K., Shams, I., Shahid, H., Hoang, P., Schmidt, J., Lee, J., Haber, S., Puckering, M., Buchanan, N., Lee, P., Ng, K., Sun, S., Kheyson, S., Chung, D. C.-Y., Sanger, S., Thabane, L., &amp; Samaan, Z. (2020). A comparison of electronically-delivered and face-to-face cognitive behavioural therapies in depressive disorders: A systematic review and meta-analysis. <i>eClinicalMedicine</i>, 24, 100442. <a href="https://doi.org/10.1016/j.eclinm.2020.100442" target="_blank" rel="noopener">https://doi.org/10.1016/j.eclinm.2020.100442</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/online-terapiler-kanit-temelli-bir-inceleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Terapide Beklentiler Psikolojik İyileşmeyi Ne Yönde Etkiler?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/terapide-beklentiler-psikolojik-iyilesmeyi-ne-yonde-etkiler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=terapide-beklentiler-psikolojik-iyilesmeyi-ne-yonde-etkiler</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/terapide-beklentiler-psikolojik-iyilesmeyi-ne-yonde-etkiler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Can]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2025 09:44:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoterapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=4742</guid>

					<description><![CDATA[“Terapiden beklentileriniz nelerdir?” sorusunun, bireysel terapi sürecinden geçmiş birçok kişiye tanıdık gelmesi mümkündür. Bu soru sayesinde, terapistler danışanlarını daha iyi anlamakta ve terapi sürecini danışanlarının beklentilerine uygun olarak şekillendirmektedir. Terapi beklentilerinin seviyesi; danışanların terapiye başlamaları, devam etmeleri, uyum sağlamaları ve terapi sürecinden etkili çıktılar almalarında büyük rol oynamaktadır. Danışanların süreç boyunca beklentilerinin oluşması ve değişmesinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Terapiden beklentileriniz nelerdir?” sorusunun, bireysel terapi sürecinden geçmiş birçok kişiye tanıdık gelmesi mümkündür. Bu soru sayesinde, terapistler danışanlarını daha iyi anlamakta ve terapi sürecini danışanlarının beklentilerine uygun olarak şekillendirmektedir. <b>Terapi beklentileri</b>nin seviyesi; danışanların terapiye başlamaları, devam etmeleri, uyum sağlamaları ve terapi sürecinden etkili çıktılar almalarında büyük rol oynamaktadır. Danışanların süreç boyunca beklentilerinin oluşması ve değişmesinde terapistlerin uygulamaları da oldukça önemlidir. Terapinin her aşamasında etkili olan <b>terapi beklentileri</b>, genellikle tedavi beklentileri ve sonuç beklentileri olarak iki başlıkta açıklanmaktadır.</p>
<h2><b>Beklenti Türleri: Tedavi Beklentileri ve Sonuç Beklentileri</b></h2>
<p>Tedavi beklentileri, danışanın terapi sürecinden neler beklediğini ifade eder. Bu süreçte danışanın iki çeşit beklentisi olduğu görülmektedir; rol ve süreç beklentileri. Rol beklentileri, danışanın hem terapistinin hem de kendisinin süreç boyunca nasıl davranmasını beklediğini ifade etmekteyken, süreç beklentileri ise danışanın terapi uygulamalarını bireysel olarak nasıl deneyimlemeyi beklediğini ifade eder.</p>
<p>Sonuç beklentileri de terapi sonucunda danışanların onları terapiye getiren öznel sıkıntılarında olumlu yönde değişimlerin olup olmayacağına dair beklentilerini ifade eder. Danışanların bu aşamada olumlu yönde değişim beklemeleri, terapilerin daha etkili olmasını sağlamaktadır.</p>
<h2><b>Beklenti Seviyeleri: Düşük ve Yüksek Beklentiler</b></h2>
<p>Danışanların terapi süreci ve sonucuna karşı beklentileri bireysel deneyimlerine bağlı olarak düşük veya yüksek olabilir. Özellikle geçmişte terapi hizmeti almış ve fayda görmemiş kişilerin düşük beklentilerinin olduğu söylenebilir. Beklentileri karşılanmayan birçok danışanın terapi sürecinden fayda alamadığı için terapiyi yarıda bıraktığı görülmektedir. Bunların yanında, terapi çıktıları olumlu olan danışanların ise süreçteki beklenti düzeylerinin genellikle yüksek olduğu görülmektedir. Buna rağmen; beklentiler fazla yüksek olduğunda <b>gerçekçi olmayan</b> bir seviyeye gelebilmekte, bu da terapi sürecini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu bağlamda terapiye karşı olumlu ve yüksek, fakat <b>gerçekçi beklentiler</b>in olması terapilerin etkili olması açısından önemlidir.</p>
<h2><b>Gerçekçi Beklentiler ve Terapistin Rolü</b></h2>
<p>Danışanlarda <b>gerçekçi beklentiler</b>in oluşması için; terapideki değişimlerin zamanla, kademeli bir şekilde ve doğrusal olmayan bir düzende ilerleyeceğinin anlaşılması oldukça önemlidir. Terapi boyunca zaman zaman zorluklar yaşanmasının <b>psikolojik iyileşme</b> sürecinin doğal bir parçası olduğunun kabul edilmesi, terapiye yönelik <b>gerçekçi beklentiler</b> oluşmasını sağlar. Bu bağlamda terapistlerin ilk seanslarda danışanlarının beklentilerini öğrenmeleri ve bilimsel kanıtlardan faydalanarak terapide <b>psikolojik iyileşme</b> sürecinin nasıl ilerlediğini danışanlarıyla paylaşmaları önerilmektedir. Bununla birlikte, terapistlerin benimsedikleri ekol ve bu ekol bağlamında kullandıkları tedavi yöntemleri ile ilgili psikoeğitim yaparak danışanların terapiye inançlarının artmasına destek olmaları da önerilmektedir. İlerleyen seanslarda ise danışanların beklentilerinin süreç boyunca gerçekçi kalabilmesi amacıyla düzenli olarak kontrol edilmeye devam edilmesi ve gerektiğinde konunun tekrar ele alınması etkili görülmektedir.</p>
<h2><b>Sonuç</b></h2>
<p>Danışanların terapi süreci ve sonucundan <b>terapi beklentileri</b>, terapilerin etkili olmasında önemli bir rol oynamaktadır. Düşük seviyede ve olumsuz beklentiler terapinin etkili olmasını olumsuz yönde etkilerken, yüksek seviyede ve olumlu beklentiler ise olumlu yönde etkilemektedir. Burada önemli bir detay ise danışanların <b>gerçekçi beklentiler</b>e sahip olmalarının faydalarıdır. Yüksek beklentilerin etkileri genellikle olumlu görülmekteyken, beklentiler fazla yüksek ve gerçekçi olmayan seviyelere çıktığında olumsuz etkileri olabilmektedir. Beklentilerin gerçekçi olarak biçimlendirilmesi amacıyla terapistlerin danışanlarına terapide <b>psikolojik iyileşme</b> süreci, benimsenen ekol ve uygulanan yöntemler üzerinden bilim temelli psikoeğitimler vermeleri ve süreç boyunca danışanların beklentilerini düzenli olarak takip etmeleri önerilmektedir.</p>
<h3><b>Kaynakça</b></h3>
<p>Castonguay, L. G., Barkham, M., Youn, S. J., &amp; Page, A. C. (2021). Practice-based evidence—Findings from routine clinical settings. M. J. Lambert (Ed.), <i>Bergin and Garfield’s Handbook of Psychotherapy and Behavior Change</i> (7. baskı, s. 191-228). John Wiley &amp; Sons, Incorporated.</p>
<p>Constantino, M. J., Arnkoff, D. B., Glass, C. R., Ametrano, R. M., &amp; Smith, J. Z. (2011). Expectations. <i>Journal of Clinical Psychology, 67</i>(2), 184-192. <a href="https://doi.org/10.1002/jclp.20754" target="_blank" rel="noopener">https://doi.org/10.1002/jclp.20754</a></p>
<p>Çetinkaya, K., &amp; Yavuz Güler, Ç. (2020). Milwaukee Psikoterapi Beklentileri Ölçeğinin Türkçeye Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması. <i>OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi</i>, 1-1. <a href="https://doi.org/10.26466/opus.595768" target="_blank" rel="noopener">https://doi.org/10.26466/opus.595768</a></p>
<p>Tinsley, H. E. A., Workman, K. R., &amp; Kass, R. A. (1980). Factor Analysis of the Domain of Client Expectancies About Counseling.</p>
<p>Tzur Bitan, D., &amp; Abayed, S. (2020). Process expectations: Differences between therapists, patients, and lay individuals in their views of what works in psychotherapy. <i>Journal of Clinical Psychology, 76</i>(1), 20-30. <a href="https://doi.org/10.1002/jclp.22872" target="_blank" rel="noopener">https://doi.org/10.1002/jclp.22872</a></p>
<p>Wampold, B. E. (2015). How important are the common factors in psychotherapy? An update. <i>World Psychiatry, 14</i>(3), 270-277. <a href="https://doi.org/10.1002/wps.20238" target="_blank" rel="noopener">https://doi.org/10.1002/wps.20238</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/terapide-beklentiler-psikolojik-iyilesmeyi-ne-yonde-etkiler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En Etkili Psikoterapi Ekolü Hangisidir?</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/en-etkili-psikoterapi-ekolu-hangisidir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=en-etkili-psikoterapi-ekolu-hangisidir</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/en-etkili-psikoterapi-ekolu-hangisidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sude Kanbur]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2025 09:33:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoterapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=2851</guid>

					<description><![CDATA[Psikoterapi, bireylerin psikolojik sorunlarını anlamalarına, duygusal düzenlemelerini sağlamalarına ve davranış değişikliği gerçekleştirmelerine yardımcı olan bilimsel temelli bir tedavi yöntemidir ve yalnızca psikologlar ile psikoterapi eğitimlerini tamamlamış psikiyatristler tarafından uygulanır. Çoğu psikolog günümüzde birden fazla ekol ile birlikte “eklektik” çalışsa da, farklı ekoller farklı yaklaşımlar sunar ve şu soru uzun yıllardır danışanlar arasında dahi tartışılmaktadır: En [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Psikoterapi</b>, bireylerin psikolojik sorunlarını anlamalarına, duygusal düzenlemelerini sağlamalarına ve davranış değişikliği gerçekleştirmelerine yardımcı olan bilimsel temelli bir tedavi yöntemidir ve yalnızca psikologlar ile <b>psikoterapi eğitimlerini tamamlamış psikiyatristler</b> tarafından uygulanır. Çoğu psikolog günümüzde birden fazla ekol ile birlikte “eklektik” çalışsa da, farklı ekoller farklı yaklaşımlar sunar ve şu soru uzun yıllardır danışanlar arasında dahi tartışılmaktadır: <b>En etkili psikoterapi ekolü hangisidir?</b><b></b></p>
<p>Bu makalede, <b>bilişsel davranışçı terapi (BDT)</b>, <b>psikodinamik terapi</b>, <b>insanist terapi</b>, <b>kabul ve kararlılık terapisi (ACT)</b>, <b>EMDR</b>, <b>şema terapi</b>, <b>varoluşsal terapi</b> ve <b>Gestalt terapi</b> gibi önde gelen yaklaşımlar bilimsel araştırmalara dayalı olarak karşılaştırılacaktır.</p>
<h3><b>Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)</b></h3>
<p><b>BDT</b>, Aaron T. Beck ve Albert Ellis tarafından geliştirilmiş olup, düşünce, duygu ve davranış arasındaki ilişkileri hedef alır. <b>Bilişsel davranışçı terapi</b>, <b>depresyon</b>, <b>anksiyete</b>, <b>obsesif kompulsif bozukluk (OKB)</b> ve <b>travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)</b> gibi durumlar için en çok araştırılan ve <b>kanıta dayalı etkinliği kanıtlanmış</b> psikoterapi yöntemlerinden biridir. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h4><b>Avantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li>Yapılandırılmış ve kısa süreli bir terapi olması nedeniyle <b>hızlı sonuçlar verebilir</b>. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Depresyon ve anksiyete</b> gibi yaygın rahatsızlıklarda en fazla desteklenen ekollerden biridir (Hofmann et al., 2012). <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Problem çözme ve <b>düşünce kalıplarını düzeltmeye</b> odaklanması nedeniyle öz-yeterlilik hissini artırabilir.</li>
</ul>
<h4><b>Dezavantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li>Derin duygusal sorunlara ve bilinçdışına yönelik sınırlı bir bakış açısı sunar. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Her bireyin bilişsel düzenlemesi farklı olduğundan, bazı hastalarda etkili olmayabilir.</li>
</ul>
<h3><b>Psikodinamik Terapi</b></h3>
<p>Sigmund Freud’un psikanalitik teorisine dayanan <b>psikodinamik terapi</b>, bilinçdışı motivasyonları ve erken yaşam deneyimlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini ele alır. Genellikle haftada ortalama 2-3 seans ile <b>uzun süreli bir terapi</b> olarak bilinir ve özellikle <b>karmaşık psikolojik bozukluklar</b> için kullanılır. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h4><b>Avantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li>Köklü kişilik değişiklikleri yaratabilir (Shedler, 2010). <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Bilinçdışı düşünce ve duyguları anlamaya</b> yönelik derinlemesine bir yaklaşım sunar.</li>
</ul>
<h4><b>Dezavantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li><b>Uzun süreli ve maliyetli</b> bir terapi yöntemi olabilir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Kanıta dayalı etkinliği, <b>BDT’ye göre daha az desteklenmiştir</b>.</li>
</ul>
<h3><b>İnsanist Terapi</b></h3>
<p>Carl Rogers ve Abraham Maslow’un temellerini attığı <b>insanist terapi</b>, kişisel farkındalık, kendini gerçekleştirme ve olumlu insan ilişkileri üzerine odaklanır. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h4><b>Avantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li><b>Danışan merkezli</b> olması, terapist ile güçlü bir terapötik ilişki kurulmasını sağlar. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Bireyin özgünlüğünü ve potansiyelini destekler.</li>
</ul>
<p><b>Dezavantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<ul>
<li>Kanıta dayalı etkinliği bazı <b>psikiyatrik rahatsızlıklarda daha sınırlıdır</b>. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Yapısız bir terapi olması bazı danışanlar için yönlendirme eksikliği yaratabilir.</li>
</ul>
<h3><b>Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT)</b></h3>
<p><b>ACT</b>, bir <b>bilişsel davranışçı terapi alt dalı</b> olarak geliştirilmiş olup, bilinçli farkındalık ve <b>psikolojik esneklik</b> ilkelerine dayanır. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h4><b>Avantajlar:</b></h4>
<ul>
<li><b>Kaygı</b>, <b>depresyon</b> ve <b>kronik ağrı</b> gibi rahatsızlıklarda etkili olduğu gösterilmiştir (Hayes et al., 2006). <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Kısa süreli ve etkili</b> bir terapi yöntemidir.</li>
</ul>
<h4><b>Dezavantajlar:</b></h4>
<ul>
<li>Geleneksel psikoterapi yaklaşımlarına göre yeni bir yöntem olduğu için <b>uzun vadeli etkileri daha az bilinir</b>.</li>
</ul>
<h3><b>EMDR Terapisi (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)</b></h3>
<p><b>EMDR</b>, özellikle <b>travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)</b> tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Göz hareketleriyle travmatik anıların yeniden işlenmesini sağlayarak semptomları hafifletmeyi amaçlar. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h4><b>Avantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li><b>Travma tedavisinde etkinliği</b> güçlü bir şekilde kanıtlanmıştır (Shapiro, 2001). <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>İlaçsız bir yöntem olarak <b>hızlı sonuçlar verebilir</b>.</li>
</ul>
