Çocuklar doğduğu andan beri bir bakıcıya ihtiyaç duyarlar; bu bakım veren çocuğun sadece fiziksel ihtiyaçlarını değil, duygusal ihtiyaçlarını da karşılamalıdır. Çocuk ağladığında, korktuğunda, uyuyamadığında ve içine doğduğu dünyayı keşfederken yaşadığı her durumda destek olan bir bakım verene ihtiyaç duyar. Bu bakım verenle kurulan ilişki üzerine bağlanma stilleri ortaya çıkmaktadır.
Bağlanma teorisi, ilk olarak John Bowlby tarafından geliştirilmiş, bebeklerin bakım verenleriyle kurduğu duygusal bağların hem gelişim hem de yaşam boyu kişilerarası ilişkiler üzerindeki etkisini açıklayan bir kuramdır. Bowlby’ye (1969/1982) göre bağlanma, çocuğun hayatta kalması için biyolojik olarak programlanmış bir sistemdir ve güvenlik ihtiyacını karşılamaya yöneliktir.
Bağlanma Stilleri
Güvenli Bağlanma
Güvenli bağlanmada çocuk, bakım verenin güvenilir olduğunu deneyimlemiştir. Ayrıldığında üzüntü duyar ama geri döndüğünde hızla sakinleşir. Bu bireyler ileriki yaşamlarında yakın ilişkilerde güven, bağlılık ve denge kurabilme eğilimindedir (Ainsworth et al., 1978; Bowlby, 1988).
Kaygılı Bağlanma
Kaygılı bağlanmada çocuğun bakım vereni tutarsızdır; bazen ilgi gösterir, bazen geri çekilir. Çocuk ayrıldığında yoğun kaygı yaşar, geri dönüşte hem yakınlık ister hem de öfke gösterebilir. Yetişkinlikte bu bireyler ilişkilerde aşırı bağlılık ve terk edilme kaygısı yaşayabilir. Kronik stres ve kaygı, ilişkisel sorunların temelini oluşturabilir (Ainsworth et al., 1978).
Kaçıngan Bağlanma
Kaçıngan bağlanmada bakım veren genellikle duygusal olarak uzak ya da reddedicidir. Çocuk ayrıldığında görünürde fazla tepki vermez, geri dönüşte de yakınlık aramaz. Yetişkinlikte bu bireyler duygusal yakınlıktan kaçınma eğilimi gösterebilir (Ainsworth et al., 1978).
Dağınık / Düzensiz Bağlanma
Bu stilde çocuk, bakım verenin aynı zamanda korku kaynağı olduğu bir ortamda büyümüştür. Çelişkili, tutarsız davranışlar sergiler (ör. bakım verene yaklaşmak isterken donakalma). Bu bağlanma stili genellikle ihmal, istismar veya travmatik deneyimlerle ilişkilidir. Bu bireylerde hem yoğun kaygı hem de güven sorunları görülebilir. (Main & Solomon, 1990).
Bağlanma Stilleri Nasıl Oluşur?
Güvenli Bağlanan Çocuklar
Güvenli bağlanan çocukların ebeveynlerinde tutarlı davranışlar, sevgi dolu ve güven verici bir yaklaşım görülür. Çocuğun ihtiyaçlarına duyarlı ve karşılayıcıdır. Bu stilde çocuk, bakım verene güvenmeyi öğrenir: “Ben sevilebilir biriyim, başkaları da güvenilirdir” inancı gelişir (Ainsworth et al., 1978; Bowlby, 1988).
Kaygılı Bağlanan Çocuklar
Kaygılı bağlanan çocukların ebeveynlerinde tutarsız bir yaklaşım hakimdir. Bazı durumlarda çok ilgiliyken bazı durumlarda tepkisizdir. Çocuğun ihtiyaçları öngörülemez şekilde karşılanır; çocuk sürekli teyakkuz hâlindedir. “Acaba annem/babam bana bakacak mı?” kaygısı taşır. Yetişkinlikte aşırı bağlanma ve terk edilme korkusu görülebilir (Cassidy & Berlin, 1994).
Kaçıngan Bağlanan Çocuklar
Kaçıngan bağlanan çocukların ebeveynlerinde soğuk, mesafeli, reddedici veya duyarsız bir tutum hakimdir. Çocuğun yakınlık ihtiyacı küçümsenir veya engellenir. Çocuk, duygusal ihtiyaçlarını bastırmayı öğrenir: “Yakınlık tehlikelidir, başkaları güvenilmez” inancı gelişir. Yetişkinlikte bağımsızlık vurgusu artar ama duygusal yakınlıktan kaçış gözlenir (Ainsworth et al., 1978).
