İnsan yaşamı boyunca kendi değerleriyle sınandığı pek çok olayla karşılaşabilir. Bazen doğru olduğuna inandığı davranışları gerçekleştirmesine engel olan koşullar ortaya çıkar, bazen de içsel değerlerine ters düşen bir karar almak zorunda kalır. Dışarıdan sıradan görünen bu olaylar, bireyin iç dünyasında derin bir vicdani yara bırakabilir. Litz ve arkadaşlarının (2009), “Potansiyel Ahlaki Yaralayıcı Olaylar (PMIEs)” olarak kavramsallaştırdığı bu olaylar, kişinin etik olarak doğru olduğuna inandığı değerlerle çatışma yaratan deneyimleri kapsar. Bu deneyimler sonucu bireyde gerçekleşen durum ise moral injury (ahlaki yaralanma) olarak adlandırılmaktadır (Litz ve ark., 2009).
Kavram başlarda yalnızca ağır etik sorumluluk taşıyan kararların alındığı meslekler — asker, polis, sağlık çalışanı, itfaiyeci, acil müdahale ekipleri — bağlamında ele alınırken son yıllarda geniş popülasyonda ele alınmaya başlamıştır.
Ahlaki Yaralanmanın İçsel Dinamiği
Ahlaki yaralanmanın temelini değer–davranış uyumsuzluğu oluşturur. Bireyin yapmak istediği ile yaptığı arasındaki fark büyüdüğünde, vicdanında bir çatlak oluşur. Bu çatlak zamanla kişinin kendilik algısını zedeler, kişi suçluluk ve utanç yaşar.
Bireyin yaşadığı suçluluk duygusu, “Yanlış bir şey yaptım.” düşüncesiyle ortaya çıkarken; utanç duygusu ise “Ben yanlış biriyim.” düşüncesiyle ortaya çıkar.
Ahlaki yaralanma yaşayan bireyler “Artık aynı kişi gibi hissetmiyorum” veya “Bu ben değilim” ifadelerini de sıkça kullanmaktadır, bu sebeple bireylerin aynı zamanda bir kimliksel çatışma yaşadıkları da görülmektedir.
Kimliksel Çatışma
Ahlaki yaralanmanın kimlik üzerindeki etkileri arasında: kendini kınama, kendini suçlama, benlik algısında bozulma, anlam kaybı, kendine olan güvenin kaybı, manevi yabancılaşma, varoluşsal çatışma bulunabilir (Koenig ve ark., 2022).
Bu etkiler, ahlaki yaralanmanın kimlik üzerinde çok boyutlu sonuçlara yol açtığını göstermektedir.
Ahlaki Yaralanmanın Çok Boyutlu Etkileri
Ahlaki yaralanma duygusal, psikolojik, bilişsel, sosyal, fiziksel, manevi ve davranışsal alanlarda geniş etkilere yol açabilir (Topçu ve Dinç, 2025).
Psikolojik ve Bilişsel Etkiler: Kişinin kendine ve dünyaya dair inançlarında karışıklık, değerlerde çözülme ve yaşamın anlamını sorgulamada güçlük görülmektedir.
Sosyal Etkiler: Sosyal geri çekilme, kişiler arası güven kaybı ve sorumluluklarını sürdürmede zorlanma gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır.
Fiziksel Etkiler: Kronik hastalıklar, cilt problemleri, mide bulantısı, ajitasyon (gerginlik) ve uyku sorunları sıkça gözlenmektedir.
Manevi ve Davranışsal Etkiler: Manevi değerlere yabancılaşma, kendini cezalandırma eğilimleri ve riskli davranışlarda artış gibi etkiler görülebilmektedir.
Ahlaki yaralanmanın etkilerinin birçoğunun travma etkileri ile benzerlik gösterdiği görülür fakat ahlaki yaralanma ve travma aynı şey değildir.
Ahlaki Yaralanmanın Travmadan Ayrıldığı Noktalar
Ahlaki yaralanma çoğu zaman travmayla karıştırılsa da iki kavram birbirine bağlı olmakla beraber farklı mekanizmalar içerir.
Travma, dışsal bir tehdide verilen korku temelli bir tepkidir.
Ahlaki yaralanma ise kişinin kendi değerlerinin ihlal edilmesiyle ortaya çıkan suçluluk, utanç ve kimliksel sarsılmadır (Ter Heide, 2023).