<h4><b>Dezavantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li>Tüm ruhsal bozukluklar için uygun olmayabilir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Mekanizması tam olarak anlaşılamamış olup bazı araştırmalar <b>placebo etkisiyle</b> benzer sonuçlar göstermiştir.</li>
</ul>
<h3><b>Şema Terapi</b></h3>
<p>Jeffrey Young tarafından geliştirilen <b>şema terapi</b>, <b>BDT’nin bir uzantısı</b> olup erken dönem olumsuz yaşam deneyimlerini ele alır. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h4><b>Avantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li><b>Borderline kişilik bozukluğu</b> ve <b>kronik depresyonda</b> etkili olduğu gösterilmiştir (Arntz et al., 2013). <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Derinlemesine psikolojik değişim sağlar.</li>
</ul>
<h4><b>Dezavantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li><b>Uzun vadeli bir terapi süreci</b> gerektirir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Karmaşık vakalarda uygulaması zor olabilir.</li>
</ul>
<h3><b>Varoluşsal Terapi</b></h3>
<p>İnsan varoluşunun anlamı, özgürlük, ölüm ve sorumluluk gibi temel konulara odaklanan bir yaklaşımdır. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h4><b>Avantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li><b>Hayatın anlamını sorgulayan bireyler</b> için faydalıdır. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Ruhsal dayanıklılığı artırabilir.</li>
</ul>
<h4><b>Dezavantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li>Yapılandırılmış bir metodolojiye sahip değildir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Bazı bireyler için fazla soyut olabilir.</li>
</ul>
<h3><b>Gestalt Terapisi</b></h3>
<p>Fritz Perls tarafından geliştirilen <b>Gestalt terapisi</b>, bireyin &#8220;şimdi ve burada&#8221; deneyimine odaklanır. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h4><b>Avantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li><b>Kişisel farkındalığı artırır</b>. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Deneyimsel tekniklerle güçlü içgörüler sağlar.</li>
</ul>
<h4><b>Dezavantajlar:</b> <span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<ul>
<li>Yapılandırılmamış olması bazı bireyler için zorlayıcı olabilir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Kanıta dayalı etkinliği diğer ekollere göre <b>daha az araştırılmıştır</b>.</li>
</ul>
<h3><b>Araştırma Bulguları</b></h3>
<ul>
<li><b>BDT’nin depresyon ve anksiyete tedavisinde etkinliğini</b> gösteren 269 çalışmayı içeren bir meta-analizde, <b>BDT’nin plasebo veya ilaç tedavisine kıyasla daha etkili</b> olduğu ortaya konmuştur (Cuijpers et al., 2016). <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>EMDR’nin TSSB tedavisindeki etkinliğini</b> değerlendiren bir çalışmada, EMDR alan bireylerin %84’ünün semptomlarında belirgin bir azalma olduğu bulunmuştur (Van Etten &amp; Taylor, 1998). <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li><b>Şema terapinin borderline kişilik bozukluğu tedavisinde etkinliğini</b> gösteren bir çalışmada, 3 yıl süren tedavi sürecinin ardından hastaların %50’sinden fazlasının tanı kriterlerini karşılamadığı görülmüştür (Giesen-Bloo et al., 2006). <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Cuijpers ve ark. (2016) tarafından yapılan meta-analizde, <b>BDT’nin depresyon ve anksiyetede en etkili terapi</b> olduğu saptanmıştır. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Ehlers ve Clark (2000) tarafından yapılan araştırmada, <b>BDT ve EMDR’nin TSSB tedavisinde en etkili yöntemler</b> olduğu belirlenmiştir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Shedler (2010), <b>psikodinamik terapinin uzun vadede etkili</b> olduğunu ancak kısa vadede BDT kadar hızlı sonuç vermediğini göstermiştir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Hayes ve ark. (2006) tarafından yapılan bir çalışma, <b>ACT’nin depresyon ve kaygı bozukluklarında</b> önemli ölçüde semptom azaltıcı etkisi olduğunu göstermiştir. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Arntz ve ark. (2013), <b>şema terapinin borderline kişilik bozukluğu tedavisinde uzun vadeli etkileri</b> olduğunu vurgulam Şekspir <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Shapiro (2001), <b>EMDR’nin travma sonrası stres bozukluğu üzerindeki olumlu etkilerini</b> geniş çaplı klinik araştırmalarla kanıtlamıştır.</li>
</ul>
<h3><b>Sonuç: Hangi Psikoterapi Ekolü Daha Etkili?</b></h3>
<p>Özetle, her <b>psikoterapi ekolü</b> farklı avantajlar ve dezavantajlar sunar. Bilimsel kanıtlara göre <b>BDT</b>, <b>depresyon ve anksiyete</b> gibi yaygın rahatsızlıklarda <b>en etkin terapi</b> olarak görülmektedir. <b>EMDR</b>, <b>travma tedavisinde</b>, <b>şema terapi</b> <b>kişilik bozukluklarında</b>, <b>varoluşsal terapi</b> ise <b>hayatın anlamını sorgulayan bireylerde</b> daha etkilidir. <b>Hangi ekolün en etkili olduğu</b> bireyin ihtiyaçlarına, terapistin uzmanlığına ve terapinin amacına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.</p>
<p><b>Kaynakça</b></p>
<ul>
<li>Arntz, A., van Genderen, H., &amp; Snoek, R. (2013). <i>Schema therapy for borderline personality disorder: A randomized-controlled trial</i>. Journal of Behavior Therapy and Experimental Psychiatry, 44(1), 1-10. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Hayes, S. C., Luoma, J. B., Bond, F. W., Masuda, A., &amp; Lillis, J. (2006). <i>Acceptance and commitment therapy: Model, processes and outcomes</i>. Behaviour Research and Therapy, 44(1), 1-25. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Hofmann, S. G., Asnaani, A., Vonk, I. J. J., Sawyer, A. T., &amp; Fang, A. (2012). <i>The efficacy of cognitive behavioral therapy: A review of meta-analyses</i>. Cognitive Therapy and Research, 36(5), 427-440. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
<li>Shapiro, F. (2001). <i>Eye movement desensitization and reprocessing: Basic principles, protocols, and procedures</i> (2nd ed.). Guilford Press. <span class="Apple-converted-space"> </span></li>
</ul>
<p>••Shedler, J. (2010). <i>The efficacy of psychodynamic psychotherapy</i>. American Psychologist, 65(2), 98-109.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/en-etkili-psikoterapi-ekolu-hangisidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ev Nedir? Terapide İçsel Mekânın İnşası ve Bırakılışı Üzerine</title>
		<link>https://psychologytimes.com.tr/ev-nedir-terapide-icsel-mekanin-insasi-ve-birakilisi-uzerine/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ev-nedir-terapide-icsel-mekanin-insasi-ve-birakilisi-uzerine</link>
					<comments>https://psychologytimes.com.tr/ev-nedir-terapide-icsel-mekanin-insasi-ve-birakilisi-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zana Rüstemi Doğru]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2025 09:33:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoterapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psychologytimes.com.tr/?p=2838</guid>

					<description><![CDATA[Psikoterapötik süreçler çoğu zaman yalnızca bir iyileşme değil, bir yerleşme pratiğidir. Danışanın kendine, duygularına ve geçmişine yerleşebilmesi; ardından da bu içsel zeminden hareketle değişebilmesi hedeflenir. Ancak yerleşmek kadar, yerinden ayrılmak da terapötik sürecin önemli bir parçasıdır. İnsan, yalnızca güvende hissettiği alanlarda büyümez; aynı zamanda bu güvenli alanlardan çıkabildiğinde de dönüşür. Tam da bu noktada, “ev” [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Psikoterapötik süreçler çoğu zaman yalnızca bir iyileşme değil, bir yerleşme pratiğidir. Danışanın kendine, duygularına ve geçmişine yerleşebilmesi; ardından da bu içsel zeminden hareketle değişebilmesi hedeflenir. Ancak yerleşmek kadar, yerinden ayrılmak da terapötik sürecin önemli bir parçasıdır. İnsan, yalnızca güvende hissettiği alanlarda büyümez; aynı zamanda bu güvenli alanlardan çıkabildiğinde de dönüşür. Tam da bu noktada, “<b>ev</b>” kavramı metafor olmaktan çıkar; terapi içinde yaşayan bir dinamiğe dönüşür. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h3><strong>Peki ev kavramı ve terapinin iyileştirici gücü birbiri ile nerede kesişir?</strong></h3>
<p>Araştırmalar, hangi kurama dayanırsa dayansın, psikoterapinin en güçlü iyileştirici yönünün terapist ile danışanın birlikte kurdukları “<b>ilişki</b>” olduğunu gösteriyor. <b>Terapötik ilişkinin</b> sunduğu koşulsuz kabul, yargılamadan dinlenme ve duygusal olarak tutulma ve kapsanma hissi, bireyin içsel güvenliğini pekiştiriyor. Bu güvenli alanda danışan, geçmişte kurulamamış ya da zedelenmiş bağlara yeniden temas edebiliyor, böylece kendi deneyimlerini ve duygularını yavaş yavaş yüzeye çıkarabiliyor. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Psikanalitik kuramda bu ilişki ile süreç boyunca inşa olana “<b>içsel ev</b>” diyebiliriz. Özellikle Winnicott’un “<b>holding environment</b>” kavramı, terapistin danışana birincil bakım verenden beklenildiği gibi tutarlı, kapsayıcı ve destekleyici bir ilişki sunduğunu savunur. Bu ilişki, danışanın ruhsal olarak sığınıp güçlenebileceği bir içsel zemin yaratır. Freud’un “<b>heimlich/unheimlich</b>” (<b>evcil/tekinsiz</b>) karşıtlığı da burada düşündürücüdür: Terapi bazen tanıdık ama bir o kadar da yüzleşilmesi zor duygularla dolu bir <b>içsel evdir</b>. Fakat <b>ev kavramında</b>, tıpkı <b>terapide</b> de olduğu gibi gerekli olan bir işlev daha vardır. <b>Ev</b>, sadece sığınılacak bir yer değildir. Aynı zamanda ayrılınması gereken, geride bırakıldığında büyümenin mümkün olduğu bir mekândır. Winnicott’un “<b>geçiş nesnesi</b>” kavramı bu noktada önemlidir: Bebek, anneden ayrılmayı bu nesneler aracılığıyla öğrenir. <b>Terapötik ilişki</b> de benzer bir işlev görür. Danışan, önce terapist aracılığıyla duygusal olarak yerleşir, sonra da bu bağı içselleştirerek kendi <b>içsel evini inşa eder</b>. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p><b>Ev kavramı</b> ile <b>terapinin iyileştirici gücü</b> tam da bu noktada kesişir. Aidiyet yalnızca bir yere ait olmak değil, zamanla kendine ait bir yer kurabilmektir. <b>Terapi</b>, bu yerin temellerini birlikte atma alanıdır. <b>İç dünyaya dönmek</b>, bazen yıkılmış ya da hiç kurulamamış bir <b>evin yeniden inşasıdır</b>. Ama aynı zamanda, güçlenen bireyin bu <b>evden ayrılabilme cesaretini geliştirmesidir</b>.</p>
<p>İlişkisel perspektiften bakıldığında, <b>terapötik ilişki</b>, güvenli bağlanmanın yeniden deneyimlendiği bir alan yaratır; ancak bu bağ, bireyin kendilik sınırlarını kaybetmeden sürdürebileceği bir ilişki modeline dönüşür. Danışan <b>terapiye bağlanır</b>, ama bu bağlanma bir kök salma değil, bir geçiş alanıdır. <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Sonuç olarak <b>terapi</b>, yalnızca geçmişi onarmak değil, kişinin kendine bir yer açmasını sağlamaktır. Bazen “benim yerim” dediğimiz bir alanda kalabilmek, bazen de o yerden ayrılarak yeni bir benlik inşa edebilmektir. Ve belki de asıl iyileşme, bu ikisi arasında gidip gelebilme esnekliğini kazanmakta yatar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psychologytimes.com.tr/ev-nedir-terapide-icsel-mekanin-insasi-ve-birakilisi-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
