Pazartesi, Ekim 20, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Göç ve Kimlik: Çifte Kültürlülüğün Psikolojik Yansımaları

Göç, insanlık tarihi boyunca toplumları dönüştüren güçlü bir olgu olmuştur. Ekonomik, politik veya kişisel nedenlerle ülkelerinden ayrılan milyonlarca insan, yeni bir yaşam kurarken beraberinde kimlik, aidiyet ve uyum sorunlarını da taşır. Çifte kültürlülük (bicultural identity), göçmenlerin hem geldikleri kültürü hem de ev sahibi kültürü bir arada yaşama deneyimini ifade eder. Bu durum yalnızca “iki dünya arasında kalmak” değil; aynı zamanda psikolojik iyi oluş, aidiyet hissi ve sosyal uyum açısından da belirleyici bir faktördür. Bu yazıda, göç ve kimlik bağlamında çifte kültürlülüğün psikolojik etkilerini araştırma bulgularıyla tartışacağım.

Çifte Kültürlülük ve Psikolojik İyi Oluş

Göçmenler genellikle iki farklı kültür arasında bir köprü kurmak zorunda kalır. Burada önemli bir kavram Bicultural Identity Integration (BII)’dir. BII, bireyin göç edilen kültür ile ev sahibi kültür arasında hissettiği uyum düzeyini ölçer. Shamloo (2023) BII’nin uyum boyutunun, benlik karışıklığından daha güçlü bir şekilde psikolojik iyi oluşla ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Benzer şekilde Yamaguchi ve arkadaşları (2016), farklı kültürlerden bireylerde BII’nin yaşam doyumu, özsaygı ve mutlulukla doğrudan bağlantılı olduğunu göstermiştir.

BII üzerine yapılan yeni çalışmalar, kimlik uyumunun yalnızca psikolojik iyi oluş değil, aynı zamanda yeme davranışları (Ramos, 2025) ve ilişkilerde çatışma çözümü (Nguyen & Benet‐Martínez, 2013) gibi alanlarla da bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Bu bulgular, çifte kültürlülük’ün bireyin yaşamının pek çok boyutuna etki eden bir süreç olduğunu destekliyor.

Depresyon, Kaygı ve Uyum Sorunları

Göçmen bireylerin ruh sağlığı, ev sahibi toplumla ilişkilerinden büyük ölçüde etkilenir. Morawa ve arkadaşları (2014), Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenlerde entegrasyon stratejisini benimseyenlerin depresyon belirtilerinin daha düşük olduğunu bulmuştur. Janssen‐Kallenberg ve ekibi (2017) de entegrasyonun depresif bozukluklara karşı koruyucu olduğunu; buna karşın “marginalization” ya da “separation” stratejilerini benimseyenlerde riskin yükseldiğini göstermiştir.

Avrupa genelinde yapılan karşılaştırmalı araştırmalar da benzer sonuçlar vermektedir. Berry (1997) kültürleşme kuramında, entegrasyon stratejisinin en uyumlu sonuçları doğurduğunu, ayrışma (separation) veya dışlanmanın (marginalization) ise psikolojik stres ve depresyonla ilişkili olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Lindert ve ark. (2008) göçmenlerde depresyon ve anksiyete oranlarının ev sahibi toplumlara kıyasla belirgin biçimde yüksek olduğunu rapor etmiştir.

Kimlik Çatışması ve Kuşaklar Arası Farklılıklar

İkinci kuşak göçmen gençler, ebeveynlerinin kültürel mirası ile büyüdükleri ülkenin değerleri arasında bir denge kurmaya çalışır. Cavdar ve arkadaşlarının (2021) İngiltere’de yaptığı araştırma, Türkiye kökenli ikinci kuşak gençlerde etnik kimlik keşfi ve onayının yaşam doyumu ve özsaygıyla ilişkili olduğunu; kimlik karmaşasının ise depresyonla bağlantılı olduğunu göstermiştir.

Benzer şekilde Phinney ve Ong (2007), güçlü etnik kimliğin, göçmen gençlerde yalnızca aidiyet hissini değil, aynı zamanda stresle baş etme kapasitesini de artırdığını vurgulamıştır. Schwartz ve arkadaşları (2010) ise kimlik gelişiminin göçmen gençlerde riskli davranışlar ve ruh sağlığı sorunlarıyla yakından ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.