Dağınık / Düzensiz Bağlanan Çocuklar
Ebeveynleri bir korku kaynağıdır; travmatik, ihmal edici veya istismarcı olabilir. Çocuğa hem koruyucu hem de tehdit edici davranışlar sergileyebilir. Çocukta çelişkili davranışlar gelişir (yaklaşmak isterken donakalma, kaçınma). Yetişkinlikte sağlıksız ilişki dinamikleri, yoğun kaygı ve güven sorunları görülebilir (Main & Solomon, 1990).
Bağlanma Stilimize Göre Yetişkinlik Hayatı
İlk çocuklukta bakım veren ile kurduğumuz bağlanma stilimiz, yetişkinlik hayatında izlerini taşır:
-
Güvenli bağlanan kişi: Partnerinin yakınlık ihtiyacından rahatsız olmaz, bağımsızlık ile bağlılığı dengeler, ilişkileri genellikle tatmin edici ve uzun ömürlüdür.
-
Kaygılı bağlanan kişi: Partnerine aşırı bağımlıdır, sürekli onay ve yakınlık arar. Terk edilme veya reddedilme korkusu yüksektir, yoğun kıskançlık ve duygusal dalgalanmalar gözlenebilir.
-
Kaçıngan bağlanan kişi: Yakınlıktan ve duygusal bağlılıktan kaçınır, aşırı bağımsızlık eğilimi gösterir, partnerin ihtiyaçlarına duyarsız olabilir.
-
Dağınık/düzensiz bağlanan kişi: Yakınlık ihtiyacı ile reddedilme korkusu arasında kalır, çelişkili davranışlar sergiler, ilişkilerinde yoğun kaygı, güven problemleri ve istikrarsızlık görülebilir.
Bağlanma Stilimizi Değiştirebilir Miyiz?
Bağlanma stilleri, erken çocuklukta bakım verenle kurulan ilişkilere dayanır ve uzun süre nispeten kalıcı olduğu düşünülmüştür (Bowlby, 1969/1982). Ancak araştırmalar bunun tamamen sabit olmadığını göstermiştir:
-
Güvenli bir partnerle uzun süreli ilişki yaşayan kaygılı veya kaçınmacı bireyler, zamanla daha güvenli bağlanma eğilimi geliştirebilir (Davila & Cobb, 2004).
-
Güvensiz veya travmatik bir ilişki deneyimi, güvenli bağlanan bir bireyin stilini olumsuz etkileyebilir (Waters et al., 2000).
-
Özellikle bağlanma temelli terapiler (Emotionally Focused Therapy) bireylerin daha güvenli bağlanma geliştirmelerine yardımcı olabilir (Johnson, 2004).
-
Psikoterapi, kişinin “içsel çalışma modellerini” (self & other beliefs) yeniden yapılandırmasını sağlar (Mikulincer & Shaver, 2016).
Kişi kendi bağlanma stilinin farkına vardığında, ilişkilerdeki otomatik tepkilerini sorgulayabilir ve alternatif davranışlar geliştirebilir (Levy & Orlans, 2014). Sonuç olarak, bağlanma stilleri çocuklukta yazılan değişmez bir kader değildir; farkındalık ve bilinçle değiştirilebilir veya daha güvenli hale getirilebilir.
Kaynakça
-
Ainsworth, M. D. S., Blehar, M. C., Waters, E., & Wall, S. (1978). Patterns of attachment: A psychological study of the strange situation. Hillsdale, NJ: Erlbaum.
-
Bowlby, J. (1988). A secure base: Parent-child attachment and healthy human development. New York: Basic Books.
-
Cassidy, J., & Berlin, L. J. (1994). The insecure/ambivalent pattern of attachment: Theory and research. Child Development, 65(4), 971–991.
-
Main, M., & Solomon, J. (1990). Procedures for identifying infants as disorganized/disoriented during the Ainsworth Strange Situation. In M. T. Greenberg, D. Cicchetti & E. M. Cummings (Eds.), Attachment in the preschool years (pp. 121–160). Chicago: University of Chicago Press.
-
Bowlby, J. (1969/1982). Attachment and loss: Vol. 1. Attachment. New York: Basic Books.
-
Davila, J., & Cobb, R. J. (2004). Predictors of change in attachment security during adulthood. In W. S. Rholes & J. A. Simpson (Eds.), Adult attachment: Theory, research, and clinical implications (pp. 133–156). Guilford Press.
-
Johnson, S. M. (2004). The practice of emotionally focused couple therapy: Creating connection (2nd ed.). New York: Brunner-Routledge.
-
Levy, T. M., & Orlans, M. (2014). Attachment, trauma, and healing: Understanding and treating attachment disorder in children, families, and adults (2nd ed.). Jessica Kingsley Publishers.
-
Mikulincer, M., & Shaver, P. R. (2016). Attachment in adulthood: Structure, dynamics, and change (2nd ed.). New York: Guilford Press.
-
Waters, E., Merrick, S., Treboux, D., Crowell, J., & Albersheim, L. (2000). Attachment security in infancy and early adulthood: A twenty‐year longitudinal study. Child Development, 71(3), 684–689.