“Örneğin savaşta bir saldırıya maruz kalmak travmayken, bir sivile zarar verdiğini düşünmek ahlaki yaralanma doğurabilir.”
Travma “O anda ne oldu?” sorusuna odaklanırken, ahlaki yaralanma “Bu yaşananlar beni kim olduğum konusunda nasıl etkiledi?” sorusunu gündeme getirir.
Bu fark, ahlaki yaralanmanın merkezinde korku değil; etik tutarlılık kaybı olduğunu gösterir.
Ahlaki Onarım: İyileşme Süreci
Araştırmalar, ahlaki yaralanmanın iyileşebileceğini ancak bunun klasik travma müdahalelerinden farklı bir yaklaşım gerektirdiğini vurgular (Litz ve ark., 2009).
Litz ve ekibine göre iyileşme süreci duygusal, bilişsel ve ilişkisel boyutları etkileyen bir “ahlaki onarım” (moral repair) sürecidir.
Bu süreçte şu unsurlar önemlidir:
-
Olayın Anlamlandırılması: Bireyin yaşanan olayı, kendi kapasitesini ve o anın koşullarını gerçekçi bir çerçevede değerlendirmesi.
-
Öz-Şefkat Geliştirme: Kendine karşı suçlayıcı, cezalandırıcı tutumların yumuşatılması.
-
Ahlaki Pusulayla Yeniden Uyum: Bireyin kendi etik değerleriyle yeniden bağ kurması.
-
Kimliksel Bütünleşme: Yaralanmış kimlik parçalarının yeniden anlamlı bir bütün hâline getirilmesi.
-
Davranışsal Onarım: Bireyin değerleriyle uyumlu küçük iyilikler ve onarıcı eylemlerle yeniden iyi olabileceğini deneyimlemesi.
-
Sosyal Yeniden Bağlanma: Ahlaki yaralanma yaşayan bireyler, utanç ve kendini suçlama nedeniyle sosyal ilişkilerden uzaklaşabilir. Litz ve ark. (2009), bu izolasyonun iyileşme sürecini engellediğini ve sosyal bağların yeniden güçlendirilmesinin ahlaki onarımın önemli bir parçası olduğunu vurgular. Aile, arkadaşlar veya manevi/toplumsal gruplarla yeniden temas kurulması; bireyin aidiyet, kabul ve değer duygularını destekleyerek toparlanma sürecini güçlendirebilir.
Bu yaklaşımlar, ahlaki yaralanma yaşayan bireylerin etik değerleriyle yeniden uyum kurmasını, kimlik bütünleşmesini ve psikolojik olarak toparlanmasını destekleyebilir.
Sonuç
Ahlaki yaralanma, insanın vicdanıyla kurduğu ilişkinin kırılgan bir yansımasıdır. Suçluluk, utanç ve kimliksel sorgulama ahlaki yaralanmanın temel bileşenleridir. Bu nedenle kişi ahlaki yaralanmayı “kötü biri olduğu için” değil, “değerleri güçlü olduğu için” yaşar.
Bu kavramın görünür hale gelmesi hem ruh sağlığı literatürü hem de toplumsal farkındalık açısından önemlidir. Ahlaki yaralanmayı anlamak, bireyin kendi değerleriyle yaşadığı çatışmaları daha insani bir çerçeveye yerleştirmesine ve etik bütünlüğünü yeniden inşa etmesine yardımcı olur.
Kaynakça
Koenig, H. G., Youssef, N. A., & Pearce, M. (2022). Moral injury: An increasingly recognized and widespread syndrome. Frontiers in Psychiatry, 13, 816798.
Litz, B. T., Stein, N., Delaney, E., Lebowitz, L., Nash, W. P., Silva, C., & Maguen, S. (2009). Moral injury and moral repair in war veterans. Clinical Psychology Review, 29(8), 695–706.
Ter Heide, F. J. J. (2023). Widening the scope: Defining and treating moral injury in diverse populations. European Journal of Trauma & Dissociation, 7(1), 100–112.
Topçu, F., & Dinç, M. (2025). Psikoloji perspektifinden ahlaki yaralanmanın görünür yüzü: Sistematik bir derleme. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar.