Dayanıklılık (Resilience) ve Koruyucu Faktörler

Rahman (2017), Asya kökenli göçmenlerde BII uyumunun ve bireysel dayanıklılığın kültürel uyum stresinin olumsuz etkilerini azalttığını ortaya koymuştur. Benzer şekilde, Türkiye kökenli göçmenlerde yapılan çalışmalar da dil yeterliliği, sosyal destek ağları ve güçlü bir kimlik duygusunun depresyon ve anksiyete riskini düşürdüğünü göstermektedir (Gül, 2008).

Dayanıklılık yalnızca bireysel bir özellik değil; toplumların göçmenlere sunduğu fırsatlarla da gelişir. Ryan, Dooley ve Benson (2008), sosyal destek ve kapsayıcı politikaların, göçmenlerde psikolojik dayanıklılığı artırdığını göstermektedir. Böylece göç deneyiminin yarattığı stres faktörleri, güçlü bir sosyal çevre ile daha kolay aşılabilmektedir.

Sonuç

Göç ve çifte kültürlülük, bireyler için hem zenginleştirici hem de zorlayıcı bir deneyimdir. Araştırmalar entegrasyon stratejilerinin, güçlü bir etnik kimlik ve BII uyumunun, psikolojik iyilik hâlini desteklediğini; ayrımcılık, kimlik karmaşası ve dışlanmanın ise ruh sağlığı üzerinde yıkıcı etkilere yol açtığını ortaya koyuyor. Göçmenlerin yaşadığı kimlik arayışı, bir kayıp hikâyesi olmak zorunda değildir. Doğru destekle bu süreç, bireylerin kendilerini yeniden keşfettikleri ve hem kendi kültürlerini hem de yeni kültürleri kucaklayabildikleri bir güçlenme yolculuğuna dönüşebilir.

Referanslar

Bahar, N. T. (2025). Acculturation, self-regulation, and depression among older Turkish immigrants in Germany. ScienceDirect.

Berry, J. W. (1997). Immigration, acculturation, and adaptation. Applied Psychology, 46(1), 5–34.

Cavdar, D., McKeown, S., & Rose, J. (2021). Mental health outcomes of ethnic identity and acculturation among British-born children of immigrants from Turkey. New Directions for Child and Adolescent Development.

Gül, V. (2008). Acculturation, Bicultural Identity and Psychiatric Morbidity. Türk Psikiyatri Dergisi.

Henrikéz, K. L. et al. (2023). The Mediating Role of Bicultural Identity Integration. PMC.

Janssen-Kallenberg, H. et al. (2017). Acculturation and other risk factors of depressive disorders in individuals with Turkish migration backgrounds. BMC Psychiatry.

Lindert, J., et al. (2008). Depression and anxiety in labor migrants and refugees – A systematic review and meta-analysis. Social Science & Medicine, 69(2), 246–257.

Morawa, E. et al. (2014). Acculturation and Depressive Symptoms among Turkish Immigrants in Germany. PMC.

Nguyen, A. M. D., & Benet-Martínez, V. (2013). Biculturalism and adjustment: A meta-analysis. Journal of Cross-Cultural Psychology, 44(1), 122–159.

Phinney, J. S., & Ong, A. D. (2007). Conceptualization and measurement of ethnic identity. Journal of Counseling Psychology, 54(3), 271–281.

Rahman, H. A. (2017). Bicultural Identity Integration and Individual Resilience as Moderators of Acculturation Stress. Doktora tezi.

Ramos, D. (2025). Bicultural identity integration, depressive symptoms, and emotional eating. Appetite, 178, 106004.

Ryan, L., Dooley, B., & Benson, C. (2008). Theoretical perspectives on post-migration adaptation and psychological well-being among refugees. Journal of Refugee Studies, 21(3), 291–307.

Schwartz, S. J., Unger, J. B., Zamboanga, B. L., & Szapocznik, J. (2010). Rethinking the concept of acculturation. American Psychologist, 65(4), 237–251.

Shamloo, S. E. (2023). Managing the unexpected: Bicultural identity integration. International Journal of Intercultural Relations.

Yamaguchi, A., et al. (2016). Relationship between bicultural identity and psychological well-being. PMC.

Kaan Yılmaz
Kaan Yılmaz
Kaan Yılmaz, psikoloji lisans öğrencisidir. Psikolojinin birçok alanına ilgi duymakla birlikte, özellikle adli psikolojiye odaklanmaktadır. Yazmaya ve araştırmaya meraklıdır; yazılarında insan davranışları, suç psikolojisi ve adalet sistemi çerçevesinde psikolojik kavramları sade ve herkesin anlayabileceği bir dille ele alır. Psikolojiyi geniş kitlelere anlaşılır şekilde ulaştırmayı amaçlayan Kaan, akademik gelişimini de bu doğrultuda sürdürmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar